# İşte Geldim - Guy de Maupassant Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> İşte Geldim kimin eseri? İşte Geldim kitabının yazarı kimdir? İşte Geldim konusu ve anafikri nedir? İşte Geldim kitabı ne anlatıyor? İşte Geldim PDF indirme linki var mı?  İşte Geldim kitabının yazarı Guy de Maupassant kimdir? İşte İşte Geldim kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/iste-geldim-guy-de-maupassant-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-27T22:46:39+03:00
- Güncelleme: 2022-04-27T22:46:39+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/27/guy-de-maupassant-kimdir-guy-de-maupassant-kitaplari-ve-sozleri-209972.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Guy de Maupassant 
 Çevirmen: Tahsin Yücel 
 Yayın Evi: Can Yayınları 
 İSBN: 9789750748257 
 Sayfa Sayısı: 48 
--reklam--
İşte Geldim Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
GUY DE MAUPASSANT, 1850’de Dieppe yakınlarında doğdu. İlk eğitimini kilisede aldı, on üç yaşında bir ilahiyat okuluna gönderildi, ancak kurallara aykırı davranarak kendini okuldan kovdurdu. Öğrenimini La Hayre’daki bir lisede sürdürdü, 1869’da Paris’te hukuk okumaya başladı. Fransız-Alman Savaşı’nın çıkması üzerine öğrenimine ara vererek gönüllü olarak savaşa katıldı. Terhis olduktan sonra hukuk öğrenimine devam etti. “Yağ Tulumu” adlı öyküsüyle elde ettiği başarının ardından, dönemin önemli haftalık yayınları Le Gaulois ve Gil Blas’da makaleler yazdı. Fransız toplumunun zengin bir panoramasını çıkardığı öykülerinin gücü, tüm karakterlerini ironik bir kaçınılmazlığın kurbanları olarak sunmasından kaynaklanır. Romanları ve şiirleri de bulunan yazar 1893’te öldü.
--reklam--
İşte Geldim Alıntıları - Sözleri
Karanlıkta korkunç dramlar olur.
Yaşam öyle garip, öyle değişkendir ki! Batmamız ya da çıkmamız için o kadar az şey ister ki!
Yaşam öyle garip, öyle değişkendir ki ! Batmamız ya da çıkmamız için o kadar az şey ister ki !
Ne drahoması vardı, ne bir umudu
Karanlıkta korkunç dramlar olur.
Onu ölünceye dek mutlu yaşatmaya söz verdi...
Yaşam öyle garip, öyle değişken ki! Batmaz ya da çıkmamız için o kadar az şey ister ki!
Karanlıkta korkunç dramlar olur.
Yaşam öyle garip, öyle değişkendir ki! Batmamız ya da çıkmamız için o kadar az şey ister ki!
Yaşam öyle garip, öyle değişkendir ki! Batmamız ya da çıkmamız için o kadar az şey ister ki!
Öyle ya, kadın kısmının ne sıfatı vardır, ne de ırkı, güzellikleri, incelikleri, çekicilikleri soy ve aile yerini tutar.
Kollarının arasında tutuyordu onu, birdenbire bir eski zaman esintisi yirmi yaşını, ilk sarılışlarını anımsatan büyük bir anı sarsıntısı getirmişti içine.
Ve genç kadın, sevinç içinde, bir mağazadan çok istenen bir biblo alıp gidercesine, bar bar bağıran yumurcağı aldı götürdü.
Yaşam öyle garip, öyle değişkendir ki! Batmamız ya da çıkmamız için o kadar az şey ister ki!
Karanlıkta korkunç dramlar olur.
--reklam--
İşte Geldim İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Herkese selamlarrr. Maupassant'tan traji-komik 5 farklı öykü. Hepsi kısacık, sade, anlaşılır. Dupduru bir Türkçe ile Tahsin Yücel çevirisi olması net bir biçimde kendini belli ediyor. Hikayelerin sonunu başından anlayabiliyorsunuz ama bu okuma zevkinizi engellemiyor. Öyküler çarpıcı ama dediğim gibi çok kısa hemencecik bitiveriyor. Fakat öykü okumayı seviyorsanız kesinlikle bir şans vermelisiniz. Okuyacak olanlara şimdiden iyi okumalarrr (Gülşah Akdağ) 
“Yaşam öyle garip, öyle değişkendir ki ! Batmamız ya da çıkmamız için o kadar az şey ister ki !”

