# Kış Ruhu - Edward Said Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kış Ruhu kimin eseri? Kış Ruhu kitabının yazarı kimdir? Kış Ruhu konusu ve anafikri nedir? Kış Ruhu kitabı ne anlatıyor? Kış Ruhu PDF indirme linki var mı?  Kış Ruhu kitabının yazarı Edward Said kimdir? İşte Kış Ruhu kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kis-ruhu-edward-said-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-01T20:00:06+03:00
- Güncelleme: 2022-07-01T20:00:06+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/01/edward-said-kimdir-edward-said-kitaplari-ve-sozleri-260053.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Edward Said 
 Çevirmen: Tuncay Birkan 
 Orijinal Adı: The Mind of Winter 
 Yayın Evi: Metis Yayıncılık 
 İSBN: 9789753422901 
 Sayfa Sayısı: 248 
--reklam--
Kış Ruhu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu seçki, Edward Said'in sürgün, göçmenlik, sömürgenin temsil edilme biçimi ve günümüzdeki edebiyat eleştirisi üzerine dokuz yazısını içeriyor.

Akademi ve fikirler dünyası ile kaba siyaset, devlet iktidarı ve askeri güç dünyası arasındaki fiili yakınlıkların görmezden gelindiği çağımızda, entelektüellerin ahlaki rehabilitasyona ve yeniden tanımlanmaya ihtiyaç duyduğunu belirten Said, herkesi bugünkü kültürel durumla hesaplaşmaya çağırıyor ve "Entelektüel sıfatıyla içine kapatıldığımız disipliner gettoların sınırlarını yıkıp geçmek, dünyanın nesnel temsilini uzmanlarla onların müşterilerinin oluşturduğu küçük zümrenin eline bırakmamak zorundayız," diyor.

--reklam--
Kış Ruhu Alıntıları - Sözleri
Doğduğumuz yerlerde, nesnelerin bizler daha seçim yapma zahmetini tanımadan gönlümüzü fethettiği yerlerde, dış dünyanın yalnızca kişiliğimizin bir uzantısı gibi görüldüğü yerlerde hissettiğiniz rahatlık gibisi yoktur.
George ELIOT - The Mill on the Floss
Demek ki okumak, benim Ben adını verdiğim öznel ilkenin, artık onu kendi Ben'im olarak görmeye hakkımın olmayacağı bir biçimde değiştirildiği edimdir.
"Şiir konuşmanın, dudakların ve söylenen sözün sevgili evladıdır: Söylenmesi gerekir; söylenene kadar icra olmaz, hiçbirşeyi icra etmez, kendisi olmaz. Gerilimli ritim şiire gerçek ruhu ve benliğini verir. Şiir kesinlikle konuşma olduğu, fırınlanmış altın gibi cürufundan arındırılmış konuşma olduğu için, konuşmanın bütün asli unsurlarına da kesinlikle sahip olmalıdır.
Ah demek bulamıyorsun benim uyuşuk mısralarımda
Gümbürtüyü, isyanı,şarkıyı,kainatı,
Kış dünyam ki bu saadeti nadiren solumakta
Şimdi,iç çekişlerle sana sunuyor açıklamamızı.
Vurgu şiirin canıdır.
Her zaman bir Öteki vardır.
Bu öğretiye göre, genel halk kitlesini bilgisiz bırakmak ve insan varoluşu ile ilgili en can alıcı yönetim sorunlarını "bilirkişi"lere yalnızca kendi uzmanlık alanlarından bahseden uzmanlara ve kitaplarında geniş bir toplumsal onay verilen sözcüğü kullanacak olursak "işin içindekiler"e, yani işlerin gerçekten nasıl yürütüldüğünü bilme ve daha da önemlisi iktidara yakın olmak gibi özel ayrıcalıklara donatılmış olan genellikle (erkek kişilere) bırakmak en iyisidir.

#Ronald Steel
--reklam--
Kış Ruhu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Edward Said ile daha tanışmadan kendisi bana, çantamda bulunan ama o an okumadığım (hala da okumadım:/) "Şarkiyatçılık" kitabı sayesinde, hoş bir jest yapmıştı. O zamana kadar ilgimi çekmeyen bu şahsiyet artık merak uyandırmaya başlamıştı bende.

