# Hınzır Kız - Mario Vargas Llosa Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Hınzır Kız kimin eseri? Hınzır Kız kitabının yazarı kimdir? Hınzır Kız konusu ve anafikri nedir? Hınzır Kız kitabı ne anlatıyor? Hınzır Kız PDF indirme linki var mı?  Hınzır Kız kitabının yazarı Mario Vargas Llosa kimdir? İşte Hınzır Kız kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/hinzir-kiz-mario-vargas-llosa-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-10T10:00:14+03:00
- Güncelleme: 2022-05-10T10:00:14+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/10/mario-vargas-llosa-kimdir-mario-vargas-llosa-kitaplari-ve-sozleri-218729.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Mario Vargas Llosa 
 Çevirmen: Süleyman Doğru 
 Orijinal Adı: Travesuras de la niña mala 
 Yayın Evi: Can Yayınları 
 İSBN: 9789750725890 
 Sayfa Sayısı: 400 
--reklam--
Hınzır Kız Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Sadece ahmakların mutlu olduğunu söyleseler de, itiraf ediyorum ki kendimi mutlu hissediyordum. Günlerimi ve gecelerimi Hınzır Kız’la paylaşmak hayatımı dolduruyordu. Geçmişteki buz gibi soğuk tavırlarına kıyasla, bana karşı sevecen davranmasına rağmen, günün birinde, hiç beklenmedik bir biçimde maceralarına geri döneceği ve hoşça kal bile demeden çekip gideceği korkusuyla, beni daima huzursuz bir şekilde yaşatmayı gerçekten başarmıştı.

Sebatlı çevirmen Ricardo’nun tek kabahati gönlünü fettan mı fettan, bin bir surat Hınzır Kız’a kaptırması. İki sevgilinin imkânsız aşkının arka planındaysa 20. yüzyılın ikinci yarısında hem Peru’yu hem de dünyanın geri kalanını şekillendiren tarihî ve toplumsal dönüm noktaları.

Mario Vargas Llosa’nın, “Aşka dair ilk romanım,” dediği Hınzır Kız 1950’lerin Lima’sında alevlenip Paris, Londra, Tokyo ve Madrid’e uzanan, sönmez bir sevdanın öyküsü.
--reklam--
Hınzır Kız Alıntıları - Sözleri
Sadece ahmakların mutlu olduğunu söyleseler de, itiraf ediyorum ki kendimi mutlu hissediyordum. Günlerimi ve gecelerimi Hınzır Kız'la paylaşmak hayatımı dolduruyordu. Geçmişteki buz gibi soğuk tavırlarına kıyasla, bana karşı sevecen davranmasına rağmen, günün birinde, hiç beklenmedik bir biçimde maceralarına geri döneceği ve hoşça kal bile demeden çekip gideceği korkusuyla, beni daima huzursuz bir şekilde yaşatmayı gerçekten başarmıştı...
Onu daima seveceğime emindim ve bu benim hem mutluluğum hem de felaketim olacaktı.
Onu daima seveceğime emindim ve bu benim hem mutluluğum hem de felaketim olacaktı.
Onu daima seveceğime emindim ve bu benim hem mutluluğum hem de felaketim olacaktı.
Bir suretim gibi bana eşlik eden ve bir şeye ya da birine karşı hissetmeye başladığım her türlü coşku ve ilgiyi bir asit gibi aşındıran belli bir içsel keder, belli bir derin düş kırıklığı beni hiç terk etmedi.
Varoluşu bir rutinler toplamından biraz öte bir şey yapan yanılsamalar, onun yüzünden, içimde sönüp gitmişlerdi. Bazen kendimi yaşlı hissediyordum.
Ama ben onu, sadakatin aslen ağızdan çıkanlarla değil duygularla ölçüldüğüne ikna ettim.
Kitap okumayan, edebiyata el sürmemiş bir insanlık, kaba ve ilkel dili yüzünden ürkütücü iletişim sorunları yaşayan bir sağır-dilsizler topluluğuna döner.. Aynı şey bireyler için de geçerlidir.. Hiç okumayan, az okuyan ya da yalnız süprüntü okuyan insan, engelli bir insandır..'
--reklam--
Hınzır Kız İncelemesi - Şahsi Yorumlar
KÖTÜ KIZLAR, ONLARA DİRENMEK İMKÂNSIZ: Hınzır ne demek?

