# Kayı 11 - Ahmet Şimşirgil Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kayı 11 kimin eseri? Kayı 11 kitabının yazarı kimdir? Kayı 11 konusu ve anafikri nedir? Kayı 11 kitabı ne anlatıyor? Kayı 11 PDF indirme linki var mı?  Kayı 11 kitabının yazarı Ahmet Şimşirgil kimdir? İşte Kayı 11 kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kayi-11-ahmet-simsirgil-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-27T06:00:10+03:00
- Güncelleme: 2022-06-27T06:00:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/27/ahmet-simsirgil-kimdir-ahmet-simsirgil-kitaplari-ve-sozleri-255660.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ahmet Şimşirgil 
 Yayın Evi: Timaş Yayınları 
 İSBN: 9786050830279 
 Sayfa Sayısı: 352 
--reklam--
Kayı 11 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Facialara ve olaylara kalkan olamadım ise de paratoner vazifesi gördüm. Bütün musibetleri üzerime çektim. Kendimi feda ederek vatanı kurtarmaya çalıştım.”
Sultan Vahideddin
Söğüt’te coşkuyla başlayan Kayı boyunun 6 asırlık hikâyesi İstanbul’da hüzünle sona eriyor… Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, KAYI XI: Elveda kitabıyla okuru Osmanlı İmparatorluğu’nun son nefesini verdiği en zor yıllara götürüyor.
• Afrika’daki son Osmanlı toprağı Trablusgarp’ın elden çıkışındaki gafletler nelerdi?
• Balkanlarda tek kurşun atılmadan terk edilen dört asırlık yurtlar nerelerdi?
• Osmanlı Devleti’ni I. Cihan Harbi’ne kimler, nasıl soktular?
•Türk tarihinin en hazin harekâtı Sarıkamış’ta neler yaşandı?
• Araplar Osmanlı’ya ihanet etti mi?
• Filistin toprakları nasıl elden çıktı?
• Çanakkale ve Medine’de verilen destansı mücadele…
• İngiliz ve Siyonistlerin Osmanlı’yı parçalamak adına kurdukları büyük oyun…
• Vahideddin Han ülkeyi kurtarabilme adına nasıl bir mücadele verdi?
• Mustafa Kemal’le araları neden açılmıştı?
• Vahideddin Han, hain miydi? Vatanı satmış mıydı? Neden yurt dışına çıkmak zorunda kaldı?
• 623 yıllık kudretli tarihin en acı skandalı nasıl yaşandı?
Ve daha birçok sorunun cevabı Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’in kaleminden KAYI XI: Elveda kitabında…
--reklam--
Kayı 11 Alıntıları - Sözleri
Karlarda yatarlar şerefli, şânlı
Kimisi vurulmuş, nur yüzlü kanlı,
Kimisi nevcivan, taze nişânlı
Boynu buruk, melûl, gözü yoldadır
"Edirne'yi vermemek üzere iktidara gelenler bırakın Edirne'yi kurtarmayı devletin bütün bekasını Avrupalı büyük devletlerin inisiyatifine bırakmaktan rahatsız olmamışlardı. "
(İttihat ve Terakki'nin) kurtuluş reçetesi ise, Batılı fikirler ile beslenip Batının idari, siyasi ve sosyal yönlerinin aynen iktibas edilmesinde görülüyordu.

