# Kemal Tahir'in Sohbetleri - İsmet Bozdağ Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kemal Tahir'in Sohbetleri kimin eseri? Kemal Tahir'in Sohbetleri kitabının yazarı kimdir? Kemal Tahir'in Sohbetleri konusu ve anafikri nedir? Kemal Tahir'in Sohbetleri kitabı ne anlatıyor? Kemal Tahir'in Sohbetleri PDF indirme linki var mı?  Kemal Tahir'in Sohbetleri kitabının yazarı İsmet Bozdağ kimdir? İşte Kemal Tahir'in Sohbetleri kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kemal-tahirin-sohbetleri-ismet-bozdag-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-01T06:00:10+03:00
- Güncelleme: 2022-06-01T06:00:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/01/ismet-bozdag-kimdir-ismet-bozdag-kitaplari-ve-sozleri-235681.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: İsmet Bozdağ 
 Yayın Evi: Emre Yayınları 
 İSBN: 978 9944334057 
 Sayfa Sayısı: 256 
--reklam--
Kemal Tahir'in Sohbetleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kemal Tahir ile Sabahattin Selek aracılığıyla tanıştık. Bir gün Sabahattin Selek benim yazıhaneme geldi. Yanında tanımadığım bir adam vardı. Bu Kemal dedi, sonra Tahir dedi. Kemal Tahir bana yabancı gelmedi de kılığına kıyafetine baktım pek kılıksız bir hali vardı. Orta halli biri... Neyse oturduk... Romancı dedi. Ben Kemal Tahir diye bir romancı biliyorum ama o romancıyla bu adamı denk düşünmek istemiyorum. Bir müddet sonra çıkardı son kitabını, bu benim dedi. "Rahmet Yolları Kesti" çıkmıştı o zaman. Kitabını bana imzaladı. Ben o akşam "Rahmet Yolları Kesti"yi okudum. Baktım kötü bir eşkıya; hain, adi, aşağılık, bayağı, pis bir herif. İsyan ettim... Ben isyan edince... "İnce Memed" gibi, böyle aslanlar gibi, doğrunun yanında, kötünün karşısında gibi falan filan... Bir hafta sonra biz karşılaştık Kemal Tahir'le. Sordu bana "Kitabı nasıl buldun?" diye. "Bulmadım" dedim. "Bulmuşundur da ne buldun" dedi. "Pislik yahu dedim o senin..." Gülmeye başladı, "Haklısın" dedi. "Eşkıya denince 'İnce Memed'i düşünürsün..." dedi. "İnce Memed gibi eşkıya olur mu?" dedi. "Eşkıya dediğin dağlarda gezen bir adam. Nasıl olacak da kışın karda, yazın cehennemi sıcakta tek başına yaşayacak. Mümkün mü, mutlaka onun arkasında çıkar bekleyen birtakım insanlar vardır" dedi. "Eşkıya denilen adam adi bir uşaktan başka bir şey değildir" dedi. Düşündüm, haklı... Böylece başladı ahbaplığımız.
--reklam--
Kemal Tahir'in Sohbetleri Alıntıları - Sözleri
«Binlerce yıllık birikimimizi bilmeden, nereye gidiyoruz, arkadaş?... Sosyalist Parti' adıyle bir komünizan parti kurmayı tasarlıyorlar... Kursunlar, görsünler!... Kendi partilerine kendilerinden başka oy verecek adam bulabilecekler mi bakalım!...»
«Kur'an'da, birçok yerlerde, bazı toplumların Tanrı buyruklarına karşı geldikleri için cezalandırıldıkları yazılıdır. Osmanlı için Batılıya benzemek, cezanın en büyüğü idi!»
«bir kristalle bir taş çarpışmış, taş kristali kırmış!.... Taş mı değerli, kristal mi, diyorum size... Hadi, cevap isterim!...»
«Benim bildiğim, Fatih'in bir toprak reformu yaptığı, ikta sistemini kabul ederek onu Tımar Sistemi olarak yerlileştirdiğidir. Profesör Ömer Lütfi Barkan'ın 1937 yılı «Ülkü» dergisinde yayınladığı bir yazısında, özetle şöyle deniliyor:
”Fatih'in yapmış olduğu derin ve manalı ıslahatın şümul ve vüs'ati hakkında kesin bir bilgiye rastlanmamakla birlikte bu hareketin bir reaksiyonunu temsil eden Veli Beyazıt zamanında yazılmış birkaç defterde, sahiplerine geri verilmiş mülk ve vakıfların kayıtları üzerindeki tashihlerden istidlâl ettiğimize göre, Fatih'in bu nevi icraatı pek geniş mikyasta ve memleketin her tarafında vuku bulmuştur. Tesadüf edilen kayıtlar şu mahiyettedir:

