# Kızıl Mars - Kim Stanley Robinson Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kızıl Mars kimin eseri? Kızıl Mars kitabının yazarı kimdir? Kızıl Mars konusu ve anafikri nedir? Kızıl Mars kitabı ne anlatıyor? Kızıl Mars PDF indirme linki var mı?  Kızıl Mars kitabının yazarı Kim Stanley Robinson kimdir? İşte Kızıl Mars kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kizil-mars-kim-stanley-robinson-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2023-01-27T01:00:11+03:00
- Güncelleme: 2023-01-27T01:00:11+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2023/01/27/kim-stanley-robinson-kimdir-kim-stanley-robinson-kitaplari-ve-sozleri-384128.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Kim Stanley Robinson 
 Çevirmen: Sabr, Gürses 
 Orijinal Adı: Red Mars 
 Yayın Evi: Kabalcı Yayınları 
 İSBN: 9758240906 
 Sayfa Sayısı: 638 
--reklam--
Kızıl Mars Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Artık bütün insanlar Mars'ın tarihini biliyor: kızılığını ve değişken vahşiliğini... Bu yüzen Mars'ın en eski adlarının Nirgal, Mangala, Auqakuk, Harmakhis- hepsinin dilde garip bir ağırlık yapması şaşırtıcı değil, onları taşıyan kadim dillerden daha da yaşlı, sanki Buz Çağı'ndan ya da daha öncesinden kalma fosil sözcükler gibi geliyorlar kulağa. Evet, binlerce yıl boyunca Mars insanı işlerde kutsal bir güç oldu; sahip olduğu renk onu kanı, kızgınlığı, savaşı ve kalbi temsil eden tehlikeli bir güç haline getirdi. Böylece buraya geldik. Eskiden bir güçtü; şimdiyse bir mekan.
Kızıl Mars Alıntıları - Sözleri
İnsanların istediği, yalanlardı. Politika böyle bir şeydi.
" Konuşmaları nasıl buldunuz? " diye sordu, fincanının dibindeki siyah tortuya bakarak.
Rezalet! Fakat insanların istediği, yalanlardı; politika böyle bir şeydi. Sonuçta, konuşmasının sonunda o da büyük bir alkış aldı.
Maya daha sonra, Boone ile Chalmers'in arasında aktarılan bakışları anımsamaya çabaladı. Bir şifre ya da tek yumurta ikizlerinin icat ettiği özel bir dil gibiydi.
Ve böylece buraya geldik. Mars eskiden bir güçtü, şimdiyse bir mekâna dönüştü.
" Öyleyse beni neden bütün konuşmalardan çıkarıyorsun!"
" Yalan söyledim, " dedi Arkadi.
Çevrelerinde insanlar yemekten sonra temizleniyor ve konuşuyor , olup bitenlere bakıyor ve konuşuyor , bilgisayar terminallerine kumeleniyor ve konuşuyor , giysilerini yıkıyor ve konuşuyor , yataklarına devrilip uyuyup kalmadan önce fısıltılı bir sesle konuşuyordu. " Evrenin ilk saniyesi gibi " , diye gözlemledi Sax Russell , yorgun bir halde yüzünü ovalayarak . " Her şey bir araya toplanmış ve birbirlerinden farklılıkları yok. Koşuşturan kızgın parçacıklar yığını sadece. "
Yola çıkmışlardı. Dokuz aylık bir yolculuğun ya da kalan yaşamları boyunca sürecek bir yolculuğun başlangıcıydı. Tek başlarınaydılar.
" Ve böylece buraya geldik. Fakat kavrayamadiklari mesele şuydu, Mars'a ulaştığımızda yolculuk yüzünden öylesine değişmiş olacaktık ki yapılmasını söyledikleri şeyin hiçbir anlamı kalmayacaktı. Deniz altına inmek ya da Vahşi Batı'ya yerleşmek gibi bir şey değildi bu - tamamen yeni bir deneyimdi ve Ares'in uçuşu devam ettikçe Yeryüzü öylesine uzaklaştı ki , sonunda diğerlerinin arasında mavi bir yıldızdan başka bir şey değildi, oradan gelen sesler öylesine gecikiyordu ki sanki bir önceki asırdan geliyor gibiydi. Kendi başımızdaydık ve bu yüzden tamamen farklı varlıklar hâline geldik.
