# İstanbula Hasret - Necip Fazıl Kısakürek Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> İstanbula Hasret kimin eseri? İstanbula Hasret kitabının yazarı kimdir? İstanbula Hasret konusu ve anafikri nedir? İstanbula Hasret kitabı ne anlatıyor? İstanbula Hasret PDF indirme linki var mı?  İstanbula Hasret kitabının yazarı Necip Fazıl Kısakürek kimdir? İşte İstanbula Hasret kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/istanbula-hasret-necip-fazil-kisakurek-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-16T02:00:23+03:00
- Güncelleme: 2022-03-16T02:00:23+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/16/necip-fazil-kisakurek-kimdir-necip-fazil-kisakurek-kitaplari-ve-sozleri-177258.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Necip Fazıl Kısakürek 
 Yazar: Mehmet Kısakürek 
 Yayın Evi: Büyük Doğu Yayınları 
 İSBN: 9789758180882 
 Sayfa Sayısı: 157 
--reklam--
İstanbula Hasret Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Necip Fazıl’ın eser külliyatı içinde dağınık bir tarzda ve birçoğu henüz kitaplaşmamış “İstanbul”a dair yazıları, Mehmed Kısakürek tarafından derlenerek “İstanbula Hasret” başlığı altında kitaplaştırılmıştır.
Bu kitap, Necip Fazıl’ın tarihî, fikrî, mimarî, idarî, etik ve estetik boyutlarıyla İstanbul’a bakışı olduğu kadar, büyük bir asâlet familyasına sahip ve Saray etrafında teşekkül eden İstanbul aristokrasisine mensup bir aile ferdinin, yani Necip Fazıl’ın İstanbul sevdasına dair...
--reklam--
İstanbula Hasret Alıntıları - Sözleri
... şehrimizi, Türk şehrini, milyonluk Türk celselerinin toplantı mekânını istiyoruz!
Fakat ruhumuzu bulmadan onu bulmaya imkân var mıdır?
İstanbul'un ve daha nice yerin Türke aidiyeti bence bir mütearife kadar tabiî ve bir mütearife kadar nümayişten müstağni...
İstanbul'un fethi Doğu'dan gelip Doğu ruhunu Batı toprakları üzerinde hâkim kılmak dâvasında bir milletin, bütün zaman ve bütün mekân plânına hâkim bir kudret ve şahsiyetle atılma ve yayılma hamlesidir.
Hey Allahım, hey!
Bizde bir belâ, belâ halini aldıktan sonra mı, idarî tedbirler, gözlerindeki çapakları silmeye doğru hafifçe kımıldanır?
...büyük bir Fransız mütefekkiri, gurur için şöyle demişti:
--
"Ses çıkmıyor artık, ne kürekten, ne yürekten..."
Ve anladım ki İstanbul, medeni imkânlar ve vasıtalar bakımından, ister "hep"in, ister "hiç"in zaviyesinden, benim için biricik hayat merkezidir.
Göz yasağını ve ona bağlı edep ve hayâ duygusunu anlayabilmek, derin bir terbiye ve irfan işidir...
Erkeklerinin gözünde merhamet, kadınlarının gözünde iffet, gençlerinin gözünde saffet, yaşlılarının gözünde şefkat kalmamış olan şehir...
... bir çoğumuzda göz, görmenin değil görmemenin âleti...
Hakkı verilmeyen âlet, görmeye memur olduğu işin aksini yapar.
Muhacirane gezer, ağlarım diyarımda.
"Son" mefhumu bende bir garip düğümdür.
"Ses çıkmıyor artık, ne kürekten, ne yürekten..."
Geçmişten kalma bir sözdür ki,
 
