# Kara Prens - Iris Murdoch Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kara Prens kimin eseri? Kara Prens kitabının yazarı kimdir? Kara Prens konusu ve anafikri nedir? Kara Prens kitabı ne anlatıyor? Kara Prens PDF indirme linki var mı?  Kara Prens kitabının yazarı Iris Murdoch kimdir? İşte Kara Prens kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kara-prens-iris-murdoch-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-08T03:00:05+03:00
- Güncelleme: 2022-07-08T03:00:05+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/08/iris-murdoch-kimdir-iris-murdoch-kitaplari-ve-sozleri-264335.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Iris Murdoch 
 Çevirmen: Aysun Babacan 
 Orijinal Adı: The Black Prince 
 Yayın Evi: Ayrıntı Yayınları 
 İSBN: 9789755392783 
 Sayfa Sayısı: 410 
--reklam--
Kara Prens Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yirminci yüzyıl romanının en önemli temsilcilerinden biri olan Iris Murdoch, Kara Prens'te modern bireyin yaşadığı kimi temel sorunları dramatik bir kurguyla sorguluyor. Bir aşk öyküsünün karmaşık örgüsü içinde, sanatın ve aşkın doğasını önyargılardan arınmış, gözüpek bir bakış açısıyla irdeliyor. Yaşam-sanat, aşk-özgürlük eksenleri boyunca, değişik karakterlerin yaşadığı karmaşık ruhsal çatışmalar yer yer ironik bir dille, yer yer de entelektüel bir içerikle yansıtılıyor.
Romanın kahramanı ve anlatıcısı olan Bradley Pearson yaşını başını almış bir yazardır. Yalnız yaşamaktadır; ama eski karısı, kayınbiraderi, dul kız kardeşi, kendinden daha genç bir yazar olan Arnold Baffin ve onun huzursuz karısı tarafından kuşatılmıştır; hiç beklemediği bir anda, 18 yaşında bir genç kızla girdiği ilişki, bu çemberi iyiden iyiye sıkmaya başlamıştır. Bradley her şeyden kaçmaya çabalar. Yazarlık yaşamı içinde gerçeği ve sağduyuyu ararken, aşka tutunarak kurtarıcı bir bunalım yaratmanın peşine düşer.
Başarızlığı ve bu başarızlığın yol açtığı sorunlar yaşamına trajik bir boyut getirir. Şöyle seslenir romanın bir yerinde okura: Yaşamın sanata benzemediğini gösteren şeylerden biri de aziz dostum, sanattaki karkterlerde tecavüz edilemez bir vakar olması. Oysa yaşamdaki karakterlerin böyle bir özelliği yok. Ama yaşam, acıklı ve sürekli bir biçimde sanatın bu özelliğine de öykünür; tıpkı diğer özelliklerine öykündüğü gibi.
Umutsuzluğun büyüleyici bir öyküsü Kara Prens. Yazarın platonik / erotik aşk kavramını, psikolojiyi ve dolaylı olarak dini sorguladığı yapıtın kurgusu, arka arkaya gelen beklenmedik olaylarla okuyucuya çarpıcı sürprizler sunuyor.
Düşündürürken sürükleyen bir yapıt Kara Prens. Kendisiyle yüzleşmekten korkmayan için...
--reklam--
Kara Prens Alıntıları - Sözleri
Uyumak mı! Kafamda bütün bunlar varken!
Benim içimde, düşüncelerle dolu o büyük düşünürün yanı sıra, ahlaki açıdan bir dolu vicdan azabı ve geleneksel korkular taşıyan hassas biri daha var.
Alelade romanlarda kahramanlar roman yazarıdır.
Onu tekrar görmek istiyordum.
Onurunuzu kaybetmenize sebep olan insanları kolay affedemiyorsunuz.
Mezarından çıkarılan ve hâlâ kendisine yapılan kötülüklerin izini taşıyan bir İsa figürüne benziyordu.
