# Kaptan Singleton - Daniel Defoe Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kaptan Singleton kimin eseri? Kaptan Singleton kitabının yazarı kimdir? Kaptan Singleton konusu ve anafikri nedir? Kaptan Singleton kitabı ne anlatıyor? Kaptan Singleton PDF indirme linki var mı?  Kaptan Singleton kitabının yazarı Daniel Defoe kimdir? İşte Kaptan Singleton kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kaptan-singleton-daniel-defoe-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-15T08:00:04+03:00
- Güncelleme: 2022-03-15T08:00:04+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/15/daniel-defoe-kimdir-daniel-defoe-kitaplari-ve-sozleri-176489.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Daniel Defoe 
 Çevirmen: Zafer Avşar 
 Orijinal Adı: The Life, Adventures, and Pyracies of the Famous Captain 
 Yayın Evi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 
 İSBN: 9786254052231 
 Sayfa Sayısı: 312 
--reklam--
Kaptan Singleton Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Daniel Defoe (1660-1731): Londra’da varlıklı bir ailede dünyaya geldi. İyi bir akademik eğitimin ardından ticarete atıldı. Çetin ve macera dolu bir ticaret hayatından sonra siyasi yergilerle yazarlığa başladı. Gözüpek bir gazetecilik kariyeri ve pek beğenilen didaktik eserlerinin akabinde, 1719 yılında onu dünya edebiyatının başköşelerinden birine yerleştiren Robinson Crusoe romanını yazdı. Kaptan Singleton 1720 yılında, Robinson Crusoe’dan bir yıl sonra yazılmıştır. Ailesini hiç tanımamış bir çocuğun korsan olarak yağma yoluyla zenginleşmesini, bu korsanlıklar sırasında edinilen bir dostun yardımıyla pişman olup bu hayattan vazgeçmesini anlatır. Gemilerde geçen, talan ve yağmayla dolu bir hayatın sürükleyici hikâyesi olduğu kadar doğru yerden gelen rehberlikle kurtuluşa kavuşan bir ruhun portresidir. Korsanlık romanlarının revaçta olduğu bir dönemde yayımlanan roman, içerdiği tutarsızlık ve hatalar nedeniyle eleştirilmiş olsa da deniz kokan rüzgârları, yerlilerin kulaklarda çınlayan çığlıklarıyla Robinson Crusoe gibi okurların hayal dünyasında bir yer edinmiştir.
--reklam--
Kaptan Singleton Alıntıları - Sözleri
"Bu toplantıdan çıkan kararlar o büyük anı müjdelemiyor olabilirdi, doğru ama yinede yıllar sonra bu civarda cereyan edecek ve elebaşının bendeniz olduğu ilginç bulacağınızı umduğum kayda değer bir dolu maceranın girizgahı olabilir."
"Hepimizi yargıladı, ölüme mahkum edildik.
...
Çok büyük bir endişe duyduğumu hatırlamıyorum, bu dünyaya dair pek az şey, öteki dünyaya dair ise hiçbir şey bilmediğimden sadece epey ağladığımı anımsıyorum."
❛❛Buradan gitmişiz ya da burada kalmışız, zerre umurumda değildi.Evim olmadığından, bütün dünyanın bana aynı geldiğini söyledim onlara..❛❛
❛❛ Daha o yaşta bir sürü tehlike atlatmış, vahim durumlarda kalmıştım.Diger taraftan da ya toyluğumdan yada aptallığımdandır, sonumun nereye varacağı düşüncesinden yoksun olduğumdan; bunların yaratacağı endişe ve üzüntüleri de çekmemiştim. ❛❛

❛❛Bu pervasız, kayıtsız mizacın bir nimeti vardı ki, fena bir düşünceye kapıldığımda yakamı bırakmaması gereken kederi uzaklaştırıp beni herhangi bir melunluğu yerine getirebilecek kadar korkusuz ve hazır hâle getiriyordu; "bu aptallık bende mutluluk yerine geçiyordu."❛❛

❛❛ Bu sayede, aşılması ne kadar zor olursa olsun, en berbat sıkıntımdan kurtulmamı sağlayacak yolları özgürce düşünebiliyordum.Halbuki yanımdaki kişiler korkularına ve kederlerine öyle saplanıyorlardı ki kendilerini durumun vahametine bırakıyor, ölümlerinden ve açlıklarından başka hiçbir şey düşünmüyorlardı.❛❛
"İşimiz yiyip içmekten ibaretse bu iş için şu anda bulunduğumuz yerden daha iyisini bulamazdık, yok eğer uzaklaşıp evimize, memleketimize gideceksek; buradan daha kötü bir yer bulamazdık.."
