# Ketum Kahraman - Mario Vargas Llosa Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Ketum Kahraman kimin eseri? Ketum Kahraman kitabının yazarı kimdir? Ketum Kahraman konusu ve anafikri nedir? Ketum Kahraman kitabı ne anlatıyor? Ketum Kahraman PDF indirme linki var mı?  Ketum Kahraman kitabının yazarı Mario Vargas Llosa kimdir? İşte Ketum Kahraman kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/ketum-kahraman-mario-vargas-llosa-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-10T10:00:18+03:00
- Güncelleme: 2022-05-10T10:00:18+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/10/mario-vargas-llosa-kimdir-mario-vargas-llosa-kitaplari-ve-sozleri-218729.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Mario Vargas Llosa 
 Çevirmen: Havva Mutlu 
 Orijinal Adı: El héroe discreto 
 Yayın Evi: Can Yayınları 
 İSBN: 9789750722363 
 Sayfa Sayısı: 416 
--reklam--
Ketum Kahraman Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Bu ülkede küçük de olsa bir uygarlık alanı yaratmak olanaksız,” diye geçirdi aklından. “Barbarlık her şeyi önüne katıp sürüklüyor.” Karamsarlığa kapıldığı zamanlarda yaptığı gibi yine, gençliğinde gidip başka ülkelerde kendine bir yaşam kurmak yerine, burada, Lima denen bu korkunç şehirde kalmaya karar vermekle ne kadar yanlış bir şey yapmış olduğunu düşündü.

Peru’da iki şehir ve iki patron. Başkent Lima’da sigortacı Ismael Carrera, taşra güneşinin altında kavrulan Piura’daysa nakliyeci Felícito Yanaqué.

Bir tarafta Felícito’nun, kapısına sıkıştırılan örümcek imzalı haraç mektubuna meydan okumasıyla değişen hayatı. Diğer taraftaysa ikinci baharının zirvesindeki Ismael’in ailevi antikalıkları yüzünden kabağın, sadık dostu ve şirketinin yöneticisi Don Rigoberto’nun başında patlaması. Tam da emeklilik hayalleri kurarken...

Mario Vargas Llosa, Don Rigobertonun Not Defterleri, Üvey Anneye Övgü, And Dağlarında Terör ve Palomino Moleroyu Kim Öldürdü romanlarından karakterlerle renklendirdiği, sürükleyiciliğiyle arkası yarınlara taş çıkaran bu kitabında dalaverenin evrenselliğini bolca tebessümle gözler önüne seriyor.
--reklam--
Ketum Kahraman Alıntıları - Sözleri
Çevir bu sayfayı, geçti gitti; sen de unut.
"Bir psikolog şeytanın kendisinden bile daha tehlikeli olabilir. Bunu, Freud' u okuduğumdan beri biliyorum."
"... çok güzel olduğunu bilmek Lucifer' i zehirledi, günahların en büyüğünü işledi: Kendini Tanrı' ya eşit gördü."
"İnsan denen varlıkların her biri bilinmezliklerle dolu bir uçurumdur. Bazı kadınlar ve erkekler diğerlerinden daha yoğun bir duyarlılığa sahiptir."
İnsan denen varlıkların her biri bilinmezliklerle dolu bir uçurumdur.
“Bu ülkede küçük de olsa bir uygarlık alanı yaratmak olanaksız.” diye geçirdi aklından. “Barbarlık her şeyi önüne katıp sürüklüyor.”
"Zaman, geri gelmemek üzere uçup gitmişti."
Kendimizde neler bulunduğunu her zaman tam olarak bilemeyiz. İnsan denen varlıkların her biri bilinmezliklerle dolu bir uçurumdur.
Bu ülkede küçük de olsa bir uygarlık alanı yaratmak olanaksız, barbarlık her şeyi önüne katıp sürüklüyor.
"Zamanla canlı bir insan olmaktan çıkıp evin mobilyalarından biri olmuştu sanki."
"Çevir bu sayfayı, geçti gitti; sen de unut."
Artık para bol; gücüne güvenen tırnaklarını çıkarıp payını istiyor.
"Önemli olan para değil, Adelaida," dedi adam, kendinden emin bir şekilde. "Erkek adam kimseye kendini ezdirmez. Önemli olan bu işte."
"Önce bir yudum bir şey iç, Rigoberto," dedi. "Evleneceğimi söylediğim zaman bembeyaz kesildin. Kiminle evleneceğimi duyduğun zaman kalp krizi geçirebilirsin."
--reklam--
Ketum Kahraman İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bu kitaptan sonra Mario Vargas Llosa her okuyuşumda daha da sevdiğim, bir sonraki kitabını merakla okumayı beklediğim yazarlardan biri haline geldi. Gördüğüm kadarıyla çok farklı konularda kalem oynatabilen bir yazar. Nobelli yazarların çoğu hep aynı konu, tema, -artık siz ne derseniz deyin- etrafında dolaştığını görüyorum. Bu istisnalara Doris Lessing dışında Llosa da katılmış oldu benim için.

