# Kaybedenlerin Belleği - Michel Ragon Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kaybedenlerin Belleği kimin eseri? Kaybedenlerin Belleği kitabının yazarı kimdir? Kaybedenlerin Belleği konusu ve anafikri nedir? Kaybedenlerin Belleği kitabı ne anlatıyor? Kaybedenlerin Belleği PDF indirme linki var mı?  Kaybedenlerin Belleği kitabının yazarı Michel Ragon kimdir? İşte Kaybedenlerin Belleği kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kaybedenlerin-bellegi-michel-ragon-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2023-01-21T03:00:11+03:00
- Güncelleme: 2023-01-21T03:00:11+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2023/01/21/michel-ragon-kimdir-michel-ragon-kitaplari-ve-sozleri-381093.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Michel Ragon 
 Çevirmen: Işık Ergüden 
 Orijinal Adı: La mémoire des vaincus 
 Yayın Evi: Ayrıntı Yayınları 
 İSBN: 9789755395876 
 Sayfa Sayısı: 448 
--reklam--
Kaybedenlerin Belleği Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kaybedenlerin Belleği, her ne kadar hayali bir kahramanın yaşadıklarını anlatıyor gibi görünse de, aslında gerçek ve kurmaca kişileri, tarihin, mitin, romanesk, biyografi ve otobiyografinin iç içe geçtiği geniş bir freskoda bir araya getiriyor. Yüz yıla yakın yaşamış olan, yoksul bir yol işçisinin oğlu olarak başladığı hayatının her safhasında işçi olmanın gururunu taşımış ve ömrü boyunca anarşist ideallerinden hiç vazgeçmemiş bir işçiden, Fred’den ve onun çocukken âşık olduğu, şimdinin ünlü ve çok zengin tablo taciri Flora’dan bahsediyor bize.Bunların yanı sıra, Bonnot Çetesi’nden Mayıs 68’e, Kronştat’tan İspanya İç Savaşı’na dek anarşist-özgürlükçü hareketin canlı tarihi, diğer yandan Lenin, Troçki, Kollontay ve Rus Devrimi’nin tüm merkez komitesi, III. Enternasyonal, Avrupa’nın komünist ve sosyalist partileri aracılığıyla Marksist hareketin yirminci yüzyıl tarihinin önemli bir kesiti anlatılıyor bu romanda. Diğer bir deyişle, bir ömre sığdırılmış iki dünya savaşı, bir Bolşevik Devrim, bir iç savaş ve büyük umutlar, büyük hayal kırıklıkları, büyük aşklar, sınırsız nefretlerle örülmüş bir tarih seriliyor gözlerimizin önüne.Romanın 1899-1985 yılları arasındaki akışı içinde komünizm, anarşizm, faşizm bütün karmaşıklığıyla, acımasız mücadeleleriyle, Michel Ragon’un portrelerini şaşırtıcı bir ustalıkla çizdiği tarihsel kişiliklerin gözünden resmediliyor. Bu kitap aslında ezeli kaybedenlere bir güzelleme. Kaldı ki bu kaybedenler, asla kendilerini yenilmiş saymaz ve her türlü baskıya ve zulme karşı her yerde ve her koşulda baş eğmez bir özgürlük ruhuyla canlanıyor ve harekete geçiyor roman boyunca.
Kaybedenlerin Belleği Alıntıları - Sözleri
..."Her sanat kendi harikasını yarattı,
yönetme sanatı ise canavarlardan başka 1şey yaratmadı."...

