# Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek - Banu Yaşar Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek kimin eseri? Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek kitabının yazarı kimdir? Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek konusu ve anafikri nedir? Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek kitabı ne anlatıyor? Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek PDF indirme linki var mı?  Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek kitabının yazarı Banu Yaşar kimdir? İşte Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kizlari-kiz-gibi-erkekleri-erkek-gibi-yetistirmek-banu-yasar-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-09-25T05:00:05+03:00
- Güncelleme: 2022-09-25T05:00:05+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/09/25/banu-yasar-kimdir-banu-yasar-kitaplari-ve-sozleri-319805.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Banu Yaşar 
 Yayın Evi: Zafer Yayınları 
 İSBN: 9789752612198 
 Sayfa Sayısı: 192 
--reklam--
Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu kitap, kadın ve erkeği kendi yaradılışından uzaklaştırmadan yetiştimenin mümkün ve gerekli olduğu inancıyla yazıldı...

Küçük yaşlardan itibaren fıtratına sadık kalınarak büyütülen çocuklar, ruh sağlığı açısından daha avantajlı olmaktadır. Yaratılışındaki özellikler deforme edilerek büyütülmeye çalışıldığında durum ne aileyi ne de çocuğu mutlu etmektedir.
(Tanıtım Bülteninden)
 

--reklam--
Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek Alıntıları - Sözleri
Her şeyi genetiğe bağlama çabası, insanı sorumluluk alan ve davranışlarının sorumluluğunu taşıyan bir varlık olma boyutundan çıkarmaktadır.
Çocukların karşı cins gibi davranmaları beklenmemeli ve bu davranışlar desteklenmemelidir. Örneğin, "Aferin erkek gibi kız" ya da "Kız gibi uslu oğlan" gibi yakıştırmalardan uzak durulmalıdır. Karşı cinsin sürekli aşağılandığı ve hor görüldüğü ortamlarda sağlıklı cinsel kimlik oluşması mümkün değildir.
Klasik bir önsöz yazısında 'çocuklarıma onlara ayırmam gereken vakitten fedakarlık yapıp bana yazma fırsatı verdikleri için teşekkür ederim' sözü yazar. Bu bana her zaman bencilce gelmiştir. Çocuklar hiçbir zaman kendilerine ayrılması gereken zamandan isteyerek fedakarlık yapmazlar. Sadece öyle yapmak zorunda kalırlar.
Dayağın öğretici bir yanı yoktur. Cezanı ödersin ve biter.
Kız çocuğu için baba, bir dağın eteğinde özgürce oynamak gibidir.
Kız çocuğu için baba, bir dağın eteğinde özgürce oynamak gibidir.
Üstünlük çabası o kadar kemikleşti ki, kendi cinsiyetinden memnun ve hoşnut olma duygusu çok gerilerde kaldı. Yaratıldığı gibi mutlu olma, kendi hamuruna konan özel hediyeleri keşfetme ve onlarla barışık yaşama duygusu adeta unutuldu. Varsa yoksa kadınlar mı, erkekler mi?
İnsanlığın karşı karşıya bulunduğu sorunların kaynağında; emperyalizmin ekonomik, siyasal ve varoluşsal boyutlarında sömürüsü bulunmaktadır. Sömürü dengesizliklere neden olmakta, yabancılaşma sorununu beslemekte, yabancılaşma insanı insan olarak tanımlayan alt argümanlarda tahribatlara yol açmakta, bencil ve hırslı insan tipini ön plana çıkartmaktadır.
Her dönemin kendine özgü eksiklikleri ve sorunları vardır. Geleneksel her sistem içinde kendi hatalarını da barındırır. Sevgisini ifade edemeyen, çocuklarını gizli seven babalar, bunun yanlış olduğunu belki de hiç fark edemediler.
“Çocuk anne ya da babasıyla özdeşim kurarak onlara benzemeye çalışır. Bilinç dışı yapılan bu özenme ve taklitler sayesinde çocuğun cinsel kimliği olgunlaşır. Erkek çocuk babasına, kız çocuk annesine benzemek için çaba sarf eder.”
