# Kalemle Öğreten Adına - Mustafa İslamoğlu Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kalemle Öğreten Adına kimin eseri? Kalemle Öğreten Adına kitabının yazarı kimdir? Kalemle Öğreten Adına konusu ve anafikri nedir? Kalemle Öğreten Adına kitabı ne anlatıyor? Kalemle Öğreten Adına kitabının yazarı Mustafa İslamoğlu kimdir? İşte Kalemle Öğreten Adına kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kalemle-ogreten-adina-mustafa-islamoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-18T16:00:31+03:00
- Güncelleme: 2022-02-18T16:00:31+03:00
- Yazar: NASRETTİN GÜNEŞ
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/18/mustafa-islamoglu-kimdir-mustafa-islamoglu-kitaplari-ve-sozleri-156052.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Mustafa İslamoğlu 
 Yayın Evi: Düşün Yayınları 
 İSBN: 9755501772-343421 
 Sayfa Sayısı: 352 

Kalemle Öğreten Adına Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Düşün kalemi ve onunla yazdıklarını (Kalem/1)

"O ki; insana kalemi kullanmayı öğreten, insana bilmediğini bildirendir. (Alak/4-5)

İnsanın düşüncelerini, tecrübelerini ve kavrayışlarını, yazılı kaynaklar aracılığıyla bireyden bireye, kuşaktan kuşağa ve bir kültür çerçevesinde diğerine aktarması yeteneği, insanın bilgisinin toplamına bir birikim karakteri kazandırır; ve Allah'ın verdiği yetenek sayesinde her birey, insanlığın kesintisiz bilgi birikiminden şu veya bu yolla yararlandığından, burada, tek tek bireylerin kendi başlarına bilmedikleri -ve aslında bilemeyecekleri- şeylerin "Allah tarafından insana öğretildiği" kaydedilmiştir.

Ayrıca Allah'ın insana "öğretme"si aynı zamanda, O'nun yalnızca beşeri tecrübe ve akıl ile oluşturulamayan ruhi hakikatleri ve manevi/ahlaki ilkeleri/ölçüleri peygamberler aracılığıyla vahyetmesini de göstermektedir; ve Allah böylece, ilahi vahiy olgusunun çerçevesi oluşturulmuş bulunmaktadır. (M. Esed)

Araştırmacı, yazar, şair, müfessir Mustafa İslamoğlu'nun kaleme aldığı makalelerden oluşan 352 sayfalık bu kitap, henüz geçtiğimiz hafta Denge yayınevinden çıktı. "Kalemle öğreten adına" başlanılan yazıların yine O'nun vahyi ışığında, daha geniş çerçeveli okunduğunu ve kavranıldığını görüyoruz.

Gündemdeki konuların tek yönlü işlenmediği, farkedilmeyen ayrıntıların "oku"mak sayesinde incelendiği, bakış açısının ve dolayısıyla alınan ibret ve çıkarılan sonuçların zenginleştirildiği ve zamana hapsedilemeyecek makaleler, belki de konulardan öte gündemimizde canlı bulunması gerekenler. Kimi konuların tefsir içerikli incelenmesi okumayı zevklendirdiği gibi, konular arasındaki bağlantıları kurmak ve anlamlandırmakta da yardımcı oluyor.

"Ölümle söyleşi", "melekeniz meleğiniz haline gelir mi?", "vahyi yüzünden okumak", "havariler gibi olun", "ABD'nin devşirme yöntemi", "Amerika'yı 'tekasür' krizi helaka sürükleyecek", "Romanya komünizm mi, kemalizm mi?", "Rus müslümanlar", "Filistin'in umudu", "uluslararası sistemin Hamas'la imtihanı", "tesettürlüler nereye gitsin? ", "ermeni meselesine dair", "Firavunda öyle yapmıştı", "papa burada halife nerde? ", "AB macerası", "İslam bir fetih medeniyetidir." başlıklı yazılar konulardan bazıları.

Gündemi değil ama tasavvurumuzu değiştirmek ve geliştirmek, "oku"makla mümkünse faydalanılmasını tavsiye ediyorum.
(Tanıtım Yazısından)

Kalemle Öğreten Adına Alıntıları - Sözleri
Ümmet, geçmişte yetimlerden âlimler, fatihler, arifler çıkarmış. Peki, biz şimdilerde ne çıkarıyoruz? Tinerciler, köprü altı çocukları, uyuşturucu müptelaları, kapkaççılar, suç makineleri ... Dahası organ mafyasına hammadde beyaz kadın ticaretine sermaye, seks köleliğine katkı.

