# Hz. Fatıma - Cihan Aktaş Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Hz. Fatıma kimin eseri? Hz. Fatıma kitabının yazarı kimdir? Hz. Fatıma konusu ve anafikri nedir? Hz. Fatıma kitabı ne anlatıyor? Hz. Fatıma PDF indirme linki var mı?  Hz. Fatıma kitabının yazarı Cihan Aktaş kimdir? İşte Hz. Fatıma kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/hz-fatima-cihan-aktas-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-24T17:00:14+03:00
- Güncelleme: 2022-06-24T17:00:14+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/24/cihan-aktas-kimdir-cihan-aktas-kitaplari-ve-sozleri-254097.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Cihan Aktaş 
 Yayın Evi: Beyan Yayıncılık 
 İSBN: 9789754730487 
 Sayfa Sayısı: 110 
--reklam--
Hz. Fatıma Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Hz. Fatıma’yı tanımak, yanlış uygulamaları düzeltmek için gereklidir. Müslüman kadını en iyi anlatmak, İslâm’ın mesajının yeni duyurulduğu devir içindeki en sağlam, tutarlı ve vahiy kaynağına en yakın kimseyle, Peygamber ile âdetâ özdeşleşmiş bir kadın ile mümkündür. Peygamber’in soyunun mirasçısı kılınan ve O’na ‘soyu kesik’ diyenlere bir cevap olarak, kendisi vasıtasıyla Peygamber soyunun edebiyete kadar sürdürülmesinin sağladığı Hz. Fatıma’yı anlatmak, aynı zamanda kadın hakları açısından inanılmayacak başarılar göstererek, koskoca bir devrim gerçekleştiren ve cahili düşüncenin egemenliğine, bir tokat atarak kadını saygın bir konuma getiren İslâm’ın, kadını ne denli yüceleştirdiğinin ve onu çirkin ele alışlardan koruduğunun destanını anlatmak demektir.
--reklam--
Hz. Fatıma Alıntıları - Sözleri
Bu ismi kendisine babası Hz. Muhammed
(s.a.v.) koymuştur ve ilgili hadis-i şerifler şunlardır:
«Kızımı, H azreti Allah (C.C.) gerek 0*nu ve
gerekse onunla birlikte soyunu sevenleri cehennemden uzaklaştırsın diye Fâtım a olarak adlandırdım.»
İnsanı karnında dokuz aydan fazla taşıyarak bir çok acılara katlanan ve doğumdan sonra da çocuğu için çeşitli fedakarlıklara severek göz yuman kadınların yeri, hepimizinkinden daha saygın ve öncelikli olmalıdır.
Hak bilir ki bana sensiz yaşamak oldu
 muhal,
Fatım a’nın lûgattaki anlamı «Sütten kes-
mektir.»
Y a Ümmü Gülsüm? O, Hz. Ali ve Fatıma’-
nm ikinci kızlan ve Allah Resulünün öpüp kok-
ladığı bir yavru... Küçük yaşta diğer kardeşleri
gibi anasını ve dedesini yitiren bu küçük kız,
babasının denetiminde büyüdü.
Çünkü Fatıma her zaman pak, temiz
ve *betül lakabıyla pırıl pırıl bilinmektedir
«Cennet dört kişiye müştaktır. Bunlar: Ali, Ammar, Selmân ve Mikdâd’dır.»
Her şey bir çırpıda kolaylaşıyor, başlangıç zor olsa da.
Babasının ardından bayılır ve ayılınca
dizeler dökülür dudaklarından;

Ey benim aziz babam.
Sana Rabbin çağrısı,
Ey benim aziz babam
Yerin Firdevs Cenneti
Ey benim aziz babam
Cebrail dinleyecek
Artık dertlerimizi. (Riyazü’s-Salihin)
Hz. Fatıma’nın kişiliği başından beri değin-
diğimiz üzere, sadelik, üstün bir erdem, takva,
manevî yücelik ve yiğitlikle yoğruludur. 0na
başlı başına şöyle ya da böyleydi diyerek yak-
laşmak zor bir tanımlama, yanlış bir tanımla-
ma olacaktır. Ama 0*nun kişiliğinin, Peygamber
Ocağında yetişmiş olmasının verdiği bir ayrıca-
lıkla olgunlaştığı ve eksikliklerinin yine bu ocak-
tan verilen uyanlarla düzeltilerek tamamlandı-
ğı söylenebilir ve buradan bir yargıya varılabi-
lir
insanların
oldukça büyük bir kısmı varlık içerisinde olduk-
ları zaman çeşitli mahrumiyetlere katlanamaz-
lar.
Babasını yitiren Fatım ahm derin üzüntüsü,
O’nun kendisine: «Ehl-i Beyt’imden bana ilk ka-
vuşacak olan Şensin» demesi üzerine dağılmıştı.