Hey aynı mazeret: Göze yasak olmaz!
Hâlbuki zâhirde müeyyidesiz görünmesine rağmen,
en büyük, en güzel yasak budur: Göz yasağı!..
--reklam--
İstanbula Hasret İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İstanbul ve Necip Fazıl deyince insanda ruh ve kalıp düşüncesi oluşuyor. İstanbul ve hasret. İçinde bile olsan hasreti dinmeyen şehir. Süleymaniyede olsam, Üsküdarı özlerim. Üsküdardan bakınca sur içini düşlerim

Ama kitap isminin vaad ettiğini vermedi bana. Zaten Necip Fazıl tarafından kitaplaştırılmış bir eser değil. Birkaç yazı dışında yaraya merhem olmaktan uzak. Eseri derleyen Mehmed Kısakürek. Üstadın oğlu. Merak ettim kitaba neden bu ismi vermiş?

Lisân-ı iştika ile yazılmış yazıların birçoğu. Değişen Istanbul'a dair şikayetler var genelde.
Otobüs, tramvay, vapur ve insanlardan şikayet. Gazete ve mecmualardaki gündelik eleştiri yazıları diyelim. Istanbul'a hasret yok yani.

Birkaç not:

Ve sevmek fiilinin, aleladelik içinde hariküladeliğe eş olarak, onu ancak en girift tecellisi içinde canlandırabileceğine inanıyorum.

İstanbul bence, sevmek fiilinin en müşahhas hedefi olan bir kadın hayalinde heykelleştirebilir.

Tabiat halindeki İstanbul, şehir halinde İstanbul'u, zaman ve mekan şartlarına göre, en keskin şahsiyete davet ediyor.

Erkeklerin gözünde merhamet, kadınların gözünde iffet, gençlerinin gözünde saffet, yaşlılarının gözünde şefkat kalmamış şehir. (Vakti Garîbe Âlemi Muhal) 
"Çirkin İstanbul"
Orada yaşasın veya yaşamasın, oraya bir kez dahi gitmemiş bile olsa, içinde hep bir İstanbul hasreti taşıyan her insanı üzen bir ifade olsa gerek bu ama malesef ki hakikat...
İçimizde hep bir hasret var bu şehre karşı, mazideki sokaklarına, insanlarına, ruhuna...
Mesafeler birer uçurum haline geliyor zaman geçtikçe, ruhundan gitgide uzaklaşıyor şehir, suskunlaşıyor ve artık bize bir şey söylemez hale geliyor.
"Eski ve oyalı bir mendilde bir gözyaşı lekesi gibi uzak, çok uzak bir hâtıra..." diye bir cümle geçiyor kitapta, işte bizler için İstanbul...
Üstad'ın günlük hayata, ulaşıma, şehre ve insanlara dair eleştiride ve tavsiyelerde bulunduğu kısa yazıların derlemesi "İstanbul'a hasret" kitabı.
Mesela bazı sebeblerden ötürü 'Şirket-i Hayriyye' vapurlarına o kadar çok söylenmiş ki, siz de rahatsız oluyorsunuz elinizde olmadan :)
Üstad'ın Barok ve Rokoko mimarisi hakkında düşüncelerini öğrenince hayal kırıklığına uğradım bir de...
O günki meselelerin bugün bile hala devam ettiğini, şehir, mahalle kültürünün göz göre göre elimizden kayıp gittiğini bilmek ne hazin bir çaresizlik.
Üstad'ın sadece şu sözü bile aslında eksiğin ne olduğunu söylüyor bize;
"Benim güzel İstanbul'umun dâvası, ne idarî, ne siyasî, ne içtimaî, ne iktisadî, ne beledî, ne bediî; sadece ruhî ve ahlâkî..."
Sadede gelecek olursak, eskiye dair ne varsa hele de söz konusu İstanbul'sa okumaya değer hiç şüphesiz.
Çünkü artık o sokakların,
o ruhun şahitleri,
o zarif beyefendiler, hanımlar,
o sünbül kokan gece,
o bülbül kokan türkçe kayboluyorlar artık birer birer eski İstanbul ile birlikte...
Vesselâm. (rahlemdekiler) 
Bizlerin bile yaşamadığı, görmediği halde özlediği İstanbulu eleştiren Necip Fazıl, yazdıklarının bugünkü İstanbula daha uygun olduğunu görse ne derdi acaba? Kendi zamanında düşündüğü, eleştirdiği haline bile şükretmez miydi?
Benim gibi bu kitabı okuyanların muhtemelen çoğunda hep benzer hissiyat olacaktır: Hangi dönemde yaşarsan yaşa Istanbula hep bir hasret kalıcaz, hep bir eskiye hep daha guzel haline...
Bu kitap aslında zaman geçsede, her alanda ileriye gidilse de (ya da oyle olduğu düşünülse de) çogu alanda geri kalmıslığımızın hatta daha kötüye gidişimizin bir göstergesi değil mi? (Kübra İLDEŞ) 
--reklam--
İstanbula Hasret PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Necip Fazıl Kısakürek - İstanbula Hasret kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İstanbula Hasret PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Necip Fazıl Kısakürek Kimdir?
Ahmet Necip Fazıl Kısakürek, (d. 26 Mayıs 1904, İstanbul - ö. 25 Mayıs 1983, İstanbul) Türk ve İslamcı şair, yazar ve fikir adamıdır.

