# Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası - M. Asım Köksal Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası kimin eseri? Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası kitabının yazarı kimdir? Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası konusu ve anafikri nedir? Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası kitabı ne anlatıyor? Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası kitabının yazarı M. Asım Köksal kimdir? İşte Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/hz-huseyin-ve-kerbela-faciasi-m-asim-koksal-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-18T10:00:05+03:00
- Güncelleme: 2022-02-18T10:00:05+03:00
- Yazar: NASRETTİN GÜNEŞ
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/18/m-asim-koksal-kimdir-m-asim-koksal-kitaplari-ve-sozleri-155672.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: M. Asım Köksal 
 Yayın Evi: Karaca Yayınevi 
 İSBN: 9789944191166 
 Sayfa Sayısı: 400 

Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"En muteber kaynaklara dayanılarak hazırlanmış olan Hazret-I Hüseyin ve Kerbela Faciası, üç safhada anlatılmış; birinci bölümde Hz. Hüseyin´in doğumu ve çocukluk hayatı, ikinci bölümde Kerbela faciası, sonraki bölümlerde de Kerbela intikamının nasıl alındığı, başka bir deyişle Kerbela sorumlularının başlarına gelenler anlatılmıştır. Kerbela hadisesi, dehşetli olduğu kadar ibretlerle de dolu bir hadise olduğundan, onu kaynaklardan olduğu gibi aktarmaya çalıştık. Bunun için, okuyucular, kitabımızda tarafların birbirlerine karşı olan öfkeli tutum ve davranışlarını, hınçlarını da yer yer göreceklerdir. Bunlar mütalaa edilirken, o günün şartları ve heyecanları gözönünde tutulmalı ve itidal süzgecinden geçirilmelidir.

Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası Alıntıları - Sözleri
Sen şimdi sabret. Şüphe yok ki, Allah'ın va'di haktır. Buna kat'î inanç beslememekte olanlar, sakın seni sabırsızlıkla hafifliğe götürmesinler.
"Bu yolda şu ölümden daha ötesi var mı? Öyleyse, hoş geldi, sa­fa geldi ölüm!"
Allah bana yeter. Ne güzel Vekildir O!
Dünya değişmiş, sevimsizleşmiş, bizden yüz çevirmiştir.
Dünya bitmiş gitmiş; ondan, kap içinde kalan artık gibi artıklardan başka bir şey kalmamıştır.
Hayat, otlakta otlamak gibi, değersizleşmiştir.
Görmüyor musunuz: Hak işlenmez, batıl ise son derece rağbet edilir, üzerine düşülür olmuştur.
Dünya tüccarları da vardır, ahiret tüccarları da vardır.
Fakat, ahiret tüccarları, ahireti bir bedelle satın almazlar; bel­ki ancak namazda ayakta dikilerek, oturarak, rükû ederek, seede­lere kapanarak elde etmeye çalışırlar.
Onlar ne altın, ne gümüş, ne dünya, ne de dünya lezzetini ister­ler.
Fakat, dünya tüccarları; dünyanın üzerine düşer, dünyaya sarı­lır, yiyip içerek, gülüp oynayarak ondan faydalanmaya bakarlar ve bunun bir karşılığını da beklemez ve istemezler.
Allah sizleri rahmetiyle esirgesin.
Kerbelâ faciasının, bugün vatandaşlar arasında herhangi bir anlaşmazlığa vesile yapılması için bir sebep yoktur.
Çünkü, Hz. Hüseyin "Ey Allah’ım! Bunlarla ve kavmimizden olanlarla aramızda Sen hüküm ver" diyerek bu yoldaki davasını Allah’a havale etmiş bulunmaktadır.
Bu faciaya sebep olan veya isimleri karışanlara çatmak, lanet okumak da faydasızdır.
Hakk'ı anlamaktan âciz olduğunu anlayan, Hakk'ı anlamış demektir.
Abbas b. Cedeli der ki :
"Biz, dört bin kişi ile yola çıktık. Köşke varıp kavuştuğumuz za­man, üçyüz kişi kaldık."
Sen, benim nazarımda, müşavirlerin övülmeye en lâyık olanı ve öğütçülerin öğütçüsüsün.
Bize karşı haksızlığa cür'et edenler kahrolsunlar!
Hz. Hüseyin, Allah'a hamd ü senada bulunduktan sonra ashabına hitaben şu konuşmayı yaptı:

