# Kadın Psikolojisi - Karen Horney Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kadın Psikolojisi kimin eseri? Kadın Psikolojisi kitabının yazarı kimdir? Kadın Psikolojisi konusu ve anafikri nedir? Kadın Psikolojisi kitabı ne anlatıyor? Kadın Psikolojisi PDF indirme linki var mı?  Kadın Psikolojisi kitabının yazarı Karen Horney kimdir? İşte Kadın Psikolojisi kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kadin-psikolojisi-karen-horney-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-10T04:00:13+03:00
- Güncelleme: 2022-06-10T04:00:13+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/10/karen-horney-kimdir-karen-horney-kitaplari-ve-sozleri-242897.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Karen Horney 
 Çevirmen: Selçuk Budak 
 Orijinal Adı: Feminine Psyhology 
 Yayın Evi: Öteki Yayınevi 
 İSBN: 9789757782100 
 Sayfa Sayısı: 308 
--reklam--
Kadın Psikolojisi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kadın, erkeğin kaburga kemiğinden mi yaratılmıştır? Kadın, "iğdiş edilmiş bir erkek" midir? Kadın doğası gereği mi mazoşisttir? Erkekler kadınlardan niçin korkar? Cinsler arasındaki güvensizliğin nedenleri nelerdir? Kadın neden erkek olmak ister? Analık içgüdüsü diye bir şey var mı? Neden mutlu evlilikler yok denecek kadar azdır? 
Horney'in, Freud'un klasik kadın psikolojisine yönelik eleştirel yaklaşımlarını içeren denemelerinden oluşan bu kitap, yukarıdaki sorulara yanıtlar aramakta ve Freud'un kadın psikolojisine ilişkin temel önermelerini kuşkuya boğmaktadır. Her ne kadar Horney sonraki yapıtlarında kadın ve erkek için ortak bir analitik yaklaşım geliştirmişse de, buradaki denemeler, Freud'un sorgulaması ve Horney'in, insan psikolojisine ilişkin kendi gelişimini göstermesi açısından ilginç birer belge niteliğini taşımaktadır.
(Arka Kapak)
--reklam--
Kadın Psikolojisi Alıntıları - Sözleri
"Sağlıklı insan için, saygı duyduğu ya da bağlı olduğu insanların da kendisini sevmesi, sayması ve onurlandırması önemliyken, nevrotik sevgi ihtiyacı zorlanımlı ve ayrım gözetmez."
"Nevrotik sevgi ihtiyacının tipik, önemli bir özelliği de, kendini aşırı kıskançlıkta ele veren açgözlülüktür:
"Sadece beni sevmelisin!"
"Sevgi, varolan herşeyi bencilce kendine saklamak yerine, kendisini öteki insanlara, bir amaca ya da ideale kendiliğinden verebilme yetisidir."
"Evlilikteki güçlüklerin tümünün aslan payını, kendi gelişimimizin bir ürünü olarak, kendimiz sunarız evlilik sofrasına."
"Tekeşlilik isteğine yönelik içgüdü, erkeklerde kadınlardan daha güçlüdür."
"Freud, öteki insanlar için duyduğumuz sevgi ya da tiksintinin bilinç düzeyindeki ölçüsü kadar eksik ve yanıltıcı olabilecek başka bir şeyin olmadığını söyler. Bu, özellikle evlilik için geçerlidir, genellikle duyulan sevginin ölçüsü fazlaca önemsenip abartılır. "
"Kendilerine, kendilerinin en büyük düşmanlarıymış gibi davranırlar ve genellikle kendilerine saygıları yoktur."
Bunun dışında, Havva’nın, Adem’i elmayı yemeye zorlaması cinsel kışkırtma olarak yorumlanıp, kadın, erkeği yıkıma, yoksulluğa sürükleyen cinsek bir şeytan olarak görülmüştür.
"İster ilgisizlik ya da duygusuzlukta, ister aşırı kıskançlıkta, güvensizlik ya da sinirlilikte, yersiz zamansız isteklerde, aşağılık duygularında, sevgi ihtiyacı ya da kadınlarla sıkı fıkı dostluklarda dile gelsinler, hepsinde de ortak bir özellik vardır; yani, bu kadınların hepsi de karşı cinsten sevgi nesneleriyle tam bir sevgi ilişkisi (bedeni ve ruhu içine alan bir
sevgi) kurma yetisinden yoksundurlar."
"Genellikle nevrotik insan sevme yetisinden yoksun olduğunun farkında değildir. Sevemeyeceğini bilmez."
Sevgi denen çok yüzlü şey, bu yakadaki yalnızlıkla öte yakadaki yalnızlık arasında köprü kurmayı başarır.
"Günışığının gül renklerinden haz duyan
Mutlu ölümlüler hava ve gökyüzü size armağan!
