# Kieslowski Kieslowski'yi Anlatıyor - Danusia Stok Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kieslowski Kieslowski'yi Anlatıyor kimin eseri? Kieslowski Kieslowski'yi Anlatıyor kitabının yazarı kimdir? Kieslowski Kieslowski'yi Anlatıyor konusu ve anafikri nedir? Kieslowski Kieslowski'yi Anlatıyor kitabı ne anlatıyor? Kieslowski Kieslowski'yi Anlatıyor PDF indirme linki var mı?  Kieslowski Kieslowski'yi Anlatıyor kitabının yazarı Danusia Stok kimdir? İşte Kieslowski Kieslowski'yi Anlatıyor kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kieslowski-kieslowskiyi-anlatiyor-danusia-stok-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-09-14T14:00:03+03:00
- Güncelleme: 2022-09-14T14:00:03+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/09/14/danusia-stok-kimdir-danusia-stok-kitaplari-ve-sozleri-312474.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Danusia Stok 
 Çevirmen: Aslı Kutay Yoviç 
 Orijinal Adı: Kieslowski on Kieslowski 
 Yayın Evi: Agora Kitaplığı 
 İSBN: 9786051030913 
 Sayfa Sayısı: 256 
--reklam--
Kieslowski Kieslowski'yi Anlatıyor Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Film yapmak seyirciler, festivaller, eleştiriler, söyleşiler demek değildir. Film yapmak her gün sabahın altısında kalkmak demektir. Soğuk, yağmur, çamur demek, ağır ışık malzemelerini taşımak demektir. Her şeyden önce, asap bozan bir meslektir ve her şey, ailen, duyguların, özel hayatın dahil olmak üzere ikinci plana atılır. Ve hepsi bir yana, film yapmak sabretmek demektir.
"Bunun dışında ben, filmin montaj odasında var olmaya başladığına inanıyorum. Çekmek sadece gerekli malzemeyi ve seçenekleri sağlamaktır. Kendime mümkün olduğunca hareket etme özgürlüğü tanıyarak başlarım montaja. Kurgulamak iki film parçasını birbirine bağlamaktır ve bu aşamada uyulması gerekli bazı kurallar vardır. Kurgunun bir başka aşaması da, filmi oluşturmaktır. Bu, seyirciyle oynanan bir oyundur; dikkati yönlendirme, gerilimi dağıtabilme oyunu. Bazı yönetmenler bu oyunda senaryoya, bazıları oyunculara, sahnelemeye, ışıklara, görüntüye yaslanırlar. Bense filmin tanımlaması güç, sadece orada, montaj odasında hayat bulan ruhunun farkındayım."

--reklam--
Kieslowski Kieslowski'yi Anlatıyor Alıntıları - Sözleri
"Acı çekmenin çekmemekten daha kötü olduğundan emin değilim. Bazen acı çekmek daha iyidir. Herkes bir kere bunu yaşamalıdır. Bizi olgunlaştıran da budur. İnsan doğasını bu oluşturur. Kolay bir hayatınız varsa, başkalarını da düşünmeniz için bir sebebiniz yoktur. Kendiniz ve başkası hakkında endişelenmeniz için bir şekilde acıyı yaşamış olmanız, acı çekmenin ne olduğunu bilmeniz gerekir. Böylelikle incindiğinizde, incinmenin ne olduğunu anlarsınız. Çünkü acının ne olduğunu anlamazsanız, acının olmadığı bir hayatı da anlamaz ve öyle bir hayat için şükredemezsiniz."
"Sanatta kalitenin belirtisi bence şu: Bir şey okuduğum da, gördüğüm de ya da dinlediğim de birden, birisinin benim de düşündüğüm ve yaşadığım bir şeyi formüle ettiği duygusuna kapılıyorum; tam benim düşündüğüm gibi ancak benim hayal ettiğimden daha iyi cümlelerle ya da görsel düzenlemelerle ya da daha iyi bir ses kompozisyonuyla formüle edilmiş. Ya da bir anlığına, bende, güzellik hissi veya sevinci uyandırıyor. İşte büyük edebiyatı, ortalama edebiyattan ayıran da bu. Büyük edebiyat eserlerini okuduğunuzda, söylediğinizi ya da duyduğunuzu zannettiğiniz bir iki cümleye mutlaka rastlarsınız. Sizi ilgilendiren bir tanım ve etkileyen bir imgedir bu, sizin imgenizdir. Sayfaların birinde, kendinizi aynı durum da buluverirsiniz ya da sizden çok farklı ama, sizin bir zamanlar düşündüğünüz gibi düşünen ya da gördüğü­nüz gibi gören birine rastlarsınız. Büyük sinemacılık dedikleri de budur -eğer öyle bir şey varsa. Bir an için kendinizi orada buluverirsiniz; ancak bu duruma duygusal mı yaklaştığınızın veya bu durumu entelektüel, karşılaştırmalı ve analitik olarak mı düşündüğünüzün esasında hiçbir önemi yoktur."
"Gittikçe daha çok, umurumuzda olan tek şeyin yalnızca kendimiz olduğu duygusuna kapılıyorum. Başka insanlara dikkat ettiğimizde bile kendimizi düşünüyoruz.