İtiraf etmeliyim ki ben saplantıları ve batıl inançları olan bir mektup yazarıyım. Canımı sıkan bir şey olursa telefona sarılacağıma uzun bir mektup yazarım. Bunun nedeni belki mektuplarda büyülü bir güç bulmamdır.
Bana bir kitap listesi vermeni istiyorum.
Nihayet büyük bir kitap taşıyordum içimde.
Ah benim küçük sevgilim, sarıl bana, sarıl bana, sarıl bana ve seni terk etmeye kalkarsam bana izin verme.
Bir insanın sakladığı bir sırrı olunca, o sır dışında her şeyi konuşmak ona büyük keyif verir.
Sanatçı, gerçeği yansıtabileceği özel bir dili öğrenen kişidir.
bir kez açığa vurulduktan sonra aşk strateji ister: ne yaparsanız yapın bunun sonun başlangıcı olduğunu engelleyemezsiniz.
Ben kendimi eğiterek eğlendim yoksa sıkıntıdan ölürdüm.
Ne tuhaftır ki, insan bazen hangi duyguyla dolu olduğunu kestiremez.
--reklam--
Kara Prens İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Iris Murdoch’ın en zor okuduğum romanı oldu Kara Prens. Belki benim için zor bir zamanda okumaya çalışmamdan kaynaklandı; ama çok küçük puntolar ve klasik Murdoch tarzı, sıkıntılarımı daha da arttırdı sanki.

Bradley Pearson hayatının kitabını yazmak için uzun bir tatile çıkmaya hazırlanan emekli bir vergi memurudur. Tam yola çıkmak üzereyken arka arkaya, yakın bir arkadaşı ve kız kardeşinin yaşadığı sıkıntılar içinde bulur kendini. Buna bir de eski karısının Amerika’dan dönmesi eklenince hayatı tam bir kaosa döner. Bu arada kendisinden çok genç bir kızla yasak ilişki yaşamaya başlar. Bütün olup bitenler Pearson’ın psikolojisini dolayısıyla hayatını alt üst eder ve onu trajik bir sona sürükler.

Diğer romanlarında olduğu gibi felsefi konulara yer vermiş Iris Murdoch. Aşk öyküsü içinde sanat, aşk, evlilik gibi öğeler yer alıyor. Hamlet’le ilgili bölümler var roman içinde ve çok sayıda gönderme yapılıyor. Umutsuzluğun, yanlış anlaşılmaların ve kendini ifade edememenin öyküsü Kara Prens. Kitabın sonuna doğru Bradley kendini ‘çekingen, tamamlanmamış ve kırgın bir adam’ olarak tanımlıyor. Onun kırgınlığı ve çekingenliği etrafındaki insanların yarattığı kaosla birleşince, özellikle hikayenin sonunda, buruk bir his bıraktı bende. (Diğdem Abşin) 
Kara Prens, Ağ ve Kesik Bir Baş’tan sonra okuduğum üçüncü Iris Murdoch romanı ve bu sırayı takip ettiğim için memnunum çünkü Kara Prens’te, önceki okumalarımda karşıma çıkan fikirlerin daha olgunlaşmış ve yerine oturmuş halleriyle karşılaştım ve Murdoch’ın nereden ve nasıl Kara Prens’e vardığını görmek güzeldi. Kara Prens’te erkek bir yazarın büyük bir eser yazma hevesiyle küçük bir sahil kasabasına taşınma hayali kurarken, sosyal çevresinde gelişen tesadüfi olaylarla, bazı farkındalıklarının da oluşmasıyla beraber bambaşka serüvenlere sürüklenişini anlatıyor Mudoch. Yine gerçeklik algımızın subjektifliği, her insanın gerçeği nasıl kendi merceğinden süzerek algılayabildiği, insanın kendisiyle ilgili algısında dahi nasıl yanıldığı ve sanat ve gerçeklik ilişkisi irdeleniyor. Kesik Bir Baş’taki kadar olmasa da, Kant ve Platon’un etkilerini gördüğümüz bazı ahlaki sorular da soruyor yine Murdoch. Erkek bir baş karakter aracılığıyla okurla konuşurken, yine son derece objektif ve gerçekçi bir şekilde kadını ve erkeği yansıtmayı başarmış. Bunun yanında, modern insanın sosyal ilişkileriyle ilgili tespitleri de oldukça başarılı. Kurgusu yine sürükleyici ve etkileyiciydi. (İpek Dadakçı) 
Iris Murdoch ile tanışmam yıllar önce Ağ romanı ile oldu.Çok büyük keyifle okuduğumu hatırlıyorum, unuttum ayrıntıları elbette.
