# Henry Sen Neden Buradasın 1 - İsmet Özel Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Henry Sen Neden Buradasın 1 kimin eseri? Henry Sen Neden Buradasın 1 kitabının yazarı kimdir? Henry Sen Neden Buradasın 1 konusu ve anafikri nedir? Henry Sen Neden Buradasın 1 kitabı ne anlatıyor? Henry Sen Neden Buradasın 1 PDF indirme linki var mı?  Henry Sen Neden Buradasın 1 kitabının yazarı İsmet Özel kimdir? İşte Henry Sen Neden Buradasın 1 kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/henry-sen-neden-buradasin-1-ismet-ozel-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-08T03:00:11+03:00
- Güncelleme: 2022-05-08T03:00:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/08/ismet-ozel-kimdir-ismet-ozel-kitaplari-ve-sozleri-216973.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: İsmet Özel 
 Yayın Evi: Şule Yayınları 
 İSBN: 9799756446217 
 Sayfa Sayısı: 103 
--reklam--
Henry Sen Neden Buradasın 1 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
1988 yılında "Waldo Sen Neden Burada Değilsin?" diye sormuştum. Bu sorunun patentine benim sahip olmadığım cümle alemin malumudur. Soruyu ilk olarak 1846 yılında bir "trancendentalist" ; ama hiç de "anarchist" olmayan Amerikalıya sormuştu. Kendisine soru sorulan Ralph Waldo Emerson'un , soruyu soran Henry David Thoreau hakkında söyledikleri arasında şunlar da var: "Hiçbir mesleğin kalıbına girmedi; hiçbir zaman evlenmedi; yalnız başına yaşadı;hiçbir zaman kiliseye gitmedi, hiçbir zaman oy kullanmadı, devlete vergilerden birini ödemeyi reddetti, hiç şarap içmedi, tütün kullanmanın ne demek olduğunu hiç bilmedi; ve güvencesini tabiattan aldığı düşüncesiyle ne tuzak, ne de silah kullandı".
(Arka Kapaktan)
--reklam--
Henry Sen Neden Buradasın 1 Alıntıları - Sözleri
"İnsan insanın ümididir."
...
...Bir şeyin modası geçiyor veya o şey yeniden moda oluyorsa anlayın ki,o şey hiçbir zaman nitelikli diye adlandırılmayı haketmemiştir...!
Neyin aslını öğrendiysem, orada acı buldu beni.
Kimin neyi, ne kadar, ne şekilde bildiği, bilmesi gerektiği insan olarak bizlerin başından hiç eksik olmamış bir derttir
"Şahsiyet ihmal edilince insan ilişkilerinde birinci sırayı ne alacaktır? Görünüş... Nasıl görünüyorsan öylesin!"
...Bir şeyin modası geçiyor veya o şey yeniden moda oluyorsa anlayın ki,o şey hiçbir zaman nitelikli diye adlandırılmayı haketmemiştir...!
Kimin neyi, ne kadar, ne şekilde bildiği, bilmesi gerektiği insan olarak bizlerin başından hiç eksik olmamış bir derttir
Her yaşayan bir insan,yaşayan diğer insan karşısında bir ümittir.
Birer muamma olarak doğarız:
Kimin kaç gün yaşayacağı, nasıl bir ömür süreceği, ne uğruna tükeneceği hiçbir kulun malûmu değildir. İnsanoğluna muammalık sıfatı yakıştırırken şunu gözden kaçırmazsak isabet kaydedebiliriz:
Her kime muamma demişsek o, muammalı saydığımız yanını ancak bedeninde can taşıdığı sürece muhafaza edebilecektir. Can taşımak imkân taşımak demektir. İmkân ise istidattan ibaret değildir. İnsanların imkânı dediğimiz şey, o güne kadar ne idiyseler olduklarının ötesine gidebilme, üstüne çıkabilme gücüdür. İnsana sır katan şeyin canlılık olduğunu; ama bu canlılığın bitkilerde ve hayvanlarda rastlanılan canlılıktan farklı olduğunu hatırdan çıkarmayalım. İnsan hayatı kendini tekrar edip duran bir "devr-i dâim" manzarası arz etmediği takdirde sahiden insan hayatı olur. Evet, alnımıza ne yazıldıysa onu yaşarız ve fakat uhdemizdeki insanlık, robot, kukla, köpek değil de insan olmuşluk, alnımıza kendimizi tekrar etmeyeceğimizin yazıldığına karînedir.
