# Haşhaş ve Emperyalizm - Aytunç Altındal Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Haşhaş ve Emperyalizm kimin eseri? Haşhaş ve Emperyalizm kitabının yazarı kimdir? Haşhaş ve Emperyalizm konusu ve anafikri nedir? Haşhaş ve Emperyalizm kitabı ne anlatıyor? Haşhaş ve Emperyalizm PDF indirme linki var mı?  Haşhaş ve Emperyalizm kitabının yazarı Aytunç Altındal kimdir? İşte Haşhaş ve Emperyalizm kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/hashas-ve-emperyalizm-aytunc-altindal-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-05T15:00:13+03:00
- Güncelleme: 2022-07-05T15:00:13+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/05/aytunc-altindal-kimdir-aytunc-altindal-kitaplari-ve-sozleri-262503.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Aytunç Altındal 
 Yayın Evi: Alfa Yayınları 
 İSBN: 9789752975445 
 Sayfa Sayısı: 252 
--reklam--
Haşhaş ve Emperyalizm Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
'Eroin' ile 'Haşhaş'ın, 'Saldırganlık' ile 'Emperyalizm'in ve 'Sermaye Birikimi' ile de 'Afyon Haşhaşı'nın sıkı bağları vardır. 'Tekelci Kapitalizm'in oluşum evresinde (18.-19. yy) 'Afyon Haşhaşı'ndan sağlanan kazançların -gerçekte vurgunların-çok büyük payı ve katkısı olmuştur."

"Böyle bir tatlı kazancı hangi 'Tekelci-Kapitalist' yitirmek ya da başkalarına kaptırmak ister. Hiçbiri istemez. İstemedikleri içindir ki, bu konuda kıyasıya bir mücadele sürmektedir. Devletler ve şahıslar baskılara uğramakta, topraklarını ya da siyasal mevkilerini yitirebilmektedir."

Aytunç Altındal, Haşhaş ve Emperyalizm'de 'Haşhaş'ın 12 Mart, uyuşturucu maddeler ve Emperyalizm karşısındaki konumunu irdeliyor ve 1969-1974 yılları arasında hazırladığı, yine aynı yıllar arasında yayınlanmış inceleme ve makalelerine yer veriyor. Yayınlandıkları günlerde oldukça ilgi çekmiş olan yazıları bir kez daha okurlara sunarken yazar, Batı-Kapitalist uygarlığı karşısında gençlerimizi yeniden uyarıyor.

