# Kadınlar Rüyalar Ejderhalar - Ursula K. Le Guin Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kadınlar Rüyalar Ejderhalar kimin eseri? Kadınlar Rüyalar Ejderhalar kitabının yazarı kimdir? Kadınlar Rüyalar Ejderhalar konusu ve anafikri nedir? Kadınlar Rüyalar Ejderhalar kitabı ne anlatıyor? Kadınlar Rüyalar Ejderhalar kitabının yazarı Ursula K. Le Guin kimdir? İşte Kadınlar Rüyalar Ejderhalar kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kadinlar-ruyalar-ejderhalar-ursula-k-le-guin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-12T00:00:08+03:00
- Güncelleme: 2022-03-12T00:00:08+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/12/ursula-k-le-guin-kimdir-ursula-k-le-guin-kitaplari-ve-sozleri-173890.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ursula K. Le Guin 
 Yayın Evi: Metis Yayıncılık 
 İSBN: 9789753422239 
 Sayfa Sayısı: 144 
--reklam--
Kadınlar Rüyalar Ejderhalar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
LeGuin bizimle rüyaların diliyle konuşur, kadınların ve ejderhaların öykülerini anlatır. Henüz gerçek olmamış öykülerdir bunlar. Konuştuğu dil ise hepimize tanıdık gelir. Bazılarımız dehşet içinde duymamaya çalışır, dinlemez, anlamaz onu. Ama bazılarımız dinler cesareti olanlarımız o dili doğduğundan beri bildiğini fark eder. Henüz isimlendirilememiş olanı, henüz yaşanmamış olanı, görülüp de algılanamamış olanı, hep duyulup da gürültü zannedileni söyler o dil. LeGuin uzay gemisindeki bilge koca karıdır. Varoluş kadar kadim bir lisanla konuşan ejderha, gücünü yalnızca zorunluluk karşısında kullanan büyücü...
--reklam--
Kadınlar Rüyalar Ejderhalar Alıntıları - Sözleri
"Esas budur gerçeklikten kaçmak; kötülüğü bir "sorun" gibi ortaya koymak, kendisi gibi değil: Kötülük, eğer insan gibi yaşamak istiyorsak, bütün yaşamımız boyunca karşılaşacağımız, yeniden ve yeniden hesaplaşacağımız, ve kabul edeceğimiz, ve birlikte yaşayacağımız acılar, azaplar, yazıklar, kayıplar ve adaletsizliklerdir."
"Gerçekten canlı olan, hiçbir şey karşısında duraksamaz ve saçma, "çocukça" sorulara hiçbir şeye aldırmadan cevap arar. Cevaplar yanlış olsun, felsefe hatalı olsun, ne çıkar - hatalar, doğrulardan daha değerlidir: doğru makineye aittir, hata canlıdır; doğru güvence verir, hata ise rahatsız eder. Ve eğer cevaplarımız ulaşılması imkânsız şeylerse daha da iyi! Cevabı belli sorularla uğraşmak, beyinleri inek işkembesi gibi kurulmuşa benzeyen insanlara özgüdür - ve biliriz ki işkembe ancak geviş getirmeye yarar.
Eğer doğada sabit şeyler, sabit gerçekler olsaydı, tüm bunlar yanlış olurdu. Ama şükür ki gerçekler hatalıdır. Diyalektik sürecin özü tam da budur. Bugünün doğruları yarının yanlışlarıdır; en son sayı yoktur.
Devrim her yerde, her şeydedir. Sınırsızdır. En son devrim, en son sayı yoktur."
