# Kan Şarkısı - Anthony Ryan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kan Şarkısı kimin eseri? Kan Şarkısı kitabının yazarı kimdir? Kan Şarkısı konusu ve anafikri nedir? Kan Şarkısı kitabı ne anlatıyor? Kan Şarkısı PDF indirme linki var mı?  Kan Şarkısı kitabının yazarı Anthony Ryan kimdir? İşte Kan Şarkısı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kan-sarkisi-anthony-ryan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-08-07T23:00:04+03:00
- Güncelleme: 2022-08-07T23:00:04+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/08/07/anthony-ryan-kimdir-anthony-ryan-kitaplari-ve-sozleri-284904.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Anthony Ryan 
 Çevirmen: Barış Tanyeri 
 Orijinal Adı: Blood Song 
 Yayın Evi: İthaki Yayınları 
 İSBN: 9786053753810 
 Sayfa Sayısı: 664 
--reklam--
Kan Şarkısı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Amazon'a göre Bilimkurgu & Fantazi türünde 2013'ün en iyi kitabı

"Pek çok adı vardı. Daha otuz yaşına gelmemiş olmasına rağmen, tarih ona bol unvan ihsan edilmesini layık görmüştü: Onu bize eziyet etsin diye gönderen deli kralın karşısında Diyar'ın Kılıcı, savaşlar boyunca onu izleyen adamların yanında Genç Atmaca, Cumbraelli düşmanlarına karşı Karanlıkkılıç ve sonradan öğrendiğime göre Büyük Kuzey Ormanı'nda yaşayan esrarengiz kabileler arasında da Beral Shak ur adıyla anılırdı, yani; Kuzgun Gölgesi.

Ama benim insanlarım onu tek bir isimle tanırdı ve onu iskeleye getirdiklerinde aklımda dönüp duran da bu isimdi: Umut Katili. Yakında öleceksin ve ben de bunu göreceğim. Umut Katili."Vaelin Al Sorna, annesinin ölümünün yarattığı üzüntüyü henüz üzerinden atamamışken, kendisini İtikad'ın koruyucusu Altıncı Nişan'ın kapısında, Kral'ın Savaş Lordu olan babası tarafından terk edilmiş olarak bulur. Nişan'a adım attıktan sonra ise artık hayatı eskisi gibi olmayacaktır. Bu inanç koruyucusu savaş okulunda ölümcül sınavlarla boğuşurken, dövüşmenin yanı sıra kardeşliği, sadakati, karanlığı, ihaneti ve hayatta kalmayı öğrenir. Diyardaki kardeşleri ise onun tek ailesidir. On yaşında o kapıdan adım atan çocuk, genç bir adam olduğunda, Diyar'ının en tanınmış figürlerinden biri haline gelmiştir. Krallarla pazarlık yapar, ordular yönetir ve Diyar'ın kâbuslarından Karanlık'la başa çıkmaya çalışır. Artık sadece Diyar'ının değil, tüm dünyanın kaderi onun ellerindedir. Her şeyden öte, Vaelin'in zorlu hayatında böylesine yükselmesini sağlayan gizli ve karanlık bir gücü vardır: Kan Şarkısı.

"Eğer Rothfuss veya Sanderson tarzı fantastik kurgu seviyorsanız, Kan Şarkısı sizin için biçilmiş kaftan."
 -Felicia Day-

"Cesur bir kurgu, kadim büyüler, amansız entrikalar ve kanlı bir macera…"
-Publishers Weekly-
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Kan Şarkısı Alıntıları - Sözleri
“Birinden nefret etmek için onu tanıman gerekir.”
Al Sorna alaylı bir şekilde güldü.”Kendisinin aptal olduğunu düşünmeyen kişi aptaldır.İzin verin de uyuyayım,lordum.”
Bir kitabın değeri içindeki bilgiden kaynaklanır ve bilgi tehlikeli bir şeydir.
 “Yani kitabı yakmak bilginin yaratabileceği tehlikeyi bertaraf eder.”
 “Belki de.Bu adam bilgin dedin.Ne kadar bilgin?”
 Vaelin bir an duraksadı ve ismini söylemekten çekindi.”Bir zamanlar Büyük Kütüphane’de araştırmacıymış.”
 “Oldukça bilgin demek.”Prenses ağzını büzdü.