"Sadece gençleri değil tüm halkı uyuşukluğa, adamsendeciliğe sevk edebilecek araçlardır 'Uyuşturucular'. Çağımızda uyuşturucuları en çekici şekillerde piyasaya süren def bunların sonuçlarından yakınan da Burjuvazi'dir. Uyuşturucuların sağladığı tatlı kârlardan vazgeçmeyen de Burjuvazi'dir, bunların tahribatından üzüntü duyduğunu söyleyen de Burjuvazi'dir. Türkiye'de dışa-bağımlı tekelleşmenin hız kazandığı şu son yıllarda Burjuvazi tarafından halka sunulan Batı kültürünün bağrında neler taşıdığına ve söz konusu kültüre gözü kapalı öykünmenin nelere mal olacağına azami dikkat gösterilmelidir."
--reklam--
Haşhaş ve Emperyalizm Alıntıları - Sözleri
Her ülkenin gençliği, onun geleceğinin teminatıdır. Gençliğine sahip çıkamayan, onu, çağının tutarlı dünya görüşleriyle, bilimiyle donatamayan ülkeler, her türlü sömürü ile baskıdan kendilerini kurtaramazlar. Pısırıklaşmış, sünepeleştirilmiş ve şaşırtılmış bir gençlik, açıktır ki, bir ülkenin geleceğinin teminatı değil zaafı olur. Fakat, batıda olduğu gibi, Türkiye’de de tam tabiriyle pasifize edilmiş bir gençlik oluşmasını arzulayan egemen bir sınıf vardır.
Her ülkenin gençliği, onun geleceğinin teminatıdır. Gençliğine sahip çıkamayan, onu, çağının tutarlı dünya görüşüyle, bilimiyle donatamayan ülkeler, her türlü sömürü ile baskıdan kendilerini kurtaramazlar. Pısırıklaştırılmış, sünepeleştirilmiş ve şaşırtılmış bir gençlik, açıktır ki, bir ülkenin geleceğinin teminatı değil zaafı olur.
Çağımızda “Uyuşturucular’ı en çekici şekillerde piyasaya süren de, bunların sonuçlarından yakınan da Burjuvazidir.
Örneğin günümüzden yaklaşık 30 yıl önce Tolkien’in ünlü romanı Yüzüklerin Efendisini Türkiye’ye tanıtmıştım. Ve eklemiştim: Bu yazar ve kitabı önümüzdeki on yıllarda dünyada çok ünlendirilecektir! Benzer şekilde yine 30-32 yıl önce Zen-Budizm’in Türkiye’de yaygınlaştırılacağını çünkü böyle bir “Üst Tasarım” bulunduğunu yazmıştım, aynen öyle oldu.
Kim bilir kaç masum yurttaşımız bu kadın ajanların ojeli elleriyle “Meyve Sularına” ya da “Kebaplarına” karıştırılmış iki üç damla LSD’yi alarak, kendinden geçirtilmiş ve yönlendirilmiştir!
“12 Mart’ta CIA vardır; büyük ölçüde vardır, 12 Mart’ta haşhaş vardır...” - İhsan Sabri Çağlayangil / Dış İşleri Bakanı
Açıkçası, ABD kapitalizminin emperyalist temsilcileri, 12 Mart’ın devreye sokulmasıyla oluşan ortamın ilişki ve koşullarından yararlanarak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sınırları dahilinde Haşhaş ekimini bizzat ülkenin Başbakanının ve Kabinesinin gönüllü onaylarıyla, bir süre için de olsa, tamamen ve kesinlikle yasaklatabilmişlerdir.
Günümüzde açıkça belli olmuştur ki “Suç”tan yararlanarak kendi amaçları doğrultusunda maksimum çıkar sağlayan tek siyasi akım “Emperyalizm”dir.
Nihat Erim, suave mari magno 3 deyip, Türkiye’deki Haşhaş üreticilerini kaderleriyle baş başa bırakıvermiştir.

3. Latince: Denizde boğulanları karadan seyretmek hoştur.
Öyle ki, Marx’ın gösterdiği gibi, 17. yüzyılın başta giden Kapitalist ülkesi Hollanda, “Însan-Hırsızlığı”nda diğer sömürgeci ulusları çok geride bırakmış
Günümüzdeki “Tekelci-Kapitalizm’’in oluşum evresinde (18-19. yy.) “Afyon Haşhaşı’ndan sağlanan kazançların -gerçekte vurgunların- çok büyük payı ve katkısı olmuştur diyebiliriz. “Afyon Haşhaşı” diğer hammaddeler gibi, belirli şahısların ellerinde bir “Tekel” maddesi olmuş ve bundan gerçekten de çok büyük servetler edinilmiştir.
1840-1842 yılları arasında süren ve tarihe “Afyon Savaşı” diye geçen savaşlar sırasında Çin’deki egemen sınıf, İngiltere’nin “Afyon’u tekellerine alarak Çin’i sömürdüklerini öne sürerek, bunun kullanılmasını yasaklamaya kalkışmıştı. Oysa İngiltere açıkça Çinlilerin “Afyon” kullanmalarını istiyordu. Savaşı İngiltere kazandı.
Lenin, emperyalizm için, “Çürümekte olan kapitalizm” demişti.
Samuel Beckett: Bu yıl Nobel armağanını kazanan Beckett, bireyin derinliğine inmiş bir düşünürdür. Yarattığı kahramanlar bir zamanlar kendilerine göre başarılar kazanmış fakat sonunda yenik düşmüş kişilerdir. Beckett, bireyi nihilist açıdan görüp yorumlar. Waiting Por Godot (Godot’yu Beklerken) en tanınmış eseridir.
“Niçin savaş meydanlarında ölenleri yüceltmeye alışmışız-dır, oysa, kendi ahlaki ve zihni derinliklerine inebilenler de en az harplerde ölenler kadar aynı korkusuz cesareti gösterebilmiş kişilerdir...” Butler Yeats.
--reklam--
Haşhaş ve Emperyalizm İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Haşhaş ve Emperyalizm: Haşhaş ve Emperyalizm, Aytunç Altındal'ın 1980 öncesi yayımladığı bir kitap. 2000'lerin başlarında Alfa Kitap tekrar bastıktan sonra 2019 yılında ise Destek Yayınları kitabı tekrar okuyucuyla buluşturdu. İyi ki de yayımlanmış. Alfa'dan çıkan kitabı çıktığı zaman alıp okumuştum. Bu baskıyı da aldım ve tekrar okuyup, notlar çıkardım. Alıntılar bu baskıya aittir.

