# Keder Atlısı - Faruk Duman Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Keder Atlısı kimin eseri? Keder Atlısı kitabının yazarı kimdir? Keder Atlısı konusu ve anafikri nedir? Keder Atlısı kitabı ne anlatıyor? Keder Atlısı PDF indirme linki var mı?  Keder Atlısı kitabının yazarı Faruk Duman kimdir? İşte Keder Atlısı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/keder-atlisi-faruk-duman-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-09T12:00:16+03:00
- Güncelleme: 2022-05-09T12:00:16+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/09/faruk-duman-kimdir-faruk-duman-kitaplari-ve-sozleri-218043.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Faruk Duman 
 Tasarımcı: Ayşe Çelem 
 Yayın Evi: Can Yayınları 
 İSBN: 9789750704260 
 Sayfa Sayısı: 92 
--reklam--
Keder Atlısı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Keder Atlısı, hem yalın bir anlatımın, hem de şiirsel bir dille kurulmuş katmanlı öykülerin bir arada bulunduğu bir kitap. Faruk Duman, bu öykülerinde insanımızın bugün yaşadığı umarsızlığı, geçmişin izlerinin silinmesiyle yaşanan hayal kırıklıklarını anlatırken masalsı, büyülü bir dünya ile yaşamın gerçeğini şaşırtıcı bir biçimde harmanlıyor.
--reklam--
Keder Atlısı Alıntıları - Sözleri
"Kavuşma ne kadar da uzun sürüyor böyle, toprak, nasıl uzak."
Kavuşma ne kadar da uzun sürüyor böyle, toprak, nasıl uzak.
[...] geride huzursuz bir çocukluk bırakıyordun, açıktı bu.
Durgun yaz; akşamüzerleri daha bir sıcak oluyordu. Öğle saatlerini balkonda kitap okuyarak geçirdim. Kıpırtısız bahçe, gölgenin usul usul yer değiştirmesi. Böylece muzip yaprakların, harflerin üzerinde gezinişi. Kitabın seğirmesi.
Zamanın durduğu evlerde büyüdüm ben, asılı tozun içinde.
Duvara baktığı zaman anlıyor ki, insan bir duvara bakmayagörsün. Ecelsiz bir ayna beliriyor orada. Devasa, kırılgan bir ayna. Sonra geçip orada, sanki gerçek orada, aynanın içinde yeniden oluşuyor da. Dışarıdakine, sahte kendi suretine bakıyor. Sonra da bunun acısıyla, parça parça dağılıyor her yana.
İnsan diye geçirdim içimden. Keşke oturup kendini izleyebilse. Geçmişin evlerinden birinde, buğulu bir pencerede. Kendi halini görse.
"İnsan diye geçirdim içimden, oturup kendini seyredebilse. Geçmişin evlerinden birinde, bir buğulu pencerede. Kendi halini görse."
...akşamı düşündüm. Odanın serinliğini, gözlerimde sıkışmış güvercini, duvarların içindeki uğultuyu sonra. Uykunun adımlarını. Her şey çok yavaş. Kendimi havada asılı kalmış bir toz... Işık azalıyor, karanlık bastırmadan, sıkıntı böyle zamanlarda başlıyor.
Babamı da, dedemi de görmedim ben.
Kavuşma ne kadar da uzun sürüyor böyle, toprak, nasıl uzak.
Bir kış günüydü. Ellerini paltonun cebine sokmuş yürüyordun. Bir yere gidiyordun ama nereye gittiğini hatırlamıyorsun şimdi. Üşümüştün. Kar yağıyordu, omuzlarını yukarı kaldırmış, boynunu içeri çekmiştin. Kar bütün gece yağmıştı, buz yolları oluşmuştu. Birbirine tutunarak yürüyenler vardı.
Rüya gördüm yine. Yalnızdım.
Gel gör ki, insanın gözü suç işlemişi anlar da, suç işleyeceğin sezilmesi, uğraş ister biraz.
--reklam--
Keder Atlısı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İmgelerin Var Ettiği: Faruk Duman bir imge ustası. Bu da demek oluyor ki, imgelerin çağrışım gücünün nasıl kullanılacağını, bizim zihnimizi nereye götüreceğini çok iyi biliyor. Bir kurbağa sesi, bir dere kenarının betimlemesi, rüzgarın ormanın içinden geçerken çıkardığı tanıdık ses... Bunların hepsini öykülerinin hamurunda kullanıyor ve bir anda tüm bu imgeler öykülerinin yapı taşı haline geliyor. Zaman ve mekânın belirsizliği an’ların yorumlanmasına, hissedilişine dönüşüyor ve bu hisler öykülerin son cümlesinde doruk noktasına ulaşıp çözümleniyor.

