# İnsanlar Uyanıyor - Aziz Nesin Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> İnsanlar Uyanıyor kimin eseri? İnsanlar Uyanıyor kitabının yazarı kimdir? İnsanlar Uyanıyor konusu ve anafikri nedir? İnsanlar Uyanıyor kitabı ne anlatıyor? İnsanlar Uyanıyor kitabının yazarı Aziz Nesin kimdir? İşte İnsanlar Uyanıyor kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/insanlar-uyaniyor-aziz-nesin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-16T12:00:20+03:00
- Güncelleme: 2022-02-16T12:00:20+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/16/aziz-nesin-kimdir-aziz-nesin-kitaplari-ve-sozleri-153863.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Aziz Nesin 
 Yayın Evi: Nesin Yayınları 
 İSBN: 9789759038267 
 Sayfa Sayısı: 248 

İnsanlar Uyanıyor Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İsterse ona aylık bile bağlayacaklardı.

- Sağolun ama, benim öyle büyük hizmetlerim yok, dedi, hem elim ayağım tutarken çalışmalıyım...

Ben ne yaptım ki size, burdan ayrılmamı istemiyorsunuz?

Manav,

- Daha ne yapacaksınız, dedi, sizin iyiliğinizi unutamayız. Siz bu gecekonduya taşınınca, sizi dikizleyip gözaltında tutmak için, çöpçü kılığında, boyacı kılığında polisler geldi. O polisleri kontrol içinde de daha başka polisler geldi. Buraları ana baba günü oldu.
(Tanıtım Yazısı'ndan Alıntı)

İnsanlar Uyanıyor Alıntıları - Sözleri
Şimdi açık yaka moda, hiç kimsenin iki yakası bir araya gelmiyor,
“- Ey ruhumun ruhu!
 - Huuu!
 - Nerdesin yahu?”
Dargelirli Mısta’fendi, iki ile ikinin dört değil, dert ettiğini bizzat ve bilfiil hayatı ile ispat etmiştir.
- Sonra, misafirlerine “Üşüyorsanız, sobaya daha kömür atalım” buyurdular...
- Yaaa!.. Ne büyük bir hakikatin ifadesi!.. Basitmiş gibi geliyor ama efendim, çok derin manalar taşıyor...
Fakat düşmanlarının iftiraları ve gammazlıkları ile gözden düşmüş ve Sultan Cafer kaimevladını cellada vermiştir. Cellat ise, kaimevladın kellesini bedeninden ayırdıktan sonra, “Ey ulu hünkârım, bu baş n’olacak?” deyu süal ettikde padişah dahi “Dama at, dama at!” deyu ferman edicek padişahın dalkavukları tarafından dahi, “Dama at dama at!” denile denile kelime “damat” olup çıkmıştır.
‘Şairlerin beynine verir huşu enfiye,
 Sonra akar burnundan, hapşuu, hapşuu enfiye

Aksırıkla öksürük, tıksırıkla püskürük...
Bütün ilhamı veren işte hep şu enfiye!