"Ama niye kendimizi tek bir modele hapsediyoruz? Niye ya/ya da? Biz ikili sistemler değiliz ki! Niye sözlü metnin yerine yazılıyı koyduk? İkisi birden dünyamıza sığamaz mıydı? Üstelik sözlü metin yer bile tutmaz, kendi kendini yeniden değerlendirir ve kâğıt hamuru gerektirmez. Sözcük müzik gibi davrandığında ve yaratıcı salt "yazar" değil de dil enstrümanının çalgıcısı olduğunda ortaya çıkan ilginç şeyleri niye terk ettik, aşağıladık?"
"Birçoklarımız için özgürlük, aşktan daha iyi bir koca."
Her ihanet, kabul edilen her yalan, bir sonraki ihanete, bir sonraki yalana yol açar.
Sorgusuz sualsiz kabulün bedeli sessizliktir.
İktidar insanın ahlakını bozar.
Bugünlerde çoğumuz pek az umutla yetinebiliyoruz.
Büyümemiz için bize gereken gerçekliktir, insan erdemini ya da kötülüğünü aşan bir bütünlük. Bilgiye, kendimizi bilmeye ihtiyacımız var. Kendimizi ve gölgemizi görmemiz gerekir. Çünkü gölgemizle yüzleşebiliriz; onu kontrol edebilir, onun rehberliğini kabul edebiliriz; böylece belki de büyüdüğümüzde, güçlenip toplum içinde sorumlu yetişkinler olduğumuzda, dünyada yapılan kötülükler, katlanmak zorunda olduğumuz adaletsizlikler, azap ve acı karşısında, ve o en sondaki nihai gölge karşısında, çaresizlikle teslim olmaya ya da gördüklerimizi inkâr etmeye daha az eğilimli oluruz.
Benim için telefon, doktordan randevu almaya, bir de dişçimle randevularımı iptal etmeye yarar. İnsan iletişiminin ortamlarından biri sayılmaz.
Özgür olmak hiç de disiplinsiz olmak demek değildir.
Bugünün doğruları yarının yanlışlarıdır.
--reklam--
Kadınlar Rüyalar Ejderhalar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
ilk defa ursula’yı imgesiz bir dilde aksine imgeleri açıklarken okudum ve bir insan her üslupta mı kafayı açar ya diye bi hafiften sarsıldım. bayılıyorum bu kadının fikirlerine, iddialarına, imgelerine, atarlarına. ursula’yı hiç okumadan bu kitap anlaşılmaz ama hani aşırı okusan da ya bunları bilmeden mi okumuşum deyip üzülürsün gibi bir söyleşi olmuş. mülksüzler, yerdeniz büyücüsü üçlemelerinden önce ve sonra muhakkak bi bu kitaba göz atmak gerekir diyebilirim en azından. canım kadınlar da muhakkak atlamasın bu eseri, içinde çok fazla ayna bulacaklar. bi de şeyi söylemiş miydim bu kadına bayyılıyorum ya üff. düşünen kafa -çok yönlü, yaratıcı ve haklı- beni duvardan duvara atıyor, sizleri de atıyorsa muhakkak okuyun. herkese iyi okumalar :) (Esmanur Tohumcu) 
Nasıl ki `Kendine ait bir oda` ile Virginia Woolf kadının iç dünyasını oluşturmuşsa kitabında, Kadınlar Rüyalar Ejderhalar ile Ursula Le Guin kadının dış dünyasını, kendine ait odanın dışındaki odaları, (özellikle de kadının dünyaya açılan penceresi olan düşünce dünyasını) bir kadın inceliğiyle incitmeden bir çok kalıpsal yargıları altüst etmiştir. Bunu yaparken kendi üslubundan kopmadan; fantastik edebiyatın değerini, bu edebiyata yönelik bilincin gerçeküstücü bakış açısını ve bu bakış açısının çocuklardaki hayal zenginliğiyle nasıl örtüştüğünü, kadın olgusunun edebiyat ve sanatla olan ilgisini kaleme alarak deneme türündeki bu romanını oluşturmuş. Özellikle çocuk ve gölge bölümü oldukça ilginçtir.