Onun kalemini bazen doğa yönlendiriyor, hatta mahkûm ediyor diyebiliriz. Yazar, doğanın insanoğlu üstündeki görünmez tahakkümünün farkında. Öykülerindeki kâbus teması sık sık doğada işleniyor. Doğa özgürleştirici değil, kara ormanları ve yırtıcı hayvanlarıyla bir korku/huzursuzluk ögesi olarak çıkıyor karşımıza çoğu zaman. Aynı zamanda öykülerinde doğayla hemen hemen yan yana duran bir şey daha var: Köy. Burada da kerpiç evler, kerpiç evlerin içinde yaşanan kırgın, buruk hayatların betimlemesi yer alıyor. Evlerin içindeki devinimlerin kokusu yüzümüze çarpıyor.

İletişimsizlik, köy yaşamındaki toplu yargılayıcılığın yiyip bitiriciliği, özellikle kadının belini hiç doğrultmamasıya bükmesi... Tüm bunlar belki kitaptaki birkaç sayfalık bir öykünün birkaç cümlesinde sezilen şeyler. Ama cümlelerin duruluğu hissettirdiklerinin yoğunluğunu değiştirmiyor. Faruk Duman anlatmıyor, dokunuyor. Beş duyumuzun hepsine.

Öykülerini tek başına, diğer öykülerin bağlamından kopararak okumak etkileyicilik konusunda yetersiz kalacaktır çünkü çağrışımlarını bile planlı bir biçimde, bir önceki öykünün hafızasıyla gerçekleştiriyor. Hatta bundan önce kitap/seslerde-baska-sesler--20337 kitabını okumak dimağınızda daha tamamlayıcı bir lezzet oluşturacaktır.

İmgelerin ve çağrışımların gücü adına... (Ebru) 
Keder Atlısı: Hem ödül alması,hem isminin uyandırdığı merak hem de indirimli kitaplar listesinde olması sebebiyle aldığım bir kitaptı kendisi. Ayrıca yazarla tanışma kitabımdı. Farklı farklı öykülerden oluşuyor kitap. Düşle gerçek arasında bırakıyor sizi bu öyküler. Açıkçası okumak biraz fazla konsantrasyon gerektiriyor. Hani bir öyküye, bir hikayeye başlarsınızda nasıl bittiğini anlamazsınız su gibi akıp geçti zaman dersiniz. İşte bu kitapta ben öyle diyemedim. Belki de yanlış zamana denk geldi okumam. Başka bir zamanda tekrar karşılaşmak dileğiyle... (Elif Ünlütürk Bayhan) 
Herkese merhaba!

Bu kitap Faruk Duman ile tanışma kitabım. Aslına bakarsanız elimde o kadar çok kitabı var ki, bugüne kadar bir türlü okumak kısmet olmadı nedense. Hikaye kitapları, romanları... Oldukça zengin bir seçki var elimde halbuki. Ama işte bazen olmayınca olmuyor...

Keder Atlısı, 11 öyküden oluşuyor. Ve işin ilginç yanı bu öykülerden hiçbirinin adı Keder Atlısı değil. Yani kitaba ismini veren böyle bir öykü yok.

