# Kaza Süsü - Sunay Akın Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kaza Süsü kimin eseri? Kaza Süsü kitabının yazarı kimdir? Kaza Süsü konusu ve anafikri nedir? Kaza Süsü kitabı ne anlatıyor? Kaza Süsü kitabının yazarı Sunay Akın kimdir? İşte Kaza Süsü kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kaza-susu-sunay-akin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-12T04:00:14+03:00
- Güncelleme: 2022-03-12T04:00:14+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/12/sunay-akin-kimdir-sunay-akin-kitaplari-ve-sozleri-173979.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Sunay Akın 
 Yayın Evi: Türkiye İş Bankası Yayınları 
 İSBN: 9753481020 
 Sayfa Sayısı: 55 
--reklam--
Kaza Süsü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
...Ölü askerin miğferinden güvercine serin su içirten bir mizah, işte Sunay Akın tavrı.
...O matara, o miğfer, o su, o güvercin... Daha ne diyeyim... Zarı atıyorum.
-Cemal Süreya-
(Arka Kapak)
--reklam--
Kaza Süsü Alıntıları - Sözleri
bir cenaze törenine katılır gibi
yürüyorum sokaklarda
ve iğneyle tutturulmuş çocukluk fotoğrafım
gülümsüyor ceketimin yakasında
Her kapı eşiğinde
çocuk mezarı diye takıldığınız
45 numara ayakkabılarımla
içinde etleri çürüyen
bir çocuk cesedi taşıdığımı
nasıl da bildiniz
İki çocuk
rahatlıkla oturduğumuz kapının eşiğine
kendi başıma zor sığıyorum bugün
Kutsal kitaplarda
aramam boşuna
bir işaret
bilirim ki kuşların
silah sesinden
ürkmediği gün kopacak
kıyamet
ve oturmaktan
bütün kemikleri sızlıyordu
Beyaz adam
özgürlük gibi adaleti de
bir kadın heykeliyle simgeledi
ama elinde terazi tutan
zavallı kadın
gözleri bağlı olduğu için
kendisine tecavüz edenin
kim olduğunu göremedi...
bir kaşık sesini bile çok gördünüz
şekersiz içerek çaylarınızı
Durgun bir sudur aslında deniz
kuytu bir iskelenin
tahtaları altına yazdığım
ayrılık şiirini okudukça
dalgalanır.
Hiçbir genç kız
taşımıyor kolyesinde
sevgilisinin fotoğrafını
"Beklediğimiz sensin ey özgürlük"
Hiçbir genç kız
taşımıyor kolyesinde
sevgilisinin fotoğrafını
ama ölüm
sayfaları oyulmuş
bir aşk romanının
içine gizliyor
tabancasını . .
Yanıt alamayacağımı bilsem de
yanına gidip
sorarım her gün şemsiyeye
altında elele biz
nasıl görünürdük diye…
Büyüdükçe insan yalnız mı kalıyor ne ?
Hiçbir genç kız
taşımıyor kolyesinde
sevgilisinin fotoğrafını
ama ölüm
sayfaları oyulmuş
bir aşk romanının
içine gizliyor
tabancasını...
‘ Bilemezsiniz yüreğime neler olduğunu .
--reklam--
Kaza Süsü İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitab sanki genel anlamda hayatın derin bir hüznünü konu almış gibidir. Biraz düşününce şiirler üzerine insanı alır götürür.

Beni en çok etkileyen şiiri Martı şiirinde geçen, minareye konan kuşlar rahatsız olmasın diye Ezanı biraz geç okuyan imamın sürgün edilmesiydi. Sanki ince düşünmeye, anlayışlı düşünmeye bu hayatta yer yokmuş gibi bir mesaj veriyor.

 Kanadım kırılsa da konmam
deniz kıyısındaki
hiçbir caminin minaresine
kubbeye tüneyen martıların
keyiflerince uçmalarını bekleyen imam
ezanı geç okuduğu için sürülünce
bir dağ köyüne (Mustafa) 
Sunay Akın'ın üçüncü şiir kitabı olan Kaza Süsü gerçek hayatın hüzünlü bir yansıması sanki. Zaten kendisinin yeri bende özeldir. İstanbul'da açmış olduğu Oyuncak Müzesi'ni ilk ziyaret etmek istediğimde kapalı olduğu günü seçmiş ve çok üzülmüştüm. Karşıdaki bankta oturmuş hüzünle binaya bakarken bir de ne göreyim? Sunay Akın beyin kendisi bahçede. O gün müzeyi gezemedim ancak Sunay bey ile çok güzel bir sohbet ettik. Tabi daha sonraki yıl günü doğru ayarlayıp müzeyi tüm ayrıntılarıyla görebildim.

