# Kayıp Romanlar - Vedat Türkali Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kayıp Romanlar kimin eseri? Kayıp Romanlar kitabının yazarı kimdir? Kayıp Romanlar konusu ve anafikri nedir? Kayıp Romanlar kitabı ne anlatıyor? Kayıp Romanlar kitabının yazarı Vedat Türkali kimdir? İşte Kayıp Romanlar kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kayip-romanlar-vedat-turkali-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-13T06:00:20+03:00
- Güncelleme: 2022-02-13T06:00:20+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/13/vedat-turkali-kimdir-vedat-turkali-kitaplari-ve-sozleri-150954.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Vedat Türkali 
 Yayın Evi: Everest Yayınları 
 İSBN: 9789752891777 
 Sayfa Sayısı: 631 

Kayıp Romanlar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Doktor Nahit Kotar yıllar süren siyasal sürgünden, tutkuyla bağlı olduğu İstanbul'una dönebildiğinde yetmişinin sonlarındadır. Devrimci bir emeklilik yaşam çizgisi çekmiştir kendince. İstanbul'uyla özlem giderecek, dış ülkelerde sürekli içinde olduğu sanat etkinliklerini ülkesinde izleyecek, artık kapalı olan eski örgütü adına dış ülkelerde sürdürdükleri etkinliklerden üstünde kalmış yüklüce parayı vereceği en uygun örgütü arayıp bu ağır yükten kurtulacaktır. Bir de roman yazmayı düşünmektedir bu arada. Çelişkilerle çalkalanarak değişen, değişemeyen Türkiye'de şaşkınca dolaşmaya başladığı daha ilk günlerinde bir genç kız çıkar karşısına. Aralarında yaş uçurumu olan, inandıklarının tam karşısında değerler tablosunu benimsemiş görünen bu genç kızla, Esme'yle karşılaşması yeni bir dönem başlatmıştır yaşamında. Kızgınlıklar, karşılıklı suçlamalar içinde bağlı oldukları değerleri tartışmaları, birbirlerini gizli, açık, kaçınılmaz biçimde de kendilerini sorgulamaya başlamalarıyla yepyeni bir yola düşerler. Ülkenin özgürlük kavgası, tarihten gelen, çözüm bekleyen Kürt, Ermeni sorunları, tüm bu sorunlarla birlikte dış-iç egemen karanlık güçlerin, mafyaların kanlı gölgesi vardır bu bin bir tehlikeyle dolu yolun üzerinde. Cennet, cehennem karışımı ülkemizde, yer yer yazarın da katıldığı kendine özgü acı, buruk tadıyla bir aşk romanı çıkar ortaya böylece.
Vedat Türkali'den bir aşk romanı...
(Tanıtım Yazısı'ndan)

Kayıp Romanlar Alıntıları - Sözleri
Düşünüyorum." demişti. Evet, düşünüyordu! Neyi, nasıl düşüneceğini bulabilse daha da düşünecekti!
O gerçeği görmekten kaçanlardan mıydınız, üstüne yüreklice varanlardan mı?
Aşkın tutukluluğunu kim sorgulayabilmiş ki?
Sevgi öldürmez, sevgisizlik öldürür.
inandığımız koca bir dünya çöktü, inanmadıklarımız en rezil biçimde yaşayıp gidiyor
Kötülere yenilmek yazgımız değildi ki;
Yetişmiş en iyi gençlerini düşman gören toplumda yaşamak ne ağır işti!
Acıları göze almak ilk adım gerçek insan olmanın.
komünistim ben Türküm ,ama insanım önce !!!!
Benim derdim insanlarla Ağbi, insanlarla, dedi.
Pusuda ne acılar bekliyor daha mutluluk düşündeki insanları! Herhal ilerdedir yaşanacak günlerin en güzelleri".
Üstüne çullanmış bir sürü çirkin gerçeğin altında nasıl düş kuracaksın!
İlle de bir tarihe mi oturtmak gerekiyor aşkı?
İyi rastlantılar da olmasa, bu denli çekici olur muydu yaşam?
Alıştık, dedi. Herkes kendi acısını yaşıyor sonunda..

