# İtfaiye Yakıyor - Ömer Lütfi Mete Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> İtfaiye Yakıyor kimin eseri? İtfaiye Yakıyor kitabının yazarı kimdir? İtfaiye Yakıyor konusu ve anafikri nedir? İtfaiye Yakıyor kitabı ne anlatıyor? İtfaiye Yakıyor PDF indirme linki var mı?  İtfaiye Yakıyor kitabının yazarı Ömer Lütfi Mete kimdir? İşte İtfaiye Yakıyor kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/itfaiye-yakiyor-omer-lutfi-mete-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-26T16:00:20+03:00
- Güncelleme: 2022-04-26T16:00:20+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/26/omer-lutfi-mete-kimdir-omer-lutfi-mete-kitaplari-ve-sozleri-209030.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ömer Lütfi Mete 
 Yayın Evi: Profil Yayıncılık 
 İSBN: 9789759961671 
 Sayfa Sayısı: 144 
--reklam--
İtfaiye Yakıyor Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
".... Gizli devlet ve görünür devlet ikilemi, hayatın gerçeğidir. Gece ve gündüz gibi... Birinde çalışma vardır, öbüründe uyumak... Yani dinlenmek... Gündüz çalışırsın, gece uyursun, kalıbını dinlendirirsin... Devletteki ikilem de böyle bir tablo yaratır. Gizli devlet çalışır, görünür devlet uyur veya çalışır gibi yapar..."

Ömer Lütfi Mete'den medyayı, kurgu tarikatları ve yönetenleri hicveden acımasız bir taşlama örneği...

Orta yaşlardaki gazeteci, İtfaiye Genel Koordinatörlüğü'nün gizli ve özel çalışma toplantılarına davet edilir. Öykünün kahramanı, seçkin medya mensupları ile birlikte haftalar süren bir beyin yıkama işleminden geçirilmek istenir. Eşine sadık ve ailesine düşkün bir aydın olan kahramanımız bu karanlık etkinlik sırasında güzel bir ajanla tanışınca işler büsbütün sarpa sarar...

İtfaiye Yakıyor, günümüzün "derin devlet" edebiyatını, bir solukta tersinden okuyacağınız kara mizah şaheseri...
--reklam--
İtfaiye Yakıyor Alıntıları - Sözleri
(...) Neyse, duygularıma cok fazla güvenmemem gerektiğine hükmedip sustum... Zaten Tekin Batur'un bizim fısıldașmamızı takip eden göz ucu, bizatihi korkunç bir susturucu...
Halk yığınlarının şımarttığı ve çürüttüğü ahmak siyasetçileri yola getirmeye veya onlardan kurtulmaya çalışmak pahalı ve riskli bir iştir. Onun için halkımızın hiçbir siyasetçiyi şımarmasına yol açacak kadar sevmesinin önüne geçerek tedbiri baştan koymak gerekir.
Artık itiraz etmez, soru sormaz olmuştum... Daha doğrusu önceleri içimden itiraz ediyor, soru sormaya çekiniyordum. Sonraları arada bir sorular sordum ama zihnimden itiraz defterini kapattım.
... Sonra gördüm ki ne kadar dirensem boşuna; medyamızın ezberinden vazgeçebilme becerisi yok!
...okur nadir ve kadir kişidir.
İstihbarat ile. Siz de iyi bilirsiniz ki devlet denince akla en önce istihbarat gelir. İstihbaratınız yoksa rahatınız yoktur. İstihbaratınız sağlamda ise düşmanınız gamda, dostunuz bayramda sayılır. İstihbaratı güçlü olmayan ülkeleri, istihbaratı güçlü devletler bir kayık suda boğarlar...
Geldi gurur, gitti huzur!
" İnsanlar her sabah sağ salim yataktan kalkıp televizyona veya gazeteye bakınca uykudan uyandıklarına ve bunca gerileme dayandıklarına pişman, hayata düşman oluyorlar."
" Doğrusu kafamdan 'Ben bu kadar yakışıklı olsam, bırakın yazmayı, okumazdım bile ' diye geçirmedim değil... Hatta kendisini bir süre 'İşin yok mu be adam, okuyucu değil oyuncu ol' der gibi süzdüm... "
" Beni kadın zaafıyla düşürmeleri, büyük konuşmayayım ama küçük ihtimal. Çünkü ben karımdan öyle korkarım ki, onu aldatmayı asla göze alamam..."
" Bir an düşünelim ; bu eşek sesi, pek çok şeyi simgeleyebilir... Neleri simgeleyebilir mesela? "
Tövbe yarabbi, yine seyircileri süzüp dururken bende odaklanıp kaldı. Ne demekti bu? Eşek anırması ile benim ne ilgim olabilirdi? Yoksa anıran eşekle aramda bir bağlantı kurmuş görünerek özellikle hakaret mi etmek istiyordu? "
... her balık aynı yemle tutulmaz.
Öldürülebilirsin! Ama asla, bütün ruhunla esir alınamazsın!
Kendisini Tekin Batur'un Özel Kalem Müdürü olarak tanıtan kişi, toplantıya katılıp katılmayacağımı öğrenmek istediğini söylerken vurgulaması ve üslubu ile aba altından sopa göstermeyi becerebilecek yetenekteydi.
"Demokrasi, halkın kendi kendisini idare etmesi değil, öyle zannetmesidir."
--reklam--
İtfaiye Yakıyor İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İtfaiye Yanıyor mu Yakıyor mu?: İlk baskısını Bir Harf Yayınlarından "İtfaiye Yanıyor" ismiyle 118 sayfa olarak 2005 yılında yapan kitap, yeniden gözden geçirilen son baskısını, başlıkta harf değişikliğine giderek içeriğe göre daha doğru ve uygun bir anlam taşıyan "İtfaiye Yakıyor" adıyla 144 sayfa şeklinde Profil Kitap'tan yaptı. İlk baskıyı sahaflarda, yeni baskıları ise kitap satış sitelerinde bulabilirsiniz.