Tarih tekerrür etmeyecektir.
Neyi öğrenmek istiyorsak zihnimizi onu öğrenmeye müsait duruma getirmek zorundayız. Bazı şeyleri bütün çabalarımıza rağmen bir türlü öğrenemiyorsak, bunun sebebini zihnimizin düştüğü elverişsiz durumdan başka bir şeye bağlamayalım.
Âmiyâne bir ifadeye başvurarak şöyle diyebiliriz:
Ancak işimize gelen şeyler aklımıza yatar veya aklımız ancak işimize gelen şeylere yatar.

Dünyaya isteklerimiz doğrultusunda bakarız. Zihnimizin dış dünyayla ilişkisinde bütün mesele "irade" (istem) meselesinden ibaret değildir. Bir de zihin kilitleri meselesi var. Nelerin işimize geldiğini tanımamız açısından bazı bölgelerde zihnimiz kilitlenmiştir. Bazen menfaatimizi zihnimizin kilitleri sayesinde koruyabiliriz. Bazen de zihnimizdeki kilitleri kırmak menfaatimizi korumanın kaçınılmaz gerek-sartı olur.
Zihnimizdeki kilitlerin hangilerinden güç almanın vakti ne zamandır?
Hangi zihin kilitlerimizi ve ne vakit kırmalıyız?
--reklam--
Henry Sen Neden Buradasın 1 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
''Gerçek bir entelektüel kapitalizmi nasıl anlatır?'' diye sorsalar bu kitabı gösterirdim. Kapitalizm -birey, Müslüman birey ve kapitalizm. Türkiye ve kapitalizm gibi konulardan ayrı ayrı yaklaşmış. Özel bu kitapta çok sakin olduğuna göre ikinci kitapta ortalığı kırıp geçirecek demiştim, haklı çıktım :D (Sezgi) 
Henry bilmelisin neden burada olduğunu: İsmet Özel yine kendi hayat çizgilerini açıkca,kimseyi memnun etme kaygısı gütmeden çiziyor.
Çiziyor ve bir makas gibi kendi hayatı üzerinden Türkiye,ardından ise dünyaya açılıyor.
Ne de garip bir adam!
Kendisini nesli tükenmiş bir adam olarak tanıtmasından anlamalıydık bu adamın genel kabul şeyleri söylemek için kalemini kendine silah edinmediğini.
"Bu satırları ben hangi kafayla yazıyorum? Sizler hangi kafayla okuyorsunuz?" sorularıyla da zinde tutuyor okuyucuyu. Zaten bastırdığı kitaplarda yazı puntosunu daha düşük tutmasından anlıyoruz yazmak için yazmadığını Özel'in.
 
 Amerika Birleşik Devlet'lerinin tahakkümünden başlıyor,sosyalizme oradan kapitalizme ve neyi amaçlayıp nasıl bir insan tipi neydana getirdiklerine ve hangi tür insanla bugün dahi ayakta kaldıklarına kadar bir takım ciddi meseleyi uzun cümlelerle ama uzunluğu nispetinde düşündürücü şekilde yazıyor 'yazarımız'.
 
 Peki,bu kadar özel bir adam olduğundan bahsedip durdum da bu adamın hiç mi yanlış(kişiye göre değişir) görüşü yok?
Var efendim,maalesef beni üzen ve ona daha da yaklaşmaktan alıkoyan yanlış bir görüşü var.
Mutaassıp olmadığım gibi yanlış olarak gördüğümü söylemek de her Mümin gibi bana da farzdır.
