# Kerbela - Adnan Demircan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kerbela kimin eseri? Kerbela kitabının yazarı kimdir? Kerbela konusu ve anafikri nedir? Kerbela kitabı ne anlatıyor? Kerbela PDF indirme linki var mı?  Kerbela kitabının yazarı Adnan Demircan kimdir? İşte Kerbela kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kerbela-adnan-demircan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-10-17T16:00:07+03:00
- Güncelleme: 2022-10-17T16:00:07+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/10/17/adnan-demircan-kimdir-adnan-demircan-kitaplari-ve-sozleri-335590.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Adnan Demircan 
 Yayın Evi: Beyan Yayınları 
 İSBN: 9789754735710 
 Sayfa Sayısı: 160 
--reklam--
Kerbela Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Hz. Peygamber’in (s) sevgili torunu Hz. Hüseyin, İslâm kültüründe önemli bir yere sahiptir. Aile efradından ve taraftarlarından küçük bir grup insanla birlikte 10 Muharrem 61’de (10 Ekim 680) Kûfe yakınlarındaki Kerbelâ’da öldürülmesinin etkileri günümüze kadar devam etmiştir. Bu olay, tüm Müslümanlarca şiddetli bir şekilde kınanmış, Şiî ve Alevi kültüründe canlı bir şekilde yaşatılmış ve vukuundan günümüze kadar bir siyasî mücadele aracı olarak kullanılmıştır.
Kerbelâ olayının, bugüne kadar farklı düzeylerde ve çoğu zaman duygusal bir yaklaşımla ele alınmış olması, tüm dünyadaki Müslümanlar arasında çatışmalara ve ayrılıklara vesile olmaktadır. Günümüzde bu olayın daha soğukkanlı bir şekilde değerlendirilmesine ihtiyaç olduğu muhakkaktır.
--reklam--
Kerbela Alıntıları - Sözleri
Ne Hz. Hüseyin'e duyulan aşk, ne de Yezid'e duyulan kin, kâmil insanın yetiştirilmesine imkan vermemektedir. Hz. Hüseyin'in kişiliği, ibadet hayatı ve ahlakî değerleri hayatında yaşatmasına ilişkin bir örneklikten çok, onun Kerbelâ'daki mazlumiyeti ve mağduriyeti üzerinden oluşturulan bir kimlikten söz etmek mümkündür.
Tarihin din olarak algılanmaya başladığı yerde bilimin mihmandarlığından, sağlıklı bir anlama ve algılamadan söz etmek mümkün değildir.
Sinân b. Enes, Hz. Hüseyin'i öldürdükten sonra Ömer b. Sa'd'ın çadırına giderek bir şiir okudu:
"Altın ve gümüş yükle bineklerime!
Öldürdüm örtülü meliki...
Öldürdüm anne ve babası en hayırlı olanı...
Neseplerini söylerse nesep bakımından en hayırlısını!"

Allah'ım affet, hesap ağır...
Kerbelâ'ya indiklerinde Hz. Hüseyin, "Burasının adı nedir?" diye sordu. "Kerbelâ" dediler. "Keder ve belâdır." dedi.
Ağlamak değil, düşünmek gerekir. Ama birilerini göklere, birilerini yerin dibine batırarak düşünmek mümkün değildir. Bu şekilde ancak duygular bilenebilir.
Hz. Hüseyin'in onlar tarafından davet edildiğini hatırlatması üzerine Kûfelilerin susarak kendisine cevap vermedikleri ifade edilir.
Ali Şeriati,Kerbela’nın anlam erozyonuna uğraması hususunda safevileri suçlamaktadır.”Safevilerin hedefi,yalnızca halkın taasuplarını ve bilinçsiz duygularını harekete geçirmek,küçük bir ameli için,hatta bir ibadet için,yapıcı,öğretici bir iz ve mantıklı bir çıkarım ve sonuç arayan İslam’ın değil Hırıstiyanlığın üslubunca dini karnavallar ve tarihi trajediler düzenlemekti.
Kerbelâ'ya indiklerinde Hz. Hüseyin, "Burasının adı nedir?" diye sordu. "Kerbelâ" dediler. "Keder ve belâdır" dedi.
--reklam--
Kerbela İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kerbala'ya indiklerinde Hz. Hüseyin,
"Burasının adı nedir?" Diye sordu.
"Kerbela" dediler. "Keder ve belâdır. " Dedi.
Beni derinden etkileyen bir kitap. Cennet gençlerinin efendisi, hz Hüseyin ve hz. Hasan efendimizin derinden etkileyen bizlere çok şey öğreten hayatlarından imtihanlar. (Mona Roza) 
Kerbela Hakkında: Kerbela Hakkında

