# Habbâb Bin Eret ve Sebât - Ali Haydar Zuğurlu Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Habbâb Bin Eret ve Sebât kimin eseri? Habbâb Bin Eret ve Sebât kitabının yazarı kimdir? Habbâb Bin Eret ve Sebât konusu ve anafikri nedir? Habbâb Bin Eret ve Sebât kitabı ne anlatıyor? Habbâb Bin Eret ve Sebât kitabının yazarı Ali Haydar Zuğurlu kimdir? İşte Habbâb Bin Eret ve Sebât kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/habbab-bin-eret-ve-sebat-ali-haydar-zugurlu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-13T12:00:03+03:00
- Güncelleme: 2022-02-13T12:00:03+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/13/ali-haydar-zugurlu-kimdir-ali-haydar-zugurlu-kitaplari-ve-sozleri-151094.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ali Haydar Zuğurlu 
 Yayın Evi: Buruc Yayınları 
 İSBN: 6056222344 
 Sayfa Sayısı: 184 

Habbâb Bin Eret ve Sebât Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İstedim ki, kapkaranlık bir asırda zalimlerin tehdit ve işkencelerine inat, bütün asırlara ve coğrafyalara nur yağacak. Hz. Muhammed ile birlikte olayım. İstedim ki Hz. Muhammed’e iman edeyim de O’na düşman olanlar O’nu değil beni yargılasın, tehdit etsin başıma taş atsın ve bedenimi ateşle yaksın.

Habbâb Bin Eret ve Sebât Alıntıları - Sözleri
ELLERİMİZİ SIKICA BAĞLAYANLAR,BEDENLERİMİZİ ESİR EDENLER, ÖZGÜR RUHLARIMIZI ASLA BAĞLAYAMAZ ESİR ALAMAZLAR..
Ellerimizi sıkıca bağlayanlar, bedenlerimizi esir edenler, özgür ruhlarımızı asla bağlayamaz, asla esir edemezler.

 Habbab bin eret
Müslüman olduğumuz için hakarete veya işkenceye uğradık diye inancımızı terk mi edeceğiz? İşkenceciler bedenlerimizi lime lime etseler de asla, asla!...
Ömrü ve ölümü elinde bulunduran ancak ve ancak Allah'u Teala'dır. Ve dönüş de O'nadır. Öyleyse şu kısacık dünya hayatında, İslam adına kararlılıkla mücadele edip mü'min olarak gitmek en büyük gayemiz olmalıdır.
İstedim ki, Uhud Dağı eteklerinde Şehidler efendisi Hz. Hamza gibi bedenim lime lime edilsin. O zaman medet dileyeyim, arş-ı alaya uzanayım, yıldızlara tutunayım oradan da meleklerin kanatlarına takılayım ve Rahman'a öylece ulaşayım..
"kıyamet günü Ademoğlu (her insan) şu beş şeyden sorulmadıkça Rabbimin huzurundan ayrılmayacaktır.

Ömrünü nerde tükettiğini
Gençliğini nerede geçirdiğini
Malını nerde kazanıp nereye harcadığını Bildiğine ne nedenli amel ettiği
İyiliği emredip, kötülüğü men ediyor mu
Hayatı ve ölümü elinde bulunduran ancak ve ancak Allah Teala'dır. Ve dönüş de O'nadır. Öyleyse şu kısacık dünya hayatında, İslam adına sabırla, sebatla mücadele edip mümin olarak gitmek en büyük gayemiz olmalıdır.
Ellerimizi sıkıca bağlayanlar, bedenlerimizi esir edenler özgür ruhlarımızı asla bağlayamaz, esir edemezler.

