# Kayıp Kurban - Ayla Koca Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kayıp Kurban kimin eseri? Kayıp Kurban kitabının yazarı kimdir? Kayıp Kurban konusu ve anafikri nedir? Kayıp Kurban kitabı ne anlatıyor? Kayıp Kurban PDF indirme linki var mı?  Kayıp Kurban kitabının yazarı Ayla Koca kimdir? İşte Kayıp Kurban kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kayip-kurban-ayla-koca-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-09-29T22:00:04+03:00
- Güncelleme: 2022-09-29T22:00:04+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/09/29/ayla-koca-kimdir-ayla-koca-kitaplari-ve-sozleri-323490.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ayla Koca 
 Yayın Evi: Ren Kitap 
 İSBN: 9786059840576 
 Sayfa Sayısı: 384 
--reklam--
Kayıp Kurban Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Tanrım, uyanabilseydim keşke. Çünkü nasıl olduğunu bilmeden düş görüyorum. Ve fena sarsılıyor ruhum, atılmasın diye yanlış bir adım. O unutulan ölü, mutlu olmayabilir belki diye." Edgar Allan Poe "Dünyada uyanmamak üzere, bilinçli bir uykuya dalmıştım. Karanlığın içinde korku ve merak içinde bekliyordum. Beni çağıran sesin yanına vardım. Usulea benimsedim bana bahşedileni. Kurbanın gözleriydim. Son çırpınışında, son yakarışında, son soluk alışında yanında ben vardım. Onunla öldüm. Fısıltılar eşliğinde bir şeyler anlatıyordu bana. Bir şeyler anlatıyordum kendime. Son arzumu dillendiriyordum. Şimdi kalbimi mi dinleyecektim, vicdanımı mı, yoksa kurbanlan mı? Peki ya kurbanlar yalan söylüyorsa, bu hikâyede asıl kurban katilse?"
--reklam--
Kayıp Kurban Alıntıları - Sözleri
Sevgi görmeden büyüyen çocuklar en çok sevgiden korkar
Üç sandalye ile sanki üç kişi olduğumuzun farkında olan sadece sandalyelerdi.
Ben uykudayken kötülüklerin ve acıların kaybolduğuna inanırdım.
Annem ve üvey babamın hayaletleri tarafından rahatsız ediliyordum. Evimde ayna yoktu, yansıma olan yerlerden kaçıyordum.
"Şeytana benziyor, simsiyah saçlar, beyaz gözler, ben onu istemiyorum, bırakır giderim ikinizi,"
Bana lazım olan elini masaya yaklaştırıp bantladim. Sağ elini ve penisini özenle kestim. Özenmemin nedeni, bu bedenin anlatacaklarını dinleyecek olan o özel kadındı. ....
Kesilen parmakları içerisinde özel solüsyon olan kavanozuma koyup geri kalan bedene baktim ve elektrikli testeremi çalıştırıp iğrenç bedeni ortadan ikiye kestim.
Hayatın zalim yüzünü ve insanların gerçek yüzünü görmediğin için adalet dağıttığını sanıyorsun.
--reklam--
Kayıp Kurban İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ay ben bu kitaba bayıldım,bayıldım,bayıldım.Zaten en sevdiğim türdür polisiye,gerilim,korku ama bu kitap beni doyumun zirvesine çıkardı.Bu harika kitaplar için yazarımız Türk Ayla 'ya çok çok teşekkür ederim Kesinlikle ve kesinlikle tavsiye ediyorum.Gelelim kısa bir özetimize :

