# Gurabahane-i Laklakan - Diğer Yazıları - Ahmet Haşim Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Gurabahane-i Laklakan - Diğer Yazıları kimin eseri? Gurabahane-i Laklakan - Diğer Yazıları kitabının yazarı kimdir? Gurabahane-i Laklakan - Diğer Yazıları konusu ve anafikri nedir? Gurabahane-i Laklakan - Diğer Yazıları kitabı ne anlatıyor? Gurabahane-i Laklakan - Diğer Yazıları kitabının yazarı Ahmet Haşim kimdir? İşte Gurabahane-i Laklakan - Diğer Yazıları kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/gurabahane-i-laklakan-diger-yazilari-ahmet-hasim-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-08T03:51:23+03:00
- Güncelleme: 2022-02-08T03:51:23+03:00
- Yazar: NASRETTİN GÜNEŞ
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/08/ahmet-hasim-kimdir-ahmet-hasim-kitaplari-ve-sozleri-147100.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ahmet Haşim 
 Yayın Evi: Dergah Yayınları 
 İSBN: 9789759953638 
 Sayfa Sayısı: 367 

Gurabahane-i Laklakan - Diğer Yazıları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Biz, bugünkü nesil, fikir ve sanat hayatına, Haşim'in yıldızı altında girdik. Tefekkür ve tehassüsümüzde Piyale ve Şi'r-i kamer şairinin büyük tesirleri oldu. İlk yazılarımızı onun etrafında yızdık. Onun için Haşim'e borçlu olduğumuz şeylerin tam bir muhasebesini yapamayız. Birgün, bu son yirmi otuz senenin fikir ve sanat hayatını toplu olarak tedkik edecek olanlar, onun kendinden sonra gelen nesil için nasıl bin mürşit olduğunu göreceklerdir. Nurullah Ataç haklıdır: İstikbalin sanat tarihinde bu devrin adı Haşim devridir.

Gurabahane-i Laklakan - Diğer Yazıları Alıntıları - Sözleri
“Kurulmuş her insan cemiyeti için lüzumu inkâr edilemez olan mazi sevgisi “şimdi”nin hürmeti ve “hayat”ın aşkıyla düzeltilmediği zaman bir tehlike arz eder.
Çölde yolunu şaşıranlar gibi biz şimdi zaman içinde kaybolmuş kimseleriz.
"Sevmeyi bilmeyen ölmeyi bilmez; savaş sevginin
tamamlayıcısıdır."
Melâli anlamayan nesle âşinâ değiliz.
Sana yalnız bir ince tâze kadın
Bana yalnızca eski bir budala
Diyen bugünkü beşer,
Bu sefîl iştihâ, bu kirli nazar,
Bulamaz sende, bende bir ma'nâ,
Ne bu akşamda bir gam-i nermîn
Ne de durgun denizde bir muğber
Lerze-î istitâr ü istiğnâ.
Müslüman mezarlığında insan her ölü için durup ağlamak ister, o
kadar her ölü munis ve cana yakındır.
Siz,ey kırk yaşına basanlar! Gençliğinizde kadından titrer,aşktan korkardınız! Bu günkü gencin gözündeki sert parıltı,dudaklarındaki zalim tebessüm ,o eski tehlikeli aşkın gülünç ve evcil bir hayvana döndüğünü anlatmıyor mu ?

Gurabahane-i Laklakan - Diğer Yazıları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ahmet Haşim in hikaye ve deneme yazılarından oluşan bu eserde, en çok ilk 3 hikayesini sevdim. Dünyaya farklı bir bakış açısı ile bakan yazarları tanımak güzel Yazarın doğa ve hayvan sevgisine hayran kaldım. Konuşmanın, sadece bize bahşedilmemiş olduğunu öykülerinde dile getirişine hayran kaldım
.
.
✔ Gurebahane-i Laklakan 19.yüzyılda Osmanlılar tarafından, başta sakat leylekler olmak üzere, göçmen kuşların yeme, içme, barınma, tedavi gibi bakımlarının yapılması amacıyla Bursa'da kurulmuş olan Türkiye'nin hatta dünyanın ilk hayvan hastanesinin ismidir
.
.
✔Alıntı;
Bilinmez niçin, acıya hayat katan kudret, insandan başka hiçbir mahluka acının sırrını açıklamak imkânını vermemiştir
.
.
✔Hiçbir beygir, hiçbir arı, hiçbir sinek başının ağrıdığını veya midesinin bulandığını bize söyleyememiştir. Fakat bu türden bir ıstırabın gözü, başı, ağzı olan bir mahluka yabancı olabileceğini zannetmek ne merhametsizliktir (@kitap_nevin) 

Kitabın Yazarı Ahmet Haşim Kimdir?
Ahmed Haşim (1884, Bağdat - 4 Haziran 1933, Kadıköy, İstanbul), sembolizmin öncülerinden Türk şair.

