# Karanlık Yazılar - Mary Shelley Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Karanlık Yazılar kimin eseri? Karanlık Yazılar kitabının yazarı kimdir? Karanlık Yazılar konusu ve anafikri nedir? Karanlık Yazılar kitabı ne anlatıyor? Karanlık Yazılar PDF indirme linki var mı?  Karanlık Yazılar kitabının yazarı Mary Shelley kimdir? İşte Karanlık Yazılar kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/karanlik-yazilar-mary-shelley-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-11T10:00:06+03:00
- Güncelleme: 2022-05-11T10:00:06+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/11/mary-shelley-kimdir-mary-shelley-kitaplari-ve-sozleri-219473.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Mary Shelley 
 Çevirmen: Doğa Özışık 
 Editör: Alican Saygı Ortanca 
 Tasarımcı: Hamdi Akçay 
 Yayın Evi: İthaki Yayınları 
 İSBN: 9786257913096 
 Sayfa Sayısı: 128 
--reklam--
Karanlık Yazılar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Mary Shelley her şeyin geçiciliğinin hep farkındaydı.” –Muriel Spark

Mary Shelley’nin ölüm ve ötesine dair söyleyecekleri, henüz yirmi yaşındayken yayımlanan Frankenstein’la sınırlı değildi. Jeannette Winterson’a gençliğinde yazması için umut veren bu yazarın makaleleri ve öykülerinden oluşan Karanlık Yazılar, elli üç yaşında beyin tümörü nedeniyle hayatını kaybeden, yaşadığı döneme göre radikal olan siyasi görüşleriyle tanınan bir edebiyat devinin zihninin onu nerelere götürdüğünü gözler önüne seriyor.
Ölümsüzlüğün deva olamayacağı acılar, ölümünden yüzyıllar sonra uyananlar, hayalet hikâyelerinin cazibesi, doğanın kuvvetlerine hükmeden bir cüceyle yapılan tehlikeli bir anlaşma, baktığı kişinin içini dehşetle dolduran kem gözler, vazife mi aşk mı sorusuna cevap aranan bir rüya… Mary Shelley diyeceklerini fırtınalı bir sahilde usul usul anlatıyor sanki ve onu dinlememek mümkün değil.

Dünya bir lahit, gökyüzü bir yeraltı mezarı, biz ise yürüyen ölüleriz…
--reklam--
Karanlık Yazılar Alıntıları - Sözleri
Özgür ve bağımsız, daha doğrusu cüretkar ve hükmeden bir yetişkin olmak, başkaldıran kalbimin tek umudu ve duasıydı.
Ah beklenti, sen ne korkunç şeysin, hele bir de ümitten ziyade korkuyla beslendiğinde!
Ah beklenti, sen ne korkunç şeysin, hele bir de ümitten ziyade korkuyla beslendiğinde!
Hayalini kuracağımız ne kaldı?
Başka kim zayıflayan nabzına yaşamı döndürebilirdi ki? Yok edenden başka kim iyileştirebilir?
Ah beklenti, sen ne korkunç şeysin, hele bir de ümitten ziyade korkuyla beslendiğinde!
... dünya bir lahit, gökyüzü bir yeraltı mezarı, biz ise yürüyen ölüleriz.
İşte böyledir; kendimizi nehrin akışına bırakır, şelaleden aşağı çağlayanlarla taşınırız; irademizi tutkunun taşan sularına teslim eder, nereye olduğunu bilmeden gideriz.
Bazen yaşımın ilerlediğini farkediyorum. Saçımda gri bir tel buldum. Aptalca!
Savaş, nefret ve kan etrafımızda köpürürken, bizim aşktan ve saadetten söz etmemiz doğru muydu?
"Ona kızamazdım; ben de bir maske takmıyor muydum? Neden kızacaktım ki? Onun maskesi daha başarısız diye mi?"
Genç ellerimizle serpiştirdi ğimiz fani çiçekler, ölümüne düşman olanların ölesiye kavgasının altında çiğnendi.
Dünya bir lahit, gökyüzü bir yeraltı mezarı, biz ise yürüyen ölüleriz.
Şöyle düşündüm; dünya bir lahit, gökyüzü bir yeraltı mezarı, biz ise yürüyen ölüleriz.
“Fırtınalı denize atılmış, dümeni veya pusulası olmayan bir denizci; görünürde bilinen bir yer veya kuzey yıldızı olmadan, büyük bir ormanda kaybolmuş bir yolcu; böyleydim işte, ikisinden de daha kayıp ve daha umutsuz.”
--reklam--
Karanlık Yazılar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Karanlık Yazılar İncelemesi: Karanlık Yazılar, Mary Shelley'in başta ölüm ve yaşamın ölüme yönelen kısmını konu edinen deneme ve hikâyelerinden oluşan bir derleme. Bu konu seçimi Mary Shelley'in hemen her eserinde büyük ağırlık gösteriyor çünkü ölüm, Mary Shelley'in hayatına hiç de yabancı değildi. Bazı insanların dolaylı olarak ölümüne sebep olan ve genç yaşlarında defalarca evlatlarını kaybeden Mary Shelley'in ölüm ve sonrasıyla ilgili çokça düşünmüş olması şaşırtıcı değil.
 Shelley'in ölüm temasıyla beraber bir diğer imzası da yorucu üslubu bence. Kitabın tamamı 130 sayfa olsa da bu yorucu üslup sebebiyle kitabı okumam beş gün sürdü. Yazarın kelimeleri kullanmadaki becerisi oldukça sağlam ve kararlı olsa da maalesef herhangi bir kıvraklık emaresi göstermiyor. Kitabın anlatımı sizi alıp sürüklemiyor, sizin kitaba ulaşmak için çaba sarf etmeniz gerekiyor. Bazı okurlar bundan hoşlansa da ben kitapların okuyucuya macera boyunca eşlik edip yol göstermesi gerektiğine inanıyorum. Öte yandan hikâyelerin ardında yatan fikir bu mücadeleyi vermeyi tamamıyla boş olmaktan kurtarıyor.
Hikayeler ve denemelerle ilgili tek tek görüşlerim de şunlar:

Ölümlü Ölümsüz: Kitap içindeki en sevdiğim yazılardan biri oldu. Kitaba başlamak için güzel bir hikâye olmuş ki herhalde bunun için de editöre teşekkür etmek gerekir. Shelley, çokça işlediği 'kadının gururu' ve 'erkeğin direnci' temasını fantastik ve ilgi çekici bir hikâye ile paketlemiş ve ortaya keyifli bir öykü çıkmış. 7/10

Dirilen İngiliz: Shelley'in gazetede okuduğu bir haberden etkilenip kaleme almış olduğu bir deneme/hikâye. Geçmişte donarak vücudu korunan ve Shelley'in döneminde çözdürüldüğünde 150 yıl buzda kalan bedeni hayata dönen bir insanın hislerinin üstünkörü işlendiği bir deneme. Birazdan bahsedeceğim Dirilen Romalı adlı öykünün ayak sesleri olabilir. 5/10

Dönüşüm: Kitabın kapağına da taşınmış olan ve benim de en sevdiklerimden biri olmayı başarmış tamamıyla fantastik bir öykü. Defalarca işlenmiş olan şeytanla anlaşma ve kaybetme hikâyesinin bir tekrarı. Ama kesinlikle başarılı bir tekrar. Yazarın sağlam tasvirlerden ve çözümlemelerden feragat etmeden de akıcı bir üslup yakalayabileceğinin kanıtı niteliğinde fantazi sevenlerin muhakkak okuması gereken bir öykü. 8/10

Hayaletler Üzerine: Shelley'in yine ölümden sonraki hayat hakkında kaleme aldığı bir eser. Bu kez hayaletlerden bahseden yazar tanıdıklarının başında geçmiş hayalet hikâyeleri ile yazısını süslemiş. Şahsen fazla ilgi çekici bulmadım. Yalnız son paragrafında bahsi geçen King o' the Cats hikâyesini tanımama vesile oldu. 5/10

Valerius, Dirilen Romalı: Dirilen İngiliz denemesinde bahsedilen haberden yola çıkarak yazılmış olduğu belli olan eser bu sefer çok daha uzun bir süre dünyadan ölümle izole edilmiş bir Roma askerinin ve devlet adamının hayata ve bir zamanlar uğruna öldüğü ülkenin kurulmuş olduğu toprağın üzerindeki Roma şehrine dönüşünü anlatan bir hikâye. Hikâye bende büyük bir bitmemişlik hissiyatı uyandırdı. Ancak Valerius'un duygularını okuyucuya geçirme veya okuyucuda halihazırda bulunan o duyguları uyandırma hususunda çok iyi bir iş çıkarılmış. 6/10

Kem Gözlü: Balkanlar ve Yunanistan coğrafyasında geçen bir öykü. Diğerlerine nazaran daha uzun ve olaylı bir öykü. Bir olay hikâyesi olduğunu doğrudan belli eden hikâyelerden. Ancak öykü boyunca Shelley o kadar çok yerden bahsediyor ve o kadar çok tasvirde bulunuyor ki hikâyenin oldukça klişe ve tahmin edilebilir sonuna vardığınızda bir hayal kırıklığı oluşmuyor değil. 7/10