Kitap 1980 yılı öncesine dair bilgiler içermektedir. Okurların bir kısmı niçin sonraki yıllarda 'güncelleme' yaparak eklemeler yapılmamış diye düşünebilir ve sorabilir. Ama sonrasının olmamasının da çok da gerekli olmadığı okundukça anlaşılabiliyor. Daha sonraki dönemi de başkaları yazabilir.

2002 yılında yeni baskı yayımlanırken Aytunç Altındal, kitapta olan yazıların güncelliğini yitirmeyip hatta o yıllarda tespit ettiği bazı şeylerin yıllar sonra daha görünür olmasını da özellikle belirtiyor. Takvimden yapraklar düşse ve yeni yapraklar gelse de düzenin ve egemen güçlerin, kendi hedefleri doğrultusunda bazı şeyleri organize etmesi ve o yüzden isimler değişse de sistemin aynı şekilde devam ettiği düşünülebilir.

Kitap içindeki bilgiler Aytunç Altındal'ın 1969 - 1974 yılları arasında yaptığı araştırmalar sonucu elde ettiği bilgilerden oluşuyor.

Kitap önce 12 Mart 1971 muhtırasından hareketle bir afyon yasağının oluşturulma sebepleri üzerinde duruyor. Bunu yaparken de muhtırayı 'biçim', 'içerik' ve 'öz' (s.23) olarak inceleyip bir sonuç çıkartıyor. Hint keneviri ile haşhaş arasındaki farklara değiniliyor. Yapı olarak bir birinden ayrı olan bu bitkiler incelenerek ön bilgilendirme sağlanıyor.

Tarihsel gelişim içinde Türkiye'de afyon ekim alanları hakkında bilgiler de veriliyor.

Kitabı üç bölüme ayırırsak, ilk bölümleri daha çok teknik ve akademik yönden anlatım ile bazı kavramlar hakkında bilgi veriliyor; ikinci bölümde ise Aytunç Altındal'ın gazetelerdeki bu konularla ilgili yazıları (köşe yazısı, yazı dizileri) toplanmış; üçüncü bölümde ise afyon üzerine belgelerle ABD'deki durumdan bilgiler veriliyor. Gazete yazıları vatandaşın çok daha kolay bir şekilde anlayabileceği şekilde yazılmış. Dönemin şartları (siyasi, kültürel, sosyal durumlar) etrafında bir anlatım ile 1970'li yılların panoraması çiziliyor.

Hippi kuşağı ve bu kuşağı büyüleyen yazar ve şairlerden (s.70) bahseder. Mesela şu an hiç de yabancı gelmeyen bir isim ve kitap olan, J.R.R Tolkien ve Yüzüklerin Tanrısı [Efendisi] adlı romandan 1970 yılında bahsediyor. Ayrıca Jack Kerouac, Normal Mailer, Eldridge Cleaver, William Reich, Herbert Marcuse, Norman O Braun, David Soloman, Samuel Beckett gibi kişileri de incelemiş. Hippiler kimdir? Dünyada ve Türkiye'de yansımaları, Beat-Zen kavramlarına açıklık getiriyor.

ABD'de özgürlük anlayışı ve o doğrultuda yayımlanan dergilerden bazı örnekler sunarak, Uşak'taki Türk köylüsünün ektiği haşhaşın mı suçlu olduğu (s.113) yoksa ABD'nin kendi gençliğini zapt edememesi sonucu oluşan bazı yoldan çıkmalar yüzünden mi toplum esrar, eroin vd. bağımlılıkların pençesine düşmüş bunu sorguluyor. Bunu da yaparken ABD'nin kendi yayınlarından örneklerle anlatıyor. Yazı dizisi olarak o zaman gazetede yayımlanıyor. Maalesef artık bu şekilde yazı dizileri bulmanın imkanı kalmadı.

