# İkna Ulusu - George Saunders Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> İkna Ulusu kimin eseri? İkna Ulusu kitabının yazarı kimdir? İkna Ulusu konusu ve anafikri nedir? İkna Ulusu kitabı ne anlatıyor? İkna Ulusu PDF indirme linki var mı?  İkna Ulusu kitabının yazarı George Saunders kimdir? İşte İkna Ulusu kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/ikna-ulusu-george-saunders-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-18T19:00:08+03:00
- Güncelleme: 2022-06-18T19:00:08+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/18/george-saunders-kimdir-george-saunders-kitaplari-ve-sozleri-249790.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: George Saunders 
 Çevirmen: Niran Elçi 
 Yayın Evi: Deli Dolu Yayınları 
 İSBN: 9786055060268 
 Sayfa Sayısı: 216 
--reklam--
İkna Ulusu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"İnsanın tercih ettiği yaşam tarzını korumasından daha dürüst bir şey var mıdır?"
Dünyanın yaşayan en iyi öykücülerinden sayılan Folio Ödüllü George Saunders'tan çarpıcı, tüyleri diken diken edecek öyküler...
Türkçede Aralığın Onu adlı kitabıyla tanıdığımız Saunders, İkna Ulusu'nda tüketim toplumunun varacağı uç boyutları ele alıyor.
Özgürlük denen şey yoksa koca bir yanılsama mı?
George Orwell, Kurt Vonnegut gibi yazarlarla karşılaştırılan Saunders, eğlenceli bir kurgu üzerine inşa ettiği İkna Ulusu'nda sistemin insan üzerinde yarattığı kuşatıcı etkiyi çarpıcı ve zihinden hiç çıkmayacak imgelerle veriyor. Kendine has üslubuyla mizahi yönü ağır basan distopik bir dünyayı resmeden Saunders'a göre kişisel tercihlerin bile sistemin elinde olduğu bir gelecek tasarımında özgürlük balonla şişirilmiş koca bir yanılsamadan ibaret...
"Amerika, Mark Twain'den bu yana bu kadar komik bir hiciv ustası çıkarmamıştı."
-Zadie Smith-
"Kimse Saunders gibi distopya yazamaz; eğlenceli kurguları, ehlileştirilmemiş bir tüketici toplumunun sonuçlarını keşfediyor."
-Time Out-
"Bu bir hiciv ürünü mü? Tam olarak değil. Bilimkurgu mu? Bir yanıyla. Ama şu gerçek ki aynı anda hem karanlık hem endişeli hem şaşkın hem de güldürücü olabiliyor... Saunders'ın parlak, çılgın yazılarının çoğu gibi hem gündemle alakalı hem de değil."
-The Times-
--reklam--
İkna Ulusu Alıntıları - Sözleri
değerlendirme yapmaktan keyif aldığımdan saatlerce çalıştım, sonra tekrar yaptım ve tekrar keyif aldım.
teddy kimseye benzemiyor, kimse gibi davranmıyor, giysileri kuş tüylerine gittikçe daha fazla benziyor, geceleri plastik askerler kullanarak koreografi yapıyor, hiçbir kalıba sığmıyor, hiç arkadaşı yok, ama ben içtenlikle inanıyorum, bir gün harika şeyler yapacak.
öğle molamı feda edip bu mektubu yazmamın asıl sebebi, biz çocuksevgisi çalışanları olarak sizinki gibi ailelere, bayan faniglia, yenilikçi ve gerekli gelişim araçları sağlamak için ne kadar çalışırsak çalışalım,ürünlerimizin yanlış anlaşılması ve bunun kalbimizi kırması.
geçen hafta sonu müdürüm bay ted ames uğradı (süper biridir, bana gerçekten büyük destek oldu, bu mektubun size en ufak yardımı olduysa lütfen ona da bildirin) ve cidden gülmekten karnımıza ağrılar girdi. billy, KNB2100’ün, “SÜRTÜNME OLAĞAN VE FAYDALI BİR ISI KAYNAĞIDIR!” diye bağırmasını sağlamak için yüzünü hızla halıya sürtmeye başlayınca bay ames, küçük yeşil defterine takdir dolu notlar çiziktirmeye başladı.
