# Hz. Peygamber'in Sünnetinde Terbiye - İbrahim Canan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Hz. Peygamber'in Sünnetinde Terbiye kimin eseri? Hz. Peygamber'in Sünnetinde Terbiye kitabının yazarı kimdir? Hz. Peygamber'in Sünnetinde Terbiye konusu ve anafikri nedir? Hz. Peygamber'in Sünnetinde Terbiye kitabı ne anlatıyor? Hz. Peygamber'in Sünnetinde Terbiye PDF indirme linki var mı?  Hz. Peygamber'in Sünnetinde Terbiye kitabının yazarı İbrahim Canan kimdir? İşte Hz. Peygamber'in Sünnetinde Terbiye kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/hz-peygamberin-sunnetinde-terbiye-ibrahim-canan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-30T19:00:10+03:00
- Güncelleme: 2022-05-30T19:00:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/30/ibrahim-canan-kimdir-ibrahim-canan-kitaplari-ve-sozleri-234646.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: İbrahim Canan 
 Yayın Evi: İşık Akademi Yayınları 
 İSBN: 9789756079720 
 Sayfa Sayısı: 640 
--reklam--
Hz. Peygamber'in Sünnetinde Terbiye Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Günümüz batı dünyası, terbiye sahasındaki çalışmalara en az bir asırdan beri ağırlık vererek çocuk fıtratı, ahlak, temel eğitim ve müfredatı gibi ana meselelerde yeni görüşler geliştirmiştir.

Bir taraftan batı ile münasebetlerimiz, diğer yandan iletişim vasıtalarının günümüzde ulaştığı seviye, batı kültürü patentli bu görüşlerin kısa sürede bize intikal ederek, tesir, münakaşa ve tatbik imkanı
bulmaktadır.

Elinizdeki eserde, bu mülahazalardan hareketle, günümüzün en önemli meselesi olan terbiye mevzuunda kısmen mukayeseli bir çalışma ile Peygamber Efendimiz'in sünnetinin nazara verilmesi düşünüldü.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Hz. Peygamber'in Sünnetinde Terbiye Alıntıları - Sözleri
"Binalarınıza haram taş koymaktan sakının. Zira bu, harap olmanın esası (temeli sebebi) dir."

Hadis-i Şerif

Feyzu'l Kadîr 1/131
"Rabbinin senin üzerinde hakkı var, nefsinin senin üzerinde (yeme, içme, giyme, mesken, evlenme, gibi Allah'ın mubah kıldığı şeyler)den' hakkı var. Ehlinin de senin üzerinde hakkı var, her hak sahibine hakkını ver."

Hadis

İbn Kesir
Helâl rızık için çalışmak da farzdır.

Hadis
Hiç kimse elinin emeğiyle kazandığından daha hayırlı bir lokma yiyemez.

