# Günlüklerden ve Makalelerden Seçmeler - Soren Kierkegaard Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Günlüklerden ve Makalelerden Seçmeler kimin eseri? Günlüklerden ve Makalelerden Seçmeler kitabının yazarı kimdir? Günlüklerden ve Makalelerden Seçmeler konusu ve anafikri nedir? Günlüklerden ve Makalelerden Seçmeler kitabı ne anlatıyor? Günlüklerden ve Makalelerden Seçmeler PDF indirme linki var mı?  Günlüklerden ve Makalelerden Seçmeler kitabının yazarı Soren Kierkegaard kimdir? İşte Günlüklerden ve Makalelerden Seçmeler kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/gunluklerden-ve-makalelerden-secmeler-soren-kierkegaard-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-23T22:00:25+03:00
- Güncelleme: 2022-05-23T22:00:25+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/23/soren-kierkegaard-kimdir-soren-kierkegaard-kitaplari-ve-sozleri-229669.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Soren Kierkegaard 
 Çevirmen: İbrahim Kapaklıkaya 
 Yayın Evi: Anka Yayıncılık 
 İSBN: 9799759044052 
 Sayfa Sayısı: 784 
--reklam--
Günlüklerden ve Makalelerden Seçmeler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Günlüklerin en eskileri 1831-1832 yıllarına, Kierkegaard?ın üniversite öğrencisi olarak ilk yıllarına ilişkin olup, daha çok notlar, kopyalar ve çevirilerden oluşmaktadır. Bu kitapta seçilen kayıtlar 1834 yılından, Kierkegaard?ın üniversite öğreniminin dördüncü yılından başlıyor. İlk kayıtlar annesinin 31 Temmuz?da ölmesinden hemen öncesine ait. Bu kayıtlarda bu olayın arkaplanına, Kierkegaard?ın kendisinin ve ailesinin yaşamının geçtiği ortama ilişkin bazı izleri görmek mümkündür. Okuyucu bu olaya ilişkin hiçbir kayıt göremeyecektir. Ancak dört yıl sonra babası öldüğünde Kierkegaard, bu olayı yalnızca kaydetmekle kalmamış, ayrıca dikkatle not etmiş ve anlatmıştır. Kierkegaard?ın günlüklerinin işlevi ve yapısını değerlendirirken bu hususu hatırlamak önemlidir. Elbette Kierkegaard?ın annesinin ölümüne ilişkin herhangi bir günlük sayfasının veya mektubun bulunmaması, hiç yazılmadığı anlamına gelmez. Bu kayıtlardan hiç birinin muhâfaza edilmemesi hem bilinçli olarak bir günlük yazarken hem de ayrı ayrı kâğıtlardaki notlarını korurken Kierkegaard?ın kasıtlı olarak yaşamına şekil veren olaylara ve ilişkilere odaklandığını; annesinin ölümünün ise bu olaylar arasında yer almadığını göstermektedir. ?Gizli not?a ilişkin olarak yapılacak rutin bir araştırma, bu notun Kierkegaard?ın annesinin ölümüyle ilişkili olduğunu da gösterebilir. Kierkegaard?ın eğitmeni (hakkında daha sonra ayrıntılı bilgi verilecektir) Hans Lassen Martensen?e göre, Søren annesinin ölümünden çok etkilenmişti. Gerçekten de Martensen?in annesi bir ölüme bu kadar çok üzülen başka bir kimse görmediğini söylemiştir.10 Ama bunun gerçek açıklama olması olasılık dışıdır. Kierkegaard için annesinin ölümü, içinde yaşam destek sistemini sağlayan ailenin nihayet çöktüğü uzun bir yıpranma sürecinin son aşamasıdır. İşte onun yaşamını, içinde sürdürmek zorunda olduğu kaçınılmaz gerçek; Kierkegaard?ın kendisi tarafından daha genel bağlantılarıyla kullanıldığı şekliyle yaşamın ?gerçeği? buydu.
 