Necip Fazıl, 21 yaşında yayımladığı Örümcek Ağı adlı şiir kitabının ardından, 24 yaşındayken yayımladığı Kaldırımlar adlı şiir kitabıyla tanınmıştır.[2] 1934 yılına kadar sadece şair olarak tanınmış ve meşhur Bâb-ı Âli'nin önde gelen isimleri arasında yer almıştır. 1934 yılında Abdülhakîm Arvâsî ile tanıştıktan sonra büyük bir değişim yaşamış ve bu değişimi kendisi "...içimi öylesine bir sosyal mücadele ve cemiyeti yorma hamlesi kapladı ki, artık çalışamaz oldum." şeklinde tanımlar.

Bu tarihten sonra Türkiye'nin bir çok şehrinde konferanslar düzenlemiş, düzenlemiş olduğu konferanslarda ki sözlerinden dolayı hakkında dâvâlar açılmış ve bu dâvâlar neticesinde öncülük ettiği Büyük Doğu Hareketi'ne dair yayın yapan Büyük Doğu Dergisi yayın hayatı boyunca 16 kez kapatılmış, Necip Fazıl'ın eserleri toplanmış ve basımı yasaklanmıştır.
--reklam--
Necip Fazıl Kısakürek Kitapları - Eserleri
Çile
Çöle İnen Nur
Bir Adam Yaratmak
O ve Ben
Reis Bey
Aynadaki Yalan
İmân ve Aksiyon
Son Devrin Din Mazlumları
Kafa Kağıdı
Hikayelerim
Tohum
İdeolocya Örgüsü
Sabır Taşı
Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu
Doğru Yolun Sapık Kolları
Yunus Emre
Cinnet Mustatili
Ahşap Konak
Mümin - Kâfir
Dünya Bir İnkılap Bekliyor
Sahte Kahramanlar
Hazreti Ali
Abdülhamid Han
Bâbıâli
Sosyalizm, Komünizm ve İnsanlık
İbrahim Ethem
Ulu Hakan
Esselam
Peygamber Halkası
Para
Siyah Pelerinli Adam
Tasavvuf Bahçeleri
Kanlı Sarık
Canım İstanbul
Parmaksız Salih
Mukaddes Emanet
İman ve İslâm Atlası
Püf Noktası
Hesaplaşma
Müdafaalarım
Yeniçeri
Bediüzzaman Said Nursi
Künye
Nur Harmanı
Tanrı Kulundan Dinlediklerim
Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar
İstanbula Hasret
Vatan Dostu Sultan Vahidüddin
Türkiye'nin Manzarası
Öfke ve Hiciv
Deprem
Veliler Ordusundan 333
Rabıta-i Şerife
At'a Senfoni
Ufuk çizgisi
Başbuğ Velilerden 33
Dininizi Öğreniniz
Hac
Reşahat
İhtilal
Benim Gözümde Menderes
Moskof
Mektubat
Hitabeler
Konuşmalar
Vatan Şairi Namık Kemal
Katibim
En Kötü Patron
Yahudilik - Masonluk - Dönmelik
Gönül Nimetleri
Edebiyat Mahkemeleri
Villa Semer
Hücum ve Polemik
Rapor 1/2
Nasreddin Hoca
Çerçeve 1
Şiirlerim
Namık Kemal
Başmakalelerim 1
Cinnet Mustatili
Tiyatro ve Tesiri
Büyük Doğu Cemiyeti
Rapor 5/6
Çerçeve 2
Rapor 3/4
Rapor 11/13
Rapor 7/8
Dil ve Edebiyat
Rapor 9/10
Çerçeve 3
Vesikalar Konuşuyor
Hadiselerin Muhasebesi 1