Fantastik edebiyat demişken, bir kadının gözünden anlatılan şu bölüm bende kitabın everest noktasını oluşturdu;
"Biz, tekil kişiler olarak, ruh olarak birer birer yaşarız. kişi, tek bir kişi olarak. ortaklık, umut edebileceğimiz en iyi şeydir, ve ortaklık çoğu kişi için dokunmak demektir: elinizin bir başkasının eline dokunuşu, birlikte yapılan iş, birlikte çekilen kızak, birlikte edilen dans, beraber dünyaya getirilen çocuk... Biz sadece tek bir vücuda ve iki ele sahibiz. bir çember oluşturabiliriz, ama bir çember olamayız."

Böyle farklı ve güzel kitapları okuyun, okutun. (Uğur De Molinari) 
Kadınlar Rüyalar Ejderhalar: Le Guin’in denemelerinden oluşan kitap Bülent Somay’ın yazdığı mükemmel bir önsözle başlar. Okur yapıtı okumaya başlayınca yazarın dilinin sadeliği ama bir o kadar da çarpıcı yapısıyla karşılaşır. Okumaya devam ederken onun pek çok konuda neler düşündüğünü ve bunları hangi arketiplerle bağlantı kurarak şekillendirdiğini görür. Le Guin’e bilim kurgu dünyasına girmeden yazarın zihninde neler dönüyor, yazar eserlerini yaratırken nelerden ilham alıyor bunları görmek isteyenler için başucu sayılabilecek bir kitap! Kitabı okumak isteyen okurlara benim en sevdiğim bölümleri de söylemek isterim: “Çuval Kuramı ve Kurgu” ve “ Bilimkurguda Mit ve Arketip” . Umarım sizler de okuyup memnun kalırsınız. Şimdiden iyi okumalar !!! (Emine Özenici) 
--reklam--
Kadınlar Rüyalar Ejderhalar PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ursula K. Le Guin - Kadınlar Rüyalar Ejderhalar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kadınlar Rüyalar Ejderhalar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ursula K. Le Guin Kimdir?
Ursula Kroeber Le Guin (d. 21 Ekim 1929) ABD'li yazar. Bilim kurgu ve fantezi edebiyatının en önemli yazarlarından kabul edilen Le Guin, bu alanlardaki eserlerinin yanı sıra şiir, tiyatro, çocuk ve genç edebiyatı alanlarında da yazar ve çevirmen olarak katkıda bulunmaktadır. İlk romanı 1966 yılında yayımlanan Le Guin'in eserlerinde ağırlıklı olarak Jung'un, taoizimin, varoluşçuluğun ve yunan mitolojisinin etkileri görülmektedir. Yazar, başta Hugo ve Nebula olmak üzere pek çok ödülün sahibidir.

Yaşamı

Ursula Kroeber, ABD'nin Kaliforniya eyaletinde 1929 yılında dünyaya geldi. Antropolog bir babayla (Alfred Kroeber) psikolog ve yazar bir annenin (Theodora Kroeber) kızıdır. İsmini doğum tarihi olan Azize Ursula Günü'nden aldı. Ebeveynleri tarafından üç erkek kardeşi ile beraber kültürel çeşitlilik fikrinin hakim olduğu bir ev ortamında yetiştirildi. Massachusetts-Radcliffe College’da lisans eğitimini tamamladıktan sonra Columbia Üniversitesi'ni bitirdi ve yüksek lisansını “Fransa ve İtalya’da Orta Çağ ve Rönesans Dönemi Edebiyatı” üzerine yaptı. 1951’de tarihçi Charles A. Le Guin ile evlendi. Üç çocuk ve dört torun sahibi oldu. Le Guin 22 Ocak 2018'de Portland'daki evinde 88 yaşında öldü.

Edebiyat hayatı

Bilimkurgu türünde yazmaya 1960'li yıllarda başladı. İlk öyküsü 1962’de yayınlandı. Pek çok üniversitede ders verdi, çeviri, derleme ve makaleleri yayınlandı. Le Guin, 1969'da yazmış olduğu "Karanlığın Sol Eli" adlı romanıyla bilimkurgu dünyasının iki büyük ödülü olan Hugo ve Nebula ödüllerini aldıktan sonra ün kazanmıştır. Ayrıca, 1974'te yazmış olduğu ütopik bilimkurgu romanı Mülksüzler ile 1975'de yine Hugo ve Nebula ödüllerini almıştır. Bilimkurgu ve fantastik kurgunun yanı sıra şiir ve çocuk kitapları da bulunmaktadır.

LeGuin, teknolojik gelişmelerin değil, politika, toplumbilim ve psikolojinin öne çıktığı ve alternatif toplum biçimlerinin sorgulandığı bilimkurgu yaklaşımının en önemli temsilcilerindendir.

Eserleri arasında özellikle Yerdeniz Üçlemesi ve buna sonradan eklenen dördüncü, beşinci ve altıncı kitapla çok ciddi hayran kitlesine ulaşmıştır. Bu serinin 3. romanı olan "En Uzak Sahil" (The Farthest Shore) kitabıyla 1973 yılında Çocuk Kitapları için verilen ABD milli ödülü (National Book Award) kazanmıştır. 1990 yılında yeniden Nebula ödülünü Tehanu ile kazanmıştır.

Ana temaları

Temel feminist teoreme oldukça hakim olan Le Guin yazılarında teorisini gizlice vererek erkek okuru rahatsız etmez ve teoriyi okuyucuya gizlice zerk eder. Anarşist eğilimli ya da anaerkil toplumlar yaratmaktan çekinmez. Zaten hayatı boyunca asice hareket etmiştir. Kadınlar, Rüyalar, Ejderhalar adlı makale denemesinde, bir yazısında zamanında Playboy dergisinde bile yazdığını söylemektedir. Pek çok okuru için bilge bir kadın tiplemesi olan LeGuin Ged (Çevik Atmaca) karakteri ile de pek çok okurun kişiliğine etki etmiştir. Yüzüklerin Efendisindeki bilge ve ilk yaratılanGandalf'ın aksine (Gandalf Tolkien mitosunda ilk yaratılan ve kutsal olan maiardandır. Bkz. Güç Yüzüklerine Dair adlı Tolkien kitabı) LeGuin'in baş kahramanı Ged Gontlu bir keçi çobanı olarak başlayıp Roke adası büyücülerinin en büyüklerinden olmuştur. Yeraltı tanrılarının başrahibesi Tenar ise sıradan bir kadın olmayı tercih ederek kendini bulmuştur. LeGuin'in her kahramanı, her romanı bir süreç, bir değişim anlatır. Bilgeliği ve büyümeyi değişmekten korkmamakta bulur.

