# Koçero Vatan Şiiri - Hasan Hüseyin Korkmazgil Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Koçero Vatan Şiiri kimin eseri? Koçero Vatan Şiiri kitabının yazarı kimdir? Koçero Vatan Şiiri konusu ve anafikri nedir? Koçero Vatan Şiiri kitabı ne anlatıyor? Koçero Vatan Şiiri PDF indirme linki var mı?  Koçero Vatan Şiiri kitabının yazarı Hasan Hüseyin Korkmazgil kimdir? İşte Koçero Vatan Şiiri kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kocero-vatan-siiri-hasan-huseyin-korkmazgil-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-31T15:05:10+03:00
- Güncelleme: 2022-05-31T15:05:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/31/hasan-huseyin-korkmazgil-kimdir-hasan-huseyin-korkmazgil-kitaplari-ve-sozleri-235268.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Hasan Hüseyin Korkmazgil 
 Yayın Evi: Bilgi Yayınevi 
 İSBN: 9789754940138 
 Sayfa Sayısı: 336 
--reklam--
Koçero Vatan Şiiri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Koçero Vatan Şiiri üç bölümden oluşuyor. 1. Olgunlaşan Ağrı, 2. Başka Bahçelerden, 3. Yitik şiirler. Birinci bölümde farklı kökenden olan insanların yaşayışını, çelişkisini, kendisiyle ve toplumla çatışmasını; ikinci bölümde Türkiye dışından bazı Avrupa ülkelerinin insanlarını, yaşantılarını, doğasını, nehirlerini betimlerken bir bölümünde de Ortadoğu'daki sorunlara el atar; son bölümdeyse bazı nedenlerle yayımlanmamış şiirlerinden örnekler verir.
--reklam--
Koçero Vatan Şiiri Alıntıları - Sözleri
ben gurbette değilim
gurbet benim içimde
öpüşmek başka şeydir
 yiğidim
 öpüşmeyi düşünmek başka
sevişmek başka şeydir
 güzelim
 sevişmeyi düşünmek başka
sevmek diye bir şey yok
sevmek bir uzaklıktır
sevmek bir yoksulluktur
koşup koşup varamamak
sarıp sarıp öpememek
içip içip kanamamak
sevmek bir susuzluktur
sevmek diye bir şey var
gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç
Ozanın da yaşı yoktur, şiirin de. Ozan, radyum gibi, uranyum gibi bir mâdendir: şiiryum!... Kendini yiyip bitirmesi beşikten mezaradek sürer ozanın: yanar, yanar, yanar; durmadan yanar! Solumaktır şiir, yürümektir, yüzmektir, yiyip içmektir, şakımaktır, sevmektir, kavga etmektir, gülüp ağlamaktır şiir, ozan için; bunlardan nasıl usanılır, nasıl vazgeçilir!..
geceleri yalnız kalmanızı dilemem
yalnızlık bir engerektir gerçektir
kimsenin kimseyi dinlediği yok
anlamak belki de teslim olmaktır
oradadır işte o
seni hangi türkü ağlatıyorsa
hangi söz vuruyorsa seni taa yüreğinden
 oradadır işte o
 iyi bak ona!
ayrı düşmüş bir eşkıya kırlangıçtı yüreğim
kimsenin kimseyi dinlediği yok
anlamak belki de teslim olmaktır
sen aşk şiiri yazamazsın
 hasan hüseyin
çünkü aşk
 kavganın içindedir
çünkü sen
 içindesin kavganın
elmayı kokusundan
güvercini biçiminden soyutlamaktır
 yaşamak denilen kavgayı
 aşksız düşünmek
demek yalnızlıktan böğürmedin hiç
akrep sokmuş gibi sıçramadın geceleri ha?
hiç sevmedin öyle mi
kendini öldürmeyi çekip gitmeyi
 büyük işler becermeyi düşünmedin ha?
bravo be
aşkolsun şu adama vallahi!
yaşamak yoktu artık
ayakta kalmak vardı
başkasına zarar vermeden herşeyi yapabilmekti özgürlüğün tanımı
--reklam--
Koçero Vatan Şiiri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bitmez türküsü kavganın, yalnızlığın ağıt sesi..: Hasan Hüseyin beyaz tülbentin altından düşen saçların, o iç ısıtan kızıllığında görülen sevginin haresi, köy meydanında güneşe daha yakın, dünyaya daha uzak olmak için kurulan damı akan kerpiç evlerdir. Saksılarda özgürlüğü yeşerten pencerelerdir.
Bağdat Meydanı'nda gazel okuyan kör şairin gören gözleri, Filistin'de uçağa sapanla taş atan çocuğun elleridir. Küçük dağ istasyonunda kış günü içilen kaçak çaydır. Evsiz, okulsuz, yolsuz çocukların ortak yarasıdır. Kızılırmak'ın gürüldediği ağıtlar, küfür gibi soğuk gecelerde anlatılan temmuz hikayeleridir. Duvarda asılı Anadolu kiliminin önünde bölüşülen azıktır. İşçi, emekçi, köylünün keder heybesidir. Kuytuda dalı umuda,tomurcuğu özgürlüğe, çiçeği kavgaya veren şairdir.. (Hilal Bayar) 
her çıkışın bir inişi!: “Ve Hasan Hüseyin, Kızılırmak adlı yapıtından ötürü, «komünizm propagandası yapmak» suçuy­la, 142. maddeye göre tutuklandı: 30 Ocak 1967. Ertesi günkü gazetelerden bazıları başlık çektiler: «Kızılırmak dondu!» Kızılırmak gerçekten don­muştu. Oysa çağıl çağıl akıyordu beriki Kızılır­mak, kızara köpüre akıyordu. Ve alacakaranlıkta bir çift angıt, öylece duruyordu oralarda.” (Kızılırmak kitabından bir parça)