Bir süredir okumaktan zevk aldığım yazarların külliyatını okuyup,bitirmek gibi bir istek duyuyorum.Her ay düzenli olarak okuduğum yazarlar var bu nedenle.John Fowles,Thomas Mann, John Cheever, Flannery O’Connor, Margaret Atwood, Iris Murdoch ilk aklıma gelenler.Türk edebiyatından Refik Halid Karay’ın romanlarına başladım.Yine Borges’in hazırladığı Babil Kitaplığı serisinden ve Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan Türk edebiyatı klasikleri serisinden birer kitap okuyorum.Atölye kitapları da eklenince okuma programım kendiliğinden belirlenmiş oluyor.Birkaç kitabı da okuduğum kitaplar, okumam için işaret ediyor.️
Listem sonsuz uzunlukta.Hep de öyle olacak.
Daha önce de söylemiştim sanırım, Iris Murdoch kitapları sanki kenetlenip, bir bütün oluşturuyor gibi hissederim.Kitaplar asla birbirinin devamı değil.Ama kitaplardaki atmosfer, ilişkiler ağı, ironisi hep okuduğum bir önceki kitabını çağrıştırır bana.
Kara Prens’in her bir karakteri hayatın içinde oradan oraya savrulan, nereye çekersen oraya giden, ne istediğini bilmeyen, sürekli arayış içinde olan, sanki tek bir kişinin değişik yansımaları gibiydi.
Kitabın sonunun belirsizliği hissettiğim şeyi destekler nitelikteydi.️ (Özlem Akbaş) 
--reklam--
Kara Prens PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Iris Murdoch - Kara Prens kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kara Prens PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Iris Murdoch Kimdir?
Murdoch, 15 Temmuz 1919'da İrlandalı bir annenin ve İngiliz bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldi. Evin tek çocuğu olan Muroch, dokuz yaşından itibaren yazmaya yöneldi. 1932'de Bristol'de genç kızların gittiği Badmington College'a başladı. Burada gecen altı yılın ardından, klasik edebiyat okumak üzere Oxford'daki Sommerville College'a kaydoldu. Üniversite yıllarında pek çok önemli şair ve entelektüelle tanıştı. Franz Steiner ile uzun süreli bir aşk yaşadı.

1938'de Iris Murdoch Komünist Parti'ye girdi. Klasik Edebiyat diplomasını aldı ve 1940'lardan sonra Londra'ya yerleşip Ekonomi Bakanlığına çalıştı. Komünistlerin siyasi tutumlarından hayal kırıklığına uğrayarak partiden ayrıldı. II. Dünya savaşının sonlarında Birleşmiş Milletler'de çalıştı. Belçika ve Avusturya mülteci kamplarında görev aldı. Bu görev için Avrupa'da yer aldığı sıralar Sartre ve Simone de Beauvoir ile tanıştı. Bu tanışma genel olarak felsefeye özel olarak da varoluşçuluğa yönelmesini etkiledi. Cambridge'de Wittgenstein'ın görev yaptığı Nevnham Üniversitesi'nde dersler alarak felsefe doktorasını aldı. 1948'de Oxford'da St.Anne College'da felsefe profesörü olarak göreve başladı ve 1963'e kadar burada çalıştı. Elias Cannetti'yle yakın ilişkisi oldu.