Ömer Lütfi METE sadece bir yazar değil, aynı zamanda şair, gazeteci ve senarist. Birbirinden tam olarak bağımsız olmayan, iç içe geçmiş bu kimlikleri şahsında toplayabilen bir isim olarak eserlerinin ciddiyeti ve kalitesine, imzasının taşıdığı tecrübeye dair okuyucuya yeterince ipucu veriyor.

Ömer Lütfi METE, derin devlet konusunun yanında gizli servisler, komplo teorileri, terör, mafya, milliyetçilik ve tasavvuf diyebileceğimiz İslami düşünce alanlarında da müstakil ve müşterek eserler yazmış bir kalem.

Birçok ünlü isim tarafından yorumlanan, kız çocuklarına isim olarak konulan meşhur "Gülce" başlıklı şiirin şairi.

Bir neslin sıkı takipçisi olduğunu söyleyebileceğimiz, derin "Deli Yürek" dizisinin senarist kadrosunda yer almış biri. Aynı dizide, bilge kişiliği ile beğenilen "Kuşçu" karakterinin metin yazarı.

Kitap hakkında bir de video hazırladım ve yayınladım. İzlemek için tıklayın: https://youtu.be/aA9zJSBl7SY (Mehmet Erturan) 
Ömer Lütfi Mete komplo teorilerini alaya alarak kendi uslubuna uygun güzel bir eser kaleme almış. Okuyucu bu işin sonu nereye varacak diye bekliyor. Tabi ki ironiler içerdiği için zaman zaman insanı gülümsetiyor. (Muhammed Işık) 
Derin devletin arka bahçesi: Güzel bir Ömer Lütfi Mete eseri. Devletin arka bahçesini anlatan güzel bir kitap.
Bazen 'yok artık' dedirticek kadar abzürt olaylar. Sade bir alaycı dil. Sonu nereye gidecek diye merak ettiren bir kitap.