Sol ezilmiştir, sağ ezmiştir. sol direnmiştir, sağ bastırmıştır, sol kolunu kaybetmiştir, sağ tazminat bile vermemiştir. sol alınterini alamamıştır, sağ alınteri dökmemiştir. sol hastalanmıştır, sağ 7/24 doktoru ayağına getirmiştir. sol hapis yatmıştır, sağ yargılamıştır. sol odasında donmuştur, sağ sıcak odasında yatağındadır. Ya da şöyle mi desek: herkes hastalanmıştır, donmuştur, alınteri dökmüştür... fakat bunlara sahip çıkan soldur, solculardır. Sağcılar kendilerinin ezildiğinin farkında olmazlar, yine de solcular, halkı için (içinde Türkçüsü, Kürtçüsü, dincisi de dahil) ölümü göze almıştır. Sağın tek bildiği ayrımcılıktır, ezmektir! Sağ düşünmez, düşünene mani olur. Bugünden geçmişe bir bakın... Tarihimiz büyük sanatçılarla, eylem adamlarıyla dolu. Nâzım, Hasan Hüseyin, Can Yücel, Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Kemal Tahir, Deniz Gezmiş, Harun Karadeniz, Sinan Cemgil... Bunca isim arasından hapis yatmamış birini gösterebilir misiniz? Halkı için mücadele ederken acı çekmemiş birini gösterebilir misiniz? Biri on yıllarca hapiste yatar, öbürü memleket hasretinden yanar tutuşur, bir öbürünün daha 25 yaşındayken boynuna ip geçirilir... "Solun bu kadar yattığı hapisler yetmedi mi, daha ne kadar yatmalı bu insanlar!" diye isyan etmemeli mi? Bugün bile hâlâ solcular hapislerde yatmıyor mu, kaçırılıp işkenceye uğramıyorlar mı?.. Hafızamız pek bir zayıf galiba...