--reklam--
Günlüklerden ve Makalelerden Seçmeler Alıntıları - Sözleri
"Bütün dünya ile mücadele edebilirdi; fakat kendisiyle değil."
"İnsanlar beni o kadar az anlıyorlar ki; benim, onların beni anlamadıkları yolundaki şikâyetlerimi bile anlayamıyorlar." 69
.
 “Güneşin altında yeni olan hiçbir şey yoktur” —bu bir kadim sözdür ama dâima yeni kalmıştır.
.
"Kişinin kendisini çok fazla koparması, toplumsal bağlardan uzaklaşması tehlikelidir."
"Bir insan bir şeyi severse o şey kendini ona açar; bir insan hakîkati severse, hakîkat ona açılır."
Çoğunluk düşünme yeteneğine sahip değil; eğer bir düşünceye tutunacaklarsa, bunu bu düşüncenin doğru olduğu inancı içinde birbirini teyid eden birkaç kişi anlaşma içinde yapmak zorundadır.
"İnsan yaşamını, içinde çeşitli insanların konuşmanın farklı bölümlerini temsil ettiği büyük bir söylem olarak yorumlamak mümkündür. Kaç kişi yalnızca sıfat, ünlem, bağlaç ya da zarftır? İsim ve aktif fiil olan kaç insan vardır? Kaç kişi yardımcı fiildir?"
"Nihil est in İntellectu quod non antea fuerit in sensu."

(Akılda duyuların önceden kestirmediği hiçbir şey yoktur.)
--reklam--
Günlüklerden ve Makalelerden Seçmeler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitap onu ilk elime alıp okumaya başladığımdan şimdiki zamana kadar elimden düşmedi. Başucu kitabım olalı yaklaşık 4 sene oldu.
Bir insan düşünün ki tüm servetini yalnızca dini tefekkür için harcasın, kadına çok aşık olduğu için ve erken öleceğine olan inancının melankolisiyle onu üzmemesi için nişanı bozsun.
Babasının fakirliğinden dolayı bir tepeye çıkıp Tanrıya küfredip ardından aniden zenginleşmesi ve çocuklarının (Soren ve Amerika'ya kaçan kardeşi hariç) 7 çocuğun 5'inin 20'sine varmadan tuhaf şekillerde ölmesi (biri okulda bir öğrenciyle kafa kafaya çarpışıp ölüyor) kalan bu iki kardeş için sonun çok uzak olmadığı melankolisini uyandırıyor. Laneti incelediğimizde zenginlik büyülerinin şartlarındaki gibi benzerlik taşıdığını görüyoruz: büyü ve lanetle gelen mirastan çocuğa pay düşememesi - mümkün olduğu takdirde ise çocukların ölümleriyle sonuçlanması gibi. Peter bu gotik ortamdan Amerika'ya kaçarak huzur bulmaya çalışır. Soren ise dini varoluşçuluğun babası olacağı 42 senelik hayatını Tanrıya adar.. Bu öykü dinlenmeye değer. (Ömer) 
"Yazar en iyi ihtimalle birkaç saatini bir odada oturarak yazmakla geçiren ve geri kalan zamanında yazdıkları hakkında düşünmeyen birisi olarak algılanıyor. İşte bu gibi yazarlar tekrar eve geldiklerinde, aynı ruh haletine girebilmek için zamana ihtiyaç duyarlar. Hâlbuki ben eve, meseleyi bütün yönleriyle düşünüp, düşünme sürecini tamamladıktan sonra gelirim; hatta tarzını bile ezberlemiş olurum. Bu nedenle insanlar benim yazdıklarımdan bir iki sayfa okuyunca stilime bayılıyorlar. Eğer insan bir şey istiyorsa, uğrunda her türlü fedakarlığı, her türlü çabayı gösterebileceği birşey ister - işte o zaman o istediği şey mümkün olur."

Søren Kierkegaard günlükleri tutmaya ilk başladığı zamanlarda "Bunların ileride kullanılma ihtimalini görmüyorum." yazmış olsa da, yazı ve düşünce konusunda ustalaştıkça aksini düşündüğü aşikar. Onun günlükleri, rastgele yazılardan oluşmuyor, özellikle kitap basma konusunda da zengin olduğu dönemde de günlüklerinde önemli bilgiler yer aldığını görüyoruz. Bu açıdan, okumaya ve felsefesini anlamaya da önemli bir rehber. Buradaki soruyu yanıtlayalım hemen, Kierkegaard'ı birazcık anlamak için bu kitabı okumak şart değildir ama yaşamı ile eserleri arasında ciddi bir ilişki olduğu için okumak iyi olabilir.

 "Yalnızca yazarken kendimi iyi hissediyorum. Mutlu ve düşünce evimdeyken, yaşamdaki bütün anlaşmazlıkları, yaşamın bütün acılarını unutuyorum. (...) Öbür yandan yazar olmak gönüllü bir iş değildir; aksine benim kişiliğimdeki her şeyde ve kişiliğimin en derin arzusuyla tam bir uyum içinde olan bir iştir."

