# Kore Nire - Fahri Erdinç Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Kore Nire kimin eseri? Kore Nire kitabının yazarı kimdir? Kore Nire konusu ve anafikri nedir? Kore Nire kitabı ne anlatıyor? Kore Nire PDF indirme linki var mı?  Kore Nire kitabının yazarı Fahri Erdinç kimdir? İşte Kore Nire kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/kore-nire-fahri-erdinc-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2023-07-01T10:00:20+03:00
- Güncelleme: 2023-07-01T10:00:20+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2023/07/01/fahri-erdinc-kimdir-fahri-erdinc-kitaplari-ve-sozleri-435330.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Fahri Erdinç 
 Yayın Evi: Yordam Kitap 
 İSBN: 9786054836611 
 Sayfa Sayısı: 352 
--reklam--
Kore Nire Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kore Nire, 1950’li yılların Türkiye’sinden bir kesit sunuyor. Büyük umutlar vadederek iktidar olan Bayar-Menderes ekibinin ilk uygulamalarından biri de, sadık bir işbirlikçi olduğunu ispatlamak ve böylece NATO’ya girmek için Kore’ye asker göndermesi oldu. Türkiye, üç yıl (1950-53) süren Kore macerasında ölü, yaralı ve kayıp olarak 19 bin evladını kaybetti. Fahri Erdinç bu romanda, Türkiye’nin katıldığı bu haksız savaşın acı sonuçlarını gösteriyor. Böylece, o zaman, Türkiye’den 15 bin kilometre uzakta, “komünist saldırısına karşı vatanı savunmaya gidiyoruz” diyenlerin maskesini düşürüyor, “köyde sıtmadan ölmektense, Kore’ye gidip Amerikalı hesabına harp ederek şehit düşmek yeğdir” demagojisiyle yığınların dinî duygularını sömürenlerin içyüzünü ortaya koyuyor.
“Bu romanıma, Bayar-Menderes yönetiminden, Yassıada gündemine alınmamış baş suçun hesabını soran bir rapor da denebilir.” Fahri Erdinç
Kore Nire Alıntıları - Sözleri
“Doğruyu söyliyenin adı komünist, hey Ali Dayı. Gazetecinin söylediği doğruyu, komünist momünist diye gürültüye getirmeğe çalışıyorlar. Doğruyu söyletmemek için. Bize doğruyu yalnız uyurken, düşümüzde söylemek hakkı veriliyor. İşin kökü bu. Komünistler de doğruyu söyler, yalan değil! Ama, yine yalan değil ki, sayın Başvekille başı belaya giren gazetecilerin hepsi komünist değil. Hem canım, bu komünistlik hemen Demokratlar iktidara gelince icat olmadı ya!”
Hiç bir korkuya benzemez halkını satanın korkusu!
"Taze, tazeeee ... Sansürden yeni çıkmış, Cumhuriyeet!"
"Berberden yeni çıkmış, Uluuuus!."
"Yazıyoooor, her yanı Aynalı Çarşı!."
"Yarısı iliştir, yarısı kevgiiir, Milliyeeeet!."
"Haydi, Akşaaaaam, hiçbir şey yazamıyoooor!."
"Fasulyeyi yazıyor, fasulyeyi övmek yasak değiil!"
Adam vuran elini kolunu sallayıp geziyor. Hele yabancıysa, Amerikalıysa, bir de mükafat olaraktan Kapri adasına filan hava değişimine gönderiliyor. Çalıp çırpan serbest. Yolsuzluk yapan serbest. Ve bunlar neden serbest diyen tekmil gazetecilerin başı belada. Hepsi mahkemelik...”
Bize doğruyu yalnız uyurken, düşümüzde söylemek hakkı veriliyor.
Türkiye'yi bu haliyle ne Anadolu'nun anası tanıyabilirdi, ne de Anıt Kabir'de yatan Atası tanıyabilirdi artık. “Küçük Amerika", “Tekelonya Cumhuriyeti”, “Zamistan”, “Yokistan” gibi isimlerin hiç de allegorik yanı kalmamıştı. Bunlara bir de “Yasakistan”ı, “Copistan”ı eklemek gerekiyordu.
“Efendim, bir Amerikan askerinin günlük masrafı 25 dolardır. Oysa çoğu müttefiklerimizde bu maliyet çok daha düşüktür. Hele, sözgelişi, bir Türk askerinin günlük masrafı bize göre 23 senttir."