İslam'ın yıldızları, insanların azizleri ve Müslümanların medar-ı iftiharları Ashab-ı Kiram efendiler... Hz. Peygamber(s.a.v) etrafında yer alan bu Mü'minler, sadakat ve samimiyetleriyle İslam davasına gönül verenler için kıyamete kadar yol göstericidirler. Bunlardan herhangi biriyle tanışmak, tanımak, davada buluşmak, kardeş olmak, ikliminden faydalanmak veya kıyam meşalesinden aydınlanmak önemli bir mihenk taşıdır. Hz. Peygamberle birlikte Allah'ın ipine tutunup nurani iklime yönelen bu kişiler, hayatlarıyla birer kıyam gerçekleştirmişler. İslam ile yaktıkları bu kıyam meşaleleri bugün de tarih sayfalarında yerlerini almaktadır.
Hem yaşadığı dönemde hem de kendilerinden sonraki dönemlerde övgüyle anılan ashabı yad etmek, onların sevgisini kalplere aktarmak, söz ve davranışlarını hayatta yaşanır kılmak, insanlık için buhrandan çıkış olur.
Habbab'la dertleştiğimiz bir vakitte, onun gözünden bir damla, yanağından aşağıya süzüldü. Tam düşecekken bir yağmur damlasına tutundu. Sonra iki damla kardeşçe süzüldü, süzüldü bir gülün dalına kondu.
Onlar gülümseyerek:
- Gül kokusuna duyduğu özlemdendir, dediler.
O ise:
- Hayır, Hayır
Gül kokusunu kainata yayma aşkındandır, dedi.
Ellerimizi sıkıca bağlayanlar, bedenlerimizi esir edenler, özgür ruhlarımızı asla bağlayamaz, esir edemezler.
Esir edilen bir çocuğun hayallerini, yarınlarını kim kendine dert edinir, kim ona merhametli bir gözle bakabilir ki?
Ateşle eritilen madenin köpüğü, tortusu, cürufu var. Köpük madeni örtse de hararet arttıkça uçup gidiyor ve yarar sağlayan asıl cevher açığa çıkıyor. Hakeza insanda topraktır ve toprağın balçığından süzülüp, biçimlenmiştir. Şefkat tokatları, hakikatin acı, tatlı olayları ve kaderin darbeleri onu da arındırabilir, şekillendirip demir yapabilir.

Habbâb Bin Eret ve Sebât İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Habbab bin eret: Habbab bin eret r.a hayatını daha önce okumamıştım ama adını sıklıkla duyduğum bir sahabiydi
Küçük yaşta haydutlar tarafından kaçırılıp köle pazarında satılıp ümmü enmar diye biri tarafından alınıp demirci dükkanına çırak olarak verilmiş ustalaşınca demirci dükkanı açmış ona 15 yanında Müslüman olup 63 yaşında kufe de hastalıktan vefat etmiştir
Ağlayarak okuduğum hayatını herkesin okumasını tavsiye ederim

Çalıştığı demirci dükkanında sırt üstü köze yatırılarak işkenceye maruz kalmış gömleği serisiyle birlikte sırtına yapışmış yağları erimiş öylece baygın bırakmışlar közler sırtına yapışmış öylece sönmüş :(
Ve tüm bu işkenlere rağmen
Biraz cefa gördük diye Allaha naz mı yapalım diyor 15 yaşında ️bu nasıl bir teslimiyet allahım
Ben Allahın huzuruna sırtımı şahit gösterecem diyor

Rabbim hepimizi onların yolunda yaşayıp onların yolunda ölmeyi nasip etsin inşallah (illa edep illa edep) 
Sebat güzeldir, sebat edenleri de güzel eder.: Hz. Peygamber (sas.) ile birlikte Allah’ın ipine tutunup nurani iklime yöne-len bu kişiler, yaşamlarıyla birer kıyam gerçekleştirdi. İslam ile yaktıkları bu kıyam meşaleleri bugün de tarih sayfalarında yerlerini almaktadır. Binlerce diriliş öyküsünün sunuldu-ğu o devirden -asr-ı saadetten- Habbab b. Eret’in (ra.) hayatı da apayrı bir meşaledir. (Ali Haydar) 
SİZ HABBAB BİN ERET'İ TANIMAK İSTER MİSİNİZ? BUYURUN... (Bir Ziyaretci) 