Hadis
...Her hâl u kârda gittikçe daralan bir dünyada, bizim dışımızda, terbiye mevzuunda da gelişmekte olan yeni nazariye ve görüşleri bilmemizin gereğine inanıyoruz.
...Şu hâlde tef'il babından olan "terbiye" de lügat yönünden, bir şeye neşv ü nema vermek, büyültmek, yükseltmek manalarına gelir. Fransızcada karşılığı élévation ve education'dur ki bunlar da kök manalarıyla yükseltmek yetiştirmek manalarına gelir.
Terbiyeyi Eflâtun'un: "Bedene ve ruha müstaid oldukları tekemmülü temin etmek, kaabil olduğu kadar hüsün ve kemâl vermektir diye tarif ettiği belirtilir.
Fransız filozoflarından Guyau daha net bir ifâde ile terbiyenin gayesini üç maddede hülâsa eder:
1- Fertte insan nevine has ve nev için
faydalı bütün kapasiteleri ahenkli olarak geliştirmek,
2- Fertte, ferde has gözüken kabiliyetleri bünyenin umûmi ahengini bozmayacak şekilde geliştirmek,
3- Bu muvâzeneyi bozma durumunda olan meyil ve sevk-i tabiîleri frenlemek.
"Yeni Terbiye" tâbiri fiilen 19. asır sonlarında kullanılmaya başladı ve
prensipleri tatbik mevkiine girdi ise de teklif ettiği ideallerin, ana hatlarıyla, ilk defa 16. asırda Montaigne tarafından Essasis (Denemeler) adlı eserinde işlendiği, Rousseau ve Pestalozzi tarafından da sistemleştirierek en güzel şekilde ifade edildiği bilinmektedir..."
Ellen Key'e göre, "Çocuktan hareket, natüralist bir eğitim anlayışıdır. Bu anlayışa göre, çocuğun tabiatı mutlak olarak iyidir, kötülük ona sonradan ve dışarıdan gelmektedir. Çocuğun ferdî hayat tezahürlerinden hiç birisi, kendisine ya da başkasına zarar vermeyeceği sürece baskı altına alınmamalıdır."
1-Okul çocuğa adapte edilmelidir: Hoca, program, metot, okul, çocuk için vardır.
2- Tedrisatın inkişafı çocuğun gelişmesine tâbi olmalıdır.
3- Tedrisat, çocuklar arasında mevcut olan karakter ve kabiliyet farklılıklarını da nazarı itibâra almalı, hepsine ayrı ayrı uymalıdır.
4- Tedrisat çocuğa icbâri bir tarzda tahmil edilmemeli, çocukta fiilen
mevcut saiklere (motif) uymalıdır: Oyun temayülünden istifade, merakını tahrik, "projelere" davet, içinden doğan arzulardan istifade vs. gibi.
5- Çocuk tam bir inkişaf ve iyi bir öğrenim için faaliyet içerisinde olmaya muhtaçtır. Bu sebeple mümkün mertebe öğreneceği şeyi görmeli, onun
üzerinde düşünmeli, tecrübe etmeli, o konuda şahsi gayret göstermelidir.
6- İçtimai hayat tecrübesini de bu ruha uygun olarak yapmalıdır.Husûsen, çocuğun içtimaîleşmesi, okul hayatından itibaren ele alınmalıdır.
Yeni Terbiyenin müdafileri, terbiyede bir kısım reformları ve buna bağlı olarak bâzı yeni prensipleri müdâfaa etmekle kalmayıp eski sistemi, okul binalarından başlayıp metoduna, hocasına, öğretilen bilgilere kadar şiddetle tenkit etmişlerdir. İddialarına göre, kışlaya benzeyen bu okullar "esaret müessesesi"dir. Uygulanan terbiye vasıtalarıyla da bir "ceza müessesesi"dir. Ders programlarının hâkimiyeti yönüyle de "bilgi okulu" olan bu müesseseler, ayrıca, öğretilenlerin çocukların hayatıyla ilgisi bulunmaması sebebiyle de "hayata yabancı" okul olmakta, "yaşatmayıp, sadece öğretmekte"dir. Hocanın disiplin ve her şeyi 'idare etmesi sebebiyle de: "Öğretmenin okulu", "çocuğun kafasını tıka basa dolduran okul" olmaktadır.
Tenkit ve reddedilen eskiye karşılık, yeni okul mümkün mertebe tek katlı, etrafı bahçe ve oyun alanlarıyla çevrili olmalı, çocuğun çok çeşitli sahalarda bizzat tecrübe yapmasına imkân verecek zengin ve cazip malzemelerle teçhiz edilmiş bulunmalı, aynı zamanda bir eğlence merkezi olabilecek şekilde tanzim edilmelidir.
Ben ancak bir muallim olarak gönderildim.

Hadis-i Şerif

İbn Mâce / Mukaddime
--reklam--
Hz. Peygamber'in Sünnetinde Terbiye İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Uzun zaman önce -yaklaşık 7-8 yıl kadar önce- okumuştum kitabı. Ama çok şey öğrendim.

Kitap çok kapsamlı hazılanmış. Sadece çocuk yetiştirmek değil, evlilik öncesinin terbiyeye tesirinden başlıyor anlatmaya. Çok detaylı şekilde Efendimiz (sav) in hayatından manzaralar sunulmuş.
Okurken ilk kez duyduğum, çok şaşırdığım şeyler oldu. Mesela Peygamberimizin çocukları nasıl ve neresinden öptüğü, nasıl hitap ettiği, vs. -neyse spoiler vermeyeyim- bile anlatılmış. Ciddi emek verilmiş bir çalşma. Şahsen çok istifade ettim. Tavsiye ederim. (Cansu Koc) 
Çok oldu bu kitabı okuyalı ancak hayatımda yapmama neden olduğu açı değişikliği nedeni iledir ki çok ekmeğini yemekteyim.

