# İslam ve Dünya Dinleri İslam'ın Diğer Dinlere Üstünlüğü - Ömer Nasuhi Bilmen Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> İslam ve Dünya Dinleri İslam'ın Diğer Dinlere Üstünlüğü kimin eseri? İslam ve Dünya Dinleri İslam'ın Diğer Dinlere Üstünlüğü kitabının yazarı kimdir? İslam ve Dünya Dinleri İslam'ın Diğer Dinlere Üstünlüğü konusu ve anafikri nedir? İslam ve Dünya Dinleri İslam'ın Diğer Dinlere Üstünlüğü kitabı ne anlatıyor? İslam ve Dünya Dinleri İslam'ın Diğer Dinlere Üstünlüğü PDF indirme linki var mı?  İslam ve Dünya Dinleri İslam'ın Diğer Dinlere Üstünlüğü kitabının yazarı Ömer Nasuhi Bilmen kimdir? İşte İslam ve Dünya Dinleri İslam'ın Diğer Dinlere Üstünlüğü kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/islam-ve-dunya-dinleri-islamin-diger-dinlere-ustunlugu-omer-nasuhi-bilmen-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-08-18T22:00:08+03:00
- Güncelleme: 2022-08-18T22:00:08+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/08/18/omer-nasuhi-bilmen-kimdir-omer-nasuhi-bilmen-kitaplari-ve-sozleri-293297.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ömer Nasuhi Bilmen 
 Yayın Evi: Semerkand Yayıncılık 
 İSBN: 9786055455101 
 Sayfa Sayısı: 168 
--reklam--
İslam ve Dünya Dinleri İslam'ın Diğer Dinlere Üstünlüğü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ömer Nasuhi Bilmen, ülkemizin son yüzyılda yetiştirdiği en önemli alimlerden biridir. Çok yönlü ilmi bir birikime sahip olan merhum Bilmen, Büyük İslam İlmihali gibi temel dini eserler yanında roman ve şiir gibi edebi eserler yazmış, yine tarih ve felsefe alanında kitaplar kaleme almıştır. Yayınevimiz, başlattığı bu Ömer Nasuhi Bilmen Kitaplığı ile ilmi ve dini hayatımızın önemli bir şahsiyetinin eserlerinin yeniden gündeme taşınabileceği ümidini taşımaktadır.

Elinizdeki eserde merhum Bilmen, İslam ve diğer dinler arasında çeşitli açılardan bir karşılaştırma yapmaktadır. Yazar, İslam'ın tek hak din olduğu vurgusu etrafında şekillenen kitapta, başka dinlerdeki sapmaları, tahrifatı ve yetersizlikleri ele almaktadır. İslam ve Dünya Dinleri, dinler tarihi uzmanı Doç. Dr. Hidayet Işık tarafından sadeleştirilerek zengin dipnotlarla güncellenmiştir.
--reklam--
İslam ve Dünya Dinleri İslam'ın Diğer Dinlere Üstünlüğü Alıntıları - Sözleri
Bütün kötülüklerin başı Allah'ı unutmaktır, gaflet içinde yaşamaktır. Namaz ise Cenab-ı Hak'kı düşünmeye ve gafletten uyanmaya en güzel bir vesiledir.
Din insanlığın ruhudur.
Bugün yeryüzünde yalnızca bir gerçek ilahi din vardır ki, o da İslam Dini'nden ibarettir.
Bu dünya, bir imtihan sahasıdır, bir ahiret tarlasıdır.
Mübarek İslam Dini bir rahmet dinidir,
bir hakikat dinidir.
Güneş doğar doğmaz nasıl ki bütün ufukları nurlar içinde bırakır, İslamiyet de zuhur eder etmez böylece dünyanın her tarafını manevi nurlarıyla aydınlatmaya başlamıştır.
Mübarek Peygamberimiz'in yüksek şahsiyetleri, şerefli İslamiyet'in yüce mahiyeti ve yüksek hükümleri güneşten daha açıktır.
Hakkı hak bilip de ona uymak ne büyük bir mutluluktur!

