# İplikçi - Ergün Poyraz Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> İplikçi kimin eseri? İplikçi kitabının yazarı kimdir? İplikçi konusu ve anafikri nedir? İplikçi kitabı ne anlatıyor? İplikçi PDF indirme linki var mı?  İplikçi kitabının yazarı Ergün Poyraz kimdir? İşte İplikçi kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/iplikci-ergun-poyraz-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-28T11:00:08+03:00
- Güncelleme: 2022-06-28T11:00:08+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/28/ergun-poyraz-kimdir-ergun-poyraz-kitaplari-ve-sozleri-256866.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ergün Poyraz 
 Yayın Evi: Tanyeri Kitap 
 İSBN: 9786054740024 
 Sayfa Sayısı: 560 
--reklam--
İplikçi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu kitabımda, başta Mehmet Eymür olmak üzere, siyaset, mafya ve istihbarat örgütlerinin kirli ilişkilerini okuyacaksınız. Dündar Kılıç, Alaattin Çakıcı, Abdullah Çatlı, Tarık Ümit, Dursun Karataş, Yeşil, Oflu İsmail, Abuzer Uğurlu gibi isimlerin; Mehmet Eymür, MİT, MOSSAD ve CIA ile bağlantılarını bulacaksınız. Keza; Mehmet Ali Ağca, Bekir Çelenk, Henry Aslanyan ve diğerlerinin de... Öyle ilginç ilişkilerle karşılaşacaksınız ki, "bu kadarı da olmaz" diyeceksiniz.

Misal; Dev-Sol/DHKP-C lideri Dursun Karataş'ın MİT'e kaydını yapan Eymür'ün, aynı zamanda "Dev-Sol'la mücadele etsin" diye Alaattin Çakıcı'yı da MİT'e aldığını göreceksiniz.
MİT'in dolandırılan paraları, iç edilen uyuşturucuları hakkında bilgi sahibi olacaksınız.

Ergenekon sürecinde ifade veren ve Atatürkçüleri tutuklatmak isteyen, ancak Devrimci Karargâh davasında kendi tutuklanan Hanefi Avcı'nın çiftlik evinde bugünün Cumhurbaşkanı ve bakanlarına verdiği brifing ve daha bir çok ilginç dostluklarla karşılaşacaksınız.

Bu dostlukların getirdiği olaylara da tanık olacak; Mehmet Eymür, Tayyip Erdoğan, Tuncay Güney ilişkisi yanında Abdi İpekçi, Papa ve Uğur Mumcu suikatlerinin iç yüzleri ile karşılaşacak ve aydın cinayetlerinin katilleriyle tanışacaksınız.
Uğur Mumcu'nun yanısıra; Abdi İpekçi, Ümit Doğanay, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Turan Dursun, Çetin Emeç, Dr. Necip Hablemitoğlu ve diğer yurtseverlerin katillerinin, hainlerin işaret ettikleri zeminler yerine; kendi pisliğini örten kedi örneğinde olduğu gibi, örttükleri yerde aranmasının daha doğru olacağına ve kitabımın bunun başlangıcı kabul edileceğine inanıyorum...
-Ergün Poyraz/Silivri Cezaevi-
(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--
İplikçi Alıntıları - Sözleri
Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden, rahat yaşam yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler, önce haysiyetlerini ve daha sonra istiklallerini kaybetmeye mahkumdurlar...
Mustafa Kemal ATATÜRK.
Fikirleri öldüren kurşun icat edilmediği gibi, yine Atatürkçü düşünceyi köreltecek bir cezaevi daha inşa edilmedi...
Karanlığın aydınlığa sıktığı kurşunlar beyhudeydi. Ve böyle olduğu yıllar boyunca kanıtlandı. Zira Atatürk ilke ve devrimlerinin inançlı ve dirençli savunucularının fikirlerini öldürecek kurşun, HENÜZ DAHA İCAD EDİLMEDİ...
Onlar;
Atatürkçü, yurtsever yiğit insanların kanlarıyla beslenen vampirlerdi.
Onlar;
Amerikan emperyalizminin uşağı, şeriatçı faşizmin maşalarıydı.
Tanrı iradesini kullanmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır.
Yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Tanrı'yı kullanırlar...