«Mezkürun mülki imiş, alınıp merhum Sultan Mehmet Han zamanında tımara verilmiş imiş. Haliya Padişahımız... mülkiyetini muharrer tutup...»

Bu kayıtların çoğunda, genellikle Evkaf ve emlak bozulduğu sırada, şeklindeki sarahat ile, Rumeli'nde olduğu gibi, Anadolu'da da mevcut bulunuşu, Fatih icraatının şümûlu hakkında bir fikir vermektedir..»
«Kanuni dönemi önemli bir dönem... Çöküşün başlangıcı... Büyük devlet adamları çağı...»
«Benim öfkemi kabartan, bizim Marksistlerimizin, Batı'da neyin niçin yapıldığını bilmeden memleketimizde de aynı şeylerin yapılmasını istemeye kalkmalarıdır. 'Toprak dağıtılsın' deniyor. Dağıtılacak olan toprak, kimin toprağıdır bir kere... Bizimkilere sorarsan, «ağaların toprağı» derler hiç duraksamadan. Oysa bizde toprakların büyük bölümü Devlettedir. İnandıkları ideolojiye göre Devlet'de olması gereken bir şeyi 'dağıtalım' demek, ya ideolojiden habersiz olmak, ya da neyin niçin yapıldığını bilmemektir.»
«Osmanlı Devletinin son bulması, Türkiye Cumhuriyetinin ortaya çıkması, yanıltmıştır bazılarımızı... Padişahın gitmesi, padişah gücünde bir Cumhurbaşkanının gelmesi içinse, değiştirmez hiçbir şeyi!... Yeni Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı ülkesinin en küçük parçası üzerine kurulmuştur. Elden çıkarılan parçalar, hangi toplum yapısında ise, elde kalan da o yapıdadır; bir insan mozayığıdır yâni...»
'İşçi sınıfı bizimle' diyor! İşçi sınıfı ha, hem de «sınıfı!...» Burjuva sınıfımız var da, bir de karşısında işçi sınıfımız oluşmuş!... Aferin!... Bu ayıp onlara yeter ya, onlar farkında değil!... Yahu, hiç işçi sınıfı olsa, daha on yıl önce bizim Dr. Rebii (Barkın) ile Sabahattin (Selek) Halk Partisi parasıyle sendika kurmak için işçilerin peşinde yalvar-yakar dolaşırlar mıydı?...

«Hiç işçi sınıfı olsa, işçiler, 'Sana grev hakkı, toplu sözleşme hakkı vereceğim' diyen Halk Partisi'ni bırakıp da 'Grev hakkı huzuru bozar' diyen Demokrat Parti'yi destekler miydi?...»
--reklam--
Kemal Tahir'in Sohbetleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitap, Kemal Tahir'in 1960 ile 1970 arasındaki sohbetlerinde, dönemin olayları ve Osmanlı tarihi ile ilgili düşüncelerini içeriyor. Özellikle Tarihi Değiştiren Belge isimli bölüm çok ilgimi çekti. Bu bölümde Fatih Sultan Mehmet’in 49 yaşında herhangi bir sağlık problemi yokken aniden nasıl öldüğü ile ilgili ilginç bilgiler var. Kitabın sonunda da 15 sayfa Kemal Tahir'in muhtelif zamanlarda çekilmiş fotoğrafları var, özellikle hapishane fotoğrafları ilgi çekici. Sonuç olarak kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. (Serdar Toprak) 
Kitap, aslında iki bölümden oluşuyor. İsmet Bozdağ’ın dostu Kemal Tahir’le olan sohbetlerinden anıları ile Kemal Tahir’in gerçekçilik, Batılaşma, Doğu-Batı meselesi hakkında notları. Özellikle anı kısımları keyifle okunuyor. (Yusuf Atay) 
Bu Kemal Tahir, adam değil dağ! (s.219): Kitap, yazar İsmet Bozdağ'ın yakın dostu Kemal Tahir ile yaptığı sohbetlerden seçtiği notlarının aktarılması niteliğinde. Burada yoruma girmeyen yazar sözü genel olarak Kemal Tahir'e bırakıyor.