Bu, vebal olarak bize yeter !!!
Kim O sonsuz rahmet sahibinin zikri olan vahye sırtını dönerse, Biz onun başına şeytan türünden bir benliği musallat ederiz de, artık o onun ayrılmaz bir parçası olur.

Zuhruf 36
Kaldi ki vahiy bir nakarat kitabı değil hayat kitabıdır. Bu yüzden hayata inmiştir. Muhataplarını değiştirmek için, kendi ifadesiyle karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için inmiştir.
Birinin Allah'ı sevip sevmediğini öğrenmek istiyorsan, Kur'an'ı sevip sevmediğine bak.

Abdullah ibn Mesud
Bir kul kendini Kur'an'la imtihan etsin: Kim Allah ve Rasulünü seviyorsa, Kuran'ı sever; Kuran'ı seveni ise Allah sever.

Abdullah b Yezid
Beş çocuk emanet etti Allah. Herkes için duam, kendim için de geçerli.

Allah kendine bağışlasın.

Niye kendine? Çünkü bize bağışlarsa mahvediyoruz. Bozdurup bozdurup harcıyoruz. Kendine bağışlarsa, büyük kapıya adanmış oluyor. Ve adanmak, kurtulmak oluyor.
Akıbetim hayrolsun diyen, hayra talip olsun !
Cahilin dindarlığı arttıkça sapması da artar.
Akıbetim hayrolsun diyen, hayra talip olsun.

