# Kafa - Erdal Demirkıran Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kafa kimin eseri? Kafa kitabının yazarı kimdir? Kafa konusu ve anafikri nedir? Kafa kitabı ne anlatıyor? Kafa kitabının yazarı Erdal Demirkıran kimdir? İşte Kafa kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kafa-erdal-demirkiran-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-14T02:00:05+03:00
- Güncelleme: 2022-02-14T02:00:05+03:00
- Yazar: NASRETTİN GÜNEŞ
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/14/erdal-demirkiran-kimdir-erdal-demirkiran-kitaplari-ve-sozleri-151618.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Erdal Demirkıran 
 Yayın Evi: Kashna Kitap Ağacı 
 İSBN: 9789756197592 
 Sayfa Sayısı: 184 

Kafa Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Anneniz, babanız, eşiniz, çocuklarınız yani sevdikleriniz söz konusu olduğunda gözünüzü hiç kırpmadan canınızı verebilirsiniz! Peki, bahse konu olan insanlık ise acaba neler yapabilirsiniz? İşte bu kitap, Kennbora'da bütün insanlık için verdiği özgürlük mücadelesi sırasında yakalanıp kafası kesilerek idam edilen siyahi köle Glorius'un, başı vurulduktan sonraki yaşantısını anlatmaktadır. Hazin ama kafası gövdesinden ayrıldığı için herkesin öldüğünü sandığı bu genç adam, kimse bilmese de hâlâ hayattaydı ve 97 saniye daha yaşayacaktı! Uzun lafın kısası; bu kitapta kral-köle, zengin-fakir, aşk-ihanet, var-yok, dost-düşman gibi birbirine zıt birçok kavramın 'Dünyanın En Akıllı İnsanı'nın süzgecinde ne hâle geldiğini göreceksiniz. Ha, bir de 97 saniyeyi 184 sayfada hem de romancılık tarihinde ilk defa baştan sona 'düşünme dilinde' anlatabilme ustalığı gösteren ama kitap boyunca önsöz dışında ortalarda hiç görünmeyen Demirkıran'a hayret edeceksiniz! Şaşırmaya hazır olun vesselam. (Tanıtım Bülteni'nden alınmıştır.)