❛❛ Şimdi bağımsız bir hayata atılmak üzereydim.Son derece serkeş ve sefih biri olduğumdan bu hiç de hazırlıklı olduğum bir şey değildi.Birinin emri altındayken cesur ve kötüydüm, benim yaşımdaki herkes kolayca başımı belaya sokabileceğinden, şimdi özgürken bana asla güvenilemezdi. ❛❛
"Hayatım tek kelimeyle katlanılmaz hâle gelmeye başlamıştı"
Cahil olursam dünyada en berbat işlerde çalışacağımı ama ilerlemek istiyorsam bunun ilk adımının bilgi edinmek olduğunu söyledi.
Şeytanla gemiye binen, onunla yelken açar.
Bir yolculuğa çıkan Aisopos en hafif yükü ister. Payına ekmek sepeti düşer. Yanındakiler ona gülerler, ekmek sepeti en ağır olandır. Yemek vakti gelince Aisopos ekmekleri eşit olarak dağıtır, böylece sepeti yarı yarıya hafifler, bir başka yemekte ise hepsi biter. Böylece yolculuğun geri kalan kısmında Aisopos hiç yük taşımaz, diğer arkadaşları da onu alkışlar.
Uzakta bir fil sürüsü gördük. Birbirlerine eşlik ederek ilerlediklerini gözlemledik. Çok sayıda olan bu filler, savaşta hücum hattındaymış gibi yan yana dizilmişlerdi. Fillerin kendilerini düşmanlarından bu şekilde koruduğu söylenir.
Ölümü düşünmek ölmektir. Hayatın boyunca ölümü düşünürsen yaşayan bir ölü olursun.
Öleceğini hiç düşünmeyenler çoğunlukla ölüm hiç akıllarına gelmeden ölürler.
Çoğu insan hiç ölmeyecek gibi yaşadığından nasıl yaşaması gerektiğini öğrenemeden ölüyor.
''Öleceğini hiç düşünmeyenler çoğunlukla ölüm hiç akıllarına gelmeden ölürler.''
--reklam--
Kaptan Singleton İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Roman içeriği ile ilgili bilgiler olabilir.
Kaptan Singleton, Daniel Defoe’nin meşhur Robinson Crouse’dan bir yıl sonra yazdığı bir roman. Tarihler 1720’yi gösteriyor. Konusuna değinecek olursam, kaçırıldığı için ailesini hiç tanımamış, görmemiş olan Bob Singleton adındaki çocuğun denizlerde korsanlık sürecine katılımını, yaşadığı olayları ve korsanlık yoluyla zenginleşmesini, hırsızlıklarını, servet avcılıklarını anlatır. Bu çocuk ileride romana da adını verecek olan Kaptan Singleton’dur. Dönemin İngiltere’sinde çok popülermiş çocuk kaçırmaları. Eli yüzü düzgün, iyi giyimli çocuklar kaçırılır, köle pazarlarına satılırmış. İş o raddeye gelmiş ki artık bu bir ticaret olmuş. Ben de Defoe’nun yalancısıyım, öyle diyor.
Kaptan Bussleton, Küçük Bob’u 13 yaşındayken yanına alıyor ve Küçük Bob’un başarıları ile oluyor Kaptan Bob. Ve bu dönüm noktası ile Bob karakterinin Kaptan Singleton olma sürecinin de başlangıcı oluyor.
Daniel Defoe’nin yaşanmış bazı gerçek olaylardan etkilenerek yazdığı bu roman, ailesinden kaçırılan bir çocuğun korsanlık faaliyetlerini anlatmıyor sadece. Biraz gezi kitabı. Dünyanın çoğu denizleri aşılıyor, karaları görülüyor. Nuh’un oğullarının yeryüzüne yayıldığı andan beri tek bir insanın adım atmadığı bir yer olarak yer olarak tarif ettiği Afrika’nın susuz, kurak çölleri geçiliyor. Büyücülükle tuzlu sudan tatlı suya dönüştürme gibi absürtlükler okuyoruz. Sürekli bir macera, bir mücadele, denizde gemi adamlarının isyanı. Biraz açgözlülüğün, doyumsuzluğun, talan ile sebepsiz zenginleşmenin romanı. Sahipli yük gemilerine çullanma, altın avcılığı, para diye bir şey bilmeyen yerlileri demir ve gümüşten yaptıkları biblolar ile söğüşleme romanı. Biraz safari romanı. Şu an haklı olarak acımasızca eleştireceğimiz hayvanlara işkenceyi Defoe çok olağan anlatıyor. Aslanların, kaplanların, fil sürülerinin baskınları. Benekli kedi denilen leoparın vurulup derisinin soyulması. (Bülent Ersoy bunu beğendi!) Timsaha kurşun işleyemediği için silah namlusunu ağzına sokarak öldürmeleri gibi vahşi dedikleri yerlilerin aklına gelmeyecek kadar vahşilik yapan deniz çapulcularının romanı.