SAINT-JUST
..."Cellat olmaktansa aptal olmak iyidir."...
...Bütün otobiyografiler yanlıştır.
İnsan kendine karşı her zaman fazlasıyla hoşgörülü davranır."
""Tüm dostlarımın birbiri ardına öbür dünyayı boyladığını ve kütüphanelerini bana miras
bıraktıklarını düşünsene!""
..."Ne iş yapıyorsun hayatta?"
"Elimden geleni."...
...Savaş onu el çabukluğuyla yutuvermişti. Sayısız insan gibi...
..."Ellerinle çalışmalısın, 1yandan da ruhunu eğitmelisin.
Sağlam 1kafa ve işçi elleri, daha iyisi can sağlığı!!!
"""...Hayat, tuzak ve keşiflerle, sürpriz ve düş kırıklıklarıyla dolu, tuhaf 1yoldur..."""
İnsan gelir, gider.
Rastladığınız kimilerini unutursunuz, yok olup giderler.
Kimileri de işin içine öyle 1karışır ki size musallat olur, kene gibi yapışırlar...
İnsan fikirleri için ölebiliyorsa, bu idealdir; fikirleri için yaşayabiliyorsa politikadır.
Kaybedenlerin Belleği İncelemesi - Şahsi Yorumlar
~~~Uzun1DöneminBelleği~~~: Michel Ragon, yoksul 1köylü ailenin çocuğu olarak Fransa, Fontenay-le-Comte'da dünyaya gelmiştir. Okumaya ve sanata karşı büyük 1ilgi ve tutkusu olan yazar, 1943'te, Alman işgal güçlerine karşı bildiri dağıttığı için Gestapo tarafından aranmaya başlayınca, doğduğu bölgeye geri dönüp 1süre saklandıktan sonra 1945'te Paris'e yerleşir. Bu tarihten itibaren çok çeşitli işlerde çalışmış ama aynı zamanda emekçilerin mücadelesi, anarşizm, mimari üzerine sürekli yazılar yazmaya da başlamıştır. Daha sonra dünyanın dört 1yanını dolaşmış, dersler vermiş, kitaplar yazmıştır ki bu yaşadıkları da kitaba yansımıştır epeyce...

~~~Hayat, tuzak ve keşiflerle, sürpriz ve düş kırıklıklarıyla dolu, tuhaf 1yoldur.~~~
~~~Ne iş yapıyorsun hayatta?"
"Elimden geleni.~~~
Kitap giriş cümleleriyle en baştan zihnime kazinarak unutulmaz kitap başlangıçları içinde en iyi kitaplar arasında yerini aldı fakat bu şekilde devam etmedi benim için neyazik ki belki de şuan 1az hasta olmamdan kaynaklı zor ilerleyen 1kitap oldu, başka 1dönemde okusam belki daha çok sevebilirdim ama orta kısımlar çok tekrara düşmüş gibi hissettim oyuzden de yordu 1az...

~~~Hepsi benim projemi destekliyordu. Büyük oğlu Germinal, İspanya İç Savaşı anılarını benim kullanımıma sunmayı önerdi. Düşüncem vücut buluyordu. Mariette ve Louis, ilk karısından olan iki çocuğu da vazgeçmemem için beni teşvik ediyorlardı. Ne dedim ben? "İlk karısı" mı? Ya Flora'ya ne demeli? Biricik, unutulmaz Flora! Ya Galina, Rus Galina? İlk yasal karısı diyelim en iyisi. Tabii daima yasadışılıkla övünen 1i için yasallıktan söz edilebilirse eğer... Neyse, bırakalım bu lafları. Karıları ve çocuklarıyla kafa karıştırmaya daha şimdiden başlarsam, olayları anlatmaya kalkıştığımda durum ne olacak? Evet, olaylar. Onca olay, onca kadın ve 1kaç çocuk! Tüm bunları unutmamalı. Hiç1şeyi unutmamalı. Kitaplar da ölür; ama insanlardan daha uzun ömürlüdürler.~~~
Fred Barthélemy, ne direnişçi, ne işbirlikçi olan bu epey sıradışı mahkûm, kimseye ait değildi, adli mahkûm da değildi. Hiç1listede adı geçmiyordu. Ne kınanacaklar listesinde ne ödüllendirilecekler, ne cellat ne şehit, ne şu ne bu. Hiç. Hiçti o, toplumun, iktidarın 1kez daha kelimelerle oynadığını hissediyordu...
1899-1985 yılları arasında geçen komünizm, faşizm, anarşizmin bütün karmaşıklığı içinde acımasızca yapılan mücadele, İspanya iç savaşı, Lenin, Rus Devrimi, Troçki, Avrupa'nın kominizm ve sosyalist partileri ile yirminci yüzyılın önemli kesitlerinden oluşan kitap derinliği fazla, okuması yorucu 1yolculuktu.

Tüm bu yaşananlar içinde yaşanan hayal kırıklıkları, umutlar, büyük aşklarla 1likte her türlü baskı ve zulümle, her koşulda boyun eğmez 1özgürlük ruhu da okumayı güçlendiriyor. Ezeli kaybedenlere 1tür kazanılmış ruh veren kitap, belleği kurtarmaya yardım ederek, ""Sanki dünyanın belleği"" haline gelir...