Kafa Alıntıları - Sözleri
*Saat ne demek, dakika ne?..Kim böldü bu zamanı parçalara..
Hey, Ulu Yehova! Düşündüm de eğer anlattıkları kadar adilsen gerçekten üzülmeliler efendileri öldüğünde zira onlar yaptıklarının hesabını, bana ve de herkese gerçekten sahip olana vermek üzere ölüyorlar.. Bir dakika bir dakika, biz sana da mı köleyiz şimdi? Evet herkes senin kölen; değil mi? Kötüsün öyleyse. Marukas gibi senin de kölelerin var neticede! Demek ki ‘kölelik’ dedikleri senin icadın!.. E, bu durumda mülk sahiplerine kızmak da yersiz; belli ki sana özenmiş hatta seni bile geçmişler.
Bizler, Tanrı'dan sonra bir de başkalarının yeniden yarattığıydık aslında.
.. Çünkü hiç kimsenin bir mutlak doğrusu yoktu! Birileri diyordu, biz kabul ediyorduk. Adımız bile onların dediği gibi oluyordu. Ben kendimi Glorius sanıyordum, Servan da kendini Servan...Belki de biz bunlardan hiçbiri değildik! Biz, Tanrı’dan sonra bir de başkalarının yeniden yarattığıydık aslında!
Anladım ki ölürken zengin ya da fakir olmak da değiştirmiyormuş sonucu. İnsanlar sadece ‘gözü açık gidenler’ ve ‘ötekiler’ diye ayrılıyormuş. Sular çekilince de geriye yalnızca büyük taşlar kalıyormuş. Bir de ‘insan’ denilen bu saçma sapanın gözü, sadece kapanırken doyuyormuş.
Ömrünü gerçekten özgürlüğe adayanlar sonuç için yaşamazlar. İnsan gibi değil, arı gibi düşünür; kimin ne kadar bal yaptığıyla ilgilenmeden sadece kovan için çalışırlar.
En kadındın, tek olandın, heyecanımdın, aklımı alandın; belki de bir daha asla göremeyeceğim çocuk yaşımdın. Bazen her şeyim bazen de hiçbir şeyimdin ama sen benim hiçbir şeyimken bile mutlaka bir şeyimdin.
Erdal Demirkıran
Bencilsin.. Bilmiyorum, belki de böyle bir şeydir Tanrılık!
Neyse sen de dahil olmak üzere hiç kimse tadımı kaçıramaz bugün.
umarım varsındır. Aslında olmasan daha mı iyi olur, onu da bilmiyorum. Kafam çok karışık.. Hayır hayır, olmalısın. Yeni geldi aklım başıma.
Evet, sen varsın! Şayet yoksan hiç olmamışım gibi ölüp gideceğim az sonra. Bunu kabul edemiyorum.
Ben özgürüm. Köle olan sensin Marukas! Gücün, paranın, kuvvetin, kudretin kölesi. Senin köleliğin benimkine de benzemiyor üstelik! Dünyaya tapıyorsun, azat dahi edilemiyorsun; kurtulamıyorsun tasmandan.
Hâlinden memnun yaşayan, bir şekilde köleliğe razı gelen, bu tezgâha boynunu uzatmış emir bekleyen kardeşlerimi rahatsız etmeliydim çünkü başkaldırmayan her köle, efendilerin kudretini ve “kölelik” denilen bu alçaklığı besleyip büyütmekten başka bir işe yaramıyordu.
En kadındın, tek olandın, heyecanımdın, aklımı alandın; belki de bir daha asla göremeyeceğim çocuk yaşımdın. Bazen her şeyim bazen de hiçbir şeyimdin ama sen benim hiçbir şeyimken bile mutlaka bir şeyimdin.
O karıncayı sevdi ,ben kızdım karıncaya. Ağustos böceğini aç bırakmak, övülecek bir şey değildi bana göre. Bence asıl Erdem, aç olanı doyurmaktı; böcek yâda insan diye ayırmadan hem de. Başkasının tarlasını sulamak, enayilik değil, insanlıktı.
Şimdi düşünüyorum da asıl cehennem yalnızlıkmış meğer!

Kafa İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Siyahi köle Glorius, Kennbora şehrinde idama mahkum edilir. Kral Kloster ise diktatörlüğü ile halkı yönetmektedir. Köleliğe ve haksızlığa karşı çıkan Glorius bu diktatörün verdiği idam kararı ile cellatlar tarafından idam edilir...

Glorius, babasının kaybı ile amcası tarafından haksızlıklara karşı gelmesi yönünde yetiştirilmiştir. İdam edildikten sonra ölüp ölmediğini anlamaya çalışırken, kendisi ve Tanrı ile konuşmaya başlar. Bir an inandığını sonrasında ise haksız yere idam edildiği için inanmadığını söylese de; o an yaşadığı dönemlerde duasının kabul olmadığını kendinin mazlum olduğunu ve halkın böyle zalim bir kral karşısında sessiz kalışını ve onları kurtarmak için krala karşı çıkışlarını anlatmaya çalışır...

Sevdiği kadın olan Bella'ya olan özlemini söylese de, annesini karşısında gördükçe tek seveninin annesi olduğuna karar verir...

Kral Kloster'in bir sözü ise aklındadır." Kim beni öldürürse, kral odur." Bu sözü ne kadar da çok yerine getirmek istediğini, halkı bu kölelikten kurtarmayı başaramadığı için hayıflanıp durur...

İdamdan sonra ölmeden önce bu kadar şeyi kaç günde veya saatte düşündüğünü, cennet ve cehennemin ne olduğunu, bütün dinlerin kendine göre bir yaratıcı yarattığını da düşünmekten geri kalmaz...

Glorius, tam her şey bitti artık ölüyorum dediğinde ise, hiç beklemediği bir şey olur ve....kazandığını düşünür...