Aytunç Altındal Amerikalıların Türkiye'de haşhaş yasağını uygulatmak için kullandığı donelerden biri olan 'Amerikan gençliği Türk haşhaşı ile uyuşturuluyor' tezine karşı çıkarak Amerikan gençliğinin Türk haşhaşıyla değil, olsa olsa sınırsız özgürlük cümleleriyle cinsel anlamda her türlü yayının (müzik, resim, film, dergi, kitap, gazete…) serbest olması neticesinde, Amerikan gençliğinin uyuşturulup, yoldan çıktığını anlatır.

1970'li yılların Amerika'sının gazetelerinden, dergilerinden yansıyan bazı bilgileri Altındal kendi bilgisiyle harmanlayıp okuyucuya aktarıyor. Gençliğin içinde bulunduğu derin bunalımdan yararlanan çevrelerin varlığından bahseder ve film, kitap, dergi gibi (erotik - pornografik) yayınların satışlarının çok yüksek olduğunu söyleyerek, uyuşturucunun kültürel şekilde olduğunu göstermeye çalışıyor.

Bu kitap, uyuşturucunun kullanımı, bunu tetikleyen etkenler, ABD'nin Türkiye'ye 'haşhaş' üzerinden ambargo koyması, Amerikan gençliğinin uyuşturucu ile tanışması ve kullanımını ele alırken; Beyaz Savaş (kitap/beyaz-savas--150865) adlı kitap olayın siyasi nedenlerini; haşhaş yasağı ve o yasak üzerinden gençlik hareketleri de bu kitapta (kitap/hashas--156054) anlatılıyor.

Ezcümle: Okunmasında fayda olacağını düşündüğüm bu kitap ile zamanda yolculuğa çıkarak, belki de ilk kez duyacağınız bilgileri okuyacaksınız. Tavsiye ederim. Ben Aytunç Altındal'ı 1990'lı yıllarda Günaydın gazetesinde çıkan 'Bilinmeyen Hitler' yazı dizisi sayesinde tanımıştım ve o dönem için bile çok ses getiren bir çalışma idi. Bu kitapta aynı şekilde derin bilgi ve araştırma sonucu ortaya çıkmış ve Amerikan gençliğini ele aldığı yazılarda, Amerika'nın kendi kaynaklarından yararlanarak yazmış. Tavsiye ederim. 4-9 Haziran 2019 tarihleri arasında kitabı okudum. 10 Haziran 2019 tarihinde ise inceleme yazısını siteye ekledim. (S. Ali) 
Eroin: Şuana kadar okuduğum 79 sayfada haşhaş üzerinden yapılan demokrasi oyunlarınin anlatıldığı ve genç nüfusun 1945 yılındaki hippi olarak tanınan grupların altyapısının nereden geldiğini anlatan bir eser. Evet kitabı şuanda bitirdim. Yukarıdaki açıklamalara ek olarak Amerikali insanların her türlü uyuşturucu kullanan bir gençlik sınıfının ortaya çıkması, ve Lsd, Marianna, eroin ,kokain gibi uyuşturucu maddelerini satan ve bundan oldukça yüksek şekilde rant elde eden amerikan mafyalarina ses cikarmamasi oldukça ilginç şekilde anlatılmaktadır. Amerikan hükümetinin gençlerin uyuşturucu kullanımıni azaltabilmek için çare olarak turkiyede yetiştirilen haşhaş üretimini yasaklaması ve bunu yaparken de tehdit vari şekilde gündeme getirmesi oldukça ilginçtir. . (Kamil kaysın) 
Klasik Aytunç Altındal eserlerinden farklı olduğu ile başlayalım.
Dinler veya gizli ilimlerle ilgili herhangi bir konu yok ancak ülkemizde hatırı sayılır gelir kaynaklarından olan haşhaş üretiminin türlü bahanelerle Abd eliyle nasıl engellendiği anlatılmış.
Aslında günümüz uyuşturucu kullanımına, sentetik uyuşturucular gerçeğine yazıldığı döneme göre ayna tutmuş ve Abd ve Avrupa ülkelerinin uyuşturucu gerçeğine açıklama getirilmiş.
Uyuşturucu mücadelesinin kriminal ve polisiye gerçeği göz ardı edilmeden nasıl çözülebileceğine dair çözüm önerileri ve örneklendirmeleri anlatılmış. İlgi duyanların okuyabileceği hacimli olmayan ancak yer yer tekrarlarla sıkıcı olabilen bir eser. (Serdar YILMAZ) 
--reklam--
Haşhaş ve Emperyalizm PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Aytunç Altındal - Haşhaş ve Emperyalizm kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Haşhaş ve Emperyalizm PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Aytunç Altındal Kimdir?
Aytunç Altındal asıl ismi Aytun Altındal (d. 12 Ocak 1945, Bakırköy, İstanbul), tarih ve politika alanında faaliyet gösteren Çerkez asıllı Türk gazeteci, yazar ve araştırmacı. Dinler, felsefe, gizli örgütler ve sair konularda birçok makale ve kitap yazmıştır.