Daha sonra Tarık Ali'nin "Edward Said ile Konuşmalar" isimli röportajlarından oluşan kitabını okudum ve hayran olmaya başladım.

"Kış Ruhu" ise okuduğum ilk kitabı. Anlamak için 40 fırın ekmek yemem gerektiğini bilsem de kitaplarını okumaktan vazgeçmeyeceğim. Kıyısından, köşesinden yakaladığım her nokta beni mutlu ediyor çünkü.

"Keşke canlı olarak dinleme fırsatım olsaydı" dediğim insanların arasına girdi. Gerçi "Ne kadar cahilsiniz" diyip konuşmak bile istemezdi belki:)) Ama o entelektüel havası insanı büyülüyor gerçekten. Okurken gözümde canlanmadı değil yani; şık, kendinden emin, sakin, beyefendi...
Tavsiye ederim mutlaka tanışın kendisiyle. (Aura) 
*SÜRGÜN: Edward Said: Filistin davasının yılmaz savunucusu!
 Said Filistin doğumlu bir hristiyan. Genel düşüncenin aksine İsrailin zulmune karşı sadece müslümanlar değil Filistinli hristiyanlarda bu durumdan muzdarip. Böyle bir coğrafyada doğan Said yaşamını birçok farklı yerde yaşamak zorunda kalıyor. Bunun edebi karşılığı: SÜRGÜN. Said yerinden edilmişliğin yüreğinde oluşturduğu boşluğu hiç unutmuyor. Bir annenin çocuğundan zorla alıkonulmasına benzer onun öyküsü. Ona göre coğrafyası ona her daim kucak açmış bir annedir. Çünkü Filistin bir anne yüreğidir. Ve kıskançtır Said. Anne kucağında başka çocuk(israil) istemez. Buna tepkilidir. Diğer çocuğun(israil) nereden geldiğini sorgular. Onu istemez. Çünkü o çocuk onun yerini zorla almaya, oraya göz dikmeye çalışır. Ayrıca bir de çocuğu oraya getirenlere de tepkilidir. İsyanı bir de onlaradır. Çünkü onlar zorla çocuğu annenin kucağa bırakır. Bu artık senin çocuğundur der. Anne de istemez, asıl evlatta. Lakin diğer çocuğu getirenler zor kullanır. Anne çocuğu hiç sevmedi. Çocuk zorla getirilen çocuğa karşı hep tepkiliydi. Kan kusardı ona. Said bu çocuktan ibarettir. Onun kelimesi zulme karşı her zaman kılıç gibiydi. Asla sözünü esirgemez. Bu kitabın ilk 80 sayfasında bunu göreceksiniz. Said bir edebiyat eleştirmenidir. Kalan bölümlerde Said'in edebiyat eleştirilerini göreceksiniz. Özellikle edebiyat bölümü okuyan arkadaşlar için çok farklı bir bakış açısı olacak. Mutlaka okunması ve anlaşılması gereken bir söz ustası. Said, üzerine konuşulması ve irdelenmesi gereken bir derya. Onu anlatacak kelime bulmakta zorlanıyorum. Ona Ortadoğunun bütün dilleriyle seslenmek istiyorum. Yalnız hiçbir dil SÜRGÜN'ü anlatmaya yetmiyor. Bu yüzden sadece susuyorum. SÜRGÜN, sadece yaşayanların bildiği bir dildir. Onun terminolojisinde kelimeler yoktur. Sadece yerinden edilmişlik duygusu vardır. (Garip) 