...
Nerdeyse kendini tutamayıp ağlayacaktı. Kim ne derse desin, memlekette büyük bir gelişme, insanlarda büyük bir uyanma vardı.
Bu kadar çok meşhur damat yetiştirmiş olan memleketimizde hâlâ Meşhur Damatlarımız namı ile bir kitap yazılmamış olması, Türkiye kitaplığı için gerçekten büyük bir eksikliktir.
- Kız nasıl¿
- Tam oğlunuz Yapma’ya layık bir kız... Kız, kafeste bir kuş... Ama ne kuş baykuş, baykuş!.. Ne ağzında diş kalmış, ne de o kızda is kalmış... Tam Yapma’ya uygun dünyada tek eş kalmış...
Öyle döveriz, öyle söveriz ki, bütün bir gün, bütün bir hafta ağzımızdan sövgüden başka hiçbir kelime çıkmadan konuşabilir, tartışabilir, sevişebilir, her dileğimizi anlatabilir, yani doğal yaşamımızı sürdürebiliriz.
Dedim ya, çocukken çok yaratmazdım, hep oğlan çocuklarla oynardım. Hiç kız arkadaşım olmamıştır. Hoş şimdi de kız arkadaşım yok ya... Küçüklüğümdenberi, nedense, erkeklere karşı müthiş bir semtatikliğim vardır. Öyle yaratmazdım ki, düz duvara bile tırmanırdım da, enayi oğlanlar aşağıda durur, bana bakakalırlardı. Ençok "birdirbir", "ikidir iki", "uzun eşek" oynardım. Ama ben ençok "Alttan verir samanı, üstten çıkar dumanı, çatal matal kaç çatal!" oyununu severdim.
- Dile benden ne dilersen...
+ Çok bir şey istemem, beni sadrazam yap yeter padişahım.
- O kolaydır, nasıl olsa olur, istediğin ciddi bişey yoj mu?
+ öyleyse soğuk bişey içeyim bâri...
İnsan, başkaları da gülecek diye boş bulunup güler de, sonra kimse gülmezse, çok bozum oluyor.
Halbuki akıllı bir insanın herhangi bir yere başıyla değil ayağıyla girmesinin daha mantıklı olduğu düşünülürse dünyaya başlarını çıkarıp balıklama atlayan çocukların nasıl ters geldikleri, dünyaya önce ayaklarını çıkaran bu yavrunun ise pek normal geldiği anlaşılır.

İnsanlar Uyanıyor İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Eleştirel dille yazılmış olan romanlardan biridir. Bu seferki biraz akıcı değildi tabi bu Aziz Nesinin kendi romanları arasındaki karşılaştırmamdır. Aziz Nesin her zaman çok iyi bir kalem. Yine de aziz Nesini ve eleştirel dilini sevenler için tavsiye ederim (basak selvi) 
Markopaşa ve hükümeti eleştiren hikayelerin genel bir derlenmesi.
 "Bulgaristan'dan Gelen Telgraf" hikayesinde yazar/sabahattin-ali 'ye gizli ithaf vardır. Genel olarak beğendim. En çok beğendiklerim de
"İnsanlar Uyanıyor ", "Zâtıdevletleri'nin İbiş'i", "Adını Söylemem", ", "Kurtulsun Beşeriyet!..", "Başkalarının Aklına Uyduk" ve Cumhuriyet'in Damadı oldu. (Radikalizmin Mistik Önderi) 
İnsanlar uyanıyor, uyanmalı, uyanmak zorunda!!!: Sevgili black nin düzenlediği Aralık ayı "Aziz Nesin" etkinliği kapsamında okuduğum ikinci eser oldu.Nesin okumalara doyamayan bir okur olarak, daha evvelden okumuş olduğum ve tadı damağımda kalan '' Birlikte Yaşadıklarım Birlikte Öldüklerim"adlı anlatı kitabını bu ay içerisinde tekrar okuyarak, bu güzel ve manidar etkinliği, çorbaya 3 tuz tanesi ekleyerek kapatmış olma hedefindeyim. "Körün istediği bir göz, Allah verdi iki göz" atasözümüzün bu ay bende vücut bulmasına sebep olan black e tekrar teşekkürlerimi sunuyorum.

"İnsanlar Uyanıyor" Sevgili Aziz Nesin'in ilk baskısı 1972 yılında yapılan ,35 öyküden oluşan, toplamda 250 sayfalık bir eseri.

Eser 2 bölümden oluşuyor. İlk bölümde klasik, hiciv içerikli Nesin öyküleri okurken, ikinci bölümde, "Ünlüler Geçidi" başlığı altında, benim daha önce rastlamadığım ve sanıyorum Nesin'in kendi yarattığı, kendine has bir mizah türü olan öykümsü metinler okuyoruz. Sayıları fazla, hacimleri kısa olması nedeniyle, öykülerin içerikleri hakkında detaya girmenin ciddi bir sürprizbozan olacağını düşündüğüm için, kitabı genel hatları ile değerlendirmeyi tercih ediyorum.