Kemal Tahir'in devlet, tarih, devlet adamı ve memleket konusundaki fikir ve görüşlerinin yanında Devlet Ana, Bozkırdaki Çekirdek, Yorgun Savaşçı gibi eserlerinin yazılma serüvenlerini de buluyorsunuz.

Kemal Tahir'in yazar kişiliğinden ziyade sosyolog kişiliğini tanıma ve anlama imkânı elde ediyorsunuz.

Kemal Tahir'in kitaplarını okumadan önce okunması gereken ve böylece romanlarını çok daha iyi anlama imkânı sunan bir eser.

Keyifli okumalar. (Afşin) 
--reklam--
Kemal Tahir'in Sohbetleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
İsmet Bozdağ - Kemal Tahir'in Sohbetleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kemal Tahir'in Sohbetleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı İsmet Bozdağ Kimdir?
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi, Gazetecilik Enstitüsü mezunu. Çalışma hayatının ilk dönemlerinde memuriyet, gazetecilik ve oyun yazarlığı yaptı. Yazmış olduğu 23 oyun, 1940-1952 yılları arasında Ankara Radyosu’nda yayınlandı. Daha sonraki dönemlerde araştırmacılığa yöneldi, bilgi birikimlerini kitaplaştırarak önemli eserler meydana getirdi.

