# Hayatın Bilgeliği - Arthur Schopenhauer Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Hayatın Bilgeliği kimin eseri? Hayatın Bilgeliği kitabının yazarı kimdir? Hayatın Bilgeliği konusu ve anafikri nedir? Hayatın Bilgeliği kitabı ne anlatıyor? Hayatın Bilgeliği kitabının yazarı Arthur Schopenhauer kimdir? İşte Hayatın Bilgeliği kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/hayatin-bilgeligi-arthur-schopenhauer-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-01T10:00:13+03:00
- Güncelleme: 2022-03-01T10:00:13+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/01/arthur-schopenhauer-kimdir-arthur-schopenhauer-kitaplari-ve-sozleri-164585.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Arthur Schopenhauer 
 Çevirmen: Merve Şener 
 Orijinal Adı: The Wisdom of Life 
 Yayın Evi: Alter Yayıncılık 
 İSBN: 9786054922833 
 Sayfa Sayısı: 103 
--reklam--
Hayatın Bilgeliği Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Alman filozof. Felsefe tarihi`nde irrasyonalist ve karamsar olarak bilinir. Felsefesinin ilkesel bir kavramı irade kavramıdır. Dünyanın özü ve gerçekliği irade iken, fenomenlerden oluşan dünya, tasarımdan başka bir şey değildir. İrade, Schopenhauer felsefesinde kendini bir zorunluluk olarak gösterir, ki onun düşüncesindeki kötümserliğin ve karamsarlığın kaynağı da bu iradedir. İnsan, tamamen kurtulamayacak olsa da istencin/iradenin emrine boyun eğerek acı ve kederden kurtulabilir. Bu noktada Schopenhauer`ın düşüncelerinin belirli ölçüde, kaderciliğin ağır bastığı Doğu felsefelerine yakınlaştığı iddia edilebilir. Schopenhauer`a göre; birbirlerini en çok teshir edenler (büyüleyenler) birbirlerini en çok tamamlayanlardır. İrade kavramı ile içgüdüsel bir anlatıyı ifade eder. İrade kavramı fiziksel ve sosyal yapımızı şekillendiriyor gibi gözükse de Doğadan, yani özümüzden gelen bir enerjidir. Bu enerji yaşamı, toplumsalı, adaletsizliği döngüsel olarak sürdüren güçtür. İnsan bu enerjiden kaçamaz, içseldir ve doğanın bir parçası olan insan yaşarken aslında cinsel ve yaşamsal enersiyle bir yeni anlamlandırmalar silsilesi ile İrade`ye hizmet eder. İrade; yaşamı sağlayan bir enerjidir. İnsanın kontrolsuz biçimde gelişen irade içinde hareketi; uygarlıkları, acıları, kötülüğü doğurmuştur. Çünkü irade hep ister, yaşam için talep eder. Birey iradenin kontrolündeki yaşam problemleri içinde iradenin karşısına merhamet ve acı duygusunu koyaraktan bir nebze de olsa dışına çıkabilir ve birey olarak kendini gerçekleştirebilir. Dünyanın düzenini sağlayan bu idea ve doğa fenemonenleri bütünün enerjinin dışına çıkmak; insana acı verir, güçlü bir münzevi yaşam gücü ve karşı direnç ile gerçeğin karşısında yaşanabiliniz...
--reklam--
Hayatın Bilgeliği Alıntıları - Sözleri
Çünkü insan bu dünyada ya yalnızlığı ya da bayağılığı seçecektir. Başka seçeneği yoktur.
"Ola ki insan başkalarının düşünce ve görüşlerine bağlı kalırsa bunların kölesi olur."
İnsanın bedensel ve zihinsel üstünlükleri yavaş yavaş zamana karşı yenik düşerler fakat insanın ahlaki karakterini zaman bile değiştiremez.
"Tüm insanlar kendi derilerinin içindedirler ve ancak doğrudan bir şekilde kendilerinin bilinçleri içinde yaşarlar, bu yüzden hiçbir kimseye dışarıdan yardım edilemez."
"Mutluluk kendi kendine yetenlerindir."