BRUNO
Öyle ya çoban kulübesinde padişahlık rüyası görenler, gün gelir mahşer tilkisi gibi ortalıkta kalırlar...
Rauf Bey, millet bir koyun sürüsüdür!
Bu sürüye bir çoban lazım!
İşte bu çoban benim...

Vahdettin.
Hergün biraz daha saldırganlaşıyorlar...

Zira;

Karanlığın bekçileri yarasalar, sadece;

"Atatürkçü, laik, çağdaş, aydın insanlardan korkar... “
Alçak ruhlu insanların yüksek yerlere çıkması, maymunun ağaca tırmanmasına benzer, yükseldikçe kıçları daha çpk gözükür.
HBB’de program yapan bir başka isim ise Nazlı Ilıcak’tı. Ilıcak o günlerde, bugün sövdüğü ve Ergenekoncu olmakla suçladığı Susurlukçuları TV’lere çıkarıyor, onların “Kahraman” olduğunu savunuyordu. Sadece bu kadar mı?”

Yazının devamını kitaptan okuyabilirsiniz. Emire isimli şahıs Ali Kalkancının (Namı diğer Cinci hoca) resmi nikâhlı eşi Emire Deniz Ersoy’dur.

HBB Televizyonu ise açılımı Has Bilgi Birikim olup Kadir Has ve ailesine ait şirketler tarafından, Star TV, Teleon, Show TV ve Kanal 6’nın ardından Türkiye’nin beşinci özel televizyonu olarak kurulmuştur. Kanalın adı Türkçe sözcüklerin baş harflerinden oluşmasına rağmen, kanal kendini “eyç, bi, bi” olarak tanıtmıştır.
--reklam--
İplikçi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Dikkat spoiler içerir.
Özellikle 1980 ve 1990lı yıllarda yaşanan karanlık olayları anlatarak insanların hafızasını tazeleyen oldukça güzel bir araştırma eseri. Yazar, önce Üzeyir Fatih ve Kemal Unakıtan gibi isimlerin iplik satarak bu günlere geldiklerinden bahsediyor. Sonrasında 90lı yıllarda işlenen Uğur Mumcu, Bahriye Üçok gibi faili meçhul cinayetlerden ve detaylarından bahsediyor. Mehmet Eymür ve karanlık ilişkilerine uzun uzun yer verilirken Papa suikasti, Yeşil ve vukuatları, Çatlı ve ekibinden de bahsediliyor. Hanefi Avcı'nın ortalığı karıştıran açıklamaları, Eymür ve manipülasyonları, Dursun Karataş DHKP-C lideri olmasına rağmen herkes yakalanırken firar etmesi, Sabancı suikasti detayları ile anlatılıyor. Soner Yalçın'ın Yakup Cemil'i anlattığı kitaptaki hatalar, Ergenekon soruşturması içindeki gariplikler, Erdoğan Berlusconi ilişkisi ve Aria'nın zarar inş rağmen Aycell ile birleşmesi, P-2 locası ve Gladio, Fetullah ve faaliyetleri de detaylıca anlatılıyor. Özellikle Susurluk dönemi ve Mehmet Eymür ile ilgili kısımları dikkat çeken kitap son 30 yılın özeti gibi. Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri. (Serdar Poirot) 
Ergün Poyraz'ın kitaplarını severek okuyorum zaten. Bu kitabını da severek aldım ve okuyorum. Türkiye'deki kirli ilişkiler, siyasete bulaşmış entrikalar, belediye başkanları, bakanların mafya ile olan ilişkileri, mit, emniyet istihbarat hakkında bilgiler içermektedir. Tavsiye ederim. (Yol Ayrımı) 
--reklam--
İplikçi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ergün Poyraz - İplikçi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İplikçi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ergün Poyraz Kimdir?
Ergün Poyraz, (d. 31 Ocak 1963, İstanbul), siyasi partiler ve tarikatların yapılanmaları ve aralarındaki bağlantıları inceleyen araştırmacı yazar.

Yaşamı

1983 yılında Yıldız Üniversitesi İnşaat Bölümü'ne başladı. İkinci sınıfta okuldan ayrılarak evlendi, 1988 yılında eşinden ayrıldı. Bir süre Aydın'da hayvancılık yapmış, 1993-1994 yıllarında ise Bilecik'te bir inşaat şirketinde idari sorumlu olarak çalışmıştır. 32 yaşında askere gitmiş askerlikten sonra Aydın´a ailesinin yanına dönerek yazarlığa başlamıştır.

