# İhsan Süreyya Sırma Kitabı Pervari'den Paris'e - Adnan Demircan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> İhsan Süreyya Sırma Kitabı Pervari'den Paris'e kimin eseri? İhsan Süreyya Sırma Kitabı Pervari'den Paris'e kitabının yazarı kimdir? İhsan Süreyya Sırma Kitabı Pervari'den Paris'e konusu ve anafikri nedir? İhsan Süreyya Sırma Kitabı Pervari'den Paris'e kitabı ne anlatıyor? İhsan Süreyya Sırma Kitabı Pervari'den Paris'e PDF indirme linki var mı?  İhsan Süreyya Sırma Kitabı Pervari'den Paris'e kitabının yazarı Adnan Demircan kimdir? İşte İhsan Süreyya Sırma Kitabı Pervari'den Paris'e kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/ihsan-sureyya-sirma-kitabi-pervariden-parise-adnan-demircan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-10-17T16:00:03+03:00
- Güncelleme: 2022-10-17T16:00:03+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/10/17/adnan-demircan-kimdir-adnan-demircan-kitaplari-ve-sozleri-335590.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: İhsan Süreyya Sırma 
 Yazar: Adnan Demircan 
 Yayın Evi: Beyan Yayınları 
 İSBN: 9789754738063 
 Sayfa Sayısı: 544 
--reklam--
İhsan Süreyya Sırma Kitabı Pervari'den Paris'e Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Beni hayata hazırlayan, üzerimde hakkı olan birçok Hocam var. Kuşkusuz bunların başında üniversitedeki İslâm Tarihi Hocam Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma gelir. Sadece dersimize girdiği ve bize İslâm Tarihi'ni bize anlattığı için değil, kişiliğiyle, kitaplarıyla ve konferanslarıyla ülkemizde birçok insanın üzerinde çok hakkı vardır. İhsan Süreyya Hoca, kendisi gibi az sayıdaki hocalaradan biri olarak ayrı bir yere sahipti gönlümüzde..
O, ilkeli duruşuyla ve İslâmî hassasiyetiyle öne çıkmıştı. Bir de ateşli hitabeti ve sürükleyici ders anlatımıyla.."

Prof. Dr. Adnan Demircan
--reklam--
İhsan Süreyya Sırma Kitabı Pervari'den Paris'e Alıntıları - Sözleri
Rahmetli annem "sen nisan ayında doğdun." diyordu. Ama gününü bilmiyoruz. 1944'ün nisanında doğmuşum, ama kaçında bilmiyorum.
Bana hitaben ve şampanyayı göstererek, "Hoca, Hoca, insan her şeyi bir defa denemeli." dedi. Tepem attı, bu benimle değil, Allah 'la alay ediyor. O zaman biraz terbiyemi bozmuşum galiba... "Ne demek, her şey olur mu? İnsanın bazı kutsalları vardır. Dini, namusu, karısı vs. İnsan bu kutsalları da mı bir kere ihlal edip başkasına takdim eder?"
Yahudi'nin "Sizin devletin borçları var. Bunların hepsini sileceğiz, bize Kudüs'ü ver." sözlerine karşılık Abdülhamid'in meşhur yanıtı şudur: "Kudüs benim ceketim değil ki size vereyim. Kudüs Müslümanların malıdır. Onu veremem. Ceketimi isterseniz size vereyim veya Afrika'da bir yer beğenin, size vereyim, ama Kudüs olmaz."
Size kötülük yaptığını düşündüğünüz kişilere kin tutar mısınız? Muhammed karakterli misiniz, İsa karakterli misiniz? Bir de daha serti var: Musa... Allah'ın selamı üzerlerine olsun.

