# Hikmet Kıvılcımlı'nın Hayatı ve Eserleri - Tarkan Tufan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Hikmet Kıvılcımlı'nın Hayatı ve Eserleri kimin eseri? Hikmet Kıvılcımlı'nın Hayatı ve Eserleri kitabının yazarı kimdir? Hikmet Kıvılcımlı'nın Hayatı ve Eserleri konusu ve anafikri nedir? Hikmet Kıvılcımlı'nın Hayatı ve Eserleri kitabı ne anlatıyor? Hikmet Kıvılcımlı'nın Hayatı ve Eserleri PDF indirme linki var mı?  Hikmet Kıvılcımlı'nın Hayatı ve Eserleri kitabının yazarı Tarkan Tufan kimdir? İşte Hikmet Kıvılcımlı'nın Hayatı ve Eserleri kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/hikmet-kivilcimlinin-hayati-ve-eserleri-tarkan-tufan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-06T14:00:05+03:00
- Güncelleme: 2022-07-06T14:00:05+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/06/tarkan-tufan-kimdir-tarkan-tufan-kitaplari-ve-sozleri-263141.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Tarkan Tufan 
 Yayın Evi: Nokta Yayınları 
 İSBN: 9789944174800 
 Sayfa Sayısı: 250 
--reklam--
Hikmet Kıvılcımlı'nın Hayatı ve Eserleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Türkiyenin Tartışmasız En Büyük Sol Lideri
Partiler Üstü Bir Lider
Kuvayi Milliyeci - Bağımsızlık Yanlısı Bir Entelektüel
Bu Kitapta Hikmet Kıvılcımlı'nın Fikirlerini, Hayatını Ve Yazılarını Bulacaksınız

Yıkılmakta olan Osmanlı İmparatorluğu'nun bir ferdi olarak doğan Kıvılcımlı, Bağımsızlık Savaşı sırasında gönüllü olarak cepheye gitmiş, Sovyetler'in de büyük desteğini alan sosyalist eğilimli gerilla gruplarıyla birlikte, emperyalist işgale karşı direnişteki yerini almıştır. Terminolojimize kattığı onlarca terimin arasında müstesna bir yeri olan "En eski sosyalist" sıfatını fazlasıyla hak etmiştir. Ancak "En eski" olmak onu yavaşlatmamış, ölümüne dek her fırsatta okumuş, düşünmüş ve yazmış; bilindiği kadarıyla 50 bin sayfalık bir külliyat yaratmış, eşine ender rastlanır bir karakterdir.

TKP içerisinde ve haricinde yürüttüğü çalışmalar nedeniyle tam 22 yılını hapiste geçirmiştir Kıvılcımlı. Ne kendi kuşağı ne de günümüz kuşağı arasında çok fazla anlaşılamamış, "nev-i şahsına munhasır" bir kişidir. O kadar çok şey yazmış ve aktarmıştır ki, sadece yazdıklarını okumak bile yıllar alabilir. Belki de bu sebeple çok da popüler bir politikacı olmamıştır.

Onu ayrıcalıklı kılan, meydana getirdiği farklı tarihsel ve politik yaklaşım biçimleridir. Ona gelene dek tarihi kazananların yazması bir kural olmuşken, o tarih anlayışının temellerini sarsmış, ilerlemeci tarih anlayışından serbest bir tarih anlayışına geçişi sağlamıştır. Elbette ortaya koyduğu tespitlerin etkilerini kısa sürede görmek mümkün olmamıştır; ancak o ardında halk savaşı tezleri, toplumsal örgütlenme, dilin yeniden inşası ve benzeri binlerce konuda hatırı sayılır ve saygıya değer bir hazine bırakmıştır. Okundukça anlaşılması dileğiyle...
(Tanıtım Yazısından)
--reklam--
Hikmet Kıvılcımlı'nın Hayatı ve Eserleri Alıntıları - Sözleri
Anadolu halkının gerçekliği ne çin ne de slav ve Batı avrupa halklarıyla kültür, tarih ve güncel toplumsal yapı bakımından herhangi bir benzerlik taşımadığı için,farklı ulusların devrim yaklaşımları Anadolu'da taban bulamamaktadır.
Esnafcık 10 kuruşluk malı 15’e satınca , memurcuk 100 kuruşu zimmetine geçirince nasıl mahkemeye düşüyorsa , tıpkı öyle ; 7 üzüm tüccarının kayrılarak , bir kalemde 6 7 şer milyon kazanması , Bir milyon vatandaşın fındığına yarı fiyat verilip , iki misli kâr edilmesi, bir bankerin 3 günde söylenti ile 4 5 milyon lira vurması , 23 milyon köylünün buğdayından 3 yabancı , 3 yerli firmanın 300-500 milyon ele geçirmesi gibi vurgunlar da normal ticaret icabı sayılmayarak adalete teslim edilecek.
Bu bezirganlar bu memlekette sanayiye de yer vermezler. Sadece 3 fabrika kurarlar. Bu kurdukları da, yalnız ,gene bir keferenin, bir amerikalı Tornburg isminde akıl hocalarının onlara tavsiye ettiğisanayi olur. Yani ,o adam :Siz Türkler hafif sanayi kurun , der... Şeker fabrikası,çimento fabrikası,tamirhane..Ben size makina yollıyacağım, siz bunları tamir edecek yer açın... Bunu söylüyor ve biz de onu yapıyoruz.