Rüya: Yazarın diğer eserlerinden çok farklı bir havası var. Gerek anlatım özellikleri gerekse konu bakımından diğer hikâyelerden farklı. Ama 'Kadının Gururu ve Erkeğin Direnci' teması bu hikâyede de oldukça belirgin. Diğer hikâyelerde çok öne çıkmayan dinî inançlar bu hikâyede önemli rol oynamış. Her yönüyle yazarım diğer eserlerinden farklı 7/10 (Uygar) 
Her şeyden öte Mary Shelley'in harika bir dili olduğunu söylemek istiyorum. Beğeniler tabiki herkese göre değişir ama ben çok beğendiğimi belirteyim. Hem dünya klasiği okuyup hem ruhumu bir müziğe kaptırmış şekilde masalsı hikayelerle yolculuk yapıyorum sanki. Dünya klasikleri seven fantastik okurlara daha çok tavsiye ederim. Yazarın öykülerinin harika bir derlemesi olmuş. Sonsöz'ü ise bir şekilde kesinlikle okuyun. Çünkü gerçekten Shelley'i çok güzel anlatmış. (Ged) 
Mary Shelley, genç yaşlarında yazmış olduğu Frankenstein ve Mathilda gibi başyapıtları ile dünya korku edebiyatına yön vermiş bir yazardır. Karanlık yazılar kitabı ise, en başta Shelley'nin hayatını kısaca anlatan ve daha sonra 7 farklı hikaye ve denemeden oluşan bir eserdir. Kitap genel olarak çok fazla korku unsuru içermese de kasvetli bir havası olduğunu ve ağır bir kitap olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. 130 sayfa olmasına rağmen 4 gün gibi bir sürede ancak okuyabildim. Hemen öyle bir anda okuyup bitiremiyorsunuz.
.
.
Benim kitapta en sevdiğim öykü fantastik türe ait "Dönüşüm" oldu. Yine bir diğer "Ölümlü, Ölümsüz" ise fena değildi. "Valerius, Dirilen Romalı öyküsü ise konusu itibariyle gayet güzel ama sanki olmamış bir hikaye gibi geldi. Çok daha iyi yazılabilirdi diye düşünüyorum.
"Kem Gözlü" ise kitabın en uzun ve olayların fazla yaşandığı bir hikaye olarak söyleyebilirim. Ancak finalde yine bir hayal kırıklığı yaşamış oluyorsunuz.
.
.
Genel olarak kitabı çok fazla beğendiğim söylenemez ama büyük bir yazar olan Mary Shelley okumuş olmak yine de beni mutlu etti. Kitapla ilgili söyleyeceklerim bunlardan ibaret. Herkese bol kitaplı günler dilerim. (Enes Kaplan) 
--reklam--
Karanlık Yazılar PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mary Shelley - Karanlık Yazılar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Karanlık Yazılar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mary Shelley Kimdir?
1797 yılında Londra'da doğdu. Babası William Godwin, radikal siyasal görüşleriyle tanınan bir yazar, annesi Mary Wollstonecraft ise dönemin etkili bir kadın hakları savunucusuydu. Annesi doğumu sırasında ölünce, babası tarafından büyütüldü ve doğal olarak ondan ve arkadaş çevresinden oldukça etkilendi. Bu şartlar altında edebiyat ve felsefe'nin başlıca ilgi alanları olması kaçınılmazdı. Çocukluğunun büyük bölümünü kitap okuyarak, hikayeler yazarak geçiren Mary 1814'de, dönemin en gözde romantik şairlerinden Percy Bysshe Shelley'e aşık oldu. Percy Shelley'in evli olması nedeniyle İsviçre'ye kaçmak zorunda kaldıklarında Mary henüz 17 yaşındaydı. Babası William Godwin bu ilişkiye karşı çıktı. İki sevgili, Percy'nin eşinin 1816'da ölümünden sonra Londra'ya dönüp evlenebildiler. Ardından İtalya'ya yerleştiler.

Frankenstein'in düşüncesi; Mary'de, 1816 yazında yarı uyanık olarak gördüğü bir kabus sebebiyle oluştu ve hikayeyi geliştirmesi için eşi tarafından desteklendi. Frankenstein ya da Modern Prometheus 1818 başlarında yayımlandı. Romanın doğuşunda, İngiltere'deki sanayi devriminin, Locke ve Hobbes gibi düşünürlerin etkisini de görmek mümkündür. 1822 yılında eşini bir tekne kazasında kaybeden Mary, Londra'ya döndü ve 1851 yılında ölünceye kadar profesyonel yazarlık yaptı. Frankenstein; kuşaktan kuşağa bir korku klasiği olarak aktarılsa da, öyküde doğrudan korkuya yapılan bir gönderme yoktur aslında. Katil, canavar denilen yaratık ve yaratıcısı Dr. Frankenstein kurbandır aslında. Modern çağa ve rasyonel aklın egemenliğine karşı romantik başkaldırının metaforudur onlar. Yani toplum dışına itilen, kendi savaşını veren ve bu savaşta yenilen farklı insanların acıklı öyküsüdür.