1954'te ilk romanını (Under the Net) yayınladı. 1956 yılında ise ölene kadar hiç ayrılmayacağı eleştirmen ve Oxford Üniversitesi İngilizce profesörü olan John Bayley ile evlendi. Çocukları olmadı. 70'li yıllardan itibaren felsefe yazıları yazmaya da yöneldi. 1996 yılından itibaren ortaya çıkmaya başlayan unutkanlıklarıyla birlikte hastalığı belirginleşti. 1997'de Bayley, karısının alzheimer hastası olduğunu açıkladı. Binlerce okuru ve hayran kitlesi olan yazar Murdoch kendi kitaplarının adını dahi hatırlayamıyordu. Kendi durumunun farkında olan ve bunu "çok kötü, sessiz ve karanlık bir yerde olmak" şeklinde tanımlayan Murdoch, 8 Şubat 1999'da Oxford'da alzheimer hastalığından dolayı öldü.

Romanları
Iris Murdoch ilk romanı Under the Net'ten (Türkçesi Ağ) itibaren edebiyat dünyasında dikkat çekti ve büyük bir hayran kitlesine sahip oldu. İçinde psikolojik temaların yer aldığı bir dedektif romanı olan bu ilk kitabında, aynı zamanda sonraki bütün romanlarında da görülecek olan varoluşçu felsefenin izleri belirgin olarak görülür. Romanın kahramanı Jack Donague bir tür Sartrecı kahraman olarak ortaya çıkmıştır. A Severed Head (Kesik Bir Baş) romanında ise Carl Gustav Jung'un psikanalitik teorisinin temeli olan arketipler teorisini kullandı ve çok etkili oldu. Bu kitap daha sonra tiyatro oyunu olarak sahnelendi. "Çan", "Kara Prens", "Deniz, Deniz" gibi kitaplarıyla Murdoch her zaman büyük bir ilgiyle karşılandı, birçok kez ödüllendirildi. 1978'de kendisine Booker Ödülü verildi. 60'lı yıllardan itibaren hemen her yıl bir kitap üreten Murdoch zamanının en üretken yazarları arasında sayıldı, ancak Murdoch'un romanlarında çok yazan ve çok okunan bir yazar olmanın ötesinde onu 20. yüzyıl edebiyatının en önemli isimlerinden biri haline getiren bir nitelik de her zaman kabul edildi. Murdoch, genel olarak romanlarında popüler polisiye ve gerilim roman teknikleriyle felsefi/kuramsal sorunları ortaya koyan bir yol izledi denilebilir. Onun roman kahramanları çoğunluk varoluşçu felsefecilerin ürettiği kahramanlara benzer, varoluşuyla ve yaşamıyla uyumsuz, sanatçı ya da sanatçı ruhlu, başarısız, hem kendileriyle hem de çevrelerindeki insanlarla sorunlu kişileri anlatır.

Bu kişiler karamsar, umutsuz, ikilemler içinde yol bulmakta tereddütlü, şaşkın, yanılgı içerisinde, yalnız ve tedirgin kişilerdir. Bu kişiler her zaman bir ağa yakalanmış, bir çemberin içine alınmış, kuşatılmış gibidirler. Bunların çoğu zaman modern bireyin bazı açmazlarını sergilediği söylenebilir. Hemen her kitabında Murdoch psikolojik gerilim ögesini ya da psikolojik diğer ögeleri kullanır. Bunun yanı sıra yaşam-sanat, cinsellik-aşk, aşk-özgürlük, din, evlilik, platonik-erotik aşk, yalnızlık, rastlantısallık, öteki insanlarla ilişkiler gibi meseleler sürekli olarak olayların akışı içerisinde değerlendirilir. Edebiyat Murdoch'a göre etik meselelerin ve insansal ilişkilerin karmaşasını değerlendirmek bakımından daha elverişli bir alandır. Murdoch'un romanlarında bu temalara bağlı olarak umutsuzluk ve ironi derinden işleyen temalar olarak sürekli kendisini hissettirir. Zaman zaman kara mizah örnekleri ortaya çıkar. Romanın kurgusal yapısı üzerinde ya da dil üzerinde oyunlara girişmez Murdoch, ancak kurgusal şaşırtmacalarla ve belirsizliği çok iyi kullanmasıyla sürekli okurun dikkatini uyanık tutar, olayların gelişimini merak ettirir, her seferinde okuru kendi kurguladığı sonuçların çok ötesinde sonuçlara götürür.