Eserleri 

Gönderilmemiş Mektuplar, (1943, şiir),
Üç mum Yandı, (1972, şiir),
Başvekilim Menderes,
Sultan Abdülhamid'in Hatıra Defteri, (1974)
Atatürk ve Eşi Latife Hanım, (1975)
Bitmeyen Devlet Kavgası Atatürk İnönü Bayar Çekişmeleri,
Atatürk'ün Sofrası,
Abdülhamid'in Hatıra Defteri,
Demokrat Parti ve Ötekiler,
Kemal Tahir'in Sohbetleri, (1980)
Atatürk'ün Anıları,
The Ard İdea,
Üçüncü Çözüm,
İşte Japon Modeli,
Sovyet Marksizmi, Çin Marksizmi ve Türkiye Gerçekleri,
Osmanlı Devlet ve Toplum yapısı,
Bir Darbenin Anatomisi/ 27 mayıs İhtilali,
Demirkırat Aldatmacası,
Değişim Şafağı,
Mustafa Suphi'yi kim Öldürdü?,
Osmanlıların Son Kahramanları,
Abdülhamid'in Eşi Pesendun Hanım'ın Anıları,
Beyaz Arılar.
Atatürk’ün Avrasya Devleti,
Gazi ve Latife,
--reklam--
İsmet Bozdağ Kitapları - Eserleri
Latife ve Fikriye
Gazi ve Latife
Sultan Abdülhamid'in Hatıra Defteri
Atatürk Sofrası
Bilinmeyen Atatürk - Celal Bayar Anlatıyor
Bitmeyen Devlet Kavgası Siyasal Kıyamet
Tarihin Vicdanını Sızlatan Soykırım Yalanı
Atatürk'ün Evrensel Boyutları
Kemal Tahir'in Sohbetleri
Nutuk Öncesi Atatürk Konuşuyor
Kürt İsyanları
İşte Atatürk'ün Türkiyesi
Atatürk'ün Avrasya Devleti
Darağacında Bir Başbakan
Harem Penceresinden 2.abdülhamit
Osmanlı'nın Son Kahramanları
Bir Darbenin Anatomisi
Bilinmeyen Yönleriyle Celal Bayar
Menderes Menderes
Atatürk'ün Ergenekon'u Avrasya Devleti
Derin Devlet Cehenneminde Düşünmek Can Bahası
Basın: Kurt Mu? Kuzu Mu?
Darağacında Bir Başbakan: Menderes
İşte Atatürk'ün Türkiyesi
Soykırım Mı? Hodri Meydan! Atatürk'ten Soykırım İddialarına Cevaplar
Değişim Şafağı
Celal Bayar Zaferlerle ve Şereflerle Dolu Bir Hayat
Kemal Tahir'in Sohbetleri
İnsanlığın Son Çerçevesi
Bir Çağın Perde Arkası: Atatürk-İnönü - İnönü-Bayar
Atatürk ve Eşi Latife Hanım
Yıldızların Arkası - Beyaz Arılar
Demirkırat Aldatmacası
Tarih Yarındır
İslam ve insan
--reklam--
İsmet Bozdağ Alıntıları - Sözleri
Gazi Mustafa Kemal Paşa; "Tarihte görülmüş birliklerin en üstününü" kurmak amacındaydı! Bu fikri, vicdanında bir sır gibi saklıyor, bütün hareketlerini o noktayı hedefleyerek gerçekleştir­meye çalışıyordu. Ama her şeyin bir zamanı vardı. (Atatürk'ün Ergenekon'u Avrasya Devleti)
"Bana "ölenle ölünmez" diyorlar. Ben ölenle ölmüyorum ki... Yaşayamadığım için ölüyorum! Siz, oksijensiz bir dünyada yaşayabilir misiniz?.. İşte Mustafa Kemal Paşa benim hayatım için oksijendi!." (Latife ve Fikriye)
İnsancıl gaye uğruna kendisini alaşabilen her insan kahramandır. (Atatürk'ün Evrensel Boyutları)
"Gerçekten Kafkasyalılar, Karadeniz limanlarına sürüler halinde yığılmışlardı." (Tarihin Vicdanını Sızlatan Soykırım Yalanı)
«bir kristalle bir taş çarpışmış, taş kristali kırmış!.... Taş mı değerli, kristal mi, diyorum size... Hadi, cevap isterim!...» (Kemal Tahir'in Sohbetleri)
«Benim öfkemi kabartan, bizim Marksistlerimizin, Batı'da neyin niçin yapıldığını bilmeden memleketimizde de aynı şeylerin yapılmasını istemeye kalkmalarıdır. 'Toprak dağıtılsın' deniyor. Dağıtılacak olan toprak, kimin toprağıdır bir kere... Bizimkilere sorarsan, «ağaların toprağı» derler hiç duraksamadan. Oysa bizde toprakların büyük bölümü Devlettedir. İnandıkları ideolojiye göre Devlet'de olması gereken bir şeyi 'dağıtalım' demek, ya ideolojiden habersiz olmak, ya da neyin niçin yapıldığını bilmemektir.» (Kemal Tahir'in Sohbetleri)
Atatürk'ün "Nutuk"u, hemen her aydının kitaplığında baş köşeyi tutar. Ancak "Nutuk", 19 Mayıs 1919'dan bu yana Atatürk'ün asker ve politikacı olarak düşüncelerini ve eylemlerini yansıtır. Kurtuluş Savaşı'mızın tarihidir. Ama bunun bir de "öncesi" var; Nitekim Mustafa Kemal Paşa, "Amasya Mülakatı" masasına oturduğu zaman, Anafartalar kahramanı, Yıldırım Orduları Başkomutanı ve Anadolu'nun yarısına resmen sözü geçen bir Ordu Müfettişi idi. (Nutuk Öncesi Atatürk Konuşuyor)