- Kin tutmam, ama sevgi de beslemem. O saydığın Peygamberlerin hepsinin ayağının turabi olayım, ama onlar Peygamberdi, biz aciz kullarız. İsa'ya atfedilen bir söz vardır: "Birisi sağ yanağınıza tokat vurursa solu çevirin, bir de oraya vursun.". Öyle şey olur mu? Hâlbuki İsa öyle dememiş, daha sonra Bizans'ı memnun etmek isteyen papazlar onu İncil'e koymuşlar. Sonra bu anlayış, Müslümanların arasına da girdi: "Vurana elsiz gerek, sövene dilsiz gerek, koyundan yavaş gerek". Vallahi ben de "Şurasına bir tekme gerek" diyorum. Böyle bir Müslüman tipi olamaz. Ama Müslümanları ko yun yaptılar, âlemin kölesi yaptılar. Böyle şey olur mu? Bunu emre den bir ayet yok, bunu emreden bir hadis yok. Bilmem falanca söy lemiş. Söylerse söylesin, yanlış söylemiş.
Avrupalıların hepsi Jön Türklerle beraber Abdülhamid'e saldırıyorlar. Abdülhamid'i inceleyince onun pek kötülüğünün olmadığını gördüm. Çalışmalarım sırasında kimsenin bilmediği belgeler bulmuştum. Onun Pan-İslamizm siyaseti/İttihad-i İslâm siyaseti gibi politikalarını yakından öğrenme fırsatı yakaladım.
Doğrusu "Sefiller"i okumayan Fransa'yı ne tanır, ne de anlar diye düşünüyorum! Onların mantalitelerini anlayabilmek için okumak lazım, dinlemek lazım, gezmek lazım. Bizi öğrenmek için gelen bir yabancı, bizi okumazsa, bizi dinlemezse, sokaklarımızda gezmezse, bizi nasıl tanıyacak?
"Bu Müslümanlar hiçbir zaman Allah, Peygamber, Kur'an konusunda ihtilafa düşmediler. Bunlar menfaat için ihtilafa düştüler.".
Ömer b. Abdülaziz
Müslümanları temsil eden bir tek devlet vardı, o da Türkiye'ydi. Ama İsrail'i ilk kabul eden Türkiye oldu. Bu bir fecaattir, bir cinayettir. Tarihimizde siyasi bir cinayettir. Belki gençler ileride bununla ilgili daha enteresan belgeler bulacaklar. Dünyanın değişik yerlerinde birçok belge var, biz artık uğraşamıyoruz.
--reklam--
İhsan Süreyya Sırma Kitabı Pervari'den Paris'e İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İhsan Süreyya Hocam... Öğrencisi olmak ayrı bir gurur... Çok tontiş, çok sevecen, muhabbet sever ilim insanlarımızdan biri. Hayatının öğrencisi tarafından kitaba aktarılması ayrı muhteşem. Türkiye'nin önemli simalarından, hocalarından, ağabeylerinden biri. Kitabın söyleşi/ soru- cevap tarzında geçmesi ve ayrıca kitabın fotoğraflar ile desteklenmesi kitaba ayrı bir ahenk katmış. Öğrencisi Prof. Adnan Demircan'ın ifadesiyle; İslám Tarihi'ni bize anlattığı için değil, kişiliğiyle, kitaplarıyla ve konferanslariyla ülkemizde birçok insanın üzerinde çok hakkı vardır. İhsan Süreyya Hoca, kendisi gibi az sayıdaki hocalardan biri olarak ayrı bir yere sahip gönlümüzde... O, ilkeli duruşuyla ve İslâmî hassasiyetiyle öne çıkmıştır. Bir de ateşli hitabeti ve sürükleyici ders anlatımıyla... Rabbim Hocamıza hayırlı uzun ömürler versin inşallah... (Kerem Şen) 
En başta belirtmeliyim ki, söyleşi ve hatırat kitaplarına bayılıyorum. Büyük adamların büyük hayatlarını okuyunca, ufkum genişliyor. Bir ömrün nasıl daha güzel yaşanabileceğini sizlere hissettiriyor ve yol gösteriyor. Profesör Doktor İhsan Süreyya Sırma'da ülkemizin büyük fikir adamlarından biri. Kendisinin hayat serüvenini okuyunca, işte yaşamak istediğim hayatı yaşamış dedim. Seyahatler, kitaplar, yeni insanlar, yeni fikirler ve daha niceleri...