Allah'ım, bize Hakkı Hak olarak göster ve bizi ona uyumakla rızıklandır, batılı da batıl olarak göster ve ondan kaçınmakla rızıklandır.
Bütün kötülüklerin başı Allah'ı unutmaktır, gaflet içinde yaşamaktır.
"Sizin hayırlınız odur ki, ne ahiretini dünyası için, ne de dünyasını ahireti için terk eder, ne de başkasına yük olur. "
Hz.Muhammed’in öğretisi insanların birbirine karşı takip
edecekleri hareket tarzını düzenleyen ahlaki görevleri gösterir.
Bu gidişle bir gün, mutluluğun ancak bir ilahi din sayesinde temin edilebileceği bütün dünyada tamamen anlaşılacak ve bu dini bulmak için dinler arasında karşılaştırmalar yapılacak, sonuçta aranılan dinin İslamiyet olduğu ortaya çıkacak.
Hazreti Âdem, yasak ağaçtan yemekle günahkâr olmuş ve bu günah onun bütün çocuklarına ve torunlarına geçmişti. Yüce Allah insanlığı bu günahtan kurtarmak için bir çare bulmuş ki, o da kendi biricik oğlunun dünyaya gönderilmesidir. Allah'ın oğlu olan İsa Mesih işte bunun için dünyaya geldi, onun sayesinde insanlar ataları Âdem'den miras kalan günahtan kurtulabildi.
Toplumların dini gelişmeleri çok kere maddi gelişmelerine uygun bir halde olmamıştır. Eski Mısırlıların, Keldânilerin, Romalıların hali buna şahittir. Bunlar maddi uygarlık alanında büyük bir gelişme gösterdikleri halde dini sahada büyük bir düşüşe uğramışlardı. Yüzlerce batıl tanrılara tapmışlar, hatta taşlara, ağaçlara, hayvanlara, zalim hükümdarlara bile tapınmışlardı.
--reklam--
İslam ve Dünya Dinleri İslam'ın Diğer Dinlere Üstünlüğü İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İslâm ve Dünya Dinleri: Müellif, başta İslâmiyet olmak üzere meşhur dinleri (Hristiyanlık, Yahudilik, Hinduizm vb.) tetkik ediyor ve bizim dinimizin diğer dinlere olan üstünlüğünü anlatıyor. İslâm itikadını hülasa etmekle birlikte fıkhî yönünü de inceleyerek dinimizin sağladığı ferdî ve içtimaî sükûneti, birleştirici yapısını ve fıtrî oluşunu gösteriyor. İlerleyen sayfalarda ise bazı Müslümanların İslâm'ı idrak ve tatbik etme noktasında düştükleri hata neticesinde ümmet şuuru taşımaktan mahrum hâle gelerek gerileyişimizin kilit noktalarını tesbit ediyor. Vakıayı biz Müslümanlarla sınırlamakla kalmıyor, Müslümanların tarih boyunca, bilhassa zirve döneminde ne gibi insanlık dışı hadiselerle karşılaştıklarını, kuru cihangirlik gayesi güdenlerin siyasî faaliyetlerini, yakılan kitapları, yok edilen Endülüs'ü (s. 52-58) göstererek İslam'ın yayılmasının önündeki sebepleri anlatıyor. Bunlara misal olarak tarihteki birtakım Müslüman devletlerdeki vezirlerin ihanetleri neticesinde zuhur eden felaketleri ve Cengiz Han gibi isimleri zikrediyor, fakat daha sonra Müslümanlara zulmeden bu zümreler ve onlardan sonra gelenler (murad-ı ilâhi doğrultusunda) İslâm dinine dahil olarak dinimizin yayılmasına şahit ve talip oluyorlar. Daha sonraki sayfalarda ise Avrupa'da bu dinin yaygınlaşacağı, oraların İslâmî bir hâl alacağı düşüncesi serdedilmiş ve 19. asırdan birtakım mühim isimlerin -mesela Goethe gibi- İslâm ve bilhassa Hazreti Muhammed ﷺ efendimize müspet yönde bakan değerlendirmeleri (s. 60) ele alınmış. Birkaç ay önce dinlediğim İslam düşüncesi konuşmasında şöyle denilmişti: "Hayıflanarak baktığımız Müslümanlar her devirde Batı'yı takip etmemiş, onlar gibi giyinip, onlar gibi okumamıştır. Batılılar da bir zamanlar Müslüman mütefekkirleri, âlimleri okumuş, onların düşüncelerine ehemmiyet göstermiş, kitaplarını kendi dillerine kazandırmıştır."