Bir daha dile gelmeyecek mi dipteki ürperti
Yoksa cennetin engin bağışlayıcılığını
Daha çok zorlamayacak mı insan!"
"... iyi evlilikler neden böylesine ender rastlanır birşeydir? Acaba evlilik kurumunun, insan varlığının bazı gerçekleriyle uzlaşamayacağı doğru olabilir mi? Yoksa evlilik, orta­dan kalkmak üzere olan bir yanılsama mıdır? Ya da özellikle çağ­daş insan onu ayakta tutabilme gücünden yoksun mudur? Kabul edemediğimiz başarısızlık, evlilik kurumunun kendisine mi aittir ya da bu, yürümeyeceğine inandığımız zamanki kendi başarısızlı­ğımız mıdır? Neden evlilik genellikle sevginin ölümü olmaktadır?
Kaçınılmaz bir yasaymış gibi bu duruma boyun eğmemiz mi gere­kiyor; ..."
--reklam--
Kadın Psikolojisi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Feminist Bir Psikanalist: Sevgili Horney, Alman asıllı Amerika’ya göç etmiş ve Almanya’da tıp kazanan ilk kadınlardan. Kitaba başlamadan önce yazarın hayatını bilmek bize bir çok kitabı anlamlandırmamızda ipucu da veriyor...
Freudian psikanalist bakış açısından etkilenerek ama onu daha da ileriye taşıyarak, çevrenin ve sosyal faktörlerin öneminden bahsetmiştir. Freud’un libido, ölüm ve yaşam içgüdüsünü reddederek toplumsal koşulların önemini benimsemiştir. Kitabın sayfasını açınca feminist bir bakış acısıyla psikanalizi yorumladığını ve yoğurduğunu hemen fark ediyorsunuz. Bir diğer dikkat çekiciliği ise, Freud’un öne sürdüğü bir çok şeyi eleştirmesi ve aksini ispat etmeye çalısması. Mesela, Freud’un bahsettiği kız çocuklarının “penis kıskançlığını” reddederek, erkek çocuklarının “rahim kıskançlığı” yaşadığını, annelik ve doğurmayı kıskandığını ileri sürer. Psikanalizim’in, erkek egemen bakış açısıyla yazıldığını bu yüzden bir çok yanlışlıklar ve eksiklikler olduğunu, kadının fikir vermediği, yazmadığı her şeyin eksik ve yarım olacağını söyleyerek kuramını şekillendirir. Karen’e göre, erkeklerin dayatması ile(kültürümüzün erkek egemenliği baskısı altında olduğundan ötürü), bazı kabul edişlerin yanlı olduğunu göstermeye çalışmış, kadının iğdiş edildiğini hissetmesi ve mazoşistliği kadınla özdeşleştiren görüşleri reddetmiştir. Benim en çok sevdiğim bölümleri ise, mutlu evliliğin olup olmaması, evlilik sorunları ve nevrotik sevgi bölümleri oldu. Bu kitabı okumak istiyorsanız önce Freud’u bilmeniz naçizane tavsiyem olacaktır. (Gizem ERYENER) 
Psikoloji tarihinde önemli yere sahip bir kadındır Karen Horney. O zamana kadar hakim olan Freudyen bakışa yeni nefes getirmiş diyebilirim. Freud’dan farklı olarak kültüre oldukça önem vermiştir. Kadın psikolojisi kitabında da 15 civarı makale yer almakta. Kadınlık üzerine yazılmış, söylenmiş pek çok şeye (mesela Oedipus kompleksi) farklı açılardan bakmış ve bunları yazmıştır. Ben okurken çok keyif aldım. Psikoloji alanında okunması gereken kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum. (Hatice) 
Freud dan 30 yaş küçük olan karen; freud un çoğunlukla nevrotik ve erkek nesnellliği ile değerlendiridği bir çok psikatrik teoreme daha objektif gözlerle yaklaşabiliyor ve daha nesnel ve mantıkçı yorumlarını bizlerle paylaşıyor. küçük yaşlarda gelişen kamış evresinde erkek kendi cinselliğini farkeder ve masturbasyon yapmaya başlar ve fantezilerinde anneyi barındırır; kadınsa bir penisi olmadığını farkedip anneyi suçlar ve ilk sevgi nesnesinden ayrılan kız çocuğu babaya yönelir bızırla tanışma bu dönemde gerçekleşir ve döl yatağının varlığından haberdar değildir diyen freud' a hem katılan hem de katılmayan karen ise kadının penisinin olmadığını farkettiğinde bir imrenme gerçekleşir ancak kadın bilinçaltında her zaman dölyatağının varlığından haberdardır ve doğumda meydana gelecek acının bilinmesinden ve döl yatağına birşeyin girmesinin düşüncesel olarak korkunç ve bilinmeyen bir fantezi olarak düşünülmesinden ötürü kadın dölyatağı orgazmına değil bızır orgazmına yönelir diyor karen. daha sonraki evrelerde kadının erkeğe imrenme eğilimlerinin toplumsal koşullarla belirlendiğinin altını çizen karen toplumsal koşullanma olmadan kadın bir penis varlığının olmaması nevrozunu yaratıcı olma, bebeğe sahip olma ve emzirme gibi haz duygularıyla daha kolay atlatırken; erkekte ise annesini arzuladığı dönemin nevrozu ve döl yatağına geri dönme isteğini; kadına benzeme isteği izler der ve erkeğin kadının cinselliğe pasif katılım şansını ve doğurganlığın yarattığı doğal yaratıcılığı kompleks haline getirip kadını aşağılar ve kendini diğer alanlarda yaratıcı olmaya zorlar erkek diye bir yorumda bulunur kadında ise toplumsal şartlar sağlıklı olduğunda erkeğe özenme isteği çok nadir görülmekte her kadın annelik duygularını tatmak istemektedir der. (merve yaprak) 
--reklam--
Kadın Psikolojisi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Karen Horney - Kadın Psikolojisi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kadın Psikolojisi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Karen Horney Kimdir?