benim dedem devamlı bacaklarımın kalın olduğunu söyleyerek sataşırdı bana. öyle ki, banyo yaparken hâlâ dedem hakkında hiç de hoş olmayan şeyler düşünürüm. insanın dedesi tarafından kınanmasının nasıl bir duygu olduğunu bilirim, bu yüzden her iki seferinde de dua ettim: sevgili tanrım, bu çocuk neyse o. ne olursa olsun onu sevmeme izin ver. eğer eşcinsel bir çocuksa, tanrı onu kutsasın; eğer eşcinsel değilse ve yalnızca ninesinin peruğunu takıp, köpeğe “edelweiss” şarkısını söylemekten hoşlanıyorsa, öyle olsun; ama her durumda, ne olur, onu sevdiğimi ve kabul ettiğimi her hareketimle anlatabileyim ona.
"neden senin gibi yetenekli bir delikanlı, dünyayı etkileme fırsatından vazgeçsin ve kalabalığın içinde böğüren bir başka sığır olsun, dışarıdaki insanların sana ne kadar saygı duyduklarını, sana ne kadar güvendiklerini bilmiyor musun?”
bu doğruydu. çünkü bazen rustik köy’den çocuklar gelirdi ve lav zeminde durup rrend belirleyiciler & lezzet yaratıcılar sakız kartlarını penceremize bastırırlardı ve biz onlara el salladığımızda ya da sakız kartlarındaki pozu verdiğimizde mutluluk içinde iğrenç dairelerine dönerler, muhtemelen annelerine bizi gerçekten gördüklerini anlatırlardı ve muhtemelen haftalardır yaşadıkları en güzel şey bu olurdu.
ürünün uzun vadeli dayanıklılığı arkasında durmuyoruz, arkasından koşuyoruz; çünkü şansımızı denemenin nesi yanlış, o şans boynuzlu toynaklı olsa da olabileceğinin en iyisi olman için seni destekleyen on bin kişinin bağıra çağıra tezahürat yaptığı yerde senle en kötü korkun baş başa kalıyorsun.
“tanrım, sızlanıp durma, tavşan gibi sızlanıyorsun” ve ben de dedim ki, “paçavra olacağıma tavşan olurum”
bence amerika devamlı bağırmalı. bir sürü bağıran ses, çoğu yanlış, bazıları kaçıkça ama lütfen, devamlı olağanüstü mantıklı şeyler söyleyen tekdüze bir ses değil.
aurabon® her şeyi düzeltiyordu, çünkü aurabon® her zaman her şeyi düzeltir; ama kısa süre sonra öğrendim ki günde sekiz, dokuz kez bağlandığın zaman her zaman mutlu hissediyorsun. ama bu alüminyum kâğıt çiğnemek gibi bir mutluluk ve bir kez bu tür mutluluk için yaşamaya başladıktan sonra kısa süre sonra bir daha hiç yeterince mutlu olamıyor hâle geliyorsun. çok çok mutlu olduğun zaman bile, tesisteki perdeleri asmak için kullandıkları yuvarlak metal kancaların güzelliği karşısında gözyaşları içinde kalacak kadar mutlu olduğun zaman bile daha da mutlu olmak için büyük bir arzu duyuyorsun. bu yüzden kendini güzel perde kancalarından koparıyorsun ve titrek mutlu ellerle bir işi-etkileyen-moral-sorunu formu daha dolduruyorsun ve sonra, tesisteki hiçbir şey yeni mutluluk düzeyinle bakmana değecek kadar güzel olmadığından o çok popüler pencere önü koltuğunda oturuyorsun ve bu çılgın kontrolsüz hâlde görsellemeye başlıyorsun.
biz küçükken hepimize gizlice çörek getirdiği zamanları hatırladım. değerlendirme yapmamız gerekmeyen, elimize yüzümüze marmelat bulaştıra bulaştıra yediğimiz çörekler. sonra, oynadığımız oyuncakları değerlendirmek üzere "amaç odaklı oyunlarımıza" geri dönerdik ve oyuncak eğlenceliyse gülümseyen ördeği, değilse surat asan ördeği boyardık.
mantıklı davrandığımı düşünerek ona bok gibi davranmıştım; çünkü kendi kafalarımız da böyle değil midir? içindeyken mantıklı gelir ama sonra, geriye dönüp baktığımızda, bazen, tam bir salak gibi davranmışım, diye düşünürüz.