 “Hiçbir kitabı iki kez okumadığımı biliyor muydun?Gerek duymuyorum çünkü.Her bir kelimeyi mükemmel derecede hatırlıyorum.”
 Kızın ses tonu o kadar ifadeden yoksundu ki Vaelin prensesin böbürlenmediğini,basitçe gerçeği söylediğini fark etti.”Yani aynı beceriye sahip bir adamın da kitabı tutmasına gerek kalmaz,özellikle de tehlikeli bir kitapsa.Bir kere okuyunca nasılsa bütün bilgiye sahip olur.”
 Prenses başını salladı.”Belki de adam o bilgiyi yok etmeye değil,muhafaza etmeye çalışıyordu.”
“Söylesenize,Ekselans,”dedi Vaelin.”Neden hayatını öğrenmeye adamış bir adam,bir kitabı okumayı bitirir bitirmez onu ateşe atsın?”
Beşi de de kalkıp el ele tutuştu. Dentos, Barkus,Nortah,Vaelin ve Caenis.
 Çocukkenki halleri geldi aklına. Barkus iri ve sakar. Caenis cılız ve korku dolu. Dentos çok konuşup çok hikaye anlatan.Nortah somurtkan ve çabuk gücenen.
Şimdi karşısında duran kaslı ciddi suratlı yüzlerle etrafa bakan kardeşlerinde o çocukların yalnızca gölgesini gördü. Güçlüydüler. Katildiler. Nişan onları bu hale getirmişti.Bu bir şeyin sonu. Yaşa ya da öl. İşte burada her şey sonsuza dek değişiyor.
Babam onu buraya beni görsün diye mi göndermiş?Neden ki?Halâ hayatta mıyım diye bakması için mi?Ne kadar uzadığımı görsün diye mi?Göğsünde yükselen,artık aşina olduğu manevi acıyı bastırdı.Neden bir yabancıdan nefret edeyim ki?Nefret edecek bir babam yok benim.
Keskin tarafı olmayan bir balta yalnızca bir çubuktur.
Vaelin başını salladı. "Yıllar önce bende gördüğün şey buydu. Daha benim haberim yokken sen anlamıştın."
"Senin yeteneğin ender bulunur türden ve çok değerli. Annem ona Avcı'nın Çağrısı adını veriyordu. Dört Derebeylik zamanında Savaş Görüsü olarak bilinirdi."
Çoğu adamdan daha uzun boylu olsa da duydum hikayelerin aksine dev gibi olmadığını gördüğümde şaşırmıştım. Yüz hatları sert dursa da yakışıklı olduğu söylenemezdi. Kaslı bir yapısı vardı ama hikaye anlatıcılarının anlata anlata bitiremediği adalelere sahip değildi. Dış görünüşünde, hakkından yaratılan efsaneye yakışır tek şey gözleriydi: oltu taşı kadar kara ve atmacanın ki kadar delici. Gözlerinin insan ruhunu soyabildiğini,bakıştığı birinin ondan hiç bir sır saklayamayacağını söylerlerdi. Buna hiç inanmamıştım ama şimdi diğerlerinin neden inanmış olabileceklerini görüyordum.
..... babamın bizim hakkımızdaki planı sanırım benden çekinmelerine yol açıyordu."
"Biz mi,Ekselans?"
Kız bir kaşını kaldırdı. "Evlenecektik. Bilmiyor muydun?"
Evlenmek mi? Düşüncesi bile gülünç, saçmaydı.Bir prensesle evlenmek. Onunla evlenmek. Çocukken geldiğinde karşısına çıkan kaba küçük kız geldi aklına. 'Ben seninle evlenmem,pissin.' Kral gerçekten bu şekilde mi onu soyuna bağlamak istiyordu?
Onur yalnızca bir kelimedir. Onur, yenen ya da içilen bir şey değildir, ama yine de nereye gidersem gideyim insanlar onurdan bahsediyor ve hepsi de anlamı hakkında farklı bir şey söylüyor.
Bilgili ve bazen korkutucu derecede zekiydi ama aynı zamanda hayalperestti. Aklında binlerce hikayeden oluşan bir kütüphanesi vardı ve hepsine inanıyor gibiydi. Kahramanlar, kötü adamlar, kurtarılmayı bekleyen prensesler, canavarlar ve büyülü kılıçlar. Hepsi aklının içinde yaşıyordu. Kendi anıları kadar gerçek ve elzemlerdi.