Erdal Demirkıran'ın ilginç bir romanı daha... Başladığınız an; nasıl bittiğini anlamayacağınız, merak ile bitireceğiz bir eser... (Nurhan Işkın) 
Her zaman ki Demirkiran kitaplarindan birisiydi . açıkcası diger kitaplarına göre bana biraz sönük kaldı. Bu kitap için daha iyisini yapabilirdin DEMİRKIRAN... (Muhammet Turhan) 
Tüm ödülleri hak ediyor bu kitap; bekleyin, göreceksiniz. (Rana Tan) 

Kitabın Yazarı Erdal Demirkıran Kimdir?
Erdal Demirkıran, Türk yazar. 1995'te Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü'nden mezun oldu. Üniversite yıllarında içe kapanık biri olan Demirkıran, bunu aşmak için Kashna felsefesini ortaya koyarak ayrıca programcılık yapıp, yazılar yazdı. Noter'den Dünyanın En Akıllı İnsanı olduğuna dair yazıyı onaylattı. 1995-1997 yılları arasında Radyo Mega'da program ve sahnede stand-up yaptı.

Askerlikten sonra bir cam fabrikasında Ticaret Müdürü olarak görev yaptı. Ancak sonra istifa ederek seminerler vermeye başladı.

Seminerlerinde Kashna adını verdiği özgüveni ön planda tutan felsefi davranış şeklini anlatır.

​Kendisini şöyle ifade eder:

Bugün
Erdal Demirkıran, hayatı ve kendini alabildiğine seviyor. “Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım” ,“Adam Dediğin Benim Gibi Olur” , "İflas Etmenin Yolları", "Dünyanın En Akıllı İnsanı'ndan Masallar" , "Sadece Aptallar 8 Saat Uyur" ve "Yerim Seni ÖSS" adında altı kitabı bulunan Demirkıran, birinci kitabını yurtdışı pazarına çıkarmak için yurtdışında faaliyet gösteren çılgın bir yayınevi arıyor.

Dünyanın En Akıllı İnsanı, kolej, dershane, şirket, belediye, siyasi partiler gibi kurum ve kuruluşlarda “dahi” yetiştiriyor. İstanbul Yeşilköy’de bulunan Kashna Dahi Fabrikası’nda, Kashna Öğretileri’ni insanlarla paylaşırken dünyayı değiştirmeye çalışıyor.

2006
Türkiye’deki faaliyetleri devam eden Erdal Demirkıran, dünyaya açılmaya hazırlanıyor. Bu arada altıncı kitabını da yayınlayan Demirkıran, kendi kitapları dışında başkalarının yazdığı ama Kashna çizgisine uyan kitaplar da yayınlıyor.

2008
Eğitim sektöründe tüm dünyanın bir dünya devi olarak kabul ettiği Kashna Dahi Fabrikası, eğitim çalışmalarını dünyanın her yerinde sürdürmeye devam ediyor. Erdal Demirkıran’ın senaryosunu yazdığı sinema filmi 35 ülkede gösterime girdi. Kashna Kitap Ağacı, 12 tanesi Erdal Demirkıran’a ait olmak üzere 150 özgün meyve verdi.

2010
Dünya Liderleri Erdal Demirkıran’dan eğitim almaya başladı.

2015
Kitapları 25 dile çevrilen ve dünyanın en fazla satan yazarı olarak tarihe geçen Erdal Demirkıran yazmaya doymuyor.

2018
Dünyanın her yerinde enstitüler kuran Erdal Demirkıran, kitapları, filmleri, seminerleriyle yüz milyonlarca insana ulaştı.

2020
Dünyaca ünlü starlar, konserlerinden önce Kashna Öğretisi’nden mesajlar veriyorlar.

2022
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, Erdal Demirkıran’la yaptığı üçüncü görüşmesinden sonra bir demeç vererek, “Benim dönemimde, hangi gerekçeyle olursa olsun savaşa onay verilmeyecektir!” dedi.