Alman asıllı ABD’li tıp doktoru. Yeni-Freudcu akımın öncülerindendir. 16 Eylül 1885’de Hamburg’da doğdu, 14 Aralık 1952’de New York’ta öldü. 1912’de Berlin Üniversi­tesinde tıp öğrenimini tamamladı. S.Freud’un izleyi­cilerinden psikanalist Kari Abraham’ın yanında eği­tim gördü. 1915’i izleyen yıllarda çeşitli Berlin hastanelerinde çalıştıktan sonra özel muayenehane açtı, bir yandan da Berlin Psikanaliz Enstitüsü’nde ders verdi. 1932’de ABD’ye gitti. İki yıl Chicago Psikanaliz Enstitüsü’nde yönetmen yardımcısı olarak çalıştıktan sonra 1934’de New York’a yerleşti. Freud’un psikana­liz kuramının yeterli olmadığını görerek kendi gibi düşünenlerle birlikte Psikanalizi Geliştirme Derneği ve Amerikan Psikanaliz Enstitüsü’nü kurdu ve ölene değin bu enstitünün başkanlığını yürüttü. Horney’nin ileri sürdüğü kişilik kuramı Fre­ud’un görüşlerinden kaynaklanır. Ne var ki hem psikanalitik kuramı toplumsal açıdan yetersiz bul­muş, hem de bir kadın olarak Freud’un görüşüne yenilikler getirmeyi amaçlamıştır.
--reklam--
Karen Horney Kitapları - Eserleri
Çağımızın Nevrotik Kişiliği
İçsel Çatışmalarımız
Kendi Kendine Psikanaliz
Nevrozlar ve İnsan Gelişimi
Kadın Psikolojisi
Ruhsal Çatışmalarımız
Psikanalizde Yeni Yollar
Kadının Ruhsal Yapısı
Gerçek İki Kişiyle Başlar
Son Dersler
--reklam--
Karen Horney Alıntıları - Sözleri
Cinsel sorunlar nevrotik kişilik yapısının nedeni değil sonucudur. (Psikanalizde Yeni Yollar)
Bütün bilimler ve değerlendirmeler gibi, kadınların ruhsal yapısı da şimdiye kadar hep erkeklerin bakış açısından ele alınmıştır. (Kadının Ruhsal Yapısı)
Nevrotik bir birey insanları “güçlü” ya da “zayıf olarak sınıflandırır; ilkine hayranlık besler, ikincisini hor görür. (Çağımızın Nevrotik Kişiliği)
Çok açıkça görülmese de görkem arayışı en güçlü dürtüdür.￼ (Nevrozlar ve İnsan Gelişimi)
Freud'a göre bilinçaltının zamansızlığı kavramı, çocuklukta bastırılan korkuların ve arzuların ya da bütün deneyimlerin, bastırma nedeniyle bugünün sürekliliğinden koparıldığı, bireyin gelişimine katılmadığı ve sonraki deneyimlerden veya gelişmeden etkilenmediği anlamına gelir. (Psikanalizde Yeni Yollar)
"İster totaliter bir ülkede yaşayın, ister özel nevrozunuzla yaşayın pek fark etmez.