Bu kitabı bence yazarın en iyimser romanı. Tatile çıkarken ya da yolculuk esnasında keyifle okuyabileceğiniz bir kitap. Beni çok yormasın, biraz heyecan, biraz gizem, biraz macera, biraz da Latin havası istiyorum diyorsanız buyurun. Romanı polisiye, dedektif, gerilim, hatta biraz daha ileriye gidecek olursak modern bir peri masalı kategorisine bile sokabiliriz. Bu kitabın şöyle de güzel bir tarafı var: İçerisinde yazarın beş romanından karakterler barındırıyor. Yazarın diğer kitaplarını okuduysanız bu romandan alacağınız keyif daha da artacaktır. Spoiler vermemek adına kitapla ilgili ne yazabilirim?

Kitap, hayatına yeni bir anlam katmak isteyen ya da hayatında yeni bir sayfa açmak isteyen orta yaşını aşmış üç adamı konu alıyor:

1. Felicito hayatı boyunca şerefiyle çalışmış, babasından miras kalan nakliye firmasını daha da büyütmüş biri.
2. Ismael Carrera ise oğullarından her türlü kahpeliği görmüş, ilerlemiş yaşına rağmen sevdiği kadınla evlenmek için tüm Peru sosyetesini bile karşısına almaya hazır bir sigorta şirketi sahibi.
3. Don Rigoberto ise İsmael Carrera’nın yanında çalışan, emekliye ayrılmak üzere olan ve ömrü boyunca Avrupa seyahatine çıkmayı ertelemiş bir avukat.

Bu üç kişinin eylemleri uzaktan yakından bir şekilde birbirlerinin kaderini de etkiliyor. Yazar bu üç erkeğin başına türlü türlü belalar örüyor ve onları kendilerine artık çok yabancı olan, savundukları değerlerin içinin boşal(tıl)dığı ve kimsenin de umursamadığı ilkeler karşısında çetin bir sınava sokuyor.

Yazar aslında iki alternatif hikâyeyi konu alıyor. Biri Felicito diğeri Don Rigoberto’nun hikâyesi. Kitabı okurken her iki hikâyeyi de merakla takip etmemek elde değil. Ben en çok Felicito’nun hikâyesini beğendim. Özellikle Felicito’ya babasından miras kalan “Kimseye kendini ezdirmeyeceksin” sözü sayesinde Felicito sonu nereye varırsa varsın tüm güçlüklere göğüs gerer. İki hikâye ancak romanın sonuna doğru, artık işler çığırından çıktığında birleşiyor. Yazarın alternatif diyalog tekniği de daha önce hiçbir kitapta karşıma çıkmayan bir anlatım biçimi olarak okuyucuya oldukça keyif veriyor.

Llosa her kitabında olduğu gibi burada da siyasi meselelere dokundurmadan geçmiyor. Ekonomik gelişmelerle birlikte artan problemlerin insan ilişkilerini ne derecede bozduğunu ve yozlaştırdığını, yeni kuşakla (tembel, ahlaki değerlerden yoksun) eski kuşak (şerefli, haysiyetli) arasındaki çatışmaları anlattığı olaylarla gözler önüne seriyor. Özellikle polisin Felicito’ya şantaj yapan mafyayla işbirliği içerisinde olduğunu, rüşvetin her türlüsüne bulaştığını ima ederek polis teşkilatını da eleştiriyor.

