# Hiçbiryer - Fatma Barbarosoğlu Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Hiçbiryer kimin eseri? Hiçbiryer kitabının yazarı kimdir? Hiçbiryer konusu ve anafikri nedir? Hiçbiryer kitabı ne anlatıyor? Hiçbiryer PDF indirme linki var mı?  Hiçbiryer kitabının yazarı Fatma Barbarosoğlu kimdir? İşte Hiçbiryer kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/hicbiryer-fatma-barbarosoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-08T15:00:11+03:00
- Güncelleme: 2022-07-08T15:00:11+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/08/fatma-barbarosoglu-kimdir-fatma-barbarosoglu-kitaplari-ve-sozleri-264735.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Fatma Barbarosoğlu 
 Yayın Evi: Profil Yayıncılık 
 İSBN: 9789759963682 
 Sayfa Sayısı: 336 
--reklam--
Hiçbiryer Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Erkeklerin hikâyesi neden yok? Hikâye biriktiren, hikâyeleriyle birbirine tutunan, hikâyeleriyle yarışan, hikâyeleriyle konuşan kadınlara inat, neden bunca sessiz erkekler dünyası! Gürültüden yana zengin, sözden yana fakir! Kadınlar erkeklerin "burada" olmamasından şikâyet eder daima. "Burada" olmayan erkekler nerededir? Eğlenen, oylanan, yarışan, ama konuşamayan sessiz erkekler korosu. Sessiz erkekler korosundan bir karakter: Şahin! Adı Şahin, gönlü turna. Sevdiğinin artık yanında olmadığını fark ettiğinde, uçmaktan vazgeçip yere inen turna. Dünyadan uzaklaştıkça kendine yaklaşan. Kendine yaklaştıkça göle dönüşen Şahin. "Ol"duğu yerden vazgeçen. Durduğu yerden vazgeçen. Doğduğu yere dönen, ama varamayan.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Hiçbiryer Alıntıları - Sözleri
İçimde her şeyi ciddiye alan, fazla ciddiye alan bir çocuk var.
İçimde her şeyi ciddiye alan, fazla ciddiye alan bir çocuk var.
"Müjgan bizim bir öykümüz var mı,diye sordum. Şaşırmıştı. Ben nasıl tanıştığımızı hatırlayamıyorum. Sanki biz seninle çok eskiden beri tanışıyormuşuz gibi geliyor. Başlangıcı yok hiçbir şeyin, dedim.
Keyfi yavaş yavaş yerine gelmişti.
-Akıllım, yarım şeylerin tarihi olur mu?Bunu en iyi senin bilmen lazım. Sen beni tanımadan önce yarımdın.
Erken dönem Şahin'din ancak."
"İnsan kendini ne kadar az taşıyor. Hamallığı hep başkasına.."
"Birbirini kalbinde ve zihninde taşıyanlar için telefona ihtiyaç yoktur."
"Bir ses duydu.
Kulağında mı, kalbinde mi?"
"Bizim sesimiz bizim kulağımızdan içeri girmezken kimsenin kulağının içine girmez."
"Ümit etmenin kime ne zararı var?"
"Sanki çok yakındasın.
Aynı ağacı görüyoruz, aynı kuşların sesini işitiyoruz gibi bir his var içimde.."
"Bir şarkı gelir, işte adamı can evinden böyle vurur giderdi.."