Kalemle Öğreten Adına İncelemesi - Şahsi Yorumlar
1- Kim o sonsuz rahmet sahibinin zikri olan vahye sırtını dönerse, biz onun başına şeytan türünden bir benliği musallat ederiz de, artık onun ayrılmaz bir parçası olur(43-46)
2- Sahabe'den hiç kimseye, Kur'an'dan 10 ayet ezberleyince, onların manalarını iyice anlamadan ve anladıklarını hayatına uygulamadan diğerlerine geçmemiştir.
3- hz. Ebubekir kur' an ı cem etmeden vefat etmiştir.. Hz ömer de aynı şekilde kur'an ı cem etmeden vefat etmiştir.
4-sahabeden Enes b. Malik in ağzından şöyle bir nakilde bulunur: "Birisi bakara ve ali imran surelerini okur hale geldiği zaman, bizim gözümüze son derece büyük görünürdü."
5- zaten tüm namazlar bir namazı kılmak için kılınır. Aslında bu tekrarlar, bir arayış değil midir? Daha iyi namazı daha iyi orucu, Daha iyi sadakayı daha iyi ameli daha yüksek Bilgiyi, daha ulvi hikmeti, daha değerli serveti, daha saf ibadeti, daha olgun şahsiyeti, daha keskin basireti arayış.....
6- cihad : elinden gelen gayreti ortaya koymayı ifade eder. Cihat bazen Savaşı içeren biçimde kullanılsa da Esasen insan çabasının her türünü kapsayan bir anlam yapısına sahiptir.
7- öyle ya Müslümanım demek dünyanın en büyük iddiasında bulunmaktır. onun içindir ki " Ben müslümanım" diyen kişiye tek soru sorulmalıdır: Ciddi misin? Çünkü iddia çok ciddidir ve ciddiyet iddianın isbatını gerektirir.
8 - kulları kendisine kul edenler genelde daha başka kullara kul olmaktan kurtulamazlar. Kimisi daha beter olur, eşyaya kul olur. bir Allah'a kulluk etmez gider, kendi icat ettiği bin sahte Tanrıya kulluk eder. Kendi elleriyle değerini beş paralık eder.
9 - vahiy insanın kullanma kılavuzudur bu kılavuzda insanın meziyetleri ve reziletleri, artıları ve eksileri güçlü yanları ve zayıf yanları erdemleri ve zarfları yazılı.
10 - insanın kullanma kılavuzunu insan yazsaydı ne olurdu? Ne olacak, başta Allah'ın kullarını kendisine kul köle ederdi kendisini ve iş ortaklarını üste, kılavuzunu yazdıklarını Alta yerleştirirdi. orada kulluk kölelik düzeni işlerdi.
11- Müslümanın itirazı "Sen oradan in Ben bineyim" itirazı değildir, "yediğin yeter biraz da biz yiyelim" itirazı da değildir. veya "Kula kul olduğumuz yeter Biraz da başkaları bize kul olsun" da değildir
 Ya nedir??
Kimseyi omuzunda taşımam ve kimsenin omuzuna basarak yükselmem itirazıdır.
12- Güce tapma Ey kavmim, korkuya kul olma! zalimini öz ellerinle besleyip, Zillet halkasını boynuna takma! sana fiyat biçenlerin avuçlarına kaç para kıstırdığına aldanma ey kavmim, Sana değer verenlerin yüreğine sığın!...
13- Her namaz bir namaz için kılınır. Her namaz, Miraç olan O namaza ermek için kılınır.
14- " Neden başkasını değil de beni seçtin Rabb'im! "sorusuna cevap veriyordu şu ayetle :" Çünkü sen muhteşem bir ahlaka sahipsin!"
15- Bak yavrum diyeceğiz" sana her yandan bilgi akıyor " bu mesajları Eğer virüs taramasından geçirmeden alırsan manen çökersin. ilahi inşa eseri olan muhteşem altyapın harap olur. Bu yüzden mutlaka sana öğretilenleri taramadan geçirmelisin."
16- insan yaptığını üçşey için yapar(( 1- haz 2- yarar 3-Hayr)) Sevinç haz ve Neşe insana dışarıdan gelir, mutluluk ve huzur ise içeriden. Onun içindir ki, bir çok hazda hayır yoktur. Hatta bazı hazlar şerdir. ama her hayırda mutluluk vardır. zaten hayır olduğunu bilmek insanı mutlu etmeye yeter. Hayır ise Allah'tandır. Allah'tan bağımsız bir hayır tasavvur edilemez. Haz böyle değildir.
17 - hazır esas alanlar en çok günaha batanlardır haz için yapılan evlilik haz bitinceye kadar sürer. Hazcılar en düşük İnsan tipleridir, bir anda haz Uğruna Bir Ömürlük yararı feda ederler. Hatta bir haz uğruna ebedi Hayri feda ederler.
18- özellikle değerden yoksun büyütülmiş genç oğlanların ve kızların tek amacı eğlence haline gelmiştir. "iyi nedir?" diye sorun, size vereceği cevap: " beni daha fazla eğlendiren şey" olacaktır. bu hazzın putlaştırılmasıdır. Hazzı putlaştıranlar, içgüdülerine kul ve şehvetine esir olan bir tip yetiştirirler.
19- her şeye "bundan nasıl yararlanırım?" diye bakar. Hayırsız bir yarar sahibini adi bir çıkarcılığın kollarına atar.
20- İslam, muhatabını hazza ve yarara değil "" hayra"" çağırır.
21- mümin hayra talip olandır. İite bunun için ibadet eder. Çünkü Allah hayrı diler. Hayr Allah'ın emrettiğidedir. İbadetler Allah'ın bizden istediği hayrdır.
22- ömrü Ramazan olanın ahireti bayram olur
23- insan üç unsurdan oluşur ruh nefis ve beden. Nefis bir yönüyle Ruha bir yönüyle bedene bağlıdır hem ruhun hem bedenin etkisi altında kalır bedendeki kimyasal değişimler nefis üzerine etki yapar
