# Kadın ve Evlilik - Şule Yüksel Şenler Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kadın ve Evlilik kimin eseri? Kadın ve Evlilik kitabının yazarı kimdir? Kadın ve Evlilik konusu ve anafikri nedir? Kadın ve Evlilik kitabı ne anlatıyor? Kadın ve Evlilik kitabının yazarı Şule Yüksel Şenler kimdir? İşte Kadın ve Evlilik kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kadin-ve-evlilik-sule-yuksel-senler-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-04T22:22:47+03:00
- Güncelleme: 2022-02-04T22:22:47+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/04/sule-yuksel-senler-kimdir-sule-yuksel-senler-kitaplari-ve-sozleri-144326.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Şule Yüksel Şenler 
 Yayın Evi: Timaş Yayınları 
 İSBN: 9786050824483 
 Sayfa Sayısı: 200 

Kadın ve Evlilik Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Türkiye’de kadınlar üzerinde en büyük tesire sahip yazarların başında Şule Yüksel Şenler gelir. Hayatı ve yazdıklarıyla dikkatleri üzerine çeken, geniş kitleleri derinden etkileyen Şule Yüksel Şenler kadınlar için sembol bir isimdir.
Şenler, kalemiyle verdiği mücadelede bedeller ödedi ama açtığı çığırın peşinden kitleleri sürükledi. Yazılarıyla, konuşmalarıyla, kitaplarıyla, özellikle birkaç neslin kült kitabı haline gelen romanı Huzur Sokağı'yla Türkiye’deki değişimin/dönüşümün öncülerinden oldu. Yetiştirdiği, emek verdiği insanlar ülke yönetiminde söz sahibi bugün.
Kadın ve Evlilik, yazarın kadın sorunlarına ağırlık verdiği, tecrübeleriyle günümüze ışık tutan bir eser. Yazdığı döneme has sorunlarla birlikte bugüne ışık tutacak yol göstermeleriyle ve hayatımıza dokunan yönleriyle önemli bir çalışma. Evlilik hayatına dair gözlemleri, genç kızların yaşadığı sorunlar, kadınların ailede ve toplumdaki yerinin/tavrının ne olması gerektiğine dair öngörüleri bugünün de ihtiyaçlarına cevap niteliğinde.