"ah, benim küçük erkeğim,” dedi, “seni çok seviyorum, bu yüzden yapabileceğim en zor şeyi yaptım, yani senden ayrıldım, tatlım. olağanüstü zekânı o en kutsal şeyi yapmak için yani başka insanlara yardım etmek için kullanabilesin diye. olduğun yerde kal, dikkatinin dağılmasına izin verme, mutlu ve üretken bir hayat yaşa, o zaman ben de mutlu olurum.”
"tek bir insanın başarısı değil bu, senin düşlediğin aynı düşleri düşleyen koca bir düş kurucu ekibinin başarısı ve hedefimiz sistemlerin en önemlisi için, ailenizin çıkarı için!”
itiraf etmem lazım bir parça kuşku duyuyordum; çünkü carolyn hayatı ne kadar güzel olursa olsun asla mutlu olmayacak, tatminsiz bir kıza benziyordu gittikçe.
--reklam--
İkna Ulusu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kara mizahıyla Yorgos Lanthimos filmlerini, biraz da Black Mirror dizisini andıran, absürt, tekinsiz, distopik öyküler. İçindeki bazı öykülerin romana, hiç olmadı novellaya dönüştürülmesini dilerdim. İyi öykünün talihsizliği de bu, şakkadak bitiveriyor, ağza bir parmak bal çalmak gibi...

Sevdim ben yazarı, diğer kitaplarını da okumak isterim. (S.) 
Bok gibi Noel'ler için yaşayan insanların yazarı Saunders, 11 öyküden oluşan İkna Ulusu'nda bizi ötekilerin "mecburen absürt" dünyasına sarsıntılı bir yolculuğa çıkarıyor. Metalaştırılan hayatların çaresiz kabullenişlerine doğru pupa yelken yol aldığımız bu "oldukça normalize edilmiş" Saunders rotasında karşımıza sonsuz olasılıkların yerelden evrensele uzandığı Amerikan rüyasının hasır altı edilmiş ya da edildiği zannedilen uçsuz bucaksız fırsatları seriliyor. Suratlarına SimuDudaklar'ından istediğiniz gibi seslendirebildiğiniz "KONUŞABİLİYORUM" marka maskeleri geçirdiğiniz bebekler, bolca Somaesk antidepresanlarla bezeli Yorgos Lanthimos replikası postapokaliptik ilişkilerin yuvalandığı yapay toplumsal düzencikler, "Aynımsı Cinsler Arası Evlilikler" hakkında ahkâm kesen Trump-Darwin kırmaları, iyi bir adamın elinden Noel'inin alınmasına seyirci kalacak karakterde zavallı çatı kaplamacıları ile Dickensvari bir fantazya, klinik deneylerin objektif parti süsleri arasında gizlenmiş alabildiğine subjektif maymunsal gerçekliği ve reklam aralarında Yahudi soykırımından "enstantane"lerle süslenmiş yeni-süper-gerçekçi Huxleyvari Netflix dizileri. Ve dev trans yağ içeren atıştırmalıkların koşturduğu, fruktoz şurubunun ambrosia farz edildiği dünyada tiranlığın portakallı şekerlemelere kaldığı, Doritos'un aile yapılarımızı yerle bir etmeyi başardığı ve nihayetinde aminimizi paketlemelere sunduğumuz halüsinojen etkisinde devleşen bir İkna Ulusu. Metalaştırılan hayatların kazıcısı Saunders, imza üslubunu cesur yeni dünyamızın barsaklarını deşmek için kullanırken İçSavaşDiyarı Feci Düşüşte ve Pastoralya'sının aksine daha soğuk ve mesafeli bir noktadan okuruna bakmayı tercih ediyor. Ne fazla kısık ne de harlı bir ateşle pişen kimyasal bir gelecek. Afiyet olsun! (Kubilay) 
Farklı bir dili ve tarzı var, özgün diye de nitelendirilebilir fakat bu özgünlüğün bazı hikayelere negatif olarak yansıdığını söyleyebilirim. Bana hitap etmiyor.

Kişisel olarak ise kitaptaki "Benim Frapan Torunum, Benim Değişimim, Kırmızı Kurdele, 93990" adlı hikayeler dışındaki hikayeleri okumaktan zevk alamadım. Hatta "Amerikalı Brad Carrigan" başlıklı hikayeyi okumaya tahammül edemeyip kitabı yarıda bıraktım. Sonraki hikayeleri de göz gezdirip okunmaya değer bulmadım. (ahsev) 
--reklam--
İkna Ulusu PDF indirme linki var mı?