Kızıl Mars İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kim Stanley Robinson , günümüz bilimkurgusunun en büyük ustalarından biri. Özellikle uzay üzerine yazdığı romanlarla 90'lardan beri türün gelişimine katkıda bulunan yazarların en önde gelenlerinden. (Semih özgün cankurt) 
Tüm bu başlangıç: Ütopik bir fikirden filizlenerek, Apokaliptik bir gerçeğe doğru uzanan bir yaşam döngüsüne dönüştü.

Yıl 2027
Antarktika da başlatılan toplumsal ve psikolojik testlerin sonuna gelinmiş, başlangıçta 150 kişilik ekip 100'e düşürülmüştü. Klostrofobi, Şizoid ya da herhangi bir sağlık problemi olmayan ve Rorschach testini geçen kişiler seçilmiş ve hazırlanmıştı. Bunların çoğunluğu mühendis ve bilim insanlarıydı. Yüksek zümreden oluşan bu topluluk tarafından Mars'a yepyeni bir düzen ve yaşam biçimi oluşturulacaktı, ta ki her şey planlananın dışında gidene kadar. Ne kadar koloniyi kuracaklar bilim insanları olsa da, insanın bulunduğu her yerde yozlaşma meydana gelirdi. İnsan, yaşamını ve kişiliğini oluşturan toplumun yozlaşmış ve zamanın etkisi ile üzeri tortu bağlamış geleneklerin etkisini hiçbir eğitim ya da başarı ile temizleyememişti. O yozlaşmanın etkisi, Ares(uzay gemisi) Mars'ın yüzeyine iner inmez göstermiş ve zeminin regolit yapısının üzerine işlenmeye başlamıştı bile. En sevdiğim karakterin (Arkadi) bunun hakkında harika sözler söylemiş:
" Yeni Marslı bir yönteme, Marslı bir felsefeye, ekonomiye ve dine ihtiyacımız var." fakat bu sözler ilk yüzde yer alanların üzerinde etki yaratmamıştı.

İlkyüz Mars'a ayak basar basmaz inşaata başlamış ve yaşam birimlerini bir bir kurmaya yönelmişti. Kitabın en büyük eksikliğinin biri de burada yatıyordu. O kadar gereksiz ayrıntıdan bahsedildi ki adeta kafam allak bullak oldu. Ama bu gereksizliğin arasında güzel enstanteneler de yaşanmıyor değildi. İlk yapılar kuralacağı zaman tuğla fırını yapılıyor ancak bir türlü beklenen yapı da tuğla üretilemiyordu. Tuğlanın yapısı tamamen regolitten(Mars yüzeyine hakim olan madde) elde ediliyor ancak tuğlanın gerilme direncini sağlayacak madde bulunamıyordu. Nadya adlı karakterimiz ise Mars yüzeyine inen minik kargoların paraşütlerini toplayıp, onları küçük parçalara ayırıp tuğlanın yapısına katılmasını öneriyordu. Bu tarz sorunlara karşı pratik yöntemler geliştirmeleri çok hoşuma gitmişti.

Mars'ın yüzeyinde ilk derin çukurlar oluşmaya başlamış, koloni için temeller atılmıştı. Tepealtı denilen bölge de kurulan üs şimdiden ilk yüz kişinin barınmasına ve beslenmesine imkan sağlıyordu. Üs bölgesinin dışında ise işler Genetik mühendislerin hayal güçlerine kalmıştı. Mars yüzeyinde hayatta kalabilecek ve soğuğa dayanabilecek canlılar oluşturmak için değişiklikler yapıyorlardı. Bu çabaların akabinde ise ilk ürünleri liken topluluğu olmuştu. İnsanlar ise besinlerini Hidroponik tarım ile yetişen sebzelerden ve depolanmış yiyeceklerden sağlıyordu. Yavaş yavaş Mars, insanlığın yeni evi olma yolunda yontuluyordu.