Çocuklar ile ilgili konuların mantalitesini size talim ettiren bir eser.

Hararetle tavsiye ederim. Gerçek bir alimin elinden, sahih kaynaklara dayalı enfes bir eser. (Lightmorelight) 
‏الدنيا تقتل الطيبين جدا!

‏...........................................................................................................................................
 (Ahmet YILMAZ) 
--reklam--
Hz. Peygamber'in Sünnetinde Terbiye PDF indirme linki var mı?
--reklam--
İbrahim Canan - Hz. Peygamber'in Sünnetinde Terbiye kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hz. Peygamber'in Sünnetinde Terbiye PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı İbrahim Canan Kimdir?
Canan, 1940 yılında Karaman'ın Ermenek ilçesi Küçükkarapınar köyünde doğdu. Canan, ilk öğrenimini Karaman Ermenek ve Konya'da tamamladı. Kayseri ve Akşehir'de orta dereceli okullarda öğretmenlik yaptıktan sonra, 1972 yılında Atatürk Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi'nde öğretim üyesi oldu. Uzun yıllar Paris'te eğitim gören Prof. Dr. Canan'ın en önemli eserleri arasında hadis ilminin en temel kaynağı kabul edilen ''Kütüb-ü Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi'' bulunuyor. Canan'ın makaleleri fakülte dergilerinin yanı sıra Diyanet, Hakses, İslam, İslam Medeniyeti, Zafer, Sur, İcmal, Kadın ve Aile, Altınoluk, Okul gibi dergilerde yayımlandı. Canan, ''Resulullah'a Göre Okul ve Ailede Çocuk Terbiyesi'' adlı eseriyle 1979'da Türkiye Milli Kültür Vakfı Ödülü'nü aldı. Akademik kariyerini hadis hocası olarak tamamlayan Prof. Dr. Canan, İlahiyat fakültelerinde öğrencilere hadis dersi verdi.
--reklam--
İbrahim Canan Kitapları - Eserleri
İslamda Zaman Tanzimi
Kütüb-i Sitte 1. Cilt
Aile Reisi ve Baba Olarak Hz. Peygamber
Hz. Peygamber'in Sünnetinde Terbiye
Kütüb-i Sitte 2. Cilt
Kütüb-i Sitte 3. Cilt
Kütüb-i Sitte 5. Cilt
Kütüb-i Sitte
Kütüb-i Sitte 4. Cilt
Kütüb-i Sitte 6. Cilt
Kütüb-i Sitte 7. Cilt
Kütüb-i Sitte 10. Cilt
Kütüb-i Sitte 9. Cilt
Kütüb-i Sitte 8. Cilt
Namus Fitnesi
Kütüb-i Sitte 12. Cilt
Kütüb-i Sitte 11. Cilt
Kütüb-i Sitte 13. Cilt
Aile İçi Eğitim
Kütüb-i Sitte 17. Cilt
Kütüb-i Sitte 16. Cilt
Kütüb-i Sitte 15. Cilt
Kütüb-i Sitte 14. Cilt
Kütüb-i Sitte 18. Cilt
Haksız Değilim
Cocuk Terbiyesi
Sünnetin Dindeki Yeri
Hz. İbrahim'den Mesajlar
Bediüzzaman'dan Çözümler
Hadis Usulü ve Tarihi
Kur'an'da Çocuk
Hz. Peygamberin Sünnetinde Tıp
Sulh Çizgisi
Peygamberimizin Tebliğ Metotları 1
Peygamberimizin Hıristiyan ve Yahudilerle Diyaloğu
Peygamberimizin Tebliğ Metotları 2
Hangi Medeniyet, Kültür, Dünya
İslamda Zaman Tanzimi
İslam`a Çağrı
Kur’an’ı Kerim ve Hadisi Şeriflerle Hz. Muhammed (sav) ve Ashab (ra)’ının yaşadığı İslâmiyet