Lacivert Klasiklerden olan güzel ve düşünce yönünden oldukça anlamlı öyküleri içinde barındıran bir eser.

Maupassant'ın 5 trajikomik hikayesini anlatan eser oldukça akıcı ve sade bir dile sahip.

Öyküler genelde devamını beklediğiniz anda bitmekte. Hemen okunup bitirebileceğiniz bir kitap.

“Takı” isimli öykü çokça etkileyici ve düşündürücü yönüyle öne çıkmakta.

Tahsin Yüce ’ye değerli çevirisi için teşekkürler. (Memo) 
Maupassant'ın 5 trajikomik hikayesinden oluşan bir solukta okuyup bitirebileceğiniz 48 sayfalık bir kitap.

Lacivertklasikler serisinden olan kitapta yazar, akıcı sade ve anlaşılır bir dil kullanarak ve direkt hikayelere giriş yapıp anlatarak bir tık daha eğlenceli hâle getirmiş anlatılanları.

Tam öykülerde zirveye gelip eee sonra ne olacak acaba diye düşünürken hikayeler son buluyor. En çok da "İşte Geldim" adlı öyküde keşke yazar sonunu getirseydi dedim. Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim (Nazlı Uzun) 
--reklam--
İşte Geldim PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Guy de Maupassant - İşte Geldim kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İşte Geldim PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Guy de Maupassant Kimdir?
Doğalcılık akımına bağlı Fransız öykü ve roman yazarıdır. Öykü alanında Fransa'nın en büyüklerindendir. Parisli bir borsa oyuncusunun oğlu olarak 5 ağustos 1850'de Dieppe kenti yakınlarındaki Miromesnil şatosunda dünyaya geldi. Guy de Maupassant, burada Normandiya bölgesini ve köylülerinin yaşamını yakından tanımak fırsatını buldu. İlk eğitimini Kilise'den aldı. 13 yaşında gönderildiği İlahiyat okulundaki yaşama ısınamadığı için kurallara aykırı davrandı. Böylece kendisini okuldan kovdurdu. Öğrenimini Rouen lisesinde tamamladı.

1869'da Paris'te hukuk okumaya başladı. Fransa ile Almanya arasında savaş çıkması üzerine öğrenimine ara verdi. Gönüllü olarak savaşa katıldı. 1870'de seyyar jandarma birliğinde asker oldu. Maupassant, o dönemde tanığı olduğu olayları, yaşadıklarını, gözlemlediklerini daha sonra kaleme aldığı birçok öyküsünde anlattı. 1871'de terhis olduktan sonra Paris'te hukuk öğrenimini sürdürdü.Babasını yardımıyla Donanma Bakanlığı'nda bir iş buldu. Atlet yapılıydı, iyi yüzer ve kürek çekerdi; yalnız aklı denizcilikte değildi; yazar olmak istiyordu. 1879'da da Eğitim Bakanlığı'na geçti. Canlı ve taşkın bir kişiliği olan Maupassant, hayatın zevklerine ve çalışmaya aynı coşkuyla sarılmıştı. Şair Louis Bouilhet, onun ilk şiir denemelerini teşvik etti. Yaşamını kazanmak için çalışmaya başladığı Bakanlıklarda bürokrasi dünyasını tanıdı. Böylece bürokratların bulunduğu ortamı gözlemlemek fırsatını buldu. 

Maupassant'ın yazarlık hayatı, 1871'den sonra başladı. Şiirler yazdı (Le Mur, Au Bord de l'Eau). 1871 ile 1880 arasında, özellikle, annesinin çocukluk arkadaşı romancı Gustave Flaubert'in etkisinde kaldı. Flaubert, Maupassant'ı iyi bir yazar olarak yetiştirmek için çok çalıştı. Ona gerçeği değişik bir bakışla gözlemlemeyi, yalnız gördüklerini ve duyduklarını yazmayı öğretti. İlk yazdıklarını okuyup düzeltti. Flaubert, onu Emile Zola, Ivan Turgenyev, Edmond de Goncurt ve Henry James gibi ünlü yazarlarla tanıştırdı. Flaubert'in 1880'de beklenmedik ölümü, Maupassant'ı çok derinden etkiledi.