"Başımıza gelen işi görüyor ve biliyorsunuz.
Dünya değişmiş, sevimsizleşmiş, bizden yüz çevirmiştir.
Dünya bitmiş gitmiş; ondan, kap içinde kalan artık gibi artıklardan başka birşey kalmamıştır.
Hayat, otlakta otlamak gibi, değersizleşmiştir.
Görmüyor musunuz: Hak işlenmez, batıl ise son derecede rağ­bet edilir, üzerine düşülür olmuştur!
Mü'min olan, Allah'a kavuşmaya rağbet eder.
Bence, şehitlikten başka ölüm, değersizdir. Ben ancak şehitliği saadet görüyorum .
Zalimlerle birlikte yaşamayı ise, suçlanmaktan başka birşey görmüyorum!"
Ömer b. Sa' d:
"Ben, zaten, İbn Ziyad'ın sulh ve selamet kabul etmeyeceğini tahmin etmiştim!" dedi. Bundan sonra, İbn Ziyad'dan Ömer b. Sa'd'a şu yazılı emir geldi :

"İmdi, Hüseyin ve ashabı ile su arasına geril! Temiz, pak, maz­lum mü'minler emiri Osman b. Affan'a yapıldığı gibi, onlar da, su­dan bir damla bile tatmayacaklardır!"
'Allah'ın emri, yerine gelir.' [Nisa: 4 7]

'Allah'ın emri, behemehal yerini bulan bir kaderdir.' [Ahzab: 38]
Hz. Hüseyin şehit edildiği gün, Bettü'l-Makdis'teki Hacer(Kaya)'nın altında yeni boğazlanmış deve veya koyun kanını andırır bir kan görüldü. (Bu kan, Hz. Ali şehit edildiği zamanda görülmüştü.)
Yemin ederim ki; sen emin olarak sabahlasan, akşamlasan da, pek yakında yaralanacaksın! Alacağın yaranın büyük olmasını, ba­şından kavgaların eksilmemesini, Resulullah'ın torunlarını ve amcasının oğullarını öldürdükten sonra Yüce Allah'ın sana pek az mühlet verip seni inim inim inletici bir yakalayışla yakalamasını, dünyadan en hor, hakir, en günahkar bir şekilde çıkarmasını dilim­den düşürmeyecek, dileyip duracağım!
Biraz daha yaşa bakalım!

Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kerbela Faciasının ayrıntılarıyla anlatıldığı çok güzel bir kitap, Hz. Hüseyin ile yarenlerinin Tarihe örnek olacak fedakarlıklarının statik bir dille anlatıldığı bir şaheser. (Mali Ethem) 
Kerbelâ Olayı veya Kerbelâ Savaşı ya da Kerbelâ katliamı, 10 Ekim 680'de, bugünkü Irak sınırları içindeki Kerbelâ şehrinde, Muhammed'in torunu Hüseyin bin Ali'ye bağlı küçük bir birlik ile Emevi halifesi I. Yezid'in ordusu arasında cereyan etmiştir. Hüseyin ve kafilesindeki herkes öldürülmüştür. (Hidayet Tereci) 
Yazdım yazdım ama olmadı. Ne yazsam bu acıyı bu vefasızlığı tarif etmeye yetmedi, kabiliyetim yoktu zaten kabiliyet de yetirilemezdi.
Hz. Hüseyin'in kerbelâda şehit edilmesi her yıl bil hassa muharrem ayında ümmetçe yasını tuttuğumuz, hicran ve hüznümüzün doruk noktaya ulaştığı dualarla yâdettiğimiz elim bir faciadır.
Peygamber efendimiz(s.a.v):
“Hüse­yin bendendir, ben de Hüseyin’denim. Allah’ı seven Hüseyin’i sever. Hüseyin, torunlardan bir torundur.” buyuruyor.
Peygamber torunu olması tabiki çok önemli lâkin rabbim Allah'dır diyen, Allah'ın sevgili bir kuluna, sırf hilafet namına, nasıl bir anlayışla ve gözü dönmüşlükle nasıl kıydınız. Elinize ne geçeceğini umdunuz. İnandım dediğiniz rabbimizin karşısına hangi yüzle çıkmayı hayal ettiniz.
Kurmak istediğiniz dünyada kime ne miras bıraktınız acıdan başka..