Yazar, eserin yazılma gerekçesini şöyle açıklamaktadır: “Hz. Peygamberimizin (s.a.v.) sevgili torunu Hz. Hüseyin (r.a.), İslâm kültüründe önemli bir yere sahiptir. Özellikle Kerbelâ’da bir avuç kadar adamı ve akrabasıyla karşı karşıya kaldığı son, onu günümüze kadar yaşayan bir kahraman haline getirmiştir. Şüphesiz geçmişe baktığımızda farklı Hüseyinlerle karşılaşıyoruz. Bu Hüseyin kimliklerinin inşasında birçok etken birbirine karışmıştır. Tarihin din olarak algılanmaya başladığı yerde bilimin mihmandarlığından, sağlıklı bir anlama ve algılamadan söz etmek mümkün değildir. Günümüzde Hz. Hüseyin (r.a.) hakkında üretilen algılar, kendilerini dayatmaktadır. Buna rağmen bilim insanlarının bildikleri “doğruları” anlatmanın dışında bir tutuma girmeleri, hiçbir zaman hakikate hizmet etmez.

Hz. Hüseyin’i bir insan olarak anlamak, onun da arzu ve isteklerinin olduğunu dikkate alarak; arzuları, beklentileri, hedefleri ve zaaflarıyla tarihî Hüseyin’i anlatmak, maruz kaldığı sonu isabetli bir şekilde anlamak için gereklidir. Mucizelerle, hurafe ve sloganlarla anlatılan muhayyel bir Hüseyin’in varlığı bize ne anlatabilir ki?

Biz bu çalışmamızla, Kerbelâ’yı anlamaya çalışan okuyucuyu, soğukkanlı ve bilimsel bir değerlendirme yapmaya davet ediyoruz, kitabın yazılma amacı da budur.”

Kitaptan Bazı Başlıklar
*İdeoloji, Efsane ve Hakikat Arasına Sıkışmış Kerbelâ
*Tarihin Mecrasını Değiştiren Bir Katliam: Kerbelâ
*Ehl-i Sünnet’e Göre Kerbelâ
*İbn Teymiyye’ye Göre Yezîd ve Kerbelâ
*Şiîlere ve Alevîlere Göre Kerbelâ
*Ümmetin Çetin İmtihanı: Kerbelâ’yı Nasıl Okumalı?

Kerbelâ’ya ait daha birçok bilgiyi ideolojik saplantılardan uzak, tarafsız/nesnel bir gözle bu kitaptan öğreneceksiniz.

Kerbela (Keder ve Bela)
Adnan Demircan
Türkçe · Beyan Yayınları · 2014 · 160 sayfa

Ağrı Okuma Grubu (Ağrı Kültürel Okuma) 
Kerbela... Ne desem eksik kalır. Kimi suçlasam bilemedim...Nerden baksam bir yerlerden eksik birşeyler fırladı.Açıkçası karışık olan kafamı biraz daha karıştırdı.En iyisi siz de okuyun öyle karar verin. (Hicret Uruğ) 
--reklam--
Kerbela PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Adnan Demircan - Kerbela kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kerbela PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Adnan Demircan Kimdir?
1964 yılında Mardin’in Ömerli ilçesinde doğdu. İlk ve Ortaokulu Ömerli’de, Liseyi Mardin Tarım Meslek Lisesi’nde okudu. 1987’de Atatürk Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı yıl Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İslâm Tarihi ve Uygarlığı Bilim Dalında Yüksek Lisansa başladı. 1989 yılında Yüksek Lisansı, 1994 yılında aynı Enstitüde Doktorayı tamamladı.