"İnsanlar Uyanıyor" üç milyon tirajlı, haftalık mizah dergisi Krokodil'in, 1969 Uluslararası Gülmece Öyküsü yarışmasında, 1090 öykü arasından birinci seçilmiş ve büyük ödülü kazanmış. Eserin sonsözünde Gogol'un şöyle bir alıntısına rastlıyoruz :
"Gülme, sanıldığından daha önemli, daha derin bişeydir. Bu, geçici bir öfkeden gelen, bunalımlı bir zamanında insanın kahkaha kopararak gülmesi değil; insanların hoşça vakit geçirmesine yarayan bir gülme de değil; insanoğlunun aydın tabiatından gelen bir gülmedir...Salt karanlık şeyler insanları öfkelendirir. Gülme ise aydınlıktır....Dünyada hiçbişeyden korkmayan bir insan, alaydan korkar. Hayır, hayır, ancak iyi insanlar, özleri temiz insanlar böyle aydın, böyle yürekten gelen bir gülmeyle gülebilirler. "

İşte biz okurlar da, burada belirtildiği gibi Gogol'un tasvir ettiği güldürüyü buluyoruz içerikteki hikayelerde. Ülkemin ve ülkem insanının ağlanası hallerine gülmenin bile bir erdem sayıldığı nazarımda, büyük üstad bunu layığı ile başarıyor. Aziz Nesin'i "iyi bir yazar''olmasının haricinde , net karakterli, sağlam duruşlu ve öğrenmeye, öğretmeye açık yapısı dolayısı ile de çok seviyorum. Düzmantığı asla kabul etmeyen Nesin, öyle sıradan cümlelerden oluşturmamış metinlerini. Yaratıcılığı ile edebi dehasını ve zekasını harmanlayınca ortaya alalade olmaktan sıyrılmış, çok daha farkındalık içeren öyküler çıkmış.
Öykülerde, toplumumuzun insan profillerinden ve sosyolojik yapısından izler görüyor ve Aziz Nesin'in gözlem yeteneğine, analiz etme becerisine ve kalemine bir kez daha hayran kalıyoruz. (Seda Bera) 

Kitabın Yazarı Aziz Nesin Kimdir?
20 Aralık 1915’te İstanbul’da doğdu. İki yıl Darüşşafaka Lisesinde öğrenim gördü. Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. Kara Harp Okulu ve Askeri Fen Okulundan mezun oldu. Üsteğmen rütbesindeyken "görev ve yetkisini kötüye kullanmak" suçlamasıyla yargılanıp ordudan uzaklaştırıldı. Bir süre bakkallık yaptı. Ardından gazeteciliğe başladı. Yedigün, Karagöz ve Tan Gazetesinde çalıştı. Cumhuriyet adlı bir magazin dergisi yayınladı. Sabahattin Ali ile birlikte, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba mizah dergilerini çıkardı. 1951de bir kitapçı dükkanı, ardından bir fotoğraf stüdyosu açtı. 1954ten itibaren Akbaba mizah dergisinde takma isimlerle mizah öyküleri yazdı. Yazın yaşamı boyunda 100ün üzerinde takma isim kullandı. Kemal Tahirle birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu.Yeni Gazete, Akşam ve Taninde köşe yazıları yazdı. Yazarlığı, Öncü, Yeni Tanin ve "Ustura" isimli bir mizah eki de hazırladığı Günaydın gazetesinde sürdürdü. 1962de Zübük isimli mizah dergisini çıkardı. 1963te yayınevinin yanmasının ardından sadece yazmaya başladı. 1972de Çatalcada kimsesiz çocukların eğitimini gerçekleştirmeyi amaçlayan Nesin Vakfını kurdu. Kitaplarının tüm gelirini bu vakfa bağışladı. 1976-1980 arasında her dalda edebiyat ödülleri veren Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığını çıkardı. 1979da seçildiği Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı görevini yıllarca sürdürdü. Sadece Türk edebiyatının değil dünya mizah edebiyatının da sayılı isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle siyasi iktidarlardan sürekli baskı gördü, tutuklandı, yargılandı, sürgün edildi, cezaevlerinde kaldı. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitirdi. Öykülerinde Türk toplumunu ayrıntılarıyla yansıtır. Anlatımında halk edebiyatının ana öğelerinden yararlanır. Yer yer masal temasıyla ve mizah aracılığıyla günlük olayları, toplumsal aksaklıkları eleştirir. Türk edebiyatında çağdaş mizah yazarlığı tekniklerini geliştiren, genç mizah yazarlarının doğmasına yolaçan yazardır.