Yanlışı şöyle ki:
Ben Müslüman şairim derken iki çizgi arası komünistim diyor.Biliyorum elbette ki onun komünizm anlayışı İslam'a düşmanlığı barındırmıyor,insanları düşünmeyi-toplumsalcılığı kapsıyor elbet ancak;
İslamiyet herhangi bir ideolojinin yedek parçası olmadığı gibi girdiği ortamda belirdiği ve ışık yaydığı kimlikde de başka hiçbir şey istemez yanında.
Yani ya hep İslam ya da hiç.
Umarım bu düşüncesinden döner şair İsmet Özel.
Kimseyi yanlışından ötürü tamamen reddedecek olmadığımız gibi bir kimseye sevgimiz onun tüm görüş ve fikirlerini benimsediğimiz anlamına da gelmez.

 Dik duruşuyla bizlere örnek olan ve yirmibirinci yüzyılda Şair Müslüman nasıl oluru ana hatlarıyla ve hayatıyla da çizen İsmet Özel'i okuyun Efendim. (Fâtih) 
~Henry Sen Neden Buradasın|İsmet Özel~
〰️Sanırım benim için Yazar İsmet Özel olarak değil de büyük hayranlık duyduğum Şair İsmet olarak kalmaya devam edecek. Daha duygulara yer verilen, daha kalbi kitapları okumaktan keyif alan biri olarak bu kitabı okurken zorlanmadım desem yalan olur :) Ama alışkanlıklarımın ötesinde farklılıklara yer açmak ve ruhumu farklı anlatımlarla da beslemem gerektiğini düşünüyorum. Bu tarz kitaplardaki konuları okumaktan ziyade bir açık oturumda dinlemeyi daha çok seviyorum. Buna rağmen çok fazla altını çizdiğim cümle oldu.
〰️Bu kitapta; Kapitalizm karşısında birey olmak, Müslüman olmak, Kapitalizm'e karşı durmak için ne yapmak gerek, Kapitalizm nedir, ne yapar nasıl hareket eder gibi soruların cevabını bu kitapta çok yalın ve öz şekilde bulabilirsiniz. (Rüveyda) 
--reklam--
Henry Sen Neden Buradasın 1 PDF indirme linki var mı?
--reklam--
İsmet Özel - Henry Sen Neden Buradasın 1 kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Henry Sen Neden Buradasın 1 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı İsmet Özel Kimdir?
1944 yılında Söke 'li bir polis memurunun altıncı çocuğu olarak Kayseri'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kastamonu, Çankırı ve Ankara'da yaptı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde bir süre okuduktan sonra Hacettepe Üniversitesi'ne geçerek Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi (1977). Ataol Behramoğlu ile birlikte Halkın Dostları dergisini çıkardı. Devlet Konservatuarı'nda Fransızca okutmanı olarak çalıştı. İstiklal Marşı Derneği kurucusudur. Evlidir. Dört çocuğu vardır.
--reklam--
İsmet Özel Kitapları - Eserleri
Tavşanın Randevusu
Waldo Sen Neden Burada Değilsin?