--reklam--
Kış Ruhu PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Edward Said - Kış Ruhu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kış Ruhu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Edward Said Kimdir?
Edward Wadie Said, 1935 yılında Kudüs’te doğmuştur. Anne ve babası Filistinli olan Said’in önadının (Edward) bir İngiliz ismi olmasında annesinin 1935’lerde Galler Prensi’ne olan hayranlığı etkili olmuştur. Babasının I. Dünya Savaşı sırasında askerliğini Fransa’da, Amerikan Keşif Kuvvetlerinde yaparken ABD vatandaşlığını kazanması, ABD’ye gitmesi ve orada birkaç yıl okuması onun daha sonraki hayatı üzerinde etkili olacaktır.
Kahire Victoria Koleji’nde lise öğrenimine devam ederken sorun çıkardığı gerekçesiyle bu okuldan uzaklaştırılan Said, babası tarafından ABD’deki Massachuttes Mount Hermon School’a gönderildi. Victoria Koleji’inde iyi bir eğitim aldığı için bu okulda dereceye girmeyi başarmıştır. Üniversite öğrenimini Princeton ve Colombia Üniversitesi’nde İngiliz edebiyatı üzerine yaptı. 1963’te Colombia Üniversitesi’nde ders vermek üzere New York’a geldiğinde egzotik ama özel bir dikkat gösterilmesi gerekmeyen Arap kökenli biri olarak görülen Said, 1967 Arap-İsrail Savaşı’ından sonra bir Filistinli olması nedeniyle büyük değişim geçirdi ve az da olsa siyasal olayların içinde yer almaya başladı. 1970’li yıllara geldiğinde hem Batı hem de Araplar adına konuşmak zorunda kalan biri konumuna geldi. Böylesi zor bir durumdan çok sesli bir biçimde düşünmeye ve yazmaya başlayarak kurtulmayı kısmen başardı. Bununla birlikte Arap dünyasında Filistin yüzünden bir çok hakarete maruz kaldı. Yahudi Savunma Konseyi kendisini Nazi ilan etti. Üniversitedeki odası kundaklandı, kendisi ve ailesi sayısız ölüm tehditleri aldı. Bütün bunlara rağmen ünü kötü olan Filistin davasına bağlı olduğunu ilan etmekten çekinmedi. 1977’de Filistin Kurtuluş Örgütü’nün parlamentosu görevini gören Filistin Ulusal Konseyi üyesi seçildi. 1991’de başlayan Oslo, yani İsrail ile masa başında anlaşabilmek için Filistin halkının meşru haklarından taviz verme sürecine şiddetle karşı çıktığından, Konsey’den istifa etti. Filistin halkına desteğini son günlerine kadar devam ettirdi.