Kadın ve Evlilik Alıntıları - Sözleri
Evet, gaye ulvî..
Gaye; İslam'ı sözle değil, fiille yaşamak...
Yaşamak ve yaşatmak...
Peygamberimiz (sas) buyuruyor ki:
"İslâmi ölçülere hakkıyla uyarak evlenen kimse dininin yarısını tamamlamıș olur. Diğer yarısı için de Allah'tan korksun."
Onlanın prensibi hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak, bizim prensibimiz ise; yarın ölecekmişiz gibi, tedbirli ve temkinli bir şekilde hiç kimseden fütur getirmeksizin Allah'ın emirlerine sımsıka sarılmaktır.
Zira Müslüman, İslâm'ı yalnız kâl ile (yâni söz ile) değil, ancak hâl ile de yaşadığı takdirde alnının akıyla "Müslümanım!" demeye hak kazanacak ve işte ancak o zaman gerçek saadet ve huzura nail olabilecektir.
"Örtünmek, sizin zannettiğiniz gibi kadını basitleștirmez, bil'akis asilleștirir canım kardeşim..
Bir insanın gafletten uyanıp hakikatleri görmesini ve giyimini, yaşayışını o İlâhî hakikatlere göre değiştirmesini istemek, en güzel bir istek olmakla beraber, gafletteki bir insan için de maalesef yerine getirilmesi en güç, en zor bir istektir. Zira, bâhusus câzibedar fitnenin alabildiğine yayıldığı şu dehşetli zamanda, gafletten hakikate dönüş, her insan için zannedildiği kadar kolay olmamaktadır... Bu bir sabır, anlayış ve şefkat işidir ki, bunların aksi olan şiddet hareketleri ekseriyetle menfi neticeler vermektedir.
Ey iz'an ve insaf sahipleri!
Düşünün ve cevap verin: Acaba küçülen ve alaya müstehak olan kim? Bir Müslüman olarak Allah'ın ve Peygamber'in emirlerine riayet eden mi? Yoksa Müslüman olduğu halde Allah'ın ve Peygamber'in emirlerine sırt dönüp, isyan bayrağı açarak batılılara özenen, her hareketleri ile Müslümandan ziyade Hıristiyana benzeyen zavallı gafil biçareler mi?
Kendileri nüfus kağıtlarında İslam yazdığı halde İslam a taban tabana zıt her türlü akla gelmedik ahlaksızlık ve kepazeliği işlerler de Bir Müslümanın, örtülü bir hanımın en ufak bir hatasını, dağlar cesâmetinde büyüterek o hatayla bütün müslümanları yerin sinine batırmaya ve akıllarınca İslamı lekelemeye kalkışırlar.
Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.a.v) böyle sapık ümmetine mi şefaat edecek?Günahlarımızın yarısını yüklenmeye hazır Hz Ebubekir’in (r.a) yüzüne mahşer günü nasıl bakacağız?
Bize sonsuz nimetler bahşeden Yüce Allah’ımızın huzurunda mahcup ve rezil olmayacak mıyız???
Dünya dört şeyle duruyor:
Âlimlerin ilmi,
Hükümdarların, devlet büyüklerin adaleti
Sâlihlerin ibâdeti,
Cömertlerin sehâvet… İmam-ı Şafi
*Bedenlerin gıdası yiyecek ve içecektir. Aklın ve ruhun gıdası, ilim ve hikmettir.
İmam-ı Gazali
*Ümmetimin helakı iki şeydedir: ilmi terketmekte ve mal toplamakta.
Hz. Muhammed(S.A.V)
*İlmi tahsilinde yaktığım yağ ömrümde içtiğim sudan çoktur. Platon (Eflatun)
*İyi edep, güzel terbiye bir neslin bütün kötülüklerini örtebilir. Fazilet ancak ilim ve edebledir; soysop ile değildir.
Aristoteles
Ey Müslüman Türk kadını!
Düşün ve bil ki: Senin dirilişin, topyekûn milletinin dirilişi ve düşmanlarının sonu olacaktır. Bizi sevince, düşmanını hüsrana garketmek istiyorsan, silkin ve uyan!
Adamlar, Avrupa gibi bir yerde sırf kadınlar, erkeklerle temas etmesin, kadınlar, kendi hemcinsleri ile daha rahat konuşup hareket ediyorlar, şeklindeki muhafazakar bir düşünceyle koskoca bir kadın müessesesi meydana getirirler de, biz, aynı zamanda dinimizin icabettirdiği bu şekli, halkımın yüzde doksan dokuzunu Müslümanların teşkil ettiği memleketimizde niçin daha esaslı bir şekilde ele almaktan bu derece içtinab ederiz, bilinmez ...
Bir milletin terakkisinde kadının rolü, erkeğinkinden pek çok daha üstündür. Çünkü nesilleri yetiştiren ve o nesiller içinden devlet büyüklerinin, memleket idarecilerinin ve millete faydalı büyük adamların yetiştiricisi anne, yani kadındır.

Kadın ve Evlilik İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İslamiyeti inceliklerini, detaylarını iyice öğrenip, hayatımızda uygulayıp ve güzel bir şekilde sabırla insanlara öğretmek gerekiyor. En önemlisi islamiyeti müslümanlara bakarak
öğrenmemek gerekiyor.
 Günümüzde hâlâ örneklerini görmekteyiz. Kadınları okutmayınız, onlar köledir gibi kötü zihniyetler hala var.
 İliminde hayırlısını isteyiniz zira dinden çıkmak medeniyet değildir.
 Genel olarak güzel bir kitap. Farkında olmadığımız, bizim için iyi sandığımız ve aslında kötü olan bazı konular hakkında genel bilgiler veriyor. Herkesin okumasını tavsiye ederim. (Sümeyye) 
Şule Yüksel Şenler'in daha öncede kitabını okumuştum. Oldukça akıcı ve özenle hazırlanmış bir kitabını daha okumuş oldum.
Kitabın başlığıyla içeriği çok ilgili sayılmaz. Evlilik üzerine kısa bir bölüm var ama daha çok örtünme, tesettür, eğitim üzerine bir kitap denilebilir. Eski dönemlerin şartlarını anlatıyor, şuanki Türkiye şartları ne kadar değişmiş, olumlu olumsuz nasıl değişiklikler var okudukça karşılaştırma yapılabilir. (Merve Akdağ) 

