# Hızırla Kırk Saat - Şiirler III - Sezai Karakoç Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Hızırla Kırk Saat - Şiirler III kimin eseri? Hızırla Kırk Saat - Şiirler III kitabının yazarı kimdir? Hızırla Kırk Saat - Şiirler III konusu ve anafikri nedir? Hızırla Kırk Saat - Şiirler III kitabı ne anlatıyor? Hızırla Kırk Saat - Şiirler III kitabının yazarı Sezai Karakoç kimdir? İşte Hızırla Kırk Saat - Şiirler III kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/hizirla-kirk-saat-siirler-iii-sezai-karakoc-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-13T00:00:23+03:00
- Güncelleme: 2022-02-13T00:00:23+03:00
- Yazar: NASRETTİN GÜNEŞ
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/13/sezai-karakoc-kimdir-sezai-karakoc-kitaplari-ve-sozleri-150751.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Sezai Karakoç 
 Yayın Evi: Diriliş Yayınları 
 İSBN: 3002567100289 
 Sayfa Sayısı: 128 

Hızırla Kırk Saat - Şiirler III Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu kitabı oluşturan şiirler, 1967 yılı Mayıs-Haziran aylarında yazılmış ve doğrudan kitap olarak yayınlanmıştır. Kitabın bütün baskıları Diriliş Yayını olmakla birlikte, sadece ikinci baskı, Fatih Yayınevince yapılmıştır. 31. Bölüm`deki Batı Korosu`nun (aslı fransızca) çevirisi "Edebiyat Yazıları III - Eğik Ehramlar" isimli eserimizde bulunmaktadır.

Hızırla Kırk Saat - Şiirler III Alıntıları - Sözleri
Her evde kutsal kitaplar asılıydı
Okuyan kimseyi göremedim
Okusa da anlayanı görmedim
Bir zindana ışıklı kapılar açan
Kur'an'dı tek avunuş tek umut tek düşünce
...
.
.
Babamsa okuyordu boyuna okuyordu
Fetih sûresini

Zaten yoktur bir yenilgi sûresi

Her sûre bir bakıma bir Fetih Sûresi

Her âyet bir ülkeye bedel bir erdir

Her sûre cihana bedeldir

Kur'an'sa arşın manifestosu

Reddin reddi protestosu

...
Şekere alışmış akrebi öldürmezsen
Şekerden zehir yapacaktır
...
"Aradığım bu ülkede de yok"
Kadının üstün olduğu ama mutlu olamadığı
Günlere geldim bunu bana öğretmediniz
Taşların kalb atışlarını duyanlar
Yalnız onlar okur benim söylediklerimi
...
Saatlerini çabuk tüket ayını ve yıldızlarını yak ey gece
Bizim kalbimizdeki kurbanlar kesilmeden önce
"Aradığım bu ülkede de yok

Taşlar hatıra yazılamayacak kadar
Fazla kararmış."