--reklam--
George Saunders - İkna Ulusu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İkna Ulusu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı George Saunders Kimdir?
George Saunders, CivilWarland in Bad Decline adlı öykü kitabıyla 1996 PEN/Hemingway Ödülünü almıştır. The New Yorker, Harper's ve Story dergilerinde yayınlanan eserleri iki kez 'Ulusal Dergi Ödülü' almış, üç kez de 'O. Henry Ödülleri' koleksiyonuna dahil edilmiştir. Yazar, şu an Syracuse Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık alanında ders vermektedir.
--reklam--
George Saunders Kitapları - Eserleri
Phil’in Dehşet Verici Kısa Saltanatı
Arafta
İkna Ulusu
Pastoralya
Aralığın Onu
Tilki 8
Frip'in Aşırı Israrcı Pırtlakları
İç Savaş Diyarı Feci Düşüşte
--reklam--
George Saunders Alıntıları - Sözleri
İnsanların yapabildii diyer harika şeyleri gördüm, meselaa çimenleri kısacık yapmak gibi, yuvalarının içinde çiçek büyütebilmek gibi. Ve kafamın içinde şey dedim: Yaratıcı, en becerikli yaratıklardan oluşmuş bi Sürüyü neden aynı zamanda en kötü kalpli yaptı? (Tilki 8)
.
Neden dans ediyordu ?

Sebep yok. Sadece hayatta, sanırım.

... (Aralığın Onu)
ürünün uzun vadeli dayanıklılığı arkasında durmuyoruz, arkasından koşuyoruz; çünkü şansımızı denemenin nesi yanlış, o şans boynuzlu toynaklı olsa da olabileceğinin en iyisi olman için seni destekleyen on bin kişinin bağıra çağıra tezahürat yaptığı yerde senle en kötü korkun baş başa kalıyorsun. (İkna Ulusu)
Buradaki bizler yol değiştirmek için çok geç kaldık. Her şey bitti. Gölgelerden ibaretiz, maddeden sıyrılmış hakkımızda verilen yargı o önceki (maddesel) âlemde yaptıklarımızla (veya yapmadıklarımızla) ilgili olduğundan, telafi etmek elimizde değil. Oradaki işimiz bitti; yalnızca bedel ödemeyi bekliyoruz. (Arafta)
Bir Milli Erdemimiz varsa, o da cömert olmamızdır ve bir Milli Kusurumuz varsa, o da aşırı cömert olmamızdır! (Phil’in Dehşet Verici Kısa Saltanatı)
Vaktiyle öylesine iyiliksever görünen dünyada, bu kadar zalim bir olayın gerçekleşmesi insanı yıldırım çarpmışa çeviriyor. (Arafta)
"Bu zamanlarda, bu tuhaf zamanlarda," dedi, birinin bencilce ve iğrenç olmayan bir şey yaptığını görmek, bir nefes taze hava gibi ; güzel, taze ve temiz hava gibi. (İç Savaş Diyarı Feci Düşüşte)
Dünyanın hüzünle dolu olduğu gerçeğini kavramıştı; herkesin hüzün yükü altında yaşadığını; her şeyin hüzün olduğunu; bu dünyada hangi yolu seçerse seçsin herkesin acı çektiğini (kimsenin tamamen mutlu olmadığını, herkesin incitilmiş, ihmal edilmiş, göz ardı edilmiş, yanlış anlaşılmış olduğunu) hatırlamaya çalışması gerektiğini ve dolayısıyla insanın temas halinde olduğu kişilerin yükünü hafifletmek için elinden geleni yapması gerektiğini; mevcut hüznünün ona özgü bir durum olmadığını, aksine her zaman onlarca kişi tarafından hissedildiğini, bu yüzden uzatılmaması ve abartılmaması gerektiğini, çünkü bu durumdayken kimseye bir faydası olamayacağını ve bu dünyadaki konumu, insanlara büyük fayda sağlayacağından ya da zarar vereceğimden, elinden geliyorsa hüzünlü kalmanın doğru olmayacağını kavramıştı. (Arafta)