TDK'ya göre;

1. Yaramaz, haylaz
2. Katı yürekli, kötü düşünen, gaddar
3. Kurnaz, içten pazarlıklı olan

Romanın orijinal ismi "Kötü Kız" ustaca bir çeviriyle dilimize "Hınzır Kız" olarak çevrilmiş ve çevirmen bütün kitabı tek kelimeyle adeta özetlemiş. Vargas da kitaba güzel bir isim bulmuş. İyi Kız diye bir kitap yazsa kimin dikkatini çekerdi ki? Hem iyi kızlar hakkında yazılmış bir kitabı merakla kaç kişi okumak isterdi? Kitap ismi kadar çeviri de bence çok başarılı. Çevirmen çok iyi bir iş çıkarmış. Vargas'ın külliyatını bitirmeye iki kitap kalmışken şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki yazarın okunması en kolay kitabı kesinlikle bu. Yazarın diğer kitaplarının aksine burada çok az karakter görüyoruz. Bunun dışında olaylar zaman ve mekânda farklılık göstermiyor. Anlatılar iç içe geçmiyor. Vargas'ın çok sevdiği alternatif anlatım tekniği de yok. Bu sefer karşımızda tümüyle bir aşk kitabı var. Yazarın bu tarzdaki tek kitabı bu. Kitabı okurken aklınıza Madam Bovary gelebilir. Zaten yazar bu kitabını yazarken ondan çok etkilendiğini ve biraz da bu hikâyenin modern bir versiyonunu yazmak istediğini itiraf eder. Tıpkı Emma gibi, hınzır kızımız da cinsel zevkler ister, başka dünyalar tanımak ister.

Romantik aşığımız Ricardo bize, 1950'li yıllarda Peru'da ergenlik yıllarında tutulduğu bir kıza olan aşkını hiç sansürlemeden anlatıyor. O yıllarda aşkına cevap alamadığı bu kız ortadan yok olduktan sonra onu hiçbir zaman unutamıyor ta ki bir on sene sonra onunla tesadüf eseri Paris'te tekrar karşılaşıyor. Aslında bizler bu ikilinin belli aralıklara dünyanın farklı şehirlerinde tekrar tekrar karşılaşmalarına şahit oluyoruz. Peki bu hınzır kız kim?

Kübalı devrimci yoldaş Arlette
Madam Arnoux
Bir Unesco çalışanın eşi
Zengin bir İngilizin eşi Bayan Richardson
Tokyolu bir gangsterin fahişesi Kuriko

Bu kızımız iç çamaşır değiştirir gibi kimliğini sürekli değiştirir. Zaten kitap boyunca ağır basan temalardan biri de bu kimlik karmaşası ya da bir yere ait olma endişesi. 30 yılı aşkın bir aşk macerasında pek çok ülke ve kıtada romantik aşığımız bu kadını yatağa atmayı başarır ama her seferinde yatağındaki kadın aynı kişi olmasına rağmen, seviştiği o kadın hep farklı bir kimlik ve statüde olur. Kızımız her seferinde Ricardo'yu başkalarıyla aldatsa, onu terk etse, sürekli eleştirse, onunla hırslarının olmadığı için dalga geçse, cömertliğini sonuna kadar sömürse de eninde sonunda kader onları bir araya getirir. Her terk ediş sonrası Ricardo aşk acısı çekse de her seferinde onu yine affeder. Roman genelde hep bu havada gidiyor gibi görünse de merak ve gizem kitabın sonuna kadar korunuyor ve yazar kendini okutmayı başarıyor. Bu olay örgüsünün arka planında daha pek çok alt temalar var: gerilla hareketleri, cinsel mazoşizm ve sapkınlıklar, AIDS, küresel sorunlar ve daha benzeri konular hep bu ikilinin aşkının arka planında karşımıza çıkıyor.

