# İnanç Psikolojisi - Nevzat Tarhan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> İnanç Psikolojisi kimin eseri? İnanç Psikolojisi kitabının yazarı kimdir? İnanç Psikolojisi konusu ve anafikri nedir? İnanç Psikolojisi kitabı ne anlatıyor? İnanç Psikolojisi kitabının yazarı Nevzat Tarhan kimdir? İşte İnanç Psikolojisi kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/inanc-psikolojisi-nevzat-tarhan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-17T10:00:26+03:00
- Güncelleme: 2022-02-17T10:00:26+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/17/nevzat-tarhan-kimdir-nevzat-tarhan-kitaplari-ve-sozleri-154777.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Nevzat Tarhan 
 Yayın Evi: Timaş Yayınları 
 İSBN: 9789752638655 
 Sayfa Sayısı: 256 

İnanç Psikolojisi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Dinsiz bilim topal, bilimsiz din kördür
 (Albert Einstein)

Modern dünya, aklı ve bilimi yegane değerler sayıp kutsarken; inanç konusunu bilim ile birlikte anmaktan, iki olguyu aynı çizgide buluşturmaktan adeta kaçındı.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan bu kitapta inanç konusuna akıl ve eleştirinin ön planda olduğu, dinler ve mezhepler üstü bir tutumla ve bilimsel bir yöntemle yaklaşıyor. Bunun ötesinde, sağlam inancın ve onun oluşturduğu dini geleneğin ruh sağlığı için gerekliliğini vurguluyor. İnanç Psikolojisi, Dinin kuralları vardır, inanca dayanır. Bilim, doğası gereği bütün kural ve inançları reddeder. O halde bilim ve din asla birlikte düşünülemez diyenlerin ezberlerini bozacak nitelikte

Dünyanın yaradılış gayesi nedir?
İnancın psikolojik sağlığa etkileri nelerdir?
Kanıta dayalı din nasıl olur?
İnsan kendini hem özgür, hem de yaratıcının varlığına teslim olmuş hissedebilir mi?
İnanç geni var mıdır?
Din bir takıntı mıdır?
Ruh nasıl bir programdır?
Ruh, beyin, beden ilişkisi nasıl olur?
Bilim ne zaman dinin alanına müdahale eder?
Dua ve ibadetin psikolojik ve fizyolojik faydaları nelerdir?

İnanç Psikolojisi Alıntıları - Sözleri
Kendini bilmek, Rabbini bilmektir.
Bilinç, dalga sistemine baktığında algılayacağı şeyi görür. Aksi halde algılama gerçekleşmez. Böyle bir bakış görsel olanı değil, zihinsel yönelmeyi ifade eder. Zira görenin göz değil, beyin olduğu bilinmektedir.
aklın olmadığı bir duygu, belirsizlik doğurur
Akıllı insan, yalnızca evrende var olan güzelliği görmez; bu güzellikle beraber , onu var edeni de görür. Akıllı insan bir şehre gidip orada güzellikleri seyrettiğinde, ardından bu güzellikleri oluşturan, şehri imar eden kişiyi de tanımak ister. Şehrin sahibi bu bakış açısıyla yaklaşan bir yolcuyu kendisine muhatap olarak kabul eder. Aksi halde yiyip içtikten sonra çekip giden bir yolcuya kıymet vermez.
İnsanlar kendilerine ve olaylara akıl gözü, kalp gözü ve ruh gözü olmak üzere üç gözle bakarlar. Akıl, her şeyde sebep sonuç ilişkisini araştırır ve kendisine “Ne düşünüyorum?” sorusunu sorar. Duygunun sorusu ise “Ne hissediyorum?” şeklindedir. Ruh ise bakıp gördüklerinde ne anladığını kavramaya çalışır.
“Varoluşun farkında olan ve öleceğini bilen tek canlı, insandır. Ölüm korkusu insan davranışlarını belirleyen bir korkudur. Öldükten sonra yok olacağını düşünen kişi, aynı zamanda tesadüfen var olduğuna da inanan kişidir. Bu düşüncedeki bir kimse, sahip olduklarını kaybetme korkusu yaşar. Yaratıcı'ya inanmıyorsa hesap verme duygusunu da taşımaz ve sonuçta bencilleşir. “Dünyaya bir defa geldim ve hayat geçici, her şey boş” diyerek kazanımlarını çılgınca tüketmeye yönelir. Hayatı anlamsız gören kişinin yaşamak için sebebi kalmadığında, toplumsal katılıma sırtını döner.”
"Bilinç, ruhla beden arasındaki basamaktır."
Öldükten sonra yok olacağını düşünen kişi , aynı zamanda tesadüfen var olduğuna da inanan kişidir.
Her insanda başkalarının algı, amaç, inanç, niyet ve beklentilerini kapsayan, özel zihinsel durumları tespit ve temsil eden, zihin okumayı gerçekleştiren kapasite potansiyel olarak vardır.
O halde evrendeki tek yönlü geri dönüşü olmayan bu gidişin matematiği nasıldır?
Zaman kavramının farkına varması, geçmişini sorgulayabilmesi, ve şuurunun olması insanı diğer canlılardan ayıran özellikleridir.
Annelerin çocuklarını eğitirken, onların beyin kimyalarının işleyişinde ne tür değişiklikler yaptıklarını bilmelerinin önemi araştırmalarla gün yüzüne çıkmaktadır.