Kitabın Yazarı Ali Haydar Zuğurlu Kimdir?
İslam tarihi üzerine araştırmalarıyla Ali Haydar Zuğurlu, özellikle siyer ve sahabe hayatı üzerine çalışmalar yapmaktadır. Eserleri alışagelmiş eserlerden farklı bir üslup ile hazırlanmıştır. Biyografi, siyer, fikir ve sahabe hayatının roman havasında verilmesi ayrıca iyi kaynak taramasının yapılması okuyucuya ayrı bir güven veriyor.

Ali Haydar Zuğurlu Kitapları - Eserleri
Mus'ab bin Umeyr ve Davet
Ammar Bin Yasir ve Sabır
Ka'b Bin Malik ve Tevbe
Bilal Habeşi ve Ahad
Habbâb Bin Eret ve Sebât
Bilal-i Habeşi ve Tevhid

Hz. Hamza ve Şehadet
Selman-ı Farisi ve Hakikat
Hz. Fatıma ve Hz. Ali İkliminde Aile Olmak
Hz. Ömer ve Adalet

Ali Haydar Zuğurlu Alıntıları - Sözleri
Hz.Ömer, Müslüman toplumun sade ve dengeli, mütevazı ve müsamahakâr bir hayat tarzını benimsemesini her zaman tavsiye ederdi. (Hz. Ömer ve Adalet)
Hz. Fatıma ile Hz. Ali!
İmanî iklimde birbirine olan muhabbetleri özenle damıtılmış halde akıyordu. O denli özenle akıyordu ki birbirlerini ayırt edemiyorlardı. Hangisi Fatıma, hangisi Ali idi karıştırıyorlardı! Sevginin ve sevilmenin iksiri olmuşlardı adeta. Canından can sunup onun canından da kendi canına bir can katmak!.. (Hz. Fatıma ve Hz. Ali İkliminde Aile Olmak)
Ateşle eritilen madenin köpüğü, tortusu, cürufu var. Köpük madeni örtse de hararet arttıkça uçup gidiyor ve yarar sağlayan asıl cevher açığa çıkıyor. Hakeza insanda topraktır ve toprağın balçığından süzülüp, biçimlenmiştir. Şefkat tokatları, hakikatin acı, tatlı olayları ve kaderin darbeleri onu da arındırabilir, şekillendirip demir yapabilir. (Habbâb Bin Eret ve Sebât)
"Hasret çekmeye alışmışım; ona duyduğum özlemim, her acıyı, her zorluğu kolaylaştırıyor." (Selman-ı Farisi ve Hakikat)
Hz. Peygamber(sallallahu ələyhi və səlləm) buyurdu ki:

"Cennet üç kişiyi arzular. Ali, Selman-ı Farisi ve Ammar b. Yasir'i." (Ammar Bin Yasir ve Sabır)
''Ey kavgam!
 Yaşasak da ölsek de biz kazanacağız!'' (Hz. Hamza ve Şehadet)

Senin bizden ümidi kesme vaktin gelmedi mi? (Mus'ab bin Umeyr ve Davet)
Önden gidenlere, öncü olanlara ve öldü denilenlere kavuşmak mümkün olmasın mı? (Bilal-i Habeşi ve Tevhid)
"Ey yön!
Yönsüzlüğe yön ol! (Hz. Hamza ve Şehadet)
Hangi sevgi türü olursa olsun şayet bir sevgide ilahi sevgi yoksa o sevgi eksiktir.
Kalp huzurda, yüz tebessümde, el iyilikte, gönül sadakatte zayıftır. (Hz. Fatıma ve Hz. Ali İkliminde Aile Olmak)
İşte bu cennet!
Kat kat köşkleri,altın ile gümüşten binaları ve miskten güzel meskenleri
bulunan bu cennet...
Gümüş kapıları,billur kupaları,altın tepsileri olan bu cennet,
Canların çektiği,gözlerin hoşlandığı her şeyin bulunduğu bu cennet,
Ölümün uğramadığı, gençlik ve güzelliğin sormadığımı bu cennet...