Ara ara yorularak okumuş olsam da kitabı anlattığı siyasi durumlar ve duygu geçişleriyle severek okudum, özellikle kitap ayrıntıları verdiği yerler benim için çok özeldi Serge yi okumak için öne almış olabilirim uzun süredir listemdeydi ya da Celine yi :))) zira sonuçta kitap sahaf kitabıydi bu kısımdaki ayrıntıları çok çok sevdim, herkese sağlıklı mutlu huzurlu keyifli okumalar... (AYŞE...) 
Lenin, Paris ve bazı şeyler...: Uzun süreden sonra en beğendiğim kitaplardan oldu. Bir sıralama yap denilse, en sevdiğim ilk beş kitabın içinde bu kitap kesinlikle olacaktır. Çevirmen Işık Ergüden, bir de burdan bakmak var.

Bir anarşistin, bir devrimcinin biyografisi.
Fred , Fransa-da yaşayan bir işçidir. Marksizmin etkisinde kalarak Rusya' ya göçer. Tabiki kendi ülkesinden hain olarak... Sadece göçler, devrimler, anarşi, idealler yoktur, bunların etrafında dönen büyük aşklar da vardır. Daha başka Lenin, Stalin, Troçki, Kollantay da vardır. Marksizmi görülen ve bilinen penceresi dışında, Lenin' ın dibinde çalışmaya kadar başaran Fred' in penceresiyle gòrmek, bir de bilinmeyen yanlarıyla devlet adamlarının ve yakın çevrelerinin sürtüşmelerine tanık olmak.

III. Enternasyonal'in marksizmi oturtmak adına proleter sınıfı nasıl ezdiğini... Sizin için, size rağmen devrim yapıyoruz demeye getirdiklerini görmek. Aslında çok kapsamlı bir kitap, daha neler neler barındırıyor içinde.
Ragon' un anlatış şekli, üslûbu ve dili, bir tarihçiden çok, öykücü anlatış şekline uyuyor.
Bir başka konu ise Ragon'u okurken Céline 'nin o bodozlama, sokak ağzı geliyor aklınıza. "Taksitle Ölüm" kitabında böyle doyurucu anlatım vardı. Kitabın 376 ıncı sayfasında da zaten Ragon, kitabın kahramanı Fred ile Céline i bir kafede buluşturup konuşturur. Kendisi de antikonformist olan yazar, insanlığa biraz da burda giydirir.
Okuyan hiç kimsenin pişman olacağını düşünmediğim, kitap gibi kitap. :)
Bu günlerde ne okusam diye düşünen varsa bu kitabı mutlaka okusun.