Hz. Hüseyin'in, Küfe Süvarilerine hitabinda:
"Ey insanlar! Resûlullâh Aleyhisselâm buyurmuştur ki: Kim, zâlim bir sultanın, Allah'ın haram kıldığını helallaştırmak istediğini, Allah'ın ahdini bozduğunu, Resûlullâh'ın Sünnetine muhalif olarak Allah'ın kullarına düşmanlık ettiğini ve günah işlediğini görür de, onu, fiille veya sözle değiştirmeğe çalışmazsa, Allah'ın, zâlim sultanı sokacağı yere (Cehenneme) onu da, sokması üzerine düşen bir hakdır!"

Ahlarımız ki ne ahtır yarı yolda bırakanlara..
Kerbalâ mirastır Hz. Hüseyin'den geride kalanlara..
Selam olsun varsa o mirasa sahip çıkanlara.. (M.İhsan) 

Kitabın Yazarı M. Asım Köksal Kimdir?
1913 yılında Kayseri’nin Develi ilçesinde doğdu. Babası Hafız Mehmed Edip Efendi, Annesi Döne Hanım’dır. Babası 1914’te çalışmak için Arjantin’e gidip 22 yıl boyunca dönmediği için babasını görmeden büyüdü.

İlköğrenimini 1927’de Develi Numune Mektebi’nde tamamladı. Çeşitli engeller yüzünden resmi öğrenime devam etme fırsatı bulamadı[1] 1933 yılına kadar Kayseri Ulemasından Develi Müftüsü İzzet Efendi'den medrese usulüne göre ”Mukaddimat-ı Ulum” (ilimlere giriş) eğitimi aldı. 1927’de Safahat’tan etkilenerek dini manzumeler yazmaya başladı. 1928-1930 arasında Develi Ticaret ve Sanayi Odası Başkatibi olarak çalıştı.

1933 yılında Ankara’da Diyanet İşleri Başkanlığı’nda memurluğa başladı; bu kurumda 31 yıl çalıştı. Ankara'da bulunduğu sıralarda Kerkük ulemasından Muhammet Efendi’nin öğrencisi oldu. İskilipli İbrahim Etem (Gerçekoğlu)'den tasavvuf terbiyesi alan Asım Köksal, aynı kişiden icazet aldı.

1936’da Mehmet Akif’in Mısır’dan döndükten sonra İslam peygamberinin hayatı üzerine bir eser yazmak isteğini gerçekleştiremeden ölmesi üzerine onun bu isteğini yerine getirmek üzere “Peygamberimiz” adlı eseri yazdı; eser, 1944’te yayımlandı.

İlk evliliğini 1936 yılında Neşadet Hanım ile yaptı ve bu evlilikten üç çocuğu dünyaya geldi.

1939 yılında manzum eseri “Armağan” ve 1946’da manzum şiirlerinden oluşan “Ezanlar” adlı kitaplarını yayınladı. 1946’da yayınladığı bir diğer eser olan “Gençlere Din Kılavuzu”, daha sonra yayımlayacağı “İslam İlmihali” adlı eserin çatısını oluşturdu.

Neşadet Hanım’ın 1951 yılında ölümünden sonra ikinci evliliğini Şadan Hanım’la yaptı ve bu evlilikten dört çocuğu dünyaya geldi.

1964 senesinde İslâm Tarihi adlı eserini yazabilmek için emekli oldu. 34 yıl boyunca eserleri üzerinde çalıştı. 1950’li yıllarda Diyanet İşleri adına radyoda haftalık dini konuşmalar yaptı. İslam Tarihi kitabı Türkiye Yazarlar Birliği yönetim kurulunun kararı ve teklifi ile1983 yılında Siret'ün-Nebî Yarışmasına katıldı. Eser, “9. Milletlerarası Siret Kongresi”’nde birinci geldi. Türkiye Yazarlar Birliği, kendini 1995 yılının kültür adamı seçti. 1998 yılında Ankara’da öldü. Ankara'nın Keçiören ilçesine bağlı Bağlum semt mezarlığına defnedildi.