Öyle ki bu durum kendilerini Osmanlı Devleti'nin sadece idari yapısına değil, zihniyetine ve mensup olduğu dine dahi düşman hale getirmişti.
Ancak anlaşma yaparken bütün maddelerin başına"Sultan adına" ibaresini koydurmayı ihmal etmemişlerdi.Zira onlar için tek önemli husus hain gösterebilecek birinin var olmasıydı!
''Facialara ve olaylara kalkan olamadım ise de paratoner vazifesi gördüm. Bütün musibetleri üzerime çektim. Kendimi feda ederek vatanı kurtarmaya çalıştım''
 Sultan Vahidettin Han
Ünlü Fransız savaş muhabiri George Remond eserinde Balkan Savaşı esnasında 1912 Ekim 'inden 1913 Mayıs' ına kadar geçen sürede Kırklareli, Lüleburgaz, Vize ve Çatalca 'da Bulgarlarla yapılan savaşlarda gördüklerini, duyduklarını ve hissettiklerini yazarken şöyle diyordu :
"Yine de gerçek dehşeti, cehennem kapılarından birkaç defa girmiş çıkmış bir ressam bile tasvir edemez."
"Diğer taraftan Vahideddin Han'ın onaylamadığı ve Ankara Hükümeti'nin de kabul etmediği Sevr Antlaşması ölü doğmuş bir belge olarak kalmıştır. Ancak İngilizlerce Osmanlı Heyeti 'nin imzaya mecbur bırakıldığı meş' um belge, Vahideddin Han'ı kötülemek için sınırsızca kullanılmıştır. "
Fahreddin Paşa, kaleyi tahliye etmesini teklif eden İstanbul Hükümeti'ne, "Medine Kalesi'nden Türk bayrağını ben kendi elimle indiremem, eğer mutlaka tahliye edecekseniz buraya başka bir kumandan gönderin." cevabını vermişti. Fahreddin Paşa, "Takdîr-i İlâhî, rızâ-yı peygamberî ve irâde-i pâdişâhî şeref-müteallik oluncaya kadar Medine müdafaası devam edecektir." diyordu.
Sakarya Meydan Savaşı, Türkler için bir ölüm - kalım mücadelesi oldu. Nitekim Sakarya 'da Türk milleti kadınlı erkekli, vatanlarına saldıran düşman kuvvetlerine kahramanca karşı koyma kudretini gösterdi. Türk ve Yunan kuvvetleri, Sakarya kıyılarında 100 kilometrelik bir sahada 22 gün ve gece süren bir meydan savaşı yaptılar. Meydana gelen kanlı muharebelerde bazen Yunan kuvvetleri, bazen Türk kuvvetleri başarılı oldu.

 Nihayet Türk hatlarını yaramayan yunan birliklerinde moral çöküntüsü oluştu. Türk ordusu 10 Eylül'de genel taarruza geçti. Beylikköprü, Duatepe ve Kartaltepe muhrebelerinde ağır kayıplar veren yunan ordusu Sakarya'nın batısına çekildi.
Vahideddin Han daha sonra hiçbir zaman ihanet içinde olmayacağının ifadesi olarak şu cümleleri kullanacaktır :

 "Facialara ve olaylara kalkan olamadım ise de paratoner vazifesi gördüm. Bütün musibetleri üzerime çektim. Kendimi feda ederek vatanı kurtarmaya çalıştım."
--reklam--
Kayı 11 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Evlada Kayı. Elvada şanlı Osmanlı Devleti...
Osmangazi Han ile toprağa atılan bir tohumun Fatih Sultan Mehmet ile koca bir çınara dönüşmesi ve İttihatçılar tarafından köklerinden kesilmesi.
Necip Fazıl KISAKÜREK'in dediği gibi
"Dünyada bin yıllık tarihi silinen ve o günü bayram olarak kutlayan başka bir millet yoktur!
Bu topraklar Samsa Çavuşlar Konuralpler de gördü
Hüseyin Avni paşa, Mithat paşalarda gördü. (Murat kaymak) 
Kayı’yı bitirmişken...: 27 Haziran 2014’te Kayı 1 ile başladığım Kayı serisini, 22 Aralık 2019 pazar akşamı Kayı 11 ile nihayet verdik. Uzun bi yolculuktu bizim için. Kayı 1, 2, 3, 4 ve 5’i 18 günde ardı ardına bitirmişim. Sonrasında aralıklı olarak okuduğum Kayı serisine bu sene tekrar ağırlık verdim ve bitirdim. Elde ettiğim sonuç şu:
Kayı 1’de anlatılan zamanlarda erdemler, ahlâklar, insan kazanmanın usûlleri, millî ve kalbî birliktelik, feraset, basiret, ayıklık -agâhlık- ve daha birçok şey; Kayı 11’de kaybedilmiş... Uğruna can verilen, kan verilen topraktan namusa, vatandan haysiyete her şey tükenmiş. 1290’lı yıllarda ahlâkları, şecaâtleri, insanlıkları, adalet ve cesaretleri ile ‘peygamber ve sahabesi’nin asr-ı saâdetini andıran insanların yerine; 6 asır sonra 1890-1920’li yıllarda ahlâksızlıkları, korkaklıkları, insanlıktan çıkmışlıkları, adaletsizlikleri, cesaretsizlikleri, kibirleri, hasetleri ile Ebu Cehillere türbe yapmamıza vesile olacak insanlar gelmiş ve hüküm sürmüş. 31 Mart olayı sonrası Sultan Abdülhamid’in hal’i ve sonrasından yaşananları okudukça ben utandım. Bulgaristan’ın ve Trablus’un elden çıkması, Sarıkamış faciası, Çanakkale Savaşları’nın başarısı hariç yapılan hatalar, Kanal ve Irak’ta göz göre göre yapılan hatalar, 3 paşanın kini, kibri, haset ve riyaset sevdaları ve dahi alttaki paşaların hamiyetsizlikleri, ferasetsizlikleri, düşman devletlere duydukları hayranlık ile kendi memleketlerini satmaları, Sultan’ın Anadolu’ya gönderdiği paşaların sonrasında Sultan’ı ve ailesini öldürmekle tehdit etmeleri vs hepsi bu devirde olmuş... Kayı serisini okuyun. Pişman olmayacaksınız. kitap/kitap--183960 yazar/i5017 (Tahir Ceyhun Yıldız) 
En acı veda ELVADA, kitabı okudukça gerçekten kahroldum. En yakın zamanda inşallah gerçek tarih ortaya çıkar da hakeden hakettiği değeri bulur. Son Osmanlı padişahımızı bile kendi öz vatanımıza defnedememişiz çok acı çok (Hüseyin ŞEN) 
--reklam--
Kayı 11 PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ahmet Şimşirgil - Kayı 11 kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kayı 11 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ahmet Şimşirgil Kimdir?
1959'da Boyabat'ta doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini aynı yerde tamamladı. 1978'de girdiği Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü'nden 1982'de mezun oldu. 1983'te aynı bölümdeki Yeniçağ Anabilim Dalı'nda Araştırma Görevlisi olarak vazifeye başladı. 1985'te Yüksek Lisansı'nı tamamladı. 1989'da Marmara Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü'ne naklen geçiş yaptı.
 