- “Aman efendim, beş yüzün lafı mı olur! Köylerinde sıtmadan öleceklerine, varsın Birleşmiş Milletler bayrağı ve kumandanız altında Kore'de döğüşerek şehit olsunlar. Biz bunu Memetçik için en yüksek mertebe sayarız. Beş bin isteyin, on bin deseniz de...” - "Bu cömertliğiniz Başkanı çok sevindirecek...” - “O sevinç bize aittir Mister”
Kore Nire İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kore Nire PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Fahri Erdinç - Kore Nire kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kore Nire PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Fahri Erdinç Kimdir?
1917'de (1 Ocak) Akhisar'da doğdu. Babası, Ankara kökenli Çandıroğulları ailesinden, öğretmen Halil Yaşar'dı. Annesi, Erdinç'i dünyaya getirdikten bir yıl sonra veremden öldü. Sonradan, bu kaybın, anasızlığın bilincine varmak, üvey analı kalabalık bir aile ortamında büyümek, çocukluk uykularının çoğunu alan tütüncülük çilesi ve giderek bir yıl da tenekeci çıraklığı, ilkokul öğrencisi Erdinç'i vaktinden önce olgunlaştırdı ve yaşamı daha yakından tanımasına yol açtı.

1957'de illegal Türkiye Komünist Partisi'nin "Dış-Büro"suyla ilişki kurabildi. Partide aktif çalışmaya katılmak üzere 1958 Mart'ında Bulgaristan'dan ayrıldı. 20 Mart 1958'de TKP üyeliğine alındı.

Böylece başlayan yurtdışı illegal parti çalışması 13 yıl sürdü. 1969'da bir kalp krizi geçiren Erdinç, aktif faaliyetlerden çekilme zorunluğuyla, 1971 yılı başında yeniden Bulgaristan'a dönüp yerleşti. Parti çalışmasına katkısını buradan sürdürmeye başladı.

Erdinç, yazınsal çalışmasına yetecek ölçüde Bulgarca, pratik olarak da Almanca ve Rusça öğrendi. 1965'te Bulgaristan vatandaşı, 1973'te Bulgaristan Yazarlar Birliği üyesi oldu.
--reklam--
Fahri Erdinç Kitapları - Eserleri
Acı Lokma
Alinin Biri
Kalkın Nazım'a Gidelim
Kardeş Evi
Kore Nire
Destur Ya Sefalet
Nazım Hikmet ve Bulgaristan
Diriler Mezarlığı
Bulgaristan Mektupları
--reklam--
Fahri Erdinç Alıntıları - Sözleri
Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
Seyir defterini başkası yazsın.
Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
Beni o Ilmana çıkaramazsın . . .

1 Temmuz 1957, Varna. (Nazım Hikmet ve Bulgaristan)
Hasanoğlan köy enstitüsünde en sevdiği öğretmeni. Komünistlik şüphesiyle tevkif edilen öğretmen..
“Köy öğretmeninin vazifesi yalnız çocukları okutmak değildir” derdi, Sizler köylümüzü de…”
Arif zonklıyan şakaklarına yumrukların daha çok bastırdı:
-Haklısın öğretmenim. (Alinin Biri)
"Müslüman adamsın, bu kadar çırpınmak Allah'a isyan olur."
...
"Ona da isyan ediyorum, var mı daha bir diyeceğiniz?!"
"Yapma hoca. Cenabıhak yukardan her halimizi görür..."
"Görmez. Bizi görmez. O da kör!" (Acı Lokma)
"Şu Varna'da uyumanın yolu yok geceleri
uyumanın yolu yok;
yıldızların bolluğundan,
yakınlığından, parlaklığından,
kumlukta hışırtısından ölü dalgaların" (Nazım Hikmet ve Bulgaristan)
"İnsan, sırtında taşıdığı insanı, kardeşi de olsa çekemiyor." (Acı Lokma)
Bize doğruyu yalnız uyurken, düşümüzde söylemek hakkı veriliyor. (Kore Nire)
"İlkin şu vatanda anlaşalım. Artık vatan kavramı da ikileşti. Biz onların vatanından kaçıyoruz. Özgürce soluyamadığımız, emeğimizle doyamadığımız, yönetimine katılmadığımız yerse vatan, ben vatansızım. Salt coğrafya kitabı kandırmıyor artık beni. Korkuyla yaşıyamayız ki...
Korkuların en kötüsüne düşürdüler bizi: Yarın korkusuna...
İşsiz kalırsam aç kalırsam korkusuna...