Peygamberimizin Yanılma(ma)sı Meselesi
Bediüzzaman'ın Fikri Programı Üzerine Bir Analiz
Peygamberimizin Ehl-i Kitap ile Diyaloğu
Kütüb-i Sitte
Kütüb-i Sitte
Çocuk Hakları Beyannamesi Işığında İslamda Çocuk Hakları
--reklam--
İbrahim Canan Alıntıları - Sözleri
- Sizden kimse nefsini hakir görmesin.
- Ey Allah'ın Rasulü; kişi nefsini nasıl hakir görür?
- Allah için, üzerine söz terettüp eden (fena) bir durum görür, fakat hiç ağzını açmaz. Cenab-ı Hakk kıyamet günü kendisine sorar: " Şu falanca şey hakkında gerçeği söylemekten seni ne alıkoydu?" O kul cevap verir: "Halk korkusu (insanlardan korktuğum için sesimi çıkaramadım)."
 Allah o zaman şöyle der: "Asıl benden korkman gerekirdi." (Kütüb-i Sitte 2. Cilt)
Medineli kadınlar pek çok hususî meselede Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) zevcelerini aracı olarak kullanarak sorularını sormuşlardır. Resûlullah’ın (aleyhissalatu vesselam) kinayeli ve örtülü olarak verdiği cevapları anlayamayan kadınlar olunca onlar açıklayıvermişlerdir. Rivayetler, bilhassa Hz. Âişe’nin soru sormada cesur olduğunu, bilmediği, anlamadığı bir şey işitecek olsa mutlaka sorduğunu belirtir. Aleyhissalatu Vesselam vukua gelmeyen, akla gelebilecek her şeyin sorulmasını yasaklamış ise de günlük yaşayışla, dinin tatbikatıyla ilgili soruları teşvikkâr olmuş, cevapsız bırakmamıştır. Şu rivayet manidardır. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: “Ümmü Süleym bir gün Hz. Peygamber’e (sallallahu aleyhi ve sellem) gelerek: “Yâ Resûlallah! Kadın rüyasında erkeğin rüyada gördüğünü görünce (yani ihtilam olunca) gusül gerekir mi?” diye sordu. Orada hazır
olan Hz. Âişe: “Ey Ümmü Süleym, kadınları rezil ettin, Allah canını almasın.” dedi. Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) Hz. Âişe’ye: “Hayır, kadınları rezil eden asıl sensin. Bırak onu, Ensar kadınları fıkıhtan sual ediyorlar. Evet ey Ümmü Süleym, gusletmesi gerekir.” cevabını verdi. Hz. Peygamber, burada olduğu gibi, örfen utandırıcı meselelerde bile çekingen olmamaya çalışmıştır. Bu çeşit soruları cevaplarken “Allah (celle celâluhû) gerçeği açıklamaktan çekinmez!” mealindeki âyeti okurdu. (Aile Reisi ve Baba Olarak Hz. Peygamber)
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) hićbir vakit herhangi bir yemege laf etmedi, iştah
duydugu bir yemekse yerdi, hoşuna gitmeyen bir yemekse terkederdi,
(yemezdi)." (Kütüb-i Sitte 10. Cilt)
Muslumanlarin Uhud'daki yenilgisine Bediüzzanan'in bir yorumu:
MÜHiM BiR SUAL: "Fahru'l-Alemin ve Habib-i Rabbil'l-Alemin Hazret-i
Resul-i Ekrem (aleyhissalatu vesselam)'ın Sahabelerinin, müşrıkıne karşı
Uhud'un nihayetinde ve Huneyn'in bidayetinde maglubiyetinin hikmeti nedir?