Eserleri
İslâm Tarihi - Hz. Muhammed Aleyhisselam ve İslamiyet (18 cilt)
Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası
Peygamberler Tarihi
Gençlere Din Kılavuzu
Tevbe
Reddiye (Caetani'nin İslam tarihine reddiye)
Peygamberler (manzum)
Peygamberimiz (manzum bir siret)
Sohbetler
Armağan
Ezanlar
Bir Amerikalının 23 Sorusuna Cevap
Türkçe Ezan Meselesi
Şeyh Bedreddin (basılmamıştır)
Şeyh Ahmet Kuddisi hayatı, mesleği, üstün kişiliği ve eserleri
İslâm İlmihâli

Ödülleri
1983 yılında 18 ciltlik İslam tarihi eseriyle "Pakistan Siret Ödülü"’nü kazandı.
1995 yılında Türkiye Yazarlar Birliği tarafından “Yılın Kültür Adamı” seçildi.

M. Asım Köksal Kitapları - Eserleri
Peygamberler Tarihi
İslâm Tarihi
Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası
İslam İlmihali
Hz. Muhammed ve İslamiyet Cilt: 1
Hz. Muhammed ve İslamiyet Cilt: 2

Hz. Muhammed ve İslamiyet Cilt: 3
Hz. Muhammed ve İslamiyet Cilt: 5
Peygamberimiz
Hz. Muhammed ve İslamiyet Cilt: 4
Hz. Muhammed ve İslamiyet Cilt: 6
Hz. Muhammed ve İslamiyet Cilt: 8
Hz. Muhammed ve İslamiyet Cilt: 7

İslamiyet ve Hıristiyanlık
Hz. Muhammed'i Hissetmek
Hazreti Muhammed ve İslamiyyet
İslam'da İki Ana Kaynak: Kitab ve Sünnet
Ahiret Yolculuğu ve Diğer Şiirler
Aşkın Diliyle Hz. Muhammed (S.A.V)
Hazreti Muhammed ve İslamiyyet

Hazreti Muhammed ve İslamiyyet
Hazreti Muhammed ve İslamiyyet
Efendimiz ve Yolu
İslam’ın Yükselişi
İmandan İhsana
Gençlere Din Kılavuzu
Din Bilgisi

Peygamberler
Caetani'ye Reddiye

M. Asım Köksal Alıntıları - Sözleri
Herakliyus:
‘Ona halkın eşrafı mı, yoksa zayıf ve fakirleri mi tâbi oluyorlar?’ diye sordu.
Ebu Sufyan:
‘Ona halkın zayıf ve fakirleri, gençler ve kadınlar tâbi oluyorlar! Kavminin yaşlılarından ve eşrafından ona tâbi olan yoktur!’ (Hz. Muhammed ve İslamiyet Cilt: 5)
Yemin ederim ki; sen emin olarak sabahlasan, akşamlasan da, pek yakında yaralanacaksın! Alacağın yaranın büyük olmasını, ba­şından kavgaların eksilmemesini, Resulullah'ın torunlarını ve amcasının oğullarını öldürdükten sonra Yüce Allah'ın sana pek az mühlet verip seni inim inim inletici bir yakalayışla yakalamasını, dünyadan en hor, hakir, en günahkar bir şekilde çıkarmasını dilim­den düşürmeyecek, dileyip duracağım!
Biraz daha yaşa bakalım! (Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası)
Gayret bizden, doğru yola kılavuzlanmak Allah’tan. (İslam İlmihali)
“Allah bize yeter. O, ne güzel Vekil’dir!” (Hz. Muhammed ve İslamiyet Cilt: 6)
Rabbü’l-alemin perdesiz olarak:
“sana benim Resul’üm gelip buyruklarını tebliği etmedi mi?
Ben sana mal verdim.
İhsan da bulundum.
Sen bu nimetlerden kendine ahiret payı ayırdın mı?“ diyecek. (Hz. Muhammed'i Hissetmek)
Ey cemaat! Feryad etmeyiniz! Hiç şüphesiz, Muhammed'in Rabbi vardır. Onu yardımsız bırakmaz ve zayi etmez. (Hazreti Muhammed ve İslamiyyet)