Başmakalelerim 2
Senaryo Romanlarım (kod38)
Büyük Kapı
Necip Fazıl Bibliyografyası
Savaş Yazıları 1
Rapor 7/9
Çerçeve 4
Başmakalelerim 3
Rapor 4/6
Savaş Yazıları 2
Çerçeve 6
Hadiselerin Muhasebesi 3
Hadiselerin Muhasebesi 2
Rapor 1/3
Çerçeve 5
Ruh Burkuntularından Hikayeler
101 Hadis
Aynadaki Yalan
Para
İki Hitabe
Rapor Aylık Dergi-Kitap Sayı 7
Ben ve Ötesi
Necip Fazıl Kısakürek
Altun Halka
Tiyatro Eserleri 1-2-3
Yolumuz Halimiz Çaremiz
Hikayelerim
Tanrı Kulundan Dinlediklerim
Büyük Doğu Dergisi Sayı:83
Yunus Emre - Kanlı Sarık - Para - Mukaddes Emanet
Seçilmiş Əsərləri
Büyük Kapı - Ek -
--reklam--
Necip Fazıl Kısakürek Alıntıları - Sözleri
Bir saniyeden fazla yaşamaya hakkı olmayan sevinç!.. (Ruh Burkuntularından Hikayeler)
Ölü müyüm, diri miyim diye haber salmışsın
İki gözün iki çeşmeymiş
Saçına ak düşmüş,
Kahırdan elin yüzün buruşmuş,
Gözlerin yolda kalmış
Şimdilik ne ölüyüm, ne diriyim,
Bugün yaşıyanlardanım,
Yarın öleceklerden biriyim... (Büyük Doğu Dergisi Sayı:83)
Odama kapandım, 7 günlük bir çalışma sonunda "Tohum"u bitirdim. (Konuşmalar)
Bu nasıl bir dünya, hikayesi zor;
Mekanı bir satıh, zamanı vehim.
Bütün bir kainat muşamba dekor
Bütün bir insanlık yalana teslim. (İmân ve Aksiyon)
Demokrasi dediler, yalnız Allah’a ve Resûlü’ne sımsıkı kapattıkları kapı ve pencereleri başkalarına açık bıraktılar. Giren de girdi! Ve başımızdaki belâ dâsitâni, efsanevî bir başsızlık, sahipsizlik halinde tecelli etti. (Rapor 1/2)
İslamî nizamı propaganda ettiğimizi söylüyorlar. Şüphe mi var? Biz yalnız bu işi yapmıyor, bu işi yapmak için yaşıyoruz!.. (Müdafaalarım)
Umumiyetle içinin zindanında yaşayan bir insan olduğum için, hiçbir dekor kaygısına düşmeden yazarım. (Konuşmalar)
"Eğer bu eseri sahneye vaz ederseniz, Türkiye bütün İslam ülkeleriyle beraber son damla kanına kadar harb ilan edecektir."
Ve Fransa demokrasi memleketi, hususi bir tiyatronun perdesini kapatamayacağı halde, kanun çıkartıp kapatmıştır, korkusundan.
İşte adam böyle olur, hareket böyle olur. (Tiyatro ve Tesiri)
Bazıları "ben Allah'ı severim, ondan korkmam" der. Bilmez ki, korku sevginin ta merkezine yerleştirilmiştir. Sevgi korkunçtur; dağın tepesini seven, uçurumdan nasıl korkmaz? (Mümin - Kâfir)
İslam, Türkiye'de bozuldu ve her yerde bozuldu; Türkiye'de düzelmelidir ki, her yerde düzelsin!.. (Dünya Bir İnkılap Bekliyor)
