# İnsanoğlu İsa - Halil Cibran Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> İnsanoğlu İsa kimin eseri? İnsanoğlu İsa kitabının yazarı kimdir? İnsanoğlu İsa konusu ve anafikri nedir? İnsanoğlu İsa kitabı ne anlatıyor? İnsanoğlu İsa kitabının yazarı Halil Cibran kimdir? İşte İnsanoğlu İsa kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/insanoglu-isa-halil-cibran-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-21T10:00:34+03:00
- Güncelleme: 2022-02-21T10:00:34+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/21/halil-cibran-kimdir-halil-cibran-kitaplari-ve-sozleri-157923.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Halil Cibran 
 Çevirmen: Deniz Carey 
 Orijinal Adı: Jesus, The Son of Man 
 Yayın Evi: Anahtar Kitaplar Yayınevi 
 İSBN: 9789757787228 
 Sayfa Sayısı: 288 

İnsanoğlu İsa Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu yapıtta, bilgesinden tüccarına, fahişesinden hırsızına varana kadar İsa'ya tanık olmuş kişileri öylesine ustalıkla konuşturmuştur ki, cümlelerin coşkulu akışında sizler de bir şeyler söylemek için sözün kendinize gelmesini bekleyeceksiniz. Ama en güçlü tanık Cibran'dır ve on dokuz yüzyıl sonra konuşacaktır.
"Sana kral diyorlar
ve sarayına almak istiyorlar
Mesih ilân ettiler seni
Yine de kutsal yağı kendilerine sürenler
Evet, senin hayatından geçiniyorlar."
Bu kitabı okuduktan sonra söz size gelecek... Ve belki başka bir "insanoğlu"nun yaşamını taçlandıracaksınız.
Çünkü, "Hâlâ Artemis'in rahibeleri tapınakların gizli köşelerinde her gün O'nu taçlandırmaktadırlar."

İnsanoğlu İsa Alıntıları - Sözleri
"Merhametli olanlara ne mutlu, çünkü onların payına da merhamet düşecek."
Sevinçten ağlıyorsun ve gözyaşlarını anılarımda taşıyacağım.
Özlemim duamdır...
- Nereye ilkbaharım, nereye?
Yürek, dilin asla söylemeyeceği, kulağın asla duymayacağı şeyleri bilir.
"Günahsız olan her kimse, ilk taşı o atsın"
“Ölüler kendi ölülerini gömsün. Siz yaşayanların arasında süzülün.”
Sadece meyve dolu bir ağaç sallanır ya da taşlanır.
Aslında bakıyoruz, ama göremiyoruz. Dinliyoruz, ama duyamıyoruz. Yiyip içiyoruz, ama tat alamıyoruz. İşte Nasıralı İsa’yla aramızdaki fark budur.
O’nun duyuları hiç eskimez. Dünya O’nun için hep yeni bir dünyadır.
Acılarını anımsayanlara ne mutlu çünkü sevinç acıların­da bekliyor.
Duyduklarınıza inanırsınız. Söylenmeyene inanın, çünkü insanın suskunluğu gerçeğe sözlerinden daha yakındır.
Zambaklar ve çalılar sadece bir gün yaşar ama o bir gün özgürlük içinde geçen sonsuzluktur.
Sevgi kutsal bir gizemdir.
“Bütün erkekler seni kendileri için seviyor. Ben seni senin için seviyorum.”
Akıl ölçüp biçer, ama ruh hayatın yüreğine erişerek sırrı kucaklar. Ruhun tohumu ölümsüzdür.

İnsanoğlu İsa İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yazım tarzı ve anlatım şekliyle oldukça etkileyici bir eserdi. Roman desem değil, hikaye desem değil, farklı bir konuşma ve anlatma tarzı var Halil Cibran’ın ve bu tarz da okudukça etkiliyor beni.

Hz. İsa ve onun dönemiyle alakalı, çok farklı bir anlatım dilinde yazılmış kitap. Yani nasıl anlatsam bilemiyorum ama roman gibi değil bu yazım türü daha başka. İlahi falan diyip dinden de çıkmak istemiyorum tabi ama acayip farklı işte.