Refah'ın Gerçek Yüzü isimli kitabı 1998 yılında 28 Şubat sürecinde Vural Savaş tarafından açılan Refah Partisi'nin kapatılma davasında delil olarak kullanıldı. Fethullah Gülen ile ilgili yazdığı kitaplar Fethullah Gülen hakkında açılan ve Gülen'in beraat ettiği davada delil olarak kullanıldı ve bu davada tanıklık yaptı.

Adalet ve Kalkınma Partisi, ideolojisi, parti kurucuları ve ileri gelenleri hakkında yazdığı Takunyalı Führer, Hilafet Ordusundan Arap Kürt Partisine, Patlak Ampul, Musa'nın Gül'ü, Musa'nın Çocukları, Musa'nın Mücahiti, Musa'nın AKP'si, AKPapa'nın Temel İçgüdüsü gibi muhalif kitapları ile tanındı. Bu kitaplar nedeniyle bazı çevrelerce antisemit olmakla suçlanmaktadır.

Misyonerler Arasında Altı Ay: Dünden Bugüne Hıristiyanlık ve Yahudiliğin Analizi isimli kitabında dinlere basın yoluyla hakaret ettiği iddiasıyla Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Mahkeme Poyraz'ın beraatine karar verdi. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, yaptığı inceleme sonucunda beraat kararının bozulmasına hükmetti. Yargıtay 4. Ceza Dairesi kitapta yer alan İsa Peygamber,Hıristiyanlık ve Musevilik ile ilgili aşağıdaki ifadeleri beraat kararını bozma gerekçesi olarak belirtti: 

"Hıristiyanlar tecavüz ettikleri annenin bebeğini öldürüp, kıyma yapıp aynı anneye yediriyorlardı... Yalancı İsa... Hıristiyanların kutsal kitaplarının hangi sayfasını açarsanız açın karşınıza İsa'nın yalanı, yalanları çıkıyor... Vallahi Dallas bile Mukaddes Kitap'tan çok daha masumdu... Hıristiyanların ve Yahudilerin kutsal kitaplarının hangi sayfasını açarsanız açın bir başka anlamsızlık, bir başka melanet fışkırıyor... O kutsal kitap fahişeliği ve zinayı teşvik ediyor... Kutsal kitap denilen rezillik abidesi... Hıristiyanlığın sapık öğretileri ile yetişen papazlar... Hıristiyanlara göre İsa Allah'ın oğludur diyen katiller, hırsızlar, sapıklar, dolandırıcı ve her türlü melaneti taşıyanların ise gideceği yer tam yol cennet!.. Hiç böyle sapık, böyle iğrenç, bir inanç olur mu?.. İsa'nın tam biri blis olduğuna karar vereceklerdi...