Avrupa'da İslâm'ın yaygınlaşması üzerine, merhum Ömer Nasuhi Bilmen'den müstakil olarak kitabın dipnotunda Ortadoğu çalışmalarıyla bilinen ve Türkiye'de de İlber Ortaylı gibi tarihçiler tarafından okunması tavsiye edilen Bernard Lewis karşımıza çıkıyor. Dipnotta okuduğumuza göre (s. 62) Bernard Lewis, Avrupa'da İslâm'ın yaygınlaşmasını bir "tehlike" olarak görüyor ve onları uyarıyor. gonderi/120984094

Yahudilik tenkidine başlayan müellif, Yahudiliğin, peygamberlerin öldürülmesi ve Tevrat'ın tahrif edilmiş olmasıyla birlikte artık değişime uğradığını, Tevrat'ın beş kitabının beşinde de ahiret hayatına dair ahkam bulunmadığını, bunun sahih bir inanca külliyen zıt olduğunu, Tevrat'ın asıl nüshasının yitirildiğini, diğer kitapların tercüme emri verildiğinde tercümeyi yapanların onlarca putperest filozoflar (yetmiş kadar) olmasından ötürü bu tercümelere güvenilmemesi gerektiğini (s. 73) söylerken, bir Yahudi'nin ağzından Müslümanların Kur'an-ı Kerim ile Doğu ve Batı'ya ilim taşıdıkları (s. 75) itiraf edilmiştir. gonderi/121002698

Kitapta yazdığına göre yine Hristiyanlık da hakikatte sahih bir din iken Yahudiliğin başına gelenleri o da tecrübe etmiştir. İncil'in de asıl nüshaları kaybolmuş, İncil adıyla yazarlarının kim olduğu bilinmeyen yüzlerce kitap yazılmıştır. (s. 79)

Hinduizm'e geçildiğine ise içtimai sınıflandırmaların üstünlüğe delalet ettiği ve reenkarne olma inancı tenkid edilmiştir. Misal verecek olursak, müellif, insan ebedî mutluluğa kavuşamadığı için ceza olarak daha aşağı bir mahlukat olarak tekrardan dünyaya gelmektedir; halbuki insan olarak güzel ahlak ve faaliyet ile ebedi mutluluğa uygunluk kazanamıyorsa, tekrardan bir bitki olarak geldiğinde nasıl olacak da ebedi mutluluğa uygunluk kazanacaktır, sualiyle bir argüman sunmuştur. (s.105) Netice itibariyle Hinduizm'in de putlara tapmaktan ibaret bir inanç olduğunu, tarihte ve bugün İslam'ın, Hinduizm'i "felce uğrattığını" öne sürmüştür.

Budizm tetkik edilirken yine diğer tahrif edilmiş yahut insan uydurması dinlerde tezahür ettiği gibi (bir görüşe göre) tanrı insan hâline dönüşüp, yeryüzüne inmiştir. Budizm'in en büyük noksanlarından birisi de birçok ilahının bulunması ve göklerdeki tanrıların, yerdeki insanlardan "ders" alacak kadar cahil (s. 119) olmalarıdır.

Kitapta Konfüçyanizm ise kifayetsiz bir din olarak görülmüştür. Dinler tarihinden hareketle müellif, Konfüçyanizm halkın birtakım gereksinimlerini karşılayamıyor ve insanlığın çalışmasını sekteye uğratıyor, demiştir. (s. 136)

Zerdüştlüğün ise değiştirilmesiyle birlikte ateşe tapınılması ve kitabı sonradan yazılan bir şirk dini olduğu (s. 152) kanaatine varılmıştır.