İsa’nın ailesi, dostları, düşmanları yani herkesin bir sözü var bu kitapta, bunu görüyoruz. Tabi yine felsefik birçok düşünce de mevcut ve okudukça gene alıntı eklememek adına çabalarım oldu.

Hepimize iyi okumalar dilerim.. (Sadık Kocak) 
Yine, Halil Cibran'ın, İnsanoğlu İsa'nın başka bir kitabını eklemek istiyorum . Neredeyse görmezden gelinen kitaplardan biri. İsa'yı insanoğlu olarak adlandırdığı için Hıristiyanlar bunu görmezden gelirler. Sadece görmezden gelmekle kalmıyorlar, kınıyorlar. Ve elbette, İsa'yı başka kim umursar ki? Hristiyanların kendileri onu mahkum ediyorsa, başka kimse umursamıyor.
Halil Cibran, Kudüs'e çok yakın bir Suriyeli. Aslında Suriye tepelerinde insanlar -en azından birkaç kişi- hala İsa'nın dili olan Aramice'yi konuşuyor. Bu yüksek sedir ağaçlarının arasında herkes, hatta bir aptal bile hayrete düşmeye, şaşırmaya mahkûmdur. Halil Cibran, Suriye'de yıldızlara uzanan sedir ağaçlarının altında doğdu. Gerçek insan İsa'yı temsil etmeye çok yaklaşır - müjdeleri yazan dört sözde müritten daha yakındır. Onlar müjdeden çok dedikodudur. Halil Cibran daha yakındır, ancak Hıristiyanlar, İsa'ya insanoğlu dediği için kızmışlardır. Kitabı sevdim.

Kitap farklı insanların İsa hakkındaki hikayelerini anlatıyordu: bir işçi, bir çiftçi, bir balıkçı, bir vergi tahsildarı – evet, hatta bir vergi tahsildarı – bir erkek, bir kadın, tüm olasılıklar. Sanki Halil Cibran birçok kişiye İsa'yı soruyor gibi – Hristiyan İsa değil, gerçek İsa – etten yapılmış gerçek İsa… ve hikayeler çok güzel. 

Her hikaye üzerinde meditasyon yapılması gerekir. İsa, İnsanoğlu bugün için dokuzuncu seçimim.... :)
Okunması gerekli bir kitab (ॐক্ষেত্রx) 
Halil Cibran, Hz. İsa'yı bir insan olarak, çevresindeki insanların gözüyle anlatıyor. Tabiki Cibran'ın şiirsel anlatımı ve felsefi yorumuyla okuyoruz kitabı ve bu durum okumaktan daha fazla keyif almamızı sağlıyor.
Halil Cibran'a sadece yazar demek bence büyük bir haksızlık olur. Şair, yazar, ressam, düşünür... Her kitabında sahip olduğu yetenekleri okurun önüne sermeyi başarıyor. Bu yüzden sadece bu kitabını değil bütün kitaplarını okumanızı tavsiye ederim. (İbrahim Saruhan) 

Kitabın Yazarı Halil Cibran Kimdir?
Cibran, 1883 yılında Osmanlı İmparatorluğu kontrolündeki Cebel-i Lübnan Mutasarrıflığı'nda Maruni bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Ailesi ve kardeşleriyle 1895'de ABD'ye göç etti. Annesi terzi olarak çalışırken Boston şehrinde bir okula başladı. Cibran'ın yaratıcılığını fark eden öğretmeni Cibran'ı fotoğrafçı ve yayıncı F. Holland Day'le tanıştırdı. Gibran, Beyrut'taki Collège de la Sagesse'e kaydolmak için on beş yaşında ailesi tarafından memleketine geri gönderildi.