Ergenekon

Ümraniye'de bir gecekonduda bulunan bombalar için yapılan soruşturma çerçevesinde 27 Temmuz 2007'de saat 07.30'da Ankara'da gözaltına alınan Ergün Poyraz tutuklandı.Gözaltına alındığında evinde arama yapıldı ve soruşturma konusu ile ilgili olabileceği düşünülen her türlü belgeye, bilgisayarına, CD'lere polis tarafından el konuldu. Aynı gün, Poyraz'ın avukatı (Necip Hablemitoğlu'nun da eski avukatı olan) Hüseyin Buzoğlu'nun bürosu da arandı ve belgelerine el konuldu.[Ankara'da gözaltına alınan Poyraz İstanbul'a getirildi. Beşiktaş Adliyesi'nde savcıZekeriya Öz tarafından sorgulanarak tutuklanma istemiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi.TCK'nın 327. maddesine göre, "Devletin savaş imkânlarının tehlikeye sokulması" suçundan tutuklanan Poyraz, evinde bulunan Kara Kuvvetleri İstihbarat Arşivi ve Sevgi Erenerol Misyonerlik 2006 isimli klasörleri içeren CD'yi nereden temin ettiği hakkında İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sorgulandı. Poyraz "Bana bahsettiğiniz Kara Kuvvetleri İstihbarat Arşivi ve Sevgi Erenerol Misyonerlik 2006 isimli klasörü içeren CD'yi hatırlamıyorum. Nereden geldiğini de bilmiyorum." cevabını verdi. Buna ilaveten o güne (Temmuz 2007'ye) kadar 15 kitap yazdığını anlatan Poyraz, çok okunan bir yazar olduğu için farklı yerlerden kendisine bilgi ve belge geldiğini söyledi; evindeki CD'ler arasında milletvekilleri, valiler, emniyet mensupları ve üniversite görevlilerine ait veriler olmadığını öne sürdü.Ergün Poyraz "Kara Kuvvetleri istihbari yapılanmasına ait gizli ibareli veriyi hatırlamıyorum. Bilgileri de kopyalayıp başkasına vermedim." dedi. Poyraz, aynı soruşturmada terör örgütü üyesi olmaktan tutuklanan Astsubay Oktay Yıldırım tarafından bir yıl önce arandığını ve Güneydoğu'daki hatıralarını kitaplaştırmak istediğini söylediğini savundu. Savunmasında Poyraz, Oktay Yıldırım'a kitabı nasıl yazacağını anlattığını ve Yıldırım'ın bu bilgileri kendisinden habersiz bir şekilde bir internet sitesinde yayımladığını, bir daha da hiç görüşmediklerini öne sürdü. Ergün Poyraz hakimin bir sorusu üzerine, eski Yüzbaşı Muzaffer Tekin ile de hiç görüşmediğini öne sürdü.

5 Ağustos 2013'te İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlanan Ergenekon davasında 29 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
--reklam--
Ergün Poyraz Kitapları - Eserleri
Musa'nın Çocukları
Takunyalı Führer
Musa'nın Gülü
Kanla Abdest Alanlar
Aksaray'da İnecek Var
Amerika'daki İmam
Diplomasız
Musa'nın Mücahiti
İplikçi
Kalpazan
İndeki Vaiz
Faili Meçhul mü?
İsa Ve Havarileri
İhanet ve Darbe
Musa'nın AKP'si
Patlak Ampul
Masonlar
Abdülhamit'ten Tayyip'e
Tarikat Siyaset Ticaret Cinayet
Büyük Yalan Büyük Düşman AB
Tilkiyle Vals
Fethullah'ın Gerçek Yüzü
Misyonerler Arasında Altı Ay
Adnan Oktar'ın Gerçek Yüzü
Hilafet Ordusundan Arap Kürt Partisi'ne
AKPapa'nın Temel İçgüdüsü
AKP'nin AB ile Dansı
Refah'ın Gerçek Yüzü 1
Çoban Sülü
Musa'nın Mücahidi
--reklam--
Ergün Poyraz Alıntıları - Sözleri
Kanla abdest alanlar kitabımın temelini oluşturan fetullahın gerçek yüzü adlı kitabımı dava eden fetullah gülen, faizi ile birlikte beş milyar lira istiyor ve açtığı davayı kitabın her satırının belgeli olması dolayısıyla kaybediyordu. (Kanla Abdest Alanlar)
Dünya üzerindeki belli başlı tüm tarikatlar gibi nurculukta, ingiliz müstemlekeler nazırlığının, ingiliz istihbarat örgütlerinin ve onların adeta taşeron örgütü gibi faaliyetlerde bulunan teşkilatların mahsülüydü. Bu tarikatlardan önde gelenlerinin yani kürt sait ve türevlerinin, Allah tan geldiğini iddia ettikleri kerametleri de bu istihbarat teşkilatlarının senaryolarıydı. Kürt sait ve onun gölgelerinin lerametlerine baktığımızda İncil ve Tevrat çıkışlı olduğunu buralardaki hikayelerden devşirtildiğini görüyorduk. (Kanla Abdest Alanlar)
"Son derece ahlaksız, şerefsiz, haysiyetsiz ve kalleş biriydi. Maaşlı bir eleman iken aldığı rüşvetleri yastık altında biriktirdi. Foyası ortaya çıkmaya yüz tutunca, siyasetin dokunulmazlık zırhına bürünmek istedi. Önce Belediye Başkanı oldu. Yağcılık yapa yapa, rüşveti her yere bulaştıra bulaştıra yükseldi. Yağma, talan, soygun ve vurgun etiketi oldu. Yalanlarıyla insanları kandırdı, kamplara ayırdı. Namuslu insanları birer birer harcadı. Atatürkçü insanlara komplolar kurdu. Öylesine yüzsüz, öylesine utanmaz, öylesine alçaktı ki, yolsuzluklarını ortaya çıkaranları hain kendisini ise vatansever ilan etti...