el-CEVAP: "Müşrikler içinde o zamanda saff-ı sahabede bulunan
ekabir-i sahabeye istikbalde mukabil gelecek Hazret-i Halid gibi çok
zatlar bulundugundan, şanlı ve şerefli olan istikballeri nokta-i nazarından butun butun izzetlerıni kırmamak içın, hikmet-i ilahiyye, hasenat-ı istikbaliyelerinin bir mukafaat-ı muaccilesi olarak mazide onlara
vermiş, butun butun izzetlerini kırmamiş. Demek mazideki sahabeler,
mustakbeldeki sahabelere karşı maglub olmuşlar. Ta o mustakbel sahabeler berk-i suyuf korkusuyla degil, belki barika-i hakikat şevkiyle
islamiyet'e girsin ve o şehameti fıtriyeleri çok zillet çekmesin." (Kütüb-i Sitte 11. Cilt)
“Âhiret yanında dünya nedir ki, ancak tavşanın bir defa sıçraması gibi bir şeydir.” (İbn Ebî Şeybe, Musannef, VIII, 152; Zemahşerî, VI, 227) (Kütüb-i Sitte 15. Cilt)
"Yeni Terbiye" tâbiri fiilen 19. asır sonlarında kullanılmaya başladı ve
prensipleri tatbik mevkiine girdi ise de teklif ettiği ideallerin, ana hatlarıyla, ilk defa 16. asırda Montaigne tarafından Essasis (Denemeler) adlı eserinde işlendiği, Rousseau ve Pestalozzi tarafından da sistemleştirierek en güzel şekilde ifade edildiği bilinmektedir..." (Hz. Peygamber'in Sünnetinde Terbiye)
Bir millet, evlatlarına vermiş olduğu terbiyenin seviye ve kalitesi nispetinde yükselebilmiş ve huzura ermiştir. (Cocuk Terbiyesi)
Ömer İbnu Abdilaziz ( rahimehullah ) ' in mevzumuz açısından en mühim tarafı sünnete olan bağlılığı ve onun ihyası için göstermiş olduğu gayrettir . Hadîslerin tedvîn ettirilmesi şeklinde kristalize olacak olan bu sünnet aşkını şöyle ifade etmiştir : " Eğer Allah , her seferinde cesedimden bir parça koparılmak şartıyla benim vâsıtamla her bir bid'ayi temizlemeyi ve her bir sünneti ihya etmeyi nasib etseydi ben buna can u gönülden hazırdım . " (Kütüb-i Sitte 1. Cilt)
Resulullah ( aleyhissalatu vesselam) borca karşı uyarmış
borçlanmamayi ısrarla tavsiye etmiş olmakla birlikte, borçlanmayi haram etmemiştir. (Kütüb-i Sitte 6. Cilt)
İbn Abbas radıyallahu anh:
كُونُواْ رَبَّانِيِّين
ayetiyle; "hakimler, fakihler olun" denmek istenmiştir." der.
Buhari, ilim, 10 (Kütüb-i Sitte 2. Cilt)
"Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Gıybetin ne olduğunu biliyor musunuz?" "Allah ve Resûlü daha iyi bilir!" dediler. Bunun üzerine:
"Birinizin, kardeşini hoşlanmayacağı şeyle anmasıdır!" açıklamasını yaptı. Orada bulunan bir adam: "Ya benim söylediğim anda varsa, (Bu da mı gıybettir?)" dedi. Aleyhissalatu vesselam:
"Eğer söylediğin onda varsa gıybetini yapmış oldun. Eğer söylediğin onda yoksa bir de bühtanda (iftirada) bulundun demektir." (Kütüb-i Sitte 6. Cilt)
Resulullah
(aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Vallahi, senin hidayetinle bir tek kişiye hidayet verilmesi, senin için kiymetli develerden muteşekkil sürülerden daha hayirlidir." (Kütüb-i Sitte 11. Cilt)
Muğire radıyallahu anh dedi ki:
“Peygamberimiz, Rabbimizin risaletini getirmiştir. Bir de bize bildirdi ki, bizden kim öldürülürse cennetlik olacaktır. Bu sebeple biz, ölümü, sizin hayatı sevdiğinizden daha çok seviyoruz.”
Buhari, Cizye, 1, Tevhid, 46. (Kütüb-i Sitte 3. Cilt)
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sarhoşluk veren her içki haramdir." (Kütüb-i Sitte 7. Cilt)
İbn Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor:
Peygamber aleyhissalatu vesselam’a: ‘Hangi günah daha büyük?’ Diye sordum. Şu cevabı verdi: ‘Seni yaratmış olduğu halde Allah’a ortak koşmandır.’ ‘Sonra hangisi gelir?’ dedim. ‘Seninle beraber yiyecek korkusuyla (rızık endişesiyle) çocuğunu öldürmendir.’ dedi. Ben tekrar: ‘Sonra ne gelir?’ dedim. ‘Komşunun helalliği ile (karısıyla) zina etmen!’ dedi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in bu sözlerine te’yiden şu mealdeki ayet nazil oldu: ‘Onlar, Allah’la beraber başka bir ilaha dua etmez, hak olmaksızın, Allah’ın haram kıldığı cana kıymaz ve zina da etmezler. Kim de bunları yaparsa bir cezayla karşılaşacaktır.’ Furkan, 68.
Buhari, Tefsir, Furkan, 2, Bakara, 3, Edeb, 20, Muharibin, 20, 46; Muslim, İman, 141 (86); Ebu Davud, Talak, 50, (2310); Tirmizi, Tefsir, Furkan, (3181). (Kütüb-i Sitte 3. Cilt)
"Ca'fer'in ölüm haberi geldiği zaman,
Resûlullah (s.a.v): "Ca'fer ailesi için yemek yapın! Çünkü onlara, onları meşgul eden
(haber) geldi!" buyurdular."