Kayıp Romanlar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
KAYIP ROMANLAR ÜZERİNE...
Vedat Türkali uzun zamandır adını duyduğum ama kitaplarını okuma fırsatını yakalayamadığım yazarlardan birisiydi. Okuduğum ilk romanı "Kayıp Romanlar". Yazar hakkında hiçbir düşünceye sahip olmadan kitabını okumaya başladım. Beklentimin çok uzağında bir kitapla karşılaştım. Öncelikle siyasi fikirler kitabı çok boğmuş. Kürt, Ermeni sorunları, partiler, örgütler, mafyanın tehlikeli oyunları, eşcinsellik vs... Bu fikirlerin benim düşüncelerime ve milliyetçilik anlayışıma ters düştüğünü söylememe gerek var mı bilemiyorum. Buna rağmen kitabın sonunu merak ettim ve kitabı bitirdim. Sonunda okumasam da olurmuş dediğim bir kitap çıktı karşıma. Romanda 80 yaşındaki Doktor Nahit ile 28 yaşındaki Esme'nin yaşadığı aşk tüm cinselliğiyle ortaya konulmuş. Duyguların yaşandığı bir aşk daha mı etkileyici olurdu acaba? Çünkü kahramanlar arasında yaşananlar "Bunun neresi aşk?" dedirtti bana ister istemez. Yazarın başka bir romanını daha okur muyum? Hiç sanmıyorum. (Hilal Şahin) 
Merhaba kitap dostları,nasılsınız.Keyifli bir gün dilerim.Bugün sizlere Vedat Türkali’nin Kayıp Romanlar isimli kitabından bahsetmek istiyorum.

Umduğum gibi çıkmadı desem yerinde olucak sanırım.Vedat Türkali TKP nin ilk yıllarında koministlerinTKP ye katılma çalışmalara sürecinden bahsettiği 'GÜVEN' serisinden sonra bu seferde SSCB nin dağılması,bulgaristan,yugaslavyanın yıkılmasından sonra eski tkplilerin kimlik arayışı mücadelesini anlatmış.Aynı zamanda kürt sorunu ve pkk ya değinmiş..Ama kitap bir roman kurgusunu taşımıyor..Bir romanın olması gereken hiçbi özelliğini taşımıyor bence..gereksiz ve birbirini tekrarlayan olaylar ve düşünceler defalarca kez yineleniyor...Türkali romanı 80 lik Doktor Nahitle 25 lik Esmenin aşkları ekseninde kurmaya çalışmış ama o aşk duygusu geçmiyor insana.son 100 sayfada biraz hızlanır gibi oluyor roman ama bu kitabı sıkıcı olmaktan kurtarmıyor.Ve bir aydın olarak olarak görüp takip ettiğim vedat türkali'nin pkk sorunu hakkındaki önermeleri ve saptamaları tam manasıyla hayal kırıklığına ugrattı beni..

Siyasal sürgündeki bir doktorun belli bir parayla Türkiye'ye gelmesi burada bazı şeyleri baştan yapılandırmak istemesi ve bu arada bir de aşık olması aslında roman için güzel malzeme fakat sayın Vedat Türkali'den özür dileyerek okurken acayip sıkıldığımı belirtmeliyim.Roman ortam tasvirleri okuyucunun olaya daha iyi adapte olması için iyidir ama bu romanda bunun biraz suyu çıkmış gibi.Resmen romanın kahramanı Nahit Kotar'ın 24 saatini BBG evindekiler gibi full izlemek zorunda bırakıldım okurken.Aradaki böyle lüzumsuz bölümleri, çıkarırsak bu 600 küsür sayfalık roman aslında 150-200 sayfada bitebilirdi desem abartmış sayılmam. (Dark Reader) 
Vedat Türkali'nin ülkenin acılarının yer aldığı, büyüleyici aşk öyküsünü barındıran bir kitabı daha.
Kitap Esme ve Dr. Nahit'in aşkını anlatıyor olsa da arka planda çok derin konular işlenmekte bu kitapta. Özellikle, İstanbul'dan nefret eden ben'e, İstanbul'un güzel olabileceğini düşündürttü. Çok güzel İstanbul güzellemelerine ve aynı zamanda hicivlerine sahip. Bir başka olay ise, dönemim ideolojik çatışmalarına değinmesi. Bu noktada okuyanların mutlaka farklı düşünüp, yazarla ciddi bir çatışma yaşayacağı açık. Tatlı su komünistlerine, faşistliğe varan milliyetçiliğe kadar bir çok konuda sert eleştiriler mevcut. Kitabı okurken kimi kısımlarda, aşktan ziyade, kendinizi ideolojik bir çatışmanın içerisinde buluyorsunuz.
Karakterlere hayran kalmamak elde değil. Özellikle Esme karakteri çok etkileyiciydi. Hazırcevaplılığı, asi laf dinlemez oluşu, bir o kadar kırılgan ve düşünceli oluşu, kendine olan güveni, başlı başına bir hikaye.
Ayrıca, bugüne kadar yaşlı-genç ilişkileri bana hep itici gelmiştir veya samimi gelmemiştir. Art niyet ararım her defasında. Ama öyle bir kitap ki, yeri geliyor bu aşkı iliklerinize kadar hissediyor, kıskanıyorsunuz. Vıcık vıcık bir aşk hikayesi değil, bir tarafta yaşlılığın verdiği acizliği ile mücadele eden bir adam diğer yanda gururu ve asiliği, dik başlılığı ile bütün sevgisini ona adamış bir kadın.. (Kerim) 