--reklam--
Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bu kitap hakkında baya uzun bir yazı yazabilirim. Kitapta homoseksüelliğe ayrılan uzun bir kısmı var kitaptan beklentim bu yönde değildi ama oldukça ufkumu açtı ve düşüncelerimin oturmasını sağladı. Ama şunu belirtmeden geçemeyeceğim cinsel kimlik oluşumundan bahsetmeye geçmeden hemen önce "Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık..." ayeti var. Eklenmesi gereksiz olmuş bence. Psikologların terapi sırasında hiçbir dinsel görüş belirtmemeleri gerektiği biliyorum. İnancım ne olursa olsun tamamen objektif olarak bu beni rahatsız etti. Onun haricinde kitap çoğunluğu babalar ve %80lik kısmı erkek çocuklar için yazılmış. Erkek çocuklarının yaş yaş nasıl büyütülmesi gerektiğini anlatırken kız çocukları için sadece erkek çocuk kız çocuk farkı olarak ele alınmış. Kız çocukları ya da anneler üzerine bir yazı okuyamadım!?! Annelerden bahsederken hep baba hakkında yanlış bilgi veren, eksikliğini hissettiren, babaya alan vermeyen vs vs. bahsedilmiş. Oldukça rahatsız oldum. Kitabın arkasında belirtilmesi gerekiyordu ki ona göre alıcısı olsun. Ayrıca bazı rollerin tanımında oldukça yüzeysel kalınmış ve bana göre yanlış olduğu düşüncesindeyim. Yine de herkesın homoseksüelliğin anlatıldı kısım için okuyabilceği bir kitap. Geri kalanına kendiniz karar verirsiniz. (beyza) 
Kitabı özellikle erkek çocuk sahibi babaların okuması gerektiğini düşünüyorum. Homoseksüel olma oranı erkeklerde daha fazla olduğu için o konuya daha çok değinilmiş kız çocuklarıyla ilgili de genel bilgiler verilmiş. Kitabın genel fikri cinsel kimlik bozukluğunun asıl olarak genetik olarak değil aile içindeki ve sosyal davranışlar sonucu ortaya çıktığıdır. Bunun için anne babaların yeterince bilinçlenmesiyle çocukların her açıdan sağlıklı bir şekilde gelişmeleri sağlanmalıdır. (Neslihan güneş) 
kelimeleri biraz sağdan, az soldan, hadi aşağı, olmadı yukarı, bir ordan, bir burdan kesemeyeceğimiz bir inanç, bir referans var elimizde;
“Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık…”
| Hucurât,13

Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek de; kadın ve erkeği kendi yaratılışından uzaklaştırmadan yetiştirmenin mümkün olduğu inancıyla yazılmış. Küçük yaşlardan itibaren fıtratına sâdık kalınarak büyütülen çocukların ruh sağlığı açısından daha avantajlı olduğunu dile getiriyor Banu Yaşar.
Artık 21.yy’da herşeyde olduğu gibi iki gruba bölünmüş durumdayız. Ben insan neslinin korunması, aile düzenin devam etmesi ve kadîm değerlerin aktarılması için bu sorumluluğu almaya, paylaşmaya, bildirmeye niyet ettim. Banu Hanım'ın da dediği gibi “herşeyi genetiğe bağlama çabası, insanı sorumluluk alan ve davranışlarının sorumluluğunu taşıyan bir varlık olma boyutundan çıkarmaktadır.”
Evet babalar! Annelerin sütü var, bizde yok diye yan gelip yattınız ama biz bu defteri kapattık :) siz de kendinize sorumluluk alan bir defter alınız, tek başınıza çocuğunuzla vakit geçirmenin yollarını arayınız. Sevgili duygusal analar, siz de lütfen babalara alan açınız. (yabanagaci) 
--reklam--
Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Banu Yaşar - Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Banu Yaşar Kimdir?
1972 yılında Amasya’da doğdu. İlkokulu Samsun’da, ortaokul ve liseyi İstanbul’da bitirdi. 1990’da İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümüne girdi. Okuldayken ağırlıklı olarak klinik psikoloji üzerine dersler aldı. Stajlarını klinik psikoloji ve psikoterapi üzerine yaptı. Çocuk psikolojisi, bireysel psikoterapi, evlilik danışmanlığı, kognitif terapi, psikolojik test ve teknikler konusunda süpervizyonlar aldı. 1994 yılında mezun olduktan sonra özel bir kolejde psikolojik danışmanlık yaptı. Bu süreçte çeşitli kurum ve kuruluşlarda aile içi iletişim ve çocuk psikolojisine yönelik seminerler vermeye başladı. 