İnanç Psikolojisi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitaptaki en harika tarif;
"Bilgisayarın elektrik dişinin çekilmesi ne ise, ruhun bedenden ayrılması da odur. kalp ölümü ile beyin ölümü arasındaki fark işte bu noktada ortaya çıkar. insanda kalp bölümü olmamasına rağmen beyin ölümünün gerçekleşmesi, bitkisel, otonomik Hayat diye tarif ettiğimiz durumdur.." (Maşallah) 
Hayır! Böyle bitmesin bu kitap...

Her bir sayfasını dikkatle, ince eleyip sık (d)okuduğum, okurken keyif alıp mutlu olduğum bir kitabın daha sonuna geldik.

Kitap toplam 16 bölümden oluşuyor. İçeriğinde inanç geni tartışmaları, inancın epistemolojisi, bilim ile dinin sınırları, ruh, bilinç, akıl ve nefis gibi psikiyatri ve psikoloji alanında ilgi çekici bölümler bulunuyor.

"Bilim, kilisenin bilimin önünü açmasıyla kilisenin yanlış söylemlerine doğru cevaplar bulmak için odaklanmıştır. Bu kapsamda dünyanın ve evrenin incelenmesinden tut, insan psikolojisinin incelenmesine kadar konular çeşitlenmiştir. Tabii ki yapılan bilimsel çalışmaların bir kısmı dini gözden düşürmeye yönelik olmuştur.
Bu doğrultuda, ‘Tanrıya ihtiyacımız yok’ tarzı söylemler yüksek sesle işlenmesine rağmen dinler etkisini dünya genelinde sürdürmüştür. Hatta, bilimin gözardı ettiği bir şey vardı. ‘Din ilkel toplumlarda görülen bir şeydir. Bilim ilerledikçe insanların dine ihtiyacı kalmayacak.’ şeklindeki söylemleri yanlıştı. Zira bilim ilerledikçe insanların dine olan ilgileri daha da fazlalaşmıştı. Bu kapsamda, en düşündürücü ve didaktik sorular eğitimli kişilerden gelmeye başladı. Bilinmez olana duyulan merak hem insanlığı hem bilim adamlarını Tanrıya daha çok yaklaştırmıştır.
Bilimsel araştırmaların maddecilik ve dini ön yargı esasına dayandığı bir düzlemde psikoloji alanı da, insan davranışlarının temelini fiziksel etmenlere ve dinin insan üzerindeki olumsuz etkilerine bağlamışlardır.
Maddecilik kuralının da arkasında farklı değişkenlerin olduğu fikrine kapılan bilim insanları, doğu kültürünün de etkisiyle dua, mistisizm ve meditasyon gibi olgulara yönelmiştir. Bu yöneliş sonrasında mistisizmin insan üzerindeki etkilerini inceleyen ‘nöroteoloji’ oluşmuştur.
Bununla birlikte, doğaüstü veya metafiziksel olgularında dünya üzerinde etkili olduğunun farkına varan bilim insanları, mistisizm ve soyut gerçekliği maddeye ve somuta indirgemekten vazgeçmiştir. ‘Görmediğim şeye inanmam’ şeklindeki aklı görselliğe indirgeyen materyalist yaklaşımın bu indirgemeci bakışı, tarihin çöp sepetinde kalmıştır.
Devam eden süreçte, dini inançların beyin üzerindeki etkisini inceleyen bilim insanları, insanda yaratıcıya inanma eğiliminin genetik olabileceğini düşünmüşlerdir."