gonderi/106566270

Hasan Hüseyin, dünyanın bütün insanlarına değinmeye çalışmıştır. kızılderililer, afrikalılar, koca asyalılar, alamanlar, ıraklılar, türkiyeliler; madenciler, emekçiler, işçiler, emeğini alamayanlar, hasretlikler, açlar, bebeler, üşüyenler, kinliler, ezilenler. Kollarının altına almıştır Hasan Hüseyin hepsini. Döker kinini faşiste, bağırır şiirlerinde! Bırakmaz burjuvanın yakasını, asılır kravatından tokatlar hepsini. Öyle şiirler yazar ki okurken gözleriniz açılır, haykırmak istersiniz. Böyle geldiyse de böyle gitmemeli dersiniz. Sevinci, hüznü, ağlamayı, nefreti, küsmeyi, hasreti; tüm duyguları yaşatır Hasan Hüseyin. O bağırdıkça kulaklarımı açar, zarları yırtılıncaya kadar dinlerim. Şiirlerinin içinde kaybolduğum tek şairdir Hasan Hüseyin. Sınıfının insanıdır, ezilen sınıfın insanı...

“Acı olan şudur ki, bizler, yaş günü kutlanmayan çocuklarıyız bu toplumun; hangi yılda doğduğumuz bilinse bile, hangi gün doğduğumuz belli değildir. İlk şiirlerimizi kaç yaşımızda söyledik, ilk resimlerimizi kaç yaşımızda çizdik, kim bilecek bunu!? Kitapsızlık, kitaplıksızlık, ışıksızlık, okulsuzluk, yolsuzluk, çevresizlik... İşte bizim ortamımız! Emekçi halkın çocuklarıyız; kendi geçeceği yolu kendisi açan makinelere benzeriz biz. Onun içindir ki zordur işimiz.”

Zordur işimiz, zordur. Karşımızda sermayesinden bir kuruş eksiltmemek için milyonlarca insanları aç bırakabilecek acımasız bir avuç patron bulunmaktadır. Bizler çoğunluğuz, onlar azınlıktır. Bunları fark ettikleri için halkı sürekli uyuturlar. Bunları din, milliyet perdesinin arkasında saklarlar. İnsanların kutsalına sığınıp oy toplarlar. Biz devirmek için uğraştıkça, kontrgerillalarını öne sürerler. Ne için mi? Sırf kasalarına 3 emekçinin öğle yemeği kadarcık olan para da girsin diye. Doymak bilmez burjuvazi, buradan gelir acımasızlıkları...

Bu kitabı Koçerodan alır ismini, kimdir yüce dağlar aslanı koçero?
gonderi/106207988

Çok sevdiğim bir şiirini de bırakayım:

“alamanlar
sevgili kardeşlerim
iyisiniz
hoşsunuz
almanca da öğreniyorum
görüyorsunuz
güzel garson kızlarınızdan bira istemesini
içine şınaps katıp içmesini de
kibarca dikizlemesini de kızların bacaklarını
iyi biliyorum
görüyorsunuz
gutın tag da diyorum
dankı şön de
görüyorsunuz
sigarayı sizler gibi tüttürüyorum
görüyorsunuz
ben de sizler kadar seviyorum karaormanlar'ın [güneşli karlarını
ruhur'un bacalarını
rayn'ın Şileplerini
ve şimşekli trenlerini
burglu bergli dağlarınızın
inanın ki seviyorum
ben de en az sizler kadar

alamanlar
sevgili kardeşlerim
bakın
göthe diyorum
vagner, şiller, şopenhavr
darven'i tanıyorum
kant'ı niçe'yi spinoza'yı
bethoven sizin değil
bizim sanki
breht de öyle
tomas man da
sanki bizim oraların adamı
hegel'iniz
engels'iniz
marks'ınız
sömürseniz sıksanız da
surat asıp kaş yıksanız
kovar gibi baksanız da
bizlerden çok sevseniz de itlerinizi
daha kötü değilsiniz
inanın bana
daha düşman değilsiniz
beni size bir pula satanlardan!