1880'de, Flaubert'in ölümünden bir ay önce, aralarında Emile Zola'nın da bulunduğu natüralist (doğalcı) bazı yazarların öykülerinin toplandığı "Les Soirées de Médan" (Médan Akşamları) adlı kitapta Maupassant'ın da bir öyküsü yer aldı (Boule de Suif - Kartopu - İs Yumağı). Bu öykü, Maupassant'a ilk büyük başarısını getirdi ve onun öykü yazarlığına olan eğilimini ortaya çıkardı.

Maupassant, 1880'den 1891'e kadar, 18 kitapta toplanan yaklaşık 300 öykü ile 6 roman yayımladı. Romanları şunlardır: Bir kadının yaşamı boyunca uğradığı hayal kırıklıklarını anlatan ve ilk romanı olan "Une Vie" (Bir Hayat - 1883), "Bel Ami" (Güzel Dost - 1885), "Mont Oriol" (Oriol Dağı - 1887), "Pierre et Jean" (Pierre ile Jean - 1888), "Fort Comme la Mort" (Ölüm Gibi Kuvvetli - 1889) ve "Notre Coeur" (Kalbimiz - 1890).

Maupassant, en güzel öykülerini, 1881 ile 1886 arasında yazdı. Elde ettiği başarılar, ona yüksek sosyetenin kapılarını açtı. Son romanlarında, yüksek sosyeteye ilişkin yaşantılarını anlattı. Bu romanlar, doğrudan doğruya, Maupassant'ın karşı cinsle olan ilişkilerinin verdiği sıkıntılardan esinlendi. Öykü kitaplarından elde ettiği gelirle "Bel Ami" adlı bir yata sahip oldu. Maupassant, bu yatla Akdeniz'de geziler yaptı ve yolculuk izlenimlerini 1884'te yayımlanan "Au Soleil" (Güneşte), "Sur l'Eau" (Denizde - 1888) ve "La Vie Errante" (Serseri Hayat - 1890) adlı öykülerinde anlattı.

Maupassant, genç yaşında baş ağrılarından şikayet etmeye başladı. Hastalığı, 1884'ten itibaren, zihin yorgunluğunun ve gördüğü hallüsinasyonların etkisiyle gittikçe artıyordu. Sağlık durumu günden güne bozuluyordu. Ne olduğunu bilmediği ve kendisine düşman bellediği bir varlığı hep yanı başında hissediyor ve ölüm düşüncesi sürekli olarak aklını kurcalayıp duruyordu.