Akademik hayatına gelince Said, 1974’te Harvard’da arşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nde konuk öğretim üyesi olarak, 1975’te Stanford Davranış Bilimleri İleri Araştırmalar Merkezi’nde burslu araştırmacı olarak, 1979’da John Hopkins Üniversitesi Beşeri Bilimler Bölümü’nde misafir öğretim üyesi olarak bulundu. Arab Studies Quarterly’de editörlük yaptı. New York’taki Dış İlişkiler Konseyi, Amerikan Sanatlar Akademisi ve PEN yönetim kurulu üyeliklerini yürüttü. 1976’da Harvard Üniversitesi Bowdoin Ödülü’nü, 1994’de ise Lionel Trilling Ödülü’nü aldı.

Lisans ve lisans üstü eğitiminde edebiyat, felsefe ve müzik dersleri alan Said müzikolog, verimli bir denemeci, düşüncesi ve tavır alışları coşkunluk doğuran bir düşünür olarak tarihteki yerini almıştır.

Said, 24 Eylül 2003 tarihinde uzun süreden beri çekmekte olduğu lösemi hastalığına yenik düşerek 68 yaşında vefat etmiştir.
--reklam--
Edward Said Kitapları - Eserleri
Entelektüel
Şarkiyatçılık
Oryantalizm (Doğubilim)
Yersiz Yurtsuz
Kültür ve Direniş
Medyada İslam
Kış Ruhu
Freud ve Avrupalı Olmayan
Kültür ve Emperyalizm
Hümanizm ve Demokratik Eleştiri
Müzikal Nakışlar
Filistin'in Sorunu
Geç Dönem Üslubu
Başlangıçlar - Niyet ve Yöntem
Joseph Conrad ve Otobiyografide Kurmaca
Oslo''dan Irak''a ve Yol Haritası
Müzik Üzerine Görüşler
Oryantalizm Eleştirileri
Sürgün Üzerine Düşünceler
Paralellikler ve Paradokslar
Haberlerin Ağında İslam
Yeni Binyılda Filistin Sorunu
İktidar, Siyaset ve Kültür
Yazınsal Eleştiri Söyleşiler
--reklam--
Edward Said Alıntıları - Sözleri
Bernard Lewis'in taktiği kötü niyetli gözlemleri ile etimolojiyi, kökenbilimi hileli kullanımıyla kültürleri karalayarak kitleleri sınıflandırmaktır. (Haberlerin Ağında İslam)
Her hakikat, yaşamak için bir maskeye ihtiyaç duyar.
Joseph Conrad (Joseph Conrad ve Otobiyografide Kurmaca)
- "Tüm kültürler birbirinin içine karışmıştır; hiçbiri ferdî ve katıksız değildir..." (Kültür ve Emperyalizm)
- "Chinua Achebe: “Batılı yazarların eserleri, eşyanın tabiatı icabı otomatik olarak evrensellikten etkileniyordur!
Evrenselliğe ulaşmak için çaba göstermesi gerekenler ise, yalnızca ötekilerdir. Sanki evrensellik, Avrupa yahut Amerika yönünde..." (Kültür ve Emperyalizm)
- "Hiçbir içtimâî sistem, hiçbir tarihî vizyon, hiçbir teorik bütüncülleştirme ne denli güçlü olursa olsun, kendi alanı içinde var olan bütün alternatifleri veya uygulamaları kapsama gücüne sahip olamaz!
Onların aşılması ihtimali daima baki kalır..." (Müzik Üzerine Görüşler)
İslamiyet'in genel portresi üzerinde çarpıtmalar ve saptırmalar kanıtlıyor ki; bu insanlar İslamiyeti gerçekten anlamak arzusu içinde değiller. İslamiyet gerçeği hakkında ne görülebilecekleri görmek ne de duyabilecekleri duymak istiyorlar. (Haberlerin Ağında İslam)
Fransız medeniyetinin Asyalılara, ve Doğu Akdeniz ahalisine neden cazip geldiği açık: Esasen Fransız medeniyeti Alman ve ingiliz medeniyetinden daha caziptir ve taklidi de kolaydır. Bir kere gösterişsiz, utangaç İngilizi düşününüz. Yalnızlığını, alışkanlıklarını... Bir de şenşakrak kozmopolit Fransızı düşünün. Hicap nedir bilmez. On dakika önce tanıdığı kimse ile sarmaş dolaştır. Eğitimi yarım olan Doğu'lu: bunlardan birincisinin, samimi, ötekinin ise şamatacının biri olduğunu anlayamaz. İngilizden nefret eder, Fransıza kucak açar.” (Oryantalizm (Doğubilim))
Gördüğüm şeylere karşı,elimden bir şey gelmediği için kendimden nefret ettim, duyulmayan sesimden,delirmeyen aklımdan nefret ettim.' (Joseph Conrad ve Otobiyografide Kurmaca)
Said bu akşam bizlere şunu anlattı: Freud’un kendi Yahudiliğiyle olan kısmi, parçalı, sıkıntılı ve kimi zaman kendi kendini yadsıyan ilişkisi, modern dünyada kimlik için bir model sağlayabilir. (Freud ve Avrupalı Olmayan)