geçen hafta sonu müdürüm bay ted ames uğradı (süper biridir, bana gerçekten büyük destek oldu, bu mektubun size en ufak yardımı olduysa lütfen ona da bildirin) ve cidden gülmekten karnımıza ağrılar girdi. billy, KNB2100’ün, “SÜRTÜNME OLAĞAN VE FAYDALI BİR ISI KAYNAĞIDIR!” diye bağırmasını sağlamak için yüzünü hızla halıya sürtmeye başlayınca bay ames, küçük yeşil defterine takdir dolu notlar çiziktirmeye başladı. (İkna Ulusu)
Bu kibir , sizde alışkanlık haline gelmiş. (Phil’in Dehşet Verici Kısa Saltanatı)
“Her zaman böyle hissederek yaşayabilseydik keşke , diye düşünüyordum,hayatın bir gün sona ereceğini bilerek yaşayabilseydik. İşin numarası bu .” (Aralığın Onu)
itiraf etmem lazım bir parça kuşku duyuyordum; çünkü carolyn hayatı ne kadar güzel olursa olsun asla mutlu olmayacak, tatminsiz bir kıza benziyordu gittikçe. (İkna Ulusu)
Ne yoz bir evren bu; iyi başlayıp sürekli kötüye giden şeylerin ne kusursuz bir örneği... (İç Savaş Diyarı Feci Düşüşte)
"Pek çok insanın aynı şeyi yüksek sesle, tekrar tekrar söylemesi, o şeyin doğru olduğu anlamına gelmez." (Frip'in Aşırı Israrcı Pırtlakları)
benim dedem devamlı bacaklarımın kalın olduğunu söyleyerek sataşırdı bana. öyle ki, banyo yaparken hâlâ dedem hakkında hiç de hoş olmayan şeyler düşünürüm. insanın dedesi tarafından kınanmasının nasıl bir duygu olduğunu bilirim, bu yüzden her iki seferinde de dua ettim: sevgili tanrım, bu çocuk neyse o. ne olursa olsun onu sevmeme izin ver. eğer eşcinsel bir çocuksa, tanrı onu kutsasın; eğer eşcinsel değilse ve yalnızca ninesinin peruğunu takıp, köpeğe “edelweiss” şarkısını söylemekten hoşlanıyorsa, öyle olsun; ama her durumda, ne olur, onu sevdiğimi ve kabul ettiğimi her hareketimle anlatabileyim ona. (İkna Ulusu)
.
Hayatımda en çok pişman olduğum şey, nezaketin başarısızlıklarıdır.

Karşımda başka bir insanın olduğu, acı çektiği ve yanıt verdiğim o anlar… Mantıklı bir şekilde, ihtiyatlı ve hafifçe...

... (Aralığın Onu)
"Evet," dedi baba gözyaşları içinde, dua etmeyi bitirdikleri zaman."Sevgi varsa her zaman umut da vardır. Umut varsa her zaman şifa da vardır. Evet. Evet." (İç Savaş Diyarı Feci Düşüşte)
Genel olarak bu vergi nasıl bir tepki doğurdu? Halk, vergi destekliyor mu? Destekliyorsa, o zaman gerçekten de böyle bir
kanun çıkardığınızı hatırlıyorum. Diğer yandan, halk vergiden memnun değilse, o zaman yumruğunuzu masaya indirdiğinizden ve böylesine aptalca bir kanun çıkarmanızı önerdiği için birini kınadığınızdan çok eminim. (Phil’in Dehşet Verici Kısa Saltanatı)
Kafanızın karışmasından korkmayın. Her daim kafası karışık olmaya çalışın. Her şey mümkündür. Sonsuza dek açık olun, o kadar açık olun ki, canınızı yaksın ve sonra biraz daha açılın, ta ki öldüğünüz gün e kadar, durmaksızın, amin. (Aralığın Onu)
"ah, benim küçük erkeğim,” dedi, “seni çok seviyorum, bu yüzden yapabileceğim en zor şeyi yaptım, yani senden ayrıldım, tatlım. olağanüstü zekânı o en kutsal şeyi yapmak için yani başka insanlara yardım etmek için kullanabilesin diye. olduğun yerde kal, dikkatinin dağılmasına izin verme, mutlu ve üretken bir hayat yaşa, o zaman ben de mutlu olurum.” (İkna Ulusu)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/ikna-ulusu-george-saunders-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)