# Güzel Ölümün Öyküsü - Ayşegül Devecioğlu Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Güzel Ölümün Öyküsü kimin eseri? Güzel Ölümün Öyküsü kitabının yazarı kimdir? Güzel Ölümün Öyküsü konusu ve anafikri nedir? Güzel Ölümün Öyküsü kitabı ne anlatıyor? Güzel Ölümün Öyküsü PDF indirme linki var mı?  Güzel Ölümün Öyküsü kitabının yazarı Ayşegül Devecioğlu kimdir? İşte Güzel Ölümün Öyküsü kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/guzel-olumun-oykusu-aysegul-devecioglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-10-17T17:00:04+03:00
- Güncelleme: 2022-10-17T17:00:04+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/10/17/aysegul-devecioglu-kimdir-aysegul-devecioglu-kitaplari-ve-sozleri-335648.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ayşegül Devecioğlu 
 Yayın Evi: Metis Yayınları 
 İSBN: 9786053161745 
 Sayfa Sayısı: 128 
--reklam--
Güzel Ölümün Öyküsü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Yürümeye devam ediyor. Hava eskisi kadar soğuk değil, yakında bahar gelecek, ardından yaz, dünya dönmeye devam edecek. Peki dünya ne zaman duracak? Yaşamın hep böyle süreceği bilgisi, karanlıkla birlikte derisinden içeri sızıyor. Dünya dönmeye devam edecek. Sabah, gece birbiri ardına, korna böğürtüleri, kaldırımlar, insanlar arasında, bir de o kükreme, betonun, inşaat kepçesinin, polis arabasının, kim bilir neyin.”

Güzel Ölümün Öyküsü Ayşegül Devecioğlu koleksiyonunun altıncı kitabı.

(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Güzel Ölümün Öyküsü Alıntıları - Sözleri
Çöp her yerde. Kokuyor, çürüyor,yayılıyor,ne kadar toplansa canlı yaratıkmış gibi yeniden çoğalıyor. Üstüne gidildikçe güçleniyor, şehre meydan okuyor.Aslını ararsanız şehir çöpe çoktan teslim oldu.Şehir bunu biliyor, çöpün onu öldürdüğünü.Sessiz sedasız oldu, can havliyle haykırmış olabilir ama kimse duymadı.3
Yıldızları görmüyor, ama orada olduklarını biliyor, gökyüzünde gizlenendiklerini. Gizlenmekte haklılar diye geçiriyor içinden, insanlar parlayan bir şey gördü mü söndürmeye bakar.
Bu işin sonunda ölüm var!
İçi çabucak yeniden kararıyor. Gökyüzünün şimdi mavi olmasına aldanmamalı diye düşünüyor. Kararabilir, kızarabilir, yeşile hatta mora bile dönüşebilir. Gökyüzüne güven olmaz. Başının üstünde bir dam yoksa gökyüzüne güvenmeyeceksin. Denizle ilgili bilgileri ise taa eskiye uzanıyor. Tek gözü cam olan öğretmenin deniz suyu doldurulmuş bir şişeyle sınıfa gelip, deniz suyunun göründüğü gibi mavi değil, kül rengi, kirli bir su olduğunu anlattığı güne kadar uzanıyor. Emenike şişeye doldurulan şeyin artık deniz olmadığını biliyor. Deniz olmayan şeyin rengi umurunda değil.
Yaşamın kederli soluğunu içine çektiğinde, günün daha şimdiden kendini belli eden boşunalığı.
Kimse şaşırmıyordu sokakta veya bir yıkıntıda öylece kaskatı yatıyor oluşlarına, yüzlerinde hayattan artakalan ize, yaşamın son anına ilişkin değil, yaşamın tümünün izini. Gömüldükten hatta çürüdükten sonra bile silinmeyecek bu iz.
Yine de sessizliğin içi boş değil. Yetimhane de, zoraki gece sessizliğinde dünyanın altını üstüne getirmeye hazır, geçmişsiz, geleceksiz yarı deli bir çocuk sürüsünün haykırışları gizli.
Herkes piçe pislik yapmak için birbiriyle yarışıyor. Anasından emdiği sütü burnundan getiriyorlar piçin, kan kusturuyorlar.
"Yine de biliyor, çirkin ölüm gelip onu bulana kadar, bu gökyüzünün altında kalacağını, nefesi kesilerek, her sabah aynı şeyleri izleyeceğini, güvercinleri, bulutları, kaldırımları... Dünya dönüyor dedikleri bu. Şarkısı bile var, ara sıra kulağına çalınıyor."
--reklam--
Güzel Ölümün Öyküsü İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bu kitapla ilgili nasıl yorum yapılır tam olarak bilemiyorum. Yazar,kurban ve acındırma psikolojisine girmeden, duyguları sınırlayarak sokak çocuklarını, yetiştirme yurtlarında yaşananları, yanından geçip de dönüp bakmadığımız, neden sokakta olduğunu bile merak etmediğimiz çocukların hikayesini anlatıyor. Başlarda biraz tedirginlik hissetsemde sonunu merak ederek okudum... Her Ölüm güzel mi, işte siz onu okuyunca karar verin.... Herkese tavsiye edemem. Çünkü, ben bile sevip sevemediğim konusunda kararsızım.... (Medine Özkaner) 
Eylül ayında okuduklarım arasında Ayşegül Devecioğlu'nun "Güzel Ölümün Öyküsü" de var. Yazardan okuduğum beşinci kitap oldu ve kalan iki öykü kitabını da okuduktan sonra yeni eserini beklemeye başlayacağım.