Okuması gerçekten çok keyifli bir kitap, ancak kitabı bulmanız bir hayli zor olabilir. Gördüğüm kadarıyla yazarın kitaplarının baskıları birer birer tükeniyor. Hele ki bu kitabı ikinci el kitapçılarda bile bulmanız neredeyse imkânsız. Bir yerde gözünüze çarparsa kaçırmayın derim. (N) 
Sebatlı çevirmen Ricardo'nun tek kabahati gönlünü fettan mı fettan, bin bir surat Hınzır Kız'a kaptırması. İki sevgilinin imkânsız aşkının arka planındaysa 20. yüzyılın ikinci yarısında hem Peru'yu hem de dünyanın geri kalanını şekillendiren tarihî ve toplumsal dönüm noktaları. Mario Vargas Llosa'nın, "Aşka dair ilk romanım," dediği Hınzır Kız 1950'lerin Lima'sında alevlenip Paris, Londra, Tokyo ve Madrid'e uzanan, sönmez bir sevdanın öyküsü... (Xapînok) 
TÜRK FİLMİ SEVENLERE TAVSİYE: Nobel edebiyat ödülü alacak kadar iyi bir roman olduğunu düşünmüyorum ama sürükleyici bir roman; ne zaman başladım, ne zaman bitirdim bilemedim; kitap akmış gitmiş. Klasik Türk filmlerini hatırlatan, platonik bir aşkın hikayesi, alt metinde ise 1960’dan 1980’lere uzanan Peru tarihi olayları da bu aşk hikayesine eşlik ediyor. Ayrıca 1960’ların çılgın hippileri ile de kısa bir süre geçiriyorsunuz, bu bölümleri okurken gidip bir duş alasım geldi desem yalan olmaz. Ayrıca yazar okuyucuyu; Lima, Paris, Londra, Tokyo, Madrid gibi şehirlerde turistik bir geziye çıkarmayı ihmal etmemiş. Bir bakıyorsunuz, Paris’in ünlü bistrolarında kahve içiyorsunuz, bir bakıyorsunuz Londra’nın en zengin aileleri ile at çiftliklerinde lüks bir hayatın içindesiniz. Tokyo’da mafyanın uyuşturcu, seks ve illegal hapları üçgeninde hırpanmış, kullanılmış ve psikolojisi altüst olmuş Hınzır kızla kendinizi berbat hissederken, onu bitmeyen aşkla seven Ricardo’nun şefkati ve vefasıyla korunmuş kollanmış hissediyorsunuz.

Kitap, sinematografik bir yapıya sahip, yazarın betimlemeleri o kadar ince detayları barındırıyor ki kendinizi o mekanda, o zamanda, o karakterle dip dibe hissediyorsunuz. Kitap okur gibi değil de film seyreder gibi hissediyorsunuz kendinizi, işte bu yüzden bu kitabın mutlaka filminin çekileceğini düşünüyorum.

Keyifle, kendinizi hiç yormadan bir kitap okumak isterseniz bu kitaba şans verebilirsiniz diye düşünüyorum. (Şenül Korkusuz) 
--reklam--
Hınzır Kız PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mario Vargas Llosa - Hınzır Kız kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hınzır Kız PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mario Vargas Llosa Kimdir?
Mario Vargas Llosa, ("Yosa" şeklinde okunur) (d. 28 Mart 1936 Arequipa, Peru) Perulu roman, öykü ve oyun yazarı, eleştirmen, 2010 yılında Nobel Ödülü kazanmıştır.

Dedesinin konsolos olarak görev yaptığı Cochabamba'da yetişti. Lima'daki askeri bir okuldan mezun oldu. Lima San Marcos Üniversitesi'nde edebiyat eğitimi gördü. İspanya'da Madrid Üniversitesi'nde doktora yaptı.

Yayınlanan ilk eseri 1952'de basılan İnkanın Kaçışı adlı oyundu. Ardından çeşitli dergilerde öyküleri yayınlandı. Gazetecilik ve televizyonculuk yaptı. Cuadernos de Composiction ile Literatura dergilerinin yayın kadrosunda yer aldı. 1959-1966 arasında Paris'te yaşadı. İlk romanı Kent ve Köpekler 1963'de yayınlandığında büyük ilgi gördü. Birçok dile çevrildi.

3 yıl Londra'da yaşadı. 1969'da ABD'de Washington Üniversitesi'nde ders verdi. 1970'te Barselona'ya yerleşti. 1974'te Lima'ya döndü.

1990'da Demokratik Cephe'nin adayı olarak katıldığı Peru başkanlık seçimlerinde başarılı olamadı. Latin Amerikalı yazarların en tanınmış ustalarındandır.