Kitabın Yazarı Şule Yüksel Şenler Kimdir?
1960lı yıllarda gazete yazıları ve konferanslarla ün kazanmıştır.rnrnAslen Kıbrıslıdır. Küçükken ailesiyle birlikte İstanbula göç etti. Öğrenimini ortaokul ikinci sınıfta bıraktı.Bir terzinin yanında çalışmaya başladı. O bunun ileride kendi başörtüsü modelini yaratmasına yol açtı. 21 yaşında gazetecilik yapmaya başladı. 1965te görüntüsü ile düşüncelerinin uymadığını düşünerek tesettüre girdi. Yeni İstiklal Gazetesi’ndeki yazıları nedeniyle hakkında davalar açıldı. Anadoluyu dolaşarak verdiği konferanslarla tartışmalar başlatmıştır. Onu taklit eden genç kızların başlarını aynı şekilde örtmeleriyle bu tarz örtü şulebaşı olarak anılmaya başlandı. Cevdet Sunaya yazdığı bir mektup yüzünden cumhurbaşkanına hakaretten tutuklandı, sekiz ay cezaevinde kaldı.rnrnHür Söz, Yeni İstiklal, Babıalide Sabah gazetelerinde kadın sayfası yaptı. Bugün gazetesinde 1967-71de köşeyazarı idi. Seher Vakti dergisi başyazarı oldu. 1971de hapis yattı. 1980den sonra Zaman ve Milli Gazetede yazdı.rnrnHuzur Sokağı adlı romanı filme alındı. Yücel Çakmaklının yönettiği Birleşen Yollar adlı filmin başrollerinde İzzet Günay ve Türkan Şoray oynadı.
28 ağustos 2019 tarihinde İstanbul'da vefat etmiştir

Şule Yüksel Şenler Kitapları - Eserleri
Huzur Sokağı
Hidayet
Bize Ne Oldu
Kadın ve Evlilik
Gençliğin Izdırabı
Uygarlığın Gözyaşları

Kız ve Çiçek
İslam'da ve Günümüzde Kadın
Her Şey İslam İçin

Şule Yüksel Şenler Alıntıları - Sözleri
Ey Müslüman Türk kadını!
Düşün ve bil ki: Senin dirilişin, topyekûn milletinin dirilişi ve düşmanlarının sonu olacaktır. Bizi sevince, düşmanını hüsrana garketmek istiyorsan, silkin ve uyan! (Kadın ve Evlilik)
"Ey kendini insan bilen insan! Kendini oku." (Huzur Sokağı)
Sen ey Müslüman Kadın!.. Sen, yüzünü, gözleğini, dudaklağını böyle boyuyoğ, başöğtü takmıyoğ, mini etek giyiyoğ, çıplak geziyoğ... Tuuu!.. Sana lâzım cehennem!.. (Hidayet)
Büyüklerinin geleneksel yaşantı ve fikirlerine değil, İslâm'ın özünde mündemiç olan sağlam düsturlara göre hayatını tanzim etmelisin. (Kız ve Çiçek)
"Sahipsiz olan gençliğin mahvolması haktır,
Sen sahip olursan, bu gençlik, mahvolmayacaktır."

Mehmet Âkif (Gençliğin Izdırabı)
"Hidayet, Cenab-ı Hakkın seçkin kullarına sunduğu gül kokulu bir şerbettir." (Hidayet)