(...)Kendimizden bir şeyler verebilmekte çok güzel bir yan var. Ancak kendimizden verirken, bunu yine kendimiz için, kendi hakkımızda daha iyi görüşlere sahip olmak için yaptığımızdan, bu güzellik lekeleniyor. Bu saf bir güzellik mi? Yoksa biraz bozulmuş mu? Filmin yönelttiği soru da bu. Cevabı bilmiyoruz ve bilmek de istemiyoruz. Sadece soruyu bir kez daha yansıtıyoruz."
"En çok acı çektiğim zamanı ne size ne de bir başkasına anlatı­rım. Bu en acı veren, aynı zamanda da en derinde saklanan şey­dir. Bunun hakkında konuşmam, ikinci olarak da, bazı yerlerde meydana çıksa da, bu acıyı kendime bile itiraf edemem. Kuşku­suz bu acı bir yerlerde ortaya çıkacaktır ve eğer gerçekten isterse­niz onu bulacaksınızdır."
Tabii ki kendimi bir şeylerden kaçıyormuşum gibi hissediyorum ama bu beni rahatsız etmiyor. Bazen hayatınızı sürdürmek için kaçmanız gerekir.
Başarı denen kelimeyi hiç sevmiyorum. Çünkü o kelimenin ne anlama geldiğini bilmiyorum. Benim gözümde başarı, çok sevdiğim bir şeyi elde etmek demektir. Ancak istediğim şey herhalde ulaşılmaz bir şeydir. Bu yüzden ben, böyle bir değerlendirme yapmaktan çekinirim.
Paris'in dışında yapılan bir toplantıda yanıma on beş yaşında bir kız geldi ve Veronique'yi izlediğini söyledi. Filmi tam üç kez seyretmiş. Ruh diye bir şeyin olduğunu kavramış. Sadece bunu söylemek istiyordu. Daha önceden bilmiyormuş ama artık ruh diye bir şeyin var olduğunu öğrenmiş. Bunda çok güzel bir yan var. Veronique'i çekmeye o kız için değerdi. Bir yıl boyunca çalışmak, o kadar para, enerji, zaman, sabır harcamak, kendinize eziyet etmek, canınızın çıkması, Parisli bir kızın ruh diye bir şeyin var olduğunu anlamasına değerdi.
--reklam--
Kieslowski Kieslowski'yi Anlatıyor İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Sinema gelişimi içerisinde farklı dönemlerde bir çok akımın etkisinde kalarak şekillendi ama bazı yönetmenler var ki tek başlarına bir akım gücüne sahipler. Kieslowski de benim için o yönetmenlerden birisidir. İlk dönem filmlerindeki o sertliği zamanla daha naif,şiir(klasik olacak ama onun kadrajlarını ve geçişlerini anlatabilecek daha güzel bir kelimem yok) bir nitelik kazanmıştır. Çoğu kişi "The Decalogue" ve "Three Colors" serileriyle tanır yönetmeni ama sinemasındaki bu ince geçişin ilk örneği olan "The Double Life of Veronique" gözden kaçmaması gereken bir şaheserdir.

Ruhları hafifleten insandır Kieslowski. (arden) 
Şahane bir kitap. Kieslowski sinemasını seviyorsanız zevkle okursunuz ve hakkında birçok şey öğrenebilirsiniz. I'm so so belgeselini de tavsiye ederim. (Badu) 
Tek kelimeyle harika bir kitap. Tabir yerindeyse bir solukta okudum. İçinde her şeyi bulabileceğiniz bir kitap. Kieslowski'yi seviyorsanız tabi. Okurken her kelimesinden zevk aldım.... (NeverMore) 
--reklam--
Kieslowski Kieslowski'yi Anlatıyor PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Danusia Stok - Kieslowski Kieslowski'yi Anlatıyor kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kieslowski Kieslowski'yi Anlatıyor PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Danusia Stok Kimdir?

--reklam--
Danusia Stok Kitapları - Eserleri
Kieslowski Kieslowski'yi Anlatıyor
--reklam--
Danusia Stok Alıntıları - Sözleri
Paris'in dışında yapılan bir toplantıda yanıma on beş yaşında bir kız geldi ve Veronique'yi izlediğini söyledi. Filmi tam üç kez seyretmiş. Ruh diye bir şeyin olduğunu kavramış. Sadece bunu söylemek istiyordu. Daha önceden bilmiyormuş ama artık ruh diye bir şeyin var olduğunu öğrenmiş. Bunda çok güzel bir yan var. Veronique'i çekmeye o kız için değerdi. Bir yıl boyunca çalışmak, o kadar para, enerji, zaman, sabır harcamak, kendinize eziyet etmek, canınızın çıkması, Parisli bir kızın ruh diye bir şeyin var olduğunu anlamasına değerdi. (Kieslowski Kieslowski'yi Anlatıyor)
"Gittikçe daha çok, umurumuzda olan tek şeyin yalnızca kendimiz olduğu duygusuna kapılıyorum. Başka insanlara dikkat ettiğimizde bile kendimizi düşünüyoruz.