"Unutma Genç Atmaca," dedi kral. Başını parşömenden kaldırmamıştı.
"Bu, planımın yalnızca başı. Seninle ilgili planlarım daha yeni başlıyor.Ben emir vereceğim,sen yerine getireceksin. Bu akşam yaptığın anlaşma buydu."
Başını kaldırıp Vaelinin gözlerine baktı.
"Anlıyor musun?"
"Gayet iyi bir şekilde Ekselans."
"Nişan'da hepimizin farklı görevleri var. Çoğumuz savaşırız,bazılarımız krallığı gezip sapkınları avlar,bazıları gizli işlerini yapmak için gölgelere karışır,birkaçımız öğretmenlik yapar ve çok azımız,çok çok azımız da liderlik eder."
"Benim liderlik etmemi mi istiyorsunuz?
"Suret bunun senin görevin olduğunu söylüyor ve o nadiren yanılır."
Vaelin başını taş duvara dayadı ve içini çekti: Liderlik.Yeterince yüküm yok mu?..
"Genç adamlar bana pek çok ıvır zıvır verir. Ama daha önce hiçbiri bir silah vermemişti." "Sizde kalsın,"dedi Vaelin "İzninizle, Ekselans." Eğilerek selam verdi ve gitmek üzere arkasını döndü.
"İzin vermiyorum,"dedi normal bir ses tonuyla. "Konuşmamız bitmedi. Gel," diye işaret etti elindeki bıçağı gidecekleri yönde sallayarak. "Yıldızların altında konuşacağız, sen ve ben. Sanki bir şarkıdaymışız gibi olacak."
--reklam--
Kan Şarkısı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
KAN ŞARKISI - KUZGUNUN GÖLGESİ 1 || YORUM: Bir süredir kitap okumakta zorlanıyordum. Çünkü okuduğum kitaplar ya beni ruhsal bunalımlara sokuyor ya da zevkime hitap etmeyerek beni okumaktan iyice soğutuyordu. Açıkçası bu durum epey bir müddet sürdüğü için artık sıkıcı bir hal almaya başlamıştı ki Kan Şarkısı kitabına tevafuken başlayana kadar bu durumdan kurtulacağımı da hiç sanmıyordum. Serinin ilk kitabının baskısı olmadığı için devam kitaplarını satın alsam da ilk kitabı ekitap olarak okumak durumanda kaldım. Ekitap okumak da ayrı bir keyifli aslında ama kitabın fiziksel bir kopyasının elimde bulunmasını da isterim elbette. İthakiden ricam, lütfen şu kitabın yeni baskısını yapın artık. Neyse, konumuza dönelim biz.
.
Kan Şarkısı, Kuzgunun Gölgesi serisinin ilk kitabı. Fantastik kitaplara olan özel ilgimi beni az buçuk takip eden herkes bilir. Hatta bu kitaptan sonra fark ettim ki fantastik alanında da en sevdiğim tür epik fantastik. O yüzden bu kitap da bir süredir listemde okunmayı bekliyordu. Nihayet yakın zamanda okumaya başlayınca bu seriyi niçin bu kadar geçe bıraktığımı sorgular oldum. Kuzgunun Gölgesi serisi anladığınız üzere epik fantastik bir kurguya sahip, muhteşem karakterlerle harmanlanmış ve bir o kadar sağlam kurgusuyla bu türü sevenler için tadından yenmeyecek kadar muazzam bir yazıma sahip. Okurken, ciddi manada film izlediğiniz sanrısına kapılabiliyorsunuz ve inanın okurken bu duygudan arınmak gibi bir niyetiniz olmuyor hiçbir zaman. İlk sayfalarından itibaren başlıyor büyüleyici yolculuğumuz, son sayfaya kadar da soluksuz devam ediyor. Bir kere başına oturunca, kitap bitene kadar kalkmamak geliyor içinizden. Kurgusu öyle bir sarıp sarmalıyor ki sizi, karakterler ne yaşıyorsa siz de aynını hisseder hale geliyorsunuz. Açıkçası işim olmasa sürekli olarak oturup kitabı okumak geliyordu içimden. Çünkü yazar üslubu ve samimiyetiyle beni kendine hayran etmeyi başardı. Belki abarttığımı düşüneceksiniz ama kitabı gerçekten çok çok sevdiğim için bu sözlerimin az gelmesinden korkuyorum. Kısaca kitabın işlenişinden ve konusundan da bahsedeyim sizlere.