Dikkat ve konsantrasyon güçlüğü çeken çocuklarla dikkat eğitimi üzerine çalışmalar yaptı. 2002 yılından beri özel okul öncesi kurumlarda psikolog olarak görev yapmanın yanında aile danışmanlığı, evlilik terapisi, bireysel psikoterapi ve çocuk ruh sağlığı üzerinde de çalışmalarını sürdürmektedir. Mesleki konuların ele alındığı radyo programları hazırlayıp sunmaktadır. Ulusal ve yerel olmak üzere çeşitli gazete ve dergilerde yazı çalışmalarına düzenli olarak devam etmektedir. 

Duygu Keşifleri, Aşk Biter, İnsan Yorulur ve Anne Saati Geldi mi? ismiyle yayınlanmış kitaplarının yanı sıra yeni kitap çalışmaları da devam etmektedir. Evli ve bir kız annesidir.
--reklam--
Banu Yaşar Kitapları - Eserleri
Benim Sessiz Arkadaşım
Duygu Keşifleri
Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek
Aşk Biter İnsan Yorulur
Anneme Soramadığım Sorular
Anne Saati Geldi mi?
--reklam--
Banu Yaşar Alıntıları - Sözleri
Sevgiye, sevginin kalıcılığına ve verdiği güvene olan inancımız gitgide azaldı. İnsan, sahip olduklarına rağmen, daha da yalnızlaştı. Ne kadar isterdi hiç değişmeden onu seven, onu bekleyen birilerinin olmasını... (Duygu Keşifleri)
Çocuğa karşı işlenen cinsel suçların en sık görüldüğü durumlar genellikle aile içi ve akrabalar arasında oluyor. Dışarıdan yabancı biri tarafından yapılan taciz olayları aile içinde yaşananlara oranla istatistiki olarak daha az. (Anneme Soramadığım Sorular)
"Sıkıntı ve sızlanma ile başlamak işi zorlaştırır." (Aşk Biter İnsan Yorulur)
Her şeyi genetiğe bağlama çabası, insanı sorumluluk alan ve davranışlarının sorumluluğunu taşıyan bir varlık olma boyutundan çıkarmaktadır. (Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek)
Dayağın öğretici bir yanı yoktur. Cezanı ödersin ve biter. (Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek)
"İnsan tüketmeden sevgiyi üretebilmeyi öğrendiğinde, dünyayı değiştirmeyi de başaracaktır" (Aşk Biter İnsan Yorulur)
Karşımızdaki ister çocuk, ister eş ya da arkadaş olsun, kullandığımız dil ve nasıl söylediğimiz çok önemlidir. Ne söylediğimizden çok, onu nasıl ve hangi kelimelerle söylediğimiz daha önemlidir. (Anne Saati Geldi mi?)
Kız çocuğu için baba, bir dağın eteğinde özgürce oynamak gibidir. (Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek)
“Çocuk anne ya da babasıyla özdeşim kurarak onlara benzemeye çalışır. Bilinç dışı yapılan bu özenme ve taklitler sayesinde çocuğun cinsel kimliği olgunlaşır. Erkek çocuk babasına, kız çocuk annesine benzemek için çaba sarf eder.” (Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek)
Çocuk bir yaramazlık yapar, annesi ya da babası, “Sen ne yaramaz bir çocuksun, ne kadar sorumsuzsun! Senden adam olmaz, ne zaman akıllı bir çocuk olacaksın...” diye söylenmeye başlar.
Bu şekilde yetiştirilen bir çocuk ciddi özgüven sorunları yaşar ya da vurdumduymaz bir kişilik yapısı geliştirir. Sürekli eleştirilen, kişiliği aşağılanarak büyütülen çocuklar küçücük yüreklerinde öfke büyütürler. (Anne Saati Geldi mi?)