Aziz Nesin Kitapları - Eserleri
Zübük
Şimdiki Çocuklar Harika
Ölmüş Eşek
Nazik Alet
Gözüne Gözlük
Biz Adam Olmayız

Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
Yol
Yokuşun Başı
Yokuş Yukarı
Sizin Memlekette Eşek Yok mu
Tatlı Betüş
İt Kuyruğu

Koltuk
Toros Canavarı
Pırtlatan Bal
Geriye Kalan
Memleketin Birinde
Havadan Sudan
Gıdıgıdı

Aferin
Surname
Merhaba
Az Gittik Uz Gittik
Ben de Çocuktum
Yüz Liraya Bir Deli
Yedek Parça

Aşkım Dinimdir
Sivas Acısı
Fil Hamdi
Zübüklüğün Sonu Yok
Adamı Zorla Deli Ederler
Anıtı Dikilen Sinek
Kördöğüşü

Bir Sürgünün Anıları
İstanbul'un Halleri
Yurt Gezileri
İhtilali Nasıl Yaptık
Hayvan Deyip de Geçme
Deliler Boşandı
Şehirden İndim Köye

Memurlar Memurlar
Gerçeğin Masalı
Bay Düdük
Hoptirinam
Gol Kralı
Bu Yurdu Bize Verenler
Mahmut ile Nigar

Ah Biz Ödlek Aydınlar
İnsanlar Uyanıyor
Tek Yol
Leyla ile Mecnun
Gözünüz Aydın Efendim
Bir Tutam Aydınlık
Nutuk Makinesi

Hangi Parti Kazanacak
Ah Biz Eşekler
Yeşil Renkli Namus Gazı
İnsanlar Konuşa Konuşa
Büyük Grev
Benim Delilerim
Nah Kalkınırız

Poliste
Damda Deli Var
Şimdi Avrupa
Sosyalizm Geliyor Savulun
Rüyalarım Ziyan Olmasın
Kalpazanlık Bile Yapılamıyor
Okuma Güncesi

En Masumlar İçerde
Rıfat Bey Neden Kaşınıyor
Mahallenin Kısmeti
Yetmiş Yaşım Merhaba
Bütün Oyunları - 1
Bütün Oyunları 2
Halimiz Hal Değil

Borçlu Olduklarımız
Aziz Nesin - Ali Nesin Mektuplaşmaları
Aziz Nesin'den Sıra Dışı
% Kaç Aptalız
Yazarlık, Edebiyat ve Dil Üstüne
Aşk Şiirleri
Birlikte Yaşadıklarım Birlikte Öldüklerim

Çuvala Doldurulmuş Kediler
Kalem Yapın Beni Kalem!...
Eğitim Üstüne
Batı'ya Giden Yoldayız
Bir Koltuk Nasıl Devrilir
Vatan Sağolsun
Seyyahatname

Türkiye Şarkısı Nazım
Okuduğum Kitaplar
Korkudan Korkmak
Salkım Salkım Asılacak Adamlar
Üçü Birden
Bütün Şiirleri 1
Kazan Töreni

Bütün Şiirleri 2
Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak
Hayvanlar Takımı
Maçinli Kız İçin Ev
Sondan Başa
Sora Sora Cennet Bulunur
Uyusana Tosunum

Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler
Hazret-i Dangalak
Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala
Mum Hala 1
Aziz Nesin'den Darbeler Kitabı
Sanat Yazıları
Gülmekten Öldüren Öyküler-1

Gülmekten Öldüren Öyküler 2
Alamanya Alamanya Bizden Aptal Bulaman Ya
Mum Hala 2
Soruşturmada
Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez
Herkesin İşi Gücü Var
Suçlanan ve Aklanan Yazılar

Arkadaşım Badem Ağacı
Bir Dokun Bin Dinle
Cumhuriyet Dönemi Türk Mizahı
Unutulmayan Rüyalar
Bekârlık Sultanlıktır
Irak ve Mısır
Taşlamalar