Kitaptan bana geriye yazarın doğa ile olan münasebetinin izleri kalmış, şimdi onu fark ediyorum. Biraz hüzünlü biraz kederli... Galiba "Keder Atlısı" sözü de buradan geliyor. Dur durak bilmeyen bir keder atlısı, uçsuz bucaksız topraklardan geçerek ilerliyor. Kimi zaman tırıs gidiyor kimi zaman da şaha kalkıyor. Gördüğü hayatları farklı biçimsel ve deneysel anlatımlara okura aktarıyor.

En çok merak ettiğim kitaplarından biri olan Sus Barbatus için de sanırım biraz ipuçları verdi bana bu kitap. Beni neler bekleyebilir neler karşıma çıkabilir. Belli ki yazarın besini doğadan geliyor. Gözlemden, her anı sözcüklere aktarmaya dönük bir çabadan, uğraştan...

Bakalım yazardan bir sonraki kitabım hangisi olacak?

Kitaplarla kalın! (Özgürlük Kurdu) 
--reklam--
Keder Atlısı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Faruk Duman - Keder Atlısı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Keder Atlısı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Faruk Duman Kimdir?
Ankara Dil ve Coğrafya Fakültesi Kütüphanecilik Bölümünden mezun oldu. Öyküleri, 1991 yılından beri Yazıt, Damar, Papirüs ve Adam Öykü gibi dergilerde yayınlandı. 1996 yılında Çankaya Belediyesi'nin Öykü-Şiir Yarışması'nda Çocuk Öyküleri dalında ikincilik aldı. Bu öyküleri daha sonra Mızıkçı Mızıka adıyla yayınlandı. İlk öykü kitabı Seslerde Başka Sesler 1997 yılında yayınlandı. 1998'de Orhan Kemal ödülleri öykü dalında ikincilik ödülü kazandı. 2000'de Sait Faik Hikâye Armağanı, 2004'de Haldun Taner Öykü Ödülü, 2010'da Yunus Nadi Roman Ödülü'nü kazandı.

 

Öykü

 Kedi'çin Masallar, Notos Kitap (2010) 
 Sencer ile Yusufçuk, Can Yayınları (2009) 
 Keder Atlısı, Can Yayınları (2004) 
 Pîrî, Can Yayınları (2003) 
 Nar Kitabı, Can Yayınları (2001)
 Av Dönüşleri, Can Yayınları (1999) 
 Seslerde Başka Sesler, Can Yayınları (1997)

Roman

 Köpekler İçin Gece Müziği, Can Yayınları (2014) 
 Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur, Can Yayınları (2012) 
 İncir Tarihi, Can Yayınları, (2010) 
 Kırk, Can Yayınları, (2006) 

Deneme

 Adasız Deniz, Can Yayınları (2010) 