Kimden bahsedildiğini anlamışsınızdır.

Tabii ki;

Zübük'ten.

Aziz Nesin'in ünlü eserindeki Zübük'ten!.. (Takunyalı Führer)
- AKP'li: Çok büyük, çok fahiş bir hata yaptık. Zaten, Wolfowitz Türk ordusunu bizimkilerin teklifi üzerine cezalandırmaya karar verdi. (Musa'nın AKP'si)
Gülen, amaçlarına ulaşmak için "Devletin belli bir kıvama gelmesi gerektiğini söylüyordu. "Devletin kıvama gelmesi" bu üzerinde önemle durulması gereken çok önemli bir cümledir. Aynı zamanda birçok gelişmenin ve yakın tarihimizin bir tespiti... Zira 12 Eylül ve Turgut Özal dönemiyle hareketlenen, Çiller ve Ecevit sürecinde iyice palazlanan, Gül ve Erdoğan hükümetleri ile tavan yapan Ilımlı İslam maskeli Nurculuğun kollanıp, yüceltilmesiyle yeşil devrim yavaş yavaş dal budak salmaya başlıyordu. (Amerika'daki İmam)
"İncili Çavuş'un meşhur fıkrası vardır: Padişah 'öyle bir şey yap ki, özrün kabahatinden büyük olsun!' demiş... Padişah merdivenden çıkarken İncili Çavuş yaklaşmış, arkasına el atmış, padişah hızla dönünce, özür dilemiş:

'Affedersiniz padişahım, özür dilerim, sizi valide sultân sandım!' Bunlarınki de o hesap!" (Musa'nın AKP'si)
"Önce muhafazakârlaştı sonra liberalleşti, sadece kendi yakınlarına karşı olsa da arada bir yerde demokratlaştı. Sonra Putin'e özendi. Ardından Hitlerleşti. İktidarı döneminde yağma, talan, soygun ve vurgunları ortaya çıkaranları, hainlerin maskelerini düşürenleri, bu ülke için canını ortaya koyan kahramanları terörist, PKK'lı teröristleri ise kahraman ilan etti. Etmekle de kalmadı onları bir de çadır mahkemelerinde affetti. Bu af işi öyle bir safhaya geldi ki, militanlar rahatsız olmasın diye çadır mahkemelerinden Atatürk resimleri ve Türk bayrakları kaldırıldı." (Takunyalı Führer)
Hüsnü Mübarek Ankara'ya geldi, sarmaş dolaş oldular, Mübarek döndükten sonra bir daha gün yüzü görmedi. (Aksaray'da İnecek Var)
Yaşamın amacı ölümdür. (Musa'nın Çocukları)
Abdüllatif Şener, başta Yahudi Ofer’e özelleştirme adı altında sağlanan imkanların altına imza atmadığı için önce özelleştirmenin başından alınıyor, sonra bakanlıktan alınıyor ve ardından partiden uzaklaştırılıyor. (Kalpazan)
Mehmet Metiner benim beynimin yarısı, (Kalpazan)
Gökçek Ankara DGM tarafından 90'lı yılların sonunda gözaltına alındığında DGM savcısını ilk arayıp ona güvenlerini bildiren ve serbest bırakılmasını isteyen İsrail Büyükelçiliği olmuş, İsrail Büyükelçiliğini Demirel izlemişti. (Musa'nın Gülü)
Kurtuluş savaşımızda yunana kurşun atmak için vakit bulamayan şeyh sait ve ardındakiler, ingilizlerden çil çil altınları alınca Türk aakerini sırtından vurarak ayaklanıyor, yüzlerce asker ve sivil insanın hayatıyla da oynuyorlar, musulun ingilizlerin eline geçmesine de sebep oluyorlardı. (Kanla Abdest Alanlar)
Fetullah Gülen, neden evlenmediği konusunda İslam kurallarını elinin tersiyle bir kenara itiyor, kendi tavrına İslam da yeri olmayan bir garip ruhaniyet katmaya çalışıyordu:
 "...Dinin emirlerine kılı kırk yararcasına riayet etmek mahfuz. İşte size, O'nun tilmizlerinden biri ve asrın dertlisi!.. Kendisine niçin evlenmediği sorulunca, cevap verir:
 'Ümmet-i Muhammed'in bunca dert ve ızdırabını düşünmekten, evlenmeyi düşünmeye hiç vaktim ve fırsatım olmadı.' (Amerika'daki İmam)
Ankara Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'nde Komiser Yardımcısı olan bir başka tanık 361 da adı geçen öğretim görevlilerinin; Atatürk İlke ve inkılaplarının ülkeyi geri götürdüğünü vurguladıklarını, yine Ahmet Eyicil adlı bir öğretim üyesinin harf inkılabının iyi olmadığını, bizi geçmişimizden koparttığını iddia ederek eski alfabenin daha iyi olduğunu söylediğini aktarıyordu.
 Bu soruşturma sırasında Polis Koleji ve Akademisinden mezun olan onlarca emniyet görevlisi, şeriat sistemini öven, Atatürk ilke ve devimlerinin ülkemizi geri götürdüğünü iddia eden, öğrenciler arasında gruplaşmalara yol açan, laik, demokratik Cumhuriyet'in düşmanı görevlileri; müfettişlere verdikleri ifadelerle anlatmaları, deşifre etmeleri sonucunda müfettişlerin "Fetullah Hoca'nın Talebeleri" adlı örgüt hakkında Ankara DGM Başsavcılığına gönderdiği fezlekeye rağmen Savcı Talat Şalk, Fetullah Gülen ve diğer sanıklar hakkında "Takipsizlik" kararı veriyordu.
 Benim Polis Akademisi'nde geçen bu olayları kaleme almamın ardından, Prof. Ali Şafak beni mahkemeye veriyor, 1 milyar lira tazminat istiyordu. Ancak mahkeme, Ali Şafak'ın talebini, kaleme alınan yazının belgelere dayanmasını gerekçe göstererek reddediyordu.