Şimdi hasret içinde...

Irmakları ve hurileri ile bu cennet,
Şimdi özlem içinde...
Bu cennet,
Şimdi arzu içinde...
Peki, cennet arzular mı?
Hz. Peygamber buyurdu ki:
“Cennet üç kişiyi arzular. Ali, Selman-ı Farisi ve Ammar b. Yasir’i” (Ammar Bin Yasir ve Sabır)
"Onu öylesine özledim ki, kuşlardan haber arar oldum ama kanadı kırık kuş uçabilir mi?
Bilmiyorum!" (Selman-ı Farisi ve Hakikat)
Ne yazık ki !
Müslümanların insanlığa sunduğu binlerce güzelliği görmeyen ve kör inatlarına kapılıp aydınlıktan mahrum kalanlar,Müslümanlar arasına girmiş münafıkları görüyor. (Ka'b Bin Malik ve Tevbe)

"kıyamet günü Ademoğlu (her insan) şu beş şeyden sorulmadıkça Rabbimin huzurundan ayrılmayacaktır.

Ömrünü nerde tükettiğini
Gençliğini nerede geçirdiğini
Malını nerde kazanıp nereye harcadığını Bildiğine ne nedenli amel ettiği
İyiliği emredip, kötülüğü men ediyor mu (Habbâb Bin Eret ve Sebât)
Kocaman adamlar da ağlar mı annem? (Mus'ab bin Umeyr ve Davet)
"Eğri cetvelden düzgün çizgi çıkmadığı gibi hakkaniyet üzere olmayan kanunlardan da hak ve adalet çıkmaz." (Selman-ı Farisi ve Hakikat)
“Nasıl bir eş?”
Cennet yolculuğunda bir eş!
Öyle ya!
Eş, eşi ile cennet yolcuğu yapmayacaksa o eş neye yarar ki? (Hz. Fatıma ve Hz. Ali İkliminde Aile Olmak)
"Çünkü hicret, Yüce Allah için atılan kutlu bir adımdır. Kuvveti üstün gören müstekbirlerin, despotların, zalimlerin düşünce tarzına karşı bir inkılaptır.

 Çünkü hicret, Müslümanca yaşamak için ilahi yaşam kavgasıdır.

Çünkü hicret, maddeden manaya, mahlukattan yaratana, sebepten müsebbibe, eserden müessire sığınmadır." (Hz. Hamza ve Şehadet)
Hz. Ömer, ayetlerden çok etkilenirdi. Bazı ayetlerden öylesine etkilenirdi ki olduğu yere yığılıp kalırdı. Bir gün sokaktan geçerken evinde yüksek sesle “Andolsun Tur’a apaçık sayfalara satır satır yazılmış kitaba, onarılan eve, yükseltilen tavana, kaynayan denize andolsun ki Rabbinin azabı kesin gelecektir. Onu savacak kimse de yoktur."ayetlerini okuyan bir adamın sesini işitmişti. O denli sarsılıp korkmuştu ki bir adım dahi atamamış, evin duvarına dayanip olduğu yere çökmüştü. Onu o hâlde görenler, koluna girip zorlukla evine götürebilmişlerdi (Hz. Ömer ve Adalet)
"...Adalet, insanın iç huzuru ve dış güvenidir. Dolayısıyla adaletin olduğu kalp, huzurlu; adaletin olduğu yer de güvenilirdir." (Hz. Ömer ve Adalet)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/habbab-bin-eret-ve-sebat-ali-haydar-zugurlu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)