2026
Kashna o kadar etkili bir öğreti oldu ki, dünyada silah üretimi yapılmıyor artık, hatta üretilmiş olan silahlar da ortak bir deklarasyonla toplatılıp imha ediliyor. Her yıl silaha ayrılan bütçe aç ülkelere dağıtılıyor, aç ülke kavramı tarihe karışıyor...

2029
Suç oranı minimize edildiği gibi, suç işleme akıl hastalığı statüsünde değerlendiriliyor. İnsanlar artık sinirlenmiyor. Özgüven artık özel bir vasıf değil. Cinayet, intihar ya da benzeri kavramlar iflas etti.

15 Mart 2030
İstanbul’da, “Barış Vadisi”nde saat 10:00 itibariyle Dünya Barış Zirvesi başladı. Ülkemiz adına Cumhurbaşkanımız açılış konuşmasını yaptıktan sonra, kürsüye gelen Erdal Demirkıran, sözlerine “Başardık Çocuklar*” diye başladı. 26 dakika süren konuşmasından sonra tüm Devlet Başkanları, daha önce imzalamayı kabul ettikleri Barış Bildirisi’ni imzaladılar.

15 Mart 2030, saat 16.00 itibariyle dünya artık savaşmıyor…

* Çocuklar asla savaşmaz.

Dün Bugün ve Yarın
Kimsenin geçmişi ilgilendirmiyor beni. Ben hep bugüne ve yarına bakarım. Benim için geçmiş, sadece zamanın ne kadar çabuk geçtiğini ispat eden bir aracıdır.

Senin neler yapabileceğin sadece bugünkü tutumuna bağlıdır...

Dün için pişman olma, yarın için kaygılanma, bugünü yaşa. Bugünü sanki en son gününmüş gibi yaşa! Unutma ki, yarın bugüne “dün” diyeceksin. Tıpkı dün, bugün için “yarın” dediğin gibi...

“Daima Büyük Düşünen İnsanlarla Karşılaşabilmen Umuduyla...”

ERDAL DEMİRKIRAN
Dünyanın En Akıllı İnsanı

Erdal Demirkıran Kitapları - Eserleri
Sadece Aptallar 8 Saat Uyur
Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım
Yerim Seni ÖSS
Parayı Bulduğum An Alayını
Sen Şimdi Gidecen ya Cehennemin Dibine Git
Adam Dediğin Benim Gibi Olur

Sadece Başbakan Okusun
Bütün Kadınlar Aptal Sen Hariç
Bir Türk Dünyaya Bedel İki Türk Lak Lak Eder
Azrail'in Secde Ettiği Adam
Kashna Felsefesi
İflas Etmenin Yolları
Kafa

Aslında Yerin Kulağı Yok Yavşağın Ağzı Gevşek
Dünyanın En Akıllı İnsanından Masallar
Sıradışı Evlenme Teklifi
Bazı Sırlar Tek Kişiliktir
Allah'a Borç Veren Adam
Bir Ayağın Çukurdaysa Ötekiyle Bas Çık
Ben Dünyanın En Akıllı Çocuğuyum 1

Ben Dünyanın En Akıllı Çocuğuyum 3
Ben Dünyanın En Akıllı Çocuğuyum 2

Erdal Demirkıran Alıntıları - Sözleri
İnsanoğlunun yaptığı en büyük hata, çocuklara büyümeyi öğretmektir. (Ben Dünyanın En Akıllı Çocuğuyum 3)
Allah'ın mülkü de tıpkı kendisi gibi ezelî ve ebedîdir. (Azrail'in Secde Ettiği Adam)
Bir şeyi daha anladım: Aslında bir sorununuz varsa ve bu sorundan kimse bir şey anlamıyorsa onu en iyi siz çözebilirsiniz. (Ben Dünyanın En Akıllı Çocuğuyum 2)
Can çekişmen için yaralanman gerekmez. (Dünyanın En Akıllı İnsanından Masallar)
İnsanlar Kur'an okuduktan sonra ' Sadakallahülazim' der ancak bunun 'Azim olan Allah doğru söyledi.' anlamına geldiğini bilen insan sayısı neredeyse yok denecek kadar azdır. (Allah'a Borç Veren Adam)
Dünya rengarenk bir boya küpünden başka bir şey değildir. Hadi şimdi arın bütün önyargılarından ve her şeye sıfırdan, kendi doğrularınla yeniden başla! Gosterilenlerle değil, gördüklerinde ve hep kendi bildiklerinden keşkesiz yaşa!!! (Parayı Bulduğum An Alayını)