Aristotales
Dışarıdaki etkenler ancak insanın içsel olayları izin verdiği sürece onu etkiler.
Bizi her şeyden daha çok dolaysız bir şekilde mutlu eden şeylerden biri de keyifli bir ruh halidir.
Ola ki insan başkalarının düşünce ve görüşlerine bağlı kalırsa bunların kölesi olur
"Uzaktan bir şey,
Acımızın dünyasından geliyor."
" İnsanın içinde yaşadığı dünyası, ilk olarak kendisini kavrayışı yani kabul edişine bağlıdır, bu yüzden yaşam insanların kafalarının farklılıklarına göre biçimlenir."
İç dünyasında herkesin aynı şey yatar; eziyet ve fakir bir oyuncu.
Dışarıdan hiç bir şekilde çok şey beklenmemelidir. Bir kimsenin bir başkası için ne olabileceğinin belirli ve dar sınıfları vardır. En sonunda yine herkes yalnızdır.
Mutluluğu kendi içimizde bulmak kolay değil
Çok zordur ve başka yerde bulmak ise imkansızdır.
Chamfort
Hayatta yapılan ve yaptığına değecek her şey zordur...
"Gerçek zenginlik sadece ruhun içsel zenginliğidir, geri kalan ne var ise kazançtan çok bela getirir."
--reklam--
Hayatın Bilgeliği İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Öncelikle kitabı çok sevdiğimi söylemeliyim. Bir Schopenhauer kitabı için inceleme yazma haddini kendimde görmeyerek ilk inceleme yazısını da yazmış olma sorumluluğunu alıyorum.Açıkçası Schopenhauer okurken her zaman yaşadığım sorun olan,bir cümleyi bazen birkaç kez okuma durumu beni bazen zorlasa da onun dil ve anlatımındaki derinliğinden kaynaklandığının hep farkında olmuşumdur.Çünkü tuhaftır ki, aslında onun dili ve üslubu gerçekten çok sade ve anlaşılır olmasına rağmen ve bunu cümlelerinde görmenize rağmen,iş anlamlandırmaya geldiğinde “bir dk ya, ne demek istedi bu cümlede hmm” diye, kendi kendinize düşünüp cümleyi yeniden okuma ihtiyacı hissettiriyor size..Aslında mecbur ediyor diyelim.İşte tam da bu noktada kendi eksikliğinizin yeniden farkında oluyorsunuz,daha pişecek çok yolum var deyip o cümleleri tekrar tekrar okuyorsunuz.Schopenhauer’in tatlı tokatları diyorum ben bu duruma..

Kitabın içeriğine gelince,insan varoluşunu temel alarak değindiği konuları bölümler ve başlıklar halinde sunuyor size.Kişinin varoluşuna dair mutluluğunun temelinde ya da temelsizliğinde yatan nedenleri tüm kişilik kavramı üzerinde değerlendirirken tek başına “kişi,kişilik” kavramlarını da ele alarak ilk bölümünde başlangıç yapıyor.Kişinin ne olduğu,kim olduğu,nelere sahip olduğu ve başkalarının gözündeki kişinin değerlendirmesini yaparken,bizim günlük hayatta yaşadığımız,düşündüğümüz ya da sorguladığımız tüm kişilik sorunlarının masaya yatırılması gibi bir bölüm okuduğunuzun farkında vardırıyor size.Aristotales, Sokrates,Goethe,Seneca gibi pek çok düşünürden de çokça alıntılar yaparak zengin bir anlatı sunuyor kitabın tamamında.

Sonraki bölümlerde ise alt başlıklar halinde Saygınlık,Gurur,Mevkii,Onur ve Ün konularını açık ve net bir dille ifade ederken,kendi perspektifinden size sunduğu düşündürücü bir algı yaratama çabasının etkisine girmiş oluyorsunuz.Bu algı,toplumsal varlıklar olan bizlerin bu sistem içinde neyi nasıl konumlandırdığımızı,kişi olarak neleri nasıl istediğimizi,bizi rahatsız eden eleştirel durumların kişiliğimiz üzerinde yarattığı baskıların varoluşumuza nasıl etki ettiği üzerinde durduğu noktaların aslında kendimizle de bir yüzleşme olduğunu bize hissettiriyor.