Sunay beyin nahifliğini şiirlerinde de hissedebiliyorsunuz. Hele 'Şiiriçi Hatları Vapuru' ndaki dizelerde Nazım Hikmet, Can Yücel, Atilla İlhan, Cemal Süreya, Edip Cansever ve Orhan Veli''ye atıfta bulunması çok hoştu. Sunay Akın gibi bir değer ülkemizde olduğu için bence çok şanslıyız. Umarım herkes bir gün böyle nadide insanlarımızın kıymetini bilecek seviyeye ulaşır. (Melek Ceylan) 
Yazarın okuduğum ilk “şiir” kitabı. Ben çok beğendim aslında yazarın tarzını beğeniyorum belirli bir uyak düzenine uymadan kelimelerle oynayarak yazıyor, cümlelerin içine yuvarladığı anlamı seviyorum ben (Balıkla Deniz tutmaya gitmek vs..). Adı gibi içi de hüzün dolu bir kitap..

Nazım Hikmet,
Can Yücel,
Atillâ İlhan,
Cemal Süreya,
Edip Cansever,
Orhan Veli...
Bu şairlere de şiirsel bir atıfta bulunuyor,en güzel sayfaydı diyebilirim... Sevgiyle kalın.

Bilmeyenler için şöyle küçük bir alıntı paylaşayım; ( ben de bilmiyordum^^)

Sunay Akın ilk şiirini 9 yaşında meteoroloji müdürlüğünde çalışan bir memurun kızına yazar. Kızın isminin baş harflerinin dizelerini oluşturduğu şiiri evlerinin terasında bulunan odunluk kapısının iç kısmına yazar. Kız balkona geldiğinde odunluğun kapısını açar. Mahsusçuktan!?
Ama şiir kızın gözüne hiçbir zaman takılmaz. Sunay Akın yıllar sonra bir Şairdir artık.Çocukluğunun geçtiği Trabzona gittiğinde sert geçen bir kışta, içindeki odunlarla birlikte kapının da sökülüp yakıldığını öğrenir. Şairin ilk şiiri hava muhalefeti nedeniyle kayıptır. (Szweig) 
--reklam--
Kaza Süsü PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Sunay Akın - Kaza Süsü kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kaza Süsü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Sunay Akın Kimdir?
Şükrü Sunay Akın (d. 12 Eylül 1962), şair, yazar, gazeteci, araştırmacı, tiyatro oyuncusu.

12 Eylül 1962 tarihinde Trabzon'un Maçka ilçesinde doğdu (bu yüzden 18 yaşından beri doğum gününü kutlamamaktadır). Ailesi, onun daha iyi eğitim görebilmesi için, 10 yaşındayken İstanbul'a taşındı. Lise öğrenimini İstanbul Haydarpaşa Lisesi'nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Fizik Coğrafya Bölümü'nden mezun oldu.

İlk şiirini, Meteoroloji Müdürlüğü'nde çalışan bir memurun kızına yazar. Henüz 9 yaşındadır. Kızın isminin baş harflerinin dizelerini oluşturduğu şiiri, evlerinin terasında bulunan odunluk kapısının iç kısmına yazar. Kız, balkona geldiğinde odunluğun kapısını açar mahsusçuktan!. Ama şiir kızın gözüne hiçbir zaman takılmaz. Sunay Akın yıllar sonra (ki bir şairdir artık) çocukluğunun geçtiği Trabzon'a gittiğinde, sert geçen bir kışta, içindeki odunlarla birlikte kapının da sökülüp yakıldığını öğrenir. Şairin ilk şiiri "hava muhalefeti" nedeniyle kayıptır!.. 1984 yılında yayınlanan ilk şiiri de bir sobanın içinde kütürdeyen odunu anlatır! İlk şiir kitabı 1989'da "Makiler" adıyla yayınlanır. Arkadaşlarıyla birlikte 1989'da Yeni Yaprak şiir dergisini ardından, 1990 yılında da Olmaz adlı şiir dergisini çıkardı. Adını Cemal Süreyya'nın koyduğu bu kitabı "Antik Acılar, Kaza Süsü, 62 Tavşanı" izler.