.
Kitabımız, her fantastik eserde olduğu gibi bambaşka bir evrende geçiyor. Bu evreni tanımak elbette ki kolay olmayacak, yavaş yavaş tanıyor ve öğreniyoruz her bir gerekli bilgiyi. Bizim baş karakterimiz Vaelin Al Sorna, Birleşmiş Diyar’da doğmuş ve büyümüş bir genç. Ancak bizi asıl ilgilendiren kısmı burası değil. Kitabımızın ilk sayfalarında Vaelin’in bizim henüz bilmediğimiz bir şeylerden ötürü yakalandığını ve ölümüne bir düelloya doğru sürüklenişini görüyoruz. Bu bölümleri bize anlatan ise Alpir imparatorluğu tarihçisi Verniers’in kalemi oluyor. Bu süreçte Vaelin, kendi hayat hikayesinin halkın dilinde dolaşan çarpık hikayelerden ziyade doğru ve katıksız halini Verniers’e anlatmak ister ve Lord Verniers’in de tarihçi kimliğinden ötürü bu teklifi reddetmeyeceğini bilerek bu yaşananları kağıda aktarmasında bir mahzuru olmayacağını ifade eder. Ve Vaelin anlatmaya başlar. Yani, aslında biz geçmişi izliyoruz kitabın her bir satırında. Aynı Kralkatili Güncesi serisinde olduğu gibi. Ve aynı Kvothe gibi Vaelin’in de onlarca adı var halk ağzında. Diyar’ın Kılıcı, Umut Katili, Atmaca ve daha birçok isim. Bu arada, bu bölümden hiçbir şey anlamamanız oldukça doğal, dediğim gibi geçmişe yönelik bir anlatım söz konusu olduğundan ötürü kitabı bitirmeden bu ilk sayfalar biraz manasız kaçıyor. O yüzden bu kısımlardan yarım bırakmayıp sabırla kitaba devam etmenizi rica edeceğim.
.
Vaelin’in anlattığı kısımlardan da biraz bahsetmek uygun kaçacaktır diye düşünüyorum. Vaelin henüz 10 yaşındayken babası, yani Kralyk Al Sorna, namı diğer Diyar’ın ilk Kılıcı ve Savaş Lordu, oğlunu 6. Nişan’a adar. Bu Nişan kavramı üzerinde biraz durmak gerek. Vaelin’in doğduğu, Birleşmiş Diyar denen yerde kabul gören din anlayışıyla alakalı aslında. Bu din anlayışında İtikad 6 ayrı parçaya bölünmüş ve her bir parça da nişan olarak adlandırılmaktadır. Bu nişanların başında ise rahip olarak görebileceğimiz Suretler yer almakta. Ama bu İtikattaki din anlayışı oldukça farklı. Çünkü Tanrı’nın olmadığını kabul edip bu dünyadan göçüp Öte’deki atalarının onlara rehberlik ettikleri inanışına sahipler. Kısaca nişanların özelliklerinden de bahsetmekte yarar var. Örneğin 5. Nişan şifacılıkla ilgili ve bu yönde bir eğitim vermekte. 6. Nişan yani Vaelin’in dahil olduğu Nişan ise İtikadın muhafızları olarak nitelendirilebilir. Bu nişanda çok zor şartlar altında vahşi sayılabilecek yöntemlerle eğitilen çocuklar, (bu nişana yalnızca çocuklar girebiliyor) eğitimin tamamlanmasından sonra haliyle duygusuz, acımasız ve şiddete eğilimli bir yapıya sahip oluyorlar. Ancak Vaelin her ne kadar onca insanın canına kıymış ve acı çektirmiş olsa da bunu yapmaktan nefret ediyor. Anlaşılacağı gibi bizi en çok ilgilendiren 6. Nişan oluyor kitap boyunca.
.