Bu felakettir, vatandaşlarım. Bu memleket kendi makinasını kendi yapmazsa, demin bir kardeşimizin söylediği gibi , daima ecnebiye haraçgüzar oluruz, daima işsizlik bu memlekette en büyük afet olur.
--reklam--
Hikmet Kıvılcımlı'nın Hayatı ve Eserleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitapta Hikmet Kıvılcımlı'nın teorisine hakim olmayan kişilere söz veriliyor. Ayrıca Kıvılcımlı'nın Türkiye üzerine kurduğu diyalektik bağdan koparılarak değerlendirmeler yapılıyor. Bu sebeple Hikmet Kıvılcımlı'yı tanımak isteyenlerin terchi etmemesi gereken bir kitap. (Özgür Gülsoy) 
--reklam--
Hikmet Kıvılcımlı'nın Hayatı ve Eserleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Tarkan Tufan - Hikmet Kıvılcımlı'nın Hayatı ve Eserleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hikmet Kıvılcımlı'nın Hayatı ve Eserleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Tarkan Tufan Kimdir?

--reklam--
Tarkan Tufan Kitapları - Eserleri
Deniz - Fırtınalı Yıllar
Bir Devrimcinin Portresi - Mahir Çayan'ın Hayatı ve Fikirleri
İbrahim
Hikmet Kıvılcımlı'nın Hayatı ve Eserleri
--reklam--
Tarkan Tufan Alıntıları - Sözleri
...Türk ordusunun Kore’de gösterdiği cesaret ve ABD askerlerini Kuzey Kore ordusu tarafından yok edilmek­ten kurtarışı da ABD kamuoyunda Türkiye’ye karşı bir sem­pati yaratmıştı. 20-24 Eylül 1951 tarihleri arasında Ottowa’da toplanan NATO’ya dâhil 12 devletin temsilcileri, Türkiye’nin üye olmasını tavsiye eden kararı, ittifakla onaylamışlardı. Ardından ilgili devletlerin parlamentoları da alınan bu kara­rı onaylayacak ve Türkiye NATO üyesi olacaktı. O dönemin başbakanı Adnan Menderes, Türkiye’nin üyeliğini büyük bir memnuniyetle karşıladığını belirtecek ve şu açıklamayı ya­pacaktı: “Bu müspet gelişme, hükümetimizin takip etmekte olduğu ve milli bir politika olarak umumi efkârımız ve kuv­vetle desteklemektedir. Sonuca barışçı ve azimli siyasetin ta­bii bir neticesi olarak bakmak doğru olur.” Muhalefetin gö­rüşünü ise İsmet İnönü şöyle belirtiyordu: “Bundan sonra dünya sulhu bakımından vazifelerimiz de artmış bulunuyor. Eşit haklarla, milletimizin kendisine teveccüh edecek vazife­yi en iyi şekilde ifa edeceğine şüphe yoktur.” (Deniz - Fırtınalı Yıllar)
DİSK işçi hareketindeki bağımsızlaşma eğiliminin ürü­nüydü. Devlet sendikacılığına karşı bir tepkiyi ifade edi­yordu. (Deniz - Fırtınalı Yıllar)
"umudun vardır hâlâ ama bilemezsin" (İbrahim)
Kaypakkaya’yı diğer devrim öncülerinden ayıran temel görüş farklılıklarından birisi, ordunun ve Milli burjuvazinin ilerici olduğu savını elin tersiyle itmesi olmuştur. (İbrahim)
İşçi sınıfının böylesine güçlü bir hareketinin başındaki komünistler iktidarı kolaylıkla alabilirlerdi, almalıydılar. (Deniz - Fırtınalı Yıllar)
İbrahim Kaypakkaya Babası:"
Diyarbakır’da oğlumun cenazesini bir cuvalda aldım.
taşıması için 1hamal tuttum, ücreti 5 liraydı.
Hamal sordu;
"Bu nedir amca?"
"Oğlum" dedim"solcu, öğrenci. İşkencede öldürüldü"
Hamal ağladı,parayı da almadı. "Kalsın amca" dedi
"kalsın!" (İbrahim)
Ezilenlerin tek kurtuluş yolu ezenlere karşı giriştikleri kutsal isyandır. (Deniz - Fırtınalı Yıllar)
Esnafcık 10 kuruşluk malı 15’e satınca , memurcuk 100 kuruşu zimmetine geçirince nasıl mahkemeye düşüyorsa , tıpkı öyle ; 7 üzüm tüccarının kayrılarak , bir kalemde 6 7 şer milyon kazanması , Bir milyon vatandaşın fındığına yarı fiyat verilip , iki misli kâr edilmesi, bir bankerin 3 günde söylenti ile 4 5 milyon lira vurması , 23 milyon köylünün buğdayından 3 yabancı , 3 yerli firmanın 300-500 milyon ele geçirmesi gibi vurgunlar da normal ticaret icabı sayılmayarak adalete teslim edilecek. (Hikmet Kıvılcımlı'nın Hayatı ve Eserleri)
7 Haziran’dan sonra hâlâ direnenler yalnız kaldılar ve bu yüzden yine en sert baskılara maruz bırakıldılar. Flins’deki Renault işgalini son erdirmek için girişilen bir çatışmada Seine nehrinde bir öğrenci boğuldu ve Sochaux’daki Peugeot fabrikasında iki işçi vurularak öldürüldü.