Peygamber Efendimiz sav.:
“Benim bu mescidime gelen kişi, başka bir şey için değil, hayır için, hayrı öğrenmek veyâ öğretmek için gelir.”
İbn Mâce, Mukkadime, 39 (İmandan İhsana)
Ebû Tâlib müşriklerin tazyiki üzerine kendisini himaye edemeyecek duruma düştüğünü ifade etmek istediği zaman, Rasul'u Ekrem'in ona sözü şu olmuştur;
"Amca Allah'a yemin ederim ki Kureyş, güneşi sağ elime , ayı da sol elime verse vazifemi ifadan geri durmam. Cenab-ı hak ya bu işi tahakkuk ettirecektir yada bu yolda feda olmak benim için mukadderdir. (İslamiyet ve Hıristiyanlık)
Peygamberimiz Aleyhisselam, içinde eman ve sulh maddeleri bulunan bir de yazı yazdırdı ve onu başparmağının tırnağıyla çizerek mühürledi. Yanında mühür bulunmazsa, mühür yerine elinin tırnağıyla böyle çizgi yapardı. (Hz. Muhammed ve İslamiyet Cilt: 7)
Cahiliye devrinde adam, sefere çıkacağı zaman, yanına dört taş taşır, üçü ile tenceresine ocak çatar, dördüncüsüne tapardı. (Hz. Muhammed'i Hissetmek)
Huzur, huzur!" Diyenler evvela huzurun ne ile kazanılabileceğini bilmelidirler (İslâm Tarihi)
Amellerin en üstünü hangisidir? İyi ahlâktır! (İslam İlmihali)
Muhammed’in varlığı kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki; Fatıma binti Muhammed hırsızlık edecek olsaydı muhakkak, onun da elini keserdim!” buyurdu. (Hz. Muhammed ve İslamiyet Cilt: 6)

Dünya tüccarları da vardır, ahiret tüccarları da vardır.
Fakat, ahiret tüccarları, ahireti bir bedelle satın almazlar; bel­ki ancak namazda ayakta dikilerek, oturarak, rükû ederek, seede­lere kapanarak elde etmeye çalışırlar.
Onlar ne altın, ne gümüş, ne dünya, ne de dünya lezzetini ister­ler.
Fakat, dünya tüccarları; dünyanın üzerine düşer, dünyaya sarı­lır, yiyip içerek, gülüp oynayarak ondan faydalanmaya bakarlar ve bunun bir karşılığını da beklemez ve istemezler.
Allah sizleri rahmetiyle esirgesin. (Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası)
Seni, Allah hür yaratmışken, sakın kula kul olma. Adi yollar ve vasıtalarla elde edilen hayırda hayır yoktur. Kendini adilikten uzak tut. Bunlarla elde edeceğin hiçbir menfaat yoktur ki, o senin kendini küçültmene mukabil olsun. Kendini tama'a kaptırma. (İslam İlmihali)
Üzülme! Allah hiç şüphesiz bizimledir. (İslâm Tarihi)
İmam Şâfiî der ki:
“İcmâ-i ümmet sünnetin şerhidir,
Sünnet de Kûr’ân’ın şerhidir.” (İmandan İhsana)
Rızık gecikirse, onu Allah'a masiyetle elde etmeye kalkışmayınız! Çünkü, Allah katındaki şeye, Allah'a itaattan başkası ile nail olunmaz! (Hadis-i Şerif) (Hz. Muhammed ve İslamiyet Cilt: 1)
Cûdî Dağını, Nuh Aleyhisselâm ile,
Tûr-i Seynâ Dağını Mûsâ Aleyhisselâm ile,
Hıra (Nûr) Dağını, Muhammed Aleyhisselâm ile şereflendirdi (Peygamberler Tarihi)
'Allah'ın emri, yerine gelir.' [Nisa: 4 7]

'Allah'ın emri, behemehal yerini bulan bir kaderdir.' [Ahzab: 38] (Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/hz-huseyin-ve-kerbela-faciasi-m-asim-koksal-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)