Felsefi çalışmaları
Murdoch teorik ve felsefi metinlerde kaleme almıştır; meslekten bir felsefeci olarak bu alandaki çalışmalarında da önemli bir yazar olduğunu gösterir. İlk teorik yapıtı sayılan Sartre, Yazarlığı ve Felsefesi onun Sartre üzerine eleştirel bir değerlendirmesini sunar. Varoluşçuluk Murdoch için önemli olmuş bir felsefe yönelimidir. Edebiyatı, yaşamın ve ahlaki sorunların değerlendirilmesinde daha verimli bir alan olarak düşündüğü için kullanan Murdoch, bu alanda felsefi/etik/estetik sorunları irdeler. Bununla birlikte ayrıca felsefe metinleri kaleme almış ve bunlarla bazı konulara açıklık getirmeye çalışmıştır. Varoluşçu felsefenin yanı sıra dil, gerçeklik, yanılsama vb konularda ilgi alanı içinde yer alır ve onun edebi metinlerinde doğrudan ya da dolaylı olarak işlenir.

Ateş ve Güneş adlı çalışması, Platon'un sanat üzerine düşüncelerinin değerlendirilmesi olduğu gibi, Murdoch'un kendi sanat anlayışını da sunduğu bir çalışma olarak değerlendirilebilir. Platon'un, Murdoch'a göre, sanatçıları sevmemesinin nedeni, sanatçıların akıllarını tehlikeli bir şekilde kullanmaları ve yaratıcılıklarını akıldışı şekilde ortaya koymalarıydı. Biz zaten gölgeler dünyasında yaşıyorduk ve bu gölgelerin yeniden gölgelere dönüştürülmesi, Tanrı'ya meydan okumak olacaktır. Şairler, yazarlar, ressamlar vs.nin varlığı, Tanrı'nın varlığına tehdit oluşturur. Bu nedenle Platon sanatçıları felsefe ülkesinden dışlamıştır. Murdoch etik sorunsalın yanı sıra estetik sorunsala ilişkinde değerlendirmelerini geliştirir; Platon değerlendirmesinde sanat ile gerçek arasındaki ilişki bağlamında değerlendirmeler üretir. Kant, Kierkegaard, Wittgenstein gibi filozoflardan hareketle sanatın yerini belirlemeye çalışır ve Platoncu teze karşı çıkar.
--reklam--
Iris Murdoch Kitapları - Eserleri
Ağ
Kesik Bir Baş
İtalyan Kızı
Deniz Deniz
Kara Prens
Rüya Sakinleri
Melekler Zamanı
İyinin Egemenliği
Ateş ve Güneş
Çan
Sartre'ın Yazarlığı ve Felsefesi
Tek Boynuzlu At
Kumdan Kale
İkilem
Varoluşçular ve Mistikler
The Italian Girl
A Fairly Honourable Defeat
--reklam--
Iris Murdoch Alıntıları - Sözleri
Edebiyat eğlendirir,daha bir sürü şey yapar ama felsefe tek bir şey yapar. (Varoluşçular ve Mistikler)
Yaşarken hiç sesi çıkmayan kuğu,
Ölüm yaklaşınca çözdü boğazının düğümünü,
Otlarla kaplı kıyıya yaslayıp göğsünü,
Ilk ve son şarkısını söyledi ve sustu... (Çan)
Bir parça gerçek dünyaya çarptım. Acıtabiliyor. (Rüya Sakinleri)
"..men are, women have.." (Varoluşçular ve Mistikler)
Hatırlamıyorum. Ben hayatımı onun sözleriyle geçirmiştim ve şimdi o söylediklerini hatırlamıyordu bile! (Deniz Deniz)
Karar verdiği anda şu ölümlü dünyadan çarçabuk ve acısızca ayrılmasına yetecek kadar uyku hapı stoklayıp köşesine koymuştu çok önceden. Küçük şişedeki kıymetli özgürlük tabletlerini sallarken, bu dünyada, koşullu olarak, günbegün kalmayı kendi seçtiği için kaldığını düşünmek içini can veren bir heyecanla ürpertirdi. (Melekler Zamanı)
(Platon:)
Yozlaşmış bir "iyi"nin ardından koşulduğunda bile Eros bir şekilde iyiye yönelme arzusudur.