Üzerinde sıkça durduğu ‘başkaları ne der’ konusu, geçmişten günümüze demek ki hiç değişmeyen bir bakış açısı olmuş, dedirtiyor bize her seferinde.Çünkü bu hapishaneden kurtulamıyor oluşumuzun varoluşumuza olduğu kadar,tüm ilişkilerimizde ve yaşamımızda olumsuz ve fakat etkin bir rol oynadığı gerçeği ile de yeniden yüzleştiriyor bizi.Toplumsal olarak etki alanı geniş bir düşüncenin edilgen kölesi olmak gibi..Okurken rahatsız edici ve zarar verici olduğunu hissediyorsunuz,verdiği örnek alıntılarla yahut kendi söylemlerinin iğneleyici üslubuyla.Çünkü insan doğasına tamamen ters olan bu tutumların kişinin tüm gelişim serüvenine,varoluşuna hiçbir katkısı olmayacağı gibi kişiyi başka bir şeye,başka bir kimliğe dönüştüreceği bilincini de ısrarla anlatmaya çalışırken kişinin “kendi” olabildiği ölçüde kendine olan saygısı ve toplumdaki saygınlığı,hayattan alabileceği zevkler,ilişkiler,mutluluk,bilgelik gibi kavramların altını da çizmiş oluyor.Bu nedenle kişilerin ruhsal anlamda zengin olmaları gerektiğinin önemine değiniyor sıkça.Kendi kendine yetebilme,kendi varoluşundan her anlamda mutluluk duyabilme,içsel zenginliğinin ruhsal doluluğunu yaşama hazzı ve zihinsel uğraşıların üzerinde kafa yoran kimselerin diğer geçici hazların peşinde koşanlara göre nasıl daha fazla mutlu olabileceğinin ve ulaşacağı doyumun eşsiz olacağının derinlemesine açıklamalarını yaparak sunduğu farkındalığı üst düzeye çıkarıyor.

İnce bir kitap olmasına rağmen insanı çokça zenginleştiren bir kitap ve altını çizebileceğiniz epey fazla satırın olması,daha sonraları elinize alıp herhangi bir sayfayı açtığınızda size yeniden kendini hatırlatacak satırlarla bakışmanızı sağlaması açısından da verimli bir kitap olduğunu söyleyebilirim.İnsan okuduğu hiçbir şeyi unutmak istemiyor, hele de böylesine varlığımıza ve hayatımıza tesiri olmasını istediğimiz bilgelik konularıyla ruhunuzu doyurmak istiyorsanız..

Keyifli okumalar dilerim… (AmorFati) 
"Bu dünyayı,tıpkı ilk geldiğimizde onu bulduğumuz gibi aptal ve kötü bir biçimde terkedeceğiz."demiş Voltaire peki bunu neye istinaden söylemiş tabi ki Eudaemonology yani hayatı mutlu şekilde sürdürebilme sanatı.Kitabın ana düşüncesi zaten insanın içinde yaşadığı dünyası,ilk olarak kendisini kavrayış yani kabul edişine bağlıdır,bu yüzden yaşam insanların kafalarının farklılıklarına göre biçimlenir.Tüm kitap insanın kendini olduğu gibi kabul edişine ve varoluşunda asıl mutluluğun maddiyattan ziyade maneviyatta gizli olduğunu anlatıyor. Bende diyorum ki:" Varoluşumun kaynağı Sanatımda gizlidir."Zaten genel olarak bilinen şeyleri farklı yazarların sözleri ile bütünleştirerek eleştirel bir dille fikirlerini okuyucuya nakşediyor.Bence anlaşılması en kolay felsefe kitaplarından biri anlatımı akıcı ve okurken hiç sıkılmıyorsun:) Şimdi yeni bir Schopenhaoeur eserine başlama zamanı :) (Seniha Topçu) 
--reklam--
Kitabın Yazarı Arthur Schopenhauer Kimdir?