Guy de Maupassant, 1887 yılında yayımlanan "Le Horla" adlı öyküsünde, delilik belirtilerinin nasıl başladığını ve insan üzerinde ne gibi değişiklikler meydana getirdiğini anlattı. Bu kitap yayımlandıktan sonra, iyileşmek ümidiyle, uzunca bir deniz yolculuğuna çıktı. Yolculuktan döndükten sonra "Pierre et Jean" adlı romanını tamamladı. Daha sonra "Notre Coeur" adlı romanı kaleme aldı. 1890'da yayımlanan "La Vie Errante" adındaki yapıtından sonra da pek bir şey yazamadı. Sağlık durumu da adamakıllı bozulmuştu. Fazla ilâç almak yüzünden o iriyarı bedeni ve zihni yıpranmıştı. 1892'nin Ocak ayında kendini öldürmeye kalkıştı. Ağır hasta olarak Paris'e getirildi ve bir sağlık yurduna yatırıldı. Maupassant, 1893 yılında iyileşemeden öldü. Paris'teki Montparnasse mezarlığına gömüldü.
--reklam--
Guy de Maupassant Kitapları - Eserleri
Mutluluk
Aşk Başkadır
Güzel Dost
Hasırcı Kız
Gezgin Satıcı
Seçilmiş Hikayeler
Ölümden Acı
Ay Işığı
Gündüz ve Gece Hikayeleri
Bir Hayat
Serseri Aşklar
Küçük Asker
Sol El
Le Horla
Yağ Tulumu
Madam Tellier'nin Evi
Pierre ve Jean
Tombalak
Öyküler
Aşklarımız
Horla ve Karanlık Öyküler
Otel
Gönül Öyküleri
Jules Amcam
Seçme Öyküler
Bir Mucizedir Yaşamak
La Parure
Dönüş
Gerdanlık ve Diğer Öyküler
Lanetli El
Seçme Hikayeler
Parisli Bir Burjuvanın Pazar Gezintileri
Seçilmiş Hikayeler Cilt 1
İnci Hanım
Takı
Mücevherler
The Diamond Necklace
İşte Geldim
At Üstünde
Yasak Aşk
Horla / Miras
A Dead Womans Secret The Vendetta- Alexandre-A Duel
Matmazel Fifi
Kazazede
Toparlak
Sicim
Seçilmiş Hikayeler 2. Cilt
Femme Fatale
Sevgi Dalanları
--reklam--
Guy de Maupassant Alıntıları - Sözleri
“Neredesin mantık, ahlak ve sağduyu” (Küçük Asker)
"Sevgili özgürlük tutsana elimizi, sahip çıksana kendi davana!" (Yağ Tulumu)
"İnsan gerçekten kendisi için yaratıldığını sandığı bir varlığa rastladığı için mi sever, yoksa yalnızca sevme yeteneğiyle doğduğu için mi?" (Aşklarımız)
Yoksul insanların birbirlerine yardım etmeleri gerek... Savaşı kodamanlar yapıyor. (Toparlak)
Gerçekten de ister Prusyalı, ister İngiliz, ister Polonyalı, ister Fransız olsunlar, insanları öldürmek iğrenç değil mi? Size kötülük etmiş birinden öç almanız kötü bir şey adamı hapse tıkmaları da bunu gösterir; ama yavrularımızı tüfeklerle av hayvanları gibi öldürmeleri iyi bir şey mi ki en çok öldürenlere nişanlar veriyorlar? Hayır, bunu hiçbir zaman anlamayacağım! (Ay Işığı)
Savaş başka, barış başka. (Toparlak)
Sadece, gerçekte anlamlandıramadıklarımızdan korkarız. (Horla ve Karanlık Öyküler)
Janna fikirləşməyə başladı; qəlbinin dərin ümidsizliyində nəşənin, eşqbazlığın nəticə etibarilə aldadıcı olduğunu düşündü. (Bir Hayat)
(…) şu neşe saçan günün doğuşuna bakarken, böyle şafakların söktüğü şu yeryüzünde ne sevincin, ne de mutluluğun bulunmayışının nedenini düşünüyordu. (Bir Hayat)
Çocuklar bilmezler ki...Yaşanacak günler ne kadar az! (Jules Amcam)
Hasta düşünceler, bedeni humma ateşinden yada veremden daha çok yer bitirir (Le Horla)
Yasallık kazanmış aşk, vurdumduymaz aşk üzerinde her zaman üstünlük havaları takınır.. (Le Horla)
Karanlıkta korkunç dramlar olur. (İşte Geldim)
Ben yaşamımı onlardan almıştım. Fakat yaşam, verilen bir armağan mıdır? Herhalde benimki bir ezinç yükünden başka bir şey değildi. (Seçme Öyküler)
Kimseyle görüşmemek,dirsek dirseğe
gelmemek ,çarpışmamaktan dolayı derisi,
manevi derisi pek duyarlı ve nazik bir
duruma gelmişti. (Bir Mucizedir Yaşamak)
"Yavrum, sevgili yavrum! Zavallı yaratıklara karşı daha yumuşak ol. Yaşam yeterince hoyrat ve yırtıcı..." (Gezgin Satıcı)
Ölümün karşısında ne yapabilir ki insan ? (Güzel Dost)
"What would you have? It is only Nature!"

"Yes, but I say that Nature is our enemy, that we must always fight against Nature, for she is continually bringing us back to an animal state.” (The Diamond Necklace)
“Anılar beni böyle yapıyor. Zamanı
geçen şeyleri sevsen de yok et! İnsan tamamen unuttuğu insanlarla
beklemediği anlarda tekrar karşılaşıyor yoksa! Onları bir kez daha
gördüğünü, seslerini işittiğini sanıyorsun, bu da korkunç bir etki bırakıyor. (Bir Hayat)
Ömrümüzün büyük azabı ebediyen yalnız olmamızdan doğuyor. Bütün gayretlerimiz, bütün hareketlerimiz sadece bu yalnızlıktan kaçmak içindir. Şunlar, şu çatısız sıra aşıkları da bizim gibi, bütün mahluklar gibi bir dakikacık olsun yalnızlıklarını dindirmeye çalışıyorlar. Fakat daima yalnızdırlar, daima yalnız kalacaklardır. Biz de öyle. (Seçme Hikayeler)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/iste-geldim-guy-de-maupassant-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)