Bir Yusuf Masalı
Henry Sen Neden Buradasın 1
İrtica Elden Gidiyor
Henry Sen Neden Buradasın 2
Surat Asmak Hakkımız
Tahrir Vazifeleri
Toparlanın Gitmiyoruz 1
Erbain
Taşları Yemek Yasak
Bakanlar Ve Görenler
Üç Mesele
Kırk Hadis
Şiir Okuma Kılavuzu
Zor Zamanda Konuşmak
İlaveler ve Vaat Edilmiş Bir Şiir
Neyi Kaybettiğini Hatırla
Kalın Türk
Of Not Being A Jew
Faydasız Randevu
Çatlıycak Kadar Aşki
Ve'l-Asr
Sorulunca Söylenen
Desem Öldürürler Demesem Öldüm
Küfrün İhsanı Olmaz
Cuma Mektupları 1
Faydasız Yazılar
Tehdit Değil Teklif
Cuma Mektupları 2
Cuma Mektupları 3
Cuma Mektupları 4
Cuma Mektupları 5
Cuma Mektupları 6
Cuma Mektupları 7
Cuma Mektupları 8
Cuma Mektupları 9
Evet İsyan
Cinayetler Kitabı
Geceleyin Bir Koşu
Şiir Resitali
Celladıma Gülümserken Çektirdiğim Son Resmin Arkasındaki Satırlar
Bir Akşam Gezintisi Değil Bir İstiklal Yürüyüşü 2
Bir Akşam Gezintisi Değil Bir İstiklal Yürüyüşü 1
Bilinç Bile İlginç
Allah'ın Emri Zaid / Plus Peygamberin Kavli
Bileşenleriyle Basit
Siper Beden
Karz-ı Hasen
Neredeyizim
Başbaş Başbaşa Başabaş
Evet Mi, Hayır Mı?
Muvazzaf
Toparlanın Gitmiyoruz 2
Toparlanın Gitmiyoruz 3
Ebruli Külah
Evlenseydik Boşanacaktık
Türk Olamadıysan Oldun Amerikalı
Hayatın Manası Versus Manalı Bir Hayat
Çenebazlık
Dil ile İkrar
Tok Kurda Puslu Hava
Genç Bir Şairden Genç Bir Şaire Mektuplar
Şiir Kitabı
Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir
Tahrir Vazifeleri 2
Tahrir Vazifeleri 4
Tahrir Vazifeleri 3
Tahrir Vazifeleri 5
Tahrir Vazifeleri 6
Tahrir Vazifeleri 7
Tahrir Vazifeleri 8
Tahrir Vazifeleri 9
Tahrir Vazifeleri 10
Cuma mektupları 10
Tahrir Vazifeleri 11
Tahrir Vazifeleri 12
Türküm Doğruyum İntikamım Ülkemdir
Bir Vefa Daha
Pergelin Yazmaz Sivri Ucu
İslamla Damgalanmış Varoluş
Tekne Kazıntısı
--reklam--
İsmet Özel Alıntıları - Sözleri
Biz Türkiye'de yaşayan insanlar olarak öyle yalan yanlış seylere inandırılmış, öyle
kabul edilemez şeyleri kabul etmişiz ki, insanlara kendileri hakkında ya da birlikte yaşadıkları insanlar hakkında ne söylersen söyle söylediğin şeyler asla mantıklı gelmez. (Çenebazlık)
Türkiye, bir imparatorluk ihdas etme üstünlüğü gösterdiğimiz için değil, dar-ül İslam olması, dar-ül İslam vasfı kazanması sebebiyle vatanımızdı. (Cuma Mektupları 6)
ölümle ölüme yaraşan bağı nasıl kurabiliriz? (Tahrir Vazifeleri 3)
Taarruz bombalarının tahrip gücü kadar gürültüsü de önemlidir. Çünkü düşman yalnızca öldürülerek veya mevzileri yıkılarak püskürtülmez, aynı zamanda düşmanı, başına büyük bir felâket geleceğine inandırmak da gereklidir. Bu yüzden toplumda hâkimiyet tesis etmeye yönelmiş her hareketin, yürürlüğe koyduğu işler kadar kopardığı gürültü de önemlidir. Nitekim son birkaç yılda Müslümanlara karşı haçlı ve Siyonist seferberlik düzenlemiş odakların kopardıkları gürültü bir hesap sonucudur.

Diyelim ki, tesettüre uyan öğrencileri üniversiteye almayacaklar. Bunu idarî tedbirlerle sessiz sedasız uygulamaya koyabilecekleri halde, bu konuda bir kamuoyu husule getirmek üzere, basın organlarının büyük bir şamata çıkarması istenmiştir.