--reklam--
Hiçbiryer İncelemesi - Şahsi Yorumlar
hiçbir yere ait olamayanlar: İlk 100 sayfayı okurken okumak için geciktiğime üzülmüştüm ama son 100 sayfayı bir aydır okuyamadım . Zorluyorum kendili sırf bitsin yarım kalmasın diye. Düşünceler duygularla karışık olarak yerleşmişti, çok sıkıldım malesef. Bu kadar uzamasa da olurmuş (Sailornur) 
Kitap hayata tutunamayan, yaşamak için yönlendirme bekleyen Şahinin üniversiteden ve şehirden kaçışını anlatıyor.Özellikle özgüven ve iletişim problemi yaşayan insanların okumasını tavsiye ediyorum.Romanın kahramanları Şahin, Muhsin Amca, Halil Ağa ve Şabanda kendinizi göreceksiniz.Kişisel gelişim ve psikolojik kitap havasına girmeden terapi ediyor insanı.İslamcılar edebiyattan anlamıyor, nasihatçılığa soyunuyorlar, diyenlere tavsiye etmek lazım. (Nuri) 
Yazarın özellikle bu kitabını 'kalbiyle' yazdığını düşünüyorum. Hepimizin "Adı Şahin gönlü turna" bir tarafı var ve kendimizin bu yanını öğrenmek için bize bizi anlatan cümlelerin içinde kaybolmaktan çekinmeyin! (Ceren DURAN) 
--reklam--
Hiçbiryer PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Fatma Barbarosoğlu - Hiçbiryer kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hiçbiryer PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Fatma Barbarosoğlu Kimdir?
Fatma Karabıyık Barbarosoğlu (d. 1962, Afyon) Sosyoloji doktoru, hikâyeci, roman yazarı. Yeni Şafak Gazetesi'nde köşe yazıları yazmaktadır.

Ortaöğrenimine, son yıla kadar, İstanbul'da devam etti, daha sonra 1980 yılında Afyon Lisesi'nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nden 1984 yılında mezun oldu. Yüksek lisans eğitimini, aynı bölümde "Türk-İslam Felsefesinde Tasavvufî Eğitimin Değerlendirilmesi" başlıklı bir tez hazırlayarak 1987 yılında tamamladı. İ.Ü. İktisat Fakültesi Sosyal Yapı-Sosyal Değişme Anabilim Dalı'nda "Modernleşme Sürecinde Moda-Zihniyet İlişkisi" başlıklı teziyle sosyoloji doktoru oldu. Söz konusu tezi, "Moda ve Zihniyet" adı ile İz Yayıncılık tarafından 1995yılında yayınlanmıştır.

Akademik çalışmalarının yanı sıra edebiyat ile de meşgul olmuştur, roman, hikaye ve deneme türünde birçok kitap kaleme almıştır.
--reklam--
Fatma Barbarosoğlu Kitapları - Eserleri
İmaj Ve Takva
İçimdeki Sazlar Başka Söz Başka
Şov ve Mahrem
Hakikat İncinmesin
Gün Akşamsızdır
Ahir Zaman Gülüşleri
Son On Beş Dakika
Senin Hikayen
Sözün ve Sükûtun Renkleri
Moda ve Zihniyet
Hayat Teselli Olmaktır
İki Kişilik Rüyalar
Mutluluk Onay Belgesi
Hiçbiryer
Fatma Aliye: Uzak Ülke
Cumhuriyet'in Dindar Kadınları
Uzak Ülke
Acı Deniz
Yaşadığımız Şehir - Otobüsname
Rüzgar Avı
Hatıra Kadar Narin, Hafıza Kadar Zalim
Okuyucu Velinimetimizdir
Ramazanname
Medya Senfoni
Kamusal Alanda Başörtülüler
Bahçeler Sokaklar
Sözüm Söz
Medya Senfoni
--reklam--
Fatma Barbarosoğlu Alıntıları - Sözleri
Sosyal medya cumhuriyetinin sanal vatandaşı olarak kendimizi, dert anlatmaya yeten ya da yetmeyen, 140 karakter ile; ne kadar iyi bir tüketici olduğumuzu ispat etmek niyetiyle mutluluk efekti verilmiş fotoğraf paylaşımları üzerinden ifade ediyoruz. Bu "paylaşımlar" yüzünden, "beriki" bile giderek "öteki" haline geliyor. (Mutluluk Onay Belgesi)