Öğrenimi

İlkokulu İstanbul'da, ortaokulu Diyarbakır'da (1956) bitirdi. Haydarpaşa, Kabataş ve Pendik liselerinde okuyarak liseyi tamamladı.

Aile Hayatı

Aytunç Altındal'ın babası Cavit Altındal, Beşiktaş kulübünde futbol oynamış aynı zamanda Haysiyet Divanı Başkanlığı yapmıştır. Annesi Fatma hanım ise ev hanımı. Aytunç Altındal, 4 kardeş içinde en küçük olanıdır.

Siyasi Hayatı ve Çalışmaları

Aytunç Altındal 1973 yılında Partizan adlı şiir kitabı nedeniyle 7.5 yıl hapse mahkum oldu ve yurtdışına kaçtı. 1975 yılında İsviçre'de "Marksist Yaklaşımla Türkiye'de Kadın" adlı kitabı çıkardı. 1977'de Havass ve1984'de Süreç yayınlarını kurdu. 1982'ye kadar Süreç dergisini yönetti. Daha sonra 1989'da Zürich'te Modus Vivendi Yayınevi ve Sanat Galerisini yönetti. Yine 1989 yılında Rusya'da Kültür Danışmanlığı görevini yaptı. 1992'de İngiltere Edinburg'da ki International Academy For European and Christian Studies kuruluşunda Project Academic Board (Akademik Proje İdari Heyeti) üyeliğine seçildi. Aynı yıl İngitere'de yayınlanan Three Faces Of Jesus(Üç İsa) adlı kitabı dünya basınında geniş yankı buldu. Daha sonra 1993'de Rusça'ya çevrildi.

1993'te International Society For The Study Of European Ideas (Uluslararası Avrupa Düşünce Çalışmaları Topluluğu) Bilimsel Kuruluna üye oldu. Aynı yıl Avusturya'nın Graz şehrindeki Karl- Franz Üniversitesi tarafından düzenlenen European Seculer Legacy (Avrupa'nın Laik Vasiyeti)adlı uluslararası konferansta Oturum ve Bölüm Başkanlığına seçildi.

1995'te merkezi New York'ta bulunan Carnagie Council On Ethics And International Affairs örgütüne davet edilen, ilk ve tek Türk Konuşmacı oldu.

Aynı sene, New York'ta Birleşmiş Milletler bağlantılı Global Forum Of Spiritual And Parliamentary Leaders Or Human Survival (İnsan Yaşamından Sorumlu Ruhani ve Siyasi Liderler Global Forumu)'nda Uluslararası Danışman üyesi oldu.

Ünlü Fizikçi Isaac Newton'un bugüne kadar hiç bilinmeyen bir kitabını da yayınlayan Altındal, Uğur Mumcu'nun "Sakıncasız" adlı eserinin de yapımcılığını üstlendi.