1987 yılında Halil Kocagöz Şiir Ödülü'nü Noktalı Virgül adlı dosyasıyla aldı. 1990 yılında ise Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülü'nü Makiler şiiri ile kazandı.

Anlık ilhamlara dayanan ve genellikle kısa olan şiirleri, Orhan Veli'nin şiirindeki bazı özelikleri günümüzde sürdüren bir yapıya sahiptir. Ayrıca, bu tür şiirlerde genellikle rastlanmayan, yumuşak, lirik bir tonu vardır. Şiirlerinde özellikle ince yergi ögelerini kullanmadaki rahatlığı ile dikkat çeker. Cemal Süreya'nın etkisinde sürdürdüğü şiirlerde, dil oyunlarına dayalı yoğun bir alaycılık ve şaşırtma; çocuklar ve hüzünle birlikte şairin ilgi ve duyarlılığını göstermektedir.

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde ders verdi, Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde 5 yıl boyunca hem ders verdi hem ders aldı. Bu deneyimin de yardımıyla, tek kişilik oyunlar hazırlayıp oynamaya başladı. Türkiye'nin çok sayıda merkezinde ve yurtdışında (Frankfurt, Nürnberg, Londra) sayısız kez tek kişilik oyunlarını sergiledi. Halen Sunay Bey Tarihi adlı gösterisini sunmaya devam etmektedir.

23 Nisan 2005 tarihinde 11 yıldır dünyanın dört bir yanından topladığı oyuncaklarla, yıllardır hayalini kurduğu İstanbul Oyuncak Müzesi'ni Göztepe, İstanbul'da ailesine ait dört katlı tarihi bir konakta açtı. Müze, Türkiye'de türünün ilk ve tek örneği olup, Avrupa Konseyi'ne bağlı Avrupa Müze Forumu (European Museum Forum) tarafından verilmekte olan Avrupa Yılın Müzesi Ödülü'ne 2010 yılı için aday olmuştur.

TRT 2 ve CNN Türk'te "Stüdyo İstanbul", "İzler", "Akşama Doğru", "5N1K" gibi kültür sanat programları ve belgeseller hazırlayan ve bunlara katkıda bulunan Sunay Akın, TV8'de de "Gezgin Korkuluk" ve "Mahya Işıkları" adlı programları hazırlayıp sundu.

Yaşam Radyo, Radyo Kent ve Best FM'de radyo programları yaptı. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Müjdat Gezen Sanat Merkezinde öğretim görevlisi olarak ders verdi.[5] Atv'de Hıncal Uluç, Haşmet Babaoğlu ve Nebil Özgentürk ile birlikte "Yaşamdan Dakikalar"da yer aldı. Skyturk360'ta "Hayat Deyince" programını sunmuştur.
--reklam--
Sunay Akın Kitapları - Eserleri
Bir Çift Ayakkabı
Geyikli Park
Antik Acılar
Ay Hırsızı
İstanbul'da Bir Zürafa
Kız Kulesi'ndeki Kızılderili
Kırdığımız Oyuncaklar
İstanbul'un Nazım Planı
Onlar Hep Oradaydı
Kalede 1 Başına
Önce Çocuklar ve Kadınlar
Tuncay Terzihanesi
Ayçöreği ve Denizyıldızı
Hayal Kahramanları
Kule Canbazı
Aslanlı Yol
Kaza Süsü
Makiler
62 Tavşanı
Şiirli Yastık
Çorap Kaçığı
Şiir Cumhuriyeti
Kırılan Canlar
Veşaire...Veşaire...
Şairler Matinesi
--reklam--
Sunay Akın Alıntıları - Sözleri
"Çocukluklarını bütün bütün kaybedenler, bir daha çiçek açmak gücü bütün bütün yok olan kurumuş ağaç gibidirler. Tahtalarından maroken koltukları iskelet de yapılabilir, sobaya odun da olabilirler. Ancak bir damlacık çiçek vermezler bir daha!.." (Hayal Kahramanları)
At eyersiz, insan eğersiz güzeldir. (İstanbul'da Bir Zürafa)
“Merdiven çıkarken bir başkasının önüne geçmek,uğursuzluktur.Merdiven altından geçmeye kalkışmak da öyle.Bunun nedeni,merdivenlerin Tanrılara uzanan yollar olduğu inancıdır.” (Tuncay Terzihanesi)
Anadolu'yu sömürüden kurtaran Mustafa Kemal Atatürk'ün "manevi mirasım" dediği bilim ve sanatın yolundan yürüyen beyaz kukuletalılar ile devrimlerini yok etmeye çalışan uzun boylu Gargamel arasındaki serüven Cumhuriyet tarihinde de devam etmektedir. (Hayal Kahramanları)
“Bir müzik şövalyesidir her sokak çalgıcısı…İşsizliği,açlığı herkesin gözü önünde düelloya davet eden birer müzik şövalyesi!…” (Tuncay Terzihanesi)
"Önünüz karanlık, farlarınızı yakınız." (Onlar Hep Oradaydı)
--reklam--
"Bu ülke hepimizin ama esas siz gençlerin. Mücadeleden yılmak yok." Mustafa Kemal Atatürk (Şiirli Yastık)
Hepimiz üşüyorduk... (Şiir Cumhuriyeti)
Ters düşmesin diye
yaşamın gerçeklerine
şair olmasını istemez çocuğunun
kitabı yalnızca
başucunda masal okumak için
eline alan bir anne (Çorap Kaçığı)
Kadından şair olamayacağını iddia edenler, ilk aşk şiirinin bir kadın tarafından yazıldığını elbette bilmezler. (İstanbul'un Nazım Planı)
Eşit olmadığı
Söylenir insanların
Aynı boyda olmayan
Beş parmağı
Gibi bir elin

