# Günlük Yazılar 4 - Gün Saati - Sezai Karakoç Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Günlük Yazılar 4 - Gün Saati kimin eseri? Günlük Yazılar 4 - Gün Saati kitabının yazarı kimdir? Günlük Yazılar 4 - Gün Saati konusu ve anafikri nedir? Günlük Yazılar 4 - Gün Saati kitabı ne anlatıyor? Günlük Yazılar 4 - Gün Saati kitabının yazarı Sezai Karakoç kimdir? İşte Günlük Yazılar 4 - Gün Saati kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/gunluk-yazilar-4-gun-saati-sezai-karakoc-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-13T00:01:02+03:00
- Güncelleme: 2022-02-13T00:01:02+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/13/sezai-karakoc-kimdir-sezai-karakoc-kitaplari-ve-sozleri-150751.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Sezai Karakoç 
 Yayın Evi: Diriliş Yayınları 
 İSBN: 9789123441617 
 Sayfa Sayısı: 296 

Günlük Yazılar 4 - Gün Saati Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu kitap, Günlük Diriliş Gazetesi'nde, 7 Ocak 1983-16 Haziran 1983 tarihleri arasında, Gün Saati başlığı altında yayınlanmış günlük yazılardan oluşmuştur.
(Tanıtım Bülteninden)

Günlük Yazılar 4 - Gün Saati Alıntıları - Sözleri
Umut, umutsuzlukların en kabarık olduğu noktadadır.
Kim kaderin sırrını çözebilir?
Nice kendini yürür zannedenler durmuştur. Durmuş bir saat gibi durmuştur. Ve durduğundan habersiz olarak durmuştur.
Nice duruşlar vardır ki, kimse bilmez onu ama, o yürüyüştür ve hep yürüyüştür.
Asıl olan, görünüm olarak değil, yürünse de durulsa da, esas olarak yürümektir.
"Unutmayalım ki amaç, her zaman için şartlardan güçlüdür."
Ne tarih ve zaman fobisi, ne de zaman ve tarih manisi! İnsan için gerekli olan zaman bilincidir.
Bir şey haddini aşarsa zıddına dönüşür.
Sabır, geri kalış değil, zamandan önce ileri geçiş de değil, eserin zamanını an an seçiştir.
Söz, saattır. Yürüye yürüye gün dolacaktır.
Bu anlamda, sükut da söze dahildir. Adeta onun dinlenişi, durup nefes alışıdır. Susma, "söz" e hazırlıktır. Yeni ve yepyeni bir söze
Aynaya sırt çevirmekle ne biz değişiriz, ne de ayna.
Aynaya sırt çevirmekle ne biz değişiriz, ne de ayna.
Klişeleşme, fikrin tazeliği ile önlenir.
İslâm dünyasının , içine girip bir kaç yüzyıldır bir türlü çıkamadığı bunalımın kökünde , zamanla olan ilişkiyi ayarlama melekesini kaybetmemiz de yatmaktadır .
Derler ki Harun Reşit etrafındakilerle ava çıkmış. Sonunda acıkmışlar, avladıkları hayvanları pişirmişler; yerken, tuz almayı unuttukları anlaşılmış. Halife bir adamı civar köylere tuz almaya göndermiş.

Adama da tembih etmiş: sakın parasını vermeyi unutma!

Halifenin etrafındakiler: "efendim tuzdan ne çıkar? Köylüye halifenin alacağı tuz için para nasıl teklif edilir?" deyince;

Harun Reşit, "Ben halife olarak bir köyden parasını ödemeden tuz alırsam, siz o köyün tamamını yağma edersiniz!" diye cevap vermiş.
Sabırsızlık, esere değil, onun şartlarına bakmaktan doğuyor. Ruhuna değil, dış tecellisine takılmaktan. Oysa anlama, özele inilse , yavaşlığı hız olduğu görülür.
Bir şeyin aslına en uzak olanı, o şeyin taklididir.
Bu dünyada ve öte dünyada genç ve diri kalmanın, çürümemenin, sağlamca yere basmanın tek yolu, vakti ve zamanı, saniyelerine kadar yerli yerince kullanmaktır.