Yalnızca yazarken iyi hissetmesini istemezdim bir taraftan ama diğer taraftan öyle olmasaydı, bu kadar zengin eserlerden de mahrum kalırdık. Yazmak iyi hissettirdiğini günlüklerinde de çok rahat görebiliriz.

 "İnsanları bilinçlendirmek, böylece yaşamlarını boşa harcamalarını ve parçalayıp atmalarını önlemek istiyorum."

Onu yapabilmiş mi bilmiyorum, çünkü insanların bilinçlenmesi karşılıklı bir çaba gerektiriyor. Bu alanda Kierkegaard dön derece yürekten ve iyi niyetli çaba göstermiştir diyebiliriz. Ama idealist Kierkegaard'a karşı Danimarka vatandaşı materyalist olduğu için bunu yaşamında görememiş.

 "Bir koca olmak ve bütün yaşamı dolu dolu yaşamak benim gerçekten de idealimdi. Ve ben bu hedefe ulaşmak için var gücümle çalışırken -bakın ve görün ki!- bir yazar oldum ve kimbilir belki de birinci sınıf bir yazar oldum."

Kim bilir, belki de birinci sınıftır?

 "Olağanüstülerin hiç birisi, bırakın görevinin tek başına kalmasını sağlamak olduğunu anlamayı, benim gibi tek başına bir duruş bile sergilemedi."

Günlük, Kierkegaard'ın eserlerinden çok daha fazla dini öge içermektedir. Kilise ile çatışma, Regine ile ilişkisi, basın ile ilişki genel konular.

Son olarak da şunu ekleyeyim:

 "Benim için en ilginç olan şey; akıl ve özgürlük yoluyla yaşanan yaşamdır ve benim arzum daima yaşam muammasını çözmek ve aydınlığa kavuşturmak olmuştur." (arifsahin) 
Kierkegaard hakkında o kadar çok yanlış bilgi var ki okurlarda.  Bu biraz da bir iki kitabıyla tanışıp onu katagorize etmekle ilgili bir şey, biraz da yazarın anlatıya çok yönlü -ve de  ironik- yaklaşıma sahip olmasi ile ilgili. Turkiye'de de okuru  çok olan ama kendisi pek az tanınıp anlaşılan biri olduğunu söyleyebilirim. Onun yazı ile ılişkisi daha cok dini bir vazife, bir görev anlayışı taşıyor. Bizler daha cok onu parçalara ayırıp bağlamından çok uzaklara taşımışız maalesef. Bunların olabileceğini ön görebilmiş miydi acaba ? Bu şekilde okumaktansa hic okunmamayi tercih ederdi diye düşünüyorum. Kendini taninirliktan öte, yüce bir emrin taşıyıcısı olarak gören biri için ömrünü yatırdığı çalışmalarının bambaşka anlayışlar içinde  değerlendirilmesi trajedi olarak da nitelendirilebilinir. Onun felsefesini anlamak için sadece  nasıl yaşadığına bakmak bile parçalanmış yazılarını okumaktan çok daha anlamlı olacaktır diye düşünüyorum zira hayatı estetik-etik-dini evrelerin bir taşıyıcısı. Onun degeri sadece bir söyleme, fikire, şiire sahip olmasında değil bunu gerçekleştirmiş olmasında yatıyor. Hayati boyunca kiliseyle ve "din uygulayicilari" ile çatışma içinde olmasinin nedeni hıristiyanlığın bir anlatı dini haline gelmiş olması ve yasantilanmasinin önünde en büyük engel teskil etmesi. Acıyı, çileyi, adanmayi yücelten din adamlarının sefa içinde yaşaması; kilisenin ihtisamlar içinde süslenmesi hristiyanlık için yapılabilecek en büyük kötülüklerden diyor. Dinin bir yaşam olması gerektiğini, kayıtsız sartsizlik gerektiğini vurguluyor. Yasadıgı cağda sıkıntılar çeken, alaya alınan, eleştirilen, inkar edilemeyen ama hoş da bulunmayan biri olmus. Bütün bunları bile isteye kabul ettiğini, bu alayları kendi bilinciyle var ettiğini söylüyor. Başka bir hayata sahip olabilecek durumdayken, sahip olabileceği her seyi red etmiş ve kendini dini bir vecibeye adamış  Søren. O sadece bir düşünür degil, yaşantısıyla da kendini ortaya koymuş, söylediğini gerçekleştirmiş; o bir uygulayıcı. "Işte böyle yapılır" diyor Søren.. Onun günlükleri okumak benim için o kadar harika bir şey ki. Çoğu kez onu masasında oturmuş yazarken ve yüksek sesle okurken görür oldum. 