Arthur Schopenhauer (d. 22 Şubat 1788, Danzig - 21 Eylül 1860, Frankfurt), Alman filozof, yazar ve eğitmendir. Aynı zamanda Immanuel Kant'ın en çok değer verdiği öğrencisiydi. Schopenhauer, Alman felsefe dünyasındaki ilklerdendir ve dünyanın anlaşılmaz, akılsız prensipler üzerine kurulu nedenselliklerinin olduğunu söyleyerek dikkatleri çekmiştir.Ayrıca Schopenhauer, Nietzsche'nin ilk akıl hocasıdır.
--reklam--
Arthur Schopenhauer Kitapları - Eserleri
Bilmek ve İstemek
Düşüncenin Çağrısı
Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar
İnsan Doğası Üzerine
Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine
Bilim ve Bilgelik
--reklam--
Felsefe Tarihinden Kesitler
Hayatın Anlamı
Aşkın Metafiziği
Fikirlerin Bilgisi Üzerine
Eristik Diyalektik
Akıl Sağlığı
Ölümün Anlamı
--reklam--
Din Üzerine
İdeal ve Gerçek
Seçkinlik ve Sıradanlık Üzerine
Güzelin Metafiziği
Okumaya ve Okumuşlara Dair
Ölüm ve İçsel Doğamızın Yok Edilemezliği ile Olan İlişkisi
İstencin Özgürlüğü Üzerine
--reklam--
Merhamet
Üniversiteler ve Felsefe
Hiçliğin Mutlu Sessizliği - Aforizmalar
Arthur Schopenhauer - Bir Filozofun Huzurunda
Hukuk, Ahlak ve Siyaset Üzerine
Hayatın Bilgeliği
İsteme ve Tasarım Olarak Dünya
--reklam--
Okumak Yazmak ve Düşünmek Üzerine
Akıl Zayıflığı
Varolmanın Acısı
Aşk ve Cinnet
Mantıksal Düşünce Doktrini
Edebiyat Dersleri
Parerga ile Paralipomena
--reklam--
Arthur Schopenhauer - Toplu Eserler 2
Arthur Schopenhauer - Toplu Eserler 1
Kişilik Oluşumu ve Sorunları
Yaşamın Bilgece Deneyimleri
Aforizmalar
Ruh Görme Üzerine
Dünyanın Istırabı Üzerine
--reklam--
İrade Felsefesi
Mutlu Olma Sanatı
Kötümserlik Üzerine
Fikir Mimarları Dizisi 19
On Women
Müxtəlif Predmetlər Haqqında Düşüncələr
The Horrors and Absurdities of Religion
--reklam--
Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine
Studies in Pessimism
Parerga ve Paralipomena 2
Seçme Yazılar
Mutluluk Kendi Kendine Yetenlerindir
Düşünceler
Kadınlar ve Diğer Konular
--reklam--
The Art of Literature
Aklın Yolu
Writings Of Schopenhauer On Various Themes, Vol. 1
Aşkın Metafiziği
Həyat Müdrikliyi Aforizmləri
Cinsel Aşkın Metafiziği
Metafizik İhtiyacı
--reklam--
Doğadaki İsteme Üzerine
Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar
Kant Felsefesi Eleştirisi
--reklam--
Arthur Schopenhauer Alıntıları - Sözleri
les grandes pensées viennent du coeur*
Büyük düşünceler kalpten gelir. (Dünyanın Istırabı Üzerine)
“Her şeyin niçin olduğunun bir temeli vardır.” (Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine)
Güzelin nadiren yararlı olanla birleştiğini görürüz. Uzun ve narin ağaçlar meyve vermez, meyve ağaçları ufak tefek, bodur ve çirkindir... En güzel binalar, kullanışlı, işe yarar binalar değildir; bir tapınak barınacak bir mesken değildir. (Seçkinlik ve Sıradanlık Üzerine)
Hafıza düşünülmüş bir şeyi düşünür. (Düşüncenin Çağrısı)
Okumaksızın geçen boş zaman bir tür ölüm, insanın canlı canlı gömülmesidir(Seneca, 82) (Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine)