24- pineal bez en aktif haline gece 3 civarında ulaşır yani uykunun en ağır hali, aynı zamanda insanın maneviyata en yakın halidir. işte imtihan Sırrı da budur. Aynı şeyi hem nefse hem ruha hizmet etmektedir. seçim sizindir ve iradenin İmtihanı işte burada devreye girmektedir.
25- Gece Kur'an okumak hem insanı hem zamanı hem de mekanı diriltmektir. Uykunu denetim altına al!. nefsinin sırtına bin ki hayatın süvarisi olasın! nefsinin denetiminden kurtulamayan biri, hayatının denetimini nasıl üstlenecektir.?
26- deliksiz uykunun daha dinlendirici olduğu tezi asılsız çıktı. Bölünmüş uyku daha çok dinlendiriyor..
Zamana ve mekana gece inince İnsan içindeki aydınlığı fark eder. Fark edince de, kaynagını arar
27- Kur'an'ın tavsiyesi olan gece namazının vakti ise pineal bezi en faal olduğu zamandır. Bu yüzden gece kalkma tavsiyesi, uykuya karşı mücahedeyi kazananların, manevi hazla ödüllendirilmesi anlamına gelir.
28-modern çağın en büyük belası, insanların tabii sarsıntılar karşısında korumasız, savunmasız, tebdirsiz, dirençsiz kalmalarıdır. Bu manevi salgındır. Ondan sonra gelsin depresyonlar, bunalımlar, vs vs...
29- psikologların yeri, hapların yeri, terapilerin, psiko-seansların yeri ayrı. Fakat ruhların gerçek takviyesi " takva" iledir. Modern insanın, özelde modern müslümanın sorunu" hesap yapmamak değil ", yaptığı hesaba Allah'ı dahil etmemektir. Allah yokmuş gibi davranmak Allah 'a zarar vermez, ama bizi mahveder.
30 - Din- imanın da ruhsatlısı olur, ruhsatsızı olur. Ruhsatlı din iman, Kitab' a uygun din imandır. Ruhsatsız din iman, Kitab'tan uzak, hatta Kitab'a aykırı din imandır.
31 - özgürlük ve onuru, statü ve kariyerle takas etmek isteyenlere söylenecek söz bellidir:Madem siz hayırlı olanı feğersiz olanla takas etmek sitiyorsunuz, inin " er" lik makamından, kavuşun geçici makamınıza!.
32- sunnilik ve şiilik özü itibarıyla siyasi kavramlardır. Tarih içinde "kelami" bir kavram kazanmışlardır. Her ne niyetle, her ne gereköeyle olursa olsun, mezhepçilik yapmak, mezhep kavgalarını kaşımak, hatta mezhep davetçiliği yapmak, düşmanın ekmeğine yağ sürmektir.
33- Allah var, tesadüf yok. Başımıza gelen her iyi ve kötü şey birer imtihandır. Allah hayata müdahildir. Başımıza gelen iyi şeyler bize indirilen rahmet ayetleri, kötü şeyler gazap ayetleridir. Birincisine sevinir şükrederiz, ikincisinden ibret alır tevbe ederiz.
34- O ' nun göklerin ilahi olmasına itirazları yok, yaptıkları tüm ilahlatın başı olmasına da. Aksine buna iman ediyorlar fakat tek itirazları Allah'ın yeryüzüne, hayatlarına, kendi yaşam tarzlarına karışması buna bozuluyorlar.
35- eğitim ve öğretimin temeline şefkat ve merhameti yerleştirmesi.
36- okullar ise terbiye üzerine değil "tesviye" üzerine kurulmuş: yetenek katili bir torna tesviye bu. Farklılıklar yok ödenmesi gereken ve düşman olarak görülüyor. İdeolojik eğitim-öğütüm hızarı çocuklarımızın mizaçlarını yok sayıyor, onşara kalas muamelesi yapıyor.
37 - hiçbir okul yönetiminin ve öğretmenin rol çalmasına izin vermeyin. Onlar ana baba rolü oynaöasınşar, çünkü değiller.
38- çocuğunuzun öğretmeninden ve müdüründen istediğiniz ilk şey şu olsun :şahsiyetini öld0rmeyin, baika ihsan istemem.
39- cahilin dindarlığı arttıkça sapmasına artar.
40 - örtü, kadının karşı cinse verdiği " benimle dişiliğim ve cinsiyetim üzerinden değil kişiliğim ve şahsiyetin üzerinden ilişki kur!" mesajıdır.
41- çivisi olmayan insanların kaderi savrulmaktır. Onlar için her rüzgar birer bahanedir.
42- fetih " açmak" anlamına gelir. Daha çok kapalı bir kapıyı açmak, aşılması gereken bir engeli ortadan kaldırmak, maksada giden yolda bir maniayı etkisiz hale getirmektir.
Savaş, ne kuran nede Allah rasulü tarafından asla bir fetih olarak adlandırılmamıştır. Savaş, fetih araçlarımdan sadce bir araçtır ve üstelij başka çare kalmadığında başvurulması gereken bir araçtır.
43-Kur'an'da fetih adlı bir sure yer alır. Bu surenin girişi muhteşem bir fetih müjdesi içerir : Biz sana apaçık bir fethimüyesser kıldık/senin önündeki engelleri ardına kadar açtık..... Ve Allah sana pek soylu bir zaferi ihsan etti (48.1,1,3)
44- işte islamın yürek fethi seferberliği sayesinde vahyin sesi bir yüzyılı geçmeden dört kıtaya yayılıyordu. Seylan adaları, endonezya malezya, filipinler, çin, aftikanın büyük kısmı tek bir kılıç kalkmadan, bir ok atılmadan sırf " yürek fethi" ile islam olmuştu. (Hakan ataş) 