Vakte sohbet edebildiğimiz sürece egemen olacakmışız gibi durmadan konuşuyoruz. Ama hep dünü. Dünü konuşmak güzel. Bugünü konuşmak yavan. Ne zaman bugünü konuşmaya kalksak evler, arabalar, yazlıklar, tatil köyleri devremülkler giriyor odaya. Bize hiç bir yer kalmıyor.￼ (Senin Hikayen)
Ölülerimiz bile bize ölümü hatırlatamıyor. (İmaj Ve Takva)
Yalnız olmak mesele değil. Ama kalabalıkların içinde yalnızlık sürekli izah bekleyen bir problem gibi duruyor. (Ahir Zaman Gülüşleri)
...Dinlemeseydin soylemeyecekti... (Ahir Zaman Gülüşleri)
Modanın zevklere ve tercihlere bağlı olan değişim lokomotifi, tesettürün dini ilkelere bağlı olan değişmezlik anlayışı ile uyum içinde olabilir mi?... (Şov ve Mahrem)
“Dostluk, ortak tarihi olanların yazdığı bir kitaptır.” (İki Kişilik Rüyalar)
Kime söyledim? Hiç kimseye. İçime içime. Baktım içim doldu. Dolmasın dedim. Neticede atalarım istiridye değildi, içime attıklarımdan inçi çıkarabilecek kapasitem yok (Mutluluk Onay Belgesi)
Modern toplumlarda, modanın daha hızlı bir şekilde yayılması tüketim toplumunun özellikleriyle ilgili olduğu kadar aynı zamanda modern insanın cemiyet içindeki yalnızlığıyla da alakalıdır. Bu noktada farklı olma ve faklı olmama isteğinin çatışması daha belirgin olarak ortaya çıkmaktadır. Modayı takip ederken fert, kendinden üstün gördüğü modayı takip edenler grubundan ayrı olmamak için onlarla arasındaki bütün farkları gidermeye çalışmakta; diğer yandan kendi içinde bulunduğu küçük grubun insnaları arasından seçilerek göze çarpmak istemektedir. (Moda ve Zihniyet)
Modanın toplumsal, ahlaki ve dini bir değeri yoktur. (Moda ve Zihniyet)
Biz çok ilimden ziyâde, az edebe muhtacız.. (Okuyucu Velinimetimizdir)
“Kendin için okursan her öğrendiğini onlara satmak zorunda kalmazsın.” (İki Kişilik Rüyalar)
"Sanki çok yakındasın.
Aynı ağacı görüyoruz, aynı kuşların sesini işitiyoruz gibi bir his var içimde.." (Hiçbiryer)
Annem daima ağaçtı. Gölge eden, koruyan, kollayan, meyve veren bir ağaç. (Hayat Teselli Olmaktır)
Siyahlar siyahlığını beyaza,beyazlar beyazlığını siyaha borçlu ha. (Medya Senfoni)
Sekülerleşmenin ikinci safhasında ise din önemsizleştirilerek dini ifadelerin kullanılması tamamen terk edilir.
Mesela "Allah'a emanet olunuz" yerini "kendine iyi bak"a bırakır,
 "Allah'a ısmarladık" yerine "hoşça kal", "Selamün Aleyküm" yerine "iyi günler" ifadesinin kullanılmaya başlanması dinin kamusal hayattan çıkarılmasıyla doğrudan alakalıdır. (İmaj Ve Takva)
Oysa kadınlar en çok birbirilerini eziyor. En çok birbirlerinin üzerinden politika üretmeye kalkıyor ve en çok birbirlerini yok sayıyor. (İmaj Ve Takva)
"Kendini tanı.Kendini, yani eriyeni, dağılanı, dumanlaşanı. Sen acılarında ve zilletlerinde aynısın. Rüyaların, hayallerin ve dileklerinle bir başkası." (Şov ve Mahrem)
İnsanın kaderi pek değişmiyor. Daha doğrusu herkesin kaderinin bir teması var, hayat itinayla o temaya dair hikayelerle dolduruyor o defteri. Ama çoğumuz kaderimizin ana temasının ne olduğunu hiç bilmiyoruz… (Hatıra Kadar Narin, Hafıza Kadar Zalim)
"Aslolan kendi sesini duymaksa, gönül sesi neylesin kulağı." (Gün Akşamsızdır)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/hicbiryer-fatma-barbarosoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)