Cesaretin, onurun ve ilkeli olmanın her türlü ahlaki değeri hiçe sayan yozlaşmış bir dünyada ayakta kalma savaşı bence bu kitabı tümüyle özetleyen en güzel cümle olacak. (N) 
Oldukça kolay okunan, anlatıyı da diri tutan bir dile sahip. Muazzam sayılmaz ama bende diğer kitaplarını okumak için ilgi uyandırdı. Bir ara Dövüş Kulübü hissiyatı, bir ara polisiye kitap fantazisi ara ara da sürpriz sonlu olacakmış gibi beklenti verdi kitap lakin kendi havuzunda ilerledi. Güzeldi. (Yeşim G.) 
--reklam--
Ketum Kahraman PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mario Vargas Llosa - Ketum Kahraman kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ketum Kahraman PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mario Vargas Llosa Kimdir?
Mario Vargas Llosa, ("Yosa" şeklinde okunur) (d. 28 Mart 1936 Arequipa, Peru) Perulu roman, öykü ve oyun yazarı, eleştirmen, 2010 yılında Nobel Ödülü kazanmıştır.

Dedesinin konsolos olarak görev yaptığı Cochabamba'da yetişti. Lima'daki askeri bir okuldan mezun oldu. Lima San Marcos Üniversitesi'nde edebiyat eğitimi gördü. İspanya'da Madrid Üniversitesi'nde doktora yaptı.

Yayınlanan ilk eseri 1952'de basılan İnkanın Kaçışı adlı oyundu. Ardından çeşitli dergilerde öyküleri yayınlandı. Gazetecilik ve televizyonculuk yaptı. Cuadernos de Composiction ile Literatura dergilerinin yayın kadrosunda yer aldı. 1959-1966 arasında Paris'te yaşadı. İlk romanı Kent ve Köpekler 1963'de yayınlandığında büyük ilgi gördü. Birçok dile çevrildi.

3 yıl Londra'da yaşadı. 1969'da ABD'de Washington Üniversitesi'nde ders verdi. 1970'te Barselona'ya yerleşti. 1974'te Lima'ya döndü.

1990'da Demokratik Cephe'nin adayı olarak katıldığı Peru başkanlık seçimlerinde başarılı olamadı. Latin Amerikalı yazarların en tanınmış ustalarındandır.