1990'da "Osmanlı Taşra Teşkilatı'nda Tokat (1455-1574)" isimli çalışmasıyla Tarih Doktoru ünvanını aldı. 1997'de "Uyvar'ın Osmanlılar Tarafından Fethi ve İdaresi" isimli takdim teziyle Doçent oldu. Seyyid Muradi'nin kaleme aldığı Barbaros Hayreddin Paşa'nın gazalarını "Kaptan Paşa'nın Seyir Defteri" ismiyle sadeleştirerek, ayrıca Osmanlı tarihi ile ilgili "Kayı I", "Kayı II", "Kayı III", Kayı IV,  “Taşa Yazılan Tarih Topkapı Sarayı” ve “Ahmed Cevdet Paşa ve Mecelle” ile “Slovakya’da Osmanlılar” adlı eserlerini yayınladı. 2003'te Profesör kadrosuna atanan Şimşirgil'in Osmanlı şehir tarihi, siyasi hayatı ve teşkilatı ile ilgili çeşitli dergilerde yayınlanmış çok sayıda ilmi makalesi bulunmaktadır.
 
Halen Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nde Öğretim Üyesi görevine devam etmektedir.
Evli ve üç çocuk babasıdır.
--reklam--
Ahmet Şimşirgil Kitapları - Eserleri
Kayı 1: Ertuğrul'un Ocağı
Kayı 2: Cihan Devleti
Kayı 3: Haremeyn Hizmetinde
Kayı 4: Ufukların Padişahı Kanuni
Kayı 5: Kudret ve Azamet Yılları
Kayı 6: İmparatorluğun Zirvesi ve Dönüş
Otağ 1 / Büyük Doğuş
Kayı 10: II. Abdülhamid Han
Osmanlı Gerçekleri
Kayı 7: Kutsal İttifaka Karşı
Otağ 2 / Emir Timur
Kayı 8: Islahat, Darbe ve Devlet
Valide Sultanlar ve Harem
Kayı 9: Sonun Başlangıcı
Kayı 11
En Sevgili Efendimiz ve Sevdalıları
Otağ - 3 Sultan Alparslan
Devr-i Gül Sohbetleri
Mızraklı Hakikat
Osmanlı Gerçekleri 2
Eşrefoğlu Rumi
Barbaros Hayreddin Paşa
Sultan 2. Kılıçarslan ve Aksaray
İstanbul: Fetih ve Fatih
Edep Yâ Hû
Denizler Fatihi Piyale Paşa
Yavuz Sultan Selim
Slovakya'da Osmanlılar 1663 - 1685
Topkapı Sarayı
Fatih Sultan Mehmet
Fethin Kahramanları
Bir Müstakil Dünya: Topkapı Sarayı
Birincil Kaynaklardan Osmanlı Tarihi Kayı 1
İstanbul Fetih ve Fatih
Hakimiyet Sembolü Ayasofya Camii
Asırlara Hitabeden Alim Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi
Osmanlı Gerçekleri 3
--reklam--
Ahmet Şimşirgil Alıntıları - Sözleri
"Ey Muhibbî bağlamak dünyaya dil layık degül
Çünki senden olısardur akıbet âlem cüda"