Doğruyu söylemek, yazmak yüzünden tutsak olmak, içeri düşmek korkusuna... (Acı Lokma)
Türkiye'yi bu haliyle ne Anadolu'nun anası tanıyabilirdi, ne de Anıt Kabir'de yatan Atası tanıyabilirdi artık. “Küçük Amerika", “Tekelonya Cumhuriyeti”, “Zamistan”, “Yokistan” gibi isimlerin hiç de allegorik yanı kalmamıştı. Bunlara bir de “Yasakistan”ı, “Copistan”ı eklemek gerekiyordu. (Kore Nire)
Cemre gibiydi her sözü. Suya, havaya, toprağa değil, adamın canevine düşer de ısıtıp, aydınlatırdı. (Alinin Biri)
(…) Ankara’ya varıp Meclis’in, Çankaya’nın kapısına dayanacaklar. Toprak istiyoruz diyecekler. “Şu vergileri azaltın!” diyecekler. Düşünün, on binlerce köylü! (Alinin Biri)
İnsan doğar da asker ölür Mehmet. Dirisi gazi, ölüsü şehit. Sonra Mehmeti nutuklara geçirenler yaşayıverirler onun yerine. Bir taş dikerler de tepenin üzerine, burada yatıyor derler, kalbimizde yatıyor derler. Mehmet taşın altında yatar. Yüreciği taş kesilmiştir, (…) (Alinin Biri)
"İntihar, hayat mücadelesinde yılgınlığa düşenlerin, yaşamaktan tiksinmiş olanların işidir. Bense varlığımın her zerresiyle bağlıyım. Yaşamaktan asla vazgeçmiş değilim. Fakat hücremin köşesinde büzülmenin ve böylece ölüp gitmenin de bana dığı kanısındayım. Kalbimi cendereye alan kuvvetli krizler devam ederse, beni öldürebilir. Boşu boşuna ölmek, sessizce çekilip gitmek bütün iradeni kullanmadan boyun eğmek... ben buna asla razı olmıyacağınım. Şahsıma karşı işlenen adli hata düzeltilerek, buradan sağ-salim çıkamazsam, hiç değilse cesedim çıkacak, gördüğünüz gibi, her zamankinden daha güçlüyüm, içimde zafer ümidiyle savaşa gidenlerin sevincini duyuyorum. Savaşa atılanlar, bunda üstün gelmek için giderler. Bu yolda ölmek, yaralanmak, sakatlanmak vardır. Fakat savaşçılar zafer ümidi ve iradesiyle yürürler. İşte bu duygular beni sarmış bulunuyor." (Nazım Hikmet ve Bulgaristan)
Sen yanmasan, ben yanmasam, biz yanmasak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa? (Kardeş Evi)
"Bu ülkede artık makineler, toprak, ağaçlar, ırmaklar, güneş, her şey, insanların mutluluğu için, refah içinde ve kardeşçe yaşamaları için çalışıyor. Dimitrovgrad'da sıfırdan başlanarak yepyeni bir şehir yaratılmış. Bu şehrin bağrında dev bir işletme, Kimyasal Gübre Kombinası yükseliyor. Burada muazzam kuleler, türbinler, elektrik santralleri insanların bahtiyarlığı için, toprakta verimin artırılması için, daha çok sosyalist ekmeği üretilmesi için çalışıyor. Sosyalizm kuruculuğu aynı enerjik tempolarla Bulgar yeni toplumunun halk aydınları arasında da hissediliyor. Sosyalizm, her şeyden önce, yeni insanın yaratılmasıdır. Bulgaristanda bu yeni tip insanın artık yetişmekte olduğunu görüyoruz." (Nazım Hikmet ve Bulgaristan)
Varnada bu yaz günü.
çok hasta, çok muhacir şair için bile,
bütün büyük laflardan uzak
bir bahtiyarlık - yaşamak. . . (Nazım Hikmet ve Bulgaristan)
Duygulanmayı, duygusallığı aldın mı benden, geriye ne kalır? Yoksullaşırım, bütün zenginliğim gider,... (Kardeş Evi)
...neden, ne yüzle kurtuluş bayramı kutluyoruz, aklım ermiyor. Anlıyorum ki, kurtulamadığımız çok şeyler var daha. (Acı Lokma)
yoksulun çok olduğu yerde zengin üçü beşi geçmez. Yoksulları kaldırıver zenginin olduğu yerden, Karun bile
olsa, bir gün ille de acından ölür. (Acı Lokma)
"Sizi, memleketimi, kavgamızı, sosyalizmi, barışı seviyorum." (Kalkın Nazım'a Gidelim)
Her şey insan için bu dünyada, sevinç de, keder de... Kederin dozunu hislerinle değil, aklınla ayarla. (Kardeş Evi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/kore-nire-fahri-erdinc-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)