Kısaca karakterlere de değinmek gerekirse baş karakterimiz olan Vaelin’i çok ama çok sevdim. Acımasızlık pelerini altına gizlenmiş adaletli birinin kalbi vardı Vaelin’de. Yaşadıkları onu şiddete eğilimli hale getirmiş olsa da bunun adalet anlayışına yansımasına izin vermemesi benim çok hoşuma gitti. Uzun zamandır okuduğum en iyi karakterlerden birisiydi hatta. Bir de 6. Nişana dahil olan, Vaelin’in kardeşlerinden de bahsedeyim. Bu arada ufak bir bilgi olsun, İtikada dahil olanlar birbirlerine kardeş diye sesleniyorlar. Nişana alım da her sene belli dönemlerde yapılıyor. Vaelin ile aynı sene Nişana girenlerden bazıları ise Barkus, Dentos, Nortah, Caenis, Frentis kardeşler. İnanın, hangi karakteri daha çok sevdin diye sorsanız cevap veremem. Yazarın karakterleri yaşayış biçimi (yaşayış diyorum çünkü her birini yaşamışçasına gerçekçi anlatışını basite indirgemek istemedim.) beni aşık etti. Her bir karakteri kalbimde hissettim, attıkları her adımda, aldıkları her nefeste ben de onların yanıbaşındaydım sanki. Onların hislerine ve kitap boyunca büyümelerine şahit olmak çok başka hissettirdi. Her bir karakteri çok yakınımmış gibi tanıyabildim. Ve her birini anlatamayacağım kadar çok sevdim. Örneğin Caenis’in yumuşacık kalbini, Dentos’un sarsılmaz görüntüsünün aksine yaşadığı acıları nasıl gizlediğini okumak beni mest etti.
.
Kitapta en sevdiğim özelliklere gelecek olursak heyecanı sürekli diri tutması, karakterleri böylesine yakında tanıyabilmemizi sağlayan samimi anlatımı ve yaşanan her bir sahneyi zihnimde canlandırabileceğim kadar betimleyici yazılmasına bayıldım! Ayrıca, karakterlerin küçücük bir çocukken kocaman bir adama dönüşmesi, bilmiyorum çok daha farklı hissettiriyor, duygulandırıyor sizi. Bu yorumu yazmak bile beni öylesine heyecanlandırıyor ki varın siz düşünün gerisini. Ayrıca kitabın son sayfalarında yer alan karakterler dizini kısmını da çok sevdim. İçinde çok fazla karakter barındıran serilerde bu tarz ayrıntılar olunca okuduğum seriyi ayrı bir seviyorum sanırım. Ufak bir bilgilendirmem olacak, eğer kitaplarda küfürden çok rahatsız oluyorsanız okumamanızı tavsiye ederim.
.
Daha ilk kitaptan serinin muhteşemliğinden favorilerime gireceği konusunda şüphem olmadığını söylemek istiyorum. Hatta daha şimdiden serinin bitecek olması beni üzmüyor değil. İlk kitabın bitişi aklımda kocaman soru işaretleri bıraksa da bu durum devamı için daha çok heyecanlanmama sebep oluyor. Ancak hemen okumayı da düşünmüyorum, ilk kitabı biraz sindirip aklıma kazıyayım, sonra devam ederim inşallah. Bu arada bu seri yazarın ilk serisiymiş. Öyle şaşırdım ki. O muhteşem satırları okuyunca ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Son olarak, bence fantastik kurguya aşina olanlar bu seriye bayılacaktır. Eğer Locke Lamora’nın Yalanları serisini, Kralkatili Güncesi serisini, Brandon Sanderson kitaplarını ve Zaman Çarkı serisini sevdiyseniz bu seriyi de mutlaka seversiniz. Hatta ben bu seriyi Kralkatili Güncesi’nden daha çok sevdiğimi söylemeliyim. İnanın, kitap hakkında anlatacak daha çok şey var. Ama gerisini sizin okuyup görmeniz daha keyifli olacaktır. O yüzden, mutlaka ama mutlaka okumanızı tavsiye ediyor, kitabı çok sevdiğimi tekrar belirterek düşüncelerimi sonlandırıyorum. Keyifli okumalar!