Tirmizî (Kur’an’ı Kerim ve Hadisi Şeriflerle Hz. Muhammed (sav) ve Ashab (ra)’ının yaşadığı İslâmiyet)
Suheyb radıyallahu anh anlatıyor: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:
“Kur'an'ın haram kıldığı şeyleri helal addeden kimse Kur'an'a iman etmemiştir.”
Tirmizi, sevabu'l Kur'an, 20, 2919 (Kütüb-i Sitte 2. Cilt)
Rasulullah (as) buyurdular ki: "Kim gam ve tasalarını bire indirir ve sadece ahiret tasasına gönlünde yer verirse, onun dünyevi gamlarını Allah izale eder." (Kütüb-i Sitte 17. Cilt)
Dünya ile benim ne alakam var. Ben bir yolcu gibiyim. Bir agaç altında
golgelenen bir yolcu .. sonrada orayi terkedip yoluna devam eden ... (Kütüb-i Sitte 6. Cilt)
Kur’ân-ı Kerîm, pek çok âyetinde çocuk eğitimiyle ilgili meselelere yer vermiştir. Bu mevzuyu Kur’ ân’da Çocuk adlı çalışmamızda oldukça teferruatlı olarak tahlil ettik. Burada teferruata girmeden şunu belirtmek isteriz ki, Cenab-ı Hakk’ın (celle celâluhû) : “ Ey İman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizin için bir fitnedir. ” (Teğâbun, 64/14-15) uyarılarında ifade edilen hakikati, âlimler, “aile efradına karşı olan sorumluluğumuz” olarak anlamıştır. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) da: “ Kişinin fitnesi hanımında, malında, evlatlarında ve komşusundadır. ” 275 buyurmuştur. Gerek âyet-i kerîmede ve gerekse hadis-i şerifte geçen “fitne’den maksat “imtihan”dır. 276 Aile reisleri, aile fertlerine karşı terbiyevî yükümlülüklerini hakkıyla yerine getirip getirmemekle imtihan olunuyorlar. Yerine getirmedikleri takdirde, aile fertleri ahirette bir düşman gibi yakalarına yapışıp Allah’a şikayet edeceklerdir. 277
Yine kaydetmekte fayda var: Yukarıda kaydettiğimiz âyetin evvelindeki âyet ise, “ Ey iman edenler! Zevceleriniz ve evlatlarınızdan bir kısmı size düşmandır, o halde onlardan sakının! ” (Tegâbün, 64/14) buyurarak aile efradının daha farklı bir durumuna dikkat çekmektedir. Müfessirlerimiz, âyetin iniş sebebini de göz önüne alarak “ Allah’ın bir kısım emirlerini yerine getirmenize engeller çıkararak, onlar yolunda sizin bir kısım haramları işlemenize sebep olarak size düşmanlık yaparlar. Allah’a karşı günaha iten taleplerine uymayın! ” diye anlamışlardır (Râzi 30, 27). Meseleye bir başka açıdan yaklaşarak, “Onların üzerimizdeki haklarını yerine getirmeyerek, uhrevi helâklerine sebep olursak, ahirette, düşman tavrıyla bizi Allah’a şikayet edeceklerdir.” diye de anlayabiliriz. Bu iki yorum zahirde zıt görünse de özde birdirler. Çünkü her ikisinin de dinde yeri vardır.

275 Buhârî, Mevâkît, 4, Zekât 23, Savm 3, Fiten 17; Müslim, İman 231, Fiten 25
276 İbn-i Kesir, 7/29
277 Bak. İbn-i Ebî Cemre, Behçetu’n-Nüfus, 1/199; Bediüzzaman, Lem’alar, s. 189 (Aile Reisi ve Baba Olarak Hz. Peygamber)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/hz-peygamberin-sunnetinde-terbiye-ibrahim-canan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)