Çocuklara En Güzel Masallar
Aziz Dede'den Masallar
Nasrettin Hoca Gülütler
Okullar İçin Kısa Oyunlar
Sporcu Milletiz Vesselam
Bursaname - Aziz Nesin'in Bursası
Laiklik, Dincilik ve Atatürkçülük

Bayan Aynur ile Bay Buyur
Bilmem Ne Adası
Bir Vicdan Davası
Onursal Doktor Olamamanın Büyük Onuru
Bulgaristan'da Türkler Türkiye'de Kürtler
Aşk Öyküleri
Aydınlar Üstüne

Büyüklere Masallar 1
Büyüklere Masallar 2
Türkiye Toplumu ve Demokrasi
Bütün Oyunları - 3
Bütün Oyunları 4
Aziz Nesin - Klaus Liebe Harkort Mektuplaşmaları
Aziz Nesin - Saliha Scheinhardt Mektuplaşmaları

Aziz Nesin - Tahsin Saraç Mektuplaşmaları
Tut Elimden Rovni
Erkek Sabahat
Çiçu
Hadi Öldürsene Canikom
Dört Kitap Tek Ciltte
Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 1

Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 2
Azizname
Saçkıran
Gübre Kralı
Şiirin Tam Zamanıdır
Biraz Gelir misiniz?
Bir Aşk Var Bir De Ölüm

Hoşça Kalın
Bişey Yap Met
Qum Qalalar
Hekayələr
Azîz Nesin - Meral Çelen Mektuplaşmaları
Gülmece Öyküleri 9
Bizim Memleket

Gülmece Öyküleri 5
Gülmece Öyküleri 2
Memleketin Birinde - Hoptirinam
Deniz Aslanı
Baba Mirası
Berber Nonoş
Gülmece Öyküleri 3

Üç Kitap Birarada
Nutuk Makinası, Az Gittik Uz Gittik
Gülmece Öyküleri 8
Aziz Nesin Bütün Kitapları
Kendini Yakalamak
Boyalı Tilki Masalı
İstanbul'dan Ne Haber

Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 2
Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 1
Seçilmiş Satırlar
Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 3
Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 4
Sosyalizm Geliyor Savulun

Aziz Nesin Alıntıları - Sözleri
İslamlıktan sonra da .. şimdi de kız çocukları pek makbul sayılmıyor, başlık parasını saymazsan. Müslümanlarca … (Bay Düdük)
Sen insanların zahirine değil zamirine bak. (Toros Canavarı)
Yoksular yaşamları boyunca yalnız bir kez kolaylık görürler, o da öldükten sonra; cenazeleri hemen kalkar, çabucak. (Ben de Çocuktum)
Muayeneye giren çocuğu, içi kül dolu bir kaba yellendirirlermiş. Yel ne denli çok kül kaldırırsa o denli iyi, o denli yiğitlik sayılıyor. Yel hiç kül kaldırmazsa, çok kötü..." Mangalda kül bırakmaz" sözü, sonradan bir alay sözü olarak kullanılmış olsa bile, kabadayılığı, yiğitliği anlatmak için söylenir. (Yokuşun Başı)
Sen artık bu kitapta: noktaları , virgülleri , satırları taşımıyorsun..
Sen artık bu kitapta : koşmuyor , bağırmıyor , alnını kaşımıyorsun..
 Sen artık bu kitapta yaşamıyorsun. (Aşk Şiirleri)
Ayağını sıcak tut, başını serin,
Kendine bir iş bul, düşünme derin. (Nasrettin Hoca Gülütler)