Puanım: 5/5 (Zeynep EGE) 
Kan şarkısı değeri pek bilinmeyen ama sizi içine çeken bir kitap. Değeri bilinmemesinin sebebi sanırım ilk 300 sayfa kadar bir sürede ana karakterimizin eğitimine, gençlik ve çocukluğuna tanıklık ediyor oluşumuz. Ki bunları öğrenmenin hiç de boş olmadığını görüyoruz. Ama kitabın devamı yazılacakmış gibi yazıldığını düşünmüyorum. Ya da yazılacaksa 1.kitaptaki tarihçimizin tüm yaşananların ardından hikayesini yazmasını ve diğer iki kitapta da aynı şekilde karşımıza çıkmasını tercih ederdim. Kitap eğer şans verirseniz sonlarına doğru heyecanı katlayarak devam ediyor ve sevdiğiniz karakterleri bile harcamaktan çekinmiyor. (kadir aydoğan) 
Uzun zamandır daha edebi kitaplar okumak için fantastik okumaya ara vermiştim ve bu süreden sonra ilaç gibi geldi bu kitap. Aslında çok sevdiğim Patrick rothfuss- kral katili güncesi serisini beğenenlerin bu kitabı da seveceğini bir yerde okuduktan sonra başladım. Öyle de oldu. Kitabımızda kahramanımız hikayesini bir tarihçiye anlatmaya başlıyor bizde olaylara bu şekilde tanık oluyoruz. Öncelerinde nişan adı verilen savaş eğitimi verilen bir yere bırakılan bir çocuğun hikayesi iken ikinci kısımda hikayeye karanlık vs. değişik faktörler giriyor ve en sonda da daha karmaşık bir halde sonlanıyor kitap. Son derece akıcı. İçine alan bir öyküsü var. Özellikle ikinci yarısında soluksuz okudum hatta uzun süre sonra ilk kez daha fazla okumamak için kendimle mücadele ettim. Aslında hikaye öyle aşırı katmanlı değil bu yüzden en iyi fantastik kitap falan diyemem. Ama farklı bir aleme kendini kaptırmak isteyen herkese tavsiyemdir. Normalde savaş hikayelerini de duygusuz olduğunda sevmem ama burda kahramanımızın girdiği her savaşı büyük bir heyecanla okudum. Kitap çocukluğundan itibaren yaşadıklarını anlattığı için de karakterler ile bağ kurabildim. Öldüğüne çok fazla üzüldüğüm karakterler bile oldu. Bu yüzden çok sevdim diyebilirim. Bolca heyecan, karanlık güçler , savaşlar, gizemler, silahlar , kardeşlikler , entrikalar isteyen herkes hemen okuyabilir. (Duygu Ertanç) 
--reklam--
Kan Şarkısı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Anthony Ryan - Kan Şarkısı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kan Şarkısı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Anthony Ryan Kimdir?
1970’te İskoçya’da doğdu. Araştırmacılık yaparken kendi başına yayımladığı fantezi romanı Kan Şarkısı büyük bir ilgi görüp Penguin Books tarafından basıldıktan sonra tam zamanlı olarak yazarlığa başladı. Halen Londra’da yaşayıp, Kuzgunun Gölgesi serisinin devam kitaplarını yazmaktadır.
--reklam--
Anthony Ryan Kitapları - Eserleri
Kan Şarkısı
Kule Efendisi
Ateş Kraliçesi
--reklam--
Anthony Ryan Alıntıları - Sözleri
Çoğu adamdan daha uzun boylu olsa da duydum hikayelerin aksine dev gibi olmadığını gördüğümde şaşırmıştım. Yüz hatları sert dursa da yakışıklı olduğu söylenemezdi. Kaslı bir yapısı vardı ama hikaye anlatıcılarının anlata anlata bitiremediği adalelere sahip değildi. Dış görünüşünde, hakkından yaratılan efsaneye yakışır tek şey gözleriydi: oltu taşı kadar kara ve atmacanın ki kadar delici. Gözlerinin insan ruhunu soyabildiğini,bakıştığı birinin ondan hiç bir sır saklayamayacağını söylerlerdi. Buna hiç inanmamıştım ama şimdi diğerlerinin neden inanmış olabileceklerini görüyordum. (Kan Şarkısı)
''Birinin yalanı bir başkasının gerçeğidir.'' (Ateş Kraliçesi)
O zaman ıskala. Tekrar at ve ıskala. Tekrar ve tekrar, ta ki vurana kadar. O zaman nasılını öğrenmiş olursun. (Kule Efendisi)
Ama insanlar en nihayetinde insanlar, ne kadar rahat bir ortam içinde yaşıyor olurlarsa olsunlar. Yalan söylüyorlar, gizli kapaklı işler çeviriyorlar, ihanet ediyorlar ve onlara ne kadar verirsen ver hep daha fazlasını istiyorlar....