Günlük Yazılar 4 - Gün Saati İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Sezai Karakoç kitaplarını okurken genelde soluklanma ihtiyacı hasıl olur bende... Yazarın ne dediğini doğru anlamak ve düşüncelerinin derinliklerine vakıf olabilmek için... Ama bu kitabı bir çırpıda okuduğumu söyleyebilirim, eş zamanlı olarak farklı bir kitabı daha okumuş olmama rağmen. Sezai Karakoç, analizleriyle, fikirleriyle, eleştirileriyle okurunun düşünce ufkunu açıyor. O yüzden kalemi çok değerli.. Vefatından sonra okuduğum ilk kitabı olan Gün Saati de kısa kısa ama her biri dopdolu içeriğiyle okunası bir kitap.. (Selma Kavurmacıoğlu) 
Sezai Karakoç okuma bağımlılığını onu okuyanlar bilir.Şiddetle tavsiye ederim.Özellikle siyaset ve edebiyat okuyanlar.Okumayanlara da tavsiye ederim. Bu yazar -kesinlikle- düşünce dünyamıza renk ve çokça soru katıyor...(Daha da merak eden alıntılarıma bakabilir.) (| Halime Uçar |) 
Soluk ala ala, sindire sindire okuduğum bir kitap oldu. Düşünceler yine en derinden karşı tarafın hitabına sunulmuş. Hakiki manada fikre çok değer veren yazarlardan Sezai Karakoç. Bize bir yön tayin ediyor, Allah ve Resulu sallalahu aleyhi ve sellemin yolu. Özetle, durmayın. Harekete geçin diyor... Yıldığını hissettiğinde, azmin tükendiğinde özellikle bazı başlık adı altında verilen anektodlar defaatle nefes almak için, okunmalı. (nâzenince) 

Kitabın Yazarı Sezai Karakoç Kimdir?
Rivayetlere göre babası Yasin Efendi'nin Muhammed Sezai adını verdiği, ancak ismi nüfus kayıtlarına yanlışlıkla Ahmet Sezai olarak geçirilen Karakoç, 1933'te Ergani'de dünyaya geldi.

İlkokul ve ortaokulu Diyarbakır ve Maraş'ta parasız yatılı okuduktan sonra, lise öğrenimini Gaziantep'te tamamladı.

Ahmet Sezai Karakoç, liseyi bitirdikten sonra çok istediği felsefe bölümünde okumak üzere İstanbul'a geldi, ancak bu bölüme kayıt yaptırdığı halde, maddi zorluklar nedeniyle girdiği sınavını kazandığı Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne burslu öğrenci olarak yerleşti ve 1955'te Mülkiye'den mezun oldu.
Karakoç, 1959-1965 yılları arasında Maliye Müfettiş Yardımcılığı ve Gelirler Kontrolörlüğü görevlerinde bulundu, vatani görevini yedek subay olarak yaptı, 1973'te memurluk görevinden ayrıldı ve ayrıca 1967 yılında ''İslamın Dirilişi'' adlı kitabından dolayı yargılandı.

Sezai Karakoç Kitapları - Eserleri
İslam
Yitik Cennet
Gün Doğmadan
Monna Rosa - Şiirler 1
Samanyolunda Ziyafet
Düşünceler 1 - Kavramlar

Düşünceler 2 - Kurumlar
Diriliş Muştusu
Ruhun Dirilişi
Diriliş Neslinin Amentüsü
Mevlana
Hızırla Kırk Saat - Şiirler III
Şiirler II - Şahdamar - Körfez - Sesler

Taha'nın Kitabı - Gül Muştusu - Şiirler IV
Ayinler / Çeşmeler - Şiirler VI
Leyla ile Mecnun - Şiirler VII
Ateş Dansı - Şiirler VIII
İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü
Edebiyat Yazıları 1
Edebiyat Yazıları 2

Edebiyat Yazıları 3
Çıkış Yolu 1
Çıkış Yolu 2
Çıkış Yolu 3
Zamana Adanmış Sözler
Yunus Emre
Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı 1

Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı 2
Unutuş ve Hatırlayış
Tarihin Yol Ağzında -İki Röportaj
Piyesler 1
Meydan Ortaya Çıktığında - Hikayeler 1
Mehmed Akif
Makamda

Kıyamet Aşısı
İslamın Şiir Anıtlarından
İnsanlığın Dirilişi
Portreler - Hikayeler II
Gündönümü
Dirilişin Çevresinde
Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 1

Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 2
Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3
Armağan
Batı Şiirlerinden
Çağ ve İlham 1
Çağ ve İlham 2
Çağ ve İlham 3

Çağ ve İlham 4
Alınyazısı Saati - Şiirler IX
İslamın Dirilişi
Çağdaş Batı Düşüncesinden
Günlük Yazılar 2 - Sütun
Ölümden Sonra Kalkış
Varolma Savaşı 1

Günlük Yazılar 1 - Farklar
Günlük Yazılar 3 - Sûr
Günlük Yazılar 4 - Gün Saati
Üç Kaside
Körfez
Mağara ve Işık
Sesler

Sezai Karakoç Alıntıları - Sözleri
Ben günah kadar beyazım, o tövbe kadar kara... (Monna Rosa - Şiirler 1)
"İnsan öldükten sonra nasıl dirilecekse, ölmeden önce de dirilebilir." (Günlük Yazılar 2 - Sütun)
İçimde Nuh'un en yeni tufanı
Dünyaya ayak basıyorum yeniden.. (Körfez)
Bir gün öleceğim düşüncesi ve ondan ötesinin muamması, şuurumu alt üst ediyor, kökünden sarsıyor... (Çağdaş Batı Düşüncesinden)
"Siz bilmezsiniz, size anlatmak da istemem. " (Gün Doğmadan)
Divan Edebiyatını tanımayan, divanları okumamış bulunan kişilerin Osmanlı tarihini de hakkiyle bildikleri söylenemez.. (Edebiyat Yazıları 3)

Özgürlük isteyenler, özgürlüğü yok edecek, bağımsızlık! diye bağıranlar, esaretin en koyusuna gömecek öğreti ve güçlerin fedaisi kılınıp cepheye, ölünceye kadar savaş! cephesine sürülüyorlar. (Çağ ve İlham 3)
Selam, gönlü gamlarla dolu olan sana. Selam, tahammül edilmez çileleri yüklenmiş olana! (Armağan)
Anlatacaktım ölümlerini bir sonbahar eşliğinde
Bir kış güneşliğinde
Fakat baktım bu ölüm değil diriliştir
Tabiatı aşan bir bildiriştir
Ne güz ne sarı renk bu göçü anlatır
Bu kan rengi bu kıpkızıl öçü anlatır
Görünüşte kırmızı gerçekte yeşil
Görünüşte öç hakikatte değil
Faninin sonsuzla barışması
Affın mağfiretle yarışması
Yaprağın düşüşü değil bu toprağa (Ölümden Sonra Kalkış)
Namık Kemal’in, bütün batıcılığına ve tanzimatçılığına rağmen, yazılarında kimi kez İslâm birliğinden bahsetmesi ve genellikle İslama karşı saygılı
görünmesi hususu oldu. (Edebiyat Yazıları 3)
Kaç aç varsa hepsi ben
Kaç hasta varsa hepsi ben
Kaç liman önlerinde dönen
İşsiz hamal hepsi ben

Kaç aşktan ters yüz edilmiş
Aşık varsa hepsi ben
Bütün çiçeklerle donanıp
Bütün insanlarla ölen
... (Körfez)
Umutsuzluk geleceği, umursamazlık geçmişi unutturur. (Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3)
Bu dünya, kışların geçmesi gibi geçer. Ve öbür dünya, yazların gelmesi gibi gelir. İnsanlar, sararıp toprağa karışan,çöl otları gibi ölürler... (İslam)

İslam dünyası, medeniyet açısından ölüm sularında yüzüyor… (Düşünceler 1 - Kavramlar)
İnkar tutsaklık, inanç özgürlüktür. (Diriliş Neslinin Amentüsü)
“Derdim vardır inilerim.” (Yunus Emre)
Oku okuyabildiğin kadar ölüm dersinden (Taha'nın Kitabı - Gül Muştusu - Şiirler IV)
Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin (Şiirler II - Şahdamar - Körfez - Sesler)
İdealini yitirmiş ruh,
yetersiz beslenen bir vücut gibi, giderek pörsür, solar ve ölür. (Çağ ve İlham 3)
Ne olup ne bitiyor
Gün nereye gidiyor (Alınyazısı Saati - Şiirler IX)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/gunluk-yazilar-4-gun-saati-sezai-karakoc-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)