(...)Kendimizden bir şeyler verebilmekte çok güzel bir yan var. Ancak kendimizden verirken, bunu yine kendimiz için, kendi hakkımızda daha iyi görüşlere sahip olmak için yaptığımızdan, bu güzellik lekeleniyor. Bu saf bir güzellik mi? Yoksa biraz bozulmuş mu? Filmin yönelttiği soru da bu. Cevabı bilmiyoruz ve bilmek de istemiyoruz. Sadece soruyu bir kez daha yansıtıyoruz." (Kieslowski Kieslowski'yi Anlatıyor)
"Acı çekmenin çekmemekten daha kötü olduğundan emin değilim. Bazen acı çekmek daha iyidir. Herkes bir kere bunu yaşamalıdır. Bizi olgunlaştıran da budur. İnsan doğasını bu oluşturur. Kolay bir hayatınız varsa, başkalarını da düşünmeniz için bir sebebiniz yoktur. Kendiniz ve başkası hakkında endişelenmeniz için bir şekilde acıyı yaşamış olmanız, acı çekmenin ne olduğunu bilmeniz gerekir. Böylelikle incindiğinizde, incinmenin ne olduğunu anlarsınız. Çünkü acının ne olduğunu anlamazsanız, acının olmadığı bir hayatı da anlamaz ve öyle bir hayat için şükredemezsiniz." (Kieslowski Kieslowski'yi Anlatıyor)
Tabii ki kendimi bir şeylerden kaçıyormuşum gibi hissediyorum ama bu beni rahatsız etmiyor. Bazen hayatınızı sürdürmek için kaçmanız gerekir. (Kieslowski Kieslowski'yi Anlatıyor)
"En çok acı çektiğim zamanı ne size ne de bir başkasına anlatı­rım. Bu en acı veren, aynı zamanda da en derinde saklanan şey­dir. Bunun hakkında konuşmam, ikinci olarak da, bazı yerlerde meydana çıksa da, bu acıyı kendime bile itiraf edemem. Kuşku­suz bu acı bir yerlerde ortaya çıkacaktır ve eğer gerçekten isterse­niz onu bulacaksınızdır." (Kieslowski Kieslowski'yi Anlatıyor)
Başarı denen kelimeyi hiç sevmiyorum. Çünkü o kelimenin ne anlama geldiğini bilmiyorum. Benim gözümde başarı, çok sevdiğim bir şeyi elde etmek demektir. Ancak istediğim şey herhalde ulaşılmaz bir şeydir. Bu yüzden ben, böyle bir değerlendirme yapmaktan çekinirim. (Kieslowski Kieslowski'yi Anlatıyor)
"Sanatta kalitenin belirtisi bence şu: Bir şey okuduğum da, gördüğüm de ya da dinlediğim de birden, birisinin benim de düşündüğüm ve yaşadığım bir şeyi formüle ettiği duygusuna kapılıyorum; tam benim düşündüğüm gibi ancak benim hayal ettiğimden daha iyi cümlelerle ya da görsel düzenlemelerle ya da daha iyi bir ses kompozisyonuyla formüle edilmiş. Ya da bir anlığına, bende, güzellik hissi veya sevinci uyandırıyor. İşte büyük edebiyatı, ortalama edebiyattan ayıran da bu. Büyük edebiyat eserlerini okuduğunuzda, söylediğinizi ya da duyduğunuzu zannettiğiniz bir iki cümleye mutlaka rastlarsınız. Sizi ilgilendiren bir tanım ve etkileyen bir imgedir bu, sizin imgenizdir. Sayfaların birinde, kendinizi aynı durum da buluverirsiniz ya da sizden çok farklı ama, sizin bir zamanlar düşündüğünüz gibi düşünen ya da gördüğü­nüz gibi gören birine rastlarsınız. Büyük sinemacılık dedikleri de budur -eğer öyle bir şey varsa. Bir an için kendinizi orada buluverirsiniz; ancak bu duruma duygusal mı yaklaştığınızın veya bu durumu entelektüel, karşılaştırmalı ve analitik olarak mı düşündüğünüzün esasında hiçbir önemi yoktur." (Kieslowski Kieslowski'yi Anlatıyor)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kieslowski-kieslowskiyi-anlatiyor-danusia-stok-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)