Buraya kadar her şey harika gitmiş, koloni kurulmuş ve birbiri ardına başarılar elde edilmişti. Rüzgar ve Güneş enerjinin tümünü karşılar hale gelmişti. Mars'ın yüzeyine ısı sağlayacak birçok mohol(kuyu) açılmış ve Mars'ın yüzeyine etki etmeye başlamıştı bile. Birçok Volkanik tepenin yüzeyi değişik liken türleri ile kaplanmaya başlamıştı. Ayrıca beklenenden daha fazla su rezervleri bulunmuştu. Her şey yolundaydı ta ki insanoğlunun açgözlülüğü ve yozlamış kuralları Mars yüzeyine birçok yara açmaya başlayana dek. Değerli taşların oluşturduğu madenler Terralı yönetimlerin ilgisini çekmişti. Terra da bulunan ve gücü elinde bulunduran özel kuruluşlar Mars'ı bir gezegenden çok sömürülecek bir maden olarak görmeye başlamışlardı bile. Birbiri ardına gelen göç ve maden girişimlerinin ardından Mars adeta 'Yeni Türkiye' ye dönmüş, henüz olgunlaşmamış toplumun yapısını birçok etnik köken oluşturmaya başlamıştı. İlkyüz, Arkadi'nın dediği gibi yapmamış, Mars'a özel herhangi bir düşünce yapısı geliştirmemişlerdi. İlkyüz bu göç dalgasına hazırlıksız yakanmış ve bir türlü çare bulamamışlardı. Gelen insanlarla nüfus yüzlerden binleri bulmuş, insanlar Mars yüzeyine mantar gibi yayılmışlardı.

Bu karmaşanın ardından, ilkyüz arasında dönen tartışmanın keyfini uzun zamandır yaşamadım doğrusu. En son bu keyfi Anathem adlı eserde yaşamıştım. Kızıl Mars eserinin en mükemmel diğer noktası ise karakter gelişimiydi. İlkyüz kişinin yalnızca 9-10 tanesini tanıyoruz ki bu korkunç bir dezavantaj yaratıyor bize. Yine de bu on kişinin değişimi için bile bu kitap okunmaya değer.
Kitap, kabaca anlattığım olaylar çerçevesinde şekilleniyor ve gelişiyor. Maalesef eserin devam kitapları çevrilmediği için heyecanım kursağım da kaldı. Zira öyle bir son gerçekleşmişti ki devamı fazlasıyla merak uyandırıcıydı.
Kısaca yeni şekillenen topluma ve politikaya ilgi duyan, karakterlerin üzerinde yaşanan değişimleri deneyimlemekten keyif alan ve Mars'ın eşsiz manzarasına tanıklık etmek isteyen herkesin okumasını tavsiye ederim. (Onur) 
İthaki Yayınları, diğer iki kitabı da basarsa okuyacağım. Şu anlık beklemedeyim. Kitaplığımda bekliyor olacak. Umarım yakında basarlar. En yakın vakitte buranın dolması dileğiyle. (Atakan Güngör) 
Kızıl Mars PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Kim Stanley Robinson - Kızıl Mars kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kızıl Mars PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Kim Stanley Robinson Kimdir?
Amerikalı yazar Kim Stanley Robinson 1952’de doğdu. Lisans eğitimini San Diego Üniversitesi’nde, yüksek lisansını Boston Üniversitesi’nde edebiyat üzerine yaptı.
Eserlerinde sıklıkla doğal felaketleri işleyen, çevreci bir bilimkurgu geleneğinin önde gelen temsilcilerinden biri olan Kim Stanley Robinson 2008 yılında Time dergisi tarafından “Hero of the Environment” seçilmiştir.