Kitapta ayrıca ‘Ailede ve eğitim ortamında din eğitimi tutum farkındalığı çalışması’ adlı bir kişisel değerlendirme anketi bulunuyor.
49 sayfalık! kaynakça ile de son buluyor.

İnancın bilimsel olarak açıklandığı psikolojik olarak sunulduğu muhteşem bir eser.
Mutlaka okunmalı.

Keyifli okumalar... (GONCA) 
inanç ve bilim olgularını beraber anmaktan çekinmeye yazar Nevzat Tarhan inanmanın insan üzerindeki olumlu etkilerini bilimsel olarak açıklamaktadır. Mutluluk psikolojisi Beraber okunması etkiyi arttırabilir. (Tuğba) 

Kitabın Yazarı Nevzat Tarhan Kimdir?
Nevzat Tarhan, (d. 7 Temmuz 1952, Merzifon, Amasya), Türk hekim, psikiyatrist ve nöropsikolog. Üsküdar Üniversitesi'nin kurucu rektörü. 1998 yılında Memory Centers of America'nın Türkiye temsilciliğini aldı. Türkiye'de ilk nöropsikiyatri hastanesi olan NPİSTANBUL Beyin Hastanesi'nin yönetim kurulu başkanlığını yürütmektedir. Ayrıca Türk-Amerikan Nöropsikiyatri Derneği Türkiye Şubesi başkanıdır.

1952 yılında Amasya Merzifon'da doğdu. 1969 yılında Kuleli Askerî Lisesi'ni, 1975 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ni bitirdi. GATA stajı, Kıbrıs ve Bursa kıta hizmetinden sonra 1982 yılında GATA'da psikiyatri uzmanı oldu. Erzincan ve Çorlu’da hastane hekimliği sonunda GATA Haydarpaşa’da yardımcı Doçent (1988) ve Doçent (1990) oldu. Klinik direktörlüğü yaptı. Albaylığa (1993) ve Profesörlüğe (1996) yükseldi. 1996-1999 yılları arasında Yüzüncü Yıl Üniversitesinde öğretim üyeliği ve Adli Tıp Kurumunda bilirkişilik yaptı. Kendi isteğiyle emekli oldu.1998 yılında Memory Center of America’nın Türkiye temsilciliğini aldı.

40’ın üzerinde SCI sınıfı dergilerde olmak üzere ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış 100’ün üzerinde araştırma makalesi vardır.

Halen; Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörlüğü ve 2006 yılında Türkiye’nin ilk nöropsikiyatri hastanesi olarak kurulduktan sonra 2017’de Türkiye’nin ilk Avrupa’nın ise 2. Beyin Hastanesi olarak faaliyetlerine devam eden NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini yürütmektedir.

Kitapları 1 milyondan fazla satmıştır. İngilizce ve Almanca bilmektedir.