Ocak 1992’de Harran Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’ne İslâm Tarihi Araştırma Görevlisi, 1994 yılında Yardımcı Doçent olarak atandı; Ekim 1996’da Doçent, Şubat 2003’te Profesör oldu.

Bir süre Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdür Yardımcısı olarak çalıştı. 1994 yılından 2011 yılının ortalarına kadar İslam Tarihi ve Sanatları Bölüm Başkanlığı görevini yürüttü.

Çalışmalarını İslâm Tarihinin ilk dönem siyasî tarihi, özellikle de muhalif gruplar üzerine yoğunlaştıran Demircan’ın yayımlanmış birçok kitabı ve makalesi bulunmaktadır.
--reklam--
Adnan Demircan Kitapları - Eserleri
İhsan Süreyya Sırma Kitabı Pervari'den Paris'e
Raşid Halifeler
Ali-Muaviye Kavgası
Emeviler
Hz. Peygamber'in (Sas) Ahlakı
Siyer
Gadir-i Hum Olayı
Kerbela
Cahiliye Arapları
Fitne
Cahiliyeden İslam'a Kadın ve Aile
Siyer Konusunda Bilinmesi Gereken 88 Soru
Nebevi Direniş Hicret
Hz.Ali Dönemi ve Ehl-i Beyt
Tarih ve Tarihçi
Hz. Peygamber'in Ahlakı
Allah Elçisi'nin (s) Ailesi
Tarihin Akışını Değiştiren Son Peygamber
Siyeri Nebiden 40 Hikmet
Dört Halife Üç Cinayet
Tematik İslam Tarihi
Bedevi
Kızların Gömülerek Öldürülmesi ve Çok Kadınla Evlilik
Çağdaş İslami Hareketler ve Şiddet Sorunu
Bir Bilim Olarak Siyer ve Kaynakları
Türkiye'nin İlahiyat Sorunu
İslam Tarihi-1
İslam Tarihi’nin İlk Döneminde Önderler ve İhtilafları
İslam Tarihi'nin İlk Döneminde Arap - Mevali İlişkisi
Kabile Topluluklarından Akide Toplumuna
Tarihin ve Dinin İstismarı
Allah’ın Elçisi ve Mesajı
Çağdaş Çalışmalar ve Oryantalistlerin Siyer'e Yaklaşımı
Haricilerin Siyasi Faaliyetleri
Hz.Peygamber (sas)'in Beşeri Münasebetleri Temel Hak ve Hürriyetler
O'nun Ahlakı Kur'an'dı
Birlikte Yaşama Tecrübesi
Eğitimci ve Tebliğci Hz Peygamber (sas)
İktidar Mücadelesi
Hz. Peygamber'in (s.a.s) Doğduğu Çevre ve Toplum
Münafık
Yeni Bir Toplum İnşası
Kürtler
Hz. Peygamber'in (s.a.s) Ailesi ve Aile Hayatı
Çeşitli Yönleriyle Hz. Peygamber'in (s.a.s.) Hayatı
Haricilerin Siyasi Faaliyetleri
Münafıklar
Müslümanların Uzun Yürüyüşü
Bir Eğitim Sevdalısı - Nuri Gökalp Kitabı
Hz. Ömer
Hz. Peygamber Döneminde Münafıklar
Hz.Peygamber Döneminde Müşriklerle İlişkiler
Hz. Peygamber’in (Sas) Kişiliği ve Bazı Özellikleri
Kur'an'ın Geliş Ortamında İnanç ve İbadetler
Önder Peygamber ve Yeni Bir Devletin Kuruluşu
Urfa-Mardin Hattı
İslam Tarihi Literatürü
Din Siyaset İlişkisi Haricilik Mezhebinin Doğuşu Bağlamında
Çeşitli Yönleriyle Son Elçi (s.a.s)'in Hayatı
İtaat ile İsyan Arasında Dört Alim
İslam Medeniyeti
Peygamberimin Arkadaşları
--reklam--
Adnan Demircan Alıntıları - Sözleri
"Yiyecek maddelerinin pahalı olduğu yerlerde hayat ucuzdur."