Kuzgunun Gölgesi 3-Ateş Kraliçesi
Sayfa 535 (Ateş Kraliçesi)
Ben daha fazlasını istiyorum ve alacağım da , yanımda seninle beraber. (Kule Efendisi)
"Genç adamlar bana pek çok ıvır zıvır verir. Ama daha önce hiçbiri bir silah vermemişti." "Sizde kalsın,"dedi Vaelin "İzninizle, Ekselans." Eğilerek selam verdi ve gitmek üzere arkasını döndü.
"İzin vermiyorum,"dedi normal bir ses tonuyla. "Konuşmamız bitmedi. Gel," diye işaret etti elindeki bıçağı gidecekleri yönde sallayarak. "Yıldızların altında konuşacağız, sen ve ben. Sanki bir şarkıdaymışız gibi olacak." (Kan Şarkısı)
"Nişan'da hepimizin farklı görevleri var. Çoğumuz savaşırız,bazılarımız krallığı gezip sapkınları avlar,bazıları gizli işlerini yapmak için gölgelere karışır,birkaçımız öğretmenlik yapar ve çok azımız,çok çok azımız da liderlik eder."
"Benim liderlik etmemi mi istiyorsunuz?
"Suret bunun senin görevin olduğunu söylüyor ve o nadiren yanılır."
Vaelin başını taş duvara dayadı ve içini çekti: Liderlik.Yeterince yüküm yok mu?.. (Kan Şarkısı)
Lyrna ani bir ürperti hissedince arkasını döndü ve pencerelerin açık olduğunu gördü.Rüzgâr ve yağmur içeri giriyor,perdeler uçuşuyordu.Tekrar yaşlı adama döndü ve onu yanağından öptü.”Keşke daha iyi bir insan olsaydın,baba.” (Kule Efendisi)
" Benden nefret ediyor musun, lordum?"
"Nefret için tutku gerekir," diye cevap verdim. (Ateş Kraliçesi)
''Asil kanın bedeli budur: Hayattaki yolumuzu seçemeyiz ,yalnızca yolu nasıl yürüyebileceğimizi seçebiliriz.'' (Kule Efendisi)
''Asil kanın bedeli budur: Hayattaki yolumuzu seçemeyiz ,yalnızca yolu nasıl yürüyebileceğimizi seçebiliriz.'' (Kule Efendisi)
''Kadına iyi bir sebep verirsen yüz adamla da savaşır. Ve zayıf bir adam korku ve nefretle dolduğunda güç kazanır.'' (Kule Efendisi)
Onur yalnızca bir kelimedir. Onur, yenen ya da içilen bir şey değildir, ama yine de nereye gidersem gideyim insanlar onurdan bahsediyor ve hepsi de anlamı hakkında farklı bir şey söylüyor. (Kan Şarkısı)
Keskin tarafı olmayan bir balta yalnızca bir çubuktur. (Kan Şarkısı)
Ama insanlar en nihayetinde insanlar, ne kadar rahat bir ortam içinde yaşıyor olurlarsa olsunlar. Yalan söylüyorlar, gizli kapaklı işler çeviriyorlar, ihanet ediyorlar ve onlara ne kadar verirsen ver hep daha fazlasını istiyorlar... (Ateş Kraliçesi)
Vaelin başını salladı. "Yıllar önce bende gördüğün şey buydu. Daha benim haberim yokken sen anlamıştın."
"Senin yeteneğin ender bulunur türden ve çok değerli. Annem ona Avcı'nın Çağrısı adını veriyordu. Dört Derebeylik zamanında Savaş Görüsü olarak bilinirdi." (Kan Şarkısı)
Babam onu buraya beni görsün diye mi göndermiş?Neden ki?Halâ hayatta mıyım diye bakması için mi?Ne kadar uzadığımı görsün diye mi?Göğsünde yükselen,artık aşina olduğu manevi acıyı bastırdı.Neden bir yabancıdan nefret edeyim ki?Nefret edecek bir babam yok benim. (Kan Şarkısı)
“Savaşlarda hep böyle olur. Çarpışmalar olur ve küçük insanlar ölür.” (Ateş Kraliçesi)
'Kışdönümü Arifesi ... Tüm kırgınlıkların affedildiği bir zaman olduğu söylenir; çünkü kışın güçlükleri arasında kim kin gütmek ister ki?" (Ateş Kraliçesi)
Zeka ve savaş nadiren birbirlerine eşlik ederler lordum. (Ateş Kraliçesi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kan-sarkisi-anthony-ryan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)