Eserin en güzel yanı, baskısı yapılırken dipnotlar ve mühim kaynaklar ile zenginleştirilerek istifadeyi azamî seviyeye çıkartmış olmasıdır. Sayfaları okurken diğer dinlerden insanların veya İslâm dinine mensub olanların da dinimiz hakkındaki müspet yorumlarını göreceksiniz. Merhum Ömer Nasuhi Bilmen Hoca'nın kalemi ve işin ehli tarafından dipnotlar eklenmesi neticesinde ortaya çok hoş bir eser çıkmış. Ehl-i sünnet bir âlimin bakış açısından ilmî düzeyde dinler tarihi konu edinilmiş ve "İslâm'ın Diğer Dinlere Üstünlüğü" ispat edilmiştir. Sadeleştirilmiş olmasından dolayı herkesin okuyabileceği bir eser. (Fırat) 
Ömer Nasuhi Bilmen tarafından kaleme alınan (orijinal ismi İ’tilâ-yı İslâm) ve Hidayet Işık tarafından sadeleştirilen bu muhteşem eser Semerkand yayınlarına ait. Kitapta İslam, Yahudilik, Hristiyanlık, Hinduizm, Budizm, Konfüçyanizm ve Zerdüştlük ayrıntılı olarak teker teker ele alınmış ve İslam’ın bu dinlere olan üstünlükleri anlatılmıştır. Diğer dinlerin öğretileri, inançları, dinlerin nasıl ve nerede ortaya çıktığı, dinlere mensup olan milletler, tahrif edilme evreleri gibi birçok bilgi de anlatılanlar arasında yer almakta. Öte yandan bu dinlerin neden ilahi birer din olmadığı, kendi içlerindeki tutarsızlıkları, kimi dinlerin ilk başta ilahi bir dinken sonradan nasıl tahrif edildiğine dair deliller ve örnekler ustaca verilmiştir. İslam’ın muhteşem üstünlüğünü sonsuz nurunu bir kez daha idrak etmemize vesile olacak bu kitabı içtenlikle tavsiye ediyorum. (Şeker Portakalı) 
--reklam--
İslam ve Dünya Dinleri İslam'ın Diğer Dinlere Üstünlüğü PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ömer Nasuhi Bilmen - İslam ve Dünya Dinleri İslam'ın Diğer Dinlere Üstünlüğü kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İslam ve Dünya Dinleri İslam'ın Diğer Dinlere Üstünlüğü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ömer Nasuhi Bilmen Kimdir?
Ömer Nasuhi Bilmen, (d. 1882, Erzurum) - (ö. 13 Ekim 1971), 1960-61'de Diyanet İşleri Başkanı olan Türk din alimi.

İlk tahsiline Ahmediye Medresesi müderrisi Abdürrezzak İlmî ile Erzurum Müftüsü Müderris Hüseyin Raki Efendilerden okuyarak başladı. 1908 yılında İstanbul'a gelen Bilmen, Fatih Dersiamlarından Tokatlı Şakir Efendi'nin derslerine devam etti ve icazet aldı. Daha sonra Medreset'ül Kuzat'a girdi. Burada dört yıl hukuk tahsil etti. 1912 yılında açılan ruus imtihanını da kazandı.

Fatih dersiamları arasına katıldı. Fatih Camiinde, Satırlı Medresesinde ve Dar-uş-Şafaka'da dersler veren ve kısa bir zaman içerisinde istidat ve kabiliyeti ile kendisini tanıtan Ö.Nasuhi Bilmen, ayrıca İstanbul İmam-Hatip Okulu ve Yüksek İslâm Enstitüsü'nde usul-i fıkıh ve ilm-i kelam dersleri okuttu. Temyiz Mahkemesi Şer'iyye Dairesi Mümeyyizliğinde de bulundu. 1941 yılında seçimle İstanbul Müftülüğüne tayin oldu.

30 Haziran 1960 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığına getirilen Ömer Nasuhi BİLMEN, bir yıl kadar sonra emekliye ayrıldı ve 13 Ekim 1971 tarihinde yaşamını yitirdi.

Dini konularda yazdığı eserleri ile tanınan Ömer Nasuhi BİLMEN'in başlıca eserleri olan "Hukuk-u İslâmiyye ve Istılahat-ı Fıkhiyye kamûsu", "Kur'an-ı Kerim'in Meâl-i Âlisi ve Tefsiri" ile "Büyük İslâm İlmihali" yanında yayınlanmış ve yayınlanmamış pek çok eseri bulunmaktadır.