Durant, Will (1981), Medeniyetin Temelleri, Çev.: Nejat Muallimoğlu, İstanbul 1978, s. 105. (Kızların Gömülerek Öldürülmesi ve Çok Kadınla Evlilik)
Geçmişi karalamak, bir meşruiyet aracı olarak kullanıldığı için yeni iktidarların eliyle ya da onlara yaranmak amacıyla geçmiş hakkında olumsuz kanaatler ileri sürmek, sık rastlanan bir durumdur. (Tarih ve Tarihçi)
Bazen sağlık gerekçesiyle de çocuklar öldürülürdü. Sparta'da bir bebek doğunca, baba onu muayene için ailenin yaşlılarına götürürdü. Bebek, sağlıklı ise yetiştirilmek üzere babasına bırakılır; sağlıklı değilse derin bir su çukuruna atılarak öldürülürdü. Fenikeliler ise her şeyin ilkini isteyen tanrılara ilk çocuklarını kurban ederlerdi. (Kızların Gömülerek Öldürülmesi ve Çok Kadınla Evlilik)
Mekkeliler ve müttefikleri kendilerini Ehl-i Hums, Harem dışından gelenleri ise Ehl-i Hil olarak isimlendiriyordu. Ehl-i Hums olan kişiler kıyafetleriyle tavaf yapabilirken, Ehl-i Hil olanlar ya daha önce giymedikleri bir elbiseyle tavaf yapıp o elbiseyi bir taşın altına bırakıyorlar, ya da Ehl-i Hums'tan birisinden ödünç bir elbise alıyorlardı. Bu imkânları bulamayanlar ise çıplak tavaf yapıyorlardı. İslâm, insan onuruna aykırı ve ayrımcı olan bu uygulamayı da kaldırmıştır. (Siyer Konusunda Bilinmesi Gereken 88 Soru)
Insan ister şahit olsun, ister olmasın bir olay hakkında konuşmaya başladığında o olayın anlatımını öznelleştirmiş olur. Bundan kaçınmak mümkün değildir. (Siyer)
Hz. Hasan'ın vefatından sonra başlayan Yezid'e biat süreci beş-altı yıl sürdü. (Emeviler)
Tarihin din olarak algılanmaya başladığı yerde bilimin mihmandarlığından, sağlıklı bir anlama ve algılamadan söz etmek mümkün değildir. (Kerbela)
Cahiliye Araplarının tuttukları bir oruç da sükût orucudur. Adadıkları boyunca hiç konuşmazlar ve bunu ibadet sayarlardı. İslam döneminde böyle bir ibadete yer verilmemiştir. (Cahiliye Arapları)
Filozof Bradley: “Dindar bir kimse eğer davranışlarında ahlaklı değilse ya sahtekardır, ya da bâtıl bir dine inanmaktadır. Ahlaksız dindar olmaz, dindarlık mahiyeti itibariyle dindarca yani ahlaklı olarak yaşamayı gerektirir.” (Hz. Peygamber'in Ahlakı)
Haddı zatında sabır denilince sadece eziyet ve hakaretlere sabır anlaşılmamalıdır.
“Taata devamda sabır, nasihatten sakınmada sabır, zıt düşüncedekilerin her türlü hile ve tuzaklarına sabır, zorluklara karşı sabır, batılın yayılmasına sabır, hakka yardım edenlerin azlığına sabır, eziyetli yolların uzunluğuna sabır, nefsin istekleri, tama ve heveslerine, za’fına, noksanlığına, aceleciliğine çabucak usanmasına sabır, sabır, sabır. Bütün bunlardan sonra neticeye ulaşınca nefsi tevazu ve şükür dairesinde tutabilmede sabır... (Hz. Peygamber'in Ahlakı)
Hz. Peygamber'in (sav) hayatını doğru öğrenmek, ilahi mesajın daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacaktır. İlahi mesaj ise insanlığı, içine düştüğü sorunlardan kurtaracak yegâne yoldur. (Tarihin Akışını Değiştiren Son Peygamber)
İslâm dünyası Batı'ya teslim olmuştur; ancak Batı'nın, Müslümanlardan duyduğu korku devam etmektedir. Zira Batı, Müslümanlarda görmediği potansiyelin İslâm medeniyetinde olduğunu hâlâ görebilmektedir. (Çağdaş İslami Hareketler ve Şiddet Sorunu)
Cihat Allah kelamının insanlara ulaştırılmasında önündeki engellerin kaldırılması faaliyetidir.

