# Kaosun Eli - Margaret Weis Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kaosun Eli kimin eseri? Kaosun Eli kitabının yazarı kimdir? Kaosun Eli konusu ve anafikri nedir? Kaosun Eli kitabı ne anlatıyor? Kaosun Eli PDF indirme linki var mı?  Kaosun Eli kitabının yazarı Margaret Weis kimdir? İşte Kaosun Eli kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kaosun-eli-margaret-weis-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-09T11:00:19+03:00
- Güncelleme: 2022-06-09T11:00:19+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/09/margaret-weis-kimdir-margaret-weis-kitaplari-ve-sozleri-242248.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Margaret Weis 
 Yazar: Tracy Hickman 
 Çevirmen: Niran Elçi 
 Orijinal Adı: The Hand of Chaos 
 Yayın Evi: İthaki Yayınları 
 İSBN: 9789758607648 
 Sayfa Sayısı: 624 
--reklam--
Kaosun Eli Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Xar sık sık kendi kendine konuşurdu. Sık sık yalnız kalırdı, çünkü Patrynler yalnız kalmayı tercih ederler. Ve bu yüzden kendi kendine konuşurdu, ama asla gülmez, asla kahkaha atmazdı.

Gülmesi sahteydi, becerikli bir oyundu. Nexus Lordu, yaşlı adamların yaptığı gibi, alacakaranlığın içindeki yalnız nöbetleri sırasında kendi kendine konuşmaya devam etti. Eline gizli bir bakış fırlattı. Derisi yaşını gösteriyordu, tam olarak hesaplayamadığı bir yaş, çünkü yaşamının ne zaman başladığı hakkında kesin bir fikri yoktu. Yalnızca yaşlı olduğunu biliyordu, Labirent’ten çıkan herkesten çok daha yaşlı.

Elinin arkasındaki deri kırışık ve gergindi, sımsıkı gerilmiş, altındaki her tendonun, her kemiğin şeklini açıkça gösteriyordu. Elinin arkasına işlenmiş desenler kıvrımlı, düğümlüydü, ama renkleri koyuydu, zamanın geçişi ile solmamıştı. Ve büyüleri daha güçlüydü.Bu işlenmiş desenler mavi mavi parlamaya başlamıştı.

Xar Labirent’in içinde uyarı bekleyebilirdi, büyüsü saldırıları savuşturmak için içgüdüyle eyleme geçer, onu tehlikeye karşı uyarırdı. Ama Nexus caddelerinde yürüyordu, her zaman güvenli olduğunu bildiği caddelerde, bir sığınak olan caddelerde. Nexus Lordu yumuşak alacakaranlıkta ürkütücü bir ışıltı ile parlamakta olan mavi ışıltıyı gördü, desenlerin derisini yaktığını, büyüsünün kanını tutuşturduğunu hissetti.
--reklam--
Kaosun Eli Alıntıları - Sözleri
Otomaton'un boyu hemen hemen Haplo kadar, belki daha uzundu. Bedeni -insan bedeni taklit edilmişti- pirinçten yapılmıştı. Elleri, kolları, parmakları, bacakları, ayak parmakları katı, ama insan bedenine benzer şekilde eklemliydi. Metal yüzü, bir insan yüzüne benzeyecek şekilde özenle şekillendirilmişti. Bir burnu ve ağzı vardı, ama ağız kıpırdamıyordu. Kaşları ve dudakları altından yapılmıştı, göz çukurlarında mücevherler parlıyordu. Rünler, Sartan rünleri, tıpkı Patrynlerin bedenlerinin rünlerle kaplı olması gibi tüm bedenini kaplıyordu -Haplo bütün bunları bir miktar incitici, ama oldukça da eğlendirici buldu.
Tahmin edilmesi zor bir müttefiğin yardımı ile (kesin olarak söylemek gerekirse benim kendi köpeğim) Alfred gizli Sartan kütüphanesine kafayla daldı (kelimenin tam anlamıyla)...
Xar Haplo'nun yürek atışlarını parmaklarının altında hissederek, isterse o yaşamı bir saniye içinde sona erdirebileceğini bilerek, onu bir an daha tuttu, Haplo'nun da bildiğini biliyordu.
Haplo büyük, ürpertili bir solukla içini çekti ve başını eğdi.
Lord onu yakına çekti. "Oğlum. Benim zavallı, kafası karışık oğlum. Dokunuşuma nasıl bir cesaretle boyun eğiyorsun..."
Haplo başını kaldırdı. Kızarmış bir yüzle, vahşice konuştu. "Çünkü, lordum, içimde taşıdığım acıdan daha büyük bir acıyı ne sen, ne de başkası verebilir bana."
Lordun elinden kurtulan Haplo aniden yürüyüp odadan, lordun huzurundan çıktı. Köpek ayağa fırladı ve patileri yerde sessizce pıtırdarken arkasından seyirtti.
Konsey'ın başı, Samah, benim lordumun, Xar'ın ayna tersi gibi (ama bu karşılaştırma için her ikisi de bana teşekkür etmeyecektir!). Ikisi de kibirli, acımasız, hırslı.
Ve Alfred onu teselli etmişti. "Bunlar benim dostlarım... Burada hiç kimse sana zarar veremez. Artık değil. Zaten vereceklerinden de değil – en azından kasıtlı olarak."
Ve sonra Alfred Jarre'nin hatırladığı ve sık sık kendi kendine söylediği bir şey söylemişti.
"Ama kasıtsız olarak, en iyisini kastederek ne kadar çok hata yapıldı."
"En iyisini kastederek," diye tekrarladı, dehşet verici sessizliği doldurmak için konuşarak.
"Eğer karanlığın içine bakma cesaretimiz varsa, zaman içinde hepimizin görmesi gerekeni," diye yanıt verdi Haplo.. .. "Kendimizi."
"İyi şanslar.
Gandalf'ın Frodo Baggins'e verdiği tavsiye ile veda edeceğim.
'Giderken, Bay Tepealtı ismini kullan.'
Bana sorarsan çok faydasız bir tavsiye. Gandalf bir büyücü olarak çok büyütüldü. Yine de, bir anlamı olmalı, aksi halde neden yazmaya zahmet etsinler ki?
Evet, köpek, gidiyoruz, malum köpekler yüzebiliyordur. Düşük hayvan ırklarının hayatta kalabilecek kadar yüzebildiklerini duyduğumu hatırlıyorum.
Düşünen, paniğe kapılan ve boğulan yalnızca bizleriz.
Ölmek için değil, yaşamak için cesaret gereklidir...
Yola çıktığım zaman, tüm yanıtları biliyordum.
 Şimdi yalnızca sorular var kafamda.
--reklam--
Kaosun Eli İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kaos, Kaos, Kaos: Evet, seri farklı seviyeye çıktı. Gezegenleri gördük, labirentte gittik, ölüm kapısından geçip durduk şimdi sırada bazı bildiğimiz sandığımız şeylerin ters yüz olmasına geldi.

İlk gezegenimiz Arianus'a gittik yine.. dost bildiğimiz düşman, düşman bildiğimiz dost ve daha ne olduğunu bilemedigimiz şeyler de var. Kısaca herkes kendi sonunu hazırladı. Alfred nerelerde diyip durdum bu zaman zarfında da. (Ged) 
Ölüm kapısı

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kaosun-eli-margaret-weis-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)