1904'te, Cibran'ın çizimleri ilk kez Boston'daki Day's stüdyosunda sergilendi ve Arapça ilk kitabı 1905'te New York'ta yayımlandı. Cibran, yeni tanıştığı hayırsever Mary Haskell'in mali yardımıyla 1908'den 1910'a kadar Paris'te sanat okudu. Oradayken, Jön Türk Devrimi'nden sonra Osmanlı İmparatorluğu'nda isyanı destekleyen Suriyeli siyasi düşünürlerle tanıştı; Gibran'ın aynı fikirleri ve aynı zamanda antiklerikalizmi dile getiren bazı yazıları, sonunda Osmanlı yetkilileri tarafından yasaklanacaktı.

Eserleri ve düşünceleri dünya üzerinde geniş yankı uyandırdı. Şiirleri yirmiden fazla dile çevrilmiş olan Cibran aynı zamanda başarılı bir ressam idi. Resimlerinin bazıları günümüzde dünyanın birçok şehrinde sergilenmektedir.

Yaşamının yaklaşık son yirmi yılını ABD'de geçiren yazar, ölümüne kadar kaldığı bu ülkede eserlerini İngilizce yazmıştır.

Halil Cibran'ın en ünlü eserlerinden biri olan ve ilk kez 1923 yılında basılan Nebi adlı eseri, toplam 26 adet şiirden oluşan bir karma şiir denemeleri kitabıdır. El Mustafa adındaki bir kahinin 12 sene kaldığı Orphalese şehrinden ayrılıp evine gitmek üzereyken bir grup halk tarafından durdurulması ve ana kahraman ile halk arasında insanlık ve hayatın genel durumu hakkında geçen konuşmalar kitabın kendisini oluşturmaktadır. Cibran'ın bu kitapta El Mustafa isimli şahsa verdiği bu isimle peygamber Hz. Muhammed'i işaret ettiğini iddia edenler vardır. Fakat kitaptaki metinler çoğunlukla Matta'ya göre İncil'in 5. bölümünde yer alan İsa'nın Dağdaki Vaaz'ıyla içerik ve üslup açısından benzerlik ve paralellik gösterir. Yazarın İnsanoğlu İsa adlı kitabındaki çalışmalar da dikkate alınırsa El Mustafa'nın Meryemoğlu İsa Mesih olabileceği iddiaları daha da güç kazanmaktadır. Ermişin Bahçesi Halil Cibran'ın Ermiş kitabının devamı niteliğindedir. Türkçeye çevirisi R.Tanju Sirmen tarafından yapılmıştır. Yayın yılı 1999.

Halil Cibran Kitapları - Eserleri
Ermiş
Fırtınalar
Ermişin Bahçesi
Asi Ruhlar
Kum ve Köpük
Aforizmalar

Vadinin Perileri
Rüzgar Gülü
Gönlün Sırları
Bilgelik Kitabı
Bütün Eserleri - 2
Bütün Eserleri - 1
İnsanlık Yalnızlığında Oturur

Umutsuz Aşık
Bilgelik ve Erdem
Bir Gözyaşı ve Bir Tebessüm
Mezarlar Ne Söyler?
Haberci
Aşk Mektupları
Meczup

Bir Ozanın Ölümü Onun Yaşamıdır
Gezgin
Kendimle Konuşmalar
İnsanoğlu İsa
Lazarus ve Sevgilisi
Dost Mektupları
Sevgili Ermiş

Kabuklar ve Özler
Yeryüzü Tanrıları
Cibran Neden Evine Gidemedi?
Ermiş - Gezgin
Gece ile Sabah Arasında
Usta'nın Sesi
Derin Akıl ve Derin Yürek

Bütün Eserleri
Öz
Kırık Kanatlar
Musiki
Sus Kalbim
Ben Bir Sisim
Kum ve Köpük - Avare

Şeytan
Seçme Eserleri
Medcezir
Cibran'ca 3: Şeytan - Deli
Kafir Halil
Reenkarnasyon Öyküleri
Gavur Halil - Deli

Felsefi Öyküler
Halil Cibran Seti
Bütün Şiirler ve Şiirsel Yazılar
Şairin Ölümü Hayatıdır
من به خوشبختی شما اهمیت می دهم
Vadinin Perileri