Ayın 12’sinde hükümet çeşitli öğrenci örgütlerini ve bazı “sol” grupları yasakladı. Ulusal Öğrenci Birliği tüm sokak etkinliklerinde “bundan böyle çatışmalardan kaçın­ma” çağrısında bulundu. Hareket ivmesini neredeyse yük­seldiği hızla yitiriyordu. Ardından ayın 16’sında Sorbonne büyük bir polis saldırısıyla nihai olarak geri alındı. Latin Mahallesi’nde birkaç çatışma oldu ama barikatlar yoktu. Hareket nihayet sona ermişti. (Deniz - Fırtınalı Yıllar)
Sosyalizm, proleter devrimiyle başlayan ve sınıfsız topluma kadar sürecek uzun bir tarihi dönemi kapsar. Bütün bu süreç boyunca üretim araçlarının toplumsal mülkiyeti esas olarak tamamlandıktan sonra da, kapitalizme geri dönüş tehlikesi hala vardır; iki sınıf, iki yol, iki çizgi arasındaki çelişmeler devam eder. Başka deyişle proletarya ile burjuvazi, sosyalist yol ile kapitalist yol, Bilimsel Sosyalizm ile Revizyonizm arasındaki mücadele sürer. Bir hukuki biçim olarak toplumsal mülkiyet, geri dönüş tehlikesini bütünüyle bertaraf edemez. Üretim araçlarının mülkiyetinin toplumsallaştırılmasından sonra esas tehlike, tasfiye edilen burjuvaziden değil, bizzat parti ve devlet aygıtı içinde yer alan mevki sahibi kapitalist yolculardan kaynaklanır. Sınıfsız topluma ilerleyen sosyalizmi kurma sürecinin itici gücü, sınıf mücadelesidir, emekçi kitlelerin inisiyatifidir, devrimdir. (İbrahim)
ABD başkanı ve emperyalizmin hamisi Nixon'un uygulamakta ısrar ettiği Marshall Planı ve benzeri sömürgeleştirme faaliyetleri, uzun süredir Türkiye'nin de içinde bulunduğu birçok ülkeyi daha fazla bağımlı ve küresel sermayeye boyun eğer hale getirmişti. Özellikle de ekonomik ve kültürel emperyalizmin saldırgan yüzü, Türkiye topraklarında kendini açıktan açığa göstermekteydi. (İbrahim)
Devrim için çabalayan emekçiler, en büyük üretici güçdür. Öte yandan yeni toplumu kuracak sınıf, ancak ve ancak devrim için ayağa kalkmış olan sınıftır. (İbrahim)
İşte Amerika’nın Truman Doktrini ile dünyaya vaat et­tiği şey buydu: Baskı, toplu katliamlar, yoksulluk ve iç sa­vaşlar... (Deniz - Fırtınalı Yıllar)
Tarih evvel­ce bunu yapanları nasıl temize çıkarmışsa bizi de temize çı­karacaktır. Buna da inanıyoruz. (Deniz - Fırtınalı Yıllar)
Biz devrimciler, yoksul halkı büyük burjuvazi, işbirlikçi emperyalistler ve büyük toprak ağalarının sömürüsünden işçi, yoksul köylü, küçük esnaf ve sanatkarları ve milli burjuvazinin devrimci kanadını bu sömürü ve tahakkümden kurtarmak istiyoruz. (İbrahim)