İlk romanı The Wild Shore ile kariyerine başlayan Robinson, bugüne dek 18 roman yayımlamıştır. Kariyeri boyunca çeşitli eserleriyle Hugo, Locus, Nebula ve World Fantasy ödüllerine layık görülmüştür. En önemli eserleri Kızıl Mars, Yeşil Mars ve Mavi Mars’tan oluşan Mars Üçlemesi’dir.
2016 yılında, “insanlığın uzay keşfini teşvik etmek adına bilimkurgu veya teknik yazılara üstün katkıları” dolayısıyla Robert E. Heinlein Ödülü’ne layık görülmüştür.
--reklam--
Kim Stanley Robinson Kitapları - Eserleri
Kızıl Mars
2312
Lucky Strike
Yağmurun Kırk İşareti
--reklam--
Kim Stanley Robinson Alıntıları - Sözleri
Diğer insanlar hakkında yalnızca izlenim edinirdiniz, daha fazlasını değil. Hiçbir zaman düşüncelerini duymazdınız, sadece söylediklerini işitirdiniz; okyanustaki bir damla, sonsuz bir uçuruma bir temastı bu. Uzayın karanlığında süzülürken elinizi tutan bir el. Çok fazla bir şey değildi. Birbirlerini sahiden de çok iyi tanıyamazlardı. O nedenle o öyle, o böyle der ve bunu bir kişi olarak adlandırırlardı. Bir yargıya varabilmek için varsayımda bulunurlardı. Bu sadece bir tahmindi. Tahmininizde bir tür doğruluk payı olabilmesi için o kişiyle yıllarca konuşmanız gerekirdi. Ve o zaman bile emin olamazdınız. (2312)
" Konuşmaları nasıl buldunuz? " diye sordu, fincanının dibindeki siyah tortuya bakarak. (Kızıl Mars)
Yola çıkmışlardı. Dokuz aylık bir yolculuğun ya da kalan yaşamları boyunca sürecek bir yolculuğun başlangıcıydı. Tek başlarınaydılar. (Kızıl Mars)
Kalbi umutsuzca nefes almaya çalışan ciğerlerinin arasına sıkışıp ezilmiş gibiydi. (Lucky Strike)
Ve şimdi o sırıtkan Harry Truman alçağı ona, Frank January'ye, iki yüz bin kadın ve çocuğun üzerine güneşi bırakma emrini vermişti. (Lucky Strike)
" Öyleyse beni neden bütün konuşmalardan çıkarıyorsun!" (Kızıl Mars)
Ölüm hep kötü bir şey olagelmistir fakat onun acısını sadece hayatta kalanlar hissediyor , o yüzden ... (2312)
Diğer insanlar hakkında yalnızca izlenim edinirdiniz, daha fazlasını değil. Hiçbir zaman düşüncelerini duymazdınız, sadece söylediklerini işitirdiniz; okyanustaki bir damla, sonsuz bir uçuruma bir temastı bu. Uzayın karanlığında süzülürken elinizi tutan bir el. Çok fazla bir şey değildi. Birbirlerini sahiden de çok iyi tanıyamazlardı. O nedenle o öyle, o böyle der ve bunu bir kişi olarak adlandırırlardı. Bir yargıya varabilmek için varsayımda bulunurlardı. Bu sadece bir tahmindi. Tahmininizde bir tür doğruluk payı olabilmesi için o kişiyle yıllarca konuşmanız gerekirdi. Ve o zaman bile emin olamazdınız. (2312)
"Birkaç bağlantılı açıklama kuralı vardır. Başlangıç koşulları asla tam olarak bilinemez. Kelebek belki uçuyordur, belki ayakaltında ezilmiştir. Sen Hiroşima'ya doğru uçuyorsundur. (Lucky Strike)
Maya daha sonra, Boone ile Chalmers'in arasında aktarılan bakışları anımsamaya çabaladı. Bir şifre ya da tek yumurta ikizlerinin icat ettiği özel bir dil gibiydi. (Kızıl Mars)
Rezalet! Fakat insanların istediği, yalanlardı; politika böyle bir şeydi. Sonuçta, konuşmasının sonunda o da büyük bir alkış aldı. (Kızıl Mars)
İnsanların istediği, yalanlardı. Politika böyle bir şeydi. (Kızıl Mars)
Büyük Çarpışmalar Çağı! Geç Dönem Ağır Bombardımanı! Hiç kimsenin bu büyük atlıkarıncanın tamamen düzeldiğini ve muntazam bir şekilde hareket ettiğini söylemesine izin vermeyin. Ya da arada bir de olsa çarpışan arabaların savruluşuna benzemediğini. Yerçekimi, o gizemli yer çekimi, sabit bir biçimde kendi kurallarına uyar, maddeyle etkileşime geçer ve bazen ortaya karmaşık bir hare­ket çıkar. Görünmez dalgalar o veya bu şekilde kayaları fırlatıp atar.