Küçük bir kız çocuğu dünyaya gelir ama istenmeyerek gelir dünyaya.Annesi istemiyorum diye haykıra haykıra doğurur.Zaten baba da varla yok arasında bir şeydir.Zaman böyle geçer ve o küçük kız gelir 2 yaşına.Her şey aynıdır.Anne umursamaz,baba başka kadınlarla kaçar ama kürkçü dükkanı hesabı tekrar yuvaya döner.Anne de zaten her seferinde dört gözle bekler.Dayağını yer oturur.Evde eşi başka kadından dönüp gelirse yemek pişer.Onun dışında o küçük Türkan'ın varlığı unutulur.Yavrum hep kanepe arkasında oturur,uyur.Hep sayı sayar.Sayılarla arası çok iyidir.Birgün komşu teyze bunu farkeder ve götürür hastaneye.Bazı testler yapılır ve çok zeki oldugu anlaşılır ama bu ailesi için umursanmaz tabiki.Babası,bu aynı annesi gibi gerizekalı der.Birgün küçük yavrumuz evde bekler ama kimse gelmez.Ağlaya ağlaya komşu teyzesine gider.Ailesi mektup bırakmıştır.Madem çok zeki siz bakın diye.Komşu teyze ve kocası çok iyi insanlar ama bakacak durumda değiller.O yüzden başka bir aileye verirler.Bu ailede yeni babası çok iyidir ama yeni annesi çok kötüdür.Şeytan der durur.Çünkü Türkan değişik bir çocuktur.Göz rengi yok denecek kadar beyaz,gri gibi.Saçlar simsiyahtır.Burda da çok canı yanar kuzumun.Bu yeni anne kocası evde yokken alır yavrumuzu önüne derisini kanata kanata bıçakla traş eder saçlarını.Tutar elinden götürür polis karakolunun önüne atar.Sakın geri dönme diye de tembih eder.Çaresiz girer karakola.Karakolda araştırma yaparlar kim bıraktı diye ama bir şey bulamazlar.Ardından Ali isimli polis memuru evinde misafir eder kızımızı ama bundan sonra artık Türkan onların Yasemin ismiyle gerçek kızları olmaya başlar.Yasemin okul hayatında çok başarılıdır ve okul birincisidir.Tek hayatı matematik üzerinden yol alır ama babasının bazı vakalara onu da götürmesi üzerine ilgisi bu alana kayar.Yine bir vakaya babasıyla birlikte giden Yasemin kenarda beklemesine rağmen içerdeki cesede bakar ve o anda olanlar olur.Bir şeyler görmeye başlar ve bayılır.Uyandığında ise katilin kim olduğunu detayına kadar anlatır.Çünkü Yasemin'in özel bir yeteneği vardır:Ölüler ile konuşmak.Daha öncede yine küçükken bir cenazeye annesiyle gittiklerinde de aynı şey olmuştu.Burayı siz okuyunca öğrenirsiniz zaten Neyse Yasemin bu alanda çok eğleniyordur ve bazı sınavlara girerek polis olur.Babasının yanında başlar ilk ama kendi ayakları üstünde durmak isteyince tayin ister.Bu tayin işi ise bir sürü bela açar başına.İlk başta departmanda kimse yanaşmaz görünüşünden dolayı ama bir cinnet vakasında zanlıyı gözleri ile etkisi altına alıp etkisiz hale getirince ve bu olay kameraya çekilip başına düşünce tüm gözler ona çevrilir ve başbaşakana kadar herkes arar,tanışır.Aralarında biri daha vardır ona ulaşmak isteyen.Başbakan ile görüştükten sonra bir televizyon programına çıkması gerekir.Olaylardan dolayı.Bunun içinde başına Buğra isimli bir adam verirler.Buğra aslında Yasemin'in üstüdür.Birbirleriyle didişip dururlar.Nerden bilsinler ki bu ateş yakıp kavuracak kendilerini.Neyse televizyon programına çıkar ve bazı sorulara cevap verir ve biran önce gitmek ister amaaaaaa bir telefonla olduğu yere çakılır.Çünkü telefondaki kişi "155'i aradım,sen çıkmadın ! Ben de burayı arayayım dedim.Senin ölülerle konuştuğunu öğrendim,ne güzel ... Seninle konuşacak çok ölü tanıyorum.Annem ve üvey babamla başlayıp son on yılda beni sana anlatmaya can atan pek çok ölü biliyorum.Bu dikkatini çeker mi? Bende yıllardır seni arıyordum artık buldum.Beni yakala !! Senin beni bulmanı bekliyorum buluncaya kadar da durmayacağım." Veeeeeee işte olaylar başlıyor.Devamı sizde canlar Ama kitapta bir sürü şeyler var.Başta bu televizyon programına canlı bağlanan kim,ne istiyor,geçmişi ne,Yasemin ile alakası ne, Buğra ile Yasemin'e ne oldu ? vs. gibi pek soru cevaplanıyor.Tabi özel güçleri ile alakalı da birçok şey var kitapta.Ay keşke bitmeseydi kitap (Gonca Çolak) 
“Türkiye’de basın kimi kahraman göstermek isterse o kahraman olurdu.” (Evet bu çok doğru olan bir acı gerçek, bütün dünya medyanın elinde…) “Sevgi kusur bulmaz kusursuzlaştırır.” (Biz insanoğlu bu kuralı hiçbirimiz uygulamıyoruz. Seviyoruz ancak sadece dilimizle, birde yüreğimiz ile sevmeyi denesek her şey güzel olacak. Seni seviyorum demekle bitmiyor, sevdiğini onun için yaptıkların ile göstereceksin. Bu iki taraf içinde geçerli, cinsiyet ayırmıyorum. Bizler aramızda hep kusur arıyoruz, hep negatifleri topluyoruz beynimizde… Birde artık, artıları görsek…) (Eserdeki karakterlerin yaşadıkları duyguları anlatırken yazarımız o kadar güzel yazmış ki. Onların hissettiklerini bende yüreğimde hissettim.
Yasemin’in katile bulduğu Nemesis ismini sevdim ;) Bu arada Yasemin ile Buğra’nın içtiği gerdan çorbasını da merak ettim. İkisinin de sevdiği şarkıcı Emin Demir’in parçalarını dinledim fena değildi. İlk kez dinledim. Kitabı okurken eser beni öylesine içine aldı ki o anda sanki dünya durdu. Kendi yaşamım bir kenara, Yasemin, Buğra ve Akif ile yaşamaya devam ettim. Sanki o an onların yanındaydım, farklı bir boyuta geçmiş gibi… Yalnız, eserde yaşanan ikili ilişkilerde yanlış anlaşılmalara sebep olan olaylarda, bizim çıkarabileceğimiz ders, hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Bazı önemli kararları almadan önce iki tarafta birbirini dinlemeli. Kafasında türlü entrikalar kurup kenara çekilmemeli… Hele 25. Bölüm neydi öyle, nasıl bir şeydi o yaşananlar. Okurken öylesine gerildim ki, bölüm bittiği anda kitabı kapatıp derin bir nefes aldım. Belli bir süre kendime gelmeyi bekledim. Nemesis’e yardım eden kişiyi öğrendiğimde o an şok oldum. Eser tek kelime ile *muhteşem* di, okurken kendinizi satırlardan alamıyorsunuz.O anda sanki karşınızda bir korku, gerilim filmi oynuyor. O derece kendinizi kaptırıyorsunuz.Yazarımızın yazmış olduğu 3 eseri de okudum ve üçü de birbirinden güzel,son eseri bir aşk romanı idi. Yeliz’imin sayesinde yazarla tanışıp tarzım olan konusu aşk içerikli eserini okudum. Tarzım olmamasına rağmen diğer eserlerini de aldım.İyi ki almışım ve bazen tarzımız olmayan eserler ile de tanışmak gerektiği kanısındayım.) (Nursemin Doğan) 
Hiç düşündünüz mü, ölülerle konuşmak gibi bir yeteneğiniz olsa ne yapardınız? Düşünmesi bile birçoğunuza ürkütücü gelmiştir...
Çocukluğunuzda yaşadığınız travmalardan dolayı size uzatılan bir eli geri çevirdiğinizi ve özellikle sarılmaktan korktuğunuzu hayal edebiliyor musunuz?