İşçiler her yerde eyleme geçiyor­du. Baraj fışkırmış ve gerçekten de patlamıştı. (Deniz - Fırtınalı Yıllar)
Kaypakkaya’yı diğer öncülerden ayıran başka bir özelliğiyse onun hiyerarşist-bürokrat bir klik olmak yerine, doğrudan eylemi tercih etmiş olmasıdır. Geçmişin devrimci öncülerinden bir kısmı artık bugün sistemin mekanizmasında sağlam birer çark görevini üstlenmiş durumdalar. Oysa Kaypakkaya’nın kişiliğinde ortaya konan devrimci anlayış uyarınca, sistemle olan tüm bağların koparılması, yaratılacak olan yeni dünyanın ve yeni insanın ön koşuludur. (İbrahim)
İbrahim’i birçok insan ve politik hareket açısından öncü yapan nedenlerin başında elbette tabu yıkıcılığı gelmektedir. Zira, Kaypakkaya’nın eleştiri sistematiği bir kez çalışmaya başladıktan sonra, devrim yolunda tıkanıklık yaratan her türlü fikri eleğinden geçirerek nihai hedefi olan komünizme ulaşmanın yolunu her türlü tıkayıcı fikirden arındırmaktadır. Bu düşünce sistematiği ülkemiz solu açısından oldukça tedirgin edici ve sistemle yüz yüze gelmelerine neden olacak sonuçlar doğurmuştur. (İbrahim)
Karakollarda işkence gören bizler olduk, meydanlarda kurşunlanan gene bizler olduk. Bakanların emri ile hapishanelere atılan bizler ol­duk. Buna rağmen kişi güvenliğini bozan olmakla itham ediliyoruz, yukarıda anlatılanlar, asıl kişi güvenliğini bo­zanlar ise serbestçe meydanlarda dolaşmaktadır. (Deniz - Fırtınalı Yıllar)
Afişler 68 hareketinin ideolojik motiflerini yansıtmak­tan geri kalmıyordu. “İşçi gençlik el ele”, “Boğaza köprü değil Hakkari’ye okul”, “Özel okullar devletleştirilmelidir” “Halka dönük eğitim”, “NATO’ya hayır” afişleri bun­lardan sadece bir kaçıydı. Afişlerde tersine mantık hareke­tinden yola çıkarak yerli üretimin önemi ve gerekliliğine vurgu yapılmaya çalışılırken, “devrim için eğitim” afişiyle eğitimin amacı açıklanıyordu. 6. Filo’ya karşı da ilginç tep­kiler dile getiriliyordu. “GO HOME” yazılı afişler duvarla­rı kaplamıştı.

Harun Karadeniz’in anılarında aktardığı biçimde “Memleketin gençleri çorba bile içemezken, Beyoğlu’ndaki barlarda eğlenen Amerikan askerlerine duyulan tepkinin afişlere ve duvarlara yansıması”ydı. (Deniz - Fırtınalı Yıllar)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/hikmet-kivilcimlinin-hayati-ve-eserleri-tarkan-tufan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)