Çoğu zaman, niye ben bunu yaşadım ki diye sorarız ve anlayamayız neler olduğunu. Bize kalan, onları nasıl karşıladığımızdır ve nasıl uğurladığımızdır aslında. Her gelen, bir misafir niyetiyle gelir, görevini yapar ve gider. Aşırı sahiplenmek, tutkuyla bağlanmak, onsuz yaşayamayacağımızı düşünmek, hayatı zorlaştırır yüreğimize. Sürekli şikayet etmek ve sızlanmak da sadece zaman kaybettirir insana. (Duygu Keşifleri)
İnsanlığın karşı karşıya bulunduğu sorunların kaynağında; emperyalizmin ekonomik, siyasal ve varoluşsal boyutlarında sömürüsü bulunmaktadır. Sömürü dengesizliklere neden olmakta, yabancılaşma sorununu beslemekte, yabancılaşma insanı insan olarak tanımlayan alt argümanlarda tahribatlara yol açmakta, bencil ve hırslı insan tipini ön plana çıkartmaktadır. (Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek)
Bağlanalım sevdiğimiz insanlara, ama onlara bağımlı olmayalım, her duygumuzu onlara endekslemeyelim.
(Gerçek özgürlük, kaybetme korkusuna rağmen, sevmeye devam edebilmektir.) (Duygu Keşifleri)
Ümit etmek güzel şey. En kötüsü ümit edecek bir şey bulamamak sanırım. (Benim Sessiz Arkadaşım)
Bitse de bir gün, yine de yaşamak isterdim,gelen ve gelecek olan,biten ve bitecek olan her şeyi.Görmek isterdim tüm gördüklerimi ve göreceklerimi,yine sevmek isterdim,tüm sevdiklerimi... (Duygu Keşifleri)
"Nefsini bilen, kendini bilir, kendini bilen, haddini bilir, haddini bilen Rabbini bilir, Rabbini bilen huzuru ve emniyeti yaşar." (Aşk Biter İnsan Yorulur)
Anne ne kadar kolay öfkeleniyorsun farkında mısın? Hemen bağırmaya ve vurmaya başlıyorsun, yaptığım şeyin cezası bu kadar ağır mı olmalıydı? Ne zaman kızsan dövüyorsun beni... Dayağın sanki hiç sonu gelmeyecek gibi oluyor. Benden bu kadar mı nefret ediyorsun? Öfken bana olan sevginden daha mı çok? Vurduğun zamanlarda da beni hala seviyor musun anne? Biliyorum ben uyuduğum zaman başucumda ağlıyorsun, pişman oluyorsun. Sen benim uyuduğumu sanıyorsun ama ben seni duyuyorum. Pişman oluyorsun ama ertesi gün yine dövüyorsun. Bana vururken "Bu sana ders olsun!" diye bağırıyorsun ama bana hiç ders olmuyor. Beni daha çok öfkelendiriyor, kızgınlığımı, inadımı artırıyor...
Keşke bana vurmasan anne. (Anneme Soramadığım Sorular)
Hayatı iyi niyet ve hevesle okumak, parçaları eksiksiz olduğuna inanarak aramak ve bulmak duasıyla... (Aşk Biter İnsan Yorulur)
Bir gün arkadaşın bize gelmişti. Onunla konuşurken bana istemeden hamile kaldığını anlatıyordun. Hamile olduğunu öğrenince çok mutsuz olmuşsun, çok üzülmüşsün.
Sen benim duymadığımı zannettin ama ben hepsini duydum anne...
Gerçekten beni istemedin mi?
O yüzden mi bazen bana bu kadar çok bağırıyorsun? (Anneme Soramadığım Sorular)
İnsan oğlu çoğunlukla sevgi konusunda bencildir. Olduğu gibi sevmek istemez. İstediğim, hayal ettiğim gibi olursan severim, şartlı refleksini dayatır karşısındakine. Bana benim istediğim gibi davranırsan ve istediğimi verirsen seni severim, şeklinde bir sevmektir bu. Sen olduğun, öyle olduğun için değil... (Duygu Keşifleri)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kizlari-kiz-gibi-erkekleri-erkek-gibi-yetistirmek-banu-yasar-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)