Kitapları

 İslam Hukukunda Manevi Zararların Tazmini, 1941.
 Kuran-ı kerim'den Dersler ve Öğütler, 1947-50, 3 cilt.
 Eshabı Kiram, 1948.
 Yüksek İslam Ahlakı, 1949.
 Büyük İslam ilmihali, 1949.
 Hukuku islamiye ve ıstılahatı fıkhiye kamusu, 1949-52, 6 cilt.
 Sureti Feth Tefsiri, 1953.
 Tefsir Tarihi, 1955.
 Kuranı Kerim'in Tefsiri ve Türkçe Meali Alisi, 1956.
 Sualli Cevaplı Dini Bilgiler, 1959.
 Muvazzah İlmi Kelam, 1959.
 İlmi Tevhid, 1962.
 Beşyüz Hadisi Şerif -( Semerkand Yayınları)
--reklam--
Ömer Nasuhi Bilmen Kitapları - Eserleri
Büyük İslam İlmihali
İki Aşk Çiçeği
İslam Akaidi
Ashab-ı Kiram Hakkında Müslümanların Nezih İtikadları
İstanbul ve Fatih
Kainatın Efendisi Hazreti Muhammed
Kur'an-ı Kerim'in Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri
Beşyüz Hadis-i Şerif
Hadis Günlüğüm
Fetih Suresi Tefsiri
İslam ve Dünya Dinleri İslam'ın Diğer Dinlere Üstünlüğü
Muvazzah İlm-i Kelâm
Kur'an-ı Kerim'den Dersler ve Öğütler
Açıklamalı İlmi Kelam Dersleri
Canım Peygamberim
Kuranı Kerim ve Türkçe Meali
Sevgili Peygamberim
Kur'an Günlüğüm
Peygamberler Tarihi
Büyük İslam İlmihali
Yüksek İslam Ahlakı
İman Hakikatleri
Kuranı Kerim'in Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri
Hukuk-i İslamiyye ve Istılahat-ı Fıkhiyye Kamusu
Nüzhetü'l Ervah : Farsça Divançe ve Türkçe Şiirler
Büyük İslam İlmihali
Kuran Nasihatleri
Büyük Tefsir Tarihi
Dinî ve Felsefî Ahlâk Lüğatçesi
İnancımız Ahlakımız
Mülahhas İlm-i Tevhid
Kur’anı Kerim’in Türkçe Meali Ve Tefsiri
Önderimiz Hz. Muhammed (s.a.v)
Büyük Tefsir Tarihi
Büyük İslam İlmihali
Büyük İslam İlmihali
İslam Hukuk Tarihi
Fıkıh Usulü
Büyük İslam İlmihali
Büyük İslam İlmihali
Nüzhetü'l-Ervah
Kur-an-ı Kerim'in Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri
--reklam--
Ömer Nasuhi Bilmen Alıntıları - Sözleri
Tefekkürün karşıtı gaflettir. Gaflet, düşünceden yoksun olmaktır ki insana asla yakışmaz. (İnancımız Ahlakımız)
Salat ve selam Efendimiz Muhammed (sav) in, bütün peygamberlerin, ashabın, Hz. Adem'den bugüne kadar yaşamış ve yaşamakta bulunan başta salihler olmak üzere bütün müminlerin üzerine olsun.
Kainattaki zerrelerin Rabbimiz'i tesbih edişleri adedince. (Sevgili Peygamberim)
Malum olduğu üzere insan hadd-i zatında fikir ve tefekkür hassasına Malik, güzide bir mahluktur. (İslam Akaidi)
Bir kere düşünmeli, eğer imameti kübranın imam Ali ile evlâdına mahsus olduğu ahkâmı diniyemiz iktizasından olsaydı, Resuli Ekrem Hazretleri bunu ashabına, ümmetine kati surette tebliğ ve emr etmez miydi?. Ve imam Ali gibi yüksek zevat bu hükme muhalif olarak başkalarına bey'atte bulunurlar mıydı?. (Ashab-ı Kiram Hakkında Müslümanların Nezih İtikadları)
İslâm dini fıtrî bir dindir. Çünkü bütün yüce hükümleri, insanlığın fıtratına uygundur. (Açıklamalı İlmi Kelam Dersleri)
Bir razık'ı kerîmin perverdei inayeti olduğunu bilen bir adem; nasıl olur da onun şükründen, zikir ve fikrinden gâfil bulunur? (Yüksek İslam Ahlakı)
Ömer Nasuhi Bilmen, dinî meselelerde asla taviz vermeyen, ilkeli bir âlimdi. Nitekim 1960'lı yıllarda dinde reformun gerekliliğini savunan ve bunun için çalışanlara "bozulmayan bir dinde reform olamaz” diyerek karşı çıkmıştır. (İstanbul ve Fatih)
Dünyadaki günden güne düzenlediğin, düşlediğin ve zamanını boşalttığın evin fanidir. Mezar köşkünün duvarlarını ahlak ve iyiliklerle döşe ki orası bakidir. (İki Aşk Çiçeği)
"Kendin için sevdiğin şeyi insanlar için de sev, iste."
(Taberani, Süyuti) (Beşyüz Hadis-i Şerif)
İman edenler için o zaman gelmedi mi ki, Allah’ın zikrine ve hak olarak indirilen Kur’an’a karşı kalbleri yumuşamasın.