Çocuk Kitabı

 Cüce Prens, Can Çocuk Yayınları (2011)
 Jüpiter'in Eteği, Can Çocuk Yayınları (2009)
 Gagalar, Patiler ve Başka Güzel Şeyler, Can Çocuk Yayınları (2009) 
--reklam--
Faruk Duman Kitapları - Eserleri
Sus Barbatus
Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur
Köpekler İçin Gece Müziği
Yazmalı Defter
Sus Barbatus! 2
İncir Tarihi
Keder Atlısı
Baykuş Virane Sever
Tom Sawyer'in Kitap Okuduğu Kulübe
Seslerde Başka Sesler
Nar Kitabı
Pîrî
Kırk
Beydeba'dan Kelile ve Dimne
Zeytin Taneleri Birbirine Çarpıyor
Sus Barbatus! - 3
Adasız Deniz
Cüce Prens
Av Dönüşleri
Kaptan Kanca’nın Bir Macerası ve Öbür Yeni Öyküler
Sencer ile Yusufçuk
Doğa Betiği
Kedi'çin Masallar
Jüpiterin Eteği
Piri Reis Yedi Deniz
Gagalar, Patiler ve Başka Güzel Şeyler
--reklam--
Faruk Duman Alıntıları - Sözleri
O zaman bezgin vapurlar geçerdi, izlerdik. Biz köprüde salkım salkım izlerdik, onlar suda eriyip giderlerdi. (Zeytin Taneleri Birbirine Çarpıyor)
Her ölüm ardında ya bir hikâye bırakır, ya da, ölenin bir hikâyesi bu taraftaki yaşamda (somut yaşamında) oluşmamışsa bile, orada, öbür tarafta pekâlâ oluşabilir. (...) Ve ölümle birlikte söz yeniden gündeme gelir. (Tom Sawyer'in Kitap Okuduğu Kulübe)
Yoluna kavuşmamış bir at, her zaman, hep, sabırsızdır. (Sencer ile Yusufçuk)
...bu düzen bizi birbirimize düşman ediyor. Sebepsiz yere düşman ediyor. İki kardeşi alıyor, birini asker, birini anarşist ilan ediyor, neden, kendi çıkarları bozulmasın, kendi düzenleri yolunda gitsin diye... (Sus Barbatus! - 3)
Zamanın durduğu evlerde büyüdüm ben, asılı tozun içinde. (Keder Atlısı)
Bütün bunlardan şu sonuç çıkıyor: bir başucu yazarı, gerçek bir büyücüdür aslında. Düşlerinize girer ve siz yokken evi karıştırır. (Adasız Deniz)
Bulutlar kararıp kararıp dağılıyor, yağmur sanırsın bir evsiz; yağacak yer arıyordu. İnsan nasıl da bağımlıdır böyle şeylere. Ruh halimiz, bana kalırsa, kapanan havanın, huzursuz yaprağın peşinde yürür. (Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur)
İyilik, korkutucu oluvermişti. Kaçınılması gereken bir şey. Bu olmuştu sonunda. (Nar Kitabı)
"... hayat nedir ki başka. Sözlerin sarf edilmesinden, durup dururken. Sonra bu sözlerin anlamlandırılmaya çalışılmasından. Ama acıda, insanın insafıyla örülü bir şeyler var. Gölgede, belirsiz, ta eskilerden hız almış, her insanın yüzünde." (Kedi'çin Masallar)
İnsan zamanın birinde yüzünü serinletip geçen bir rüzgârı bile unutamaz. Sanki o rüzgâr hep o yerde durur ve bizimle yaşamımızı paylaşır. Ama sonra o da ölür, biz de. O da geçmiş olur, biz de. Bir bakıma, orada o rüzgâr estiği için biz biz olmuşuzdur. Zira o olmasaydı, bizim de o anımız olmayacaktı. (Tom Sawyer'in Kitap Okuduğu Kulübe)
Oysa insanoğlu genelde birbirini sevmez. Sevgi belki de insanoğlunun en büyük hatasıdır. (Sus Barbatus! 2)
İnsan sevdiğinin ölüsüne dokunmakta zorlanıyor. (İncir Tarihi)
Âşık olmuştu. Böyle bir durum insanın başına binde bir gelebilir ve. Geldikten sonra da onun hakkını vermeli. Hak önemli. Haksızlık olmaz. (Sus Barbatus! - 3)
Ağaçları da ölümleri nasıl büyüttüysek, öyle büyütmek gerek. (Zeytin Taneleri Birbirine Çarpıyor)
"...kitap okumak da bir yalnızlık biçimidir." (Tom Sawyer'in Kitap Okuduğu Kulübe)
Annemle babam birbirlerine o kdar güzel, uzun uzun bakıyorlardı ki, ben o zaman her şeyin yolunda olduğunu düşündüm. (Kaptan Kanca’nın Bir Macerası ve Öbür Yeni Öyküler)
Gece yine her zaman gecedir. Uyusan da, uyumasan da, fark etmez. (Köpekler İçin Gece Müziği)
Hayat çok büyük bir hayal kırıklığıdır. (Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur)
Bahaneler böyledir, her şeyden önce, yazılması gerektiği için yazılmışlardır… (İncir Tarihi)
Güç. Güç insanı böyle yapar. İnsanı mutlu eder. Ama buradaki güç elbette, kişinin kendinde hissettiği güçtür. Yoksa başka türlü bir şey değil. Diyelim devletin elinde ki kaba güç gibi bir şey değil. (Sus Barbatus! - 3)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/keder-atlisi-faruk-duman-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)