Kitabın Yazarı Mustafa İslamoğlu Kimdir?
Mustafa İslamoğlu, (d. 28 Ekim 1960, Develi, Kayseri) Türk ilâhiyatçı, şâir. Edebiyat, İslam hukuku, İslam tarihi, tefsir gibi alanlarda çalışmalar yapmış, çeşitli eserler vermiştir.

Yaşamı

Mustafa İslamoğlu, 28 Ekim 1960 senesinde Kayseri'nin bir ilçesi olan Develi'de dünyaya geldi. İlk ve orta eğitimini doğduğu ilçede yaptı. Kendisi ilk hocasının babası olduğunu, ilk Arapça ve temel İslami ilimlerini ondan aldığını söyler. Yüksek öğrenimine, ilk önce Kayseri Yüksek İslam Enstitüsü'nde başlamış, akâbinde İlâhiyat Fakültesi'nde, daha sonra da Kahire'de, El-Ezher Üniversitesi'nde İslam Hukuku Fakültesi'nde sürdürmüştür.

Yazı hayatına edebiyatla başlamış, ilk makalelerini 1980'de Milli Gazete'de, daha sonra 1982-83 yılları arasında Yeni Devir gazetesinde yayınlamıştır. Edebi ürünlerini ise Mavera, Aylık Dergi ve Dergâh gibi yayın organlarında yayımlamış ve üniversiteler arası şiir yarışması birincilik ve ikincilik ödülleri almıştır.

Mustafa İslamoğlu'nun şiirlerinden oluşan ilk kitabı Heyelan, 1987 yılında Aylık Dergi Yayınları tarafından yayınlandı. 1989 yılında ise İslami hareket önderleriyle yaptığı söyleşiler Öncülerle Konuşmalar adı altında kitaplaştırıldı.

Kahire'de eğitim için bulunduğu yıllarda bir yandan İslami araştırmalarda bulunmuş, bir yandan da dersler vermiştir. Burada, 1990 yılında İmamlar ve Sultanlar adlı İslam tarihinin ilk 150 yılını ele alan eleştirel tarih niteliğindeki ve kendisinin ilk araştırma ürünü olan eserini vermiştir. Aynı yıl, Yürek Devleti adıyla İslami Hareket Eleştirisi'ni de içinde barındıran ilk denemesini kaleme aldı ve aynı dönem Mısırlı yazar Safinaz Kazım'ın fi Mez'eleti's-Sufur vel Hicab adlı eserini, Kadının Özgürlüğü adıyla tercüme ederek ilk çevirisini de yayımlamış oldu. İlk cildini Kahire'de diğer ciltlerini Türkiye'de kaleme aldığı Anadolu İslami Hareketleri (şimdiki adıyla:İslami Hareketler ve Kıyamlar Tarihi) serisini 1991-93 yılları arasında peşi peşine yayımlamıştır. Bu serinin ilk cildini Hasan Ali el-Beyyumi ile birlikte Arapça'ya çevirmiştir.

1993'de İman adlı eserini ve 1994 yılında geniş kapsamlı bir eleştiri niteliğindeki araştırma eseri olan Yahudileşme Temayülü adlı eserini verdi. Seminer notlarından oluşan Tavsiyeler I ve Tavsiyeler II de bu tarihlerde yayınlandı(1995-1998).

Kahire-Mekke hattında yazdığı şiirlerini Yasin adlı kitabında 1991 yılında toplamış, 1996 yılında ise tüm şiirlerini Divan adlı eserinde bir araya getirmiştir. Kahire'de verdiği tefsir derslerini bir konulu tefsir örneği olan Adayış Risalesi başlığı altında kitaplaştırmıştır.

1992 yılının Ekim ayından beri başlattığı tefsir dersleri, 15 yıldır devam etmekte ve bu dersler adlı siteden canlı olarak izlenebilmektedir.Tefsir Dersi Yine 1998'de başlayan Tefsiru-l-Kur'an Te'vilu'l-furkan adlı görüntülü ve sesli tefsir projesinde bugüne kadar 170'den fazla ders yayımlamıştır. Proje, Kur'an'ın tamamının görüntülü olarak tefsirini hedeflemiş ve 2008 yılında tamamlanmıştır.