"Dikenim hep tenimdeydi"  diyor ömrünün son gunlerindeyken.  Melankoli olarak tanimladigi, kendisine verilmiş bu ızdırabı bir ödül olarak gormekten hic vazgeçmemiş, her gününü Tanri'ya şükür ve minnetle geçirmiş. Ne kadar acı çektiğini günlüklerini okurken görebiliyoruz, ve bunu nasıl sevinçle karşıladığını da.. Regine ile olan ilişkisi belki de hayatında taşıdığı en büyük çatışma ve acı olarak kaldi. 24 yaşında nişanlandığı ve 1.5 sene sonra ayrıldığı nişanlısı Regine Olsen, son nefesine kadar hep onun kalbinde, zihninde, yazılarında yer aldı. Bu benim görevim dediği yolunda Tanrı için yaptığı en büyük fedakarlık ne mevki, ne şöhret, ne para, ne sağlık...  Regine  idi.. 
Hep başka türlü olup olamayacağını düşündüm, olamazdı. Benimle birlikte her zaman anilacaksin, yazmış günlüklerinin bir yerinde. Asla ikisini birlikte anmaktan vazgeçmeyeceğim.  (Gulan) 
--reklam--
Günlüklerden ve Makalelerden Seçmeler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Soren Kierkegaard - Günlüklerden ve Makalelerden Seçmeler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Günlüklerden ve Makalelerden Seçmeler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Soren Kierkegaard Kimdir?
Soren Aabye Kierkegaard (1813-1855), Danimarkalı filozof ve teolog.

Kierkegaard dindar babasının etkisiyle din eğitimi alarak ve katı bir dini atmosfer içinde yetişti.Tüm yaşamında bu çocukluğun etkisi görülür.Kendisi de dinsel düşünceleri olan birisi olmakla birlikte sürekli din adamlarıyla, kurumlarıyla ve düşünceleriyle çatışma halinde oldu. Mevcut Hıristiyanlığın yozlaşmış olduğunu ileri sürdü ve Hıristiyan inancinin tamamen yenilenmesine yönelik eleştiriler geliştirdi. Kierkegaard, din ve Tanrıyı tamamen bireysel bir konu olarak değerlendirdi. Bu yönde giderek sistematik felsefenin bireyi göz ardı eden bütüncüllüğünü de reddetti. Felsefesinde bireyi merkeze aldı.