Le Guin'in karakterleri basma kalıp kahramanlardan uzaktır. Genç mükemmel kadın ve erkekler yaratmayan yazarın kahramaları genellikle yaşlı adamlar veya koca karılar, cılız, sakat veya tecavüze uğramış ve intikam peşinde koşamayacak kadar çaresiz çocuklardan oluşmaktadır. Bu haliyle Le Guin romanları çaresizliği, yaşama cesaretini vurgulayan mütevazi görünümlü gizli bir romantizim barındırmaktadır. Oldukça sık kölelikten bahseder. Öncelikle köleliği tüm şatafatlı sembollerinden arındırır. Köleleri, bir kölenin yalın ve itirazsız, itaatkar dünyasında her hangi bir şeyi sorgulama yeteneğinden yoksun insanlardır. İsyandan bahseder, ama yanlışlıkla köle sıfatı taşıyan soylu kurtarıcılardan yoksundur hikâyeleri. Kadınlık ve erkeklik, çocukluk ve erişkinlik, kölelik ve sahiplik gibi zıtlıklara vurgu yapmaktadır. Le Guin yalın ama şiddet dolu bir evreni yansıtır. Şiddeti adlandırmaktan çekinmez. Özgürlük ve cesaret dolu bir dili vardır.

Daha fazla bilgi için: https://tr.wikipedia.org/wiki/Ursula_K._Le_Guin
--reklam--
Ursula K. Le Guin Kitapları - Eserleri
Mülksüzler
Yerdeniz Büyücüsü
Atuan Mezarları
Sürgün Gezegeni
Karanlığın Sol Eli
En Uzak Sahil
Tehanu
Yerdeniz Öyküleri
Öteki Rüzgar
Her Yerden Çok Uzakta
Rüyanın Öte Yakası
Yaban Kızlar
Dünyaya Orman Denir
Yerdeniz
Kadınlar Rüyalar Ejderhalar
Marifetler
Anlatış
Rocannon'un Dünyası
Lavinia
Lao Tzu: Tao Te Ching
Sesler
Başlama Yeri
Güçler
Devrimden Önceki Gün
Bağışlanmanın Dört Yolu
Dümeni Yaratıcılığa Kırmak
Rüzgargülü
Balıkçıl Gözü
İçdeniz Balıkçısı
Orsinya Öyküleri
Yanılsamalar Kenti
Dünyanın Kıyısında Dans
Yazma Üzerine Sohbetler
Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak
Uçuştan Uçuşa
Kanatlı Kediler Masalı 1 - Dört Yavru
Zihinde Bir Dalga
Rüzgarın On İki Köşesi
Aya Tırmanmak ve Diğer Öyküler
Malafrena
Hep Yuvaya Dönmek
Dünyanın Doğum Günü ve Diğer Öyküler
Şimdilik Her Şey Yolunda
Günün Geç Vakitleri
Kanatlı Kediler Masalı 2 - Yuvaya Dönüş
Boşa Geçirecek Vakit Yok
Kanatlı Kediler Masalı 4 - Kentte Tek Başına
Balık Çorbası
Kanatlı Kediler Masalı 3 - Yeni Arkadaş
Uçsuz Bucaksız
The Ones Who Walk Away from Omelas
Sözcüklerdir Bütün Derdim
Başka Bir Yer
Denizyolu
Atmacanın Türküsü
The Daughter of Odren
Schrodinger’s Cat
The Stars Below
Direction of the Road
Things A Story
A Trip to the Head
The Field of Vision
Semley's Necklace
Vaster than Empires and More Slow
Why are Americans Afraid of Dragons?
Yerdeniz Büyücüsü
The Other Wind
Tales from Earthsea: The Fifth Book of Earthsea
Balina Süleyman’ın Dokuz Yüz Otuz Birinci Dünya Turu
Tehanu
The Farthest Shore
--reklam--
Ursula K. Le Guin Alıntıları - Sözleri
"Sana ayrıldığım zamanki gibi geri geldim: Bir aptal olarak." (Yerdeniz Büyücüsü)
“Çakmaktaşı ile çelik yıllarca yan yana durur da en ufak bir kıpırtı olmaz ama birbirine sürtersen kıvılcımlar saçarlar. İsyan anlık bir şeydir, birden ortaya çıkar, bir kıvılcım, bir ateş gibidir.” (Marifetler)
Bu gece mavi bir ay doğacak
güneş, rüzgarın ardında battığında.
Hep yaptım. Hep yaptım doğru şeyi.
Şimdi izin verin başlasın varoluşum şarkısına. (Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak)