Hayatı

Bağdat'ta doğmuştur. Babası mülkiye kaymakamlarından ve Bağdat'ın eski ve bilinen ailelerinden biri olan Alusizadelere mensup Ahmet Hikmet Bey; annesi ise yine Bağdat'ın ileri gelenlerinden Kahyazadeler'in kızı Sara Hanım'dır. Meşhur tefsir alimi Mahmud el Alusi Ahmet Haşim'in babasının dedesidir. Babasının Arabistan vilâyetlerindeki memuriyetleri sebebiyle düzensiz bir ilkokul tahsili gördü. Aynı sebepten dil olarak da sadeceArapçayı öğrendi. Annesinin ölümü üzerine 12 yaşında babasıyla birlikte İstanbul'a geldi. 1897'de Galatasaray Sultanisi'ne yatılı olarak verildi. 1907'de mezun olunca Reji İdaresine memur olarak girdi. Bir taraftan da Mekteb-i Hukuk'a devam etti. I. Dünya Savaşı'ndaki askerliği (1914 - 1918) sırasında Çanakkale Cephesinde bulundu. Ayrıca Anadolu'nun çeşitli yerlerini görme fırsatı buldu. 1924'te Paris'e, 1932'de de hastalığı sebebiyle Frankfurt'a gitti. Çeşitli yerlerde memur olarak çalışan Ahmet Hâşim, daha çok öğretmenlik yaptı. Sanâyi-i Nefise Mektebi'nde (Güzel Sanatlar Akademisi) mitoloji dersleri hocalığı ve Mülkiye Mektebi'ndeki Fransızca öğretmenliği görevlerine ölünceye kadar devam etti.

Hâşim'in sanat ve edebiyata ilgisi Galatasaray Sultanisi'nde başlar. Bilinen ilk manzumesi "Leyâl-i Aşkım" 1901'de "Mecmua-i Edebiyye"de yayınlandı. Bu dönemde Muallim Naci, Abdülhak Hâmid, Tevfik Fikret ve Cenab Şahabeddin'in tesiri altında kaldı. Son sınıfta iken Fransız şiirini ve sembolistleri tanıdı. Bundan sonra kendi şahsiyetini gösterdi ve ilk şiirlerini kitaplarına almadı. 1905 - 1908 yılları arasında yazdığı ve Piyâle kitabına aldığı "Şi'r-i Kamer" serisindeki şiirleri hayal zenginliği, iç ahenkteki kuvvet ve büyük telkin kabiliyeti ile dikkat çekti ve beğenildi. 1909'da kurulan Fecr-i Âti'ye girdi. "Edebiyatı ideolojinin değil, estetiğin emrine vermek" prensibinden hareket eden Fecr-i Âti grubunun yayın organı Servet-i Fünûn dergisinde şiirler yayınladı ve Servet-i Fünûn - Edebiyat-ı Cedide - topluluğuna yapılan hücumlara makaleleriyle katıldı. 1911'de yayınlanan Göl Saatleri adlı şiirleriyle haklı bir şöhret kazandı. Fecr-i Ati dağıldıktan sonra siyasi ve edebi akımların dışında kendisine has bir şiir ve nesir anlayışının tek temsilcisi olarak kaldı.

Dış dünya gözlemlerini kendi prizmasından geçirerek anlatır; sonbahar, akşam kızıllığı ve karamsarlık önemli temalardır. Ahmet Haşim fıkraları, denemeleri ve gezi yazılarıyla da önemli bir yazardır. Düz yazılarında dili sade ve oldukça başarılıdır.

Ahmet Haşim Kitapları - Eserleri
Bize Göre
Bize Göre ve Bir Seyahatin Notları
Gurebahane-i Laklakan
Bütün Şiirleri
Frankfurt Seyahatnamesi
Piyâle

Göl Saatleri
Üç Eser: Bize Göre - Gurabahane-i Laklakan - Frankfurt Seyahatnamesi
Piyale - Göl Saatleri
Bize Göre - Frankfurt Seyahatnamesi
Gurabahane-i Laklakan - Diğer Yazıları
Bütün Yazıları (Cep Boy)
Paris, Frankfurt... Yahut Hiç!

Bütün Kitapları
Eserlerinden Seçmeler
Savrulmada Gül
Bize Göre ve İkdam'daki Diğer Yazıları
Frankfurt Seyahatnamesi - Mektuplar - Mülakatlar
Bir Seyahatin Notları
Karanlıkta Beyaz Kuşlar

En Güzel Aşk Şiirleri
Şairlerin En Garibi Öldü

Ahmet Haşim Alıntıları - Sözleri
"Bir giryeli ses, belki kadın, belki de erkek
 Söyler gecenin şi'rine bir aşk, bir âhenk..." (Piyâle)
"Acılar gece çözülür." (Frankfurt Seyahatnamesi)
-Desene: Şu çarkları su ile dönen dünya, eski zaman işi bir degirmenden hâlâ farklı değil! (Bize Göre - Frankfurt Seyahatnamesi)
Sevimli ev... bugün altında aşkı bekliyorum... (Göl Saatleri)
Müslüman gününün başlangıcını şafağın parıltıları ve sonunu akşamın ışıkları tayin ederdi. (Bütün Yazıları (Cep Boy))
HAVUZ

Akşam yine toplandı derinde...