Görüntülü tefsir ile birlikte başlayan Gerekçeli Meal adı verilen Kuran'ın Türkçe tercüme çalışması da yukarıdaki projeyle eş zamanlı olarak yürütülmüş ve aynı tarihte tamamlanmıştır.

Mustafa İslamoğlu, kimilerinde halen yazmaya devam ettiği Anadolu'da Vakit, Selam, Ribat, Yeni Şafak, Meydan, Aylık Dergi, Özgün Duruş gibi gazete ve dergilerde yayınlanan makaleleriniMakalat, Şafak Yazıları, Dağarcık, Yokluğunda Düşülmüş Notlar, Savaş Kesmeyen Sözler, Sözün Gücü mü, Gücün Sözü mü, Yerliler ve Yersizler, Ayetlerin Işığında isimleriyle kitaplaştırmıştır. Ayrıca kendisiyle yapılan söyleşiler, Söyleşiler I ve Bir Yaradan Kurşun Çıkarır Gibi adlarıyla yayımlandı.

Mustafa İslamoğlu, bir gazetede yazdığı makale nedeniyle 1 yıl ve Ankara'da kapalı bir forumda sunduğu Kürt Sorununa Islami Çözüm başlıklı tebliğinden dolayı 1,5 yıl olmak üzere toplam 2,5 yıllık Gölcük Cezaevi'nde başlayan mahkumiyetini, Ankara Yarıaçık Cezaevi'nde tamamlamıştır. Cezaevinde çok zor şartlar altında Macar Oryantalist Ignaz Goldziher'in De Richtungen der İslamichen Koranauslegung adlı eserini, Arapça tercümesinden Türkçeye çevirdi. 1997 yılında Human Rights Watch Helmann-Hammet 1997 ödülünü aldı.

Yazarın bunlardan başka II. Uluslararası Fetih Sempozyumu'nda sunduğu tebliğ, 1997 yılında Yürek Fethi adıyla kitaplaştı. Mekke'de kaleme aldığı Hac Risalesi 1998'de yayımlandı. Aralık 2000 tarihinde dini çevrelerde hayli ses getiren eseri Üç Muhammed'i yayımladı. Amerika/Atlanta'da verdiği seminerler, 2001'de Hayatın Yeniden İnşası İçin adıyla yayımlandı.Bunu 2000 yılında yayımladığı Ne Yapmalı-Nasıl Yapmalı-Kiminle Yapmalı adlı eseri takip etti. Yazar, 1983 yılında kaleme aldığı Seyrani adlı ilk edebi kitap çalışmasını 2002'de yayımladı. Allah: Tanımak-Bilmek-Anlamak adlı eser, yazarın yayımlanmış son kitabıdır. Yazar, İslami İlimler Akademisi'nde tefsir usulü dersleri vermekte ve Anadolu'da Vakit gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. Ayrıca yazarın konferans, seminer, hutbe ve konuşmalarından oluşan onlarca görüntülü eseri bulunmaktadır.

Yazar, evli ve beş çocuk babasıdır.

Mustafa İslamoğlu Kitapları - Eserleri
Yürek Devleti
Üç Muhammed
Pasif İyiden Aktif İyiye
Adayış Risalesi
Yürek Fethi
İmamlar ve Sultanlar

Yahudileşme Temayülü
Tavsiyeler - 1
İslam Nedir?
Alemlerin Rabbi Allah (cc) -bilmek -tanımak -anlamak
Yaratılış ve Evrim
Hasan El-Basri'nin Kader Risalesi ve Şerhi
Nüzul Sırasına Göre Hayat Kitabı Kur’an

Kur'an Surelerinin Kimliği
Efendim(s.a.v)
İman
Tavsiyeler - 2
Hayatın Yeniden İnşası İçin Ne Yapmalı Nasıl Yapmalı Kiminle Yapmalı 2
Hac Risalesi
Hayatın Yeniden İnşası İçin 1

İman Bilinci
Kur'an'ı Anlama Yöntemi
Divan
Esma-i Hüsna 1. Cilt
Özlü Sözler
Tesettür Yazıları
Ahlak Yazıları

Kalemle Öğreten Adına
Ayetlerin Işığında
Sözün Gücü mü? Gücün Sözü mü?
İslami Hareketler ve Kıyamlar Tarihi I-II
İslami Diriliş Hareketleri
Hayatı İnşa Eden Kur'an Kavramları
Ramazan Yazıları