alamanlar
kardeşlerim
engels'in ve krup'un hemşerileri
iyisiniz
hoşsunuz
silâhı ve köpeği
yalnızlıktan seviyorsunuz
bunu anlıyorum
görüyorsunuz
ama n'olursunuz
gözünüzü seveyim alaman kardeşlerim
itinizle oturmayin sofraya
itinizin tepesinden bakmayın
size eşşek gibi çalışan şu yabancıya

gün olur devran döner
kurtulur şu ellerim
seni çalıştırıp soyamazsam da
kurtaramazsam da seni krup'un cehenneminden
aç bebene bir bardak süt verebilirim
belki ölebilirim
seni kurtarmak için
yeni bir hitler kuduzluğundan

çünkü söyler benim türküm:
«kısa çöp uzundan hakkın alacak»
çünkü yazar kara kalem:
her çıkışın
bir inişi!
hani nerde afrika
hani nerde koca asya
«hani nerde
bıldır yağan kar şimdi?»

biter krup
biter sermayenin ısırgan saltanatı
biz kalırız başbaşa
bütün işçileri dünyanın!
alamanlar
kardeşlerim
çıkarın gözlerinizden überman gözlüğünü!”

https://m.youtube.com/watch?v=Xf9G8c4h8Rs
Kendi sesinden dinlemenizi öneririm...

https://youtu.be/zyVkKPlAfwg
Şiirleri okurken dinlediğim müzik de çok hoşuma gitti. (Emir) 
HASAN HÜSEYİN KORKMAZGİL ‘İN 15 KİTAPLIK ŞİİR KÜLLİYATI ÜZERİNE BİRKAÇ KELAMCIK

 

Hasan Hüseyin Korkmazgil  çok erken yaşlarda karşılaştığım fakat ilk karşılaşmalarımda fark edemediğim, bu kadar ısınamadığım bir isimdi. Belkide kendisi ile ilgili beni cezbeden tek şey Ahmet Kaya’nın sesiyle birleşip büyüleyicilik kazanan ‘dostum dostum’du. Şiirlerine denk geldikçe kendisini daha çok merak etmeye ve şiirlerini okudukça kendisine daha çok ısınmaya başladım. Uzun süre dağınık bir şekilde orada burada denk geldiğim şiirlerini okuduktan sonra Ekim/Kasım 2020’de 15 kitabın 15’ini de okumaya karar verdim ve Kasım 2020’de "kitap/kandan-kina-yakilmaz--7846 ‘’isimli şiir kitabıyla açılışı yapmış oldum. Kalan 14 kitabını ise 2021’in sonuna kadar okumuş olma sözü verdim kendime. Böylece 2021 benim için hem ‘Hasan Hüseyin Korkmazgil yılı’ hem de ‘şiir yılı ‘olacaktı. Ve bu kitabın bitişiyle birlikte bu planımı gerçekleştirmiş oldum:)

Kasım 2020 ‘de ' Kandan Kına Yakılmaz ’ ile başlayan bu muhteşem yolculuk (yolun kendisi) Aralık 2021’de ‘Koçero Vatan Şiiri’ ile son  bulmuş oldu. Ama bu kesinlikle bu kitaplarla ilişkimin bittiği, bir daha karşılaşmayacağımız manasına gelmiyor. Aksine her fırsatta yeniden yeniden ellerime alıp tekrar tekrar okuyacağım, okşayacağım, ruhumu okşatacağım anlamına geliyor.

Şimdi bir de külliyattaki kitapları sıralamakta fayda görüyorum:

1. kitap/aciyi-bal-eyledik--11015
2. kitap/oglak--102789
3. kitap/kizilirmak--11013
4. kitap/temmuz-bildirisi--11016
5. kitap/kelepcemin-karasinda-bir-ak-guvercin--11012
6. kitap/aglasun-aysafagi--44964
7. kitap/kocero-vatan-siiri--81561
8. kitap/haziranda-olmek-zor--28451
9. kitap/filizkiran-firtinasi--81553
10. kitap/acilara-tutunmak--70920
11. kitap/isiklarla-oynamayin--81552
12. kitap/kavel--11014
13. kitap/kizilkugu--81551
14. kitap/kandan-kina-yakilmaz--7846
15. kitap/tohumlar-tuz-icinde--11011