Oysa uzanır
Nice yorgun
Emekçinin dudağı
Su dolu
Avucuma

Elimin
Eşit olmayan
Beş parmağının ucunu
Getirince
Biraraya (Şiir Cumhuriyeti)
Artık dağdan dağa kaçmak istemiyorum; büyük bir antlaşma yapmak
istiyorum. Taşlar eriyinceye dek tutacağım sözümü. (Kız Kulesi'ndeki Kızılderili)
Aşırı derecede miyop olan ve gözlüğünü çıkardığı zaman "ileriyi" göremeyen Fenerbahçeli Orhan Menemencioğlu'nun lakabı "Vallah" idi. Vallah Orhan, ilk gece maçında sahaya çıkarken arkadaşlarını uyarır: "Topu bana atarken seslenin..." Kendisine pas atan arkadaşları "Orhaaan" diye bağırırken, sahada Adana şivesiyle şu ses duyulur: "Nirde?.. Nirde?.." (Ayçöreği ve Denizyıldızı)
--reklam--
Değiştirilmesi önerilen ülke bayrağı Amerika Birleşik Devletleri'ninkidir. Değişimi öneren de ünlü romancı Mark Twain'den başkası değildir. Yazar şunları söyler: "Bayraktaki beyaz çizgileri siyaha boyayalım. Yıldızların yerine de kurukafa ile çapraz kemik amblemi koyalım." (Ayçöreği ve Denizyıldızı)
Neden mi, onlara "Atatürk düşmanı" demeyeceğiz? Çünkü onlar Atatürk'ün düşmanı bile olamazlar! (Şiirli Yastık)
Oyuncakları onun
Yırtık kutuları
Sarı hıyarları
Ve küçük patlicanlardı. (Kırdığımız Oyuncaklar)
Yoksul bir çocuk görsem
Yağmur altında üşüyen
Köprü olmak geçer
Hiç değilse
İçimden (Makiler)
Heinrich Bünting'in Asya haritasında dikkatle bakmamız gereken yer, "Küçük Asya" olarak tanıttığı Anadolu'dur. Bu toprak parçasından gözümüzü ayıramayaşımızın nedeni Anadolu'nun Pegasus'un başı olarak çizilmesidir. Bu benzetme akılları elbette Nâzım Hikmet'in ünlü dizelerini getirir:

Dört nala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket Bizim (Hayal Kahramanları)
"Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin İstiklal."
 'Benim bu milletten daima hatırlamasını istediğim ve en beğendiğim vecizeler işte bunlardır.'
 Mustafa Kemal Atatürk (Geyikli Park)
Gitme kal demeni bekliyorum
ama yalnızca
rüzgar çekiştiriyor atkımı (62 Tavşanı)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kaza-susu-sunay-akin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)