içine şeytanı saldılar mı, asla kurtulamazsın. Hamile olmak yerine onu taşırsın. (Denizyolu)
Bazı insanlar sanatın kontrolle ilişkili olduğunu düşünür. Ben daha çok kendini kontrolle ilgili olduğunu düşünüyorum. Şöyle bir şey: İçimde anlatılmak isteyen bir hikaye var. O benim amacım. Ben onun aracıyım. Eğer kendimi, egomu, istek ve fikirlerimi, zihinsel çöpümü bir kenarda tutabilir, hikayenin odağını bulabilir ve hikayeyi takip edebilirsem, hikaye kendi kendini anlatacaktır. (Yazma Üzerine Sohbetler)
Domuzların üstünde dolaşan
Şaşkın sinekler gibidir düşünceler. (Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak)
--reklam--
Gitmek kolaydı. Gitmeyi sürdürmek zordu. (Balıkçıl Gözü)
“Bir kadına âşık bir adam mı? Ben sadece kadınların âşık olabildiklerini zannederdim.”
“Bazen kadınlar bir erkeğe âşık olabiliyor ki bu da çok kötü” (Dünyanın Doğum Günü ve Diğer Öyküler)
Belki de sevme isteği dışında tutunabileceği bir şey yoktu.
Eğer o duyguyu da yitirirse kaybolurdu. (Başlama Yeri)
Sağır bir şiddet karşısında hangi söz bir anlam ifade eder ki? (Tehanu)
...herkese karşı adil olma havamda değilim. Kendime karşı adil olma havamdayım. (Zihinde Bir Dalga)
To refuse death is to refuse life. (The Farthest Shore)
"Erkeklerden daha ufak tefek oldukları ve dar yerlerde daha rahat hareket edebildikleri ya da toprağa daha ait oldukları için, ya da daha büyük bir ihtimalle âdet olduğu için Yerdeniz'de madenlerde her zaman kadınları çalıştırırlardı." (Yerdeniz Öyküleri)
--reklam--
Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor..
Bir sonraki nesil cahil olduklarını bile bilmeyecek çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler. (Sesler)
“Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor. Bir sonraki nesil cahil olduklarını bile bilmeyecek çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler.” (Sesler)
"Sanki bütün hayatımız boyunca kapıları kilitleyip duruyor gibiyiz. Yaşadığımız yer evin içi." (Tehanu)
BİR TOPLULUĞUN odak noktasıdır kütüphane, o topluluk için kutsal bir yerdir... (Zihinde Bir Dalga)
İnsanın kendi bedeni bir nesne değildir, bir aksesuar değildir, göz zevki vermekle yükümlü bir süs eşyası değildir, sensindir o, yalnızca sen, kendin. Ne zaman ki sen olmaktan çıkar, senin olmaya başlar, sahip olduğun bir şey olmaya başlar, sen de o zaman başlarsın işte onun için kaygılanmaya... (Devrimden Önceki Gün)
Bu sevişmelerin üzerinde tefler çalınsın, tutkunun görkemi gonglarla ilan edilsin. (The Ones Who Walk Away from Omelas)
Zihnimde, öykü ile roman arasındaki bağlantı oldukça ilginç. "Semley'in Kolyesi" kendi başına tam bir öykü ise de, aslında bir romanın tohumu. Öyküyü tamamladığımda Semley ile de işim bitmişti. Ama öyküde küçük bir role sahip, sadece yolu oradan geçen bir karakter vardı: Öykü bittiğinde yeniden gölgelere karışmaya itiraz eden biri. "Benim öykümü de yaz," diye başımın etini yiyip duran biri: "Ben Rocannon. Dünyamı keşfe çıkmak istiyorum ... " Ben de dediğini yaptım. İnanın, bu insanlarla tartışmaya giremiyorsunuz. (Rüzgarın On İki Köşesi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kadinlar-ruyalar-ejderhalar-ursula-k-le-guin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)