Kelimeler
Esma-i Hüsna 2. Cilt
Berceste Ayetler
Kur'an Peygamberi Hz. Muhammed
Yokluğunda Düşülmüş Notlar
Eğitim Yazıları
Dağarcık

Bahtımca
99 Esma Dua
Yerliler ve Yersizler
Yaşayan Yazılar
Hac ve Umre Yazıları
Bir Yaradan Kurşun Çıkarır Gibi
Savaş Kesmeyen Sözler

Esma-i Hüsna 3. Cilt
Şafak Yazıları
İman Yazıları
Şahsiyet Yazıları
Kur'an Yazıları
Din Yazıları
Ümmet Yazıları

Siyaset Yazıları
Seyrânî
Fıkıh ve İbadet Yazıları
Peygamber Yazıları
Kurban ve Bayram Yazıları
Vahdet Yazıları
Serdengeçtiler Hareketi ( 1730 ) Bir Halk Kıyamının Anatomisi

Hutbeler
Seyahat Yazıları
Kur'anî Hayat Yazıları
Makalat
Medeniyet Yazıları
Tenkit Yazıları
İman Risalesi

Kur'an'a Göre Esmaul Hüsna
Toplumu İnşa Eden Kur'an Kavramları
Kur’an’a Göre Esmai Hüsna
Söyleşiler 1
Anadolu Halk İsyanları (1919-1921)
Tarih Yazıları
Heyelan

Ya-Sin
Öncülerle Konuşmalar

Mustafa İslamoğlu Alıntıları - Sözleri
Eyvah fukaranın beli büküldü
Medet ticaretin gücüne kaldık
İyiler alemden göçtü çekildi
Bizler zamanenin piçine kaldık

Rüşvet ile yarar hakim hücceti
Hüccet ile alır kadı rüşveti
Halk bilmez oldu sözü sohbeti
Bozuldu sikkenin tuncuna kaldık

Zaman gelip insanoğlu azacak
İngiliz okuyup frenk yazacak
Evlat babasına mezar kazacak
İnanın insanın acına kaldık

Sene bin iki yüz altmış beş tamam
Okunur ezanlar boş bekler imam
Seyrani bu nutkun sonu vesselam
İnanın dünyanın ucuna kaldık

Seyrani bu işin sonu n'olacak
Haklılar haksızdan hakkın alacak
Herkes ettiğin er geç bulacak
Darılman zalimin hıncına kaldık (Seyrânî)
Din sadece sıralarda öğrenilen, kitaplarda okunan soyut ve teorik bir şey değil ki. Din özü itibariyle pratiktir, hayata mütealliktir. Hayata müteallik olmayan dinin yeri müzelerdir. (Eğitim Yazıları)
Tamamını bulamadığımız için kitaba alamadığımız bir şiirinde "Mini mini yavrular üzerimde gezecek" der. İlginç bir tevafuktur ki ,mezarının üzerine okul binası yapıldığı için Seyrani uzun yıllar mezarsız kalmıştır. (Seyrânî)
Nemrud'un ateşe attığı İbrahim değil imandı. Fakat Nemrud ne bilecekti îmanın yanmayacağını... (İman)
"Adamak, sahip olduğunun bilincinde olmaktır." (Adayış Risalesi)
Altı ay- üç yıl arasında sürdüğü rivayet edilen “fetret-i vahiy” aslında gerçek anlamda bir vahiy kesintisi değil, bir risalet hazırlığı dönemidir. (Kur'an Peygamberi Hz. Muhammed)

Fakat fitne nerede? Havada fitne olmaz. Güneşin ışığında, bilginin aydınlığında fitne olmaz. Olsa olsa fitne erkeklerin gözlerinde, kalplerinde, yahut fillerinde bulunur. Ille de tedbir almak gerekiyorsa, erkeklerin gözlerine nikâb, kalplerine âdâb, dillerine ceza lâzım gelir.

Musa Carullah (Tesettür Yazıları)
Allah'ın kulunu anmasının şartı, kulun Allah'ı anmasıdır. (Kur'an'a Göre Esmaul Hüsna)
Şuursuz Taklit, adamın boynuna geçmiş bir yular gibidir. Onu insan olmaktan çıkarır. İradesini, aklını, fikrini, duygu ve düşüncesini iptal eder. Kişiliksizleştirir, şahsiyetini yok eder. Taklidin bu türü ''içgüdüsel''dir, insanı insanlıktan çıkarıp, hayvanlaştırır.