Kitabın Yazarı Vedat Türkali Kimdir?
Vedat Türkali (doğumu. 13 Mayıs 1919, Samsun) Abdülkadir Demirkan 'ın (1950'li yıllarda Abdülkadir Pirhasan olmuştur) yazılarında kullandığı ismidir. Senarist, şair ve romancı olan Türkali, liseyi Samsun Lisesi'nde okuduktan sonra 1942 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun olmuştur. Aynı yıl eşi Merih Pirhasan'la evlenmiştir.

Maltepe Askeri Lisesi ve Kuleli Askeri Lisesi'nde edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra 1951'de siyasi eylemleri sebebiyle tutuklanmış; 9 yıl ceza almış 7 yıl sonunda koşullu olarak serbest kalmıştır. Gar Yayınları'nı Rıfat Ilgaz ile kurduktan sonra, 1960'da Dolandırıcılar Şahı ile senaristliğe başlamıştır. Senaristliğine devam eden Türkali, 1965'de yönetmenliği denemiştir.

Bir Gün Tek Başına ve Mavi Karanlık gibi romanları Türk edebiyatının en büyük eserleri arasına girmiş; daha sonra da Yeşilçam Dedikleri Türkiye ve Tek Kişilik Ölüm romanlarını da yazmıştır.

Mihri Belli'nin yakın arkadaşı ve Atıf Yılmaz'ın arkadaşı ve akrabasıdır. TKP'nin eski üyelerindendir. 2002 seçimlerinde DEHAP'dan aday olarak aktif siyasete atılmıştır.

Vedat Türkali, oyuncu Deniz Türkali ve yönetmen Barış Pirhasan'ın babası, Deniz Türkali'nin kızı şarkıcı Zeynep Casalini'nin dedesidir.

Vedat Türkali Kitapları - Eserleri
Fatmagül'ün Suçu Ne?
Güven - Cilt 1
Güven - Cilt 2
Bir Gün Tek Başına
Mavi Karanlık
Özgürlük İçin Kürt Yazıları

Şeytanın Kaşık Oyunları
Tüm Yazıları Konuşmaları
Yalancı Tanıklar Kahvesi
141. Basamak
Bu Ölü Kalkacak
Dallar Yeşil Olmalı
Eski Filmler

Eski Şiirler Yeni Türküler
Üç Film Birden
Yeşilçam Dedikleri Türkiye
Komünist
Ölmedikçe
Kayıp Romanlar
Tek Kişilik Ölüm - Komünist

Tüm Yazıları Konuşmaları 2
Özgürlük İçin Kürt Yazıları 2
Bitti Bitti Bitmedi
Tek Kişilik Ölüm
Bekle Bizi İstanbul Eski Şiirler Yeni Türküler
Bu Gemi Nereye
Yanıtlar

Güven (4 Cilt Takım)
Güven - Özel Baskı(Birinci Kitap)
Güven - Özel Baskı(İkinci Kitap)
Güven - Özel Baskı(Üçüncü Kitap)
Güven - Özel Baskı(Dördüncü Kitap)
Mavi Karanlık
Eski Şiirler Yeni Türküler

Tiyatro Oyunları

Vedat Türkali Alıntıları - Sözleri
Kitap rüzgâr olmalı, perdeyi kaldırmalıdır. (Komünist)
Bedenini söküp atabilseydi, yaksaydı onu, başka bir beden giyinebilseydi... (Fatmagül'ün Suçu Ne?)
Dünyanın en acımasız canavarı yatıyor içimizde. (Mavi Karanlık)
Evlenmek, işte böyle bir eve tıkılmak, yemek pişirip çocuk doğurmak, erkeğini beklemek, bir süre sonra da sevişmenin tadını tuzunu yitirmek olmalı. (Güven - Cilt 1)
"Kirlendik mi, hiçbir yağmur arıtmıyor bizi!" (Mavi Karanlık)
En güzel dünya çocuklarla delilerin dünyası ! (Tek Kişilik Ölüm)