Latin Amerika'nın kır ve kent yaşamını, değişik insanlarını anlatan romanlarında kendine özgü bir üslup kullandı. Gerçekçiliği ve anlatımdaki ustalığıyla başarı kazandı. 2010 Nobel Edebiyat Ödülü'nü almıştır.
--reklam--
Mario Vargas Llosa Kitapları - Eserleri
Teke Şenliği
Üvey Anneye Övgü
Genç Bir Romancıya Mektuplar
Cennet Başka Yerde
Kelt Rüyası
Elebaşılar - Hergeleler
Hınzır Kız
Kent ve Köpekler
Masalcı
Palomino Molero'yu Kim Öldürdü
Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu
Mayta'nın Öyküsü
Ketum Kahraman
And Dağlarında Terör
Yeşil Ev
Don Rigoberto'nun Not Defterleri
Dünya Sonu Savaşı
Bir Ziyaretçi
Julia Teyze
Das Böse Mädchen
Los Cachorros
Conversation in the Cathedral
--reklam--
Mario Vargas Llosa Alıntıları - Sözleri
Kitap okumayan, edebiyata el sürmemiş bir insanlık, kaba ve ilkel dili yüzünden ürkütücü iletişim sorunları yaşayan bir sağır-dilsizler topluluğuna döner.. Aynı şey bireyler için de geçerlidir.. Hiç okumayan, az okuyan ya da yalnız süprüntü okuyan insan, engelli bir insandır..' (Hınzır Kız)
"...Hiç1şey kolay degil, Lituma.
Çok doğru gibi görünen dogrulara 4ayrı açıdan bakarsan, yakından bakarsan yarı-doğru ya da yanlış görünmeye başlarlar..." (Palomino Molero'yu Kim Öldürdü)
No, not in any way. One thing is sure, we have to put an end to this situation. (Conversation in the Cathedral)
İnsanın, kendisini artık bir insan gibi hissetmemesinden daha berbat bir şey olamaz. (Masalcı)
Söz çok fiil az, ne bu böyle?! (Los Cachorros)
Siz hiç hapiste bulunmadınız, öyle değil mi Dona Merceditas? Günler gelip geçer ve insanın yapacak hiçbir şeyi yoktur. İnsan çok sıkılır orda, inanın bana. Çok da açlık çeker. (Elebaşılar - Hergeleler)
Aşk mucizeler yaratır. (Elebaşılar - Hergeleler)
'Bilindiği gibi sürüler konuşma yeteneği olmayan, az çok güçsüz yaratıklardan oluşur. Ayrıca, kargaşa anında sürü­nün düzensizliği değil itaatkarlığı yeğlediği deneylede 1çok kez doğrulanmıştır. Yani keçiler gibi hareket edenlerin başını çeken liderler değil tekelerdir. Bu yaratıklardan bizlere de 1seyler bulaşmış olmalı ki, insan sürüleri arasında da teke gibi yöneticiler insan kitlelerini sarp kayaklıklara sürükleyip, kaya­lıkların doruğundan denize atlatabiliyor. Bu tür durumlar uy­garlığı kasıp kavuruyor olmasa da oldukça sık rastlanan durum­lar.' (Don Rigoberto'nun Not Defterleri)
Çok keyifsiz olduğu halde, yazdığı şeyin korkunçluğu karşısında gülme krizine tutulmuştu. (Kelt Rüyası)
Platon'un yaşadığı dönemde spor bir araçtı, yaşamın belediyelerce kontrol altına alındığı modern zamanlarda olduğu gibi bir amaç değil. (Don Rigoberto'nun Not Defterleri)
"Sivil kıyafetle dolaşılacak, sivillerle birlikte olunacak, bir sivil gibi çalışılacak:' "Ama, bir asker gibi düşünülecek’’ (Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu)
Evet, onları kullanıyor, bu açık. Ama hiç değilse aşağılamiyor onları... (Masalcı)
İnsanlar ne suçlar işliyorlar. Asıl suçluların cezasız kalmaları beni çıldırtıyor. Onlara hiçbir zaman hiçbir şey olmuyor, öyle değil mi? (Palomino Molero'yu Kim Öldürdü)
Ve böylece günler geçiyor, sen umudunu yitiriyorsun... (Elebaşılar - Hergeleler)
"Devrim toplumu, bilim de bireyi tüm felaketlerinden kurtaracaktır." (Dünya Sonu Savaşı)
“Çocuklar çamura bulanmayı mı seviyor, öyleyse topluluklarda çöp toplama işi onlara verilecekti” (Cennet Başka Yerde)
"Korkak olduğumuz için kahramanı oynarız, yakınlarımızı öldürme isteğiyle yanıp tutuştuğumuz için katili oynarız, doguştan yalancı oldugumuz için oynarız."
Jean-Paul Sartre (Kent ve Köpekler)
Bence hayatta bir insanın tutkuları uğruna şerefsizliği ve hapse girmeyi göze alması kadar değerli bir şey olamaz. (Don Rigoberto'nun Not Defterleri)
"Neden dövüşmekten başka bir şey bilmezler, neden barış içinde yaşayıp da hayatın tadını çıkarmazlar ki bunlar?" diye söylendi Don Anselmo. "Yaşam o kadar güzelleşirdi ki o zaman." (Yeşil Ev)
Bir an anlıyor ve unutuyor. Onunla iletişim kuramıyorsun. Kendi kendine konuşuyorsun, otuz yıldan fazla bir zamandır yaptığın gibi. (Teke Şenliği)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/ketum-kahraman-mario-vargas-llosa-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)