AncaJc bu * müjde bile Peygamber’in vefatınm
Fatıma’yı derin üzüntülere boğmasına engel ola-
maz. Ne zaman kavuşmak ve nasıl, bunu bile-
memek Fatıma'yı derinden yaralamıştır.
Kadının aşağılandığı, hor görüldüğü, yer-
den yere vurulup tekmelendiği bir dönemde de,
tüm cahili düşüncelere karşı bayrak açarak sa-
vaşan, tabuları, köhnemiş gelenekleri Allah’ın
izniyle yıkan bir peygamberin kızıdır fatıma...
“Yoz bir toplumun belirleyicisi, yoz kadın, ilerici aydın bir toplumun işareti de, kimliğine kavuşmuş ve kendisinin cinsi istismarının yapılmamasına karşı mücadele bayrağını açmış berrak düşünceli, takva sahibi ve iffetli, üretken kadınlar olacaktır elbette.”
“Bugün her ne kadar kadınların bir çok haklara sahip oldukları düşüncesi ileri sürülüyorsa da, biz bunun ancak aksesuar, çeşitli maske ve kalıplarla çağdaş bir pazarlamacılık anlayışının değiştirdiği bir kılıflama olduğunu görmekteyiz. Ve kadınların önüne ancak böylesine parlak, ışıltılı ve şaşaalı, göz ve gönül doldurduğu söylenen modellerin konuluşu yoluyla, unutturulmak istenen örnek kadınların üzerine daha iyi eğilinmesi ve onların üzerinde daha sistematik olarak durulması gerektiği kanısını taşımaktayız.”
--reklam--
Hz. Fatıma İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Cihan Aktaş ile ilk tanışmam bu kitap ile oldu. Twitter’da takip ettiğim kadını bulamadım burada. Çok romantik bir şekilde ortaya konulmuş Hz. Fatıma bir Polyana gibi tasvir edilmiş hayata indirgenmek amacıyla yazılmış kadın aksine hayattan soyutlanmış. Ne öfkesi gerçek öfke, ne kızgınlığı gerçek kızgınlık, ne küskünlüğü ve kırgınlığı gerçek bir küskünlük ne de kıskançlığı gerçek bir kıskançlık olarak anlatılmış. Rivayetler önemlidir ama daha önemlisi rivayetlerin nasıl yorumlandığıdır. (Sümeyra N.) 
--reklam--
Hz. Fatıma PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Cihan Aktaş - Hz. Fatıma kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hz. Fatıma PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Cihan Aktaş Kimdir?
Yazar Ümit Aktaş'ın kardeşi.Beşikdüzü Öğretmen Lisesi’ni (1978) ve İstanbul DGSA Mimarlık Fakültesi’ni (1982) bitirdi. Mimar, basın danışmanı ve gazeteci olarak çalıştı. Yeni Devir’de köşe yazıları yazdı. Halihazırda Taraf gazetesi ve Dünya Bülteni internet sitesinde köşe yazıları yazıyor. Hayal Perdesi e-dergisinde sinema yazıları, www.sonpeygamber.info'da ise dini içerikli makaleleri yayınlanıyor. 1995’te TYB (Türkiye Yazarlar Birliği), 1997’de Gençlik Dergisi tarafından ‘Yılın Hikayecisi’, 2002’de TYB tarafından yılın romancısı olarak ödüllendirildi. 2009’da “Kusursuz Piknik” isimli hikaye kitabı ESKADER tarafından yılın hikaye kitabı ödülüne lâyık bulundu. Halihazırda Tahran’da Tabatabai Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde dersler veren Aktaş evli ve iki çocuk annesidir.