Önce bir sayımdöküm yapmalıyım
Neleri götüreceğim
Geri dönüp alamam
Kendimden hiç bırakmamalıyım geride
Gölgemi de gölgesizliğimi de
Söyleyemediklerim yazamadıklarım Verilemeyen yanıtlarım
Benimle olmalı üzünçlerim acılarım
Utançlarım gözyaşlarım
Söyletilmeyen şarkılarım
Hiç bir kötülüğüm kalmamalı arkamda Aldatmaları sevdiğim kadınların
Kurnazlıkları çıkarcıkları küçük küçük
Zaman zaman kurnazlıklarım
Düşlerimi hiç mi hiç bırakamam
En değerli varlıklarım
Hele sonsuz tasalarım ki yaşama sığmayan
Ve hiç sönmeyen harlı tutkularım
Ne kalır benden geriye
Hiç
O hiçi de kendimle almalıyım (Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak)
Aslında Sayın Başkan Hoobert iyi insandı. Sayın Başkan
iyiydi ama, ne yazık ki çevresindekiler kötüydü. Nedense bu iyi
başkanların çevresini de hep kötü kişiler alıyordu. (Kalpazanlık Bile Yapılamıyor)
Yabancı bir kentte insanın yalnızlığı daha bir katmerleniyor. (Sizin Memlekette Eşek Yok mu)
"Zenginlik sermaye birikimidir; uygarlık kültür birikimidir.Bizde böyle birikimler olmadığı için de , toplumumuz tutarsızdır.
 Ulusal zenginliğin , uygarlığın birikim demek olduğu bizde , daha 19. yüzyıl sonunda anlaşılmıştır.Ama bu bir TERS anlamadır.Bizde bu birikim , devlet gücüyle zengin yetiştirmek diye anlaşılmıştır.TERS işleyen mantık şudur: 'Yurdun kalkınması için zenginlik gerekir. Bizde kendiliğinden zengin yetişmediğine göre , devlet yardımıyla zengin yetiştirmeli , sermaye birikimi saglanmalıdır.'
 ...Devlet zengin yetiştirmeye kalkarsa kimleri seçer? Elbet kendisini devlet yapanları, kendinden olanları... " (Suçlanan ve Aklanan Yazılar)
Bakınız, neden olmaz, izah edeyim. Affedersiniz, ismiâliniz Beyfendi?
Ulvi Bey... Müşerref olduk efendim. Benim adım
Şâzi. Çok memnun oldum. Evet... ne diyorduk?
Ol­maz.. Katiyen olmaz. Çünkü efendim, herşeyden
önce bir maarif plânımız yok. Bendiniz uzun yıllar
maarifte hizmet ettiğimden bu işleri gayet iyi bili­rim. Plânsız, programsız hiçbir iş olmaz efendim.
Affedersiniz Beyfendi, ismiâlinizi öğrenebilir miyim?
Ulvi Bey... Çok güzel, memnun oldum. Benim
adım da Şâzi... Çünkü efendim bizde herşeyden ön­
ce bir tedrisat sistemi yok. Onun içindir ki, biri… (Kördöğüşü)
Bu pis burjuvaların Allah bin türlü belalarını versin!.. (Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala)
"Sarılmak neden güzeldir bilir misin? Çünkü sağ tarafta kalp yoktur, ve orası hep boştur.
Sarılınca, sağ yanını onun kalbi doldurur..."

| (Ah Biz Eşekler)

Amerikada otuzaltı gazeteye birden yazan bir başyazar,
— Sizde, dedi, bir başyazar, kaç gazeteye yazar?
— Bizde, dedim, her gazetenin ayrı bir başyazarı vardır, ama, hepsi de aynı şeyleri yazar!..
— Ayrı ayrı insanlar nasıl aynı şeyi yazarlar?
— Bizde ayrı gayrı yoktur. Birlik, beraberlik falan... İşte öyle...
— Sizde demokrasi var mı?
— Az bişey vardı, ama son zamanlarda yedek parçası kalmadığından kullanamıyoruz? (Yedek Parça)
İnsan, sevebilir miyim diye düşünüyorsa sevemeyecek demektir. İyi ki sevide düşünce yok;yoksa kimse kimseyi sevmezdi. (Aşkım Dinimdir)
Gece yatakta bir elimi attığım zaman, elimin tuttuğu yalnızlık... Korkudan öbür elimi atıyorum, kendimi tutuyorum, soğuk, ıslak, titreşik... (Çiçu)
"Ben ölmüşüm baba,
neden bana hiç demediniz?" (Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz)
“İster altından olsun, ister demirden, kafes kafestir!” (Memleketin Birinde)
Sizin sevdiğiniz her şeyi ben de severim. (Gol Kralı)
İnsanın kendini olduğundan başka göstermek için harcadığı çabalar onu gülünç yapar. Hele bu para konusunda ise gülünçlüğün derecesi daha da artar. (Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/insanlar-uyaniyor-aziz-nesin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)