***
Cinselliği bir çeşit evrensel, tinsel enerji, yıkıcı da olabilen, iyi amaçlarla da kullanılabilen belirsiz bir güç olarak tasavvur ederken Freud hiç kuşku yok ki Platon'un düşüncesindeki önemli bir çizgiyi izlemektedir. Freud da ruhu üç bölüme ayırır ve ruh sağlığını bu bölümlerin uyumu olarak resmeder. (Ateş ve Güneş)
Sanatçı, gerçeği yansıtabileceği özel bir dili öğrenen kişidir. (Kara Prens)
Biz, yalnızlığın mahremiyet yokluğuyla birleştiği toplu konutlarda yaşardık. (Deniz Deniz)
"İnsan, kendi resmini yapan ve sonra da bu resme benzer hale gelen bir yaratıktır." (Varoluşçular ve Mistikler)
"İnsan bir başka insanı ne zaman sahiden "öğrenebilmiş"tir? Belki de öğrenmenin imkansızlığını kavradığı, öğrenmek arzusunu dışladığı ve en sonunda öğrenmeye ihtiyaç bile duymaz olduğu zaman! O zaman da insanın ulaştığı şey bilgi değil, bir tür ortaklaşa varoluştur ki bu da aşkın kisvelerinden biridir." (Ağ)
Platon sanatı ve sanatçıyı en düşük ve en usdışı farkındalık çeşidini, eikasia adı verilen, belirsiz imgelere boğulmuş bir yanılsama halini sergilemeye mahkum eder. Mağara miti açısından bakarsak, bu, yüzleri mağaranın arka duvarına dönük olan ve yalnızca ateşin düşürdüğü gölgeleri gören tutsakların durumudur. Platon aslında sanatçının bir eikasia halinde olduğunu söylemez, ama açıkça ima eder ve hatta tüm sanat eleştirisi, gölgeyle sınırlı bilinç anlayışını geliştirip aydınlatır. (Ateş ve Güneş)
büyükler böyle ağlayabiliyorsa dünyada güvenlik yok demektir (Melekler Zamanı)
Katıksız nefret, hükmedici bir delilik haline gelebilir. (Deniz Deniz)
İnsanlar ve para olmasa, dünya ne mutlu bir yer olurdu. (Ağ)
İnsan, kendi resmini yapan ve sonra da bu resme benzer hale gelen bir yaratıktır. (Varoluşçular ve Mistikler)
acıların değil, gerçeğin ardında koşuyor insan; oysa gerçek akıllara sığmaz bir acı. (İtalyan Kızı)
Bu kentte kimi şeyler öğrenmiş olduğum kesin; örnekse, mutluluğumun üzgün bir yüz taşımış olduğunu öğrendim. (Ağ)
"Felsefenin esasen üzerine eğildiği şey, birinin sahip olduğu var oluş yapısını ve gerçek denilen o şeyi keşfedip ortaya koymaktır." (İyinin Egemenliği)
İnsan bir başka insanı ne zaman sahiden "öğrenebilmiş"tir? Belki de öğrenmenin imkansızlığını kavradığı, öğrenmek arzusunu dışladığı ve en sonunda öğrenmeye ihtiyaç bile duymaz olduğu zaman! O zaman da insanın ulaştığı şey bilgi değil, bir tür ortaklaşa varoluştur ki bu da aşkın sayısız kisvelerinden biridir. (Ağ)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kara-prens-iris-murdoch-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)