Bütün kitaplar çok iyi olmakla birlikte tam puan verdiğim, yani 10 üzerinden 10 ile değerlendirdiğim kitaplar; kitap/tohumlar-tuz-icinde--11011, kitap/kandan-kina-yakilmaz--7846, kitap/acilara-tutunmak--70920 ve kitap/aciyi-bal-eyledik--11015 isimli kitapları idi. Diğer kitapları da kesinlikle çok iyiydi. Zaten verdiğim, verebileceğim ve verilebileceğini düşündüğüm en düşük puan 8'di.

 kitap/kocero-vatan-siiri--81561 'ne gelince ;
Kitap, olgunlaşan ağrı, başka bahçelerden ve yitik şiirler olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Her bölümde apayrı mesajlar, haykırışlar olmakla birlikte son bölümü yani yitik şiirler adlı bölümü daha çok sevdim. Bu son bölümdeki şiirler şairin de belirttiği gibi 1951-1959 yılları arasında yazdığı fakat çeşitli nedenlerle yayımlanamadan kaybolan şiirleridir. Yıllar sonra şairin eline geçmeleri üzerine şair bu güzellikleri de bizler için kitaba almış. İyi ki de almış:))

Yepyeni dizelerde buluşmak dileğiyle, keyifli okumalar :))) (Ayla ŞENER) 
--reklam--
Koçero Vatan Şiiri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Hasan Hüseyin Korkmazgil - Koçero Vatan Şiiri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Koçero Vatan Şiiri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Hasan Hüseyin Korkmazgil Kimdir?
Hasan Hüseyin Korkmazgil (d. 1927 - ö. 26 Şubat 1984), toplumcu-gerçekçi şiirin önde gelen temsilcilerinden biri olan Türk şairdir.

1927'de Sivas'ın Gürün ilçesinde doğmuştur. Hasan Hüseyin, Adana Erkek Lisesini 1948'de, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü'nü 1950'de bitirdi. Öğretmenliğe Göksun'da başladı. Siyasi eylemleri gerekçesiyle öğretmenlikten atıldı, tutuklandı, hüküm giydi. 1955-1960 yılları arasında Gürün ve Sivas'ta arzuhalcilik, tabela ve portre ressamlığı, inşaat işçiliği yaptı.

1960'ta İstanbul'a, sonra Ankara'ya yerleşti. Akis dergisinde çalıştı. Bir süre de Forum dergisinin sanat sayfalarını yönetti (1968-1970). Kızılırmak adlı kitabı nedeniyle hakkında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla dava açıldı, 3 yıla mahkûm edildi ve aklandı.

Lise yıllarında şiir yazmaya başlayan Hasan Hüseyin'in ilk şiiri 1959'da Dost dergisinde çıktı. Bu yıllarda mizahi hikâyeleri de yayınlandı. Kavel (1963) adlı kitabı ile 1964 Yeditepe Şiir Armağanı'nı, Kızılkuğu (1971) ile TRT'nin 1970 Sanat Başarı Ödülü'nü, Filizkıran Fırtınası (1981) ile 1981 Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü'nü ve Nevzat Üstün Şiir Ödülü'nü aldı.