Şiir dışında deneme ve inceleme türlerinde eserler verdi. 1964'ten başlayarak Haber, Akşam, Cumhuriyet, Yeni Halkçı, Ulus, Yenigün gibi gazetelerde yazılar yazdı. Çeviri yaptı. Dokuz çeviri kitabı yayımlandı. Yedi kitabı yasaklandı. Fransa ve İsviçre'de bazı yazıları yayımlandı. Şiirleri Sanat Edebiyat, Varlık, Süreç, Bilim-Sanat gibi dergilerde yayımlandı. Bazı şiirleri Amerika ve İzlanda dergilerinde yer aldı.
--reklam--
Aytunç Altındal Kitapları - Eserleri
Bilinmeyen Hitler
Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri
Gül ve Haç Kardeşliği
Bir Türk Casusunun Mektupları
Üç İsa
Kehanetler Kitabı
Hangi İsa
Yoksul Tanrı Tyanalı Apollonius
Türkiye'de ve Dünyada Casuslar
Devlet ve Kimlik
Dünün Belgeleriyle Yarının Tarihi
Tanrı Neden Fikir Değiştirdi?
Bilinmeyen Vatikan
Türkiye ve Ortodokslar
Kültür Emperyalizmi
Papa 16. Benedikt
Laiklik - Enigma'ya Dönüşen Paradigma
Türkiye'de Kadın
Haşhaş ve Emperyalizm
Elvedasız
Çağların Sorumluluğu
Siyasal Kültür ve Yöntem
Kültür Savaşları - II
Elvedasız Ayrılık
Meryem ve Hilal
--reklam--
Aytunç Altındal Alıntıları - Sözleri
Cizvitler Hitler'den tutun da Kenny'nin öldürülmesine kadar sayısız '' konspirasyon teorisinde '' baş rolü oynamışlar ve oynamaya da devam etmektedirler . (Papa 16. Benedikt)
Türkiye'de, gerçekte, "Şeriat"a bağlı bir Devlet düzeni kurabilmek hayalden de öte bir halüsinasyondur. Din'i Devlet işlerine alet edebilmek ise, öncekinden daha Zırva bir iddiadır. Siz 1990'lar Türkiyesi'nde, bir yetkilinin örneğin baştan aşağı zemzem suyuyla yıkanmış, namazında niyazında "Tam" Müslüman bir Devlet yetkilisi IMF ile, Dünya Bankasıyla, AET ile, NATO ile islami Şeriat'a uygun anlaşmalar imzalayabileceğini düşünebiliyor musunuz? Sadece Türkiye'de değil, dünyanın hiçbir ülkesinde -İran dahil - taraflardan biri, dinsel esaslara göre hazırlanmış bir "Petrol" ya da "Teknoloji" ya da "Ticaret" anlaşması imzalatmayı isteyemez. Bu koşullar altında "Şeriat Devleti" bir aldatmaca ve umacı işlevini görmektedir, o kadar. (Laiklik - Enigma'ya Dönüşen Paradigma)
kimi niçin seveceğimi, biliyorum
aştım duygusallığı, sıyrıldım düşlerden... (Elvedasız)
Vatikan’a bağlı olan gizli örgüt OPUS DEİ (Tanrının işleri) gittiği her ülkede ilkin mesleğimde çabuk yükselmek isteyen hırslı, yerleşik, ahlaki değerlere önem vermeyen şahıslarla, kendileri çok önemseyen fakat nedense adlarını duyuramamış aydınları avladı. Özellikle basın ve tv ile bunları destekledi. Sonra bunları kullanarak ülkelerde her istediğini yaptırır hale geldi. (Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri)
Dünya Müslümanları bir konuda şaşmaz bir istikrara sahipler; ''şaşkınlıkta''. Müslümanlar kadar şaşırmayı seven insanlara az rastlanır doğrusu! (Dünün Belgeleriyle Yarının Tarihi)
"Öğrenebileceğin kadar öğren,fakat kimliğini hiçbir zaman açıklama..." (Bilinmeyen Hitler)
Eğer başınıza bir despot geçmişse bunun sorumlusu sizlerisiniz.Yüce Yaradan alnınıza diktatörleri yazmamıştı,bunu sizler kendi kendinize yazıyorsunuz.(23 Ağustos 1974. & Milliyet Sanat (Kültür Emperyalizmi)
Yüzyıllar boyunca süren bu mezhepler arası kavgalar, Rus Ortodoksluğunun en belirleyici özelliği olmuştur. Birbirlerine amansızca saldıran bu mezheplerin mensupları kanlı kıyımlar yapmışlardır. Örneğin 17.yüzyılda patlak veren bir mezhepler arası savaşta geleneğe bağlı kalmak isteyen "Eski Müminler" tarikatının üyeleri, bizzat Rus Ortodoks kiliseleri tarafından suçlanmışlar ve işkence edilerek öldürülmüşlerdi. (Türkiye ve Ortodokslar)