Tamam kitabı yazıldığı dönemi göre değerlendirmek lazım o konu da amenna. Lakin kitabın birçok yerinde yerliler bildiğimiz aşağılanıyor. Ne doğuştan barbarlıkları kalıyor, ne kötü ruhlu oldukları, ne insan demeye bin şahit gereklilikleri, ne ahmaklıkları, ne kahpelikleri, ne utanmazlıkları, ne ne ne... Bitmiyor ithamları. Defoe’de bir dönem ticaret ile ilgilenmiş, daha sonra batmış. Batıran sanırım yerlilerdi. Başka açıklaması yok. Ne bu şiddet, ne bu celal Defoe Beyefendi! Tabii bu ithamlardan Türkler ve Müslümanlar da nasibini alıyor. Türk düşmanlığını birçok satırda görüyoruz. Ha bir de bunlar eve dönüş yolunda Venediklilere ait Mora’ya uğrayalım diyor. Kitap 1720’de yayımlanıyor. O yılda Mora Osmanlı’ya ait değil mi babagül?
Yerlileri pek çok yerde aşağılıyorlar dedik, lakin kendileri o vahşi diye niteledikleri insanlara neler neler yapıyorlar. Ağaçta saklanan yerlileri ağaç ile birlikte yakıyor bu denizci tayfası. Kadınlarını, erkeklerini birçok kez öldürüyorlar. Mağarada yerlilere toplu ölümler, sözde vahşi olanların kadınlarına tecavüz eden medeni beyaz adam!
Yerliler ile ilgili birkaç ritüel ilgimi çekti. Güneşe alkış tutma ritüeli bir tür yemin etme göstergesiymiş. Yere barış çubuğu olarak on iki adet kazık saplama da boyun eğme göstergesi. Okdan, yaydan başka silah bilmeyen yerliler, denizcilerin ateş ettiklerini, ateş sırasında duman çıkmasını, tanrısal güç olarak algılıyor, onların gözünde beyaz adam oluyor hopp Tanrı ya da şeytan. Bana göre şeytanın kendisi. Şeytan diye bir şey varsa tabii.
Kitabın sonuna doğru haksız servet ile zenginleşen Kaptan Singleton’un pişmanlık ve sorgulama aklına geliyor ne hikmetse. O kadar kötülükten sonra bir nevi günah çıkarma. Bir de eve (İngiltere) özlem. Gemideki Doktor Quaker William’ın akıl hocalığı ile huzura kavuşuyor. Namık Kemal, Büyük Britanya sahilinde iken İngiltere'yi şöyle tarif ediyor: "Denilebilir ki deniz her yükseldiğinde dünyanın ihtiyaçları İngiltere'den gidiyor, çekildiğindeyse dünyanın servet hazineleri adaya dökülüyor." Kaptan Singleton da o hesap. Ne güzel özetlemiş Namık Kemal güneş batmayan imparatorluğu.
Normalde günlük 50-70 sayfa arasında kitap okuma planım var. Her akşam okumaya çalışırım. Bu kitap 5-6 günde biterdi. Ne kadar atraksiyonu bol olan bir roman olsa da okurken beni bir hayli sıktı. O yüzden süresi uzadı. Zaten iş, güçten okumaya zaman bulamıyorum. Diğer okuyacağım kitaplarının da süresini uzattı. Alacağın olsun Defoe.

Neyse anlattığım şeylerden ne kadar keyif alırsınız bilemem de yine de okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim. (GBB) 
Başta sizi içine çeken, meraklandıran bir hikaye olarak başladı kitap, fakat ilerledikçe okumak için mücadele verdim, arada bölüm olmaması, ilk harften son harfe kadar ara vermeden hikayeye devam etmesi iyi bir fikir değil bence. İlk oturuşta 126 sayfa okudum fakat daha sonraki oturuşlarımda anlattıklarına merakmın azalması benim için eksi oldu. Bence okunmasa da olur bşr kitap. (Bilal Aydın) 
--reklam--
Kaptan Singleton PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Daniel Defoe - Kaptan Singleton kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kaptan Singleton PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Daniel Defoe Kimdir?
1660 yılında Londra’da doğdu. Çeşitli güçlükler ve tehlikelerle dolu bir yaşam geçirdi. 1685’te İngiltere kralı II. James’e karşı başlatılan ayaklanmaya katıldı. Yaşamının çeşitli dönemlerinde tüccarlık, fabrikatörlük, devlet memurluğu ve hatta casusluk yaptı. 40 yaşında gazetecilikte karar kıldı, bundan birkaç yıl sonra da roman yazmaya başladı. En çok ilgi gören romanı 'Robinson Crusoe' 1719 yılında yayımlanmış, 1 yılda 4 baskı çıkarılmıştır. Yayımladığı siyasal dergi kitapçıklarındaki sert tutumu yüzünden birçok kez hapse girdi. 1731 yılında doğduğu yerde, Londra’da öldü. Hayatı boyunca siyaset hayatına büyük ilgi duymuştur.