"Devlet,ağacın dalı gibidir.Gövde ile bütünleşebildiği ölçüde yaşar,ayrıldığı ölçüde yalnız kalır." (Atatürk'ün Evrensel Boyutları)
Yeri gelmişken söylemeliyim ki benim en iyi anlaştığım dostlarımdan biri İsmet olmuştur. Onun için bu buluşmanın boşuna olmadığını anlamıştı. (Nutuk Öncesi Atatürk Konuşuyor)
Şöyle böyle on yıl oldu. Yani, sürdüğüm padişahlığın üçte biri… Eserlerimin üçte değil onda birini vücuda getirdiler mi?…￼ (Sultan Abdülhamid'in Hatıra Defteri)
Çıkar kadar her an değişebilen başka bir kavram bulmak güçtür! Hele bu "çıkar" maddi ise... (Tarihin Vicdanını Sızlatan Soykırım Yalanı)
"Bizim milletimiz, milliyetinden uzaklaşmasının çok acı cezalarını gördü. Osmanlı Devleti içinde yaşayan çeşitli milletler, milliyetlerine sarılarak kendilerini kurtardılar; Biz, ne olduğumuzu, onlardan öğrendik. Kuvvetimizi yitirdiğimiz anda bizi aşağıladılar; anladık ki, kabahatimiz kendimizi unutmamız imiş! Dünyanın bize saygı duymasını istiyorsak, önce bizim kendi benliğimize sarılmamız ve bu gerçeğe ulaştığımızı dünyaya göstermemiz lazımdır. Milli benliklerini bulamayan milletler, başka milletlerin
avıdır." (Atatürk'ün Ergenekon'u Avrasya Devleti)
_Çok sade bir evlenme yaptık.Siz de öyle bulmadınız mı?Çünkü bizde evlenmelerin çoğu aile için yıkımdır. Büyük masraflar yapılır, bu yüzden birçok insan evlenmez bile.Bizim dini bayramlarımız da masraflı geçtiğinden "iki bayram arasında nikah olmaz" diye bir töremiz de var. Neden olmaz? Çünkü iki masrafa bir üçüncüsü eklenirse buna kese dayanmaz da onun için.Ben evlenmemi çok sade tutarak halkıma örnek olmak istedim.Balayımızıda şehir şehir,kasaba kasaba gezerek, halkın dileklerini dinleyerek yaptık.Bundan güzel balayı olur mu? (Gazi ve Latife)
Seid Abdülkadir, idam sehpasına yürümeden önce son isteği sorulduğunda, “Oğlumun idamını görmek istemiyorum. Önce beni asın” dedi.
Ama, isteği yerine getirilmedi. Önce oğlu Muhammed’i astılar.
. (Kürt İsyanları)
Okuduğu amerikan kollejinde eğitim kadrosu içinde misyoner rahipler varmış.bunlar müslüman öğrenciler üzerindei şliyor ve hırıstiyan yapmaya çalışıyorlarmış.
 Bu gençlerin şikayeti bu idi.Çok heyecenlı idiler.Yürekten konuşuyorlardı.Gördüklerini, vatansever bir duygu ile dile getiriyorlardı.Bana misyonerlerin yakınlık sağladıkları iki ögrencinin adlarını, okul numaralarını yazdırdılar, okulları ile "Devlet " olarak ilgilenilmesini istediler. (Bir Darbenin Anatomisi)
"Atatürk'ün Sofrası" bir çağın portresidir. Devlet, memleket ve dünya olayları, Atatürk sofrasının aynasına yansır, ulusal görüşe orada dönüşürdü. (Atatürk Sofrası)
Doğu ülkelerinde politikacının kaderi budur: Onun istikbalinde, iktidar sandalyesi ile, darağacı, birbirinin içinde, sarmaş dolaş görünür... Ben bun­lara alışmış bir insanım! (Bilinmeyen Atatürk - Celal Bayar Anlatıyor)
Savaş zafer kazanmak için değil amaca ulaşmak için bir vasıtadır.Eğer savaşın milli bir amacı yoksa katliamdır.
 Mustafa Kemal Atatürk (Gazi ve Latife)
"Hiç kimsenin kerameti kendisinde görmeğe hakkı yoktur. Bir devlet adamı, kerameti kendisinde görmeğe başladı mı, Devlet Adamlığını bitirdi demektir.”
M. Kemal [İsmet Paşaya] (Bitmeyen Devlet Kavgası Siyasal Kıyamet)
"Aradan ne kadar zaman geçti, şimdi anımsamıyorum, belki bir hafta belki on beş gün; Fikriye bir sabah yeni baştan Çankaya'ya gelmiş.."Mustafa Kemal Paşa'yı göreceğim." diye tutturmuş... Yaver Rusuhi, Latife Hanım'dan tembihli olduğu için içeri almak istememiş..." (Latife ve Fikriye)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kemal-tahirin-sohbetleri-ismet-bozdag-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)