İki çocuk babasıdır.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Nevzat_Tarhan

Nevzat Tarhan Kitapları - Eserleri
Mesnevi Terapi
Kadın Psikolojisi
Aşk Terapi
Mutluluk Psikolojisi
Bilinçli Genç Olmak
Kendinizle Barışık Olmak

Duyguların Psikolojisi
Yunus Terapi
Mutlu Evlilik Psikolojisi
Duyguların Psikolojisi ve Duygusal Zeka
Psikolojik Savaş
Evlilik Psikolojisi
Toplum Psikolojisi ve Empati

İnanç Psikolojisi
Aile Okulu
Sen Ben ve Çocuklarımız
Güzel İnsan Modeli
Var mı Beni Anlamak İsteyen
Son Sığınak Aile
Değerler Psikolojisi ve İnsan

Bilinçli Aile Olmak
Çağın Vicdanı Bediüzzaman
Pozitif Psikoloji
Hz. Mevlana ile Aile Terapisi
Akıldan Kalbe Yolculuk
10 Adımda Pozitif Psikoloji
Genç Arkadaşım

Makul Çözüm
Asimetrik Savaş: Politik Psikoloji
Hayata Dair
Anne Darbe Ne Demek?
Hastalar Risalesi Üzerine Psikiyatrik Açıdan Bir Analiz
Son Sığınak Aile
Kadın Psikolojisi

Bilgelik Psikolojisi 1
Bilgelik Psikolojisi 2

Nevzat Tarhan Alıntıları - Sözleri
İnsanın ruh sağlığını oluşturan temel duygulardan biri "güvendir". Bu duygunun olmadığı bir ortamda, sevgi söylemleri bir anlam ifade etmez. (Güzel İnsan Modeli)
"Kalem kılıçtan keskindir, dil de keskin bir kılıçtır" (Kendinizle Barışık Olmak)
İnsanda merak ve hayret varsa öğrenme isteği bitmez. Öğrenme duygusunun tatmini kendini geliştirmekle olur. (Yunus Terapi)
Hiçbirimiz bütünüyle kıymetli ya da tamamen işe yaramaz değiliz. İnsan bazı özellikleri itibariyle değerli olduğunu söyleyebilir ama kişiliği açısından böyle bir tanımlama yapması doğru değildir. (Duyguların Psikolojisi ve Duygusal Zeka)
Evrende gözüken madde dünyası da görünmeyen mana dünyasının üstünde sadece bir perdedir. (Akıldan Kalbe Yolculuk)
Aklımızı yönetmek yetmiyordu, duygularımızı da yönetmeliydik. (Mutluluk Psikolojisi)

" Çağımızda bireylerin iki önemli hastalığı vardır. Biri bencillik, diğeri de lüks düşkünlüğüdür." (Mutlu Evlilik Psikolojisi)
"Bazı insanlar vardır, hata yaparlar ve aynı hatayı ısrarla tekrar ederler. Bunlar akıl seviyesi en düşük olan insanlardır. İkinci grup insanlar vardır, bir hata yaparlar ve bu hatayı ikinci defa tekrar etmezler. Bu, onların ortalama akıllı insanlar olduklarını gösterir. Bir de başkalarının hatalarından ders alıp o hataya düşmeyenler vardır ki, bunlar yüksek akıllı kişilerdir." (Var mı Beni Anlamak İsteyen)
Büyük başarılar, büyük mücadelelerin sonucunda gelir, mücadele ne kadar çetinse başarı da o kadar büyük olur. (Mutluluk Psikolojisi)
"Bilinç, ruhla beden arasındaki basamaktır." (İnanç Psikolojisi)
"Herkes kızabilir, bu kolaydır. Ancak doğru insana, doğru miktarda, doğru zamanda, doğru nedenle ve doğru şekilde kızmak, işte bu kolay değildir.".