Daha önceki romanlarında olduğu gibi yine gerçekleri en sert, en acımasız haliyle okuruna sunuyor Ayşegül Devecioğlu.

Bu seferki konunun kahramanları yetiştirme yurtlarındaki çocuklar. Onların zor hayatlarından sahneleri, huzursuz ve rahatsız edici bölümleri okurken Ayşegül Devecioğlu'nun değişmeyen tarzını farkediyorsunuz. Yazar bence hayatta neyse, kurguda da o olmalı ve ben bunu birebir okura sunmalıyım diyor. Tüm eserlerinde hissettim bunu.

Ayşegül Devecioğlu'nun tarzını sevdim. Ağlayan Dağ Susan Nehir'den sonra beni en çok etkileyen bu eseri oldu diyebilirim.

#güzelölümünöyküsü #ayşegüldevecioğlu #metisyayınları #roman #kitapönerisi #eylülokumalarım #külliyatokumalarım #kitapyorumu (Seda Ediz) 
Çirkin Yaşamın Güzel Ölümü: Zaman veya kader düz çizgiler halindeki mutluluklar çizelgesinden oluşmuyor. Zamanın da kamburu var. Ve bu kambur hâlen bilemediğimiz bir şekilde bazılarının kalbine ve bedenine yükleniyor. Kimileri bir vakit kimileri de bir ömür bu kamburu taşıyor.
İşte yazar bu kambur'un taşıyıcılarından olan sokakta yaşıyan, evsiz insanları anlatıyor. Yazarın okuduğum ilk kitabı idi. Dil ve betimler zarif ve edebî. Hüzünlü kurgusu da oldukça yerinde, gerçekleri gözümüzü sokuyor. Artık sokakta caddede yürürken görmeden gecemiyeceğimiz derecede vicdanlarima vuruyor kelimeleri ile yazar.
Evet çözümsüzlük ve çaresizlik var. İnsan denilen yaratığın açgözlülüğünden.
Ölüm. Güzel ölümün öyküsü. Güzel ölüm de mi olurmuş. Dinlemek gerekiyor yazarı. Acaba yaşamın çirkinliğine alternatif midir güzel bir ölüm? (Dertmend) 
--reklam--
Güzel Ölümün Öyküsü PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ayşegül Devecioğlu - Güzel Ölümün Öyküsü kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Güzel Ölümün Öyküsü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ayşegül Devecioğlu Kimdir?
Ayşegül Devecioğlu (d. 1956) Türk yazar.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde eğitim gördü fakat eğitimini tamamlamadan ayrıldı. Üniversite yıllarında Devrimci yol hareketine katıldı.[1]. 1976'da Behçet Dinlerer ile evlendi, Ali Fuat adına bir oğulları oldu. 1986'dan sonra gazete, dergi ve televizyonlarda çalıştı. Çeşitli dergilerde makaleleri, denemeleri yayımlandı. İlk romanı Kuş Diline Öykünen, 2004yılında yayımlandı. 2007'de yayımlanan ikinci romanı Ağlayan Dağ Susan Nehir ile Orhan Kemal Roman Armağanı'nı kazandı. İstanbul'da yaşıyor.
--reklam--
Ayşegül Devecioğlu Kitapları - Eserleri
Ağlayan Dağ Susan Nehir
Güzel Ölümün Öyküsü
Kuş Diline Öykünen
Arkası Mutlaka Gelir
Kış Uykusu
Başka Aşklar
Ara Tonlar
--reklam--
Ayşegül Devecioğlu Alıntıları - Sözleri
Herkes piçe pislik yapmak için birbiriyle yarışıyor. Anasından emdiği sütü burnundan getiriyorlar piçin, kan kusturuyorlar. (Güzel Ölümün Öyküsü)
Herkes, herkes gibi olmayanlara gözdağı vermek için uyduruldu. (Ara Tonlar)
“İçimde susturmaya çalıştığım bir ses çoğalmaktaydı.” (Ağlayan Dağ Susan Nehir)
Geriye kalan yalnızca dilsiz günlerin tortusuydu. (Başka Aşklar)
Utanır, suçlu gibi küçülür, ezilir büzülür evlatlarını yediremeyen, giydiremeyen, yüzlerini güldüremeyen analar! (Kış Uykusu)