Kendimi bütünlüğü olan, tek bir kişi olarak düşünmüyorum. Ben birçok farklı şeyim. Onlar arasında bir denge tutturma kaygım da yok. Kendimi bütün farklılıkları silmeye çalışan biri olarak görmüyorum. Benim gayretim, farklılıklarımla birlikte yaşamak doğrultusunda. (Kültür ve Direniş)
Batı'ya giden Doğulular oraya hayran hayran bakmak ve ileri bir kültürden nasip almak .için gidiyorlardı. Doğu'ya giden Batılıların derdi, görmüş olduğumuz gibi, hayli sakaydı. Kitapların sayışma gelince: 1800 ile 1950 arasında Batı'da Yakın Doğu ile ilgili 60.000 kitap yazılmış. Doğu'nun Batı hakkındaki kitapları ise bir elin parmakları kadar az (Oryantalizm (Doğubilim))
"Batı"nın Araplara ve İslama karşı duyduğu husumet yüzünden Müslüman dünyanın hayıflanarak kendi haklılıklarının öfkesi içinde oturup geriye yaslanmasının pek bahanesi kalmamıştır. Bu husumetin nedenleri ve "Batı"nın buna destek veren yönleri korkusuzca analiz edildiğinde, bunu değiştirmek için çok önemli bir adım atılmış olacaktır. Ama kesinlikle iş burada bitmez: Bunun İslam karşıtı yeni bir propaganda silsilesine yol açmaması için, husumetin yerine başka bir şey konmalıdır. (Medyada İslam)
İnsan yalnız kalır, doğru; ama her zaman sürüye uyup mevcut duruma hoşgörü göstermekten iyidir yalnızlık. (Entelektüel)
sevgilin geçmişini sormuyorsa;merak etmediğinden değil,sıranın kendi geçmişine geleceğinden korkmasındandır (Başlangıçlar - Niyet ve Yöntem)
Mevcut Amerikan toplumunun mantıksal oyununda yerli Amerikan Kızılderileri için nasıl çok az yer varsa, İsrail'de de Filistinliler için aynı durum söz konusudur: Onlar oraya âit değil. (İktidar, Siyaset ve Kültür)
“Filistin,” diyordu Said, “nankör bir davadır.... Onun uğruna kendimizden verdikleriniz yetmiyormuş gibi, bir de gördüğünüz aşağılanma, suistimal ve toplum dışına
sürülmeyle kalakalıverirsiniz. ... Kaç dostunuz bu konuya uzak durmayı yeğlemiştir? Kaç meslektaşınız Filistin tartışmasına asla girmemekten yana tavır almıştır? Bırakın Filistin’i ve Filistinlileri, kaç iyi niyetli liberal Bosna’ya, Çeçenistan’a, Somali’ye, Ruanda’ya, Güney Afrika’ya, Nikaragua’ya, Vietnam’a, yeryüzünün başka köşelerindeki ülkelerde yaşanan insan haklan ve sivil haklar
meselelerine vakit ayırmaya gönül indirmiştir?" (Kültür ve Direniş)
Aslında görülüyor ki bugünün islami gruplaşmalarının çoğu Amerika Birleşik devletleri'nin yörüngesinde odaklanıyor.... Açıkça destekleniyor... (Haberlerin Ağında İslam)
- "Sigara kutuları, posta kartları… bir sürü yönlendirici düzenek, emperyal gücü yüceltip, İngiltere’nin stratejik, ahlâkî ve iktisadî iyiliği için imparatorluğun ne denli gerekli olduğunu vurgulamış, aynı zamanda da koyu renkli yahut aşağı ırklara, ıslah olmaz ve yok edilmeyi, sert bir biçimde yönetilmeyi, sonsuza değin boyunduruk altında tutulmayı gerektiren nitelikler yüklemiştir..." (Kültür ve Emperyalizm)
İnsani bilimler eskiden antik Yunan ve Roma ile İbrani kültürlerinin üstün klasik metinlerinin incelenmesi şeklinde anlaşılırken; şimdilerde gerçekten çokkültürlü kökene sahip çok daha rengarenk bir izleyici kitlesinin, evvelden ihmal edilen ya da hiç adı sanı duyulmamış halklar ve kültürlerin, yine eskiden Avrupa kültürlerinin işgal ettikleri 'temizlenmiş alan'a girmeye başlamalarını hareketle destekledikleri evrensel düzeyde kabul gören bir olgudur. Antik Yunan ya da İsrail gibi alanlara tanınan ayrıcalıklar bile, genelde, onların özgünlüğünü büyük ölçüde azaltan uygun gözden geçirmelere maruz bırakılmıştır. (Hümanizm ve Demokratik Eleştiri)
Başlangıç yalnızca bir eylem türü değil, aynı zamanda bir ruh hali, bir çalışma şekli, bir tavır, bir bilinçtir. (Başlangıçlar - Niyet ve Yöntem)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kis-ruhu-edward-said-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)