Cânân gülüyor eski yerinde;
Cânân ki gündüzleri gelmez,
Akşam görünür havz üzerinde,

Mehtâb kemer tâze belinde,
Üstünde semâ gizli bir örtü,
Yıldızlar onun güldür elinde...

***

Cânân: Sevgili
Havz: Havuz
Mehtâb: Ay ışığı
Kemer: Kuşak
Tâze: Genç, bozulmamış
Semâ: Gök (Savrulmada Gül)

"Zannedilir ki ufuklarımızın ötesi, bambaşka alemlerin eşiğidir." (Bize Göre)
Sihrin o kadar nâfiz olur fikr ü hayâle,
Her şey değişir titreyerek hüsn-i muhâle. (Piyâle)
Neşeye hâkim değildik, kederi kendimizden uzaklaştıracak hiçbir kuvvetimiz yoktu. (Bize Göre ve Bir Seyahatin Notları)
Almanya "profesör" ve "doktor" denilen acayip bir insan cinsinin vatanıdır. (Frankfurt Seyahatnamesi)
Karanlık, ölümün bir parçasıdır, onun için dinlendiricidir. (Eserlerinden Seçmeler)
İnsan her şeyden evvel kendi kendisinin esiridir. (Bize Göre ve İkdam'daki Diğer Yazıları)
Nereden geldiği ve nasıl başladığı meçhul bir kürk modası, İstanbul'un hemen bütün kadın tabakalarını yayıldı.
Bu moda, dedelerimizin ve ninelerimizin bildiğimiz kürkünü çevirip sırta geçirmek ve kurt veya goril gibi, iri cüsseli bir hayvana benzemek tuhaflığından ibarettir.
...Tırnaklarını uzatıp sivrilten ve vücudunu baştan başa tüylü göstermek isteyen kadın, belli ki insandan başka bir hayvana benzemek için uğraşıyor. Kadınlarda bu insan şeklinden uzaklaşma meylinin sebepleri ne olsa gerek? (Üç Eser: Bize Göre - Gurabahane-i Laklakan - Frankfurt Seyahatnamesi)

Bu yol, bu yol, bu derin yol ki dâimâ mümted
Bu yol uzun ve benim dizlerim eğildi; gözüm
Kapandı. Da'vet-i yeldâyla titriyor rûhum;
Bırak ve git beni mevt-i leylâle tevdî et. (Eserlerinden Seçmeler)
...hakiki kır, sert toprakla sert insanın boğuştuğu âlemdir. (Bize Göre ve Bir Seyahatin Notları)
Yüreğimde daima kanayan bir yara halinde kalacak (Bize Göre)
Rabbim! Her zevki tatmin edecek ve ismi yine "sanat ve edebiyat" olacak olan hacer-i felsefîyi nasıl bulmalı? (Bize Göre ve İkdam'daki Diğer Yazıları)
En eski edebiyattan en yenisine değin, her dilde, şiirin konusu eş (zevce) değil, sevgilidir (maşuka). Düşler ve benzetmeler hep sevgilinin süzgün gözleri ve karanlık kirpikleri etrafında pervaneler gibi uçuşur. Kahramanı eş ve konusu evlilik olan hikayeden daha tatsız ne olabilir ? (Bize Göre)
Akşam, yine akşam, yine akşam
Bir sırma kemerdir suya baksam;
Üstümde sema kavs-i mutalsam!
Akşam, yine akşam, yine akşam
Göllerde bu dem bir kamış olsam! (Bütün Şiirleri)
Hayat ne güzel! Onu sonsuz bir iştiha ile seviyorum. Fakat hissediyorum ki ileride, hakkım olduğu kadar hayattan zevk almama insanlar mani olacak. İnsanlar, tabiatın serbest akışını değiştirmişler, saadet ve felaketi büyük talih ve keder kanunlarının mecralarından ayırmışlar ve köy sularını istedikleri gibi paylaşan mütegallibe tarzında, zevki ve kederi aralarında keyiflerine göre dağıtmışlar. Tatlı hava, renkli ziya, gök, deniz, ağaç, çimen, ateşli kadın bakışı, yakıcı şiir ve sarhoş edici musiki ile benim aramda yarın karanlık bir kaya gibi dikilecek olan insan beni şimdiden ürkütüyor. Ben onu nasıl yumuşatacağım ve kendi lehime çevirebileceğim? (Frankfurt Seyahatnamesi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/gurabahane-i-laklakan-diger-yazilari-ahmet-hasim-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)