Bir gürültü koparan siyasî hareket, taarruza geçmeye hazırlanmış ve belki de taarruzu fiilen başlatmış demektir. Taarruza geçen kuvvet, büyük ve geniş taleplerle insanların önüne çıkar. Onun düsturu şudur: Çok çok istemeliyim ki, az az versinler. Bu tutumun beynelmilel arenada en iyi uygulayıcısı İsrail olmuştur. İsrail, henüz üzerinde devlet olmaya çalıştığı toprakların kendi hakkı olup olmadığı tartışma konusu iken, daha geniş topraklara ihtiyacı olduğunu dile getirmiştir. Yani her zaman çok çok istemiş ve alabildiği az miktarı yanına kâr bilmiştir. Böylece ilk yerleştiği toprakları tartışma konusu olmaktan çıkarılmış ve işgal ettiği topraklar görüşmelere esas alınır olmuştur.

Türkiye'deki İslâm düşmanları çok çok neyi istiyorlar ve az az neye razı olacaklar? Onların çok çok istedikleri, Müslümanların Türkiye'de hiçbir sosyal varlık gösterememeleridir. Yani tek parti, tek şef döneminde olduğu gibi, Müslümanlar kendi memleketlerinde sürgün muamelesi görmelidirler. Ticarî hayatta geri plana itilmeli, iyi eğitim veren mekteplere sokulmamalı ve bürokraside yükselme sınırları pek düşük tutulmalıdır. Bu en geniş taleplerin tam tamına gerçekleşmeyeceğini bildiklerinden, kopardıkları gürültüyle bir tek siyasî sonuca razıdırlar. O da, Müslümanların bağımsız bir siyasî alternatif olarak ortaya çıkmamaları ve gözleri yılarak kimliği Müslüman olmayan siyasî organizasyonların şemsiyesi altında olmayı nimet bilmeleridir. (İrtica Elden Gidiyor)
İnsanın gereğinden çok şeyi fark ediyor olması, esas olan şeyi fark etmekten mahrum kalması anlamına da gelebilir. (Kırk Hadis)
İnsanlar artık aya , güneşe Lât ve Menât putuna tapmıyorlar ama devlet adamlarına , piyasaya , makinalara, teşkilatlara, teorilere tapıyorlar. Yeni putları mukaddes kılabilmek için kitaplı dinleri terkediyorlar. Bu tarz putperestliğin Doğu'da ve Batı'da birbirinden farkı yok. (Üç Mesele)
Bugün yaşama biçimi olarak dünya çapında yaygın bir batılılaşma var. Mutfaklar yemek hazırlama laboratuvarı, televizyonlu yaşama alanları bir kamu toplantısının dinlenme anı gibi, yatak odalarımıza değil koğuşlara gidiyoruz. Çalışma ve eğitim hayatımız mekanik ölçüleri hiçbir zaman aşamıyor. (Bakanlar Ve Görenler)
Daha doğrusu bir ordu ilgili olduğu toplumun bir ürünü olduğu oranda gerçektir. Ordunun gerçekliğinin gösterilebilir iki dayanağı var: Bir toplum kendi savaş gücünü ne oranda yeniden üretebiliyor? Bir toplum kendi değerlerine ne oranda sahip çıkıyor? Savaş gücünü yeniden üretebilmenin toplumun sermaye gücüyle olduğu kadar nitelikli insan potansiyeliyle doğrudan ilgisi var.
ABD Pearl Harbour baskınında bombalanan gemilerini bir yıl içinde yeniden inşa etti. Bunun için malî güce elbet sahipti, ama yeniden üretim için gerekli uzmanlığı da ithal etmek zorunda değildi. Bir toplumun kendi değerlerine sahip çıkmasının iki parlak örneği Almanya ve Japonya'dır. Her iki dünya savaşından yenik çıkmış Almanya'nın ve son savaştan sonra ordusuzluğa mahkûm edilmiş Japonya'nın bugün beymelmilel sahada hâlâ belli bir belirleyici güç sahibi olmalarının her iki toplumun da kendi değerlerinden vazgeçmeyişlerinden başka bir açıklaması yoktur. (Cuma Mektupları 3)
Neyi öğrenmek istiyorsak zihnimizi onu öğrenmeye müsait duruma getirmek zorundayız. Bazı şeyleri bütün çabalarımıza rağmen bir türlü öğrenemiyorsak, bunun sebebini zihnimizin düştüğü elverişsiz durumdan başka bir şeye bağlamayalım.