Şair 1983'te beyin kanaması geçirdikten sonra bir yıl bitkisel hayatta yaşadı. 26 Şubat 1984'te evinde yaşama gözlerini yumdu. Maltepe Camii'nde kılınan cenaze namazından sonra Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Hasan Hüseyin Korkmazgil'in eşi Azime Korkmazgil'den "Bir Oğlum Olacak Adı Temmuz" şiirinde adı geçen Temmuz Korkmazgil (1965) isimli bir oğlu vardır.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Hasan_Hüseyin_Korkmazgil
--reklam--
Hasan Hüseyin Korkmazgil Kitapları - Eserleri
Acıyı Bal Eyledik
Haziranda Ölmek Zor
Acılara Tutunmak
Kızılırmak
Kandan Kına Yakılmaz
Oğlak
Temmuz Bildirisi
Kavel
Filizkıran Fırtınası
Kelepçemin Karasında Bir Ak Güvercin
Işıklarla Oynamayın
Koçero Vatan Şiiri
Ağlasun Ayşafağı
Kızılkuğu
Tohumlar Tuz İçinde
Made in Turkey
Öhhööö!
Bıyıklar Konuşuyor
Ressamın Bıldırcınları
Becerikli Çocuğun Düşleri
Eşeğin Gözyaşları
Bağdat-Basra Yollarında
Ormanın Öcü
Aşıcı Baba
--reklam--
Hasan Hüseyin Korkmazgil Alıntıları - Sözleri
Ne tabanca ne bıçak
seni ben
siliverdim dünyadan
 şu kafamın içinde. (Işıklarla Oynamayın)
İyi ki bilincindeyim çağımın
İyi ki yaşıyorum bütün boyutlarıyla
İyi ki sövebiliyorum ağızdolusu. (Acıyı Bal Eyledik)
yıkıldı duvarlar başıma/ağıtlar örüldü içime/örenler çöktü döşüme
dilden dile dolaşan türküye döndüm (Kızılkuğu)
kavgayı
şiiri
ve seni çok seviyorum. (Oğlak)
onbeş yıldır işsizdim
onbeş yıldır yoktu yuvam
onbeş yıldır sokaksızdım
onbeş yıldır aradım bekledim umdum mağaramda (Kandan Kına Yakılmaz)
Bir fikir ne kadar iyi güzel yüksek olursa olsun iyi ifade edilmedi mi beş para etmez (Bıyıklar Konuşuyor)
işte dudakların derken bile bir umarsız
eskimişlik
bir çift ateş güvercin,
külrengi bulut bir çift
öptüm mü dudaklarını
öptüğüm mü güvercinler
bulutlar mı ateşler mi öptüğüm? anlamıyorum... (Oğlak)
Ateşi ateşle söndürmenin aşkına düştüm... (Işıklarla Oynamayın)
ayrı düşmüş bir eşkıya kırlangıçtı yüreğim (Koçero Vatan Şiiri)
insan bazan ölümden de güçlü olabiliyor ey dost
anaç bir ağaç gibi dinleniyor kaygularım şimdi güneşte
aldanmak ne kolay
 ne temiz
 ne ilkel allahım (Kızılırmak)
yoruldu yüreğimde ağlayan çocuk (Ağlasun Ayşafağı)
herkes çekip gitmiş de bu güzelim dünyadan
bir ben kalmışım gibi (Filizkıran Fırtınası)
çok acılar çektim bağrım eziktir (Kandan Kına Yakılmaz)
kollarımda uyuttuğum geceler seni
göğsüme sığındığım geceler senin (Oğlak)
biliyorum
 matarada su
 torbada ekmek
 ve kemerde kurşun değil şiir
ama yine de
matarasında suyu
 torbasında ekmeği
 ve kemerinde kurşunu kalmamışları
 ayakta tutabilir (Oğlak)
...
yaşamamış yaşlanmışlar
 açılmadan eskimiş kitaplar gibi
... (Kızılkuğu)
Ah bir iş bulabilsem!... İş çok diyorlar. Evet, ben de biliyorum, iş çok. İş çok ama, nerde oldu­ğunu bir türlü bilemiyorum. (Öhhööö!)
biliyorum
 matarada su
 torbada ekmek
 ve kemerde kurşun değil şiir
ama yine de
 matarasında suyu
 torbasında ekmeği
 ve kemerinde kurşunu kalmamışları
 ayakta tutabilir… (Oğlak)
nedendir bilmiyorum
ağlamak istiyorum her şafak

...

şafakta mı asmışlar sevdiklerimi ? (Haziranda Ölmek Zor)
.
bozgun gibi birşeydi yüreğimdeki! (Kızılkuğu)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kocero-vatan-siiri-hasan-huseyin-korkmazgil-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)