Hamlet, bence en büyük eseridir; bir melankoli eseri...
Ruhu içinde derinleşe derinleşe bütün cemiyet alakalarını kaybeder hale gelen ve ruhunun ısdırap kutbundan en mahrem iklimine geçen bir tipin hikayesi.. (Tiyatro ve Tesiri)
İnsanoğluna en çok dokunan sevmediğini sevmeye davet edilmesi değil de, sevdiğini sevmekten vazgeçmeye zorlanmasıdır. (Hazreti Ali)
“Japonları zafere eriştiren, ruh, disiplin ve bilgidir.” (Künye)
Sizə, universitetli hörmətli xanım, içində yaşadığınız dünya, fikrə fikirlə cavab verməyi öyrətmir, amma birkəlməlik qəlibləri yadda saxladır. Qutudan fiş çıxaran kimi, hər fikrin bircə kəlməlik mənasını çıxarırsınız, vəssəlam... Sonra da "axmaqlıq" yerinə "paradoks" özünüzü xəstəliyi sağaltmış həkim hesab eləyirsiniz. (Seçilmiş Əsərləri)
Beyaz perdede hissizlik, aşk ve alaka levhaları neden mi en haşmetli ilim kitaplarından daha fazla müşteri buluyor? (Çerçeve 2)
“Hiçbir sahtekarlık, hakikatin yüzünü boyayamaz.” (Para)
- Ne o Selma, ağlıyor musun?
- Çok basit... Ben her zaman ağlarım...Her şeye ağlarım... (Deprem)
Hapishaneleri kaldırmak, kökünden kazımak ve cezalıları devlet emrindeki iş tesislerinde, şu veya bu suretle çalışmağa mahkûm etmek lâzımdır. Meselâ beş sene filân maden ocağında, üç ay falan yük taşıma işinde vesaire vesaire. (Vesikalar Konuşuyor)
- Sen şapkasız geziyorsun! Şapka giymen lâzım! Gel bizimle karakola!

Zulmün bu kadarı olur. (Son Devrin Din Mazlumları)
Bana, temiz bir müminin anlattığına göre, asıldığı günün gecesi, saf ve dünyadan geçmiş bir İslam kadını, rüyada, Allah'ın Resülünü görmüş... Kâinatın Efendisi, kadına sol elini uzatmış... Kadın, acaba niçin Âlemin Fahri bana sağ elini uzatması diye düşünürken cevap gelmiş:
Sağ elimde Adnan var!..
Bu bir rüyadır, hiçbir bakımdan şer'î huccet değildir ve yalnız görüldüğüyle hakikattir; öz hakikatiyse Allah'a malum.... Fakat her şeye rağmen, ötelere ve esrar âlemine inananlar için güzel bir ümit vaadı...
Eğer Allah, Islâmiyeti koruduğun yalanını, sana, o beyin yırtıcı ve yürek delici yalnızlığın içinde doğrulttuysa, sen bir şehitsin ve Allah Resulü'nün ilyltifatına layıksın...
Elveda Adnan Bey!
İnşallah yeni yetişeceklere ders olsun!..
Elveda!.. (Benim Gözümde Menderes)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/istanbula-hasret-necip-fazil-kisakurek-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)