Felsefesi
Kierkegaard, varoluşçuluğun öncülerinden sayılır.Varoluşçu felsefe bir bakıma her varoluşçu filozofta kendine özgü bir nitelik kazanarak ayrıca tanımlanır, ancak bilinen genel nitelikleri ve felsefi özgürlüğü açısından varoluşçuluğun kurucu isimlerinin başında Kierkegaard sayılmaktadır. Kierkegaard'ın belli bir felsefî sistematik geliştirmediği doğru olmakla birlikte (Kierkegaard bu anlamda Nietzsche gibi bağımsız ve dizgesiz filozoflardandır), kullandığı kavramlar ve felsefe yapma tarzı sonradan varoluşçu felsefelerde görülen nitelikleri barındırır. Kierkegaard'ın itiraz ettiği ve sürekli eleştirdiği filozof Hegel'dir. Hegel'in rasyonalist ve sistematik felsefesi Kierkegaard için kabul edilemezdir.Varoluşçu felsefelerde görülen kavramların çoğunluğu öncül olarak Kierkegaard'da görülür: saçma, bunaltı, korku ve kaygı.Kierkegaard'ın felsefî sorunsalı bir bakıma mevcut Hıristiyanlık içinde ve hatta karşısında nasıl iyi bir Hıristiyan olunacağı noktasına da bağlıdır. Kierkegaard, felsefe tarihinin soyut mantıksal kurgularla geliştiğini ve bu nedenle bireyi, bireyin gerçek yaşamını gözden kaçırdığını düşünür.Ona göre varoluş, somut ve öznel insanın yaşamıdır.Bu nedenle felsefe somut düşünmeye, yani varoluşa yönelmelidir.
--reklam--
Soren Kierkegaard Kitapları - Eserleri
Baştan Çıkarıcının Günlüğü
Korku ve Titreme
Ölümcül Hastalık Umutsuzluk
Kahkaha Benden Yana
Kaygı Kavramı
Felsefe Parçaları ya da Bir Parça Felsefe
Kendinizi Sevmeyi Unutmayın
Hakikat Şaraptadır
Kırdaki Zambak ve Gökteki Kuş
Hayat Çözülecek Bir Problem Değil, Yaşanacak Bir Hakikattir
Aforizmalar
Meseller
Tanrı'ya İhtiyaç Duymak
Tekerrür
Evliliğin Estetik Geçerliliği
Ya / Ya Da
Etik-Estetik Dengesi
İroni Kavramı
Şimdiki Çağ-Başkaldırının Ölümü Üzerine
Müzikal Erotik
Sevginin İşleri
Günlüklerden ve Makalelerden Seçmeler
Ölüme Götüren Hastalık
Evliliğin Estetik Geçerliği / Korku ve Titreme
Toplu Eserler 1
İtirazlara Cevaben Evlilik Üzerine Muhtelif Gözlemler-Bir Kocanın Kaleminden
Dolayımsız Erotik veya Müzikal Erotik Evreler
Kierkegaard Yazılarından Seçmeler
Fear and Trembling and The Sickness Unto Death
For Self-Examination
Suçlu mu? Suçsuz mu?
The Difference Between a Genius and an Apostle
Aşk Eserleri
--reklam--
Soren Kierkegaard Alıntıları - Sözleri
Benim için önemli olan, uğrunda yaşayıp uğrunda ölmek istediğim fikri bulmaktır. (Hayat Çözülecek Bir Problem Değil, Yaşanacak Bir Hakikattir)
"Her insanda, kendisine karşı tamamen şeffaf olmaktan bir derece alıkoyan bir şeyler var. Bu şeffaflıktan uzak olma, kişinin kendi dışında yer alan yaşam şartları yumağına açıklanamaz bir şekilde dâhil olması ve bu yüzden neredeyse kendisini açıklayamaz hale gelmesi ölçüsünde gerçekleşmektedir. Kendisini açıklayamayan kişi sevemez ve sevemeyen kişi tüm insanların en mutsuzudur. Ve sen aynı serkeşlikle kendini herkese karşı bir bilmece olma sanatında eğitiyorsun.
Genç dostum! Peki ya hiç kimse senin bilmeceni çözme zahmetine katlanmazsa O zaman yaptığının ne zevki kalacak? Ama her şeyden önce kendin için, kendi kurtuluşun için bu vahşi kaçışı, içinde kabaran bu imha etme hırsını durdur.
Senin yapmak istediğin bu; sen her şeyi yok etmek yaşama dair kuşku açlığını doyurmak istiyorsun. Kendini bu amaca
göre yetiştiriyorsun. Zihnini buna göre eğitiyorsun. Memnuniyetle kabul edeceğin gibi, başka hiçbir şeyde iyi olmasan
da bunda iyisin. Sana zevk veren her şey yaşamın etrafını yedi kez dolanıyor ve borusunu üflüyor ve böylece her şeyin tepe taklak oluyor ki senin ruhun huzur bulabilsin. Evet ne üzücü ki yankı yapıyorsun ve yankı ancak boşlukta işitilebilir." (Toplu Eserler 1)
Asıl mesele kendimi anlamak, Tanrının gerçekten benden ne yapmamı istediğini görmek; asıl mesele, benim için doğru olan bir hakikati bulmak, uğrunda yaşayıp öleceğim fikri bulmak. (Kahkaha Benden Yana)
Evlenirsen pişman olursun; evlenmezsen yine pişman olursun. Evlen ya da evlenme, ikisinden de pişman olursun. (Hayat Çözülecek Bir Problem Değil, Yaşanacak Bir Hakikattir)
Deliler ve gençler insan için her şeyin mümkün olduğunu düşünürler. Yanlış! (Korku ve Titreme)
"Korkaklığın en korktuğu şey karardır, zira karar, bir anlığına olsun, sisleri daima dağıtır. Bu yüzden korkaklık en sevdiği düşüncenin ardına saklanır: Zamanın koltuk değneği. Korkaklık ve zaman acele etmemek için "Bugün değil yarın " demeye daima bir neden bulur. Oysa göklerdeki Tanrı ve ebediyet der ki : "Bugün yap. Kurtuluş günü şimdidir." (Tanrı'ya İhtiyaç Duymak)
Kendi olmayı istememek, kendi ben 'inden kurtulmayı istemek, ve bu da şu anlama gelmektedir; kendi olmanın umutsuz istenci. (Ölümcül Hastalık Umutsuzluk)
.
Aslında artık her şey için elkitapları var, yakın zamanda eğitim, tüm dünya çapında, az ya da çok sayıda ezbere yorumun öğrenilmesinden oluşacaktır. Baskı makinesinin mektupları tek elden çıkarması gibi, insanlar da muhtelif olguların arasından uygun olanı seçip çıkarma kapasitelerine bağlı olarak başarı gösterecekler, bu arada hiçbir şeyin anlamından haberleri olmayacak.
. (Şimdiki Çağ-Başkaldırının Ölümü Üzerine)
Benim için önemli olan, uğrunda yaşayıp uğrunda ölmek istediğim fikri bulmaktır. (Hayat Çözülecek Bir Problem Değil, Yaşanacak Bir Hakikattir)
Hayat nasıl da boş ve anlamsız. (Hayat Çözülecek Bir Problem Değil, Yaşanacak Bir Hakikattir)
Aşk en üstün neşe olsa bile ondan vazgeçiyorum, birini gocundurmayı ya da kıskandırmayı istemeden; ve eğer aşk hayal edilebilecek en büyük faydayı bağışlama hali olsa bile bana onun için verilen fırsatı reddediyorum -fakat düşüncelerimi fahişeliğe sunmadım. (Kierkegaard Yazılarından Seçmeler)
“Ben kendim için acı çekerken tutunacak bir şeyim olabilsin diye ızdırabın yoluna işaretler yerleştiririm, ama başkası için acı çektiğim vakit, yolumu kaybederim, zira başkasının aslında nerede olduğunu haliyle bilemem ve her an sil baştan başlamam, bir sonraki an herhangi bir şeyi es geçmemek için kabusuna dayanmak zorunda olduğum daha da korkunç bir ihtimali düşünebilmeye hazırlıklı olmam gerekir.” (Suçlu mu? Suçsuz mu?)
“Oğul, babanın kendi yansımasını gördüğü bir ayna ve baba ise, oğulun kendisinin gelecekte ne olacağını gördüğü bir aynadır.” (Hayat Çözülecek Bir Problem Değil, Yaşanacak Bir Hakikattir)
İnsan konuşabiliyor diye, tam da bunun içindir ki susabilmek bir hünerdir. (Kırdaki Zambak ve Gökteki Kuş)
“sevgi her şeye inanır - ve yine de hiçbir zaman aldanmaz..” (Sevginin İşleri)
Hiç kimse sahici ben olmaya cesaret edemiyor.