Kendisi yazar/i311 hocanın Paris'ten talebesidir. Siirt'ten Paris'e yaptığı bir hayat serüveninde hocasının kendisi üzerindeki etkisi açıkçası ziyadesiyle görülüyor. Muhammed Hamidullah'ı okuduktan sonra ne güzel bir ilim adamı, bir kütüphane kurdu olduğunu gördükten sonra İhsan Süreyya Sırma'nın da onun birebir kopyası olması gözlerden kaçmıyor.

Büyük adamları okumak, insanın büyük adamların yoluna nasıl başladığını görmesi açısından gerçekten çok önemli.. Bu minvalde okumalarıma devam edeceğim inşallah..

Selâm ve dua ile... (• Muhayyîr •) 
İHSAN SÜREYYA SIRMA KİTABI
PERVARİDEN PARIS'E
Kitap isminden de anlaşılacağı üzere İhsan hocanın hayatını anlatmak için öğrencisi Adnan Demircan tarafından kaleme alınmış.
Ihsan hoca Pervarili(Siirt),kürt olduğu için bir çok haksızlığa uğramış,doktorayı bitirdiği halde arkadaşlarına sunulan imkanlar ona sunulmamış,kazandığı haklar elinden alınmış, buradan da o dönemin siyasetinin ne kadar çirkin olduğunu anlıyoruz.
Okumayı bitirdiğimizde Türkiye'nin yakın tarihine dair pek çok şey öğrenmiş oluyoruz. Kitap hocanın çektiği görsellerle zenginleştirilmiş bu da okumayı kolay hale getiriyor .Kalın görünse de çabucak bitiyor.
Benim kitaba başlamam da şu şekilde olmuştu:
Necip Fazıl konferanslarının birinde Ahmet Karataş hoca kendi dönemlerini anlatırken bir arkadaş "Hocam, sizin döneminiz şanslıydı,Necip Fazıllar,Cemil Meriçler vardı, biz ise şuan bu fikir adamlarının yokluğunun ızdırabını çekiyoruz"demişti.Hoca da bize sık sık anı,hatırat kitapları okumamızı tavsiye etmişti ki bunun hakikaten çok faydalı olduğu düşünüyorum.Dönemin imkânsızlıklarına rağmen bu kadar çalışma yapmış kişileri görmek heyecanlandırıyor.
Özellikle İhsan hocanın zaman konusundaki hassasiyeti,milletvekili de olsa randevusuna geç kalanla bir daha konuşmaması,olayları güncel olaylarla ilişkilendirmesi,çalışma disiplini örnek almamız gereken hususlardan.
Ayrıca kitapta gençler için bir çok tavsiye yer alıyor.
Kitap bittiğinde hocayla sohbet ediyormuşuz ve artık ayrılmamız gerekiyormuş gibi tatlı bir his kalıyor geride... (Büşradeğilbüşranur) 
--reklam--
İhsan Süreyya Sırma Kitabı Pervari'den Paris'e PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Adnan Demircan - İhsan Süreyya Sırma Kitabı Pervari'den Paris'e kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İhsan Süreyya Sırma Kitabı Pervari'den Paris'e PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Adnan Demircan Kimdir?
1964 yılında Mardin’in Ömerli ilçesinde doğdu. İlk ve Ortaokulu Ömerli’de, Liseyi Mardin Tarım Meslek Lisesi’nde okudu. 1987’de Atatürk Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı yıl Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İslâm Tarihi ve Uygarlığı Bilim Dalında Yüksek Lisansa başladı. 1989 yılında Yüksek Lisansı, 1994 yılında aynı Enstitüde Doktorayı tamamladı.