Her ikisinde de bütün meselenin benliğin mümkün olduğu kadar acı verici bir biçimde yok edilmesi olduğu toplama kampında bulursunuz kendinizi." (Nevrozlar ve İnsan Gelişimi)
Bütün kültürümüz, bir erkek kültürüdür. Devlet, yasalar,ahlak, din ve bilim hep erkeklerin yaratısı olmuştur. (Kadının Ruhsal Yapısı)
Tüm mutluluk olasılıklarının dışında bırakılmış bir kişi, ait olmadığı bir dünyaya karşı nefret hissetmiyorsa ancak gerçek bir melek olabilir. (Çağımızın Nevrotik Kişiliği)
"Akıl ve mantığın fazlasıyla egemen olduğu bir sistemde, kişi duygularını kendisine içeriden ihanet eden ve bu yüzden kontrol altına alması gereken düşmanlar olarak görür. Bu şekilde huzura kavuşulabilse de, ancak bir mezarın huzurudur bu." (İçsel Çatışmalarımız)
Herhangi bir türden saldırganca , hatta kendini ortaya koyucu bir davranış bile ona bencilce gözükecektir. Bunu kendi içinde ayıplayacak ve başkalarının da ayıplayacağına inanacaktır. Ve bu tür bir ayiplanma riskini göze alamaz , çünkü öz-saygısı bütünüyle başkalarının onayına çok fazla bağlıdır. (Ruhsal Çatışmalarımız)
Yalıtkan tip, ne kadar az şey verdiğinin çoğunlukla farkında değildir ve kendisi için çok önemli olan, ancak dile getirilmeyen ve yaşanmayan duygularını eşine adadığına inanır. Coşkusal uzaklık yeterince güvence altına alındığı sürece, kalıcı bir bağlılığı korumaya sahip olabilir. Yoğun ama kısa süreli ilişkiler kurabilir, o, bu ilişkilerde birdenbire ortaya çıktığı gibi birdenbire de gözden kaybolur. Bu ilişkiler çabuk yıkılabilecek yapıdadır, birkaç etken yalıtkan tipin geri çekilmesini hızlandırabilir. (Ruhsal Çatışmalarımız)
Saldırılardan kaçmak, tavşanın tehlike karşısında uyguladığı stradejidir ve bu onun sahip olduğu tek stratejidir; belki de bunun yerine kavga etmeye karar veremezdi çünkü kısaca bunu yapabilmesini sağlayacak araçlardan yoksundur. (Kendi Kendine Psikanaliz)
Hem çocuk yaşta hem de yetişkin birçok kadın, sahip olduğu cinsiyet olgusu yüzünden, geçici ya da sürekli olarak acı çeker. Kadınların ruhsal yaşamlarındaki kadın oluşlarına karşı çıkmalarından kaynaklanan belirimlerin kökü, küçük bir kızdan erkeklik örgenine imrenmelerine kadar uzanır. Bu açıdan temelden eksik oluşun doğurduğu tatsız düşünce edilgin iğdiş edilme düşlemlerine yol açarken, etken düşlemler kayrılan erkeğe karşı kinci bir tutum sergiler. (Kadının Ruhsal Yapısı)
... bütün insanlık için geçerli olan, normal psikoloji diye bir şeyin olmadığı. (Çağımızın Nevrotik Kişiliği)
Nasıl vücut ısısının yükselmesi fiziksel bir rahatsızlığın işaretiyse tutarsızlıklar da çatışmanın kesin bir göstergesidir. (İçsel Çatışmalarımız)
Cennetin krallığı dışarıdan gelen işaretlerle gerçekleşmez.￼ (Nevrozlar ve İnsan Gelişimi)
İnsanın haklı olduğuna duyduğu inanç, kendini sınamazını bastırır. (Nevrozlar ve İnsan Gelişimi)
Aşkın en büyük katili kıskançlıktır. (Gerçek İki Kişiyle Başlar)
Nevrotik eğilimler kişiyi kendine daha çok yabancılaştırır. Yapısının katılığıyla birlikte bu olgu özünde üretkenliğini zayıflatır. Çalışabilir, ama canlı yaratıcılık kaynağı olan gerçek kendiliğinden özü zorunlu olarak boğulur. Ayrıca yaşamından hoşnut olamaz, çünkü doyum fırsatları kısıtlıdır ve bu doyumlar da genellikle sadece geçici ve kısmidir. (Psikanalizde Yeni Yollar)
"... iyi evlilikler neden böylesine ender rastlanır birşeydir? Acaba evlilik kurumunun, insan varlığının bazı gerçekleriyle uzlaşamayacağı doğru olabilir mi? Yoksa evlilik, orta­dan kalkmak üzere olan bir yanılsama mıdır? Ya da özellikle çağ­daş insan onu ayakta tutabilme gücünden yoksun mudur? Kabul edemediğimiz başarısızlık, evlilik kurumunun kendisine mi aittir ya da bu, yürümeyeceğine inandığımız zamanki kendi başarısızlı­ğımız mıdır? Neden evlilik genellikle sevginin ölümü olmaktadır?
Kaçınılmaz bir yasaymış gibi bu duruma boyun eğmemiz mi gere­kiyor; ..." (Kadın Psikolojisi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kadin-psikolojisi-karen-horney-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)