Latin Amerika'nın kır ve kent yaşamını, değişik insanlarını anlatan romanlarında kendine özgü bir üslup kullandı. Gerçekçiliği ve anlatımdaki ustalığıyla başarı kazandı. 2010 Nobel Edebiyat Ödülü'nü almıştır.
--reklam--
Mario Vargas Llosa Kitapları - Eserleri
Teke Şenliği
Üvey Anneye Övgü
Genç Bir Romancıya Mektuplar
Cennet Başka Yerde
Kelt Rüyası
Elebaşılar - Hergeleler
Hınzır Kız
Kent ve Köpekler
Masalcı
Palomino Molero'yu Kim Öldürdü
Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu
Mayta'nın Öyküsü
Ketum Kahraman
And Dağlarında Terör
Yeşil Ev
Don Rigoberto'nun Not Defterleri
Dünya Sonu Savaşı
Bir Ziyaretçi
Julia Teyze
Das Böse Mädchen
Los Cachorros
Conversation in the Cathedral
--reklam--
Mario Vargas Llosa Alıntıları - Sözleri
Kitap okumayan, edebiyata el sürmemiş bir insanlık, kaba ve ilkel dili yüzünden ürkütücü iletişim sorunları yaşayan bir sağır-dilsizler topluluğuna döner.. Aynı şey bireyler için de geçerlidir.. Hiç okumayan, az okuyan ya da yalnız süprüntü okuyan insan, engelli bir insandır..' (Hınzır Kız)
"...Hiç1şey kolay degil, Lituma.
Çok doğru gibi görünen dogrulara 4ayrı açıdan bakarsan, yakından bakarsan yarı-doğru ya da yanlış görünmeye başlarlar..." (Palomino Molero'yu Kim Öldürdü)
No, not in any way. One thing is sure, we have to put an end to this situation. (Conversation in the Cathedral)
İnsanın, kendisini artık bir insan gibi hissetmemesinden daha berbat bir şey olamaz. (Masalcı)
Söz çok fiil az, ne bu böyle?! (Los Cachorros)
Siz hiç hapiste bulunmadınız, öyle değil mi Dona Merceditas? Günler gelip geçer ve insanın yapacak hiçbir şeyi yoktur. İnsan çok sıkılır orda, inanın bana. Çok da açlık çeker. (Elebaşılar - Hergeleler)
Aşk mucizeler yaratır. (Elebaşılar - Hergeleler)
'Bilindiği gibi sürüler konuşma yeteneği olmayan, az çok güçsüz yaratıklardan oluşur. Ayrıca, kargaşa anında sürü­nün düzensizliği değil itaatkarlığı yeğlediği deneylede 1çok kez doğrulanmıştır. Yani keçiler gibi hareket edenlerin başını çeken liderler değil tekelerdir. Bu yaratıklardan bizlere de 1seyler bulaşmış olmalı ki, insan sürüleri arasında da teke gibi yöneticiler insan kitlelerini sarp kayaklıklara sürükleyip, kaya­lıkların doruğundan denize atlatabiliyor. Bu tür durumlar uy­garlığı kasıp kavuruyor olmasa da oldukça sık rastlanan durum­lar.' (Don Rigoberto'nun Not Defterleri)
Çok keyifsiz olduğu halde, yazdığı şeyin korkunçluğu karşısında gülme krizine tutulmuştu. (Kelt Rüyası)
Platon'un yaşadığı dönemde spor bir araçtı, yaşamın belediyelerce kontrol altına alındığı modern zamanlarda olduğu gibi bir amaç değil. (Don Rigoberto'nun Not Defterleri)
"Sivil kıyafetle dolaşılacak, sivillerle birlikte olunacak, bir sivil gibi çalışılacak:' "Ama, bir asker gibi düşünülecek’’ (Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu)
Evet, onları kullanıyor, bu açık. Ama hiç değilse aşağılamiyor onları... (Masalcı)
İnsanlar ne suçlar işliyorlar. Asıl suçluların cezasız kalmaları beni çıldırtıyor. Onlara hiçbir zaman hiçbir şey olmuyor, öyle değil mi? (Palomino Molero'yu Kim Öldürdü)
Ve böylece günler geçiyor, sen umudunu yitiriyorsun... (Elebaşılar - Hergeleler)
"Devrim toplumu, bilim de bireyi tüm felaketlerinden kurtaracaktır." (Dünya Sonu Savaşı)
“Çocuklar çamura bulanmayı mı seviyor, öyleyse topluluklarda çöp toplama işi onlara verilecekti” (Cennet Başka Yerde)
"Korkak olduğumuz için kahramanı oynarız, yakınlarımızı öldürme isteğiyle yanıp tutuştuğumuz için katili oynarız, doguştan yalancı oldugumuz için oynarız."
Jean-Paul Sartre (Kent ve Köpekler)
Bence hayatta bir insanın tutkuları uğruna şerefsizliği ve hapse girmeyi göze alması kadar değerli bir şey olamaz. (Don Rigoberto'nun Not Defterleri)
"Neden dövüşmekten başka bir şey bilmezler, neden barış içinde yaşayıp da hayatın tadını çıkarmazlar ki bunlar?" diye söylendi Don Anselmo. "Yaşam o kadar güzelleşirdi ki o zaman." (Yeşil Ev)
Bir an anlıyor ve unutuyor. Onunla iletişim kuramıyorsun. Kendi kendine konuşuyorsun, otuz yıldan fazla bir zamandır yaptığın gibi. (Teke Şenliği)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/hinzir-kiz-mario-vargas-llosa-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)