Kitabın kurgusu tam da bu konu üzerine yazılmış ve yazar hakkını vermiş. Kesinlikle yerli polisiyede okuduklarımın içinde en iyilerden biri...

İki çocuğun hayatını konu alan kitap, anne karakterinin insan hayatında ne kadar önemli olduğunu, çocukluk döneminde anne sevgisi alamayan, sahiplenilemeyen, korunup gözetilmeyen çocukların yaşadıkları travmaların, ileri ki yaşlarda nasıl hayatlarını etkilediğine sarsıcı bir örnek olmuş...

Yazar, özellikle katil karakterinin yaşadığı çocukluğu çok iyi kaleme almış. O kadar ki neredeyse öldürdüğü her kurban için onu haklı bulmama sebep oldu. Bir çocuğun yardım çığlığını önce annesi, sonra okul da bulunan öğretmenleri ve emniyet cevap vermeliydi fakat kimse onun hayata tutunmasını yardım etmedi. O da kendi adaletini kendi sağlamaya başladı...

Bir umudu vardı...
 İlk eylemini gerçekleştirirken aldığı hasarlardan sonra, kendisine zarar veren herkesten intikam almaya başlaması ile beraber, bağ kurduğu; kendisi gibi matematik dehası olan fakat derin travmalar yaşayıp hayata tutunmaya çalışan cinayet masası komiseri Yasemin'i görüp ona cinayetlerinde not bırakana kadar...

Kimse onun öldürdüğü kurbanları neden öldürdüğünü ve Yasemin'in çok özel yeteneğini fark etmemişti...