Daniel Defoe'nin aile kökenleri Romanya'ya dayanmaktadır. Yine İngiltere'de İngiliz kültürünü yeren mektuplarını Osmanlı Devlet adamlarına bilgi ve öneri amacıyla gönderdiği bilinmektedir. Bunun dışında Aytunç Altındal gibi yazarlar Osmanlı için casusluk yaptığının açık olduğunu söylerler.

Başlıca Yapıtları
Robinson Crusoe
Robinson Crusoe’nun Yeni Serüvenleri
Robinson Crusoe’nun Yaşamı ve Olağanüstü Serüvenleri Boyunca Ciddi Düşünceleri
A Journal of the Plague Year (Veba Yılı Günlüğü)
Colonel Jacque ( Albay Jacque),
Moll Flanders
Roxana
Bir Sipahinin Anıları
--reklam--
Daniel Defoe Kitapları - Eserleri
Robinson Crusoe
Veba Yılı Günlüğü
Moll Flanders
Kaptan Singleton
Korsanlar Kralı Kaptan Avery'nin Cesaret Dolu Maceraları
Robinson Crusoe'nun Yeni Maceraları
Roxana
Robinson Crusoe
--reklam--
Daniel Defoe Alıntıları - Sözleri
Bir kötülük her zaman bir başkasına yol açar. (Veba Yılı Günlüğü)
…nasıl yaşayacaklarını bilmeyenlerin ölüm umurunda mıdır? (Moll Flanders)
... kurtulmak ümidi henüz kalbimden silinmemişti. (Robinson Crusoe)
Geçmişteki dertlerimi nasılda unutur, gelecekteki acılarımdan nasıl da kaçınabilirdir! (Moll Flanders)
Cahil olursam dünyada en berbat işlerde çalışacağımı ama ilerlemek istiyorsam bunun ilk adımının bilgi edinmek olduğunu söyledi. (Kaptan Singleton)
İnsanın içine bir kere korku düştü mü kolay kolay bunu kafasından atamaz... (Veba Yılı Günlüğü)
Ölümle o kadar sık karşılaşır olmuşlardı ki dostlarının bile ölümüne aldırmayacak haldeydiler ve zaten ölüm sırasının kendilerine gelmesini bekliyorlardı.. (Veba Yılı Günlüğü)
Ölümle o kadar sık karşılaşır olmuşlardı ki dostlarının bile ölümüne aldırmayacak haldeydiler ve zaten ölüm sırasının kendilerine gelmesini bekliyorlardı. (Veba Yılı Günlüğü)
❛❛Buradan gitmişiz ya da burada kalmışız, zerre umurumda değildi.Evim olmadığından, bütün dünyanın bana aynı geldiğini söyledim onlara..❛❛ (Kaptan Singleton)
Nefret etmemek sevmektir zaten. (Moll Flanders)
İnsanlar ıstırap içindeki ruhlarıyla biçareydi, çehrelerde ölümün dehşeti vardı... (Veba Yılı Günlüğü)
"Bir kötülük her zaman bir başkasına yola açar..." (Veba Yılı Günlüğü)
“Sözgelimi, günah işlemekten utanmazlar da bu günahı işledikleri için duydukları pişmanlıktan utanırlar..” (Robinson Crusoe)
Bir yolculuğa çıkan Aisopos en hafif yükü ister. Payına ekmek sepeti düşer. Yanındakiler ona gülerler, ekmek sepeti en ağır olandır. Yemek vakti gelince Aisopos ekmekleri eşit olarak dağıtır, böylece sepeti yarı yarıya hafifler, bir başka yemekte ise hepsi biter. Böylece yolculuğun geri kalan kısmında Aisopos hiç yük taşımaz, diğer arkadaşları da onu alkışlar. (Kaptan Singleton)
Cebinde paran varsa her yer senin evindir. (Moll Flanders)
Salgın çevremizde yayıldıkça neyi nasıl yapmam gerektiğini düşünürken üstüne kasvet çöküyordu. (Veba Yılı Günlüğü)
Şeytanla gemiye binen, onunla yelken açar. (Kaptan Singleton)
"Hepimizi yargıladı, ölüme mahkum edildik.
...
Çok büyük bir endişe duyduğumu hatırlamıyorum, bu dünyaya dair pek az şey, öteki dünyaya dair ise hiçbir şey bilmediğimden sadece epey ağladığımı anımsıyorum." (Kaptan Singleton)
Kimseyi yargılamaya hakkımız yok. (Veba Yılı Günlüğü)
"Hayatım tek kelimeyle katlanılmaz hâle gelmeye başlamıştı" (Kaptan Singleton)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kaptan-singleton-daniel-defoe-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)