En büyük salgın, gönüller arasına mesafe getiren parazitlerin oluşturduğu salgındır. Dilerim bir an önce -biraz da zorunlu kalındığından değil - keyfi olarak evlerimize tıkılıp kitap okuduğumuz o günler geri gelir.
.... (Metin Pir) 
Çok uzun bir zaman aralığını kapsayan kitapta kahramanımız 1917 Rus devriminde de İspanyol iç savaşında da Fransa’daki gelişmelerde de hep sözde var olan iktidarı yok edip halka gerçek özgürlüğü vererek devlet otoritesini yok edeceğini vaat eden liderlerin nasıl zamanla otoritenin kendisi haline dönüştüğünü görerek hep acı duymuş ama anarşizme inancını da kaybetmek istememiştir. İşte bu noktada anarşizm,komünizm kavramlarının toplumlar için uygun olup olmadığını sorgulamanıza yardım ediyor. Kitabı okurken Atatürk’ün dehasına bir defa daha hayran oldum çünkü aynı dönemde yapılan pek çok devrim ve değişim hareketi başarısız olduğu halde bizde günümüze kadar gelen böylesi sağlam bir yapı oluşturduğunu fark ediyorsunuz. Rus devriminin köylülerini kaba,cahil olarak tanımlayıp önemsemeyen bir kadro tarafından yapıldığını,bencilce kendi iktidarı dışındaki hiçbir şeyi önemsemeyen liderleri gördükçe ne kadar insancıl bir devrime ve şahane bir lidere sahip olduğumuzu tekrar fark edip çok şanslı hissettimKitaba dair tek eleştirim,akıcı bir kitap olmakla birlikte bazı yerlerde diyaloglar çok fazla bilgi vermeye yönelik olduğu ve elbette dönemin tüm siyasi-askeri kişiliklerine hakim olmanız zor olduğu için soluklanma ihtiyacı hissetmemdir.O yüzden daha rahatlatıcı farklı bir kurgu beklerdim (Betül) 
Kaybedenlerin Belleği PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Michel Ragon - Kaybedenlerin Belleği kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kaybedenlerin Belleği PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Michel Ragon Kimdir?
Fransa, Fontenay-le-Comte’da, yoksul bir köylü ailesinin çocuğu olarak 24 Haziran1924’te dünyaya gelen ve 8 yaşında öksüz kalan Michel, 14 yaşında annesiyle birlikte Nantes’a taşınır ve burada garsonluk, çıraklık dahil her türlü işe girip çıkar. Bu dönemde okumaya ve sanata karşı büyük bir ilgi ve tutkusu da oluşur. 1943’te, Alman işgal güçlerine karşı bildiri dağıttığı için Gestapo tarafından aranmaya başlayınca, doğduğu bölgeye geri dönüp bir süre saklandıktan sonra 1945’te Paris’e yerleşir. Bu tarihten itibaren çok çeşitli işlerde çalışmış ama aynı zamanda emekçilerin mücadelesi, anarşizm, mimari üzerine sürekli yazılar yazmaya da başlamıştır. Daha sonra dünyanın dört bir yanını dolaşmış, dersler vermiş, kitaplar yazmıştır.
--reklam--
Michel Ragon Kitapları - Eserleri
Kaybedenlerin Belleği
Modern Mimarlık ve Şehircilik Tarihi
Modern Sanat
--reklam--
Michel Ragon Alıntıları - Sözleri
"""...Hayat, tuzak ve keşiflerle, sürpriz ve düş kırıklıklarıyla dolu, tuhaf 1yoldur..."""
İnsan gelir, gider.
Rastladığınız kimilerini unutursunuz, yok olup giderler.
Kimileri de işin içine öyle 1karışır ki size musallat olur, kene gibi yapışırlar... (Kaybedenlerin Belleği)
İşçi kentleri inşa etme fikri şüphesiz ihtilalci bir fikirdir. Hiç kuşku yok ki bu fikir, bir işaretle asillerin ve zenginlerin üzerine saldırmaya hazır, bir araya toplanmış, yoksul bir kalabalığı el altında bulundurmak için öne sürülmüştür. (Modern Mimarlık ve Şehircilik Tarihi)
Bir makine kullanan kişi, işini makine gibi yapmaya başlar. İşini makine gibi yapan birisi de sonunda bir makinenin kalbine sahip olur. Göğsünde makine bir kalp taşıyan kişi ise saflığını kaybeder.

(Werner Heisenberg, "Çağdaş Fiziğin Doğası"/Alıntı, Michel Ragon'un "Modern Mimarlık ve Şehircilik Tarihi" kitabından) (Modern Mimarlık ve Şehircilik Tarihi)
...Bütün otobiyografiler yanlıştır.
İnsan kendine karşı her zaman fazlasıyla hoşgörülü davranır." (Kaybedenlerin Belleği)
""Tüm dostlarımın birbiri ardına öbür dünyayı boyladığını ve kütüphanelerini bana miras
bıraktıklarını düşünsene!"" (Kaybedenlerin Belleği)
..."Ne iş yapıyorsun hayatta?"
"Elimden geleni."... (Kaybedenlerin Belleği)
..."Her sanat kendi harikasını yarattı,
yönetme sanatı ise canavarlardan başka 1şey yaratmadı."...

SAINT-JUST (Kaybedenlerin Belleği)
Eiffel ile birlikte makine dünyası zaferini ilan ediyordu. Teknik ve kapitalizm yeni bir evreye girmek üzereydi. Tüketiciye dönüştürülecek olan kitleler için geçici nesneler üretimi. (Modern Mimarlık ve Şehircilik Tarihi)
..."Ellerinle çalışmalısın, 1yandan da ruhunu eğitmelisin.
Sağlam 1kafa ve işçi elleri, daha iyisi can sağlığı!!! (Kaybedenlerin Belleği)
İnsan fikirleri için ölebiliyorsa, bu idealdir; fikirleri için yaşayabiliyorsa politikadır. (Kaybedenlerin Belleği)
..."Cellat olmaktansa aptal olmak iyidir."... (Kaybedenlerin Belleği)
...Savaş onu el çabukluğuyla yutuvermişti. Sayısız insan gibi... (Kaybedenlerin Belleği)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kaybedenlerin-bellegi-michel-ragon-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)