Âmiyâne bir ifadeye başvurarak şöyle diyebiliriz:
Ancak işimize gelen şeyler aklımıza yatar veya aklımız ancak işimize gelen şeylere yatar.

Dünyaya isteklerimiz doğrultusunda bakarız. Zihnimizin dış dünyayla ilişkisinde bütün mesele "irade" (istem) meselesinden ibaret değildir. Bir de zihin kilitleri meselesi var. Nelerin işimize geldiğini tanımamız açısından bazı bölgelerde zihnimiz kilitlenmiştir. Bazen menfaatimizi zihnimizin kilitleri sayesinde koruyabiliriz. Bazen de zihnimizdeki kilitleri kırmak menfaatimizi korumanın kaçınılmaz gerek-sartı olur.
Zihnimizdeki kilitlerin hangilerinden güç almanın vakti ne zamandır?
Hangi zihin kilitlerimizi ve ne vakit kırmalıyız? (Henry Sen Neden Buradasın 1)
İslâm’a yerküre üzerinde hangi varoluş tarzı yakışıyorsa Türkler o tarzı tecessüm ettirmekle bir kavim karakteri edinmişlerdir. Türk’ü İslâm’dan, İslâm’ı Türk’ten ayırın geriye ne Türk kalır, ne İslâm. Amerikalıyı paradan, parayı Amerikalıdan ayırın geriye ne Amerikalı kalır, ne para. (Pergelin Yazmaz Sivri Ucu)
gitti deriz
ölenler için
yalnız yaşayanların işidir
yola çıkmak, yolu kat etmek. (Bir Yusuf Masalı)
İnsanlar içlerinde yaşattıkları bir mükemmelliğin özlemini duyarak hep varolan şartları beğenmediler. (Bileşenleriyle Basit)
tam düşecekken tutunduğum tuğlayı
kendime rabb bellemeyeceğim
razı değilim beni tanımayan tarihe
beni sinesine sarmayan
tabiattan rıza dilenmeyeceğim. (İlaveler ve Vaat Edilmiş Bir Şiir)
Çin, Mı­sır, Aztek, Yunan, Roma ve İslam medeniyetlerinin kendilerine özgü teknolojileri el­bette vardı; ama insan hayatının devamını böylesine yaygın ve karmaşık mekanik sü­reçlerin işleyiş şartına bağlayan bir başka medeniyet bilmiyoruz. (Tahrir Vazifeleri 7)
"Bana göre insanın tarifi: "Geç kalmış yaratıktır." Neye geç kalmıştır? Her şeye." (Tahrir Vazifeleri 12)
kalbe gizlice batan kıymık geçecek. (Şiir Resitali)
İnanıştaki doğruluk inanılan "şey"in doğruluğuna delil olur. Görürüz ki inancı arayan onu yalnızca inananda bulabilir, inandıranda değil. (Tahrir Vazifeleri 7)
Canının kıymetini bilmek insanın kendi nefsini en rahat edeceği, azami derecede zevk alma ortamında bulunmak anlamına gelseydi batı medeniyetinin hakimiyet kurmasıyla biçimlenen dünya şartları haklılık kazanmış olurdu. (Tahrir Vazifeleri 9)
Oysa salaklar hayati kalin cizgilerle cevrelemekten hoslanir (Henry Sen Neden Buradasın 2)
"İslâmi hareket sözkonusu olduğunda Türkiye'ye dünyanın herhangi bir yerine verdiğimden daha çok önem veriyorum." (Cuma Mektupları 1)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/henry-sen-neden-buradasin-1-ismet-ozel-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)