Hızırla Kırk Saat - Şiirler III İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Hızırla Kırk Saat: Sezai Karakoç'un 1967 yılının mayıs ve haziran aylarında her gün bir saatini verip 40 gün boyunca İstanbul Denizkapı'daki kahvehanelerde yazdığı şiirlerden oluşan kitabı.
 Hızır'ın şair kılığına değil şairin Hızır kılığına büründüğü bir şiir. Sezai Karakoç Hızır kılığında her bir bölümde dünyamızın ve tarihimizin bir başka yerindedir. Bir gün Musa ile Kızıldeniz'i aşarken bir gün ilk vahyin geldiği Hira'dadır. Bir bakmışız ki Ashabı Kehf mağarasında yedi uyurlar arasındayken ansızın düşer hicret yollarında Arabistan'da bir çöle.
 Şiiri anlamak ve anlamlayabilmek için hem Sezai Karakoç'un hem de İkinci Yeni şiirinin diline alışkın ve hakim olmak gerek. Ve ardı sıra kitabın içine girdiğinizde yanınıza Hızır'ı alıp büyülü bir dünyada yollara koyuluyorsunuz.
 Şiire ilgi duyanların okumasını tavsiye ederim. Ayrıyetten İslam Tarihi konusunda düşünce geliştirmek isteyen kişilerin de Hızırla Kırk Saat adlı eseri mutlak anlamda incelemeleri gerekir kanaatimce.
 Kitabın içinde geçen bazı olayları sıralayacağım;
 Savaş-Ortadoğu, Hz.Meryem ve Hz.İsa'nın doğumu, Hz.Musa ve Hızır'ın yolculuğu, Kurban Bayramı, Ashabı Kehf, Veda Hutbesi, Hallacı Mansur, Hz Musa ve firavun-Mucizeler, Miraç, Efendimiz'in doğumu, İlk vahiy, Hicret, Efendimiz'in vefatı, Kıyamet. (Veysel Atasoy) 
Tevâfuken yollarımız bir an da bu kitap ile kesişti. Okuma planlarımda yokken kendimi sayfalardan ayıramaz buldum. Üstad'ın her kitabı benim için çok kıymetli kendisi her yazardan çok çok farklı bir yerde. Bir yazarın ikinci veya üçüncü kitabını okumak beni hep usandırırken bunun asla olmadığı 2-3 yazardan biri Ve bir de ona karşı çok büyük bir özlem var içimde tabii. Ondan bir ders bile olsun almak hayalinde iken dersleri kitaplarından almak zorunda kalmak mahzun bırakıyor. Üstad'ın 40 şiirinin bulunduğu bu kitapta çok güzel bir kitaptı birçok şiiri okurken gözlerim doldu. Onun Peygamberص aşkı,tasvir edişi apayrıydı. Kesinlikle okunması lazım. (Şeyma EKİNCİ) 
Sezai Karakoç 40 gün boyunca deniz kenarında bir saatini ayırıp Hızır ile randevusundan doğan ve sonsuzluğa karşı haykırılan şiirler...
Sezai Karakoç'un şiirleri ile insan adeta bir zaman yolculuğuna çıkmış gibi hissediyor. Çöllerde, güneşin sıcağında, savaşın göbeğinde, camide, havrada ,katedralde, doğuda, batıda, geçmişte, günümüzde, daha birçok yer ve durum içerisinde bulunabilmek oldukça farklı bir tesir bırakıyor.
Kâh
Bağdat’ta, Buhara’da, Semerkant’ta, Filistin’de, Kudüs’te, Mekke’de İslam ruhunu yansıtan bu şehirlerde dolaşıyor...
Kâh
Hz. Muhammed, Nuh, Yusuf, Yunus, Zekeriya Musa, İsa ve daha birçok peygamberin İslam tarihi içindeki önemli olayları ile şaşkınlık içine giriyor.
Oradan da günümüz ve İslam medeniyetlerinin yaşadığı buhranı göz önüne getirip sarsılıyoruz.
Uzun bir tarihi yolculuk ile İslam ve peygamberler tarihine dair birçok olaya dair bir nevi tarihi hikâyeler şeklinde yazılmış şiirler ile ruh dolu, düşündürücü bir tablo ile örülü etkileyici şiirler yer alıyor. (S.C) 

Kitabın Yazarı Sezai Karakoç Kimdir?
Rivayetlere göre babası Yasin Efendi'nin Muhammed Sezai adını verdiği, ancak ismi nüfus kayıtlarına yanlışlıkla Ahmet Sezai olarak geçirilen Karakoç, 1933'te Ergani'de dünyaya geldi.

İlkokul ve ortaokulu Diyarbakır ve Maraş'ta parasız yatılı okuduktan sonra, lise öğrenimini Gaziantep'te tamamladı.

Ahmet Sezai Karakoç, liseyi bitirdikten sonra çok istediği felsefe bölümünde okumak üzere İstanbul'a geldi, ancak bu bölüme kayıt yaptırdığı halde, maddi zorluklar nedeniyle girdiği sınavını kazandığı Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne burslu öğrenci olarak yerleşti ve 1955'te Mülkiye'den mezun oldu.
Karakoç, 1959-1965 yılları arasında Maliye Müfettiş Yardımcılığı ve Gelirler Kontrolörlüğü görevlerinde bulundu, vatani görevini yedek subay olarak yaptı, 1973'te memurluk görevinden ayrıldı ve ayrıca 1967 yılında ''İslamın Dirilişi'' adlı kitabından dolayı yargılandı.

Sezai Karakoç Kitapları - Eserleri
İslam
Yitik Cennet
Gün Doğmadan
Monna Rosa - Şiirler 1
Samanyolunda Ziyafet
Düşünceler 1 - Kavramlar

Düşünceler 2 - Kurumlar
Diriliş Muştusu
Ruhun Dirilişi
Diriliş Neslinin Amentüsü
Mevlana
Hızırla Kırk Saat - Şiirler III
Şiirler II - Şahdamar - Körfez - Sesler

Taha'nın Kitabı - Gül Muştusu - Şiirler IV
Ayinler / Çeşmeler - Şiirler VI
Leyla ile Mecnun - Şiirler VII
Ateş Dansı - Şiirler VIII
İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü
Edebiyat Yazıları 1
Edebiyat Yazıları 2

Edebiyat Yazıları 3
Çıkış Yolu 1
Çıkış Yolu 2
Çıkış Yolu 3
Zamana Adanmış Sözler
Yunus Emre
Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı 1

Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı 2
Unutuş ve Hatırlayış
Tarihin Yol Ağzında -İki Röportaj
Piyesler 1
Meydan Ortaya Çıktığında - Hikayeler 1
Mehmed Akif
Makamda

Kıyamet Aşısı
İslamın Şiir Anıtlarından
İnsanlığın Dirilişi
Portreler - Hikayeler II
Gündönümü
Dirilişin Çevresinde
Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 1

Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 2
Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3
Armağan
Batı Şiirlerinden
Çağ ve İlham 1
Çağ ve İlham 2
Çağ ve İlham 3

Çağ ve İlham 4
Alınyazısı Saati - Şiirler IX
İslamın Dirilişi
Çağdaş Batı Düşüncesinden
Günlük Yazılar 2 - Sütun
Ölümden Sonra Kalkış
Varolma Savaşı 1

Günlük Yazılar 1 - Farklar
Günlük Yazılar 3 - Sûr
Günlük Yazılar 4 - Gün Saati
Üç Kaside
Körfez
Mağara ve Işık
Sesler

Sezai Karakoç Alıntıları - Sözleri
Ben günah kadar beyazım, o tövbe kadar kara... (Monna Rosa - Şiirler 1)
"İnsan öldükten sonra nasıl dirilecekse, ölmeden önce de dirilebilir." (Günlük Yazılar 2 - Sütun)
İçimde Nuh'un en yeni tufanı
Dünyaya ayak basıyorum yeniden.. (Körfez)
Bir gün öleceğim düşüncesi ve ondan ötesinin muamması, şuurumu alt üst ediyor, kökünden sarsıyor... (Çağdaş Batı Düşüncesinden)
"Siz bilmezsiniz, size anlatmak da istemem. " (Gün Doğmadan)
Divan Edebiyatını tanımayan, divanları okumamış bulunan kişilerin Osmanlı tarihini de hakkiyle bildikleri söylenemez.. (Edebiyat Yazıları 3)

Özgürlük isteyenler, özgürlüğü yok edecek, bağımsızlık! diye bağıranlar, esaretin en koyusuna gömecek öğreti ve güçlerin fedaisi kılınıp cepheye, ölünceye kadar savaş! cephesine sürülüyorlar. (Çağ ve İlham 3)
Selam, gönlü gamlarla dolu olan sana. Selam, tahammül edilmez çileleri yüklenmiş olana! (Armağan)
Anlatacaktım ölümlerini bir sonbahar eşliğinde
Bir kış güneşliğinde
Fakat baktım bu ölüm değil diriliştir
Tabiatı aşan bir bildiriştir
Ne güz ne sarı renk bu göçü anlatır
Bu kan rengi bu kıpkızıl öçü anlatır
Görünüşte kırmızı gerçekte yeşil
Görünüşte öç hakikatte değil
Faninin sonsuzla barışması
Affın mağfiretle yarışması
Yaprağın düşüşü değil bu toprağa (Ölümden Sonra Kalkış)
Namık Kemal’in, bütün batıcılığına ve tanzimatçılığına rağmen, yazılarında kimi kez İslâm birliğinden bahsetmesi ve genellikle İslama karşı saygılı
görünmesi hususu oldu. (Edebiyat Yazıları 3)
Kaç aç varsa hepsi ben
Kaç hasta varsa hepsi ben
Kaç liman önlerinde dönen
İşsiz hamal hepsi ben

Kaç aşktan ters yüz edilmiş
Aşık varsa hepsi ben
Bütün çiçeklerle donanıp
Bütün insanlarla ölen
... (Körfez)
Umutsuzluk geleceği, umursamazlık geçmişi unutturur. (Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3)
Bu dünya, kışların geçmesi gibi geçer. Ve öbür dünya, yazların gelmesi gibi gelir. İnsanlar, sararıp toprağa karışan,çöl otları gibi ölürler... (İslam)

İslam dünyası, medeniyet açısından ölüm sularında yüzüyor… (Düşünceler 1 - Kavramlar)
İnkar tutsaklık, inanç özgürlüktür. (Diriliş Neslinin Amentüsü)
“Derdim vardır inilerim.” (Yunus Emre)
Oku okuyabildiğin kadar ölüm dersinden (Taha'nın Kitabı - Gül Muştusu - Şiirler IV)
Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin (Şiirler II - Şahdamar - Körfez - Sesler)
İdealini yitirmiş ruh,
yetersiz beslenen bir vücut gibi, giderek pörsür, solar ve ölür. (Çağ ve İlham 3)
Ne olup ne bitiyor
Gün nereye gidiyor (Alınyazısı Saati - Şiirler IX)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/hizirla-kirk-saat-siirler-iii-sezai-karakoc-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)