İnanç, bilgiyi dışlar. Aslolan inanmaktır.
"Credo quia absurdum est."(Saçma olduğunu ben de biliyorum ama içimden inanmak geliyor, yapılacak birşey yok!!!) (Hangi İsa)
Sözün özü; Türkiye'nin AB'nin tarihinde vardır ama kültüründe yoktur. (Gül ve Haç Kardeşliği)
1600 yılına kadar Engizisyon Mahkemesi'nin, ajanlar kullanarak yakılarak öldürttüğü insan sayısı on binlerle sayılmıştır. (Türkiye'de ve Dünyada Casuslar)
Bu mezhep ve tarikatın üyeleri o günlere kadar alışageldikleri tarzda, yani gelenekleri gereği, Haç işaretini iki parmaklarını kaldırarak yapmaktaydılar. Ama kilise bunun üç parmağın kaldırılmasıyla yapılması gerektiğini öne sürünce, "Eski Müminler" mezhebini üyeleri, işkencede ölmektense topluca intihar etmeyi yeğlemişlerdi. (Türkiye ve Ortodokslar)
Bir şeyi bilmenin alameti doğru soru sormaktır. (Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri)
Her insan da doğuştan Kimlik vardır ve sonradan Kişilik oluşur.. (Devlet ve Kimlik)
Sorunlardan ''mucizevi'' girişimlerle, olağanüstü şahısların önderliğinde -bir anlamda çağın Mesih'leri aracılığıyla- kurtulmaya şartlandırılmış olan Türkiye toplumunda... (Dünün Belgeleriyle Yarının Tarihi)
17 temmuz 2000 de New Yorker dergisinde Hitler'in amerika'da yaşayan üvey kardeşinin ailesiyle ilgili bir inceleme yayımlandı. Yazar Timothy W. Ryback , bu aileden adını vermediği bir adamla görüştüğünü ve bu kişinin kendisine " Hitler Ailesin'de yahudi kanı vardır. Hatta bir amcamız şimdi Tel aviv'de yaşıyor dediğini aktarmıştır. (Bilinmeyen Hitler)
Hem Tevrat hem de Torah Avrupa'da özellikle de ortaçağ boyunca daima lanetlen­miş ve yakılmıştı. Tıpkı Teocide=Tanrı Katili diye tanım­lanan Yahudiler gibi! Kilise'nin dilinde Yahudi, Tanrı İsa'yı öldürmüş olan katildi. (Hangi İsa)
Tarih boyunca kendilerinin toplum tarafından sefil bir yaşama mahkûm edilmiş oldukları duygusuna kapılmış olan birçok fahişe, intikam, nefret, garaz gibi duygularla hareket edebildikleri için düşman ülkelerin istihbarat örgütlerince elde edilebilecek ilk kişiler arasında sayılmışlardır. (Türkiye'de ve Dünyada Casuslar)
Filistin, İsa'nın yaşadığı dönemde Roma'nın egemen­liği altında bir Teokrasiydi. Yahudi Şeriatı acımasız bir şekilde uygulanıyordu, bunu ihlâl en hafifinden ağır hapis veya "Dışlanma" cezasını öngörüyordu. Ve İsa, bunu gö­ze alarak Sinagoga=Havra'ya gitti ve avluda para ticareti ve tefecilik yapan Yahudilerin masalarını devirdi, onlara faizciliğin ve tefeciliğin "Caiz" olmadığını söyledi. Oysa para ticareti ve diğer yollardan Havra her yıl büyük para­lar kazanıyordu. Yazar Jim Bishop'un yaptığı hesaba gö­re, Filistin'deki 3 milyon Yahudi her yıl sadece "Bağış" olarak, 1959 verilerine göre, 420.000 Pound para ödüyordu.
Ve bu paraların büyük kısmı da en güçlü Ya­hudi Ailelerinin ve Cemaat Önderlerinin arasında pay edi­liyor ve Sinagog'un avlusundaki tefeciler/aracılar tarafın­dan çoğaltılıyordu. (Hangi İsa)
İbranice İsrael adı, "Tanrı'yla mücadele eden" anlamına gelmekteydi. (Üç İsa)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/hashas-ve-emperyalizm-aytunc-altindal-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)