Hz. Peygamber kişisel çıkar için insanlara saldırmayı, onları öldürüp mallarına el koymayı caiz görmemiştir. O, ancak Allah'ın rizasının gözetildiği savaşların meşru olduğunu ifade etmiştir. Onun bu bakış açısıyla cihat Allah rızası için gerçekleştirilmesi gereken bir ibadettir ve tek yöntemi savaş değildir. (Siyer Konusunda Bilinmesi Gereken 88 Soru)
Rahmet Peygamberi, çevresindeki herkesin hidayete kavuşması ve kurtuluşa ermesi için davet görevinde o kadar ısrarlı ve hırslı bir çalışma yürütmüştür ki neticede bu yüzden “Neredeyse inanmıyorlar diye kendini parçalayacaksın!” diye birkaç defa Allah'ın itabına/azarına uğramıştır. (Hz. Peygamber'in (Sas) Ahlakı)
Ali Şeriati,Kerbela’nın anlam erozyonuna uğraması hususunda safevileri suçlamaktadır.”Safevilerin hedefi,yalnızca halkın taasuplarını ve bilinçsiz duygularını harekete geçirmek,küçük bir ameli için,hatta bir ibadet için,yapıcı,öğretici bir iz ve mantıklı bir çıkarım ve sonuç arayan İslam’ın değil Hırıstiyanlığın üslubunca dini karnavallar ve tarihi trajediler düzenlemekti. (Kerbela)
Müslümanlar, pozisyonlarını imanın beslediği akılla değil, körü körüne bağlanılmış bir duygusallıkla almaktadırlar. Daha doğrusu Müslümanların önemli bir çoğunluğu, olup bitenlerden haberdar değillerdir. Tam bir akıl tutulması yaşanmaktadır. (Çağdaş İslami Hareketler ve Şiddet Sorunu)
"Fâtıma, Cennet ehli kadınlarının hanımefendisidir. " Buhârî (Allah Elçisi'nin (s) Ailesi)
İnsan kurbanı ve çeşitli sebeplerle çocuk öldürme adeti, Araplara mahsus olmayıp, diğer bazı toplum ve topluluklarda da bulunuyordu. (Kızların Gömülerek Öldürülmesi ve Çok Kadınla Evlilik)
...Çünkü Abbasiler döneminde artık kadının tamamen ev hayatına mahkûm olduğu bir anlayışın dinin gereği olarak topluma hâkim olduğunu görüyoruz. (Bedevi)
Şiilere göre Gadir Hum denilen yerde Hz. Muhammed şöyle seslendi: "Ben kimin mevlasıysam Ali'de onun mevlasıdır. Allah'ım ona dost olana dost, düşman olana düşman ol. Ona yardım edene yardım et, onu yardımsız bırakanı yardımsız bırak!" (Gadir-i Hum Olayı)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kerbela-adnan-demircan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)