AKP'liler ise onu bütün polis okullarının başına getirerek ödüllendiriyordu. (Amerika'daki İmam)
1959 yılında vaizlik sınavına giren fetullah gülen diyanet işleri reisliğinin müşavere ve dini eserler inceleme heyetinin 196. Sayılı belgesine göre; Ayeti kerimeden zorlanarak ancak altı alabiliyor, Kelamda ise beşi zor buluyordu. Oysa küçük dünya kitabında dört yaşında Kur'an ı hatmettiğini ve namaza başladığını çok büyük bir övünçle anlatıyordu. (Kanla Abdest Alanlar)
 (Adnan Oktar'ın Gerçek Yüzü)
AKP’nin kurucu isimlerinden Ertuğrul Yalçınbayır, yolsuzlukların ayyuka çıkması sonucu partiden ayrılıyordu, Yalçınbayır; AKP’nin iktidara gelmesinden sonra “Yiyicilik yalakalık yobazlık arttı” diyordu. (Kalpazan)
HBB’de program yapan bir başka isim ise Nazlı Ilıcak’tı. Ilıcak o günlerde, bugün sövdüğü ve Ergenekoncu olmakla suçladığı Susurlukçuları TV’lere çıkarıyor, onların “Kahraman” olduğunu savunuyordu. Sadece bu kadar mı?”

Yazının devamını kitaptan okuyabilirsiniz. Emire isimli şahıs Ali Kalkancının (Namı diğer Cinci hoca) resmi nikâhlı eşi Emire Deniz Ersoy’dur.

HBB Televizyonu ise açılımı Has Bilgi Birikim olup Kadir Has ve ailesine ait şirketler tarafından, Star TV, Teleon, Show TV ve Kanal 6’nın ardından Türkiye’nin beşinci özel televizyonu olarak kurulmuştur. Kanalın adı Türkçe sözcüklerin baş harflerinden oluşmasına rağmen, kanal kendini “eyç, bi, bi” olarak tanıtmıştır. (İplikçi)
Düzen Türkiye'de İslam'ı caminin içine hapsetti. Biz islamı hayat tarzı olarak görmek istiyoruz. (Musa'nın Gülü)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/iplikci-ergun-poyraz-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)