Şuursuz taklit insanın boynuna geçmiş bir ''yular'' gibidir. (Yahudileşme Temayülü)
“Hanne iyi bilmekteydi gerçek hürriyetin Allah’a tam teslimiyet olduğunu. Kendisinden sonra gelen insanlara gerçek hürriyeti öğretmek için; önce tüm nefsâni, şeytani, bireysel, toplumsal geleneksel kayıt ve zincirlerini kırıp Allah’a teslim olarak hürleşti. Sonra da evladını O’nun terbiyesine, koruyuculuğuna vererek hürleştirdi. O biliyordu ki Allah’tan gayrıya kulluk edenler hür olamazlar. Hür olanlar ise sadece Allah’a kul olurlar.” (Adayış Risalesi)
Mekke hüzünlenirse, İstanbul ağlar: Siz duymuyor musunuz hıçkırık seslerini? (Savaş Kesmeyen Sözler)
Tevhîdin inşası, şirkin imhası ile mümkündür.
La süpürgesi ile kalbi şirkten temizlemeden, tevhîd sultanı kalbe konuk olmaz. (Kur'an'a Göre Esmaul Hüsna)
Rey düşmanlığı kötü bir reydir. Bunun akletmeyi ve tedebbürü emreden bir vahyin tebliğcisi olan bir Nebi'nin ağzından yapılması daha da kötüdür. Kötü olan bir şey daha vardır: O da, Kur'an'ın söylemediğini ona söyletmektir. Bunun reyle bir alakası yoktur. Bu olsa olsa kişinin ilahi vahiy yerine heva ve arzusuna uymasıdır. (Kur'an'ı Anlama Yöntemi)

Saadet-zedelerin morga çevirdiği bir dünyada
Bana alevlerden kostümlerle dans etmek düşüyor. (Divan)
Ümmet, geçmişte yetimlerden âlimler, fatihler, arifler çıkarmış. Peki, biz şimdilerde ne çıkarıyoruz? Tinerciler, köprü altı çocukları, uyuşturucu müptelaları, kapkaççılar, suç makineleri ... Dahası organ mafyasına hammadde beyaz kadın ticaretine sermaye, seks köleliğine katkı.

Bu, vebal olarak bize yeter !!! (Kalemle Öğreten Adına)
"Şapka giymemek için, nesi varsa satıp savarak Suriye'ye hicret edenler oldu... Feci ... Köylü şapkayı hala giymediler. Sinop'ta, şehre bir saatlik köyde bile, adi bezden üç-dört şapka yapmışlar, şehre gelen giyiyor. Dönüşünde misafir odasına asıp fesini ve sarığını başına geçiriyordu." (İslami Hareketler ve Kıyamlar Tarihi I-II)
Bir yanda Rasulullah'a iftira olduğunu bile bile önce uydurulup ardından "din budur" diye sarılınan nakli hurafeler, ötede selim bir kalbin (aklın) ürünü olmayan ve birbirini nakzeden aklî hurafeler. (İmamlar ve Sultanlar)
“Biz ona benzemekle değil, onu örnek edinmekle emrolunduk.” Gazzalî, Hz. Peygamber’e benzemenin ona saygı göstermekle bir alakası olmadığını ifade etmiş, bir hükümdara saygı göstermenin onun oturup kalktığı gibi oturup kalkmak değil, onun buyruk ve ilkelerine uymak olduğunu söylemiştir. (Kur'an Peygamberi Hz. Muhammed)
- cemre

Gün gelir

şairlerin de dili tutulur
sözler seçilir sözlerden
gerisi unutulur

Kitab'ı eline alır bir şair
şiirinden utanır
zamanın keskin gözleri vardır
ölümsüz olanı iyi tanır

o dem başaklar kelleye kavuşur
kelleler başaklanır
kitaba, silaha ve tesbihe
üleştirilen insan
üç boyutlu bir sıratta buluşur

Göz kayar, gönül kayar ve can kayar
insan aldandığı kadar insandır
böyle bulunur ince ve keskin yollu yâr
geçitler servisten. bu bir heyelândir

Gün gelir

şairlerin de dili tutulur
sözler seçilir sözlerden
gerisi unutulur

1987 (Heyelan)
Biliyorlar, 'rabb' bir, 'ilâh' bir olursa imtiyazları ellerinden alınır. Çırpınışları hep bu yüzden. (İmamlar ve Sultanlar)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kalemle-ogreten-adina-mustafa-islamoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)