Herkes bir tür "beraberlik" içerisinde gizleniyor. Duyarlı organların bedenden korunduğu ve nesnelerde doğrudan temas içinde olmayışı gibi biz sıradan insanlar da ebedi olana kişisel, dolaysız bir temasa girmeye korkuyoruz.

Bunun yerine geleneklere ve başkalarının sesine bel bağlıyoruz. Hakikatin önünde bireysel sorumluluktan korunan bir yaşam süren bir numune ya da nüsha olmaktan memnunuz.. (Tanrı'ya İhtiyaç Duymak)
“Hayata bakışım tek kelimeyle anlamdan yoksun. Kötü bir ruh burnumun üzerine bir gözlük yerleştirdi herhalde, gözlüğün bir camı dev gibi büyütüyor, öbür camı aynı ölçüde küçültüyor.” (Ya / Ya Da)
.
Kendini kaybetmişleri veya her anlamda bütünüyle yoldan çıkmış olanları anmayacağım bile: Onlar para için köpek rolünü oynayanlardır...
. (Şimdiki Çağ-Başkaldırının Ölümü Üzerine)
Belki de sana karşı aşırı derecede yumuşak sözlerle konuşuyorum. Belki de sana çok fazla katlanıyorum. Belki de tüm gururuna karşı üzerinde kullandığım otoriteyi artırmalıydım. Ya da belki seni bu konuya hiç katmamalıydım, zîra sen bir çok yönüyle tehlikeli bir kişisin ve bir kimse seninle ne kadar birlikte olursa, o kadar kötüleşir... (Evliliğin Estetik Geçerliği / Korku ve Titreme)
Herkes kendisi tarafından kandırılır. (Kaygı Kavramı)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/gunluklerden-ve-makalelerden-secmeler-soren-kierkegaard-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)