Kızlar kimseyle pişti olmak istemezler ya hani giyim kuşam konusunda. Peki buna rağmen "Moda" denilen şey nasıl oluşuyor, işte bunu anlamak da mümkün değil?! (Bütün Kadınlar Aptal Sen Hariç)
Akıllı ol artık ve önyargı denen o katile asla kulak asma bir daha !!! (Parayı Bulduğum An Alayını)
"Devlet yönetme iddiasında olanlara 5 kişi gösterip " Önce bunları düzelt ya da yönet, sonra aday ol" diye bir şart getirilseydi ortaya nasıl bir tablo çıkardı acaba?" (Sadece Başbakan Okusun)
Kendin olmaktan korkma o zaman çünkü bu korkudur hep seni sıradan yapan... (Parayı Bulduğum An Alayını)
Bizim burada olmamızın bir amacı var! Sakın öyle kendi başınıza buyruk saçma sapan işlerle uğraşmayın! (Aslında Yerin Kulağı Yok Yavşağın Ağzı Gevşek)
"Seni, senden çok hiç kimse sevemez." (Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım)
Anladım ki soru soranı pek de sevmiyorlar yani çok soru soranı. (Ben Dünyanın En Akıllı Çocuğuyum 1)

Ömrü boyunca hiç ağaç dikmeyen bir insanın aldığı her nefes hırsızlıktır. Yani onlar derin nefes aldıklarında suçluluk duymalıdır. (Bazı Sırlar Tek Kişiliktir)
Mutluluk kapılarımızdan biri kapandığında derhal bir diğeri açılır. Ancak biz kapanan kapıya o kadar ÇOK bakarız ki açılan kapıyı göremeyiz.
~Helen Keller~ (Bütün Kadınlar Aptal Sen Hariç)
Kendin için yanarsan seni cehennem bile yakamaz. (Sen Şimdi Gidecen ya Cehennemin Dibine Git)
kendi sırrını tutamayanlardan, benimkileri tutmasını beklemenin ahmaklık olacağına karar verdim. (Aslında Yerin Kulağı Yok Yavşağın Ağzı Gevşek)
Silahın kökünü kazımamız lazım. Demokrasi falan yok, yasaklar var. Naravenyada bundan böyle silahın oyuncağı bile satılmayacak. Çocuklar hangi amaçla oyuncak silahla oynuyorlar? Bu bir ihtiyaç olabilir mi? Yasak olacak kardeşim. Televizyonlardaki dizilerde silah milah olmayacak. Kan, şiddet ya da benzeri hiçbir şey olmayacak. (Sadece Başbakan Okusun)
Aslında sadece gördüklerimizi yaşıyor olmasak çok daha farklı şeyler yapabiliriz. Gel gör ki etrafımız bizi çoğu zaman durduruyor. Çevremiz bizi adeta bir heykeltıraş gibi işliyor. Eğer onların verdiği şekli kabul edersek buruşuk ve saçma sapan ama çok sempatik bir heykelcikten başka bir şey olamayız. Bu nedenle güçlü olmalıyız ki bizi kimse buruşturamasın. Belki de her gün öğretilen ne varsa unutup yeniden başlamalı hayata. (Ben Dünyanın En Akıllı Çocuğuyum 3)
“İnsan iki duygudan biriyle yoğun olarak karşılaştığında ta ki o yoğunluk bitinceye kadar Marianna Çukuru’nun en derinine gömer uykusunu. Bunlardan birisi ‘Ölüm korkusu’dur, diğeri de ‘Aşk!’ (Sadece Aptallar 8 Saat Uyur)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kafa-erdal-demirkiran-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)