.. (10 Adımda Pozitif Psikoloji)
Bediüzaman, "İnsanın kıymeti himmeti nisbetindedir.Himmeti ise, ittihaz ettiği maksadın derece-yi ehemmiyetine bakar."der.Buna göre, "Kimin himmeti milleti ise, o kimse tek başıyla küçük bir millettir."der. (Çağın Vicdanı Bediüzzaman)
Evliliğin başlangıcında romantik duygular daha baskındır. İkinci dönemde kişilik ve güç çatışması yaşanmaya başlar. Taraflar akıllı ve şanslı iseler üçüncü dönem olan bağlılık aşamasına geçerler. Evlilikte aşkın yani romantik duyguların devam etmesi, iyi ilişki kurmaya bağlıdır. Bunun için aşk iyi ilişkinin sebebi değil, sonucudur. (Kadın Psikolojisi)

Kişiselleştirme ve aldatma kaygısı, dürüst olmayan insanların tepkisidir. (Değerler Psikolojisi ve İnsan)
"...mutluluk kapasitesi üzerinde net bir genetik etki vardır. Ve genler hastalığın başlamasını ve rotasını etkilediklerinden mutsuzluk getirebilirler." (10 Adımda Pozitif Psikoloji)
---Prof. Dr. Nevzat Tarhan hocamızın Çağın Vicdanı kitabından alıntıdır----
Narsistik(özsever) kişinin temel özellikleri şunlardır:
 Gururlu ve kibirlidirler, kendilerini özel ve önemli görürler, övgüyle beslenirler, menfaatçidirler. Kendi çıkarları için kuralları değiştirirler. Beklentileri karşılanmazsa sinirlenirler, eleştiriye hiç tahammül edemezler. İnsanları çok iyi kullanırlar ve sömürürler. Başkalarının duygu, düşünce ve ihtiyaçlarına empati duymazlar. En çok kafa yordukları konular zenginlik, güç, şöhret, başarı, güzellik, aşk gibi konulardır. Son derece kıskanç, kinci ve nankördürler. Çıkarları biten insanı bi anda unuturlar, vefa duygusu beslemezler.
 Egosu büyük, ama her şeyi küçük olan bu kişiler sevilmezler. Kendilerini o kadar güçlü hissederler ki, başka bir şeye ihtiyaç duymazlar. En akıllı, en yetenekli, en iyi insan olarak kendilerini görürler. Sıradan olmaktan korktuklari için çok çalışırlar.
Rekabeti çok kullanırlar, sanat, spor, bilim, ticaret gibi konulardaki kesifler bunların işidir. Diğer insanlar narsistik kişinin yaptığı işlerden hoşlanır, fakat kibirli hallerinden nefret ederler.
Liderler arasında narsistik kişi çoktur. Liderliğin bittiği yerde narsisizm başlar. En büyük narsist Hitler'di! Sezarın çoğu, Napolyon, Mussolini, Kleopatra, Nemrud, Firavun, Stalin hepsi büyük narsistlerdendi. Bunlardan Hitler, Darwin'den etkilenerek kendi ırkının üstünlüğünü, diğer ırkların değersizliğini doktrin haline getirdi(Narzizm). Bunu halkına inandırdı ve insanlık tarihinin en kanlı savaşının çıkmasına neden oldu. (Çağın Vicdanı Bediüzzaman)
Nasıl bir bahçede meyve ve sebzelerin yetişmesinde iyi bir toprak, su, güneş ışığı gerekliyse, başarı için de sıcak aile atmosferi gereklidir. (Bilinçli Genç Olmak)
Sabır amaca yönelik olmalıdır, her istediği yapılan çocuk bencil, her şeyine "hayır" denilen çocuk inatçı olur. Dengeyi sağlayınız. (Bilinçli Aile Olmak)
Nükleer güç nedeniyle artık klasik savaşlar yapılmıyor. Teknoloji stratejiyi belirliyor. Sessiz savaşlar yaşanıyor. Bu savaşların silahları da gizli ve esrarlı olmak zorunda. (Anne Darbe Ne Demek?)
“Halbuki özgüven kişinin kendini olduğundan üstün ya da aşağı değil olduğu gibi kabul etmesi demektir.” (Aile Okulu)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/inanc-psikolojisi-nevzat-tarhan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)