Hadid,16 (Kuranı Kerim'in Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri)
Velhasıl: Din-i İslam sayesinde hakiki bir medeniyet, nezih bir insaniyet, pek faideli bir terakki ve en mesut bir inkılap vücuda geldi. Artık insanlık alemi bu mukaddes dine sarıldıkça şüphe yok ki daima yükselecektir. (Büyük İslam İlmihali)
Roma tahtını ele geçiren İmparator 1. Konstantin. Byzantion'u imparatorluğun yeni merkezi olarak seçmiş ve başkentin inşasına 324'te başlanmıştır. İnşa sırasında şehrin alanı dört kat büyütülmüştür. Yeni baş şehirde muhteşem bir saray, senato binası, hipodrom, tapınak ve kiliseler yapılmıştır. Meydanlar imparatorluğun çeşitli yörelerinden getirilen sanat eserleriyle süslendi ve nihayet 11 Mayıs 330'da günler süren eğlenceler içinde şehrin resmî açılış töreni yapılmıştır. (İstanbul ve Fatih)
...Mescidde bulunan veya Kur'an-ı Kerîm okuyan bir kimsenin, hürmet edilmeye hak kazanmış bir kimse için ayağa kalkması mekruh değildir. ... (İnancımız Ahlakımız)
Saadet iman üzere ölmektir... (İman Hakikatleri)
... Bazı şeylerin tabiat kanunlarina aykırı görülmesi sebebiyle esasında imkânsız olduğuna hükmedilemez. Nitekim asrımızdaki uçaklar, paratonerler, telefondaki akım, en uzak yerlerdekilerin seslerinin duyulup görüntülerinin alınabilmesi, atom kuvvetleri gibi şeyler birer olağanüstü hallerdir. Bunlar birkaç asır önce söylenseydi, pek çok kişi bunları yalanlar, imkân dahilinde olduğuna inanmazdı. Halbuki bugün tüm bunları sıradan şeyler olarak görmekteyiz. Bizler, tabiat âleminin bütün vasıflarını ve özelliklerine nüfuz etmiş bir halde olmadığımızdan daha nice garip ve alışılmışın dışında hallerin kudret-i ilahiye ile meydana gelmesi mümkündür. Nitekim mucize ve kerametler bu türdendir. (İman Hakikatleri)
“Ey insanlar! Kim ki Hazreti Muhammed (sav)’e tapıyorsa bilsin ki, o vefat etti. Her kim ki, Allahü Teâlâ (cc)’a tapıyorsa, bilsin ki Allahü Teâlâ (cc) Hayy (diri)’dır, Lâ-yemût (ölümsüz)’dur” dedi. Ve hiçbir peygamberin dünyada ebedi kalmadığını söyledi. Dinlerinden dönenlerin Cenab-ı Hakk (cc)’a bir zarar veremeyeceklerini, girdikleri İslâm dininde sabit kalanların mükâfata ereceklerini beyan ederek, Ashab-ı Kiram’ın şaşkınlığını giderdi.” (Canım Peygamberim)
"Şüphe yok ki, Allah Teala her şeye kadirdir."

Bakara Suresi, 28. Ayet (Kuranı Kerim'in Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri)
Halbuki bütün mahlûkat her hususta Cenâb-ı Hakka muhtaçtırlar. (Kur'an-ı Kerim'in Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri)
Hindistan'da bulunan bir heykelin üzerinde "inşikakı kamer senesinde imar olunmuştur" mealinde bir ibarenin muharrer olduğunu bazı müfessirler beyan etmiştir. (Muvazzah İlm-i Kelâm)
"Ey insanlar, uyanınız. Şu nihayetsiz kainatın halikinin azametini düşününüz. O ne büyük bir yaratıcıdır, ne muazzam bir besleyicidir. Bütün mahlûkatı için ne kadar rahmet ve merhameti vardır." (Kuranı Kerim'in Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/islam-ve-dunya-dinleri-islamin-diger-dinlere-ustunlugu-omer-nasuhi-bilmen-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)