Ocak 1992’de Harran Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’ne İslâm Tarihi Araştırma Görevlisi, 1994 yılında Yardımcı Doçent olarak atandı; Ekim 1996’da Doçent, Şubat 2003’te Profesör oldu.

Bir süre Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdür Yardımcısı olarak çalıştı. 1994 yılından 2011 yılının ortalarına kadar İslam Tarihi ve Sanatları Bölüm Başkanlığı görevini yürüttü.

Çalışmalarını İslâm Tarihinin ilk dönem siyasî tarihi, özellikle de muhalif gruplar üzerine yoğunlaştıran Demircan’ın yayımlanmış birçok kitabı ve makalesi bulunmaktadır.
--reklam--
Adnan Demircan Kitapları - Eserleri
İhsan Süreyya Sırma Kitabı Pervari'den Paris'e
Raşid Halifeler
Ali-Muaviye Kavgası
Emeviler
Hz. Peygamber'in (Sas) Ahlakı
Siyer
Gadir-i Hum Olayı
Kerbela
Cahiliye Arapları
Fitne
Cahiliyeden İslam'a Kadın ve Aile
Siyer Konusunda Bilinmesi Gereken 88 Soru
Nebevi Direniş Hicret
Hz.Ali Dönemi ve Ehl-i Beyt
Tarih ve Tarihçi
Hz. Peygamber'in Ahlakı
Allah Elçisi'nin (s) Ailesi
Tarihin Akışını Değiştiren Son Peygamber
Siyeri Nebiden 40 Hikmet
Dört Halife Üç Cinayet
Tematik İslam Tarihi
Bedevi
Kızların Gömülerek Öldürülmesi ve Çok Kadınla Evlilik
Çağdaş İslami Hareketler ve Şiddet Sorunu
Bir Bilim Olarak Siyer ve Kaynakları
Türkiye'nin İlahiyat Sorunu
İslam Tarihi-1
İslam Tarihi’nin İlk Döneminde Önderler ve İhtilafları
İslam Tarihi'nin İlk Döneminde Arap - Mevali İlişkisi
Kabile Topluluklarından Akide Toplumuna
Tarihin ve Dinin İstismarı
Allah’ın Elçisi ve Mesajı
Çağdaş Çalışmalar ve Oryantalistlerin Siyer'e Yaklaşımı
Haricilerin Siyasi Faaliyetleri
Hz.Peygamber (sas)'in Beşeri Münasebetleri Temel Hak ve Hürriyetler
O'nun Ahlakı Kur'an'dı
Birlikte Yaşama Tecrübesi
Eğitimci ve Tebliğci Hz Peygamber (sas)
İktidar Mücadelesi
Hz. Peygamber'in (s.a.s) Doğduğu Çevre ve Toplum
Münafık
Yeni Bir Toplum İnşası
Kürtler
Hz. Peygamber'in (s.a.s) Ailesi ve Aile Hayatı
Çeşitli Yönleriyle Hz. Peygamber'in (s.a.s.) Hayatı
Haricilerin Siyasi Faaliyetleri
Münafıklar
Müslümanların Uzun Yürüyüşü
Bir Eğitim Sevdalısı - Nuri Gökalp Kitabı
Hz. Ömer
Hz. Peygamber Döneminde Münafıklar
Hz.Peygamber Döneminde Müşriklerle İlişkiler
Hz. Peygamber’in (Sas) Kişiliği ve Bazı Özellikleri
Kur'an'ın Geliş Ortamında İnanç ve İbadetler
Önder Peygamber ve Yeni Bir Devletin Kuruluşu
Urfa-Mardin Hattı
İslam Tarihi Literatürü
Din Siyaset İlişkisi Haricilik Mezhebinin Doğuşu Bağlamında
Çeşitli Yönleriyle Son Elçi (s.a.s)'in Hayatı
İtaat ile İsyan Arasında Dört Alim
İslam Medeniyeti
Peygamberimin Arkadaşları
--reklam--
Adnan Demircan Alıntıları - Sözleri
"Yiyecek maddelerinin pahalı olduğu yerlerde hayat ucuzdur."