Bir düşüncenin esas yaşamı sadece kelimelerin sınır noktasına varıncaya kadar sürer. Orada taşa dönüşür, donakalır ve hayatı sona erer, fakat hayvan ve bitki fosilleri gibi ölümsüzdürler. Geçirdikleri kısa yaşamları bir kristalin kesilme anına benzer. Çünkü düşüncemiz kelimeleri bulduğu andan itibaren içtenliğini kaybettiği gibi ciddi olmaktan da çıkar. Başkaları için varolmaya başladığı andan itibaren içimizde yaşamaya devam etmesi son bulur, tıpkı bir bebeğin annesinden kopup kendi benliğine adım atmaya başlaması gibi. Şairin de dediği gibi: "Beni itirazla şaşırtmayın! İnsan konuşmaya başladığı anda yanılmaya da başlar." (Edebiyat Dersleri)
--reklam--
Dünya cehennemin ta kendisidir ve insanlar da bir yandan zulüm gören ruhlar, öte yandan cehennemdeki şeytanlardır (Dünyanın Istırabı Üzerine)
Dar kafalılık ve ahmaklık her zaman ve her yerde, bütün durum ve koşullarda, anlayıştan, zekâdan ve yetenekten nefret ettiği kadar şu dünyada başka hiçbir şeyden böylesine içten ve yürekten nefret etmez. (Üniversiteler ve Felsefe)
Kendisinin görgül karakterine dair edindiği kesin bilgi kişiye edinilmiş karakter denilen şeyi sağlar. O kişi iyi ya da kötü kendi özelliklerini ve bu yüzden kendisine ne için inanıp inanamayacağı ya da kendisinden ne beklenip beklenemeyeceğini kesinlikle bilir. Görgül karakteri sayesinde önceden sadece doğallıkla oynadığı rolünü artık artistik ve yöntemli bir şekilde ciddiyet ve kayrayla, söylendiği gibi karakterine hiç vefasızlık etmeden oynar. Kişi ne zaman karakterine sadık kalmazsa kendisi hakkında yanılır. (İstencin Özgürlüğü Üzerine)
Doyum dilenciye atılan sadaka gibidir, sadaka onu bugün canlı tutar, böylece onun sefaleti yarına uzatılabilir. (İsteme ve Tasarım Olarak Dünya)
“Yaptığımız her eylemde ilk önce “İnsanlar ne der?” diye düşünmekteyiz. Hayat sıkıntılarının neredeyse yarısı sırf bu yüzden oluşmaktadır.” (Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar)
Keder içerisinde neşe, neşe içerisinde keder. (Seçkinlik ve Sıradanlık Üzerine)
Hayat. hayat ismiyle anılır, ama gerçekte ölümdür o. (Hayatın Anlamı)
--reklam--
Voltaire “Saadet sadece bir rüyadan ibarettir.” der ve ekler:Sinekler örümcekler tarafından,insanlarsa acılar tarafından yenilmek üzere vardırlar. (Merhamet)
Kavrayışı bir suç, doğumu bir ceza, yaşamı bir iş ve ölümü de bir gereklilik olan bir insan, kendi­siyle nasıl gurur duyabilir ki? (İnsan Doğası Üzerine)
Çünkü her nesne gölge verir; her cisim kesinlikle özgül ağırlığına karşılık gelen bir ağırlıkla düşer... (Ruh Görme Üzerine)
Hayal gücü mahsulü olan her eser işkenceler içerisindeki insan yüreğinin kasılmalarını ve çırpınmalarını seyrettiğimiz bir gösteri kutusudur. (Hayatın Anlamı)
Zihinsel bir uğraşı içermeyen boş zaman ölümdür ve diri diri gömülmektir." (Aforizmalar)
Felsefe, sığınılacak bir limandan çok çıkılan bir yolculuğa benzer. (Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine)
Bu sıkılma hali varoluşun kendi içinde değersiz olduğunun dolaysız bir kanıtıdır, çünkü sıkılma hali varoluşun boşluğunu algılamaktan başka bir şey değildir. (Dünyanın Istırabı Üzerine)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/hayatin-bilgeligi-arthur-schopenhauer-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)