Nazım'ın dizelerindeki gibi. ''Nereden ,nasıl geleceğini bilmeden gelecek dehşetli güzel günlere inanıyorduk!..'' (Tek Kişilik Ölüm - Komünist)
Enişte sözü çirkin. Keşke hiç olmasaydı Türkçede böyle bir söz daha iyiydi! (Güven - Cilt 1)
Korkuyorum yalnızlıktan; senin olmadığın her yerde yalnızım. (Mavi Karanlık)
"Itri'yi de dinleyeceksin,Bach'ı da .Marks'ı da bileceksin,Bedrettin 'i de .

Nâzım'ın şiiri olmasa nerden bilecektik Bedrettin'i?" (Güven - Özel Baskı(Birinci Kitap))
Bir bilsen dostunu düşmanını kardeş
Bir bilsen nedendir çektiklerimiz
Nasıl da başka olacak yaşamanın tadı (Bekle Bizi İstanbul Eski Şiirler Yeni Türküler)
Yıkılamaz, görkemli sosyalist toplum, bu sindirilmiş aydınlarla, "depolitize" edilmiş emekçi sürüleriyle mi kurulacaktı? (Komünist)
Dünya tatlı da, birbirlerine çirkin yazgılar oluşturmak için insanlar yaratıyor tatsızlıkları! (Bitti Bitti Bitmedi)

...yönetmen hamit akınlı ''bu ölü kalkacak''ı şehir tiyatrosu'nda sergilemek için bana başvurduğunda, elimde oyunun teksti bile yoktu. sağolsun, seçici kurul üyesi iken edinip sakladığı oyunla çalışmalara girişebilmişti sayın akınlı.
oyun fatih şehir tiyatrosu'nda oldukça iyi karşılandı. yılın ikinci yarısında üsküdar şehir tiyatrosu'na geçirilince nerdeyse kapalı gişeye gidiyordu ki, bir ''ihbar'' sonucu savcılık kararıyla oyun durduruldu...

...
(vedat türkali) (Bu Ölü Kalkacak)
- Kolay ne var bu dünyada? Sen bunları kolay mı yaşadın? (Bitti Bitti Bitmedi)
İngiliz kompradorları olan Ermeni varsılları üstüne Kürtler'in saldırtılması, kıyıma uğratılması, ittihatçılarca da benimsenip sürdürülen bir Abdülhamit kalıtıdır.. Ancak Kürtler'i sindirip yok etmenin de yollarını ararlar. I. Dünya Savaşı başlarında, Ermeni saldırısından korunması gerekçesiyle, Kürtler'i yerlerinden, yurtlarından ayırıp yoğun Türk bölgeleri arasında dağıttıkları bilinir. Bu göçlerde, açlıktan, soğuktan, hastalıktan ölenlerin sayısı belli değildir. 1920 yılındaki Koçgiri Kürt halk başkaldırısını canavarca kıyım, kırımla bastıran Sakallı Nurettin Paşa'nın "Türkiye'de Zo' diyenleri yok ettik, 'Lo' diyenleri de ben kökünden temizleyeceğim!" sözleri ulusalcılık savındaki ittihatçı kafasının göstergesi gibidir. (Özgürlük İçin Kürt Yazıları)
...boşuna çekilmedi bunca acılar istanbul
bekle bizi...

...
(eylül 1944,akşehir) (Eski Şiirler Yeni Türküler)
Şu para denen pisliği bulanın... Kes zevzekliği de işine bak! Bin yıllardır dünyayı o pis para değiştiriyor; sövgülere şerbetli! (Yalancı Tanıklar Kahvesi)
"Bana sağcılar cinayet işliyor dedirtemezsiniz" diyor Başbakan. Desen ne olacak, demesen ne olacak. Devletin tüm önemli koltuklarını bölüşüp oturmuş faşistler. (Yalancı Tanıklar Kahvesi)
Alıştık, dedi. Herkes kendi acısını yaşıyor sonunda.. (Kayıp Romanlar)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kayip-romanlar-vedat-turkali-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)