Durant, Will (1981), Medeniyetin Temelleri, Çev.: Nejat Muallimoğlu, İstanbul 1978, s. 105. (Kızların Gömülerek Öldürülmesi ve Çok Kadınla Evlilik)
Geçmişi karalamak, bir meşruiyet aracı olarak kullanıldığı için yeni iktidarların eliyle ya da onlara yaranmak amacıyla geçmiş hakkında olumsuz kanaatler ileri sürmek, sık rastlanan bir durumdur. (Tarih ve Tarihçi)
Bazen sağlık gerekçesiyle de çocuklar öldürülürdü. Sparta'da bir bebek doğunca, baba onu muayene için ailenin yaşlılarına götürürdü. Bebek, sağlıklı ise yetiştirilmek üzere babasına bırakılır; sağlıklı değilse derin bir su çukuruna atılarak öldürülürdü. Fenikeliler ise her şeyin ilkini isteyen tanrılara ilk çocuklarını kurban ederlerdi. (Kızların Gömülerek Öldürülmesi ve Çok Kadınla Evlilik)
Mekkeliler ve müttefikleri kendilerini Ehl-i Hums, Harem dışından gelenleri ise Ehl-i Hil olarak isimlendiriyordu. Ehl-i Hums olan kişiler kıyafetleriyle tavaf yapabilirken, Ehl-i Hil olanlar ya daha önce giymedikleri bir elbiseyle tavaf yapıp o elbiseyi bir taşın altına bırakıyorlar, ya da Ehl-i Hums'tan birisinden ödünç bir elbise alıyorlardı. Bu imkânları bulamayanlar ise çıplak tavaf yapıyorlardı. İslâm, insan onuruna aykırı ve ayrımcı olan bu uygulamayı da kaldırmıştır. (Siyer Konusunda Bilinmesi Gereken 88 Soru)
Insan ister şahit olsun, ister olmasın bir olay hakkında konuşmaya başladığında o olayın anlatımını öznelleştirmiş olur. Bundan kaçınmak mümkün değildir. (Siyer)
Hz. Hasan'ın vefatından sonra başlayan Yezid'e biat süreci beş-altı yıl sürdü. (Emeviler)
Tarihin din olarak algılanmaya başladığı yerde bilimin mihmandarlığından, sağlıklı bir anlama ve algılamadan söz etmek mümkün değildir. (Kerbela)
Cahiliye Araplarının tuttukları bir oruç da sükût orucudur. Adadıkları boyunca hiç konuşmazlar ve bunu ibadet sayarlardı. İslam döneminde böyle bir ibadete yer verilmemiştir. (Cahiliye Arapları)
Filozof Bradley: “Dindar bir kimse eğer davranışlarında ahlaklı değilse ya sahtekardır, ya da bâtıl bir dine inanmaktadır. Ahlaksız dindar olmaz, dindarlık mahiyeti itibariyle dindarca yani ahlaklı olarak yaşamayı gerektirir.” (Hz. Peygamber'in Ahlakı)
Haddı zatında sabır denilince sadece eziyet ve hakaretlere sabır anlaşılmamalıdır.