Yasemin, her olay yerinde katilin yaşadığı travmaları öğrendikçe, ona olan bakış açısı değişmeye başlasa da onun sadece kendisi ile kurduğu iletişimin boyutlarını hesap etmekte zorlanıyordu. Avcıya av olmaktan korksa da söz konusu sevdikleri olunca kendi canını hiçe sayacağının bilinci ile görevine devam ediyordu...

Kurban mı kayıp yoksa katil mi okuyup karar verin...

Polisiye seven tüm kitap dostlarına tavsiye ederim... (Nurhan Işkın) 
--reklam--
Kayıp Kurban PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ayla Koca - Kayıp Kurban kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kayıp Kurban PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ayla Koca Kimdir?
7/07/1977 yılında Malatya'da doğdum. 20 yıllık hemşireyim. 16 yıllık polis eşiyim. 15 yaşında oğlum, 10 yaşında kızım var.
--reklam--
Ayla Koca Kitapları - Eserleri
Kayıp Kurban
Kayıp Ruh Yitik Beden
Aşk Acıtır
Kıyam Zamanı
Seher'in Kurdu
--reklam--
Ayla Koca Alıntıları - Sözleri
“Hilal’e sevdalı, yıldıza aşık, bayrağı göğsüne saran bir kadınsın sen, kimseyi sevemezsin.” (Seher'in Kurdu)
Sevgi görmeden büyüyen çocuklar en çok sevgiden korkar (Kayıp Kurban)
“Artık hazırsın Seher şu saatten sonra baban vatan, anan vatan, kardeşin vatandır. Hain kimse onun kanı sana helaldir. Kan bağını akıttım gitti. Artık tüm bağlardan azat edildin. Kalk ve vatanı evlat bil, sevgili bil Seher.” (Seher'in Kurdu)
“Kalk Seher! Vatana kurban edilmek için doğmuşsun sen,
Asker ve polis ölünce şehit olur.
Sen ise kimsesizler mezarlığında bir garip olarak kalacaksın.
Teşkilat senin adını unutacak, fedakarlığın sadece sessizce anlatılan bir efsane olarak kalacak…”
“Buna hazır mısın?” dedi. (Seher'in Kurdu)
Yoğun bakımın ağır kokusu uykumu getirmeye başlamıştı. (Kıyam Zamanı)
Bedengezerim. Yardıma muhtaç olan insanlara yardım etmek için ruh gezilerine çıkarım. (Kayıp Ruh Yitik Beden)
Ben sendeyim,sen bendesin. (Kıyam Zamanı)
Erken ölüm yoktur, kadere iman vardır. (Kıyam Zamanı)
"Her zaman vazgeçen çok seven değildir" (Aşk Acıtır)
Artık anlamıştım; aşk savaşlar kadar zaferleri de hak ediyordu... Ve mutlu bir son için belki de iki tarafın da yenilgiyi kabul etmesi gerekiyordu... (Aşk Acıtır)
İbrahim Tatlıses gibi sürekli 'Seni p.zevenklerin elinden kurtardım' diyerek hava atman nedeniyle takibimiz daha kolay oldu. (Seher'in Kurdu)
“Usta’ya sormuşlar her şeyi kaybettik ne yapacağız diye, çay koy yeniden başlayacağız demiş. Termos çayı sever misin?” (Seher'in Kurdu)
Üç sandalye ile sanki üç kişi olduğumuzun farkında olan sadece sandalyelerdi. (Kayıp Kurban)
"Artık anlamıştım; aşk savaşlar kadar zaferleri de hak ediyordu... Ve mutlu bir son için belki de iki tarafında yenilgiyi kabul etmesi gerekiyordu"... (Aşk Acıtır)
“Görev başındayız ve ben kimseye söz veremem, yarın ne olacak bilmezken yapamam. Önce Vatan!” (Seher'in Kurdu)
Ben güçlüyüm. (Aşk Acıtır)
Bu ülkede televizyonlar kimi suçlu ilan ederse biliyorsun ki halk onu linç eder. (Kıyam Zamanı)
Bir polis arabada hızlı hareket etmek için kemerini bağlamaz. (Kıyam Zamanı)
Hayatın zalim yüzünü ve insanların gerçek yüzünü görmediğin için adalet dağıttığını sanıyorsun. (Kayıp Kurban)
Kanında deli bir kurt var. İşte o kurdu takip et, o seni doğru yola götürecek. (Seher'in Kurdu)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kayip-kurban-ayla-koca-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)