Bu dünyanın gönül bağlanacak yanı yoktur; zira nasılsa insan bir gün onu bırakacaktır..
[Kanunî Sultan Süleyman Han] (Kayı 4: Ufukların Padişahı Kanuni)
Hayali mihmandır daima bu çeşm-i pür-nemde

Onunçündür kesilmez eşk-i hasret hiç bir demde
Firakıyla nola hep böyle ebyat olsa hamemde
“Görenler seyl-i eşki diyeler sahra-yı sinemde
Bahar eyyamıdır güya ki ırmaklar bulanmıştır”

(Bu sürekli ağlayan gözde sevgilinin hayali misafirdir. Bu yüzden de hiç bir zaman hasret gözyaşları durmaz. Onun ayrılığı yüzünden kalemim hep böyle beyitler yazsa buna şaşılmamalı. “Göğüs düzlüğünde gözyaşı selini görenler sanırlar ki güya bahar zamanıdır ve nehirler bol yağış yüzünden bulanmıştır.”)

(III.SELİM HAN) (Kayı 8: Islahat, Darbe ve Devlet)
"Osmanlı padişahları içinde Halvetiliğe ilk intisap eden II.Bayezid Han'dır. Onun intisabı Çelebi Halife namıyla meşhur Cemal-i Halveti vasıtasıyla olmuştur." (Osmanlı Gerçekleri 3)
Okuma bilmeyip yazan
Odur dünyayı bozan (Osmanlı Gerçekleri)
"İttihatçılar, Sultan II. Abdülhamid Han'dan o kadar nefret ediyorlardı ki, Sultanın cenaze namazını kendilerinin Şeyhülislam yaptıkları Mason Musa Kâzım Efendiye kıldırttılar.."

Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil (Kayı 10: II. Abdülhamid Han)
"Edirne'yi vermemek üzere iktidara gelenler bırakın Edirne'yi kurtarmayı devletin bütün bekasını Avrupalı büyük devletlerin inisiyatifine bırakmaktan rahatsız olmamışlardı. " (Kayı 11)
"Evet, ben bir askerim ama her şeyden önce Türk'üm ve Müslümanım! Burası benim mukaddes mâbedimdir. en büyük âmir olan vicdânımdan aldığım emirle buraya sizi sokmayacağım! Eğer cebren girmeye çalışırsanız buradaki askerlerim ve ben hepimiz ölünceye kadar çarpışacağız ve bu ihtimâli de düşünerek camiin sütunlarına yerleştirdiğim tahrip kalıplarıyla koca mâbed, taburumuzun üzerine çökecek ve yine buraya giremeyeceksiniz!” (Hakimiyet Sembolü Ayasofya Camii)
Emir Timur’un bir diğer önemli lakabı da dünyaya Hükmeden manasına gelen sahipkırandır. Gökyüzündeki gezegen satürün ve Jüpiter’in birbirlerine en yaklaştığı zamanda dünyaya gelen erkek çocuklar bu ünvanı almaya aday olurlardı. Bu iki gezegenin birbirlerine yaklaşması sekiz yüzyılda bir tekrarlanmaktadır. Bu gün doğan çocuklar bahtlı olurlar. Bu şekilde dünyaya üç kişi gelmiştir. İskender-i Zülkarneyn -ki ona Oğuz Han da denilmektedir-, Peygamber efendimiz ve Emir Timur. (Otağ 2 / Emir Timur)
Ana başa tâc imiş
Her derde ilaç imiş
Bir evlat pîr olsa da
Anaya muhtaç imiş (Valide Sultanlar ve Harem)
İnsan ilimle yaşar. Cahil ise ölü gibidir. (Osmanlı Gerçekleri)
Osmanlı devleti Fazıl Ahmet Paşa ile Avrupa’da en haşmetli son 15 yılını geçirmiş ve bir kez daha dünyanın tek kutuplu devlet olduğunu göstermişti. O 15 seneye Yaklaşan sadrazamlığının neredeyse dokuz yılını cephelerde geçirmişti. Fatih, yavuz ve kanuni sultan Süleyman zamanlarında olduğu gibi seferlerinde kısa sürede netice alıyordu. Devletin demir yumruğu Avusturya. Venedik ve Lehistan‘a bir kez daha iniyor dünya bu muazzam gücü gücün karşısında eriyordu. Osmanlı tuğlarını 15 sene Avrupa’da Haşmet ve kudretle gezdirmişti. (Kayı 6: İmparatorluğun Zirvesi ve Dönüş)
Ya Rabbi! Dinine yardım edenlere yardım eyle. Müslümanlar arasında fitne çıkaranları kahreyle. (Kayı 3: Haremeyn Hizmetinde)
"gayret bizden, tevfik Allah'tan" (Otağ 1 / Büyük Doğuş)
1949'dan itibaren açılmaya başlanan İlâhiyat Fakülteleri'nde tamamen pozitivist bir din yerine koyan bir zihniyet ortaya çıkmaya başlamıştır ve bilim dinin yerini almıştır.
Neticede ilahiyatlarımızda önce müctehid alimler, mezhep imamları ve tasavvuf erbabı hafife alındı hatta aşağılandı. Sonra hadisler tartışılmaya ve ayıklanmaya başlandı. İşlerine gelmeyen yaşantılarına uymayan her hadis "mevzu" uydurma denerek atıldı. (Mızraklı Hakikat)
Osmanlı-Rus savaşında Hristiyan ordularıyla işbirliği yapılmasını mahzurlu görenler de az değildi.Bu dedikodular üzerine fetva alınmak zarureti doğdu.
“Avrupalı askerleri kendi ordumuzda kullanmak caiz midir? “ sorusuna “El Cevab; Madem ki avcılar av tutmak için köpekleri kullanıyorlar biz de onları kullanabiliriz, “ diye teşbihli bir cevaz verilmişti. (Kayı 9: Sonun Başlangıcı)
"Allah, peygamber korkusu bilmez alçaklar! Unutmayın ki, intikam gecikir ama asla yaşlanmaz!"
(4.MURAD HAN) (Kayı 6: İmparatorluğun Zirvesi ve Dönüş)
Çünkü denildi ona “Ve’ş-Şems” dahi “Ve’d-Duhâ”
Rûyuna alnına mihr ü mâhı benzetsem nola

Kur’ân-ı Kerîmdeki sûrelerden biri Şems suresidir. Onun ilk ayetinde geçen “Veşşemsi veduhâ” ifadesi Türkçe anlam olarak “Güneş’e ve onun parıltısı” anlamına gelir. Kanuni sonraki beytinde Resulullah Efendimizi “Güneş’e” benzeterek anlatır. Güneş, nasıl dünyayı aydınlatmışsa Hazreti Peygamber de insanlığı aydınlatan bir güneş hükmündedir. Ay da aynı şekilde aydınlatıcı bir gezegendir. (En Sevgili Efendimiz ve Sevdalıları)
Sakarya Meydan Savaşı, Türkler için bir ölüm - kalım mücadelesi oldu. Nitekim Sakarya 'da Türk milleti kadınlı erkekli, vatanlarına saldıran düşman kuvvetlerine kahramanca karşı koyma kudretini gösterdi. Türk ve Yunan kuvvetleri, Sakarya kıyılarında 100 kilometrelik bir sahada 22 gün ve gece süren bir meydan savaşı yaptılar. Meydana gelen kanlı muharebelerde bazen Yunan kuvvetleri, bazen Türk kuvvetleri başarılı oldu.

 Nihayet Türk hatlarını yaramayan yunan birliklerinde moral çöküntüsü oluştu. Türk ordusu 10 Eylül'de genel taarruza geçti. Beylikköprü, Duatepe ve Kartaltepe muhrebelerinde ağır kayıplar veren yunan ordusu Sakarya'nın batısına çekildi. (Kayı 11)
Tarih nostalji demek değildir.Dünü anlatırken bugüne neler miras kaldı,neleri yitirdik görmek gerekir. (Devr-i Gül Sohbetleri)
" Öyle bir nesil, öyle bir zaman ki, her şeyin fiyatını biliyor, fakat değerini bilmiyor." (Barbaros Hayreddin Paşa)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kayi-11-ahmet-simsirgil-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)