“Taata devamda sabır, nasihatten sakınmada sabır, zıt düşüncedekilerin her türlü hile ve tuzaklarına sabır, zorluklara karşı sabır, batılın yayılmasına sabır, hakka yardım edenlerin azlığına sabır, eziyetli yolların uzunluğuna sabır, nefsin istekleri, tama ve heveslerine, za’fına, noksanlığına, aceleciliğine çabucak usanmasına sabır, sabır, sabır. Bütün bunlardan sonra neticeye ulaşınca nefsi tevazu ve şükür dairesinde tutabilmede sabır... (Hz. Peygamber'in Ahlakı)
Hz. Peygamber'in (sav) hayatını doğru öğrenmek, ilahi mesajın daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacaktır. İlahi mesaj ise insanlığı, içine düştüğü sorunlardan kurtaracak yegâne yoldur. (Tarihin Akışını Değiştiren Son Peygamber)
İslâm dünyası Batı'ya teslim olmuştur; ancak Batı'nın, Müslümanlardan duyduğu korku devam etmektedir. Zira Batı, Müslümanlarda görmediği potansiyelin İslâm medeniyetinde olduğunu hâlâ görebilmektedir. (Çağdaş İslami Hareketler ve Şiddet Sorunu)
Cihat Allah kelamının insanlara ulaştırılmasında önündeki engellerin kaldırılması faaliyetidir.

Hz. Peygamber kişisel çıkar için insanlara saldırmayı, onları öldürüp mallarına el koymayı caiz görmemiştir. O, ancak Allah'ın rizasının gözetildiği savaşların meşru olduğunu ifade etmiştir. Onun bu bakış açısıyla cihat Allah rızası için gerçekleştirilmesi gereken bir ibadettir ve tek yöntemi savaş değildir. (Siyer Konusunda Bilinmesi Gereken 88 Soru)
Rahmet Peygamberi, çevresindeki herkesin hidayete kavuşması ve kurtuluşa ermesi için davet görevinde o kadar ısrarlı ve hırslı bir çalışma yürütmüştür ki neticede bu yüzden “Neredeyse inanmıyorlar diye kendini parçalayacaksın!” diye birkaç defa Allah'ın itabına/azarına uğramıştır. (Hz. Peygamber'in (Sas) Ahlakı)
Ali Şeriati,Kerbela’nın anlam erozyonuna uğraması hususunda safevileri suçlamaktadır.”Safevilerin hedefi,yalnızca halkın taasuplarını ve bilinçsiz duygularını harekete geçirmek,küçük bir ameli için,hatta bir ibadet için,yapıcı,öğretici bir iz ve mantıklı bir çıkarım ve sonuç arayan İslam’ın değil Hırıstiyanlığın üslubunca dini karnavallar ve tarihi trajediler düzenlemekti. (Kerbela)
Müslümanlar, pozisyonlarını imanın beslediği akılla değil, körü körüne bağlanılmış bir duygusallıkla almaktadırlar. Daha doğrusu Müslümanların önemli bir çoğunluğu, olup bitenlerden haberdar değillerdir. Tam bir akıl tutulması yaşanmaktadır. (Çağdaş İslami Hareketler ve Şiddet Sorunu)
"Fâtıma, Cennet ehli kadınlarının hanımefendisidir. " Buhârî (Allah Elçisi'nin (s) Ailesi)
İnsan kurbanı ve çeşitli sebeplerle çocuk öldürme adeti, Araplara mahsus olmayıp, diğer bazı toplum ve topluluklarda da bulunuyordu. (Kızların Gömülerek Öldürülmesi ve Çok Kadınla Evlilik)
...Çünkü Abbasiler döneminde artık kadının tamamen ev hayatına mahkûm olduğu bir anlayışın dinin gereği olarak topluma hâkim olduğunu görüyoruz. (Bedevi)
Şiilere göre Gadir Hum denilen yerde Hz. Muhammed şöyle seslendi: "Ben kimin mevlasıysam Ali'de onun mevlasıdır. Allah'ım ona dost olana dost, düşman olana düşman ol. Ona yardım edene yardım et, onu yardımsız bırakanı yardımsız bırak!" (Gadir-i Hum Olayı)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/ihsan-sureyya-sirma-kitabi-pervariden-parise-adnan-demircan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)