Daha çok Frankenstein ile anılan Mary Shelley ayrıca, Lodore, Falkner (1837), Perkin Warbeck ve insanlığın yavaş yavaş yok oluşunu inceleyen ve 1826'da yayımlanan apokaliptik bir roman olan The Last Man'in de yazarıdır.
--reklam--
Mary Shelley Kitapları - Eserleri
Frankenstein ya da Modern Prometheus
Frankenstein
Ölümlü Ölümsüz
Frankenstein Cilt 1
Maurice, ya da Balıkçının Kulübesi
Frankenstein Cilt 2
Mathilda
Karanlık Yazılar
Son İnsan
Transformation
--reklam--
Mary Shelley Alıntıları - Sözleri
Ah beklenti, sen ne korkunç şeysin, hele bir de ümitten ziyade korkuyla beslendiğinde! (Karanlık Yazılar)
Ey insanoğlu, çiçeklerle bezenmiş yeryüzündeki tüm miras hakkından el çek, yeryüzünden sana kalabilecek tek şey, ölülerin gereksinim duyduğu küçük bir çukur. (Son İnsan)
"Kederim seninkinden büyük çünkü pişmanlığın acı iğnesi, ölüm beni alana kadar yaralarıma batmayı bırakmayacak." (Frankenstein)
Bir kötülük başka bir kötülüğü yaratır. (Maurice, ya da Balıkçının Kulübesi)
Ayrım gözetmeksizin her şeyi öğrenmek de istemiyordum. İtiraf edeyim, ne dillerin yapısı, ne hükümetlerin işleyişi, ne de çeşitli devletlerin siyaseti çekici geliyordu bana. Öğrenmek istediğim, yerin ve göğün sırlarıydı: Beni ister eşyanın dış görünüşü, ister doğanın iç düzeni, isterse insanın gizemli ruhu zapt etmiş olsun, araştırmalarım hep metafiziğe, ya da bu kelimenin en yüksek anlamıyla dünyanın fiziki sırlarına yönelikti. (Frankenstein ya da Modern Prometheus)
İnsanın iyiliğine nasıl inanırım artık? (Frankenstein Cilt 1)
Ben okumayı Bayan Barnet'in İncil'inden öğrenen çocuklardan biriyim. O 'iyi komşuluk karşılığı' diyerek bunun için para almazdı ama her Pazar ona bir sepet sebze ve meyve götürür, her güz bizim en iyi elma şarabımızdan bir düzine verirdik. (Maurice, ya da Balıkçının Kulübesi)
... dünya bir lahit, gökyüzü bir yeraltı mezarı, biz ise yürüyen ölüleriz. (Karanlık Yazılar)
Tanrı'nın yarattığı Adem'in bile Havva'sı vardı. Benim kimim var? Herkesin tek başına bıraktığı yapayalnız bir kişiyim ben. (Frankenstein)
Beni sadece kararlılığımın verdiği güç ayakta tutuyordu. (Frankenstein Cilt 1)
Ah o sonu gelmez zamanın ağırlığı! O bir türlü geçmek bilmeyen saatlerin bezdiriciliği! (Ölümlü Ölümsüz)
Tek tesellim yalnızlıktı; derin, kapkaranlık, ölüm gibi bir yalnızlık. (Frankenstein ya da Modern Prometheus)
İhtiras kusur değildir. Deli, genellikle öngörülü olduğunu sanan kişidir.Ve bazen, habercilerimizin örneğinde olduğu gibi, hayal kurmaya devam etmek gerekir... Gerçeğe dokunabilmek için... (Frankenstein Cilt 1)
Ancak yapmamaları gereken şeyi yapan insanlar, işledikleri suçun hayır getirdiğini nadiren görürler. (Maurice, ya da Balıkçının Kulübesi)
Bak Mathilda, insanlar için gözlerini feda etsen, zaten kördü derler. (Mathilda)
“Bir şeyin sana ait olduğunu anlamak için onu özgür bırak Mathilda" (Mathilda)
"Nedir bu ölüm? Seni bir daha görememek mi? Kendi parçamdan ayrılmak mı?" (Mathilda)
Ölüm her zaman, yüzüstü bıraktıklarını, birbirinde ayıracağı vakitten önce acı çektirerek yakınlaştırır. (Frankenstein Cilt 1)
Daha doğuşundan beri dev olarak adlandırdığım aşkım, umutsuzlukla mücadele ediyordu. Savaş alanı olan yüreğim birisinin demir ökçesiyle yaralanmış, ötekinin sel gibi akan gözyaşlarıyla ıslanmıştı. (Son İnsan)
”güvenmek sevmekten daha değerli, zamanla anlarsın.” (Mathilda)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/karanlik-yazilar-mary-shelley-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)