Halil Cibran Alıntıları - Sözleri
Binlerce ifadeye ev sahipliği yapan bir yüz de gördüm, kalıptan çıkmış gibi tek bir ifade barındıran yüz de. (Meczup)
Biz çok ekeriz, biçtiğimiz ise hiçtir . (Vadinin Perileri)
"Yalnızlığımın ötesinde başka bir yalnızlık var içimde ve orada oturan için benim tek başınalığım kalabalık bir pazar yeridir ve sessizliğim seslerin bir karmaşasıdır." (İnsanlık Yalnızlığında Oturur)
Bunlar kelimelere dökülenlerdi. Fakat kalbindeki pek çok şey, söylenmemiş olarak kaldı. Çünkü en derin gizemini açıklayamazdı… (Ermiş - Gezgin)
Fırtınalar ve karlar çiçekleri öldürebilir fakat çiçek tohumlarını öldüremezler. (Mezarlar Ne Söyler?)
- Nereye ilkbaharım, nereye? (İnsanoğlu İsa)

Dün, hayat dairesinde kararsızca dalgalanan bir zerreymişim gibi gelirdi bana.
Oysa bugün, çok iyi biliyorum ki o dairenin kendisiyim.
Ve düzenli zerreleriyle hayat, bütünüyle bende devinmektedir. (Ben Bir Sisim)
Ve zaman da, tıpkı sevgi gibi
bölünemez ve ölçülemez değil midir? (Derin Akıl ve Derin Yürek)
“Bir kadını anlayabilecek veya bir dahiyi açıklayabilecek veya bilimin sırrını çözümleyebilecek biri işte o kişidir, güzel bir düşten uyanıp, bir kahvaltı sofrasına oturan.” (Kum ve Köpük)
"Acılarınızın çoğu sizin tarafınızdan seçilmiştir." (Bilgelik Kitabı)
Delillerimi dinleyin. Acımayın, fakat adaletli olun. Çünkü şefkat zayıf günahkarlar içindir. Adaletse masum insanların isteğidir. (Gavur Halil - Deli)
Bu, ölümün pençeleri arasındayken hayata döndüğünü hisseden bir insanın, ümitsizliğe düştükten sonra ümitlenen kişinin bakışıydı. (Kafir Halil)
Bizler bu dünyaya aşağılık birer sürgün olarak gelmedik. Aksine hayatın güzelliklerini, gizemlerini öğrenmek, ölümsüz evrensel ruha ibadet etmek ve bedenlerimizin sırlarını araştırmak için cahil birer çocuk olarak geldik. (Mezarlar Ne Söyler?)

"Her birimizin bir yerlerde mutlaka dinlenecek bir yerleri olmalı, sevgili Mary. Benim ruhumun dinlenme yeri, içinde senin üzerine edindiğim bilginin yaşadığı güzel bir koruluk." (Sevgili Ermiş)
Cehalet ise bir zencinin teninden daha siyahtır. Sizler,zulüm ve zorbalığa tamamen teslim olmuşsunuz. (Asi Ruhlar)
Kimimiz mürekkep gibidir, kimimiz kâğıt. Bazımızın siyahlığı olmasa, beyazlık sağırlaşırdı. Ve bazımızın beyazlığı olmasa, siyahlık kör olurdu.. (Halil Cibran Seti)
"Hatırlamada mesafeler yoktur; sadece farkında olmadan ne sesinin ne de gözlerinin daraltacağı bir uçurum vardır." (Bütün Eserleri - 1)
Bilmez misin ki ruhun, hayalinde aşamayacağı hiçbir uzaklık yoktur? Ve bu uzaklığı aştığın zaman ruh bir uyuma kavuşur. (Ermişin Bahçesi)
*İnsanın hayal gücü ile hedefledikleri arasında bir uçurum vardır.

 Ve bu uçurum ancak tutkuyla aşılabilir. (Bütün Eserleri - 1)
" Ne kadar yaşam eder bu para! " (Rüzgar Gülü)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/insanoglu-isa-halil-cibran-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)