Ve hissediyorsunuz. Evet ta derinden derine.. (Bize Ne Oldu)
Beyinleri türlü "İZM" lerle, köksüz felsefelerle şartlandırılmış inançsız, başıboş, gayesiz genc kardeşim! Gel, sen de inanmanın lezzetini tadan bu iman, ahlak ve fazilet timsali genç kardeşlerinin saflarına katıl ve içindeki devamlö huzursuzluktan, mânevi boşluktan, sonu gelmez buhran ve ızdırablardan kurtul artık. (Kız ve Çiçek)
Zira Müslüman, İslâm'ı yalnız kâl ile (yâni söz ile) değil, ancak hâl ile de yaşadığı takdirde alnının akıyla "Müslümanım!" demeye hak kazanacak ve işte ancak o zaman gerçek saadet ve huzura nail olabilecektir. (Kadın ve Evlilik)
Adamlar, Avrupa gibi bir yerde sırf kadınlar, erkeklerle temas etmesin, kadınlar, kendi hemcinsleri ile daha rahat konuşup hareket ediyorlar, şeklindeki muhafazakar bir düşünceyle koskoca bir kadın müessesesi meydana getirirler de, biz, aynı zamanda dinimizin icabettirdiği bu şekli, halkımın yüzde doksan dokuzunu Müslümanların teşkil ettiği memleketimizde niçin daha esaslı bir şekilde ele almaktan bu derece içtinab ederiz, bilinmez ... (Kadın ve Evlilik)
"Özgürlük, ilâhî kanuna uymaktır." (Hidayet)
Evet, istiklal, Hakk'a tapan bir milletin elbette hakkıydı... Lakin o milletin kaderini elinde bulunduran kimseler , Hak yerine Haksızlığa taparlarsa, o millet için istiklal gülünç bir hayal değil miydi? (Huzur Sokağı)
Ne gurbettir çöken İslam'a, İslam'ın diyarında? (Huzur Sokağı)

Peygamberimiz(s.a.v): "Kim bir topluluğa
ken­dini benzetirse, onlardan olur." Buyurmuştur. (Bize Ne Oldu)
Yetiştirdiği, etkilediği, hayatını değiştirdiği, yol gösterdiği insanlar bugün devleti yönetiyor. (Hidayet)
Bir insanın gafletten uyanıp hakikatleri görmesini ve giyimini, yaşayışını o İlâhî hakikatlere göre değiştirmesini istemek, en güzel bir istek olmakla beraber, gafletteki bir insan için de maalesef yerine getirilmesi en güç, en zor bir istektir. Zira, bâhusus câzibedar fitnenin alabildiğine yayıldığı şu dehşetli zamanda, gafletten hakikate dönüş, her insan için zannedildiği kadar kolay olmamaktadır... Bu bir sabır, anlayış ve şefkat işidir ki, bunların aksi olan şiddet hareketleri ekseriyetle menfi neticeler vermektedir. (Kadın ve Evlilik)
Onlanın prensibi hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak, bizim prensibimiz ise; yarın ölecekmişiz gibi, tedbirli ve temkinli bir şekilde hiç kimseden fütur getirmeksizin Allah'ın emirlerine sımsıka sarılmaktır. (Kadın ve Evlilik)
Devir değişti diyorlar.Değişen devir değil,
değişen insanlardır. (Bize Ne Oldu)
“Sorarım sana Feyza , Allah’ın emirlerini yerine getirmeyen , bu yüce emirlere karşı gelen bir kalp nasıl temiz olabilir ?” (Huzur Sokağı)
Selam, müminleri gafillerden ayıran, birbirlerine sevgi ve muhabbet bağlarıyla bağlayan ve kardeşlik hislerini kuvvetlendiren müslümanların bir nevi alamet-i farikalarıdır.
Selam, müslümanı benlik, gurur ve beşeri kusurlardan münezzeh kılmaya yarayan bir vasıta olduğu gibi, mütevazı, halim selim, terbiyeli iyi ahlaklı olmaya teşvik eden bir vâsıtadır da.
Bunların yanında selamın faidelerinden biri de, yine beşeriyyet icabı müslümanlar arasındaki dargınlık ve kırgınlıkları yok edip ,onları birlik, beraberlik ve kardeşliğe meylettirmesi ve aralarında hiç bozulmayacak, sarsılmayacak ilahi bir râbıtaya sevketmesidir.
Bu rabıtanın bize bahşedeceği ilâhi neş'e sonsuzdur.. Müslümanlar bu rabıta ile Kevser pınarlarından, billur kadehlerini dolduracak ve tek bir can gibi yek vücud olarak birbirlerine sarılacaklardır. Ne ilahi bir zevk, ne doyulmaz bir neş'e...
Artık önümüze dağlar cesametinde düşmanlarda gelse, bu yekvücud kitle parçalanmaz, bölünmez. Çelikten bir sur gibi düşmana meydan okur.
"Birbirinizi kardeşçe sevin" ve "Aranızda selâmı yayınız!" müslüman kardeşlerim!

Allah'ın selâmı ve rahmeti üzerinize olsun!. (Uygarlığın Gözyaşları)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kadin-ve-evlilik-sule-yuksel-senler-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)