Bazen hayat öyle karmaşık gözükür ki, içinden çıkmak zorlaşır. Halbuki olup bitenler çoğunlukla göz önündedir, ama hep aynı seviyeden bakınca bir şey görmek mümkün olmaz. Yine de çoğu kişi gözünü uydurduğu delikten hayata bakmaktan vazgeçmez. Kıpırdamadan durur ve manzaranın değişmesini, daha doğrusu değişmemesini bekler. (Ara Tonlar)
Yine de sessizliğin içi boş değil. Yetimhane de, zoraki gece sessizliğinde dünyanın altını üstüne getirmeye hazır, geçmişsiz, geleceksiz yarı deli bir çocuk sürüsünün haykırışları gizli. (Güzel Ölümün Öyküsü)
“..unutmak hem de hatırda tutmak mümkün olabilir mi? Birlikte?” (Ağlayan Dağ Susan Nehir)
Ölümden değil hayattan kaçıyorlar. (Başka Aşklar)
İbrahim, Hüseyin... Necmi... Bir zamanlar okullarda, mitinglerde, mahallelerde gördüğü yüzlerce genç, çoğu ya ölmüş ya hapisteydi şimdi. Kendilerinden geleceğe ne kalacaktı? Onları kim hatırlayacaktı? Geriye ne kalmıştı! Ne kalacaktı! Naif, masalsı anlatılar mı!? Etleriyle, kanlarıyla yaşadıkları gerçek masala mı dönüşecekti? (Kuş Diline Öykünen)
Bu işin sonunda ölüm var! (Güzel Ölümün Öyküsü)
Yanan ormanlar, köyler, ahırlarında diri diri yakılan hayvanların sesleri uzaktaydı; ama yanık kokusu, büyük yıkımların o akıl sır ermez yollarını izleyerek kilometrelerce uzaklıktan gelip her şeyin içine işliyordu; ipliklere, boyaya, kumaşa... Çamaşırlardan gelen kokuyu ümitsizce içine çekti, bin kez yıkasa da onları arıtamayacaktı; koku kafalarının içindeydi; beyinlerine girmiş, ciğerlerine işlemişti... (Başka Aşklar)
“Bir kedi hiç sebepsiz neşelendirebilir insanı...” (Kış Uykusu)
Sonra o karanlık, daracık, pis kokulu kuytuda, bu kez isyanla öfkeyle sordu kendisine: Toplumsal belleğin uyanmasını sağlayacak, uyuyan canavarın önüne atılacak kemik bu mu?
Onlardan geriye sadece bu mu kalacaktı! Hain pusularda, kan uykularda, vurulduk ey halkım unutma bizi! (Kuş Diline Öykünen)
Ocaktan kor alıp bassaydı gözlerine de, kızının yanında gözyaşı dökmeseydi! (Kış Uykusu)
Ama ışık yanan her ev şenlikli mi ya! (Kış Uykusu)
Her şey, herkes diğerlerinin nefes almasına engel olmuyormuş gibi, içine tıkıldıkları bu deliğin perişanlığını mazur gösterebilecek bir şeyler arıyor, kafasının içinde amaçsızca dönüp duran zavallı kelimeler yığınından utanç ve telaş içinde sözcükleri bulup çıkarıyordu. (Başka Aşklar)
Yaşamın kederli soluğunu içine çektiğinde, günün daha şimdiden kendini belli eden boşunalığı. (Güzel Ölümün Öyküsü)
İçi çabucak yeniden kararıyor. Gökyüzünün şimdi mavi olmasına aldanmamalı diye düşünüyor. Kararabilir, kızarabilir, yeşile hatta mora bile dönüşebilir. Gökyüzüne güven olmaz. Başının üstünde bir dam yoksa gökyüzüne güvenmeyeceksin. Denizle ilgili bilgileri ise taa eskiye uzanıyor. Tek gözü cam olan öğretmenin deniz suyu doldurulmuş bir şişeyle sınıfa gelip, deniz suyunun göründüğü gibi mavi değil, kül rengi, kirli bir su olduğunu anlattığı güne kadar uzanıyor. Emenike şişeye doldurulan şeyin artık deniz olmadığını biliyor. Deniz olmayan şeyin rengi umurunda değil. (Güzel Ölümün Öyküsü)
Perileri tutsak etmenin yolu elbiselerini saklamaktır. Mucizenin yaratıklarını özgürlüğe masallar kavuşturur. (Ağlayan Dağ Susan Nehir)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/guzel-olumun-oykusu-aysegul-devecioglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)