--reklam--
Cihan Aktaş Kitapları - Eserleri
Üç İhtilal Çocuğu
Hz. Zeyneb
Bana Uzun Mektuplar Yaz
Kızım Olsan Bilirdin
Hz. Fatıma
Duvarsız Odalar
Bacıdan Bayana
Suya Düşen Dantel
Son Büyülü Günler
Ayak İzlerinde Uğultu
Halama Benzediğim İçin
Kusursuz Piknik
Şark'ın Şiiri: İran Sineması
Fotoğrafta Ayrı Duran
Acı Çekmiş Yüzünde
Sistem İçinde Kadın
Şirin'in Düğünü
Ağzı Var, Dili Yok Şehrazat
Azize'nin Son Günü
Seni Dinleyen Biri
Kılık - Kıyafet ve İktidar
İslamcılık
Şehir Tutulması
Modernizmin Evsizliği ve Ailenin Gerekliliği
Şair ve Gecekuşu
Unutulmayan
Bir Hayat Tarzı Eleştirisi: İslamcılık
Turuncu Günler
Sınıra Yakın
Mahremiyetin Tükenişi
Türbanın Yeniden İcadı
Kardeşliğin Dili
Tesettür ve Toplum
Hayallerin Ötesi
Hatırladığım Filmler
Kadının Serüveni
Dünün Devrimcileri Bugünün Reformistleri
Vahiy Sürecinde Kadın
Yakın Yabancı
İktidar Parantezi
Veda Hutbesi İnsanın Temel Hakları
Seattle Günlüğü
Pakistan Dosyası
Rüzgarla İyi Geçinmek: Esenler'in Kuruluşu
--reklam--
Cihan Aktaş Alıntıları - Sözleri
Y a Ümmü Gülsüm? O, Hz. Ali ve Fatıma’-
nm ikinci kızlan ve Allah Resulünün öpüp kok-
ladığı bir yavru... Küçük yaşta diğer kardeşleri
gibi anasını ve dedesini yitiren bu küçük kız,
babasının denetiminde büyüdü. (Hz. Fatıma)
“İlk tanıdığı insana hemen güvenip içinde ne varsa dökmek gibi onu hep belalara sürükleyen bir huyu vardı.” (Acı Çekmiş Yüzünde)
Mahalle aslında aileden kamuya öğretici bir geçiş rolü üstlenen "sıcak kamu" alanı. (Şehir Tutulması)
“Bir zamanlar düşler, ümitler, sunulmayı bekleyen sevgiler vardı. Geçmiş diye bir zaman yoktu, her şey gelecekti bir zamanlar. Geleceğin renkleri canlı, pırıl pırıldı. O zamanlar...” (Üç İhtilal Çocuğu)
Konuşmak istediği, kendisini anlayabilecek, kendisine destek verebilecek birinin özlemi içinde. (Üç İhtilal Çocuğu)
"Icsellestirilmemis, şekilde kalan bir dindarlıkla veya dini fanatizmle ruhsal iflas arasındaki mesafe çok kısadır. Ne kadar ilkelerimize bağlı olduğumuzu söylersek söyleyelim, bu bağlılığın sahiciligi ancak, ilkelerimizin sınandığı seçim ve karar anlarında anlaşılacaktır. (Bacıdan Bayana)
Gerçek insanlar tanımak istiyorum, diye haykırmış babasının yüzüne; bunu duymuştum. (Duvarsız Odalar)
"Çok çok oku, senin süsün okuduğun kitaplar olsun," diyor babam... (Son Büyülü Günler)
“İran sineması ile ilgili bilinçli bir cehaletin sürüldüğü görüşü yaygındır.” (Şark'ın Şiiri: İran Sineması)
Kadının örtünmesi, cinsi içgüdünün tahrikine, kışkırtılmasına meydan vermeyen bir korunma biçimidir ve örtülü bir kadının toplumsal katılımı, gerçekçi bir gözle bakılacak olursa, daha çok yararlı olacaktır insanlığa (Sistem İçinde Kadın)
Bu dünyada kurduğu hayallere tamamen kavuşan insan var mıdır bilmiyorum. (Şair ve Gecekuşu)
Dünyevileşme ve mahremiyetin yitimiyle aşk da anlam kaybına uğramıştır. (Mahremiyetin Tükenişi)
Örtülü Üniveriste Mezunları adına da Dr. Aysel Çelikkol Sadi Irmak'a şöyle yazmıştı:
....
Şuna emin olmanızı isteriz ki, Türk halkı kızının " imanla yaşamak mı?" yoksa "tahsil mi?" tercihine mecbur tutulmazsa, ilmin kadın ve erkek her Müslüman'a farz olduğu bilinci içinde yavrusunu okutacak, yurdumuzda tek cahil fert kalmayacaktır. (Türbanın Yeniden İcadı)
'...büyük hayaller kurmadığı için mutlu olmayı başarmış bir adam, diye düşündü.' (Son Büyülü Günler)
"...korkunçtu hayat... Gelecek ne, belirsizdi. Ürperdi; insan yükü ağır olur, derdi annesi hep. Başkalarına muhtaç, sığıntı, göze diken olan yaşlı bir kadın olarak yaşmak düşüncesi bile böyle ağırken ne zordu kim bilir?" (Acı Çekmiş Yüzünde)
Birine kendini sevdirip sonra da ondan uzaklaşmanın bir cezası olmalı, bu dünyada olmasa bile, öteki dünyada. (Duvarsız Odalar)
Ulaşılması zor, yasak, yanlış bir yerde duruyordun. (Son Büyülü Günler)
Gelecek kuşaklara daha hafif binalar ve şehirler borçluyuz. (Şehir Tutulması)
Kadını çalışma hayatına zorlayan sistem, bununla birlikte gerekli hizmetleri vermediği için; çalışma hayatı Türkiyeli kadınların ekseriyeti için yorucu ve yıpratıcı, para kazanmak ve emekli olmak üzere katlanılan bir yük, bir çile anlamına geliyor. (Modernizmin Evsizliği ve Ailenin Gerekliliği)
“Haram yemek tatlıdır.” (Şark'ın Şiiri: İran Sineması)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/hz-fatima-cihan-aktas-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)