Ya insanlık tarihi de bu tür görünmez dalgalara sahipse? Çünkü en nihayetinde aynı güçler iş başında. Bizi şu anda olduğumuz şeve hangi çarpışmalar getirdi? Yeni bir rezonans yeni bir dalga oluşturup bizleri yepyeni bir yöne fırlatıp atar mı? Kendi “Geç Dönem Ağır Bombardımanımız”a mı giriyoruz? (2312)
Ve böylece buraya geldik. Mars eskiden bir güçtü, şimdiyse bir mekâna dönüştü. (Kızıl Mars)
January de aynı şekilde artık vazgeçmek istiyordu. Beyni acıyordu. Kaçma planları öylesine saçma, aptalca ve faydasızdı ki. En iyisi vazgeçmekti. Düşünmemeye çalıştı, ama imkânsızdı. Nasıl düşünemezdi? Bilinci yerinde olduğu sürece düşünecekti. Zihin, sıkıştığı kapanların içinde bir tilkiden çok daha uzun süre
mücadele ediyordu. (Lucky Strike)
Alışkanlıklar ilk tekrarlardan sonra oluşmaya başlar. O andan sonra alışkanlıklara yönelim gelir, çünkü tekrarlar aslında savunmalardır, zamana ve umutsuzluğa karşı alınan siperler... (2312)
" Ve böylece buraya geldik. Fakat kavrayamadiklari mesele şuydu, Mars'a ulaştığımızda yolculuk yüzünden öylesine değişmiş olacaktık ki yapılmasını söyledikleri şeyin hiçbir anlamı kalmayacaktı. Deniz altına inmek ya da Vahşi Batı'ya yerleşmek gibi bir şey değildi bu - tamamen yeni bir deneyimdi ve Ares'in uçuşu devam ettikçe Yeryüzü öylesine uzaklaştı ki , sonunda diğerlerinin arasında mavi bir yıldızdan başka bir şey değildi, oradan gelen sesler öylesine gecikiyordu ki sanki bir önceki asırdan geliyor gibiydi. Kendi başımızdaydık ve bu yüzden tamamen farklı varlıklar hâline geldik. (Kızıl Mars)
"Herkes güvende olana dek kimse mutlu olmayacak! " (2312)
Bu dünyanın coğrafyası sadece insanoğlunun mantığı ve gördükleriyle birleştirilmiştir. Sanatın ışığı ve renkleriyle; dekoratif düzenlemelerle; iyi, doğru ve güzel düşüncelerle. (2312)
Minarel olarak öldüm ve bitki olarak doğdum ; bitki olarak öldüm ve hayvan olarak doğdum ; ne zaman ölüp de bir şey kaybettim ki ?
• Kimin sözü bu ?
• RUMİ . (2312)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kizil-mars-kim-stanley-robinson-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)