 Ömer Lütfi Mete'yi seven herkese tavsiye ediyorum. (Mustafa Koçak) 
--reklam--
İtfaiye Yakıyor PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ömer Lütfi Mete - İtfaiye Yakıyor kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İtfaiye Yakıyor PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ömer Lütfi Mete Kimdir?
1950 yılında Rize'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada tamamlarken özel olarak dini eğitim gördü. Bir süre Kuran Kurslarında hocalık yaptı. Rize Ülkü Ocakları Başkanlığı yaptı. 1970 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne girdi. Aynı dönemde Babıali'de Sabah gazetesinde basın hayatına atıldı. 1972 yılında İktisat Fakültesi'nden ayrıldı. 1973 yılında Atatürk Eğitim Enstitüsü'ne girdi, 1976'da mezun oldu. Kısa süre edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra tekrar gazeteciliğe döndü. Ortadoğu, Tercüman, Türkiye, Yeni Binyıl, Ayyıldız, Sabah ve Bugün gazetelerinde ve Türk Edebiyatı, Boğaziçi dergilerinde yazdı, Çağrışım dergisini çıkardı. Senaryo çalışmaları yaptı. ANAP ve MHP'den milletvekili adayı oldu, seçilemedi. 18 Kasım 2009 tarihinde İstanbul'da vefat etti.
--reklam--
Ömer Lütfi Mete Kitapları - Eserleri
Gülce
Allah'sız Müslümanlık
Aşıklar Ölmez
Asker ile Cemre
İtfaiye Yakıyor
28 Şubat'tan Şemdinliye Derin Çeteler
Milliyetçilik Milliyetsizlik
Balonya Tüneli
Basılı Yakıt
Çığlığın Ardı Çığlık
Ezan Günü
Derin Millet Manifestosu
Yerden Göğe Kadar
Hacıyağı ile Parfüm Arasında
Çığlığın Ardı Çığlık
--reklam--
Ömer Lütfi Mete Alıntıları - Sözleri
Bir kaleyi fethederken çok sevdiği yakınlarını kaybeden cihangirler gibi mutsuzdu. (Asker ile Cemre)
İnciteceksin diye sevdiklerinden kaçma. (Aşıklar Ölmez)
Allah'ın bir bildiği vardır. Ona güvenmek ve tevekkülle boyun eğmekten başka çarem yok. (Allah'sız Müslümanlık)
Kazanmıştık , çünkü farkındaydık. (Çığlığın Ardı Çığlık)
Kendisini Tekin Batur'un Özel Kalem Müdürü olarak tanıtan kişi, toplantıya katılıp katılmayacağımı öğrenmek istediğini söylerken vurgulaması ve üslubu ile aba altından sopa göstermeyi becerebilecek yetenekteydi. (İtfaiye Yakıyor)
Özelleştirme, evdeki buzdolabını satarak soğuk gazoz almak gibi bir iştir......................................... Aynı kafa ile gidersek, liberalizm dini adına bu özelleştirme farzını uygulamada nihayet evin kendisini satıp kiraya çıkma aşamasına geleceğiz. (28 Şubat'tan Şemdinliye Derin Çeteler)
Tevekkülün, gayret ile sabrı eşit güçte dengeleyen bir mekanizma olduğuna, olması gerektiğine inanıyorum. (Allah'sız Müslümanlık)
Ona göre Türkiye'de sağlıklı bir sermaye piyasası olmadığı ve güçlü sermaye bulunmadığı için teknoloji ithalatından başka bir çözüm henüz yoktu. (Asker ile Cemre)
"Aşkın yarısı bozgundur be Yusuf'um! Hem şarabı içeceksin hem de başın dönmeyecek. Var mı öyle bolluk?" (Aşıklar Ölmez)
İşkence nedir biliyor musunuz? İşkence ademoğlundan ölümü bile esirgemektir. (Çığlığın Ardı Çığlık)
İnsanlık tarihin en utanç verici barbarlık uygulamaları Batı’nın imzasını taşır.
Bütün bunlardan sonra kalkıp da “Batı, demokrasi kültürü sayesinde şahlanmıştır” demek, pek gerçekçi ve namuslu bir değerlendirme olmaz. (Allah'sız Müslümanlık)
Osmanlı’nın kokuşmuş kadroları ve girişimcileri devletin yeni merkezine üşüşmüş durumdadırlar. Oralardan bugüne nice servetin mayası haramdır, bugün yedikleri de, arttıkları da haramdır. Onun için hiçbir sermaye tamamen temiz değildir. (28 Şubat'tan Şemdinliye Derin Çeteler)
... Sonra gördüm ki ne kadar dirensem boşuna; medyamızın ezberinden vazgeçebilme becerisi yok! (İtfaiye Yakıyor)
Bir kaybın telafisi olacağını farzetmek, kaybetme kabiliyeti demektir. (Çığlığın Ardı Çığlık)
Öyle ağızlar barış dedi ki; kuduracağım. Öyle ağızlar sevgi dedi ki; tiksindi lağım! (Balonya Tüneli)
Kimse kimsenin yerinde değildir zaten. Allah'ın insan nüshaları sonsuz. Bizim ürettiğimiz nesneler gibi seri numaralarıyla ayırt edilebilen, çok çok fazla ama gene de sayılı tekrarlar değil ki. (Asker ile Cemre)
Bu yüzden asırlardır sürdürülen silkinme çabaları ile yeniden güçlenme hareket ve tasarılarına rağmen sağlıklı başlangıçlar bile gerçekleştirilememektedir. Çünkü ortada, Müslüman bireyin kendi diniyle ilgili temel bir yanlış algılaması ve yönlenmesi vardır.￼ (Allah'sız Müslümanlık)
Yusuf: Eee söyle, ne işi var erik dalında üzümün?

Kuşçu: Herkes bundan ne anlar bilmem ama ben şöyle anlıyorum: Âşık adamın gıdası sevdiği değildir. Gıda sevmenin kendisidir. Onun için şimdilerde kendilerini âşık sananlar sevgiyle beslenmiyorlar. Ya ne ediyorlar? Sevgililerini yiyiyorlar. Âşık dediğin sevgilisini yer mi? Sevgilisini yiyen hayvandır. Onun için sevgilisini yiyenler ölür ama âşıklar yaşar. Ölen hayvandır, âşıklar ölmez.

Yusuf: ...

Kuşçu: Nereye ayaklandın hemen?

Yusuf: Bu ağır bir ders Kuşçu, biraz silkelenmem lazım.

Kuşçu: Haydi bakalım. (Aşıklar Ölmez)
Kendini karanlıkta değil de yoğun bir sis içinde buluyordu şimdi. Yarı belirsizlik veya yarı belirlilik... (Asker ile Cemre)
İnanmadığın bir şeyi söylüyordun; o da bunu biliyordu, ama gene de mutlu olmuştu. (Asker ile Cemre)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/itfaiye-yakiyor-omer-lutfi-mete-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)